TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
LALEŞ ÇELİKER BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/8413)
Karar Tarihi: 21/4/2016
R.G. Tarih ve Sayı: 24/6/2016-29752
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
Alparslan ALTAN
Raportör
:
Okan TAŞDELEN
Başvurucu
:
Laleş ÇELİKER
Vekili
:
Av. Ercan KANAR
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) ihlalkararına dayanılarak yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin makul gerekçegösterilmeksizin reddedilmesi, itiraz incelemesinin dosya üzerinden yapılmasıve Cumhuriyet savcısının görüşüne karşı diyeceklerin sorulmaması nedenleriyleçelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkeleri ile sözlü yargılama vemahkemeye erişim haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 11/11/2013 tarihinde İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesivasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bireksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 27/11/2015 tarihinde,başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına kararverilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 14/12/2015 tarihinde, başvurununkabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 10/2/2016 tarihinde AnayasaMahkemesine sunmuştur.
6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş18/2/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığıngörüşüne karşı beyanlarını 4/3/2016 tarihinde ibraz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UlusalYargı Ağı Bilişim Sistemi aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesindeilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu, Diyarbakır 2 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 18Nisan 2000 tarihli ve K.2000/67 sayılı kararıyla ülke topraklarından birkısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik eylemlerde bulunma suçundan ömürboyu ağır hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Bu karar, Yargıtay incelemesindengeçerek kesinleşmiştir.
9. Başvurucu, mahkûmiyetiyle sonuçlanan olaylara ilişkin olarak AİHM'e başvurmuştur. Başvurucu, Devlet Güvenlik MahkemesiHeyetinde askerî bir hâkimin de bulunması nedeniyle bağımsız ve tarafsız biryargılama yapılmadığından, soruşturmanın ilk aşamasında müdafi tarafındantemsil edilmediğinden, hakkındaki suçlamalar hususunda derhâlbilgilendirilmediğinden, baskı altında alınan ifadesi dışında mahkûmiyetinigerektirecek bir delil bulunmadığından ve lehe tanıkların dinlenmediğindenşikâyet etmiştir.
10. AİHM, 2/10/2007 tarihli ve 75573/01 numaralı kararıylabaşvurucunun adil yargılanma hakkı altındaki iddialarını kabul edilebilirbulmuştur. AİHM, aynı konuya ilişkin verdiği Özel/Türkiye(B. No: 42739/98, 7/11/2002, §§ 33, 34) ve Özdemir/Türkiye(B. No: 59659/00, 6/2/2003, §§ 35, 36) kararlarına atıf yapmak suretiylebaşvurucunun bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının ihlaledildiğine karar vermiştir. Anılan ihlal tespiti dikkate alınarak başvurucununadil yargılanma hakkına ilişkin diğer şikâyetlerin incelenmesine gerekgörülmemiştir. AİHM kararında, talep edilmesi hâlinde yeniden yargılamayapılmasının ihlalin giderimi için uygun bir yol olacağını da belirtmiştir.
11. Başvurucu, ihlal kararına dayanarak yargılamanın yenilenmesitalebinde bulunmuştur.
12. (Kapatılan) Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250.madde ile görevli), 27/6/2013 tarihli ve 2013/242 Değişik İş sayılı kararıyladosya üzerinden inceleme yapmış ve başvurucunun talebini reddetmiştir.
13. Mahkeme kararının ilgili kısımları aşağıdaki gibidir:
"...
Cumhuriyet Başsavcılığının talep konusundayazılı mütalaası alınmış ve mütalaada (özetle); şartları oluşmadığından yenidenyargılanma talebinin reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
...
Somut olayda;
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafındanverilen karar ile; Mahkememizdeki yargılamanın adil olmadığına ve mahkememizinbağımsızlığı ve tarafsızlığı ile ilgili şikayetinkabul edilebilirliğine AİHS'nin 6/1.maddesinin ihlal edildiği kararabağlanmıştır. Ancak; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, Mahkememizinbağımsızlığı ve tarafsızlığı ile ilgili ihlal kararındaki hususlar hükümlününcezalandırılmasına karar verilen Mahkememiz hükmünün dayanağı değildir. Buitibarla; yeniden yargılama talebinin kabulü için gerekli olan ve 5271 SayılıCeza Muhakemesi Kanunun 311/1-f maddesinde düzenlenen; ceza hükmünün İnsanHaklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerinihlali suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupaİnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması şartıgerçekleşmemiştir.
