TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
GENEL KURUL
KARAR
M.Ç. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2017/34600)
Karar Tarihi: 6/2/2020
R.G. Tarih ve Sayı: 20/3/2020 - 31074
GENEL KURUL
KARAR
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
Başkan
:
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
:
Recep KÖMÜRCÜ
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Burhan ÜSTÜN
Engin YILDIRIM
Hicabi DURSUN
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Recai AKYEL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Engin GÜNDÜZ
Başvurucu
:
M.Ç.
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, evli olan mahpusun eşi ile mahrem görüşme talebininreddi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının; reddedilen hâkimin davaya bakmasınedeniyle bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 31/8/2017 ve 8/2/2019 tarihlerinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esasincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. 2019/4918 numaralı başvuru dosyasının kişi ve konuyönlerinden hukuki irtibat nedeniyle 2017/34600 numaralı başvuru dosyası ilebirleştirilmesine, incelemenin 2017/34600 numaralı başvuru dosyası üzerindenyapılmasına ve diğer dosyanın kapatılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.
7. Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.
8. Birinci Bölüm tarafından 29/1/2020 tarihinde yapılantoplantıda, niteliği itibarıyla Genel Kurul tarafından karara bağlanması gerekligörüldüğünden başvurunun Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 28. maddesinin (3)numaralı fıkrası uyarınca Genel Kurula sevkine karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
10. Silahlı terör örgütü FETÖ/PDY üyesi olma şüphesiyle21/7/2016 tarihinde tutuklanan başvurucu, tutukluluğunun 21/9/2016-10/6/2017tarihleri arasındaki dönemini Sincan 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundageçirmiştir. Başvurucu 10/6/2017 tarihinden itibaren de Antalya L Tipi KapalıCeza İnfaz Kurumunda bulunmaktadır.
11. Başvurucu; Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/3/2018 tarihlikararıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasıylacezalandırılmış, karara karşı istinaf başvurusu Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesinin 21/5/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Yargıtay 16. CezaDairesinin 28/11/2018 tarihli onama kararıyla başvurucu hakkındaki hükümkesinleşmiştir.
A. 2017/34600 Numaralı Başvuruyla İlgili Süreç
12. Başvurucu, Sincan 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunasunduğu 6/1/2017 ve 23/1/2017 tarihli dilekçeleriyle ceza infaz kurumundakiödül uygulamasından yararlandırılarak eşiyle mahrem görüşme yapma talebindebulunmuştur. Yetkililerin talebine yazılı olarak cevap vermediğini ve terörsuçundan şüpheli olanlara ödül verilmeyeceğini söylediklerini beyan edenbaşvurucu 17/2/2017 tarihli dilekçesi ile adi suçlardan tutuklu ve hükümlüolanlara tanınan ödül uygulamasından kendisinin yararlandırılmamasının eşitliğeaykırı olduğu iddiasıyla Ankara Batı İnfaz Hâkimliğine (Hâkimlik) şikâyetbaşvurusunda bulunmuştur. Başvurucu ayrıca daha önce verdiği bir kararnedeniyle Ankara Batı İnfaz Hâkimi M.D.den şikâyetçi olduğunu, aralarındahusumet oluştuğundan adil karar vermeyeceğini ileri sürerek hâkimin redditalebinde bulunmuştur.
13. Hâkimlik 27/2/2017 tarihli kararıyla hâkimin reddi talebihakkında karar verilmek üzere dosyanın Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinegönderilmesine karar vermiştir. Ağır Ceza Mahkemesi 22/3/2017 tarihli kararıyladosyada iddiaya ilişkin bir belgenin yer almadığını belirterek soyut iddianınötesine geçmeyen talebin reddine karar vermiş ve dosyayı Hâkimliğe iadeetmiştir.
14. Hâkimlik 5/6/2017 tarihli kararıyla şikâyetin reddine kararvermiştir. Kararda; personel yetersizliği, güvenlik riski ve kapasiteninaşılması nedenleriyle Kasım ayı ödül toplantısının yapılmaması yönündeki28/11/2016 tarihli Kurum kararına değinildikten sonra yapılan uygulamanınkurallara uygun olduğu ve hukuka aykırılığın söz konusu olmadığıbelirtilmiştir.
15. Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/7/2017 tarihlikararıyla Hâkimlik kararı yerinde görülerek başvurucu tarafından yapılan itirazreddedilmiş, nihai karar 31/7/2017 tarihindetebliğ edilmiştir.
16. Başvurucu 31/8/2017 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
B. 2019/4918 Numaralı Başvuruyla İlgili Süreç
17. Başvurucu, Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfazKurumu) bulunduğu 23/8/2017 tarihinde Antalya İnfaz Hâkimliğine hitaben yazdığıdilekçede İnfaz Kurumundaki ödül uygulamasından yararlandırılarak eşiyle mahremgörüşme yapma talebinde bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği 22/2/2018 tarihlikararıyla talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve talebindeğerlendirilmek üzere İnfaz Kurumuna gönderilmesine karar vermiştir. Kararıngerekçesinde ödül talebinin öncelikleİnfaz Kurumu tarafından değerlendirilmesigerektiği, başvurucunun talebi hakkında tutulduğu Kurum tarafından henüz birkarar alınmadığı belirtilmiştir.
