TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
LOKMAN AYVA BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/19301)
Karar Tarihi: 27/12/2017
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
M. Emin KUZ
Raportör
:
Elif KARAKAŞ
Başvurucu
:
Lokman AYVA
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, görme engelli seçmenin yanında refakatçibulunmaksızın oy kullanabilmesinin altyapısının oluşturulmaması nedeniyle seçmehakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 4/12/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık 10/6/2016 tarihinde görüşünü sunmuştur.
7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyandabulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
9. Başvurucu, oy verme ehliyetine sahip görme engelli bir Türkvatandaşıdır. Başvurucu, görme engellilerin haklarının korunmasına yönelikfaaliyetlerde bulunan sivil toplum örgütlerinde yöneticilik yapması ve herplatformda engellilerin sorunlarıyla ilgilenmesi nedeniyle kamuoyunca bilinenbir kişidir. Başvurucu 2002 ile 2011 yılları arasında iki dönem milletvekilliğide yapmıştır. Başvurucu, engellilerin desteklenmesi konusunda faaliyet gösterenTürkiye Beyazay Derneğinin genel başkanıdır.
10. Başvurucu 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin TemelHükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un 93. maddesinde yer alan "...körler, felçliler veya bu gibi bedenisakatlıkları açıkça belli olanlar, bu seçim çevresi seçmeni olan akrabalarındanbirinin, akrabası yoksa diğer herhangi bir seçmenin yardımı ile oylarınıkullanabilirler." hükmü nedeniyle görme engelli Türkvatandaşlarının serbest, bireysel ve gizli oy kullanamadıkları için her seçimdesürekli hak ihlaline uğradıklarını belirterek doğrudan Anayasa Mahkemesinebireysel başvuruda bulunmuştur.
11. Başvurucu tarafından bireysel başvuru yapılmadan önce sözkonusu hak ihlalinin giderilmesi talebiyle herhangi bir kamusal merciye müracaatta bulunulmamıştır.
12. Başvurucu 4/12/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
13. 298 sayılı Kanun’un 2.maddesi şöyledir:
"Seçimler, serbest, eşit, tek dereceli genel oy esaslarına göreyapılır.
Seçmenoyunu kendisi kullanır.
Oygizli verilir.
Oylarınsayımı, dökümü ve tutanaklara bağlanması açık olarak yapılır."
14. 298 sayılı Kanun'un birinci fıkrasının (10) numaralı bendişöyledir:
"Yüksek Seçim Kurulunun görev veyetkileri şunlardır:
...
10. İl seçim kurulları başkanlıklarınca seçimişlerinin yürütülmesi hakkında sorulacak hususları derhal cevaplandırmak veseçimin bütün yurtta düzenle yapılmasını sağlıyacaktedbirleri almak ve bu hususta gereken genelgeleri zamanında yapmak"
15. Aynı Kanun'un 93. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
"Körler, felçliler veya bu gibi bedeni sakatlıkları açıkca belli olanlar, bu seçim çevresi seçmeni olanakrabalarından birinin, akrabası yoksa diğer herhangi bir seçmenin yardımı ileoylarını kullanabilirler. Bir seçmen birden fazla malule refakat edemez."
B. Uluslararası Hukuk
16. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek 1 No.luProtokol’ün 3. maddesi şöyledir:
"Yüksek Sözleşmeci Taraflar, yasama organının seçilmesinde halkınkanaatlerinin özgürce açıklanmasını sağlayacak şartlar içinde, makularalıklarla, gizli oyla serbest seçimler yapmayı taahhüt ederler."
