TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
MAHMUT TANAL BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/11368)
Karar Tarihi: 23/7/2014
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
Engin YILDIRIM
Raportör
:
Akif YILDIRIM
Başvurucu
:
Mahmut TANAL
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvurucu, Başbakan Recep TayyipErdoğan’ın Cumhurbaşkanlığına aday olması nedeniyle anayasal haklarının ihlaledildiğini ileri sürmüştür.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru, 11/7/2014tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idariyönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bireksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 16/7/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
4. Başvuru formu ve eklerinde ifadeedildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:
5. Yüksek Seçim Kurulununcumhurbaşkanı seçimi geçici aday listesine ilişkin kararı 8/7/2014tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
6. Başvurucu, Yüksek Seçim Kurulununbu kararına 9/7/2014 tarihinde itiraz etmiştir.
7. Cumhurbaşkanı seçimi kesin adaylistesiyle ilgili Yüksek Seçim Kurulunun 10/7/2014tarih ve 2014/3227 sayılı kararının 11/7/2014 tarihli Resmî Gazete’deyayımlanması ile başvurucunun itirazının reddedildiği anlaşılmaktadır.
8. Yüksek Seçim Kurulunun “kesin aday listesi”ne ilişkin kararının ilgilikısmı şu şekildedir:
“… İlk oylaması 10 Ağustos 2014Pazar günü, ilk oylamada geçerli oyların salt çoğunluğu sağlanamadığı takdirdeikinci oylaması 24 Ağustos 2014 Pazar günü yapılacak olan Cumhurbaşkanı Seçiminedeniyle aday gösterilenlere ilişkin itirazlarYüksek Seçim Kurulunca karara bağlanmış olup.
-EkmeleddinMehmet İHSANOĞLU,
-Recep Tayyip ERDOĞAN,
-Selahattin DEMİRTAŞ'tan
oluşan"KESİN ADAY LİSTESİ"nin 6271 sayılıCumhurbaşkanı Seçimi Kanunu'nun 10. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 11Temmuz 2014 Cuma günü Resmî Gazete'de yayımlanmasınakarar verilmesi gerekmiştir…”
9. Başvurucu, itirazının reddedilmesiüzerine 11/7/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
B. İlgili Hukuk
10. 19/1/2012 tarih ve 6271 Sayılı CumhurbaşkanıSeçimi Kanunu'nun “İtiraz ve kesin adaylistesi” kenar başlıklı 10. maddesi ile aynı Kanun’un “Adayların görevden ayrılması ve göreve dönmesi”kenar başlıklı 11. maddesinin (1) numaralı fıkrası.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
11. Mahkemenin 23/7/2014tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 11/7/2014 tarih ve 2014/11368numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
12. Başvurucu, Adalet ve KalkınmaPartisi hükümetinin ve bu partinin temsilcisi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ınfarklı mezhep, din, etnik kökene sahip vatandaşları birbirinden ayrıştıraneylem ve söylemlerde bulunduğunu, bu durumun ülkede iç çatışma ve şiddetinartmasına sebep olduğunu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığınaaday olmasının hukuksuz olduğunu, adaylığının iptal edilmesi gerektiğinibelirterek, Anayasa'nın 17., 19., 20., 24., 25., 26.,27., 28., 30., 34., 36., 38. ve 40. maddelerinin ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
B. Değerlendirme
13. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncüfıkrasının son cümlesi şöyledir:
“Başvuruda bulunabilmek içinolağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.”
14. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncüfıkrası şöyledir:
“Herkes, Anayasada güvencealtına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesikapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıylaAnayasa Mahkemesine başvurabilir. ...”
15. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı 45.maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“Herkes, Anayasada güvence altına alınmıştemel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ekTürkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücütarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.”
16. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel başvuru hakkına sahip olanlar”kenar başlıklı 46. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“Bireysel başvuru ancakihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel vekişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir.”
17. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel başvuru hakkına sahip olanlar”başlıklı 46. maddesinde kimlerin bireysel başvuru yapabileceği sayılmış olup,anılan maddenin (1) numaralı fıkrasına göre; bir kişinin Anayasa Mahkemesinebireysel başvuruda bulunabilmesi için üç temel ön koşulun birlikte bulunmasıgerekmektedir. Bu önkoşullar, başvuruya konu edilen ve ihlale yol açtığı ilerisürülen kamu gücü eylem veya işleminden ya da ihmalinden dolayı, başvurucunun “güncel bir hakkının ihlal edilmesi”, buihlalden dolayı kişinin “kişisel olarak”ve “doğrudan” etkilenmiş olmasıve bunların sonucunda başvurucunun kendisinin “mağdur”olduğunu ileri sürmesi gerekir (B. No: 2013/6179, 20/3/2014,§ 24).
