TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
MAHMUT AVCİL BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/7280)
Karar Tarihi: 17/11/2014
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör
:
Murat AZAKLI
Başvurucu
:
Mahmut AVCİL
Vekili
:
Av. Yılmaz FİDAN
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucu,13/6/1990 tarihinde Savur Kadastro Mahkemesinde Maliye Hazinesi aleyhine açtığıkadastro tespitine itiraz davasında yargılamanın halen devam ettiğinibelirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ilerisürmüş ve tazminat talep etmiştir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 27/9/2013 tarihindeAnayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemedebaşvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespitedilmiştir.
3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 11/11/2013 tarihinde, kabuledilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölümegönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bölümtarafından 4/12/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesininbirlikte yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru konusu olay veolgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet Bakanlığınagönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 26/12/2013 tarihli görüş yazısı başvurucuyatebliğ edilmiş, başvurucu karşı beyanda bulunmamıştır.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve ekleri ilebaşvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylarözetle şöyledir:
7. Mardin ili Savur ilçesi Şenocak köyü 120 parsel numaralıtaşınmaz, 1984 yılında yapılan kadastro çalışması sonunda Maliye Hazinesi adınatespit edilmiştir.
8. Başvurucu, anılan taşınmazın kendisine ait olduğuiddiasıyla Maliye Hazinesi aleyhine, 13/6/1990 tarihinde Savur KadastroMahkemesinde kadastro tespitine itiraz davası açmıştır.
9. Yargılama Savur Kadastro Mahkemesinin E.1990/43 sayılıdava dosyasında devam etmektedir.
B. İlgiliHukuk
10. 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 30. maddesi ile 21/6/1987 tarih ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun25. maddesinin birinci fıkrası, 28. maddesinin birinci fıkrası, 29. maddesininbirinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 30. maddesinin birinci ve ikincifıkraları, 32. maddesinin birinci fıkrası ve 36. maddesinin birinci fıkrasınınson cümlesi.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
11. Mahkemenin 17/11/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,başvurucunun 27/9/2013 tarih ve 2013/7280 numaralı bireysel başvurusu incelenipgereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
12. Başvurucu, 13/6/1990 tarihinde Savur KadastroMahkemesinde Maliye Hazinesi aleyhine açtığı kadastro tespitine itiraz davasınınhalen devam ettiğini, taşınmazı yirmi üç yıldan fazla süredir kullanamadığını,yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, mülkiyet ve adilyargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
1. KabulEdilebilirlik Yönünden
13. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda, açıkçadayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesinigerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabuledilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
14. Başvurucu, Savur Kadastro Mahkemesinde açtığı kadastrotespitine itiraz davasının makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, mülkiyetve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
15. Adalet Bakanlığı, görüş yazısında, makul sürede yargılamayapılmadığı iddialarına yönelik olarak görüş sunulmayacağını, mülkiyet hakkınınihlali iddialarına yönelik olarak ise taşınmazın mülkiyetine ilişkinyargılamanın devam etmesi nedeniyle mevcut durumda başvurucunun mülkiyethakkının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiğini bildirmiştir.
16. Anayasa ve Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ortak koruma alanı dışında kalan bir hakihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesimümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupaİnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanmahakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesindeyer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi deAnayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgilihükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle,Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanmahakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesikapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul süredeyargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanmahakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olansüratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141.maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma hakkınındeğerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B. No:2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).
17. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunundavanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, birdavanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulmasıgereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45)
18. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesiuyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul süredekarara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda, taşınmaz mülkiyetihakkında Savur Kadastro Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itirazdavasında, 3402 ve 6100 sayılı Kanun’larda yer alanusul hükümlerine göre yürütülen somut yargılama faaliyetinin, medeni hak veyükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13,2/7/2013, § 49).
19. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak,uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, başkabir deyişle davanın ikame edildiği tarih olup, bu tarih somut başvuru açısından13/6/1990 tarihidir.
20. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını dakapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam edenyargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasınıiçeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da yapılabilmesiolanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas alınacak sürenin bitiş anı bireyselbaşvurunun karara bağlandığı tarihtir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).