17. Birleşmiş Milletler EngelliKişilerin Haklarına Dair Uluslararası Sözleşme'nin "Siyasi ve toplumsal yaşama katılım" kenarbaşlıklı 29. maddesinin (a) bendi şöyledir:
Taraf Devletler, engelli kişilere siyasi hakları ve bu haklardanbaşkaları ile eşit bir şekilde yararlanma fırsatını tanıyacaklardır veaşağıdaki taahhütlerde bulunmaktadırlar:
(a) Aşağıdakilerin gerçekleştirilmesi yoluyla engelli kişilerin, seçmeve seçilme hakkı ve fırsatı dahil olmak üzere doğrudan veya serbestçe seçilentemsilciler yoluyla başkaları ile eşit bir şekilde siyasi ve toplumsal yaşamaetkin ve tam olarak katılmalarının sağlanması:
(i) Oy kullanma usulleri, yerleri ve malzemelerinin uygun, erişilebilirve kolayca anlaşılabilir ve kullanılabilir olmasının sağlanması;
(ii) Engelli kişilerin seçimlerde ve referandumlarda baskı olmadangizli oy kullanma, seçimlerde aday olma, hükümetin her düzeyinde etkin şekildegörev yapma ve bütün kamu görevlerini ifa etme haklarının korunması vegerektiğinde yardımcı ve yeni teknolojilerin kullanılmasının kolaylaştırılması;
(iii) Engelli kişilerin seçmen olarak iradelerinin serbestçe ifadeedilmesinin sağlanması ve bu amaçla gerektiğinde talepleri üzerine kendiseçecekleri bir kişinin yardımı ile oy kullanmalarına izin verilmesi;
..."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
18. Mahkemenin 27/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddialarıve Bakanlık Görüşü
19. Başvurucu, 298 sayılı Kanun'un 93. maddesinde yer alan hükümnedeniyle görme engelli vatandaşların başkasının yardımı olmaksızın oykullanamadığını; bu durumun serbest, bireysel ve gizli oy kullanma hakkınıihlal ettiğini ileri sürmüştür. Başvurucu; her seçim döneminde bu ihlalintekrar ettiğini, anılan hükmün görme engelli vatandaşların iradesini yoksaydığını ve refakatçisinden farklı siyasi görüşe sahip olan görme engellibireylerin gizli ve serbest oy kullanma hakkının güvencesi olamadığınıbelirtmiştir. Gizli oy ilkesinin Anayasa'da ve uluslararası sözleşmelerdetanındığının altını çizen başvurucu, ABD ve Fransa'da engelli seçmenleringizlilik içinde kendi başlarına oy kullanmalarını sağlayan cihazlarınkullanımının zorunlu hâle getirildiğini ifade etmiştir. Başvurucu; görmeengelli bir Türk vatandaşı olarak oy kullanmaya ehil olduğu tarihten bu yanaher seçim döneminde gizli oy kullanma hakkının zedelendiğini, dolayısıylaihlalin süreklilik arz ettiğini belirtmiştir. Başvurucu, Anayasa'nın 67.maddesinde güvence altına alınan seçme hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş;ihlalin tespiti ile gizli, bireysel ve serbest oy verme hakkını tam olarakkullanabilmeyi ve ilgili Kanun hükmünün iptal edilmesini talep etmiştir.
20. Bakanlık tarafından sunulan görüşte şunlar belirtilmiştir:
i. Yasama işlemi aleyhine doğrudan bireysel başvuruyapılamayacağından 298 sayılı Kanun'un ilgili hükmünün iptali talep edilen başvurununkonu yönünden yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğunun değerlendirildiğibelirtilmiştir.
ii. Ayrıca, başvurunun doğrudan yasama işlemi aleyhineyapıldığının Mahkemece kabul edilmemesi hâlinde Anayasa Mahkemesinin bireyselbaşvuruları inceleme yetkisinin başladığı 23/9/2012 tarihinden önce yapılanseçimler yönünden zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemezbulunması gerektiği ifade edilmiştir. Anılan tarih ile bireysel başvurununyapıldığı tarih arasında ise yalnızca 10/8/2014 tarihinde Cumhurbaşkanlığıseçiminin yapıldığı, bu seçimin de Sözleşme'nin ek 1 No.lu Protokol'ün 3.maddesi kapsamında bir seçim olarak nitelendirilemeyeceğinden bahisle bu kısımyönünden de konu bakımından yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği değerlendirmesiyapılmıştır. Bakanlık, söz konusu Cumhurbaşkanlığı seçiminde yapılan uygulamanedeniyle uğranıldığı ileri sürülen hak ihlalinin bireysel başvurunun yapıldığıtarih gözetildiğinde oy verme işleminden itibaren otuz gün içinde yapılmadığınıbelirterek bu kısım yönünden başvurunun süresinde de olmadığını beyan etmiştir.
iii. Başvurucunun bireysel başvuruda bulunurken somut bir seçimeyönelik hak ihlali iddiasında bulunmadığını, genel olarak kanun hükmününhaklarını ihlal ettiğini ileri sürdüğünü, bu nedenle de başvurucununşikâyetinin bir halk davası (actio popularis) niteliğinde olup Sözleşme ve Anayasa'nın korumasağladığı bir hak talebi kapsamında bulunmadığı değerlendirmesiyle başvurununkişi bakımından yetkisizlik nedeniyle reddedilmesi gerektiği yönünde görüşbildirmiştir.
