TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
KENAN TOKMAK BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/12679)
Karar Tarihi: 21/11/2017
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör Yrd.
:
İsmail Emrah PERDECİOĞLU
Başvurucu
:
Kenan TOKMAK
Vekili
:
Av. Halil ÖZTÜRK
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, vazife malullüğü talebinin kabul edilmemesiişleminin iptali için açılan davanın reddi nedeniyle adil yargılanma hakkınınihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 5/8/2014 tarihindeyapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşü başvurucuya tebliğ edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu, 21/2/2011 tarihindeaskere sevk edilip piyade er olarak 23/2/2011 tarihinde Isparta Dağ ve KomandoOkulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığınakatılmıştır.
9. Başvurucu acemi eğitimine devam ederken 26/4/2011tarihinde sağ kolunda uyuşma şikâyetiyle viziteye çıkmış, birlik revirindeyapılan muayene sonucunda hastaneye sevkine gerek görülmemiş, ancak ilerleyendönemlerde kolundaki rahatsızlığın devam etmesi üzerine yedi ay hava değişiminegönderilmiştir.
10.Başvurucu, hava değişimini müteakip şikâyetinin geçmemesiüzerine Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Hastanesine sevk edilmiş; yapılantetkik neticesinde düzenlenen 30/3/2012 tarihli SağlıkKurulu raporunda "G58.9 Mononöropati, tanımlanmamış (SAĞ TORASİKUS LONGUS SİNİRLEZYONU)" teşhisi konularak askerliğe elverişli olmadığınınbelirtilmesi üzerine terhis edilmiştir.
11. Başvurucu, terhis edilmesinin ardından Sosyal GüvenlikKurumuna (SGK) başvurarak maluliyetinin askerliğin sebep ve tesiri ilegerçekleştiğini belirterek kendisine vazife malullüğü aylığı bağlanmasıtalebinde bulunmuş ancak başvurucunun bu talebi 18/6/2013tarihli işlem ile reddedilmiştir.
A.AYİM Üçüncü Dairesinin E.2013/47, K.2014/408Sayılı Dosyasında Görülen Dava
12. Başvurucuvazife malullüğü talebinin kabul edilmemesinin ardından Askeri Yüksek İdareMahkemesinde (AYİM) SGK'ya karşı 2/7/2013tarihinde iptal davası açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde EğirdirDağ Komando Okulu Komutanlığı emrinde askerlik görevini ifa ederken 2011 yılıMart ayında toprak zeminde yüzüstü sürünme eğitimi sırasında eğitim yaptırankomutanı tarafından eğitim sırt çantasından tutularak sürüklendiğini, busürünmenin ve eğitim sırt çantası askısının koltuk altına baskı yapması sonucusağ omzunda bulunan liflerin koptuğunu belirtmiştir. Başvurucu olay üzerinerevire çıktığını, burada kendisine ağrı kesici verildiğini, hastaneye sevkedilmediğini, ağrılı olarak acemilik dönemini tamamladığını ileri sürmüştür.Başvurucu; sonraki görev yeri olan Kıbrıs'ta şikâyetinin devam etmesi üzerine GirneAskeri Hastanesine sevk edildiğini, kendisine hava değişimi izni verildiğini,yine de şikâyetinin devam etmesi nedeniyleson olarakGATA Hastanesinde yapılan muayene sonucu düzenlenen rapor üzerine askerliğeelverişli olmadığı belirtilerek terhis edildiğini belirtmiştir. Başvurucu, buolaylara karşın davalı idarece hukuka aykırı olarak vazife malulü kabuledilmediğini ileri sürerek davalı idare işleminin iptaline karar verilmesiniistemiştir.
13. Yargılama sürecinde AYİM Başsavcılığı tarafından dava dosyasınasunulan görüşte başvurucunun 26/4/2011 tarihinde sağkolunda uyuşma şikâyetiyle viziteye çıktığı ve hastaneye sevkine gerekgörülmediği, ancak bu rahatsızlığın artarak devam ettiğinin sabit olduğubelirtilmiştir. Başsavcılığa göre söz konusu rahatsızlığın ortaya çıkış zamanıdikkate alındığında davalı idarece aksi ortaya konulamadığı takdirde davacınınaskerliğe elverişsizliğinin ve dolayısıyla maluliyetine yol açan burahatsızlığın askerlik hizmetinin sebep ve tesiriyle meydana geldiğini kabuletmek uygun olacaktır. Başsavcılık dosya içeriği uyarınca davalı idarenin,rahatsızlığın askerlik hizmetinin sebep ve tesiriyle meydana gelmediği kabulünühaklı kılacak mahiyette somut delil sunamadığını da belirtmiştir.
