TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
M.A. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/7305)
Karar Tarihi: 11/6/2018
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Hicabi DURSUN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Kadir ÖZKAYA
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Hüseyin MECEK
Başvurucu
:
M.A.
Vekili
:
Av. Abdulhalim YILMAZ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, idari gözetim altında tutmanın hukuki olmamasınedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; tutulma koşulları nedeniyle dekötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 20/4/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne kararverilmiştir.
5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
8. Türkmenistan Cumhuriyeti vatandaşı ve 1985 doğumlu olanbaşvurucu, ikamet izin süresi dolduktan sonra 13/7/2014'te vize ihlali yaptığıgerekçesiyle yakalanmıştır.
9. Başvurucunun yakalanmasını müteakip yapılan kan tahlilindehepatit taşıyıcısı (HBSAG pozitif) olduğu tespit edilmiştir.
10. Başvurucu, aynı gün Kumkapı Geri Gönderme Merkezineyerleştirilmiştir.
11. İstanbul Valiliğinin 15/7/2014 tarihli kararıyla 4/4/2013tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 54.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d), (e) ve (ğ) bentleri uyarınca kamugüvenliği, kamu sağlığı açısından tehdit oluşturduğu, izinsiz olarak çalıştığıve vize süresi dolduğu gerekçeleriyle sınır dışı etme, aynı Kanun'un 57.maddesi uyarınca da kamu sağlığı ve kamu güvenliği açısından risk oluşturduğugerekçesiyle idari gözetim kararı verilmiştir.
12. Edirne Valiliğince 9/3/2015 tarihinde başvurucunun idarigözetiminin uzatılmasına karar verilmiştir.
13. Başvurucu 23/1/2015'te Kırklareli Geri Gönderme Merkezine, dahasonra da (başvurucunun bildirmediği bir tarihte) Edirne Geri Gönderme Merkezinegetirilmiştir.
14. Başvurucu 5/3/2015'te uluslararası koruma başvurusundabulunmuştur. Göç Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün (GİGM) 13/3/2015 tarihlikararıyla bu talep reddedilmiştir.
15. Başvurucunun idari gözetim kararına karşı muhteliftarihlerde yaptığı itirazları İstanbul 2., 5. ve 6. Sulh Ceza Hâkimliklerinin25/7/2014, 8/8/2014, 9/10/2014, 14/10/2014, 26/1/2015, 13/2/2015 ve 16/3/2015tarihli kararlarıyla reddedilmiştir.
16. Başvurucu son olarak 18/3/2015 tarihinde idari gözetimkararına itiraz etmiştir. İdari gözetimin uzatılmasının 6458 sayılı Kanun'un57. maddesinin (3) numaralı fıkrasına ve 68. maddesine aykırı olduğugerekçesiyle Edirne Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/3/2015 tarihli kararıylabaşvurucunun itirazı kabul edilerek salıverilmesine karar verilmiştir.Başvurucu toplam 250 gün idari gözetim altında tutulduktan sonra 20/3/2015'teserbest bırakılmıştır.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
17. 6458 sayılı Kanun, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu ile 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza MuhakemesiKanunu'nun ilgili maddeleri B.T. ([GK],B. No: 2014/15769, 30/11/2017, §§ 19-21) kararında açıklanmıştır.
B. Uluslararası Hukuk
18. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) ilgilimaddeleri, tutulma koşullarından dolayı kötü muamele yasağı, etkili başvuru ilekişi hürriyeti ve güvenliği haklarına dair Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin(AİHM) uygulaması B.T. (Aynıkararda bkz. §§ 23-38) kararında açıklanmıştır.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
19. Mahkemenin 11/6/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Kötü Muamele Yasağınınİhlal Edildiğine İlişkin İddia
20. Başvurucu; tutulma koşullarının insan onuru ve haysiyetiylebağdaşmayacak ölçüde kötü olduğunu, bu koşullara karşı sonuç alabileceği etkilibir başvuru yolunun bulunmadığını belirterek adil yargılanma hakkının, kötümuamele yasağı ve bununla bağlantılı olarak da etkili başvuru hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Yabancıların ülkeye girişleri, ülkedeikametleri ve ülkeden sınır dışı edilmeleriyle ilgili işlemler medeni hak ve yükümlülük veya bir suç isnadının esasının kararabağlanmasıyla ilgili olmadığından (Z.M. veI.M., B. No: 2015/2037, 6/1/2016, §§ 62, 63) adil yargılanma hakkıyönünden ayrıca inceleme yapılmamıştır.