21. Başvurucu, Bakanlık görüşüne cevap olarak Mahkememize sunmuşolduğu beyanlarında;
i. Başvurunun yasama işlemine karşı değil yasama işleminin nedenolduğu hak ihlaline karşı yapıldığını,
ii. Oy kullanma ehliyetine sahip olduğu tarihten bu yana herseçimde hak ihlaline uğradığını ve bu ihlalin devam etmekte olduğunu,
iii. Bireysel başvuruda bulunduğu 4/12/2014 tarihinden sonra7/6/2015 ve 1/11/2015 tarihlerinde iki ayrı seçim yapıldığını ve bu seçimlerdede gizli oy kullanma hakkının ihlal edildiğini, ilgili Kanun uygulandığımüddetçe gelecek seçimlerde de bu ihlalin devam edeceğini,
iv. Bireysel başvurunun gizli oy hakkının ihlal edildiği tümseçimler ve ihlalin gerçekleşeceğinin açık olduğu gelecek seçimler içinyapıldığını,
v. İlgili Kanun hükmünün uygulanmasından kaynaklanan hak ihlalinedeniyle oy kullandığı seçimlerde iradesine uygun oy kullanıp kullanmadığınıbilmediğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
22. Anayasa'nın "Seçme,seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakları" kenar başlıklı67. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:
"Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak seçme,seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyettebulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.
Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy,açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır.Ancak, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleriamacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler."
23. Başvuru formunda, görme engellilerin seçimlerde gizli oykullanmalarına olanak tanımayan Kanun hükmünün hak ihlaline yol açtığı ilerisürülmüş ve anılan Kanun'un iptali talep edilmiştir. Bununla birliktebaşvurucu, görme engelli bir vatandaş olarak her seçim döneminde anılan hükmünuygulanmasından doğrudan etkilendiğini ve şahsının gizli oy hakkının ihlaledildiğini de ileri sürmüştür. Bu nedenle somut başvuru, salt doğrudan birkanun hükmünün iptali istemi ya da halk davası (actiopopularis) olarak değerlendirilemeyeceğinden görmeengelli olan başvurucunun yanında refakatçi bulundurmadan oy kullanabilmesininaltyapısının oluşturulmaması nedeniyle seçme hakkının ihlal edildiği iddiası vebu nedenle oluşan mağduriyetinin giderilmesi talebi şeklinde ele alınacaktır.
24. Başvurucu, var olduğunu ileri sürdüğü ihlalin giderilmesitalebiyle herhangi bir kamusal merciye müracaattabulunmaksızın doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunduğundanbaşvurunun olağan kanunyollarının tüketilmiş olması koşulunu taşıyıp taşımadığının ortaya konulmasıgerekmektedir.
25. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrasında bireysel başvurudabulunulmadan önce ihlal iddiasının dayanağı olan işlem, eylem ya da ihmal içinkanunda öngörülmüş olan idari ve yargısal başvuru yollarının tamamınıntüketilmiş olması gerektiği belirtilmiştir. Temel hak ihlallerini önceliklederece mahkemelerinin gidermekle yükümlü olması, kanun yollarının tüketilmesikoşulunu zorunlu kılar (Necati Gündüz veRecep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, §§ 19, 20; Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13,2/7/2013, § 26).
26. Başvuru yollarının tüketilmesi gereğinden söz edilebilmesiiçin öncelikle hukuk sisteminde, hakkının ihlal edildiğini iddia eden kişininbaşvurabileceği idari veya yargısal bir hukuki yolun öngörülmüş olmasıgerekmektedir. Ayrıca bu hukuki yolun iddia edilen ihlalin sonuçlarınıgiderici, etkili ve başvurucu açısından makul bir çabayla ulaşılabilirnitelikte olması ve sadece kâğıt üzerinde kalmayıp fiilen de işlerliğe sahipbulunması gerekmektedir. Olmayan bir hukuki yolun tüketilmesi başvurucudanbeklenemeyeceği gibi hukuken veya fiilen etkili bulunmayan, ihlalin sonuçlarınıdüzeltici bir vasıf taşımayan veya aşırı ve olağan olmayan birtakım şeklîkoşulların öngörülmesi nedeniyle fiilen erişilebilir ve kullanılabilir olmaktanuzaklaşan başvuru yollarının tüketilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır (Fatma Yıldırım, B. No: 2014/6577,16/2/2017, § 39).