18. Antalya İnfaz Hâkimliğinin kararı üzerine konuyudeğerlendiren İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı (Kurul) 20/11/2018tarihli kararıyla başvurucunun talebini reddetmiştir. Kararda, başvurucunundisiplin cezası bulunmamakla birlikte 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı ResmîGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve Tutukluların ÖdüllendirilmesiHakkında Yönetmelik'in (Ödül Yönetmeliği) 8. maddesinde sayılanödüllendirilebilecek tutum ve davranışları sergilemediği, ayrıca İnfazKurumunda kapasitenin üzerinde hükümlü ve tutuklu barındırıldığı, İnfazKurumunun fizikî yapısı, personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcutdoluluk durumunun dikkate alındığı belirtilmiştir. Başvurucu 7/12/2018 tarihlidilekçesi ile kararda belirtilen hususların gerçeği yansıtmadığını, bazı hükümlüve tutukluların ödül uygulamasından yararlandırıldığını, ayrımcılık yasağınaaykırı uygulama yapıldığını ileri sürerek Kurul kararına karşı Antalya 2. İnfazHâkimliğine şikâyet başvurusunda bulunmuştur.
19. İnfaz Hâkimliği 19/12/2018 tarihli kararıyla şikâyetinreddine karar vermiştir. Kararda; ödüllendirmenin infazı devam etmekte olanhükümlülerin yeniden sosyalleşmesini sağlamak suretiyle hukuki ve toplumsalkurallara bağlı bireyler olmalarını teşvik etmek amacıyla Kurula tanınmış biryetki ve görev niteliğinde olduğu, bu hususta verilecek ödülün niteliği vesüresinin münhasıran Kurulun takdirinde bulunduğu, hükümlünün kazanılmış hakkıolmadığı, infaz hâkimliğinin ödül kararının hukuki denetimini yapmakla görevliolduğu, Ödül Yönetmeliği'nin 5., 8., 9. ve 10. maddeleri gereğince usulüneuygun oluşturularak toplanan Kurul tarafından verildiğinden başvuru konusukararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiştir.
20. İnfaz Hâkimliği kararına yapılan itiraz, Antalya 1. AğırCeza Mahkemesinin 9/1/2019 tarihli kararıyla reddedilmiş ve nihai karar22/1/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir.
21. Başvurucu 8/2/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
22. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve GüvenlikTedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Ödüllendirme"kenar başlıklı 51. maddesi şöyledir:
"(1) Hükümlüler, kurum içindeki veyadışındaki genel durumları, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine etkinkatılımları, kurum düzenine karşı tutumları ve kendilerine verilen işlerdekigayretleri dikkate alınarak teşvik esaslı ödüllerden yararlandırılabilirler.
(2) Bu madde hükümleri, çocuk hükümlüler içinde geçerlidir.
(3) Hükümlülere verilebilecek ödüllerşunlardır:
a) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan evlihükümlüler, en geç üç ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmidört saatekadar eşleri ile kurum veya eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakınnezareti olmaksızın mahrem şekilde görüştürülebilir.
b) Çocuk hükümlülere, en geç iki ayda bir kezolmak üzere, üç saatten yirmidört saate kadar ana ve babasıyla veya vasisiylekurum ya da eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezaretiolmaksızın aile görüşmesi yaptırılabilir.
c) Haftalık ziyaret süresi iki saate kadaruzatılabilir.
d) Kapalı ziyaret yerine açık ziyaretyaptırılabilir.
e) Üst üste kullanılmayan en fazla üç haftalıkziyaret süresi toplu olarak kullandırılabilir.
f) Haftalık telefonlagörüşme süresi veya sayısı iki katına kadar artırılabilir.
g) Sosyal, kültürel veya sportif etkinliklerdenöncelikli veya daha uzun süreli yararlanmaları sağlanabilir.
h) Haftalık harcama miktarı yarı oranındaartırılabilir.
ı) Tek kişilik odalarda televizyon bulundurmaimkânı verilebilir.
j) Hediye verilebilir.
k) Takdir belgesi veya tavsiye mektubuverilebilir.
(4) Ödüllendirme sisteminin usul ve esaslarıile bu ödüllerden yararlanmanın kapsam ve şartları, suç türleri dikkatealınarak yönetmelikle belirlenir."
23. 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza veGüvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün (Tüzük) "Ödüllendirme" kenar başlıklı159. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
"Kurum içindeki veya dışındaki geneldurumları, iyileştirme etkinliklerine ilgileri ve uyumları, kurum düzeninekarşı tutumları, kendilerine verilen işlerdeki gayretleri gibi beklenendavranış ve tutumları gösteren hükümlülere teşvik esaslı ayrıcalıklartanınır."
