TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEHMET MERCAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/2001)
Karar Tarihi: 16/5/2013
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
Engin YILDIRIM
Raportör
:
Melek ACU
Başvurucu
:
Mehmet MERCAN
Vekili
:
Av. Mustafa Haki OKUDUCU
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucu, kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklarile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a aykırılık suçlarından yargılandığı Bakırköy5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının, savunma haklarınınsınırlanması nedeniyle anayasal haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 11/3/2013 tarihindeBakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerininidari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bireksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 14/5/2013tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararıalınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün33. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesininBölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
4. Başvuru dilekçesindekiilgili olaylar özetle şöyledir:
5. Başvurucu hakkında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 27/5/2010 tarih ve E.2010/56288 sayılı iddianamesi ile kastenöldürme, kasten öldürmeye teşebbüs ve ruhsatsız silah taşıma suçlarından kamudavası açılmıştır.
6. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi 13/10/2011tarih ve E.2010/214, K.2011/294 sayılı kararı ile başvurucunun atılı suçlardanmahkûmiyetine karar vermiştir.
7. Temyiz talebi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 5/12/2012 tarih ve E.2012/1242, K.2012/9080 sayılı ilâmı ileonanan karar aynı tarihte kesinleşmiştir.
8. Başvurucu, 24/12/2012 tarihindeYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi uyarınca itiraz yoluna başvurulması içinmüracaatta bulunmuş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 24/1/2013 tarih veKD.2012/42061 sayılı kararı ile itirazı gerektirecek hukuki ve fiili durumunolmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar vermiştir.
B. İlgili Hukuk
9. 23/3/2005 tarih ve 5320 sayılı CezaMuhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8. maddesi,4/4/1929 tarih ve 1412 sayılı mülga Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 ila326. maddeleri, 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
10. Mahkemenin 16/5/2013 tarihindeyapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 11/3/2013 tarih ve 2013/2001 numaralıbaşvurusu incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
11. Başvurucu, Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılanyargılama sonunda verilen mahkûmiyet kararının haksız olduğunu, delillerinyeterince toplanmadığını ve savunma hakkının sınırlandığını, ileri sürerek adilyargılanma hakkının ihlalinin tespiti ile ihlalin giderilmesi talebindebulunmuştur.
B. Değerlendirme
12. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri HakkındaKanun’un “Bireysel başvuru usulü”kenar başlıklı 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:
“Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiğitarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibarenotuz gün içinde yapılması gerekir. Haklı bir mazereti nedeniyle süresi içindebaşvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren onbeşgün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte başvurabilirler.Mahkeme, öncelikle başvurucunun mazeretinin geçerli görülüp görülmediğiniinceleyerek talebi kabul veya reddeder.”
13. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün “Başvurusüresi ve mazeret” başlıklı 64. maddesinin (1) numaralı fıkrasışöyledir:
“Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiğive buna ilişkin kararın kesinleştiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişseihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.”
14. Bireysel başvurunun kabuledilebilirlik şartlarından biri başvuru süresidir. Süre, başvurunun heraşamasında dikkate alınması gereken bir usul hükmüdür.
15. Bireysel başvuruların, 6216 sayılı Kanun'un 47.maddesinin (5) numaralı fıkrası ile İçtüzük'ün 64.maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca, başvuru yollarının tüketildiğitarihten, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibarenotuz gün içinde Anayasa Mahkemesine doğrudan veya diğer mahkemeler yahut yurtdışı temsilcilikler vasıtasıyla yapılması gerekmektedir.
16. Her ne kadar İçtüzük’ün anılanmaddesinde bireysel başvuru süresinin başlangıcına ilişkin olarak “başvuruyollarının tüketildiği” tarihten söz edilmekte ise de, bu ibarenin nihaikararın başvurucuya tebliğ edildiği ya da bu kararın başvurucunun erişimineaçıldığı tarih olarak anlaşılması gerekir. Aksine bir yorumla nihai kararıntarihinin esas alınması, başvurucunun ya bu kararı öğrendiği tarihten itibaren30 günlük süre geçmiş olacağından başvuru hakkı engellenerek hiç başvuruyapamaması ya da başvuru için az bir süre kalması nedeniyle bu hakkınkullanımının sınırlandırılması sonucunu doğuracaktır.
17. Başvuru konusu Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/10/2011 tarih ve E.2010/214, K.2011/294 sayılı kararı, Yargıtay1. Ceza Dairesinin 5/12/2012 tarih ve E.2012/1242, K.2012/9080 sayılı ilâmı ileonanmıştır. Başvurucu, 24/12/2012 tarihinde YargıtayCumhuriyet Başsavcılığına 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca onamakararı aleyhine itiraz yoluna başvurulması için talepte bulunmuş, YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı 24/1/2013 tarih ve KD.2012/42061 sayılı kararı iletalebin reddine karar vermiş ve karar başvurucuya 25/2/2013 tarihinde tebliğedilmiştir.
18. Ceza yargılamasında tüketilmesi gereken son başvuru yolutemyiz aşaması olup, temyiz incelemesinden geçen kararlara karşı itiraz yolu,5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi gereğince Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısınatanınmıştır. Dolayısıyla başvurucunun itiraz yoluna gidilmesi istemi, sadeceYargıtay Cumhuriyet Başsavcısının takdirini harekete geçirmeye yönelik birtaleptir. Bu kapsamda yapılan başvurular bireysel başvuru öncesinde tüketilmesigereken bir yol olarak kabul edilmediğinden, bu yola gidilmesinin bireyselbaşvuru süresi üzerinde herhangi bir etkisi olmayacaktır.
19. Somut olayda başvuru yolları 5/12/2012tarihinde Yargıtay 1. Ceza Dairesinin Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesininkararını onaması ile birlikte tüketilmiştir. Dosya kapsamından bu kararınbaşvurucuya tebliğ tarihi anlaşılmamakla birlikte, başvurucunun en geç YargıtayCumhuriyet Başsavcılığına itiraz istemiyle başvuru yaptığı 24/12/2012tarihinde nihai karardan haberdar olduğunun kabul edilmesi gerektiği açıktır.Bu durumda söz konusu karara karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun enson 23/1/2013 tarihine kadar yapılmış olmasıgerekirken, 11/3/2013 tarihinde yapılmış olması nedeniyle başvuruda süreaşımının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
20. Açıklanan nedenlerle, başvuru yollarının tüketildiğitarihten itibaren otuz gün içinde yapılmayan bireysel başvurunun diğer kabuledilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin “süre aşımı” nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Başvurunun, “süre aşımı”nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama giderlerinin başvurucu üzerindebırakılmasına, 16/5/2013tarihinde OY BİRLİĞİYLE kararverildi.