18. Bu üç temel koşula ilave olarak 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” başlıklı 45.maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre Anayasa Mahkemesine ancak Anayasadagüvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden, Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi (AİHS) ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındakiherhangi birinin ihlal edildiği iddiasıyla başvurulabilir. Buradan çıkan sonuca göre Anayasadagüvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden, AİHS ve buna ek Türkiye’nintaraf olduğu protokoller kapsamında bir hakkı doğrudan etkilenmeyen kişi “mağdur” statüsü kazanamaz (B. No:2013/6179, 20/3/2014, § 25).
19. Bireysel başvuruda “mağdur” kavramı, davada menfaat veya davaehliyeti kuralları gibi kurallardan bağımsız bir şekilde yorumlanır (Gorraiz Lizarraga veDiğerleri/İspanya, B. No: 62543/00, 10/11/2004,§ 35). Ayrıca “mağdur” kavramınınyorumu, günümüzde toplumun koşulları ışığında değişime tabi olup, bu kavramaşırı biçimcilikten uzak bir şekilde uygulanmalıdır (Gorraiz Lizarraga ve Diğerleri/İspanya, §38).
20. Kendilerinin belirli bir işlemdendoğrudan etkilenme tehdidiyle ya da tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını vedolayısıyla potansiyel olarak mağdur olduklarını iddia eden başvurucular ileyalnızca ulusal hukukları değiştirmeyi veya toplumun menfaatinin korunmasınıamaçlayan başvurular arasında dikkatli bir ayrım yapılmalıdır. Bu sonbahsedilen türdeki ve içtihatta “halk davası”(actio popularis) olarakisimlendirilen başvurulara bireysel başvuru hakkı tanınmamıştır (bkz. Klass ve Diğerleri/Almanya, B.No:5029/71, 6/9/1978,§33; Altuğ Taner Akçam/Türkiye, B.No: 27520/07, 25/10/2011, §66). Dolayısıyla bireylerin,kendi bireysel hakkının ihlal edildiğini ileri sürmeksizin toplumunmenfaatlerinin ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvurudabulunma hakkı bulunmamaktadır.
21. Başvuru konusu olayda ilk oylaması 10/8/2014 tarihinde yapılacak olan Cumhurbaşkanı seçimigeçici aday listesine ilişkin Yüksek Seçim Kurulu kararı 8/7/2014 tarihindeResmî Gazete’de yayımlanmıştır. Adaylara ilişkinitirazlar Yüksek Seçim Kurulunun 10/7/2014 tarih ve2014/3227 sayılı kararı ile değerlendirilmiş ve reddedilmiştir. Başvurucu,Başbakanın Cumhurbaşkanlığına aday olmasının hukuksuz olduğunu, adaylığınıniptal edilmesi gerektiğini belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvurudabulunmuştur.
22. Başvurucu, Başbakan Recep TayyipErdoğan'ın farklı mezhep, din, etnik kökene sahip vatandaşları birbirindenayrıştıran eylem ve söylemlerde bulunduğunu, bu durumun ülkede iç çatışma veşiddetin artmasına sebep olduğunu, Başbakan’ın Cumhurbaşkanı adayı olmasınınAnayasa’ya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Yüksek Seçim Kurulunun,Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin söz konusu kararlarının başvurucununhaklarına bir müdahale oluşturduğundan bahsedilemez. Dolayısıyla Başbakan RecepTayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı adaylığına ilişkin Yüksek Seçim Kurulukararları nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenmeyenbaşvurucunun, bireysel başvuru yapma hakkı bulunmamaktadır.
23. Açıklanan nedenlerle, başvurucununihlale neden olduğunu ileri sürdüğü Yüksek Seçim Kurulu kararlarından kişiselolarak etkilenmediği anlaşıldığından, başvurunun, diğer kabul edilebilirlikkoşulları yönünden incelenmeksizin “kişiyönünden yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle, başvurunun “kişi yönünden yetkisizlik” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılamagiderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına, 23/7/2014tarihinde OY BİRLİĞİYLE kararverildi.