24. Tüzük'ün "Ödüllendirilecektutum ve davranışlar" kenar başlıklı 160. maddesi şöyledir:
"(1) Hükümlülerin ödüllendirilecek tutumve davranışları şunlardır:
a) Katılması gereken iş, eğitim, öğretim vebenzeri faaliyetlerde devamsızlığı bulunmamak,
b) Davranışları ile arkadaşları ve çevresineiyi örnek olmak,
c) Kurum içi ve dışındaki spor, sanat, kültürve sosyal faaliyetlerde veya yarışmalarda başarı göstermek,
d) İyileştirme faaliyetlerinde gösterdiğidavranışlarla bu çalışmalara katkı sağlamak,
e) Kurumun araç, gereç ve donanımlarını korumave kullanmada örnek olmak,
f) Sağlık ve güvenlik konularında örnek tutumve davranışlar içerisinde olmak."
25. Ödül Yönetmeliği'nin "Tanımlar"kenar başlıklı 4. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Bu Yönetmelikte geçen; ...
ç) Kurul: İdare ve Gözlem Kurulunu, ... ifadeeder."
26. Ödül Yönetmeliği'nin "Temelilkeler" kenar başlıklı 5. maddesi şöyledir:
"(1) Bu Yönetmeliğin uygulanması ileilgili olarak aşağıdaki ilkelere uyulur:
a) Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesiile ulaşılmak istenen temel amaç; bu kişilerin yeniden sosyalleşmesini sağlamaksuretiyle insan haklarına saygılı, hukukî ve toplumsal kurallara bağlı bireylerolmalarını teşvik etmektir.
b) Hükümlü ve tutuklulara; ırk, dil, din,mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, felsefî inanç, millî veya sosyal köken vesiyasî görüşleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönündenayrım yapılamaz ve sırf bu nedenlerle ayrıcalık tanınamaz.
c) Hükümlü ve tutuklulara ödül verilirkenbunların bir hak değil, teşvik esaslı ayrıcalık olarak verilebileceği göz ardıedilemez.
ç) Hükümlü ve tutuklulara; işledikleri suçuntürü, koşullu salıverilme tarihi, kişisel özellikleri ve ihtiyaçları, bedenselve psikolojik yapısı, eğitim durumu ve mesleği göz önünde bulundurularak enuygun ödül verilir ve bu karar ilgiliye bildirilir.
d) Ödüllendirmede; kurumun fizikî yapısı,personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumu dikkatealınır.
e) Hükümlü ve tutuklulara, gerekli şartlarıtaşımaları hâlinde aynı anda birden fazla ödül verilebilir.
f) Aynı odada kalan veya ortak etkinliklerekatılan hükümlü ve tutuklulara, gerekli şartları taşımaları hâlinde birlikteyararlanabilecekleri bir ödül verilebilir.
g) Hükümlü ve tutuklular hakkında disiplinsoruşturmasına başlanılması veya ödüllendirilen tutum ve davranışlarınınortadan kalkması hâlinde ödüllendirme kararı Kurul tarafından derhâl gerialınır ve bu karar ilgiliye tebliğ edilir.
ğ) Hükümlü ve tutuklular, kuruma kabulişlemleri sırasında bu Yönetmelikte yer alan düzenlemeler hakkındabilgilendirilir."
27. Ödül Yönetmeliği'nin "Ödültürleri" kenar başlıklı 7. maddesinin (1) numaralı fıkrasışöyledir:
"Hükümlü ve tutuklulara;
a) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki evlihükümlü ve tutuklulara, kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın eşleri ilemahrem görüşme,
b) Haftalık açık veya kapalı ziyaret süresiniuzatma,
c) Kapalı ziyaret yerine açık ziyaret yapma,
ç) Üst üste kullanılmayan ziyaret sürelerinitoplu olarak kullanma,
d) Haftalık telefonla görüşme sayı veya süresiniartırma,
e) Sosyal, kültürel veya sportifetkinliklerden öncelikli ve daha uzun süreli yararlanma,
f) Haftalık harcama miktarını yarı oranındaartırma,
g) Tek kişilik odada televizyon bulundurma,
ğ) Hediye,
h) Takdir belgesi,
ı) Tavsiye mektubu,
ödülü verilebilir."
28. Ödül Yönetmeliği'nin "Ödüllendirilebilecektutum ve davranışlar" kenar başlıklı 8. maddesi şöyledir:
"(1) Disiplin cezası almamış veyakaldırılmış hükümlü ve tutuklulardan aşağıda sayılan tutum ve davranışların birveya birkaçını sergileyenler, diğer davranış türlerine de açıkça aykırıdavranmamaları hâlinde ödüllendirilebilir:
a) Tutum ve davranışları ile diğer hükümlü vetutuklulara iyi örnek olmak,
b) İyileştirme faaliyetlerine geçerli mazeretdışında sürekli ve etkin bir şekilde katılarak kişisel gelişim göstermek,
c) İş, eğitim ve öğretim faaliyetlerinegeçerli mazeret dışında sürekli katılarak üstün başarı göstermek,
ç) Kurumdaki kişisel ve ortak kullanımalanları ile bu yerlerde bulunan eşyaların temizlik, düzen ve korunmasına azamiözen göstermek,
d) Kurum içi ya da dışındaki sosyal, kültürelveya sportif faaliyetlere sürekli ve etkin bir şekilde katılarak kişiselgelişim göstermek,
e) Kurum işleyişini sürdürmek için gerekliolan kurum iç hizmetlerinin yerine getirilmesinde istekli olmak ve üstün gayretgöstermek,
f) Uyuşturucu, alkol veya sigara bağımlısıolup da bu bağımlılıktan kurtulmak için kurumca yürütülen eğitim veya tedaviprogramlarına katılarak bu konuda gelişim göstermek,
g) Kurum asayiş ve düzenini tehlikeyedüşürebilecek hukuka aykırı bir eylemin ortaya çıkarılmasını sağlamak."