22. Anayasa Mahkemesi birçok kararında, idari gözetim altındatutulan yabancıların tutulma koşullarını kötü muamele yasağı kapsamındaincelemiştir (Rıda Boudraa, B. No:2013/9673 , 21/1/2015; K.A. [GK], B. No: 2014/13044, 11/11/2015; F.A. ve M.A., B. No: 2013/655, 20/1/2016; A.V. ve diğerleri, B. No: 2013/1649,20/1/2016; F.K. ve diğerleri, B.No: 2013/8735, 17/2/2016; T.T., B.No: 2013/8810, 18/2/2016; A.S.,B. No: 2014/2841, 9/6/2016; I.S. vediğerleri, B. No: 2014/15824, 22/9/2016).
23. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesişöyledir:
"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanunyollarının tüketilmiş olması şarttır."
24. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarınıntamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."
25. Anayasa Mahkemesi K.A.(Aynı kararda bkz. §§ 80, 81) kararında olumsuz tutulma koşulları nedeniyleuğranılan zararın tazminine ilişkin etkili idari ve yargısal bir başvuruyolunun bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Anayasa Mahkemesi, bu kanaate varırkentutulma koşullarından çekilen ızdırap için tazminatahükmedildiğini gösteren herhangi bir adli veya idari yargı kararınınbulunmadığı hususunu gözönünde bulundurmuştur.
26. Ancak Anayasa Mahkemesi,B.T.başvurusunda bu içtihadını gözden geçirerekbaşvuruyollarının tüketilmemesi nedeniyle başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. AnayasaMahkemesi idari gözetim altında tutulma yerlerinin yönetim, denetim veişletilmesinin İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen bir kamu hizmetiolduğunu, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre idari işlem ve eylemlerdendolayı kişisel hakkı doğrudan muhtel olanlarca idariyargıda tam yargı davası açılabileceğini, teorik düzeyde mevcudiyeti tespitedilen bu yolun -sırf bilgi eksikliği nedeniyle- fiiliyatta hiçişletilmemesinin etkisiz olduğu biçiminde yorumlanamayacağını belirtmiş veyabancının salıverilmesi hâlinde etkili hukuk mekanizmasının tam yargı davasıolduğunu ifade etmiştir (B.T., §§45-58).
27. Başvuruya konu somut olayda bu ilkelerden ayrılmayıgerektiren bir husus bulunmamaktadır.
28. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmiştir.
29. Bununla birlikte bu aşamada oluşan durum nedeniyle eldekibaşvuru yönünden işbu kararın ardından açılması muhtemel idari davanın süresineilişkin olarak bir hususun açıklığa kavuşturulması zorunluluğu hasıl olmuştur.
30. Öncelikle vurgulanmalıdır ki idari yargı yerlerinde açılacakdavaların süresine ilişkin koşulları incelemek ve idari davaların süresindeaçılıp açılmadığını değerlendirmek ilgili mahkemelerin takdirindedir. Öteyandan inceleme konusu başvuruda olduğu gibi B.T.kararındaki içtihat değişikliğinin Resmî Gazete'deyayımlandığı 16/2/2018 tarihinden önce tam yargı davası yolu tüketilmeden,doğrudan Anayasa Mahkemesine yapılan müracaatların başvuru yollarınıntüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmasını müteakiben açılacak davalardadava açma süresinin derece mahkemelerince bu kişilerin mahkemeye erişimhaklarının ihlaline neden olmayacak biçimde değerlendirilmesi gerektiğine deişaret edilmelidir (B.T., § 59).
31. Kötü muamele yasağı yönünden başvuru yollarının tüketilmemesineistinaden kabul edilemezlik kararı verildiğinden anılan yasakla bağlantılıolarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlaledildiği iddiasının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
B. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlalEdildiğine İlişkin İddia
32. Başvurucu; 6458 sayılı Kanun'da ve Anayasa'nın 19.maddesinde öngörülen güvencelere aykırı olarak özgürlüğünden yoksunbırakıldığını, gözetim altına alınırken hâkim önüne derhâl çıkarılmadığını,gözetim kararına karşı yasal hakları konusunda bilgilendirilmediğini, gözetimaltına alındığının yakınlarına haber verilmediğini, açıklanan ihlal iddialarınailişkin olarak Türk hukukunda başvurabileceği ve tazminat talep edebileceğietkili bir yol bulunmadığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği ile etkilibaşvuru haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
33. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,§ 16). Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrasında, hürriyeti kısıtlanankişiler için güvence altına alınan bir yargı merciine etkili başvuru hakkıAnayasa’nın 40. maddesinin özel bir hâlini ifade ettiğinden 40. madde yönündenayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.
