TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
İLKNUR POLAT BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/816)
Karar Tarihi: 28/9/2016
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör
:
Mehmet Sadık YAMLI
Başvurucu
:
İlknur POLAT
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, kınama disiplin cezasına karşı Askeri Yüksek İdareMahkemesinde (AYİM) açılan davanın reddedilmesi, AYİM'inyapısından dolayı tarafsız ve bağımsız bir mahkeme olmaması, AYİM dairekararlarına karşı başvurulabilecek etkili bir kanun yolunun bulunmaması vekarar düzeltme para cezasına hükmedilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkınınihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 16/1/2014 tarihinde Malatya İdare Mahkemesivasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bireksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 23/2/2015 tarihinde,başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına kararverilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 4/1/2016 tarihinde, başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 4/2/2016 tarihli yazısında AnayasaMahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfenbaşvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucu, Malatya Asker Hastanesi Baştabipliğinde sivilmemur (hemşire) olarak görev yaptığı sırada hastanedeki görevlendirmelerleilgili tartışmalar ve alınan sağlık raporunun amirine zamanında verilmesi hususundankaynaklandığı anlaşılan sebeplerle ilgili olarak 17/11/2011 tarihinde,23/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesininbirinci fıkrasının (B) bendinin (c), (h), (j) ve (l) alt bentleri uyarıncakınama disiplin cezasıyla cezalandırılmıştır.
8. Başvurucunun bu işleme karşı yaptığı itiraz, GenelkurmayBaşkanlığının 20/12/2011 tarihli kararıyla reddedilmiştir.
9. Başvurucu, söz konusu disiplin cezasının iptali talebiyleAskeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) dava açmıştır. AYİM İkinci Dairesi13/2/2013 tarihli ve E.2012/388, K.2013/225 sayılı kararı ile özetlebaşvurucunun henüz geçerlilik kazanmamış raporu Kuruma onaylatmadan ve ilkamirine bilgi vermeden izinsiz olarak görev yerini terk ettiğinden bahisle cezaverilemeyeceği ve bueylemin kınama cezası dışındabırakılması gerektiği belirtildikten sonra başvurucunun, başhemşire D.S.tarafından yapılan görevlendirmeye saygı hudutlarını aşan davranış vesözleriyle hoşnutsuzluğunu belli ederek itiraz ettiği, personel arasındaeşlerinin mesleklerine bakılarak ayrımcılık yapıldığını ileri sürerek işyerininhuzurunu bozduğu, böylelikle hâl ve hareketi ile saygısız davranmak, verilenemirlere itiraz etmek, iş arkadaşlarına, iş sahiplerine söz ve hareketlesataşmak ve Kurumun huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak fiillerinesebebiyet verdiğinin anlaşıldığı; kınama cezasında hukuka aykırı bir yönbulunmadığı gerekçesiyle oyçokluğuyla davanın reddine karar verilmiştir.
10. Karara, karşıoy yazan iki üye iseözetle başvurucunun Malatya Asker Hastanesinde göreve başlamasını müteakipyapılan görevlendirmeler nedeniyle psikolojisinin bozulduğu ve kendisinenegatif ayrımcılık yapıldığını düşündüğü, Malatya Devlet Hastanesinden alınanrapor hakkında amirine bilgi vermemesi dışında somut olarak hangi eylemiyleaskerî terbiye ve teamüller ile 657 sayılı Kanun'a uymayan davranışlardabulunduğunun ortaya konulmadığı, savunma yazısındaki ifadeleriyle sonrakibeyanlarının disiplin suçunu oluşturması hâlinde bunlara ilişkin disiplinsoruşturmasının ayrı bir savunma hakkı tanınarak yapılması gerekirken bukonularda savunma hakkı verilmeden cezalandırılmasının, savunma hakkıtanınmadan disiplin cezası verilemeyeceğine dair anayasal ve yasal düzenlemeyeters düştüğü, davacının başhemşire olan amirinin yaptığı görevlendirmelerkonusunda rahatsızlıklarının bulunduğu, mevcut bilgi ve belgeler, tanıkbeyanları ile amiri D.S.nin doğrudan veya tevilli beyanlarından, görevlendirme işlemlerinde davacıaleyhine uygulamalar yaptığının anlaşıldığı, başvurucunun yasal hakkı olanmüracaat ve şikâyet hakkını kullanarak amirine derdini anlatmaya çalıştığı,başka bir deyişle hak arama hürriyetini kullandığı, sarf ettiği sözlerde birsaygısızlık bulunmadığı, raporun Kurumu tarafından onaylanmamış olması ve ilkamirine bilgi vermeden izinsiz olarak görev yerini terk ettiği yönündekieyleminin 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç HizmetKanunu'nun (olay tarihinde yürürlükte olan şekliyle) 64. maddesine göredisiplin suçu teşkil etmeyeceği, davacıya yazılı savunmada yüklenen eylemlerinherhangi bir disiplin suçunu oluşturmadığı, kınama cezasının sebep unsuruyönünden hukuka aykırı olduğu şeklinde kanaat belirtmişlerdir.