14.Yargılama sonucunda AYİM Üçüncü Dairesi oyçokluğu ile verdiği20/3/2014 tarihli kararı ile davayı reddetmiştir.Kararda vazife malullüğü nedeniyle aylık bağlanmasının, vazife sebebiyleilgilinin malul hâle gelmiş olmasına bağlı olduğu belirtilmiş, bu noktadabaşvurucunun maluliyetinin görev esnasında ve görevin sebebiyle oluşupoluşmadığının irdelenmesi gerektiği açıklanmıştır. Kararın devamında davadosyasına sunulan Dağ Komando Okulu ve Eğitim MerkezKomutanlığınınbaşvurucunun Mart 2011 tarihi itibarıyla rahatsızlığına uyan herhangi bir kaydarastlanmadığına ilişkin yazısına vurgu yapılmıştır. Mahkemece ayrıca vizitedefteri de incelenmiş, başvurucunun 14/4/2011tarihinde sol göz alerji, öksürük ve sağ bilek burkulma şikâyetleri, 26/4/2011tarihinde ise boğaz ağrısı, öksürük, kusma ve sağ kolda uyuşma şikâyetleriyleviziteye çıktığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte kararda eğitim esnasındabaşvurucunun bahsettiği gibi bir olayın meydana geldiğine ilişkin soyut iddiadışında bir belge ortaya konulamadığı açıklanmıştır. Mahkeme, başvurucunun rahatsızlığınınsürünme ve eğitim çantası kayışının baskısı sonucu meydana gelip gelemeyeceğikonusunda tıbbi görüş sorulmasına, başvurucunun yaralanmasına ilişkin maddiolgunun ortaya konulamaması sebebiyle gerek görmemiştir.
15. Davanın reddi kararına muhalif kalan üyeler ise karşıoylarında başvurucunun aynı olay nedeniyle idare aleyhine tazminat davasıaçtığını, bu davanın AYİM İkinci Dairesinde görüldüğünü ve davadabilirkişilerin başvurucunun rahatsızlığının askerlik hizmetinden kaynaklandığıyönünde görüş sundukları hususunu belirtmişlerdir. Karşı oy gerekçesine göresöz konusu bilirkişi raporu başvurucunun iddiasını desteklemektedir vebu nedenle Mahkeme çoğunluğunun aksi yönündedüşünülmektedir.
16. AYİM Üçüncü Dairesinin davanın reddine yönelik kararınakarşı aynı Daireye karar düzeltme isteminde bulunulmuş, bu istem de oyçokluğuile 3/7/2014 tarihinde reddedilmiştir.
17. Karar düzeltme isteminin reddine ilişkin ilam başvurucuya 24/7/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 5/8/2014tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
B. AYİM İkinci Dairesinin E.2012/1152,K.2015/583 Sayılı Dosyasında Görülen Dava
18. Başvurucu -yukarıda özetlenen dava sürecinden önce- askerlikhizmeti sırasında sakatlanmasına neden olduğunu iddia ettiği aynı olaylarailişkin olarak Millî Savunma Bakanlığı'na karşı 15/6/2012tarihli dilekçeyle maddi ve manevi tazminat istemli bir dava açmıştır.
19. Başvurucu, açtığı bu davada askerlik hizmetini ifa ederkeneğitim sırasında eğitimi yaptıran komutanı tarafından sırt çantasındantutularak sürüklenmesiyle başlayan ve sakatlığıyla sonuçlanan aynı süreciortaya koyarak davalı idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle maddi vemanevi tazminat talebinde bulunmuştur.
20. Yargılama sürecinde Mahkemece özellikle başvurucuda ortayaçıkan sakatlığın vücut yapısına bağlı bir sebepten mi yoksa dış etmenlerden mikaynaklandığı hususunda bilirkişi raporları düzenlettirilmiştir.