29. Ödül Yönetmeliği'nin "Ödüllendirmedeyetkili merci" kenar başlıklı 9. maddesi şöyledir:
"(1) Hükümlü ve tutuklularınödüllendirilmesi ile verilecek ödülün türüne, sayısına, süresine veya gerialınmasına Kurul tarafından Ek-1’de yer alan form doldurulmak suretiyle kararverilir."
30. Ödül Yönetmeliği'nin "Ödüllendirmeusulü" kenar başlıklı 10. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Kurul, resen veya kurumda görevyapan servislerin teklifi üzerine ilgililerin ödüllendirilmesine kararverebilir.
(2) Kurul, ödül verilecek hükümlü vetutukluları ayda en az bir kez yapacağı toplantıda oy çokluğuyla kararlaştırırve ödülün niteliğine göre uygun şekilde ilgililere bildirir..."
31. Ödül Yönetmeliği'nin "Eş görüşmesi ödülü" kenarbaşlıklı 11. maddesi şöyledir:
"(1) Kapalı ceza infaz kurumundakihükümlü ve tutuklulara, en geç üç ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmidört saate kadar eşleriyle kurumun bu tür ziyaretler için ayrılan bölümünde vepersonelin yakın nezareti olmaksızın mahrem şekilde eş görüşmesi ödülüverilebilir."
32. Ödül Yönetmeliği'nin "Eşgörüşmesi ödülü ile ilgili genel hükümler" kenar başlıklı 12.maddesi şöyledir:
"(1) Eş görüşmesi için kuruma gelenziyaretçilerden; Türk vatandaşı olanların Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasınıiçeren resimli bir kimlik belgesini, yabancı uyruklu olanların ise pasaportveya yerine geçebilecek bir kimlik belgesi ile birlikte hükümlü veya tutukluile evli olduğunu ispatlayan Türkçe tercüme edilmiş resmî onaylı belgeyigöstermesi zorunludur.
(2) Kurul, her bir ödüllendirme kararı ile birkez eş görüşmesi ödülü verebilir.
(3) Cinsel saldırı, cinsel istismar veya aileiçi şiddet suçu işlemiş hükümlü ve tutuklular ile eş görüşmesi ödülüverilmesinin hükümlü, tutuklu veya eşi açısından riskli görüldüğü diğerdurumlarda kurumda bulunan veya başka kurumlardan temin edilen psiko-sosyalyardım servisi personeli eşlerle öncelikle ayrı ayrı görüşür. Gerekli hâllerde eşlerlebirlikte de görüşme yapılabilir. Görüşme sonucunda hazırlanacak değerlendirmeraporunun Kurul tarafından dikkate alınması zorunludur.
(4) Aynı kampüs veya kurumda barındırılanhükümlü veya tutuklu eşlerin bu ödülden yararlanmaları için her ikisi hakkındada ayrı ayrı ödüllendirme kararı verilmesi gerekir."
B. Uluslararası Hukuk
33. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Özel ve aile hayatına saygı hakkı" kenarbaşlıklı 8. maddesi şöyledir:
"(1) Herkes özel ve aile hayatına,konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
(2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamumakamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik birtoplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzeninkorunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarınınhak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda sözkonusu olabilir."
34. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre özel hayatasaygı hakkı, özel bir sosyal hayat sürdürmeyi, yani kişinin sosyal kimliğinigeliştirme hakkı anlamında bir özel hayatıgüvence altına almaktadır. Bu yönü ile birlikte değerlendirildiğinde bahsigeçen hak, ilişki kurmak ve geliştirmek üzere çevresinde bulunanlarla temaskurma hakkını da içermektedir (Özpınar/Türkiye,B. No: 20999/04, 19/10/2010, § 45; OleksandrVolkov/Ukrayna, B. No: 21722/11, 9/1/2013, §§ 165-167; Niemietz/Almanya, B. No: 13710/88,16/12/1992, § 29).
35. AİHM'e göre hükümlü ve tutuklular Sözleşme kapsamında kalantemel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahiptir (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2), B. No:74025/01, 6/10/2005, § 69). Suçun mahiyeti haklı gösteriyorsa bir tutuklununözel bir hapishane rejimine veya sınırlayıcı ziyaret düzenlemelerine tabitutulması onun Sözleşme'nin 8. maddesi kapsamındaki hakkına müdahale teşkileder, ancak kendiliğinden bu hakkın ihlali anlamına gelmez (Vlasov/Rusya, B. No: 78146/01, 12/6/2008,§ 123).
36. AİHM, ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucuolarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi güvenliğin ve düzeninkorunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumundamahkûmların haklarına sınırlama getirilebileceğini kabul etmiştir. Ancak budurumda dahi hükümlü ve tutukluların haklarına yönelik herhangi bir sınırlamamakul ve ölçülü olmalıdır (Silver vediğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 5947/72, 25/3/1983, §§ 99-105).