Açıklanan sebeplerle; hükümlü müdafiinin talebinin 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun311/1-f maddesinde öngörülen şarları taşımamasısebebiyle reddine karar vermek ... gerekmiştir."
14. Başvurucu; AİHM'in kararıylabağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanma hakkının ihlaledildiğinin tespit edildiğini, kabul edilebilir bulunan diğer iddialarınincelenmesine gerek görülmediğini, uygun giderim yolu olarak yargılamanınyenilenmesine işaret edildiğini belirterek karara itiraz etmiştir.
15. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi, dosya üzerinden verdiği1/9/2013 tarihli ve 2013/345 Değişik İş sayılı kararıyla başvurucunun itirazınıreddetmiştir.
16. Mahkeme kararının ilgili kısımları aşağıdaki gibidir(vurgular kaldırılmıştır):
"...
C. SAVCISININ MÜTALAASINDA :Diyarbakır5. Ağır Ceza Mahkemesinin 1997/199 esas sayılı dosyasında hükümlü Laleş ÇELİKER'in müdafiilerinin yeni Yargılanması taleplerinin reddineilişkin karara itiraz edilmiş olmakla, Usul ve yasaya uygun olan karara yapılanitirazın reddine karar verilmesini talep ve mütalaa etmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
...
Avrupa İnsan [H]akları Mahkemesi tarafındanverilen karar ile; Mahkememizdeki yargılanamanın adilolmadığına ve mahkememizin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile ilgili şikayetin kabul edilebilirliğine AİHS'nin 6/1. maddesininihlal edildiği karar bağlanmıştır. Ancak; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin,Mahkememizin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile ilgili ihlal kararındaki hususlarhükümlünün cezalandırılmasına karar verilen Mahkememiz hükmünün dayağınadeğildir. Bu itibarla; yeniden yargılama talebinin kabulü için gerekli olan ve5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 311/1-f maddesinde düzenlenen; cezahükmünün İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya ekiprotokollerin ihlali suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığadayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespitedilmiş olması şartı gerçekleşmemiştir.
Açıklanan sebeplerle; hükümlü müdafinintalebinin 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi kanunun 311/1-f maddesinde öngörülenşartları taşımaması sebebiyle ... aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin ...kararı usul ve yasaya uygun olduğundan hükümlü müdafisinin itirazının REDDİNE, "
17. Bu karar, başvurucuya 11/10/2013 tarihinde tebliğedilmiştir.
18. Başvurucu 11/11/2013 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
B. İlgili Hukuk
19. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun"Hükümlü lehine yargılamanınyenilenmesi nedenleri" kenar başlıklı 311. maddesinin (1)numaralı fıkrasının ilgili kısımları şöyledir:
"(1) Kesinleşen birhükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarakyargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:
...
f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve AnaHürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyleverildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan HaklarıMahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. ..."
20. 18/6/1999 tarihli ve 4388 sayılı Kanun'la devlet güvenlikmahkemelerinde yer alan askerî hâkimlerin görevlerine son verilmiştir.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
21. Mahkemenin 21/4/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
22. Başvurucu; AİHM'in ihlal kararınaistinaden yaptığı yargılamanın yenilenmesi talebinin şekli gerekçelerle veyagerekçesiz biçimde reddedildiğini, itiraz incelemesinin duruşma açılmaksızın vesavcının görüşüne karşı diyecekleri sorulmaksızın yapıldığını belirterek adilyargılanma hakkı ile eşitlik ve hukuk devleti ilkelerinin ihlal edildiğiniileri sürmüştür. Başvurucu; yargılamanın yenilenmesi, cezasının infazınındurdurulması ile uğradığı maddi ve manevi zararların tazmin edilmesi talebindebulunmuştur.
B. Değerlendirme
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının çelişmeliyargılama ve silahların eşitliği ilkeleri ile sözlü yargılama ve mahkemeyeerişim hakları kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
a. Çelişmeli Yargılama ve Silahların Eşitliğiİlkelerinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia
24. Başvurucu, itiraz incelemesi aşamasında Cumhuriyetsavcısından alınan görüşe karşı diyeceklerinin sorulmamasından şikâyetetmiştir.