21. Yargılama sonucunda AYİM İkinci Dairesi 11/3/2015tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, başvurucuya 62.247 TL maddi ve15.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir. Karara göre alınan bilirkişiraporunda yer verilen tıbbi görüş ve dosya kapsamındaki diğer delillerdoğrultusunda başvurucunun askerlik hizmeti kapsamında yapılan sürünme eğitimisırasında yaralandığı hususunda tam bir vicdani kanaat oluşmuştur. Dolayısıylaolayda idarenin ajanlarının hizmet kusurunun bulunduğu anlaşılmış ve sonuçolarak başvurucunun zararlarının bu husus gözönünealınarak karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
22. Davanın kısmen kabulü kararına karşı taraflarca karardüzeltme isteminde bulunulması üzerine yapılan inceleme sonunda AYİM İkinciDaire Başkanlığı 9/9/2015 tarihli kararı ile istemireddetmiş ve yargılama süreci sona ermiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
23.8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı Kanunu'nun "Vazife malullüğüaylığı" kenar başlıklı 56. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silahaltında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (Serbest sevkler dahil) sevkleri sırasında, Yedek Subay okulu öğrencileriningerek okulda, gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malulü olmalarıhalinde, kendilerine, öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun36 ncı maddesinde tespit edilen giriş derece vekademe tutarlarının, daha önce Devlet Memuriyetinde bulunmuş olanlardankazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları, sözü edilengiriş derece ve kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilikgösterge tablosunda karşılığı olan derece ve kademe tutarının,% 70'i üzerindenaylık bağlanır."
24. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılıSosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Malûl sayılma" kenar başlıklı25. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Sigortalınınveya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmetisunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygundüzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncümaddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar içinçalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanmagücünün en az % 60'ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışmagücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanmagücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûlsayılır."
B. Uluslararası Hukuk
25. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Adilyargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya dacezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan,kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makulbir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkınasahiptir…”
26. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına göre,bir mahkemenin davaya yaklaşımının başvurucunun iddialarına yanıt vermekten vebaşvurucunun temel şikâyetlerini incelemekten mahkemenin kaçınmasına nedenolması hâlinde Sözleşme'nin 6. maddesi davanın düzgün bir biçimde incelenmesihakkı bakımından ihlal edilmiş olur (Kuznetsov/Rusya, B. No: 184/02, 11/4/2007,§§ 84, 85). Sözleşme’deki hakların etkili bir biçimdekorunması için davaya bakan mahkemelerin Sözleşme’nin 6. maddesine göre “tarafların dayanaklarını, iddialarını ve delillerinietkili bir biçimde inceleme görevi” vardır (Dulaurans/Fransa, B. No: 34553/97, 21/3/2000,§ 33).
27.Bununla birlikte belirli bir davaya ilişkin olarak delillerideğerlendirme ve gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığınakarar verme yetkisi de esasen derece mahkemelerine aittir (benzer yöndeki AİHMkararı için bkz. Barbera Messegueve Jabardo/İspanya, B. No: 10590/83, 6/12/1988, § 68).
V. İNCELEME VE GEREKÇE
28. Mahkemenin 21/11/2017 tarihindeyapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
29. Başvurucu; askerlik görevini yerine getirirken eğitimsırasında komutanının kendisini sırt çantasından tutarak sürüklemesi sonucusakatlanması neticesinde askerlikten terhis edildiğini, sakatlanması nedeniyleçalışma gücünü de önemli ölçüde kaybettiğini belirtmiştir. Başvurucu,sakatlanmasına neden olan olayın askerlik hizmetinin sebep ve tesiri altındagerçekleşmesine ve bu durumun ayrıca açtığı tazminat davasında bilirkişiraporlarında ortaya konulmasına karşın vazife malulü sayılmama işleminin iptaliiçin açtığı davanın eğitim sırasında sakatlandığına dair herhangi bir idarikayıt bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini ifade etmiştir. Başvurucu; busonucun hatalı bir değerlendirmeye dayandığını belirterek adil yargılanmahakkının, kanun önünde eşitlik ilkesinin ve sosyal devlet ilkesinin ihlaledildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
30. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru dilekçesive eklerinin incelenmesi neticesinde başvurucunun vazife malulü aylığıbağlanmasına ilişkin davasının AYİM tarafından hatalı değerlendirme yapılmasısonucu reddedilmesinden şikâyet ettiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede başvuru,adil yargılanma hakkı kapsamında hakkaniyete uygun yargılama yönündenincelenmiştir.
