TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
MAGOMED EMİN OSMAEV BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2016/70639)
Karar Tarihi: 25/9/2019
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Recep KÖMÜRCÜ
M.Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Raportör
:
Sinan ARMAĞAN
Başvurucu
:
Magomed Emin OSMAEV
Vekili
:
Av. Nurali ÇİTİL
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, insan haysiyetiyle bağdaşmayan koşullarda hukukaaykırı olarak idari gözetim altında tutulma nedeniyle kişi hürriyeti vegüvenliği hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarınailişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra başvuru Komisyona sunulmuştur.
3. Başvurucu bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılamaimkânının bulunmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur.
4. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne vebaşvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına kararverilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
6. Başvurucu, Rusya Federasyonu vatandaşı olup 1984 doğumludur.
7. Başvurucu, Türkiye'ye hangi yolla ve ne zaman giriş yaptığınıbildirmemiştir. Başvurucu hakkında yürütülen bir adli soruşturmada 29/4/2016tarihinde -belli aralıklarla karakolda imza atma ve yurt dışına çıkma yasağışartıyla- adli kontrol kararı verilmiştir.
8. Adli kontrol kararı verilen başvurucunun Antalya Valiliğinin3/5/2016 tarihli kararıyla -4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar veUluslararası Koruma Kanunu’nun 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) ve(d) bentleri uyarınca- sınır dışı edilmesine ve altı ay süreyle idari gözetimaltına alınmasına karar verilmiştir.
9. Başvurucu, tutulmakta olduğu Antalya Geri GöndermeMerkezinden Antalya İl Göç İdaresi Müdürlüğünün kararıyla 2/9/2016 tarihindesalıverilmiştir.
10. Başvurucu 3/10/2016 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
11. İlgili hukuk için bkz. B.T.(GK), B. No: 2014/15769, 30/11/2017, §§ 19-38.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
12. Mahkemenin 25/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
13. Başvurucu; usule ilişkin güvencelerdenfaydalandırılmaksızın, hukuka aykırı şekilde idari gözetim altında tutulduğunu,tutulma koşullarının insan haysiyetiyle bağdaşmayacak ölçüde kötü olduğunu,yaşamının kameralarla sürekli kayıt altına alındığını, bu koşullara karşı makulsürede sonuç alabileceği etkili bir başvuru yolunun bulunmadığını belirterek etkilibaşvuru, kişi hürriyeti ve güvenliği hakları ile kötü muamele yasağının ihlaledildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
14. Anayasa Mahkemesi, B.T. başvurusundaidari gözetim altında tutulma yerlerinin yönetim, denetim ve işletilmesinin İçişleriBakanlığı tarafından yürütülen bir kamu hizmeti olduğunu, 6/1/1982 tarihli ve2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesine göre idari işlem veeylemlerden dolayı kişisel hakkı doğrudan etkilenenlerin idari yargıda tamyargı davası açabileceğini, teorik düzeyde mevcudiyeti tespit edilen bu yolun-sırf bilgi eksikliği nedeniyle- fiiliyatta hiç işletilmemesinin etkisiz olduğubiçiminde yorumlanamayacağını belirtmiş ve yabancının salıverilmesi hâlindeetkili hukuk mekanizmasının tam yargı davası olduğunu ifade etmiştir (B.T., §§ 45-58).
15. Anayasa Mahkemesi aynı başvuruda, idari gözetimi sonaerdirilen başvurucuların hukuka aykırı olarak idari bir kararlaözgürlüklerinden yoksun bırakılmaları nedeniyle uğradıklarını öne sürdüklerimaddi ve manevi zararlarının karşılanması bakımından başarı şansı sunma,yeterli giderim sağlama kapasitesini haiz ve ulaşılabilir olduğu görülen tam yargı davası yolu tüketilmeden yapılanbaşvuruların incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmadığı sonucuna varmıştır (B.T., § 73; A.A., B. No: 2014/18827, 20/12/2017, § 37).
16. Anayasa Mahkemesi R.M. vediğerleri (B. No: 2015/19133, 17/4/2019) başvurusunda bir kez dahayukarıda yer verilen ilkelere bağlı kaldığını vurgulamıştır (aynı kararda bkz.§ 31). Başvurucuların geri gönderme merkezinde tutulmaları nedeniyle kötümuamele yasağı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğiiddiaları bakımından açıklanan ilkelerden ayrılmayı gerektiren bir hususbulunmamaktadır.
17. Açıklanan gerekçelerle başvurunun, diğer kabul edilebilirlikkoşulları yönünden incelenmeksizin başvuruyollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
18. Bununla birlikte bu aşamada oluşan durum nedeniyle mevcutbaşvuru yönünden işbu kararın ardından açılması muhtemel idari davanın süresineilişkin olarak bir hususun açıklığa kavuşturulması zorunluluğu hasıl olmuştur.
19. Öncelikle vurgulanmalıdır ki idari yargı yerlerinde açılacakdavaların süresine ilişkin koşulları incelemek ve idari davaların süresindeaçılıp açılmadığını değerlendirmek ilgili mahkemelerin takdirindedir. Öteyandan inceleme konusu başvuruda olduğu gibi B.T.kararındaki içtihat değişikliğinin Resmî Gazete'deyayımlandığı 16/2/2018 tarihinden önce tam yargı davası yolu tüketilmeden,doğrudan Anayasa Mahkemesine yapılan müracaatların başvuru yollarınıntüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmasını müteakip açılacak davalardadava açma süresinin derece mahkemelerince bu kişilerin mahkemeye erişim haklarınınihlaline neden olmayacak biçimde değerlendirilmesi gerektiğine de işaretedilmelidir (B.T., § 59).
20. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile kötü muamele yasağıyönünden başvuru yollarının tüketilmemesine istinaden kabul edilemezlik kararıverildiğinden anılan yasak ve hakla bağlantılı olarak Anayasa'nın 40.maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasının buaşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun başvuruyollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca adli yardım talebikabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAFTUTULMASINA 25/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.