25. Bakanlık yazısında yeniden yargılama talebinin incelenmesive itiraz aşamalarında Cumhuriyet savcısının görüşünün alındığı, başvurucununtalep dilekçesinin ekinde delillerini sunduğu, yeniden yargılama talebininreddine ilişkin Cumhuriyet savcısının görüşünden Diyarbakır 5. Ağır CezaMahkemesinin kararının tebliğ edilmesiyle birlikte başvurucunun haberdar olduğubelirtilmiştir.
26. Başvurucu cevap dilekçesinde, Cumhuriyet savcısınıngörüşünün alınmasının ardından lehe olan hususlarda delillerini sunma ve aleyheolan konularda karşı iddialarını bildirme hakkı tanınmadığını belirtmiştir.
27. "Hakkaniyete uygun yargılanma"nıntemel unsuru, yargılamanın "çelişmeli" olması ve taraflar arasında"silahların eşitliği"nin sağlanmasıdır (Concept Otomotiv Mühendislik İnşaat Ltd. Şti., B.No: 2014/12348, 22/1/2015, § 18). Bu kapsamda taraflara tanık delili de dâhilolmak üzere delillerini sunma ve inceletme noktasında uygun imkânlarıntanınması gerekir. Bununla birlikte delillere ilişkin dengesizlik veyahakkaniyetsizlik iddiaları yargılamanın bütünü ışığında değerlendirilecektir (Yüksel Hançer, B. No: 2013/2116,23/1/2014, § 19).
28. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kapsamındaki görevi,somut olayın usul kurallarına uygunluğunu denetlemek değil adil yargılanmahakkı kapsamındaki güvencelerin somut olayda ihlal edilip edilmediğinidenetlemektir.
29. Mevcut başvuruya konu yargılamada, Cumhuriyet Savcılığıtarafından şartları oluşmadığından yeniden yargılama talebinin reddedilmesinedair görüş verildiği ve Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının tebliğedilmesiyle birlikte başvurucunun bu görüşten haberdar olduğu görülmektedir.İtiraz aşamasında Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi de Cumhuriyet savcısınıngörüşünü almıştır. Ancak sunulan görüşte kararın usul ve yasaya uygun olduğununve itirazın reddedilmesi gerektiğinin belirtilmesiyle yetinilmiştir.
30. İtiraz aşamasında alınan mütalaanın bir önceki görüştenesaslı biçimde ayrılan değerlendirmeler ya da başvurucunun bilgisi dâhilindeolmayan ek açıklamalar içermediği anlaşılmaktadır. Başvurucu da CumhuriyetSavcılığı görüşünün tebliğ edilmesi hâlinde Mahkeme önünde dile getiremediğihangi ilave tezleri ileri süreceğine ilişkinherhangibir açıklamada bulunmamıştır.
31. Yukarıdaki bilgiler ışığında Cumhuriyet savcısının itirazüzerine sunduğu görüşe karşı başvurucunun diyeceklerinin sorulmamasının somutolayın koşullarında çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerineaykırılık oluşturduğu söylenemez.
32. Açıklanan nedenlerle açık ve görünür bir ihlalin olmadığıanlaşıldığından başvurucunun iddiasının açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
b. Sözlü YargılamaHakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
33. Başvurucu, itiraz incelemesinin dosya üzerinde yapılmasındanşikâyet etmiştir.
34. Bakanlık yazısında, yargılamanın yenilenmesinin olağanüstübir kanun yolu olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 321. maddesinde yeniden yargılamatalebinin esassız olması hâlinde talebinin duruşma açılmaksızınreddedileceğinin düzenlendiği, Anayasa Mahkemesinin Lokman Sapan (B. No: 2013/723, 21/11/2013) kararında yenidenyargılama incelemesinin duruşmasız olarak gerçekleştirilmiş olmasının adilyargılanma hakkına aykırı bulmadığı belirtilmiştir.
35. Başvurucu cevap dilekçesinde başvuru formunda ileri sürdüğüihlal iddiasını tekrarlamıştır.
36. Yargılamanın yenilenmesi olağanüstü bir kanun yolu olup buyolun hangi hâllerde açılacağı 5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinde açıkçadüzenlenmiş ve aynı Kanun'un 321. maddesinde yeniden yargılanma talebininesassız olması hâlinde talebin duruşmasız olarak reddedileceği hükmebağlanmıştır.
