TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
MAHMUT KARA BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2018/31825)
Karar Tarihi: 20/4/2020
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Hicabi DURSUN
Muammer TOPAL
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Zehra GAYRETLİ
Başvurucu
:
Mahmut KARA
Vekili
:
Av. Bilge TOSUN BAŞLAMIŞLI
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, işçilik alacağından kaynaklanan alacak davasındadelillerin eksik ve hatalı değerlendirilmesi ve yargılamanın makul süredetamamlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasınailişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 17/10/2018 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu, bir şirkette 28/6/2006 ile 25/9/2008 tarihleriarasında işçi olarak çalışmıştır.
9. Başvurucunun iş akdi 25/9/2008 tarihinde feshedilmiştir.Başvurucu 25/12/2012 tarihinde alacak davası açarak kıdem ve ihbar tazminatı,mesai, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı talebindebulunmuştur.
10. Osmaniye İş Mahkemesi 10/3/2016 tarihinde davayı kısmenkabul ederek başvurucunun bir kısım ücret alacağının ödenmesine kararvermiştir.
11. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 15/2/2018 tarihli kararı ilehüküm onanmıştır.
12. Nihai karar 17/9/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş;başvurucu 17/10/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
13. Mahkemenin 20/4/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Makul SüredeYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
14. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
15. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
16. Medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin olan iş mahkemelerinezdinde açılan davalarda yargılama süresi tespit edilirken sürenin başlangıçtarihi olarak uyuşmazlığı karara bağlayacak davanın açıldığı tarih; süreninsona erdiği tarih olarak yargılamanın sona erdiği (Nesrin Kılıç, B. No: 2013/772, 7/11/2013, § 69), yargılamasıdevam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanmahakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esasalınır (Mehmet Salih Ayyıldız, B.No: 2012/397, 17/11/2014, § 25).
17. İş mahkemelerinde görülen davalarda yargılama süresininmakul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaçdereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumuve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatininniteliği gibi hususlar dikkate alınır (NesrinKılıç, § 58).
18. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaverdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda yaklaşık 5 yıl 2 aylıkyargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
19. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvencealtına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
B. Diğer İhlal İddiaları
1. Başvurucunun İddiaları
20. Başvurucu, delillerin eksik ve hatalı değerlendirildiğini,itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek adil yargılanma ve mülkiyethaklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş; maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
2. Değerlendirme
21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu nedenle başvurucunun tüm şikâyetleri adilyargılanma hakkı kapsamında incelenmiştir.
22. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanunyolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvurudaincelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde davakonusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerindeğerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ileuyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusuolamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkileden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren yorum, uygulama vesonuçlar Anayasa Mahkemesinin denetim yetkisi kapsamındadır (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013,§ 42).
23. Başvuru konusu olayda başvurucu tarafından ileri sürüleniddialar, mahkemelerce delillerin değerlendirilmesine ve hukuk kurallarınınyorumlanmasına ilişkin olup mahkeme kararlarında bariz takdir hatası veya açıkbir keyfîlik oluşturan hususun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlaliddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
24. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
C. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
25. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlalkararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünsedosya üzerinden karar verir.”
26. Başvurucu, ihlalin tespiti ile maddi ve manevi tazminatakarar verilmesi talebinde bulunmuştur.
27. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğisonucuna varılmıştır.
28. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlarıkarşılığında net 10.400 TL manevi tazminatın başvurucuya ödenmesine kararverilmesi gerekir.
29. Diğer ihlal iddialarının kabul edilemez olduğuna kararverildiğinden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
30. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 3.000TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.294,70 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Diğer ihlal iddialarının açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucuya net 10.400 TL manevi tazminatın ÖDENMESİNE, madditazminat talebinin REDDİNE,
D. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 3.000TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.294,70 TL yargılama giderinin başvurucuyaÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine veMaliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihinekadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Osmaniye İş Mahkemesine (E.2012/1148,K.2016/168) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE20/4/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.