11. Bu karara yapılan karar düzeltme istemi de aynı Dairenin4/12/2013 tarihli ve E.2013/1139, K.2013/1423 sayılı kararıyla oyçokluğuylareddedilmiştir. Söz konusu karar, 24/12/2013 tarihinde başvurucuya tebliğedilmiştir.
12. Başvurucu 16/1/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
B. İlgili Hukuk
13. Anayasa'nın 129. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
"Memurlar ve diğer kamugörevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üstkuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez."
14. 657 sayılıKanun'un 125. maddesininbirinci fıkrasının (B) bendi şöyledir:
"Kınama: Memura, görevinde vedavranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
Kınama cezasını gerektiren fiil ve hallerşunlardır:
...
c) Görev sırasında amire hal ve hareketi ilesaygısız davranmak,
...
h) İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veyahareketle sataşmak,
...
j) Verilen emirlere itiraz etmek,
...
l) Kurumların huzur, sükünve çalışma düzenini bozmak.,
..."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
15. Mahkemenin 28/9/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
16. Başvurucu; görev yaptığı hastanede hemşireleringörevlendirilmesinde mesleki liyakatleri yerine eşlerinin unvanları esasalınarak ayrımcılık yapıldığını, disiplin cezasına konu bazı iddialarla ilgiliolarak savunması alınmadan ceza uygulandığını, bu durumun Anayasa'nın 129.maddesine aykırı olduğunu, hakkında disiplin soruşturması yürüten ve disiplincezası veren kişinin aynı kişi olduğunu, bu durumun ise Anayasa'nın 36.maddesine aykırı olduğunu, istirahat raporunu onaylatmadan görev yerini terkettiğinden bahisle kınama cezası verilemeyeceğini zira kanuna göre böyle birsorumluluğunun bulunmadığını, dolayısıyla suç sayılmayan bir fiilden dolayıcezalandırılması nedeniyle Anayasa'nın 38. maddesinin ihlal edildiğini, öteyandan AYİM’de hâkim sınıfından olmayan subayüyelerin bulunması nedeniyle bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanmaşartının gerçekleşmediğini, tek dereceli yargılama yapılması ve karar düzeltmetalebinin aynı Dairece incelenmesi nedeniyle etkili bir başvuru yolununbulunmadığını, karar düzeltme isteminin reddedilmesi sonucu aleyhine 218 TLpara cezasına hükmedildiğini belirterek Anayasa'nın 9., 36., 129., 138., 139.ve 140. maddelerinde güvence altına alınan ilke ve haklarının ihlal edildiğiniileri sürmüş ve kınama cezasının iptali ile maddi ve manevi zararlarınıntazminini talep etmiştir.