21. Başvuruya konu yargılamasürecinin incelenmesinde, Savur ilçesi Şenocak köyünde bulunan 120 parselnumaralı taşınmazın kadastro tespiti sırasında Maliye Hazinesi adına tespitedilmesi üzerine, başvurucu tarafından 13/6/1990 tarihinde Savur KadastroMahkemesinde tespite itiraz davsı açıldığıanlaşılmıştır. Mahkemece, eski tapu kayıtları çıkarılmış, kadastro tespittutanakları ile taşınmazın krokisi getirtilerek keşif yapılmasına kararverildiği belirlenmiştir. Keşif ara kararlarının bilirkişi temin edilememesi,güvenlik, hava şartları, hâkim değişikliği gibi nedenlerle birçok defa yerinegetirilmediği, 13/3/2014 tarihinde keşif yapılabildiği anlaşılmıştır.Yargılamanın halen Savur Kadastro Mahkemesinin E.1990/43 sayılı dava dosyasındadevam ettiği belirlenmiştir.
22. İlgili yargılama evrakınınincelenmesinden, başvuruya konu yargılamanın kadastro mahkemesi önünde sürdüğügörülmekle, 3402 sayılı Kanun’da yer alan özel usul hükümleri ile medeni hak veyükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkları konu alan yargılama faaliyetleri için geçerligenel usuli hükümler içeren 6100 sayılı Kanun’a tabibir yargılama faaliyetinin söz konusu olduğu ve 3402 sayılı Kanun’da yer alanözel usul hükümleri ile 6100 sayılı Kanun’un 30. maddesinin, uyuşmazlıklarınmakul sürede çözümlenmesi gerekliliğini ortaya koyduğu anlaşılmaktadır (§ 10).
23. Kadastro mahkemesinezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar dahaönce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından,özellikle 3402 sayılı Kanun’da yer alan ve yargılamada sürati temin etmeyehizmet eden özel usul hükümlerinin nazara alınmadığı göz önünde bulundurularakmakul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde kararlar verilmiştir(B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 54-64; B. No: 2012/12, 17/9/2013, §§ 53-62; B. No: 2013/1115, 5/12/2013, §§ 60-67; 2012/673, 19/12/2013, §§ 37-43).
24. Başvuruya konu davanıntaraflarında yer alan kişi sayısı ve mahiyeti nedeniyle icrası gereken usulişlemlerinin niteliği başvuruya konu yargılamanın karmaşık niteliğininbulunmadığını ortaya koyduğu, davaya bütün olarak bakıldığında, 3402 sayılıKanun’da yer alan usul hükümlerine tabi bir yargılama sürecine ilişkin somutbaşvuru açısından farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığıve yirmi dört yılı aşkın yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmeninolduğu sonucuna varılmıştır.
25. Açıklanan nedenlerle,başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
26. Başvurucu ayrıca, uzun sürenyargılama nedeniyle taşınmazdan yararlanamadığı gibi taşınmazdan sağlanan gelirdesteğinden de mahrum kaldığını belirterek, Anayasa’nın 35. maddesindetanımlanan mülkiyet hakkının ihlal edildiğini iddia etmiş olup, başvurucununmakul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönünde yukarıda yer verilentespitler ışığında, mülkiyet haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarınınayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
27. Başvurucu, 100.000,00 TLmaddi, 200.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
28. 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Kararlar” kenarbaşlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Tespit edilen ihlalbir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmakiçin yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yenidenyargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehinetazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolugösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, AnayasaMahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
29. Başvurucunun tarafı olduğuuyuşmazlığa ilişkin yirmi dört yılı aşkın yargılama süresi nazara alındığında,yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiylegiderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net 28.250,00 TLmanevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
30. Başvurucu tarafından madditazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile iddiaedilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,başvurucunun maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
31. Başvurucu tarafından yapılanve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 198,35 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 1.698,35 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
32. Başvuruya konu yargılamanınyirmi dört yıldır devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma hakkınıihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan biryargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğüzararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısasürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın birörneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Başvurucunun,
1.Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının KABULEDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2.Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanmahakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
B. Başvurucuya net 28.250,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE,başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,
C. Başvurucu tarafından yapılan 198,35 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 1.698,35 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYAÖDENMESİNE,
D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemedegecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal faiz uygulanmasına,
E. Kararın bir örneğinin Savur Kadastro Mahkemesine gönderilmesine,
17/11/2014tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.