37. AİHM'e göre hükümlü ve tutukluların özel ve aile hayatınasaygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu idaresinin hükümlü ve tutuklularınailesi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecek önlemleri almasını zorunlukılmaktadır (Messina/İtalya (No. 2), B. No: 25498/94, 28/9/2000, § 61;Ouinas/Fransa (k.k.), B. No:13756/88, 12/3/1990; Kučera/Slovakya,B. No: 48666/99, 17/7/2007, § 127). Bu hakka getirilen sınırlamalar, suç vedüzensizliğin önlenmesi için güvenlik nedeniyle uygulamaya konulmuş olsa dahaklı bir gerekçeye dayanmalıdır (Gülmez/Türkiye,B. No: 16330/02, 20/5/2008, § 46).
38. AİHM’e göre tutulma, doğası gereği özel hayat ve aile hayatıüzerinde birtakım sınırlandırmalara yol açsa da yakın aile üyeleriyle etkiliilişki kurmasına ceza infaz kurumunca imkân sağlanması, mahpusun aile hayatınasaygı hakkının önemli bir yönünü oluşturmaktadır. Ancak mahpusun dış dünya ilebağlantı kurmasını kontrol altına almaya yönelik birtakım tedbirler alınmasıtek başına sözleşmeyi ihlal etmemektedir (Aliev/Ukrayna,B. No: 41220/98, 29/4/2003, § 187). AİHM 2003 yılında verdiği Aliev/Ukrayna kararında, bazı Avrupaülkelerinde eşle mahrem görüşmenin kolaylaştırılması suretiyle ceza infazkurumu koşullarının iyileştirilmesi yönünde reform çalışmalarının yapıldığınıvurgulamakla birlikte mahrem görüşme talebinin reddedilmesinin anılan tarihtekikoşullar bağlamında Sözleşme’nin 8. maddesinin ikinci fıkrası anlamında cezainfaz kurumunun düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi amaçlarıçerçevesinde haklı görülebileceğini kabul etmiştir (Aliev/Ukrayna, § 188). AİHM anılan kararında bu gerekçeylebaşvurucunun eşle mahrem görüşme talebinin reddedilmesinin ölçülü bir müdahaleolduğu sonucuna ulaşmıştır (Aliev/Ukrayna,§ 189).
39. AİHM'in 2013 yılında verdiği Varnas/Litvanya (B. No: 42615/06, 9/7/2013) ve 2015 yılındaverdiği Costel Gaciu/Romanya (B.No: 39633/10, 23/6/2015) kararlarında da mahrem ziyarete ilişkin olarak bugörüşünü devam ettirdiği anlaşılmaktadır. Anılan kararlarda AİHM, Sözleşme'yetaraf devletlerden yarısından fazlasının eşle mahrem ziyareti kabul ettiğinivurgulamıştır. Fakat AİHM mahrem görüşmeyle ilgili bu evrime rağmen henüzSözleşme'nin devletlere mahrem görüşmeyi düzenleme yükümlülüğü yüklediğibiçiminde yorumlamadığının altını çizmiştir. AİHM bu nedenle mahrem görüşmenin,devletlerin bireylerin ve toplumun gelişimini ve ihtiyaçlarını gözetmeksuretiyle Sözleşme'yle uyumu sağlamak gayesiyle atacağı adımları belirlerkengeniş takdir marjına sahip bulundukları bir alan olduğunu belirtmektedir (Varnas/Litvanya,§ 109; Costel Gaciu/Romanya, § 50).
40. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere AvrupaCezaevleri Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı tavsiye kararının hükümlü vetutukluların dış dünya ile ilişkilerine dair kısmı şöyledir:
"Dış Dünya ile İlişki
24.1. Mahpusların mümkün olabilen sıklıktamektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerleve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerinmahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.
24. 2 Devam etmekte olan bir cezasoruşturması, emniyet, güvenlik ve düzeninin muhafaza edilmesi, suçişlenmesinin önlenmesi ve suç mağdurunun korunması için gerekli görülmesihalinde, haberleşme ve ziyaretlere kısıtlamalar konabilir ve izlenebilir. Ancakadli bir merci tarafından konulan özel kısıtlamalar da dahil olmak üzere, butür kısıtlamalar yine de kabul edilebilir asgari bir iletişime izin vermelidir.
24.3. Ulusal hukuk, mahpuslarla iletişimkurması kısıtlanamayacak olan ulusal ve uluslararası kuruluşlarıbelirlemelidir.
24.4. Ziyaretler için yapılan düzenlemeler,mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerineve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.
24.5. Cezaevi yetkilileri, dış dünyaylayeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bununiçin onlara uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar...."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
41. Mahkemenin 6/2/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Adli Yardım TalebiYönünden
42. Anayasa Mahkemesinin MehmetŞerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkelerdikkate alınarak, geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılamagiderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkçadayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesigerekir.