B. Değerlendirme
17. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetleri adil yargılanmahakkı kapsamında aşağıdaki başlıklar altında incelenmiştir:
1. Disiplin Cezası Verilmesi Sürecine İlişkinİddialar
18. Başvurucu, disiplin cezasına konu bazı iddialarla ilgiliolarak savunması alınmadan ceza uygulandığını, bu durumun Anayasa'nın 129.maddesine aykırı olduğunu, hakkında disiplin soruşturma yürüten ve disiplincezası veren kişinin aynı kişi olduğunu, bu durumun ise Anayasa'nın 36.maddesini ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
19. Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasınınincelenebilmesi için, kamu gücü tarafından müdahale edildiği iddia edilenhakkın Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerininkapsamına da girmesi gerekir. Bir başka ifadeyle Anayasa ve Sözleşme’nin ortakkoruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabuledilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).
20. Anayasa’nın 36. maddesi ile Sözleşme’nin 6. maddesihükümlerine göre adil yargılanma hakkı dava sürecine özgülenmiştir. Dolayısıylasöz konusu hak kapsamındaki güvenceler, esas olarak mahkemedeki yargılamasürecine uygulanmaktadır. Ancak dava öncesi ya da sonrasındaki süreçte yaşananbirtakım ihlal ya da eksiklikler yargılamanın bir bütün olarak adilliğine zararverebilecek nitelikte ise adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelerin davaöncesi ya da sonrasındaki süreçler için de uygulanması gerekmektedir. Bugereklilik adil yargılanma hakkının tam anlamıyla gerçekleştirilebilmesiamacından kaynaklanmaktadır. Örneğin bir suç şüphesi ile yakalanan kişininpolis tarafından sorgulanması aşaması, dava öncesine ilişkin bir aşama olmaklabirlikte adil yargılanma hakkı kapsamındadır. Zira sorgulama sırasında şüphelikişinin bu hakkın getirdiği güvencelerden yararlanmaksızın vermiş olduğuifadelerin mahkemede delil olarak kullanılması bir bütün olarak muhakemeninadil bir şekilde gerçekleştirilmesini tehlikeye sokabilir. Yine, yargımercileri önünde dava açılmasından önce idari bir başvuru yolununtüketilmesinin zorunlu olduğu bazı hâllerde, adil yargılanma hakkına ilişkingüvencelerin idari süreç bakımından da uygulanması gerekebilmektedir. Adilyargılanma hakkının davadan önceki ve sonraki aşamalara uygulanması uyuşmazlığakonu olayın ve yargılama sürecinin koşullarına bağlı olup her davada ayrıcaincelenmesi gereken bir husustur (YusufGezer, B. No: 2013/2103, 14/1/2014, § 24).
21. Buna göre adil yargılanma hakkına dayanan ancak yargılamasüreci dışında meydana geldiği ileri sürülen ihlal iddialarına ilişkinbaşvurular, istisnai durumlar dışında Anayasa ve Sözleşme kapsamı dışındakalacağından bireysel başvuruya konu olamaz (YusufGezer, § 25).
22. Adil yargılanma hakkının garanti altına aldığı güvencelerdenbiri olan savunma hakkı, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasında yer alanhakkaniyete uygun yargılamanıngerçekleşmesi içinsağlanması gereken haklardan biri olmakla birlikte bu hakkın Anayasa’nın 36.maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında uygulanması yukarıda dabelirtildiği üzere belirli durumlar haricinde yargılama sürecine mahsustur.Başvuru konusu olayda ise savunma hakkının ihlal edildiği iddiası yargılamasürecinden önceki bir aşama olan idari işlemin tesisi aşamasına ilişkin olupolayda adil yargılanma hakkının uygulanmasını gerektirir istisnai bir durum dabulunmamaktadır (Yusuf Gezer, §26).
23. Öte yandan başvuruya konu disiplin soruşturmasını yapan kişiile disiplin cezasını veren kişinin aynı olduğu ileri sürülmüşse debaşvurucunun söz konusu cezaya hem idare nezdinde itiraz edebildiği; nitekim bukapsamda Genelkurmay Başkanlığı Disiplin Kuruluna itiraz ettiği; hem de AYİM'de dava açarak anılan işleme yönelik bilgi vekanıtları ile iddia ve savunmalarını yargı mercilerine sunma fırsatı eldeettiği ve bu kapsamda gerek savunma hakkının ihlal edildiği iddialarınıngerekse diğer iddiaların mahkeme önüne taşındığı anlaşılmaktadır.