27. Anayasa'nın 79. maddesinde seçimlerin, yargı organlarınıngenel yönetim ve denetimi altında yapılacağı ve seçimlerin başlangıcındanbitimine kadar seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütünişlemleri yapma ve yaptırma görevinin Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) ait olduğuifade edilmiştir.
28. Buna göre seçimlerin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ileilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma görev ve yetkisinin YSK'ya verildiğianlaşılmaktadır. Seçimlerin düzen içinde yönetiminin ve dürüstlüğünün gizli oyilkesinin sağlanmasına yönelik tedbirlerin alınmasını da kapsadığı açıktır. Bu bağlamdaseçimlerin gizli oy ilkesine göre yapılmasını temin edecek her türlü tedbirinalınmasının YSK'nın görevleri arasında olduğu söylenebilir. YSK bu görevini 298sayılı Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendindebelirtilen "seçimin bütün yurttadüzenle yapılmasını sağlıyacak tedbirleri alma[nın] ve bu hususta gereken genelgeleri zamanında yapma[nın]" yetkisi kapsamında yerinegetirebilecektir.
29. Başvuru konusu olayda başvurucu, seçimlerin yönetimindensorumlu olan ve seçimlerin dürüstlüğünü temine yönelik her türlü tedbiri almayetkisi bulunan YSK'ya, görme engellilerin refakatçi olmaksızın oykullanabilmelerini sağlayacak altyapının oluşturulması hususunda herhangi birmüracaatta bulunmaksızın refakatçi eşliğinde oy kullanmanın gizli ve serbest oyilkesini ihlal ettiğini ileri sürerek doğrudan Anayasa Mahkemesine bireyselbaşvuruda bulunmuştur. Başvurucu YSK'ya neden başvurmadığına ve YSK'yabaşvuruyu neden etkili bir yol olarak görmediğine ilişkin herhangi biraçıklamada da bulunmamıştır.
30. Yukarıda açıklandığı üzere YSK'nın görme engellilerin gizlive serbest oy ilkesine uygun olarak oy kullanabilmelerini temin edecekaltyapıyı kurmak hususunda gerekli olan yasal yetkilere sahip olduğuanlaşılmaktadır. Dolayısıyla mevzuat düzeyinde bakıldığında YSK'nın bu yöndekitalepleri olumlu karşılama olasılığının bulunduğu görülmektedir. NitekimEngelsiz Erişim Derneği ile Görme Engelliler Teknoloji ve EğitimLaboratuvarı'nın (GETEM) 16 Nisan 2017 tarihli Anayasa Değişikliği Halkoylamasınamünhasır olmak üzere görme engellilerin tek başlarına ve erişilebilir biçimdeoy kullanabilmeleri maksadıyla hazırladığı birleşik oy pusulası ebatlarındakişablon ile dileyen görme engellilerin oy verme kabinine girmelerine izinverilmesi talebiyle yaptıkları başvuru YSK tarafından incelenmiştir. YSK30/3/2017 tarihli ve 435 sayılı karar ile "298 sayılı Kanun'un 90., 93. ve 135/1 sayılı Genelge'nin 32., ve 34.maddeleri uyarınca söz konusu şablonun kullanılmasına engel bir durumbulunmadığından, şablonun kullanılması için izin verilmesine gerekolmadığı" yönünde karar vermiştir. Anılan karar sonrasında16/4/2017 tarihinde gerçekleştirilen halk oylamasında isteyen görme engelliseçmenler bu şablonları kullanarak oy verme işlemini gerçekleştirmişlerdir.