37. Bu itibarla başvurucunun suç işleyip işlemediğiyle ilişkiliolmayan böyle bir incelemenin duruşma açılmadan yapılmış olmasının adilyargılanma hakkıyla çelişmediği sonucuna ulaşılmıştır (Lokman Sapan, § 50).
38. Açıklanan nedenlerle sözlü yargılama hakkına yönelik birihlalin olmadığı açık olduğundan başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
c. Mahkemeye ErişimHakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
39. Başvurucu yeniden yargılama ve itiraz talepleriningerekçesiz biçimdeveya şekli gerekçelere dayanılarakreddedilmesinden şikâyet etmiştir.
40. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılanmahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
41. Başvurucu, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
42. Bakanlık yazısında SencerBaşat ve diğerleri ([GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014) kararındaortaya konulan ilkeler dikkate alınarak görüş sunulmasına gerek görülmediğibelirtilmiştir.
43. Başvurucu cevap dilekçesinde başvuru formunda ileri sürdüğüihlal iddiasını tekrar etmiştir.
44. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Herkes, meşru vasıtave yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalıolarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."
45. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:
"Bütün mahkemelerin hertürlü kararları gerekçeli olarak yazılır."
46. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Adil yargılanma hakkı" kenar başlıklı6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Herkes medeni hak veyükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilensuçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsızbir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun veaçık olarak görülmesini isteme hakkına sahiptir. …"
47. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesinyargı organlarına davacı ve davalı olarak başvurabilme ve bunun doğal sonucuolarak da iddiada bulunma, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altınaalınmıştır. Anılan maddeyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğü -kendisibir temel hak niteliği taşımasının ötesinde- Anayasa'nın 40. maddesi uyarıncadiğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmayı ve bunlarınkorunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridir (AYM, E.2013/64,K.2013/142, 28/11/2013).
48. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olanmahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek veuyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamınagelmektedir (Özkan Şen, B. No:2012/791, 7/11/2013, § 52).
49. Cezai uyuşmazlıklar bağlamında mahkemeye erişim hakkı,aleyhinde suç isnadı bulunan bir kimsenin ilgili isnat hakkında bir mahkemetarafından bu isnadın yerinde olduğu ya da olmadığı yönünde bir kararverilmesini isteme hakkı bahşetmektedir (AliAtlı,B. No: 2013/500, 20/3/2014, § 49). Bu hak, suçlanan kişiyedavasının mutlaka devam etmesini isteme hakkı değil hakkındaki isnadın birhâkim tarafından karara bağlanmasını isteme hakkı tanımaktadır (Benzer yöndekiAİHM kararı için bkz. Deweer/Belçika [BD], B. No: 6903/75, §§ 48, 49).
50. AİHM, mahkemeye etkili erişim hakkını "hukukunüstünlüğü" ilkesinin temel unsurlarından biri olarak kabul etmekte vemahkemeye etkili erişim hakkının, mahkemeye başvuru konusunda tutarlı birsistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada açık,pratik ve etkili fırsatlara sahip olmasını gerektirdiğini ifade etmektedir. Busebeple hukuki belirsizliklerin ya da uygulamadaki belirsizliklerin taraflarınmahkemeye erişimine zarar verdiği durumlarda bu hakkın ihlal edildiğine kararverilmektedir (Geffre/Fransa, B. No: 51307/99, 23/1/2003, §34).
51. Mahkemeye erişim hakkı, kural olarak mutlak bir hak olmayıpsınırlandırılabilen bir haktır. Bununla birlikte getirileceksınırlandırmaların, hakkın özünü zedeleyecek şekilde hakkı kısıtlamaması, meşrubir amaç izlemesi, açık ve ölçülü olması ve başvurucu üzerinde ağır bir yükoluşturmaması gerekir (Serkan Acar,B. No: 2013/1613, 2/10/2013, § 38). Devletler bir davanın açılabilirliğineilişkin olarak takdir hakları gereği bazı sınırlamalar getirebilir ve budavalar niteliği gereği düzenleyici işlemlere konu olabilir. Ancak busınırlamalar, dava açmak isteyen bir kişinin mahkemeye erişim hakkının özünezarar verecek seviyeye ulaşmamalıdır (AktifElektrik Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2012/855,26/6/2014, § 36).