24. Sonuç itibarıyla başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinedayanan ihlal iddiasının konusu, Anayasa’da güvence altına alınmış ve Sözleşmekapsamında olan temel hak ve özgürlüklerin koruma alanı dışında kalmaktadır.
25. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Bağımsız ve Tarafsız Mahkemede YargılanmaHakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
26. Başvurucu; AYİM’in, bünyesindekisınıf subayları nedeniyle bağımsız ve tarafsız olmadığını belirterek adilyargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
27. Başvurucunun ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temelhaklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açıkolan başvurular ile karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret başvurularaçıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (HikmetBalabanoğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013,§ 24).
28. Anayasa Mahkemesi tarafından benzer başvurular incelenirkende belirtildiği üzere, AYİM’in oluşumu, statüsü vegörevleri Anayasa ve ilgili Kanun’da hüküm altına alınmıştır. AYİM’e atanan askerî hâkimlerin bağımsızlığının Anayasa veilgili Kanun hükümleri ile garanti altına alındığı, atanma ve çalışma usulleriyönünden askerî hâkimlerin bağımsızlıklarını zedeleyecek bir hususun olmadığı,kararlarından dolayı idareye hesap verme durumunda bulunmadıkları, disiplineilişkin konuların AYİM Yüksek Disiplin Kurulunca incelenip karara bağlandığıgörülmektedir. Diğer yandan sınıf subayı üyelerin en fazla dört yıllık bir süreile görev yapmaları, disiplin konularında yukarıda bahsedilen Disiplin Kurulunatabi kılınmaları, görev süreleri zarfında idari veya askerî yetkililerceherhangi bir değerlendirmeye tabi tutulmamaları, bu subayların idareye karşıbağımsızlıklarını güçlendirmiştir (YaşasınAslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013, §§ 29, 30).
29. Açıklanan nedenlerle mahkemenin bağımsız ve tarafsızolmadığına ilişkin bir husus saptanmadığından, başvurunun bu kısmının diğerkabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizinaçıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğunakarar verilmesi gerekir.
3. İki Dereceli Yargılanma Hakkının İhlalEdildiğine İlişkin İddia
30. Başvurucu, AYİM Daire kararlarına karşı başvurulabileceketkili bir kanun yolunun olmadığını belirterek adil yargılanma hakkını ihlaledildiğini ileri sürmüştür.
31. Başvurucunun başvuru dilekçesinde ifade ettiği AYİM nezdindetemyiz yani iki dereceli yargılanma hakkı, Anayasa’da güvence altına alınmıştemel hak ve özgürlüklerden olmadığı gibi Sözleşme ve buna ek Türkiye’nin tarafolduğu protokollerden herhangi birinin kapsamına da girmemektedir (Mahir Akarsu,B.No: 2012/1096, 20/2/2014, §§ 42-45).
32. Açıklanan nedenlerle başvuru konusu ihlal iddialarınınAnayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kaldığı anlaşıldığındanbaşvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik şartları yönündenincelenmeksizin konu bakımından yetkisizliknedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
4. Karar DüzeltmeTalebinin Reddedilmesi Sonucunda Para Cezası Verilmesine İlişkin İddia
33.Başvurucu, karar düzeltme isteminin reddedilmesi üzerinealeyhine 218 TL para cezasına hükmedilmiş olmasının mahkemeye erişim hakkınıihlal ettiğini ileri sürmüştür.
34. 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askerî Yüksek İdareMahkemesi Kanunu'nun 67. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Yargılamanın iadesi ve kararın düzeltilmesi isteklerikanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise isteğin reddine karar verilir ve HukukUsulü Muhakemeleri Kanununun bu husustaki hükümlerine göre para cezasına da hükmolunur."kuralına yer verilmiştir.
35. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olanmahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek veuyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamınagelir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsızhâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştirensınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, §52).
36. Mahkemeye erişim hakkı, kural olarak sınırlandırılabilen birhaktır. Bununla birlikte sınırlandırmaların hakkın özünü zedeleyecek nitelikteolmaması, meşru bir amaç izlemesi, ölçülü olması ve başvurucuya ağır bir yükgetirmemesi gerekir (Serkan Acar,B. No: 2013/1613, 2/10/2013, § 38). Mahkemelerin gereksiz yere meşguledilmemesi veuyuşmazlıkların makul süredebitirebilmesi amacıyla karar düzeltme istemlerinin reddi hâlinde uygulanan veyüksek miktarlı olmayan cezalar, başvurucular üzerinde aşırı bir yük oluşturmadığıgibi bu yola başvurulmasını imkânsız kılmadığı veya aşırı derecedezorlaştırmadığından mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde kabul edilemez(Faik Gümüş, B. No: 2012/603,20/2/2014, § 36).
37. Somut olayda hükmedilen cezanın gözetilen meşru amaç ilekorunmak istenen hak açısından orantılı olduğu ve başvurucu üzerinde ağır biryük oluşturmadığı görüldüğünden mahkemeye erişim hakkına yönelik bir ihlalolmadığının açık olduğu anlaşılmaktadır.
38. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
5. Yargılamanın SonucununAdil Olmadığına İlişkin İddia
39. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanunyolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvurudaincelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde davakonusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerindeğerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ileuyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmamasıbireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvurukapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veyaaçık keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamdadeğildir (Ahmet Sağlam, B. No:2013/3351, 18/9/2013, § 42).
40. Somut olayda başvurucu, hakkındaki kınama disiplin cezasınailişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davanın reddedilmesi nedeniyle adilyargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. AYİM İkinci Dairesi,başvurucunun iddialarını incelemiş ve çoğunluk üyelerin oyuyla başvurucunun,başhemşire tarafından yapılan görevlendirmeye saygı hudutlarını aşandavranışlarıyla ve sözleriyle hoşnutsuzluğunu belli ederek itiraz ettiği,personel arasında eşlerinin mesleklerine bakılarak ayrımcılık yapıldığını ilerisürerek işyerinin huzurunu bozduğu, böylelikle hâl ve hareketi ile saygısızdavranmak, verilen emirlere itiraz etmek, iş arkadaşlarına, iş sahiplerine sözve hareketle sataşmak ve Kurumun huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmakfiillerine sebebiyet verdiği, kınama cezasında hukuka aykırı bir yönbulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir (§ 9). AYİM'ingerekçesinde ayrıca, başvurucunun istirahat raporunu kuruma onaylatmadan ve ilkamirine bilgi vermeden izinsiz olarak görev yerini terk ettiğine ilişkineylemin cezası dışında bırakılması gerektiği de belirtilmiştir.
41. Mahkemenin gerekçesi ve başvurucunun iddialarıincelendiğinde iddiaların özünün derece Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıylayargılamanın sonucuna ilişkin olduğu görülmektedir.
42. Başvurucu, yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğudeliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığına, kendi delillerini veiddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı tarafça sunulan delillere veiddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığına ya dauyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının Derece Mahkemesitarafından dinlenmediğine veya kararın gerekçesiz olduğuna ilişkin bir bilgi yada kanıt sunmadığı gibi Mahkemenin kararında bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan herhangi bir durum da tespitedilmemiştir.
43. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Disiplin cezası verilmesi sürecine ilişkin iddiaların konu bakımından yetkisizlik nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlaledildiğine ilişkin iddianın açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
3. İki dereceli yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın konu bakımından yetkisizliknedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
4. Karar düzeltme talebinin reddedilmesi sonucunda para cezasıverilmesine ilişkin iddianın açıkça dayanaktanyoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
5. Yargılamanın sonucunun adil olmadığına ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA28/9/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.