31. Anayasa'nın 79. maddesi uyarınca YSK kararlarının yargıdenetimi dışında bırakılması ve YSK'ya yapılacak bir başvurunun olumsuzsonuçlanması hâlinde bu karara karşı bireysel başvuru imkânının bulunmaması,YSK'ya başvuru yolunun pasifize edilerek doğrudan bireyselbaşvuruda bulunulmasını haklı hâle getirmez. Olağan kanun merciinin vereceğikarara karşı bireysel başvuru yolunun kapalı olması o yolun etkisiz olduğunugöstermez. Bir olağan hukuk yolunun etkililiğinin ölçüsü (varsa) ihlali tespiteyetkili olup olmadığı ve ihlal tespiti halinde ihlalin sonuçlarını giderecekaraç ve imkânlara sahip bulunup bulunmadığıdır. Bu bağlamda YSK, görmeengellilerin gizli ve serbest oy ilkesine uygun oy kullanmalarını teminedebilecek altyapıyı oluşturmak hususunda gereken araç ve imkânlara sahipolduğundan bu yolun etkisiz olduğu söylenemez.
32. Öte yandan devlet yardımından yararlanmak için milletvekiligenel seçimlerinde %3 oy alma şartı aranmasının seçim hakkını ihlal ettiğiiddiasıyla iki siyasi parti tarafındanYSK'ya birmüracaatta bulunulmaksızın doğrudan Anayasa Mahkemesine yapılan bireyselbaşvuruda (Büyük Birlik Partisi ve SaadetPartisi [GK], B. No: 2014/8843, 10/12/2015) başvuru yollarınıntüketilmesi noktasında bir sorun görülmeyerek işin esası incelenmiş ise deanılan başvuru ile somut başvurunun koşullarının aynı olmadığı anlaşılmaktadır.Sözü edilen başvuruda şikâyete konu Kanun hükmü, %3 oy oranının altında kalansiyasi partiler için otomatik olarak hüküm ifade etmekte ve bu partilerindevlet yardımından mahrum kalması sonucunu doğurmaktadır. Anayasa Mahkemesiseçim yardımı için öngörülen %3 barajının yetkili makamlara takdir hakkıvermeyen açık bir kanun hükmünden kaynaklandığını gözeterek YSK'ya başvurunun%3 barajının değiştirilmesi veya kaldırılması hususunda etkili biryol olmadığı sonucuna ulaşmıştır.
33. Somut başvuruda, başvurucunun seçme hakkının ihlaline nedenolduğunu ileri sürdüğü "...körler,felçliler veya bu gibi bedeni sakatlıkları açıkça belli olanlar, bu seçimçevresi seçmeni olan akrabalarından birinin, akrabası yoksa diğer herhangi birseçmenin yardımı ile oylarını kullanabilirler." şeklindeki 298sayılı Kanun'un 93. maddesi hükmünün, fiziksel engeli bulunan vatandaşlara oykullanma işlemi sırasında kolaylık sağlamak amacıyla düzenlendiği ve başkayöntemlerin kullanılmasını yasaklayan emredici bir norm özelliği taşımadığıaçıktır. Bu nedenle, başvurucunun şikâyetinin YSK tarafından ilgili mevzuatçerçevesinde değerlendirilmeye müsait bir şikâyet; YSK'ya yapılacak başvurununda şikâyetin giderilmesi noktasında makul bir başarı şansı sunabilecek ve çözümsağlayabilecek nitelikte, etkili bir hukuk yolu olduğu anlaşılmaktadır.
34. Bu durumda, başvurucunun görme engelli bir vatandaş olarakoy kullanırken gizli ve serbest oy kullanma hakkının ihlal edildiği yönündekiiddiasının incelenme imkânını yetkili makam olan YSK'ya tanımaksızın bireyselbaşvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır. Diğer bir ifadeyle bireysel başvuruya konuedilen şikâyetler, yetkili makamlar önünde ileri sürülmeksizin ilk defa bireyselbaşvuru aşamasında dile getirilmiştir.
35. Açıklanan nedenlerle başvurucunun seçme hakkının ihlaledildiği iddiasına ilişkin olarak idari başvuru yolları tüketilmeden bireyselbaşvuru yapıldığı anlaşıldığından başvurunun başvuruyollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğunakarar verilmesi gerekir.
Üye Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu görüşefarklı gerekçe ile katılmıştır.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Seçme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş olmasınedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA27/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
FARKLI GEREKÇE
1. Görme engelli seçmenin yanında refakatçi bulunmaksızın oykullanabilmesini sağlayacak altyapının oluşturulmaması nedeniyle başvurucununseçme hakkının ihlal edildiği iddiasıyla yapılan başvurunun KABUL EDİLEMEZolduğuna ilişkin sonuç karara katılmakla birlikte, kabul edilemezlikgerekçesinin “başvuru yollarının tüketilmemesi” olamayacağı görüşündeyim.