B. Aile Hayatına SaygıHakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddialarıve Bakanlık Görüşü
43. Başvurucu, Kurulun ayda en az bir kez yapacağı toplantıdaödül verilecek hükümlü ve tutukluları kararlaştırması gerekirken bu konuda birkarar almadığını, diğer hükümlü ve tutuklulara çeşitli ödüller verilmesinekarşın kendisinin ödül talebinin somut bir gerekçe olmaksızın reddedildiğinibelirtmiştir. Başvurucu ayrıca derece mahkemesi kararlarının gerekçeiçermediğini, hakkındaki kararın aralarında husumet bulunan hâkim tarafındanverildiğini, bu nedenlerle adil yargılanma hakkının ve eşitlik ilkesinin ihlaledildiğini ileri sürmüştür.
44. Bakanlık görüşünde; ceza infaz kurumunda tutulmanınkaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi güvenliğinve düzenin korunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olmasıdurumunda mahkûmların haklarına sınırlama getirilebileceğine dikkatçekilmiştir. Ayrıca eş ile görüşme yaptırılmasının bir ödül olduğu, hükümlü vetutuklulara ödül verilirken bunların bir hak değil teşvik esaslı ayrıcalıkolarak verilebileceğinin gözardı edilemeyeceği, somut başvuruda İnfaz Hâkimliğiile Ağır Ceza Mahkemesinin talebi reddederken Kurul kararının ve kullanılantakdir yetkisinin usul ve yasaya uygun olup olmadığını değerlendirdiği,karardaki tespit ve sonuçların mevzuatta yer alan hükümlerin uygulanmasıniteliğinde olduğu, adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda açık bir keyfilikiçermediği ifade edilmiştir.
45. Başvurucu Bakanlığın görüşüne karşı beyanında, mahrem görüşuygulamasının eşler arasındaki iletişim eksikliğinden kaynaklanabilecekanlaşmazlıkların önüne geçmeyi ve ailenin korunmasını amaçladığını, dolayısıylaeş ve çocuklar yönünden de sonuç doğurduğunu, Kanun'un idareye keyfiliktenuzak, objektif bir uygulama yapma görevi yüklediğini belirtmiştir.
2. Değerlendirme
46. Anayasa'nın ''Özelhayatın gizliliği'' kenar başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasınınilgili kısmı şöyledir:
"Herkes ... aile hayatına saygıgösterilmesini isteme hakkına sahiptir. ... aile hayatının gizliliğinedokunulamaz."
47. Anayasa’nın "Aileninkorunması ve çocuk hakları" kenar başlıklı 41. maddesininilgili kısmı şöyledir:
“Aile, Türk toplumunun temelidir ...
Devlet, ailenin huzur ve refahı ... içingerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.
Her çocuk, ... yüksek yararına açıkça aykırıolmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürmehakkına sahiptir...”
48. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun esas olarak eş ile mahremgörüşme ödülünden yararlandırılmayı talep ettiği dikkate alındığında başvurununaile hayatına saygı hakkı kapsamında ele alınması gerekmektedir.
49. Öte yandan eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürenbaşvurucunun, kendisiyle benzer durumdaki başka kişilere yapılan muamele ilekendisine yapılan muamele arasında bir farklılığın bulunduğunu ve bu farklılığınmeşru bir temeli olmaksızın ırk, renk, cinsiyet, din, dil vb. ayırımcı birnedene dayandığını makul delillerle ortaya koyması gerekir. Somut olaydabaşvurucu, benzer olaylar ile kendi durumunun aynı olduğunu ortaya koyamadığıgibi kendisine nasıl bir ayrımcılık yapıldığına ilişkin açıklayıcı bir beyandada bulunmamıştır. Bu nedenle başvurucunun ayrımcılık yasağının ihlal edildiğineilişkin iddiası ayrıca incelenmemiştir.
a. Kabul EdilebilirlikYönünden
50. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ailehayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
b. Esas Yönünden
i. Genel İlkeler
51. Aile hayatına saygı hakkı Anayasa’nın 20. maddesinin birincifıkrasında güvence altına alınmıştır. Madde gerekçesi de dikkate alındığındaresmî makamların özel hayata ve aile hayatına müdahale edememesi ile kişininferdî ve aile hayatını kendi anladığı gibi düzenleyip yaşayabilmesi gereğineişaret edildiği görülmekte olup söz konusu düzenleme, Sözleşme’nin 8. maddesiçerçevesinde korunan aile hayatına saygı hakkının Anayasa’daki karşılığınıoluşturmaktadır. Ayrıca Anayasa’nın 41. maddesinin -Anayasa’nın bütünselliğiilkesi gereği- özellikle aile hayatına saygı hakkına ilişkin pozitifyükümlülüklerin değerlendirilmesi bağlamında dikkate alınması gerektiği açıktır(Murat Atılgan, B. No: 2013/9047,7/5/2015, § 22; Marcus Frank Cerny[GK], B. No: 2013/5126, 2/7/2015, § 36).
52. Anayasa'nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutuklularınözel ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz kurumundatutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Öte yandan hükümlü vetutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumuidaresinin hükümlü ve tutukluların, aileleri ve yakınları ile temasını devamettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır. Nitekim Avrupa KonseyiBakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevleri Kuralları Hakkında REC (2006)2 sayılı tavsiye kararında da hükümlü ve tutukluların, aileleri ve başkakişiler ile dışarıdaki kuruluşların temsilcileri tarafından ziyaretedilmelerine izin verilmesi gerektiği belirtilmiştir (Mehmet Zahit Şahin, B. No: 2013/4708,20/4/2016, § 36). Söz konusu tavsiye kararında, koşulların oluşması ve gerekligörülmesi hâlinde ziyaretlere kısıtlamalar konulabileceği, ancak bu türkısıtlamaların kabul edilebilir asgari bir iletişime imkân tanıyacak nitelikteolması gerektiği ifade edilmiştir.
53. Aile hayatına saygı hakkının korunması çerçevesindemahpusların ceza infaz kurumunda tutulmalarının kaçınılmaz ve doğalsonuçlarının gözetilmesi gerekmektedir. Buna göre ceza infaz kurumunungüvenliği ve düzeni ile mahpusların aile hayatına saygı hakkının korunmasıarasında adil bir denge sağlanmalıdır (MehmetKoray Eryaşa, B. No: 2013/6693, 16/4/2015, § 89).
54. Ceza infaz kurumlarının güvenliği ve düzeninin sağlanmasıylasınırlı olarak mahpusların aile hayatlarının korunması için hangi tedbirlerinalınacağı ve bu tedbirlerin nasıl uygulanacağı konusunda kamu makamlarınıngeniş bir takdir yetkisi bulunmaktadır. Bu bağlamda mahpusların aileleriyleaçık ve kapalı ziyaret, mektupla ve telefonla haberleşme gibi imkânlarayeterince sahip olup olmadıkları önem taşımaktadır. Aile hayatına saygı hakkıbelirtilen asgari imkânlar dışında hükümlü ve tutukluların ayrıca eşleriylemahrem görüşme yapmalarına imkân sağlanması şeklinde açık bir güvencesağlamamaktadır. Devlet mahrem görüşme imkânını düzenleyip düzenlememe konusundageniş takdir yetkisine sahiptir.
55. Bununla birlikte 5275 sayılı Kanun'un 51. maddesi ilemahpuslara belirli koşulların yerine getirilmesi kaydıyla ve teşvik esasınadayalı olarak eşleriyle mahrem görüşme yapma imkânının tanındığı görülmektedir.Dolayısıyla kanun koyucunun hükümlü ve tutukluların aile hayatına saygıhakkının korunması kapsamında getirdiği bu güvencenin yerine getirilmesindeyukarıda değinilen adil dengenin sağlanıp sağlanmadığı belirlenmelidir.
56. Aile hayatına saygı hakkının korunması müdahalenin kanundışı veya keyfî ya da makul olmayan şekilde uygulandığına ilişkin savunma veitirazlarını sorumlu makamlar önünde etkin bir biçimde ortaya koyabilmeolanağının tanınması güvencesini de kapsamaktadır. Aile hayatına saygı hakkınınkorunmasının söz konusu olduğu durumlarda usule ilişkin güvencelerin somutolayda sağlandığından söz edilebilmesi için yargı makamlarının kararlarındakonu ile ilgili ve yeterli gerekçe bulunmalıdır. Bu zorunluluk idareninkendisine tanınan takdir yetkisini objektif olarak kullanıp kullanmadığının vekeyfî veya olaya uygun düşmeyen bir değerlendirmede bulunup bulunmadığınınyargılama makamlarınca özenli bir şekilde değerlendirilmesini gerektirmektedir.
ii. İlkelerin OlayaUygulanması
57. 5275 sayılı Kanun'un 51. maddesinde mahpuslar içinödüllendirme sistemi düzenlenmiştir. Buna göre mahpuslar, ceza infaz kurumuiçinde veya dışındaki genel durumları, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinekatılımları, ceza infaz kurumu düzenine karşı tutumları ile verilen işlerdekigayretleri değerlendirilmek suretiyle Kanun'da sayılan teşvik esaslı ödüllerdenyararlanabilmektedir. Ödüllendirme sisteminin usul ve esasları ile buödüllerden yararlanmanın kapsam ve şartları ise, suç türleri dikkate alınarakÖdül Yönetmeliği'nde belirlenmiştir.
58. Ödül Yönetmeliği'ndeki ilkelere göz atılacak olursaöncelikle ödüllendirmenin bir hak değil teşvik esaslı ayrıcalık olduğu,ödüllendirmede ceza infaz kurumunun fiziki yapısı, personel sayısı, malî vesosyal imkânları ile mevcut doluluk durumunun dikkate alınacağıanlaşılmaktadır. Öte yandan mahpusun ödüllendirilebilmesi için disiplin cezasıalmamış veya cezasının kaldırılmış olması, Ödül Yönetmeliği'nin 8. maddesindebelirtilen tutum ve davranışların bir veya birkaçını sergilemesi, diğer davranıştürlerine de açıkça aykırı davranmaması gerekmektedir.
59. Kapsam dâhilindeki ödüllerden biri olan eşle mahrem görüşme,evli mahpusların en geç üç ayda bir kez olmak üzere üç saatten yirmi dört saatekadar eşleri ile ceza infaz kurumu veya eklentilerinde personelin yakınnezareti olmaksızın mahrem şekilde görüşmesine imkân tanıyan özel bir ziyarettürüdür.
60. 5275 sayılı Kanun'un 51. maddesi ödüllendirme konusundakarar alma yetkisini Kurula tanımıştır. Kurulun ödüllendirme konusundakendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken mahpusun kişisel özelliklerini,tutum ve davranışlarını, İnfaz Kurumunun imkânlarını ve güvenliğini degözönünde bulunduracağı kuşkusuzdur.
61. Somut olayda başvurucunun ödül talebini ilettiği kamumakamları, İnfaz Kurumunun kapasitesi, mevcudu, fizikî yapısı ve personelsayısı gibi unsurları dikkate alarak öncelikle ceza infaz kurumunun güvenliğiyönünden değerlendirme yapmıştır. Kamu makamları ayrıca başvurucunun İnfazKurumundaki tutum ve davranışları ile kişisel hâllerini de dikkate almış,sonuçta mahrem görüşme ödülünün verilmesine ilişkin olumsuz kanaate varmıştır.Öte yandan şikâyet yoluyla İnfaz Hâkimliğine yapılan başvuru üzerinebaşvurucunun öznel durumu ve mevzuattaki ödüllendirme koşullarıdeğerlendirilmek suretiyle ödül verilmemesi yolundaki Kurul kararları hukukauygun bulunmuştur. Bu durumda ödüllendirme konusunda geniş takdir yetkisinesahip olan kamu makamlarınca verilen kararlara dayanak yapılan gerekçeninkeyfîlik içerdiği, konuyla ilgili ve yeterli olmadığı söylenemez.
62. Mahrem görüşmenin mahpusların aile hayatlarını sürdürmeleribakımından her hâl ve koşulda tanınması gereken, mahpuslar için aile hayatınasaygı hakkının olmazsa olmaz bir unsuru olmadığı AİHM tarafından da kabuledilmiştir. Bununla birlikte mahrem görüşme, ödül mahiyetinde ve bellikoşullara tabi olan bir imkân olarak düzenlenmiştir. Somut olayda başvurucununbu imkândan yararlanma talebinin olayın koşullarına göre makul ve kabuledilebilir nedenlere dayalı olarak reddedildiği anlaşılmaktadır. Ayrıcabaşvurucunun açık ve kapalı ziyaret, mektup ve telefonla haberleşme gibi ailebağlarını canlı tutan diğer imkânlardan yararlanamadığı yönünde iddialarınınbulunmadığının da altı çizilmelidir. Bu durumda, mahrem görüşme yapma talebiuygun görülmeyen başvurucunun aile hayatına saygı hakkının ihlal edilmediğisonucuna ulaşılmıştır.
63. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 20 . maddesinde güvencealtına alınan aile hayatına saygı hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesigerekir.
C. Bağımsız ve TarafsızMahkemede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
64. Başvurucu; hâkimin reddine yönelik talebinin gerekçeliolduğunu, şikâyetiyle ilgili savcılık belge numarasını belirtmesine rağmentalebinin reddedildiğini, davasına husumet nedeniyle tarafsız olamayacağı açıkolan hâkimin bakmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini iddia etmiştir.
65. Sözleşme'nin 6. maddesinde açıkça, adil yargılanma hakkınınbir unsuru olarak davanın tarafsız bir mahkemede görülmesini isteme hakkındansöz edilmiştir. Anayasa’nın 36. maddesinde mahkemelerin tarafsızlığından açıkçabahsedilmemekle beraber, Anayasa Mahkemesi içtihadı uyarınca, bu hak da adilyargılanma hakkının zımni bir unsurudur (AYM, E.2002/170, K.2004/54, 5/5/2004).Ayrıca, mahkemelerin tarafsızlığı ve bağımsızlığının birbirini tamamlayan ikiunsur olduğu nazara alındığında Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereğiAnayasa'nın 138., 139. ve 140. maddelerinin de tarafsız bir mahkemedeyargılanma hakkının değerlendirilmesinde gözönünde bulundurulması gerektiğiaçıktır (AYM, E.2005/55, K.2006/4, 5/1/2006; E.1992/39, K.1993/19, 29/4/1993).
66. Genel olarak tarafsızlık, davanın çözümünü etkileyecek birön yargı, tarafgirlik ve menfaatin bulunmamasını ve davanın taraflarıkarşısında ve onların leh ve aleyhlerinde bir düşünce veya menfaate sahipolunmamasını ifade eder (Tahir Gökatalay,B. No: 2013/1780, 20/3/2014, § 61).
67. Somut olayda başvurucu, hâkimi daha önce hakkında verdiğikararlar nedeniyle şikâyet ettiğini ve aralarında husumet oluştuğunu ilerisürmüş ise de reddedilen hâkimin yargılama sürecinde kendisine yönelik önyargılı ve taraflı bir tutumunun, kişisel bir kanaat veya menfaatinin, bubağlamda kişisel bir taraflılığının bulunduğunu ortaya koyan bir delilinbaşvurucu tarafından sunulmadığı anlaşılmıştır.
68. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Başvurucunun kamuya açık belgelerde kimliğinin gizlitutulmasına ilişkin talebin KABULÜNE,
C. 1. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlaledildiğine ilişkin iddianın açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
D. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan ailehayatına saygı hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
E. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesimağduriyete neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemektenTAMAMEN MUAF TUTULMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE6/2/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.