31. Başvurucunun iddiaları dayanaktan yoksun olmadığından,ayrıca başka bir kabul edilemezlik nedeni de bulunmadığından başvurunun kabuledilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
32. Kural olarak Anayasa Mahkemesinin görevi herhangi bir davadabilirkişi raporu veya uzman mütalaasının gerekli olup olmadığına karar vermekdeğildir. Bilirkişi raporu benzeri delillerin kabul edilebilirliği vedeğerlendirilmesi hususları derece mahkemelerinin yetkisi dâhilindedir (Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No:2013/7800, 18/6/2014, § 68). Sözleşme’nin 6.maddesinin (1) numaralı fıkrasında, kişilerin davalarının hakkaniyete uygunolarak görülmesini isteme hakları güvence altına alınmıştır. Hakkaniyete uygunbir yargılama için yargılama makamları, taraflarca ileri sürülen iddiaları vegösterilen delilleri gereği gibi incelemek zorundadır (Mehmet Çelikkıran,B. No: 2013/9648, 20/1/2016, § 28).
33. Bu çerçevede mevcut yargılamada geçerli olan delil sunma veinceleme yöntemlerinin adil yargılanma hakkına uygun olup olmadığını denetlemekAnayasa Mahkemesinin görevi kapsamında olmayıp Anayasa Mahkemesinin görevibaşvuru konusu yargılamanın bütünlüğü içinde adil olup olmadığınıdeğerlendirmektir (Muhittin Kaya ve MuhittinKaya İnşaat Taahhüt Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., B. No: 2013/1213, 4/12/2013, § 27). NitekimAnayasa Mahkemesi, bu kapsamda, dava konusu uyuşmazlığın temelini oluşturaniddianın genel bir kabul olarak reddedildiği ve böylece davanın özünün gereğigibi incelenmediği kanaatine varmış; benzer bir başvuruda başvurucunun adilyargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir (Mehmet Çelikkıran, §§37, 38).
34. Somut olayda başvurucu, terhis edilmesine sebep olansakatlığının askerlik hizmeti sırasında ve askerlik hizmetinden kaynaklandığınıileri sürerek kendisine vazife malullüğü aylığı bağlanması isteminin reddinekarşı AYİM Üçüncü Dairesinde iptal davası açmıştır.Davayıgören AYİM Üçüncü Dairesi dekişiye vazifemalullüğünden dolayı aylık bağlanması için o kişinin görevinden kaynaklanan birnedenle malul hâle gelmiş olması gerektiğini belirterek başvurucuda var olanmaluliyetin görev esnasında ve görev sebebiyle oluşup oluşmadığını incelemeyeyönelmiştir. Bu kapsamda Mahkeme yaptığı değerlendirmede; başvurucunun askerlikeğitimi sırasında meydana geldiği ileri sürülen olaya ilişkin soyut iddiadışında herhangi bir belge ortaya konulamadığını, revir vizite defterinde olayailişkin bir kaydın yer almadığını belirterek davayı reddetmiştir. AyrıcaMahkeme, rahatsızlığın nasıl oluşabileceğine ilişkin tıbbi görüş sorulmasıhususunun, sakatlığa neden olduğu ileri sürülen olaya ilişkin maddi olgu ortayakonulmadığından gerekli olmadığına kanaat getirmiştir (bkz.§§ 12-17).
35. Öte yandan başvurucu sakatlanarak askerliğe elverişsiz hâlegelmesine neden olanolaylara ilişkin bir tazminatdavası da açmıştır. Bu dava AYİM İkinci Dairesi tarafından görülmüştür. DavadaMahkeme; idarenin tazminat ödeme yükümlüğünün bulunup bulunmadığının, esasengerçekleşen zarar ile idari eylem veya işlem arasında illiyet bağıolup olmadığının anlaşılması gerektiğinden hareketederek başvurucuda ortaya çıkan sakatlığın dış etmenlerden kaynaklanıpkaynaklanmadığı hususunda bilirkişi raporları düzenlettirmiştir. Söz konusubilirkişi raporlarında ortak görüş olarak başvurucuda ortaya çıkan sakatlığınfiziksel bir dış etmenden kaynaklanabileceği belirtilmiştir. Buçerçevede Mahkeme, başvurucunun askerliğe alınmadan önce yapılan muayenelersırasında bu türden bir sakatlığı olduğuna yönelik herhangi bir tespityapılmadığına da dikkat çekerek başvurucunun askerlik hizmeti sırasındayaralandığı hususunda tam bir vicdani kanaate ulaştığını vurgulamış ve zararınaskerlik hizmetinin gerçekleştirilmesi sırasında, eğitim esnasında meydanageldiğini, hizmetten kaynaklandığını, hizmet ile zarar arasında illiyet bağıbulunduğunu belirtmiş; davayı kısmen kabul etmiştir. Dava sonundabaşvurucu lehine tazminata hükmedilmiştir(bkz. §§ 18-22).