2. Başvurucunun tüketmesi gereken iç hukuk yolu olarakgösterilen Yüksek Seçim Kurulu (YSK), seçimlerin genel hükümlerine ilişkinolarak kanunlarla belirlenmiş hususları değiştirmek, bunlara ilaveler yapmakveya kanun hükümlerini ihmal yoluyla uygulamadan kaldırmak görev ve yetkisinesahip bir organ değildir. Görme engelli seçmenlerin nasıl oykullanabilecekleri, 298 sayılı Kanun’un 93. maddesinde belirtilmiş; buradabelirtilen yöntemlere ek yöntemlerin YSK tarafından belirlenebileceği şeklindebir hükme de yer verilmemiştir.
3. Demokratik hukuk devletinin temeli olan serbest seçimler,Anayasa'nın 67. maddesindeki serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açıksayım ve döküm esaslarına göre, yargı gözetim ve denetimi altında yapılır.Yine Anayasa'nın 67. maddenin dördüncü fıkrasınagöre seçme hakkının kullanımı kanunla düzenlenir. Kanuni düzenlemelerin iseyasama organının görev ve yetkisi kapsamında ve Anayasa'nın 148. maddesine göreAnayasa Mahkemesinin denetimine tabi olduğunda tereddüt bulunmamaktadır.
4. Anayasa Mahkemesi, seçim kanunlarının anayasal gereklereuygunluğu konusunda daha önce de pek çok kuralı incelemiş olup, bu kapsamda,mektupla oy verilmesine ilişkin yasa kuralını Anayasa'nın gizli oy ilkesineaykırı bularak iptal etmiştir (Anayasa Mahkemesinin 29.5.2008 tarihli veE:2008/33; K:2008/113 sayılı kararı).
5. Öte yandan, oy verme yöntemlerinin YSK tarafındanbelirlenmesi halinde bu yöntemlerin Anayasa'ya uygunluğu denetim dışıkalacaktır. Zira Anayasa'nın 79. maddesi gereğine YSK kararlarına karşı hiçbirmercie başvurulamaz. Anayasa Mahkemesinin istikrar kazanmış içtihatlarında daYSK kararlarına karşı Anayasa Mahkemesine müracaat edilemeyeceğibelirtilmiştir.
6. Bu açılamalar karşısında, engellilerin oy kullanmasınailişkin düzenlemelerin YSK tarafından, anayasallık denetimine de kapalı olarakgerçekleştirilmesine olanak bulunmadığı açıktır. Bu nedenle, görme engellibaşvurucunun, başka bir kişinin yardımı olmaksızın oy kullanabilmesi içinYSK’ya başvurmasının mümkün olmadığını, dolayısıyla tüketilmesi gereken bir içhukuk yolu bulunmadığını kabul etmek gerekir.
7. Öte yandan, bireysel başvurunun, 6216 sayılı Kanun’un 46.maddesi gereğince, güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler tarafındanyapılması gerekir. Başvurucunun oy kullanmasında bir güçlükle karşılaştığı veyakullandığı oyun ifşa edilmesi suretiyle gizliliğinin ihlal edilmesi sonucundabir mağduriyet yaşadığına ilişkin somut bir iddiası olmadığı gibi, bu konudagenel bir soruna işaret temek istediği, başvuru formunda da ifade edilmektedir.Bu durumda Adalet Bakanlığı görüşlerinde de belirtildiği şekilde kişibakımından yetkisizlik kararı verilmesi icap eder.
8. Başvurucunun somut ve güncel bir mağduriyeti bulunduğu farzve kabul edilse dahi, başvurunun, son oy kullanma tarihinden itibaren 30 güniçinde Anayasa Mahkemesine başvurmamış olması nedeniyle, süre aşımı kararıverilmesi gerekir.
9. Başvurunun yukarıdaki iki nedenden biriyle KABULEDİLEMEZLİĞİNE karar verilmesi gerekirken, Anayasal bakımdan mevcut olmayan veuygulanması halinde de ciddi anayasal sakıncalar içerecek olan bir yola (YSK)işaret edilerek, başvuru yollarının tüketilmemesi gerekçesiyle reddinekatılmamaktayım.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT