TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
KORAY ERDOĞAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/1989)
Karar Tarihi: 10/3/2016
R.G. Tarih ve Sayı: 19/4/2016-29689
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Hicabi DURSUN
Erdal TERCAN
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör
:
Bahadır YALÇINÖZ
Başvurucu
:
Koray ERDOĞAN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, polis kadrosuna yeniden atamanın yapılması talebininreddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesininişlem gerekçesinden farklı bir gerekçeyle davayı reddetmesi ve kanun yoluaşamasında ileri sürülen itirazın karşılanmaması nedenleriyle adil yargılanmahakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 7/3/2013 tarihinde TrabzonBölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idariyönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engelteşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 30/10/2015tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafındanyapılmasına karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 27/11/2015tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikteyapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 23/12/2015tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur.
6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 4/1/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu,Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu, Trabzon Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarakgörev yapmakta iken rahatsızlığı nedeniyle Trabzon Numune Hastanesine sevkedilmiş; anılan Hastane tarafından başvurucuyaatipik depresyon+anxietebozukluğu teşhisi konmuştur.
9. Başvurucunun durumu Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünceincelenmiş, malul olmadığı tespitinin yapılmasının ardından sağlık durumunedeniyle başvurucu, Bakanlığın 27/12/2002 tarihlionayı ile genel idari hizmetler sınıfında memur kadrosuna atanmıştır.
10. Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün 18/12/2002 tarihli yazısıyla, başvurucunun teşkilatlarınanaklen atanma talebinde bulunduğunun bildirildiğive atanmasındasakıncayokise muvafakatleriyle birlikte hakkındayapılmış olan adli ve idari kovuşturma olup olmadığının bildirilmesi istenmişve başvurucuya muvafakat verilmesi üzerine başvurucu Artvin Gençlik ve Spor İlMüdürlüğüne atletizm antrenörü olarak atanmıştır.
11. Başvurucunun yeniden polis kadrosuna atamasının yapılmasınailişkin talebi, polis memuru ihtiyacının polis meslek yüksekokulları ile polismeslek eğitim merkezi müdürlüklerinden mezun olacak aday polis memurlarıarasından karşılandığı ve başvurucunun hizmetine ihtiyaç duyulmadığıgerekçesiyle İçişleri Bakanlığının 28/11/2007 tarihliişlemi ile reddedilmiştir.
12. Başvurucu tarafından söz konusu işlemin iptali istemiyleaçılan davada Rize İdare Mahkemesi 14/11/2008 tarihlive E.2008/141, K.2008/822 sayılı kararıyla davanın reddine karar vermiştir.Karar gerekçesi şöyledir:
"...Dava dosyasının incelenmesinden, davacının Trabzon PolisOkulu'nda öğrenimini tamamladıktan sonra polis adayı olarak 15/07/1997tarihinde Trabzon Polis Okulunda göreve başladığı, bir süre anılan okulda, birsüre de Trabzon Emniyet Müdürlüğü Çarşı Polis Karakolu'nda çalıştıktan sonra27/12/2002 tarihli onayla genel idari hizmetler sınıfında görevlendirildiği,ardından Artvin Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'ne memurolarakatanma isteğinin İçişleri Bakanlığı'nca 03/11/2004 tarih ve 17539 sayılı onaylakabulü sonucu 07/12/2004 tarihinde Emniyet Teşkilatından ilişiğinin kesildiği,daha sonra davacının 26/11/2007 tarihli dilekçesiyle tekrar polis memurluğunaatanma isteminde bulunduğu, bu istemin 28/11/2007 tarih ve 194007 sayılı davakonusu işlemle reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Davalı idare her ne kadar dava konusu işlemle davacının talebini,emniyet teşkilatının polis memuru ihtiyacının sınırlı sayıdaki kadrolarınınpolis okullarından mezun olacaklara tahsis edilerek kullanılacağı gerekçesiylereddetmişse de bu gerekçe yeterli olmayıp,davacınınbu yöndeki başvurusunun, takdir yetkisi çerçevesinde, ilgilinin polis memurluğuiçin gerekli şartları kaybedip kaybetmediği, ihtiyaç, kadro durumu, kurumdaçalıştığı döneme ilişkin hizmetleri (takdir, teşekkür, taltif vb.) hizmetsüresi, sicilleri yönünden incelenerek hizmet gerekleri ile kamu yararıçerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda davalı idarenin savunmasında,davacının polis memuru olarak görev yaptığı dönemde geçirdiği rahatsızlıknedeniyle malülen emeklilik talebinde bulunduğunuancak emekli sandığınca malülen emekliliğinin kabuledilmemesi üzerine polis memurluğundan alınarak genel idari hizmetler sınıfındagörevlendirildiğini bu haliyle sağlık yönünden zaten polis olma şartlarınıkaybettiğini iddia etmesi ve davacının da davalı idareye yaptığı başvurudilekçesinde bu durumu doğrular mahiyette sağlık sorunları nedeniyle polismemuru kadrosundan genel idari hizmetler sınıfına geçtiğini belirtmesikarşısında davacının polis memuru olarak görev yapmasına engel bir sağlıkprobleminin bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda emniyet teşkilatının yürüttüğühizmetlerin özelliği de dikkate alındığında sağlık sorunu bulunan ve bu sorununedeniyle aktif polislik görevinden alınarak genel idari hizmetler sınıfınageçirilen davacının, kurumlar arası geçiş yapıp bir müddet çalıştıktan sonrayeniden polis memurluğuna geçirilmesi isteminin reddine ilişkin dava konusuişlemde kamu yararı ile hizmet gerekleri açısından hukuka ve mevzuata aykırılıkbulunmamaktadır."