36. Bu kapsamda yukarıda yer verilen heriki yargılamaya bir bütün olarak bakıldığında gerek bireysel başvuruya konuedilen AYİM Üçüncü Dairesinde görülen vazife malullüğü aylığı bağlanmasıisteminin reddine ilişkin iptal davasında gerek AYİM İkinci Dairesinde görülensakat kalma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemli davada başvurucudaortaya çıkan zararın askerlik hizmetinden ve bu hizmetin gereğinden kaynaklanıpkaynaklanmadığının açıklığa kavuşmasının önemine dikkat çekildiğigörülmektedir. Ancak bireysel başvuruya konu edilen AYİM ÜçüncüDairesinde görülen davada, sakatlığın askerlik hizmeti sırasında ve bu hizmetingereğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda bir uzman incelemesine gerekgörülmemiştir. Bu karara muhalif kalan Mahkeme üyelerinin karşı oylarında daişaret ettikleri AYİM İkinci Dairesinde görülen davada ise bilirkişiraporlarında belirtilen görüşler ve diğer delillerin değerlendirilmesi sonucuaynı sakatlanma olayının askerlik eğitimi sırasında gerçekleşen yaralanmadankaynaklandığı kanaatine ulaşılmıştır.
37. Başvuruya konu uyuşmazlıkta başvurucunun temel iddiası,askerlikten terhisine ve iş gücü kaybına sebep olan sakatlığının askerlikhizmeti sırasında gerçekleştiği ve askerlik hizmetinden kaynaklandığıdır.
38. Bu kapsamda AYİM İkinci Dairesindeaçılan tazminat davasında sakatlığın nereden ve nasıl kaynaklanabileceğineilişkin tıbbi görüş alınmasının gerekli görüldüğü ve bu görüşlerin başvurucununiddiasını desteklediği dikkate alındığında bireysel başvuruya konu davasürecinde sonuca ulaşabilmek için başvurucunun sakatlığının kaynağının teknikve özel bilgi gerektiren tıbbi bir inceleme çerçevesinde değerlendirilmesigerektiği açıktır.
39. Anayasa Mahkemesinin benzer bir olaya ilişkin yapılanbaşvuru hakkında verdiği kararda ortaya koyduğu ilkeler de dikkate alınarak (Mehmet Çelikkıran, §§27-30) somut olayda başvurucunun temel iddiasının etkili olarak incelenmediğive dolayısıyla davanın özünün gereği gibi değerlendirilmediği sonucunavarılmaktadır.
40. Açıklanan nedenlerle başvuruya konu yargılamaya bir bütünolarak bakıldığında başvurucunun zararına yol açan olayın etkili olarakincelenmemesi nedeniyle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınanhakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
41.30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine yada edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin vesonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlalive sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosyailgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yararbulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genelmahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmaklayükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali vesonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
42. Başvurucu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüş; kendisine bireysel başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziile birlikte vazife malullüğü aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
43. Başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altınaalınan adil yargılanma hakkı kapsamında hakkaniyete uygun yargılanma hakkınınihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
44. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlalinin sonuçlarınınortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yararbulunduğundan kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilgilimahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
45. Yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili mahkemesinegönderilmesine karar verilmesi nedeniyle başvurucunun diğer talebinin reddinekarar verilmesi gerekir.
46. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğineilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adilyargılanma hakkı kapsamında hakkaniyete uygun yargılanma hakkının İHLALEDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalininsonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere-Anayasa'nın 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunile getirilen geçici 21. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendiyle AskeriYüksek İdare Mahkemesi kaldırılmış olduğundan anılan bendin (b) alt bendigereğince- YETKİLİ İDARİ YARGI MERCİİNE GÖNDERİLMESİNE (Karar, Askeri Yüksekİdare Mahkemesi Üçüncü Dairesinin E.2013/47, K.2014/408 sayılı dosyasıyla ilgilidir),
D. Başvurucunun diğer taleplerinin REDDİNE,
E. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 21/11/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.