TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEHDİ TANRIKULU BAŞVURUSU (3)
(Başvuru Numarası: 2014/18027)
Karar Tarihi: 22/12/2016
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Nuri NECİPOĞLU
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör Yrd.
:
Gökçe GÜLTEKİN
Başvurucu
:
Mehdi TANRIKULU
Vekili
:
Av. İnan AKMEŞE
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 11/11/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilir olduğuna, esasincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
7. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19/2/2008 tarihli iddianamesiile İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesinde başvurucunun şüpheli olarak yapılanyargılamasında, 13/9/2007 tarihli savunma dilekçesini Kürtçe vermesi nedeniyle1/11/1928 tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki HakkındaKanun'a aykırı davrandığı suçlamasıyla başvurucu hakkında kamu davasıaçılmıştır. İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/3/2009 tarihli kararı ileMahkemenin görevsizliğine ve dosyanın İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine (CMK 250.madde ile görevli) gönderilmesine karar verilmiştir. (Kapatılan) İstanbul 12.Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. madde ile görevli) 26/10/2009 tarihlikararıyla Mahkemenin görevsizliğine ve çıkan görev uyuşmazlığının çözümü içindosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. Yargıtay5. Ceza Dairesinin 20/9/2010 tarihli ilamıyla İstanbul 2. Sulh CezaMahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına ve dosyanın anılan Mahkemeyegönderilmesine karar verilmiştir. İstanbul 36. Sulh Ceza Mahkemesinin 5/4/2012tarihli kararıyla başvurucu beraat etmiştir. Temyiz üzerine karar Yargıtay 16.Ceza Dairesinin 3/6/2016 tarihli kararıyla onanmıştır.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
8. Mahkemenin 22/12/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
9. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
A. Esas Yönünden
10. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken süreninbaşlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlartarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltıgibi birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olaraksuç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam eden davalaryönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul süre şikâyetiyle ilgili kararınıverdiği tarih esas alınır (B.E.,B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34)
11. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığıdeğerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, taraflarınve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanınsüratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkatealınır (B.E., § 29).
12. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaverdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda yaklaşık 8 yıl 4 aylıkyargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
13. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvencealtına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
B. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
14. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralıfıkrası şöyledir:
“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkınınihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesihâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerehükmedilir…”
15. Başvurucu, manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
16. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğisonucuna varılmıştır.
17. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlarıkarşılığında başvurucuya net 7.000 TL manevi tazminat ödenmesine kararverilmesi gerekir.
18. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
B. Başvurucuya net 7.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
C. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
D. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
E. Kararın bir örneğinin İstanbul36. Sulh Ceza Mahkemesine (E.2011/78, K.2012/567) GÖNDERİLMESİNE,
F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE22/12/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.