13. Başvurucunun bu karar üzerine Trabzon Numune Eğitim veAraştırma Hastanesinden aldığı 16/12/2008 tarihli ve11709 sayılı sağlık kurulu raporunda"Polis Memuru olur. Oy birliği ile alınmış sağlık kurulu kararıdır."şeklinde karar verilmiştir.
14. Başvurucu; İlk Derece Mahkemesi kararına yapılan temyizbaşvurusunda, işlemde yer almayan bir gerekçeyle davanın reddedildiğini,sağlığının polis memuru olmaya engel olmadığını ve buna ilişkin sağlık kuruluraporu aldığını ileri sürmüştür.
15. Danıştay Beşinci Dairesi, başvurucunun iddiaları hakkındabir değerlendirme yapmaksızın 22/3/2011 tarihli veE.2009/1132, K.2011/1528 sayılı kararıyla temyiz talebini reddederek kararıonamıştır.
16. Başvurucu, karar düzeltme talebinde de aynı iddiaları ilerisürmüş; Danıştay Beşinci Dairesi yine iddialar hakkında bir değerlendirmeyapmadan 6/12/2012 tarihli ve E.2011/8786, K.2012/8458sayılı kararıyla düzeltme talebini reddetmiştir.
17. Karar, başvurcuya 11/2/2013 tarihlinde tebliğ edilmiştir.
18. Başvurucu 7/3/2013 tarihindebireysel başvuruda bulunmuştur.
B. İlgili Hukuk
19. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılıDevlet Memurları Kanunu'nun 74. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında,kurumların muvafakatı ile kazanılmış hak dereceleriüzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesisuretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariylegirebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür. Kazanılmış hakderecelerinin altındaki derecelere atanabilmeleri için ise atanacakları kadroderecesi ile kazanılmış hak dereceleri arasındaki farkın 3 dereceden çokolmaması ve memurların isteği de şarttır.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
20. Mahkemenin 10/3/2016 tarihindeyapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
21. Başvurucu; polis memuru olarakgöreve dönmek için yaptığı başvurunun idarece reddedildiğini, bu işleme karşıaçtığı davada İlk Derece Mahkemesinin davalı idarenin ret gerekçesinde yeralmayan bir nedeni gerekçe gösterdiğini, malulen emekli olma yönünde talebiolmadığı ve sağlık yönünden de polislik mesleğini yapmaya engel bir durumubulunmadığı hâlde böyle bir talep varmış gibi gerekçenin oluşturulduğunu, buhususları Danıştay aşamasında ileri sürmesine rağmen iddialarının ve sunulansağlık raporunun dikkate alınmayarak temyiz ve karar düzeltme taleplerinin dereddedildiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüş; ihlalin tespiti ile görevine iadesinin sağlanması ve uğradığı 115.000TL maddi zararının ödenmesine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme
22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucununiddialarının adil yargılanma hakkı kapsamında çelişmeli yargılama ilkesininihlal edildiği iddiası çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmiştir.