52. Öte yandan mahkemeye erişimin yasal birtakım şartlara tabitutulması kabul edilebilir olsa da mahkemeler, usul kurallarını uygularken biryandan adil yargılanma hakkını ihlal edebilecek aşırı şekilcilikten diğeryandan da yasalar tarafından düzenlenen usul kurallarının ortadan kaldırılmasısonucunu doğurabilecek aşırı esneklikten kaçınmalıdır (Kamil Koç, B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 65). Bu çerçevedeöngörülen koşullarının açıkça hukuka aykırı olarak yanlış uygulanması nedeniylekişiler dava açma ya da kanun yollarına başvuru hakkını kullanamamışsamahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini kabul etmek gerekir (Benzer yöndekiAİHM kararları için bkz. Osu/İtalya,B. No: 36534/97, 11/7/2002, §§ 36-40; Efstathiou ve diğerleri/Yunanistan, B. No: 36998/02,§ 24).
53. Somut olay bakımından 5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (f) bendinde öngörülen "ceza hükmünün, Sözleşme'nin veya eki protokollerin ihlâli suretiyleverilmesi ve hükmün bu aykırılığa dayanması" kuralınınmahkemeye erişim hakkıyla bağdaşmayacak biçimde uygulanıp uygulanmadığı önemtaşımaktadır.
54. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği mevzuatınyorumlanması ve uygulanması kural olarak derece mahkemelerinin görevi olmaklabirlikte bu yorum ve uygulamaların etkilerinin Anayasa ve Sözleşme'nin ortakkoruma alanında bulunan hak ve yükümlülüklerle bağdaşıp bağdaşmadığının AnayasaMahkemesince incelenebileceği tabiidir (Kemalİnan, B. No: 2013/1524, 6/10/2015, § 49). Yargılamada bariz takdirhatasına düşülüp düşülmediği veya açık keyfîlikoluşturacak durumların ortaya çıkıp çıkmadığı da bireysel başvuru kapsamındadeğerlendirilmektedir (Necati Gündüz veRecep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).
55. Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca incelemeyaptığı birçok kararında ilgili hükmü Sözleşme'nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığındayorumlamak suretiyle, Sözleşme'nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHMiçtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen gerekçeli kararhakkı ve silahların eşitliği ilkesi gibi ilke ve haklara Anayasa'nın 36.maddesi kapsamında yer vermektedir (GüherErgun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 38).
56. Anayasa Mahkemesinin incelemesi esnasında dikkate alınacakhususlardan biri de gerekçeli karar hakkıdır. Hakkaniyete uygun yargılamanınbir unsuru olan gerekçeli karar hakkı, Anayasa'nın 141. maddesinin birincifıkrası uyarınca mahkemelerin uyması gereken bir yükümlülük olarakdüzenlenmiştir. Bir muhakemede usule ilişkin koruma sağlayan adil yargılanmahakkının önemli unsurlarından biri olan gerekçeli karar hakkı, kişilerin adilbir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamaktadır (Sencer Başat ve diğerleri, § 31).
57. Mahkemeler, kararlarını hangi temele dayandırdıklarınıyeterince açık olarak belirtme yükümlülüğü altındadır. Bu yükümlülük,tarafların kanun yollarına başvuru haklarını kullanabilmeleri için gerekliolmasının yanı sıra tarafların muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarınınkurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri ve ayrıcademokratik bir toplumda kendi adına verilen yargı kararlarının sebeplerinitoplumun öğrenmesinin sağlanması için de gereklidir (Sencer Başat ve diğerleri, § 34).
58. Bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği,davanın niteliğine ve koşullarına bağlıdır. Muhakeme sırasında açık ve somutbir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması,başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlindedavayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ileyanıt verilmesi gerekir. Aksi bir tutumla mahkemenin, davanın sonucuna etkiliolduğunu kabul ettiği bir husus hakkında "ilgili ve yeterli biryanıt" vermemesi veya yanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dairiddiaların cevapsız bırakılmış olması hak ihlaline neden olabilecektir (Sencer Başat ve diğerleri, §§ 35, 39).
59. AİHM'in ihlal kararına konudavanın büyük kısmının, 4388 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/6/1999tarihine kadar askerî bir hâkimin de üye olarak bulunduğu Devlet GüvenlikMahkemesi Heyeti tarafından yürütüldüğü anlaşılmaktadır.