34. Anayasa Mahkemesi 6458 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği11/4/2014 tarihinden sonra idari gözetim altında bulundurulan yabancılarıngerek idari gözetim kararının idarece resen sonlandırılması gereksetutulanların sulh ceza hâkimliğine yaptıkları itiraz üzerine serbestbırakılmalarını müteakiben kendisine yapılan başvurularda; Anayasa'nın 19.maddesine ve 6458 sayılı Kanun'daki usule aykırı şekilde ülkeye girmek isteyenveya giren ya da hakkında sınır dışı etme kararı verilen bir kişininyakalanması veya gözetim altına alınması uygulamasında tutma kararı vermeişleminin koşulları, süresi, sürenin uzatılması, ilgiliye bildirilmesi, idarigözetim kararına karşı başvuru yolları gibi usul güvencelerine aykırılıktandolayı bu başlık altında yapılan şikâyetlerden ötürü ihlal kararları vermiştir(K.A., I.S. ve diğerleri).
35. Ancak Anayasa Mahkemesi, idari gözetim altına alınanyabancıların kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ilgilendiren ihlaliddialarında B.T. başvurusuylaiçtihat değişikliğine gitmiştir. Anılan başvuruda Anayasa Mahkemesi 2577 sayılıKanun'un 2. maddesinin idari işlem veya eylem türleri yönünden herhangi birayrım yapılmadığından idari fonksiyona giren her türlü işlem veya eylemsebebiyle oluşan zararın tazmininin bu kurala dayanılarak açılacak tam yargıdavasıyla istenebilmesi için yeterli bir yasal zemin oluşturduğunu, -sırf bilgieksikliği nedeniyle- fiiliyatta bu yolun işletilmemesinin etkisiz olduğubiçiminde yorumlanamayacağını, hukuka aykırı biçimde tutulan yabancılaryönünden tam yargı davasının etkili bir hukuk mekanizması olduğunu belirtmiştir(B.T., §§ 52, 54).
36. Fakat kararda Anayasa Mahkemesi 6458 sayılı Kanun'un 57.maddesine göre hukuki niteliği itibarıyla idari bir işlem olduğu hâldeyabancıyı özgürlüğünden yoksun bırakan mahiyetini de dikkate alan kanunkoyucunun idari gözetim kararına karşı itiraz mercii olarak münhasıran sulhceza hâkimliklerini tayin ettiğini, bu açıdan idare mahkemelerinin idarigözetim kararının hukuka uygunluğunun denetimi konusunda herhangi bir yetkisibulunmadığından sulh ceza hâkimliğine itiraz edilmeden idari yargıda tam yargıdavası açılamayacağını açıklamıştır (B.T., §§70, 71).
37. Öte yandan sulh ceza hâkiminin idari gözetim kararınınhukuka uygun olduğuna hükmetmesi durumunda -idari yargı merciinin idari gözetimkararının hukukiliğini denetleme yetkisinin bulunmadığı gözetildiğinde- 2577sayılı Kanun'un 2. maddesinde öngörülen tam yargı davasının idari gözetimkararının hukuka aykırı olduğu şikâyetlerine bağlı tazminat istemi yönündenetkisiz hâle geleceği anlaşılmaktadır. Bu gibi hâllerde sulh ceza hâkiminin retkararından itibaren süresi içinde doğrudan Anayasa Mahkemesine bireyselbaşvuruda bulunulabilir (B.T., § 72).
38. Sulh ceza hâkiminin idari gözetim kararının hukuka aykırıolduğu gerekçesiyle itirazı kabul etmesi hâlinde tam yargı davası açılmasınıengelleyici bir düzenleme bulunmadığından bu yol tüketilmeden AnayasaMahkemesine bireysel başvuruda bulunulamaz (B.T.,§ 73).
39. Yukarıdaki açıklamaların ışığında Edirne Sulh CezaHâkimliğinin 20/3/2015 tarihli kararı üzerine idari gözetimi sona erenbaşvurucunun uğradığını öne sürdüğü maddi ve manevi zararının karşılanmasıbakımından başarı şansı sunma, yeterli giderim sağlama kapasitesini haiz veulaşılabilir olduğu görülen tam yargı davasıyolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmadığı sonucunavarılmıştır.
40. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
41. Başvurucunun bu karardan sonra idari yargıda açacağı davasüresi hususunda kötü muamele yasağının incelendiği kısımda yapılanaçıklamaların (bkz. § 30) burada da geçerli olduğu ifade edilmelidir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizlitutulması talebinin KABULÜNE,
B. Başvurunun başvuruyollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurucunun yargılamagiderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 11/6/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLEkarar verildi.