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
23. Başvurucununiddiası açıkça dayanaktan yoksun olmayıp başka bir kabul edilemezlik nedeni debulunmadığından başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
24. Başvurucu, polis memurluğuna dönmetalebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada İlk Derece Mahkemesininişlem gerekçesinde olmayan farklı bir gerekçeyle davayı reddettiğini, kanunyolu aşamasında sunduğu sağlık kurulu raporunda polis memuru olabileceğininbelirtildiğini, temyiz ve karar düzeltme dilekçelerinde bu yönde itirazlardabulunduğunu ancak Danıştay Beşinci Dairesinin bu durum hakkında birdeğerlendirme yapmaksızın başvurularını reddettiğini ileri sürmüştür.
25. Bakanlık görüş yazısında; İlk Derece Mahkemesinin sebepikamesi yaparak dava hakkında karar vermesinin çelişmeli yargılama ilkesiçerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, bu ilkenin kural olarak bir hukuk yada ceza davasında tüm taraflara, gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşlerhakkında bilgi sahibi olma ve bunlarla ilgili görüş bildirebilme imkânıverdiği; yine ilkenin -taraflarca sunulmuş delil ve görüşler yanında- bağımsızbir yargıç,hükümettemsilcisi, idare yahut alınan kararı veren mahkeme tarafından sunulmuş delilve görüşler için de geçerli olduğu, mahkeme tarafından resen ortaya konangerekçe ile ilgili olarak başvuranların cevap hakkını kullanmalarına müsaadeedilip edilmediğinin yargılamanın bütünü dikkate alınarak irdelenmesi suretiylebaşvurunun incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.
26. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı cevap vermemiştir.
27. Anayasa’nın “Hak aramahürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmaksuretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ileadil yargılanma hakkına sahiptir.”
28. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)“Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6.maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ileilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalarkonusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkemetarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarakgörülmesini isteme hakkına sahiptir…”
29. Yargılama sırasında tanık dinletme hakkı da dâhil olmaküzere delillerin ibrazı ve değerlendirilmesi, adil yargılanma hakkınınunsurlarından biri olarak kabul edilen silahların eşitliği ilkesi kapsamındakabul edilmekte olup bu hak ve gerekçeli karar hakkı da -makul süredeyargılanma hakkı gibi- adil yargılanma hakkının somut görünümleridir. AnayasaMahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında inceleme yaptığı birçokkararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi (AİHM) içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle gerek Sözleşme’ninlafzi içeriğinde yer alan gerek AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkınınkapsamına dâhil edilen gerekçeli karar hakkı, silahların eşitliği ve çelişmeliyargılama ilkeleri gibi ilke ve haklara Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yervermektedir (Güher Ergun ve diğerleri,B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 38).
30. Adil yargılanma hakkının unsurlarından biri silahlarıneşitliği ilkesidir. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usuleilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinindiğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarınımakul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamınagelmektedir (Yaşasın Aslan, B.No: 2013/1134, 16/5/2013, § 32). Kural olarakbaşvurucular, davanın karşı tarafına tanınan bir avantajın kendisine zararvermiş olduğunu veya bu durumdan olumsuz etkilendiğini ispat etmek zorundadeğildir. Taraflardan birine tanınan diğerine tanınmayan avantajın fiilenolumsuz bir sonuç doğurduğuna dair delil bulunmasa da silahların eşitliğiilkesi ihlal edilmiş sayılır (Zagorodnikov/Rusya,B. No: 66941/01, 7/6/2007, § 30).
31. AİHM içtihatlarına göre silahların eşitliği ilkesinin arkaplanında, tarafların adaletin işleyişine olan güvenlerinin korunmasıbulunmaktadır. Bu ise ancak diğer güvencelerle birlikte tarafların dosyadakitüm bilgi ve belgelerle ilgili görüş bildirme fırsatına sahip olduklarındanemin olabilmeleri hâlinde sağlanabilir (Nideröst-Huber/İsviçre, B. No: 18990/91, 18/2/1997, § 29).
32. Silahların eşitliği ilkesinin tamamlayıcısı olan çelişmeliyargılanma hakkı; kural olarak bir hukuk ya da ceza davasında tüm taraflara,gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olma ve bunlarlailgili görüş bildirebilme imkânı vermektedir (Benzer yöndeki AİHM kararlarıiçin bkz. J.J./Hollanda, B. No: 9/1997/793/994, 27/3/1998, § 43; Vermeulen/Belçika, B. No:19075/91, 20/2/1996, § 33; Faik Gümüş, B.No: 2012/603, 20/2/2014, § 47).
33. Adil yargılanma hakkının unsurlarından olan çelişmeliyargılama ilkesi, taraflara dava malzemesi hakkında bilgi sahibi olma ve yorumyapma hakkının tanınmasını ve bu nedenle tarafların yargılamanın bütününe aktifolarak katılmasını gerektirmektedir. Bu anlamda mahkemece taraflarındinlenilmemesi, taraflara delillere karşı çıkma imkânı verilmemesi, yargılamafaaliyetinin hakkaniyete aykırı hâle gelmesine neden olabilecektir (Benzeryöndeki AİHM kararları için bkz. Ruiz-Mateos/İspanya, B. No: 12952/87, 23/6/1993, § 63; Feldbrugge/Hollanda, B. No: 8562/79, 29/05/1986, §44). Yukarıda da belirtildiği üzere çelişmeli yargılama ilkesi, silahlarıneşitliği ilkesi ile yakından ilişkili olup bu iki ilke birbirini tamamlarniteliktedir. Zira çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edilmesi durumundadavasını savunabilmesi açısından taraflar arasındaki denge bozulacaktır.Çelişmeli yargılamanın medeni haklara ilişkin davalarda da kabul ediliyorolması, medeni bir hakka ilişkin yargılamada da tarafların duruşmada hazırbulunmalarını, daha genel bir ifade ile yargılamanın bütününe aktif olarakkatılmalarını ifade etmektedir (AbdullahÖzen, B. No: 2013/4424, 6/3/2014, § 21).
34. Çelişmeli yargılama ilkesi; taraflarca sunulmuş delil vegörüşler yanında, bağımsız bir yargıç, bir hükümet temsilcisi, bir idare yahutalınan kararı veren mahkeme tarafından sunulmuş delil ve görüşler için degeçerlidir (Kök /Türkiye, B. No:1855/02, 19/10/2006).
35. AİHM’e göre bizzat yargıç,bilhassa bir temyiz talebini reddettiğinde veya resen kabul edilmiş birgerekçeye istinaden bir uyuşmazlık hakkında hükme vardığında da bu ilkeyeriayet etmelidir (Kök /Türkiye)
36. Başvuru konusu olayda başvurucunun,yeniden polis memuru olarak atamasının yapılmasına ilişkin talebi; hizmetineihtiyaç duyulmadığı ve polis memuru ihtiyacının polis meslek yüksekokulları ilepolis meslek eğitim merkezi müdürlüklerinden mezun olacak aday polismemurlarından karşılandığı gerekçesiyle reddedilmiş; İlk Derece Mahkemesi iseanılan gerekçenin yeterli olmadığını kararında belirttikten sonra işlemgerekçesinde olmayan bir sebebe dayanarak daha önce tartışılmayan bir hususolan başvurucunun sağlık durumunu incelemeye almış ve neticede başvurucununsağlık durumunun aktif polislik mesleğini yapmaya engel olduğu gerekçesiyledavanın reddine karar vermiştir.
37. Başvurucu, bu kararın ardından polismemuru olabileceğine ilişkin sağlık kurulu raporu alarak kararı temyiz etmiş vetemyiz dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesi kararına gerekçe olan sağlık durumuhakkında belge ve görüşlerini sunarak kararda yapılan sebep ikamesinin hukukaaykırı olduğuna ilişkin itarazlarını ileri sürmüş;Danıştay Beşinci Dairesi ise İlk Derece Mahkemesi kararına atıf yapmaksuretiyle temyiz talebini reddetmiştir. Başvurucu tarafından aynıgerekçelerle yapılan karar düzeltme talebi de Daire tarafından reddedilmiştir.
38. Açılan bir davada idarece ilerisürülmemiş ancak idari yargı yerince dosyanın incelenmesi sonucu başka birneden saptanmış ve idarece ileri sürülen nedenin hukuken geçerli olmadığıbelirlenmiş ise idarenin ileri sürdüğü nedenin bir yana bırakılarak dosyadansaptanan nedene göre uyuşmazlığın çözümlenebilmesine idare hukukunda "sebep ikamesi" adı verildiğibilinen bir olgudur. Dosyadan saptananbu nedenindava konusu işlemin tesisini haklı kılacak nitelikte olması durumunda davanınreddine karar verilebilecektir (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/6/2009 tarihli, E.2009/189 sayılı kararı).
39. AİHM, Andretve diğerleri/Fransa (B. No: 1956/02, 25/5/2004)başvurusunda üst mahkemenin taraflara gerekçe ikamesi yapacağını bildirdiğinive başvuranların da buna cevap verebildiklerini tespit ederek çelişmeliyargılama ilkesi yönünden başvurunun kabul edilmezliğine karar vermiştir.
40.İdari yargı yerlerince sebep ikamesiyapılması durumunda çelişmeli yargılama ilkesi çerçevesinde yeni durumuntaraflara bildirmek suretiyle görüş ve itirazların alınarak yeterli tartışmaolanağının tanınması yahut ilk derece mahkemesince karar aşamasında sebepikamesi yapılmış ise karara karşı taraflara etkili ve sonuç alabilecek kanunyollarına başvuru yapma imkânı verilerek yeni sebebe ilişkin yeterliitirazların sunulmasının sağlanması ve bu yeni sebebe karşı tarafların ilerisürdüğü uyuşmazlığın sonucuna etkili iddiaların temyiz mercincedeğerlendirilmesi durumunda çelişmeli yargılama ilkesinin gerekleri yerinegetirilebilecektir.
41. Somut olayda İlk Derece Mahkemesi,dava konusu edilen işlemde belirtilen gerekçede ve uyuşmazlığın çözümü içintarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmalarda yer alan hususlar arasındabulunmayan başvurucunun sağlık durumu yönünden bir inceleme yaparak sonuca ulaşmışolup, bu yönde bir inceleme yapacağını daha öncesinden taraflara bildirmeyerektarafların görüş ve iddialarını almamıştır. Başvurucu, temyiz ve karar düzeltmetaleplerinde Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aldığı 16/12/2008 tarihli ve 11709 sayılı "Polis Memuru olur. Oy birliği ile alınmış sağlık kurulukararıdır." şeklindeki sağlık kurulu raporunu sunmuş ve sağlıkdurumunun polis memuru olmaya elverişli olduğunu ileri sürmüş olmasına karşınDanıştay Beşinci Dairesince bu iddia hakkında bir değerlendirme yapılmaksızınkanun yolu incelemeleri reddedilmiştir.
42. Bu durumda,İlkDerece Mahkemesince sağlık durumu nedeniyle polis memuru olamayacağıgerekçesiyle reddedilen davaya ilişkin olarak temyiz ve karar düzeltmetaleplerinde başvurucu tarafından dayanak sağlık kurulu raporu sunmak suretiylesağlık durumunun polis memuru olmaya elverişli olduğuna dair ileri sürüleniddianın ciddi olduğu ve daha öncesinde bu durumun tartışmaya açılmadığı haldekanun yolu aşamasında Danıştay Beşinci Dairesince bu konuda ayrı birdeğerlendirmede bulunulmamıştır.
43. Sonuç olarak, İlk Derece Mahkemesi kararında yapılan sebepikamesine yönelikbaşvurucunun etkili ve sonuç almayayönelik itirazlarını temyiz ve karar düzeltme aşamalarında sunmasına karşın, bukonu hakkında bir değerlendirme yapmaksızın kanun yolu incelemelerininreddedilmesi nedeniyle başvuruya konu olaydaçelişmeliyargılama ilkesinin ihlal edildiği anlaşılmaktadır.
44. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesindegüvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında çelişmeli yargılamailkesinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
45. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50.maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerehükmedilir. …
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.”
46. Başvurucu ihlalin tespiti ile görevine iadesinin sağlanmasıve uğradığı 115.000 TL maddi zararının ödenmesine karar verilmesi talebindebulunmuştur.
47. Başvuru konusu olayda adil yargılanma hakkınıngüvencelerinden olan çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği sonucunavarılmıştır.
48. Çelişmeli yargılama ilkesinin ihlalinin sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundankararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Rize İdare Mahkemesinegönderilmesine karar verilmesi gerekir.
49. Başvurucu tarafından uğradığı zararların tazmini talebindebulunulmuş olup mevcut başvuruda Anayasa’nın 36. maddesinin ihlal edildiğitespit edilmiş ve yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiş olduğundan, buaşamada tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
50. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 198,35 TL harçtan oluşanyargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adilyargılanma hakkı kapsamında çelişmeli yargılanma ilkesinin İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalininsonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Rizeİdare Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,
E. 198,35 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYAÖDENMESİNE,
F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
10/3/2016tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.