60. Devlet Güvenlik Mahkemeleriyle ilgili olarak AİHM, devletgüvenliğine ilişkin suçlardan yargılanan sivil kişilerin emir komuta zincirineve askeri disipline tabi, haklarında üstlerince sicil raporları düzenlenen,belirli bir süreliğine atanan ve atanmalarına ilişkin kararların birçoğundaidari ve askerî makamların rol oynadığı askerî hâkimlerin de yer aldığımahkemelerin bağımsızlık ve tarafsızlığından endişe duymalarının meşru olduğunubelirtilmiş ve ihlal kararları vermiştir (Özel/Türkiye,§§ 33, 34; Özdemir/Türkiye, §§35, 36).
61. AİHM, kanunla kurulmuş bir mahkemenin idareye ve davanıntaraflarına karşı "bağımsız" olup olmadığını değerlendirirkenüyelerinin atanma şekli ve görev süreleri, dış baskılara karşı teminatların varlığınınyanı sıra mahkemenin bağımsız olduğu yönünde bir görüntü sergileyipsergilemediğini dikkate almaktadır (İbrahimGürkan/Türkiye, B. No: 10987/10, 3/7/2012, § 13).
62. Mahkemenin "tarafsızlığı" bakımından ise hem hakimin şahsi ön yargı veya tarafgirlik taşıyıp taşımadığı(öznel koşul) hem de mahkemenin kendisinin tarafsızlığına ilişkin herhangi birmeşru kaygıyı bertaraf edecek yeterli güvenceleri sunup sunmadığı (nesnelkoşul) önem kazanmaktadır (Kyprianou/Kıbrıs [BD], B. No: 73797/01, 15/12/2005,§ 118; Micallef/Malta [BD], B. No: 17056/06, 15/10/2009,§ 93).
63. Başvurucu, bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanmahakkının ihlal edildiğine ilişkin karara istinaden yargılamanın yenilenmesitalebinde bulunmuştur.
64. Başvurucunun talebi, Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızve tarafsız olmadığı şeklindeki ihlal tespitinin mahkûmiyet hükmünün dayanağıolmadığı ve 5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (f)bendinde öngörülen şartın karşılanmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.Başvurucunun itirazını inceleyen Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi de usul veyasaya uygun olduğunu belirterek ret kararını uygun onaylamıştır. Ancak adilyargılanma hakkının kapsamı dâhilindeki diğer tüm usule ilişkin güvencelerinsağlanabilmesinin ön koşulu olan bağımsızlık ve tarafsızlık şartını taşımadığıdeğerlendirilen bir Mahkeme tarafından yargılamanın yürütülmüş olmasının hükmünasıl dayanağını etkileyip etkilemediğine ilişkin herhangi bir gerekçelendirmedebulunulmamıştır.
65. Bu itibarla bizzat yargılamayı gerçekleştiren DevletGüvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık şartını karşılamadığıyönündeki değerlendirmeler dikkate alındığında 5271 sayılı Kanun'un 311.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (f) bendininsomutolayda bariz takdir hatası teşkil edecek biçimde yorumlandığı ve uygulandığıanlaşılmaktadır. Dolayısıyla başvurucunun yargılamanın yenilenmesi talebinireddedilirken yeterli ve ilgili gerekçe gösterildiği de söylenemez.
66. Açıklanan nedenlerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvencealtına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
67. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
"(1) Esas incelemesonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine kararverilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. …
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir."
68. Başvurucu; yargılamanın yenilenmesi, cezasının infazınındurdurulması ve miktar belirtmeksizin maddi ve manevi tazminata hükmedilmesitalebinde bulunmuştur.
69. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucunavarılmıştır.
70. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yenidenyargılamasında hukuki yarar bulunduğundan kararın bir örneğinin yenidenyargılama yapılmak üzere ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesigerekir.
71. İhlal tespitinin yeterli tatmin sağladığıdeğerlendirildiğinden ve başvurucu tarafından somut bir miktar dabelirtilmediğinden tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.
72. Başvurucunun infazın durdurulması talebine ilişkin herhangibir karar verilmesine gerek görülmemiştir.
73. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 198,35 TL harç ve 1.800TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.998,35 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerininihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Sözlü yargılama hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
3. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınKABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeyeerişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin ihlalinin sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere (kapatılan) Diyarbakır 5.Ağır Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,
E. Başvurucunun infazın durdurulması talebine ilişkin kararverilmesine YER OLMADIĞINA,
F. 198,35 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam1.998,35 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
G. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
21/4/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.