TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEHMET YAVUZ YÜCEL BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/2940)
Karar Tarihi: 22/6/2015
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Hicabi DURSUN
Erdal TERCAN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Kadir ÖZKAYA
Raportör Yrd.
:
Gökçe GÜLTEKİN
Başvurucu
:
Mehmet Yavuz YÜCEL
Vekili
:
Av. Yusuf Rıza ÇOLAK
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucu, Makine ve KimyaEndüstrisi Elmadağ Roket Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü ve YönetimKurulu Başkanlığı görevinden alınmasına ilişkin müşterek kararname ile Makinave Kimya Endüstrisi (MKE) Kurumu Müşavirliğine atanmasına ilişkin idari işleminiptali ile uğradığı maddi kayıpların ödenmesi istemiyle Danıştay BeşinciDairesinde açtığı davanın reddedildiğini ve yargılamanın makul süredesonuçlanmadığını belirterek, Anayasa'nın 1., 2., 9., 11., 12., 13., 14., 35.,36., 40., 125., 138. ve 141. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüş,tazminat talep etmiştir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 8/5/2013 tarihindeAnayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemedebaşvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespitedilmiştir.
3. Birinci Bölüm ÜçüncüKomisyonunca 24/9/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölümtarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından21/11/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikteyapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru konusu olay veolgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.Adalet Bakanlığının 25/12/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin öncekikararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüşsunulmayacağı bildirilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve eklerindeifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerçerçevesinde olaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucu, Elmadağ RoketSanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevindenalınmasına ilişkin 12/12/2000 tarihli müşterek kararname ile MKE KurumuMüşavirliğine atanmasına ilişkin 18/12/2000 tarihli MKE Genel Müdürlüğüişleminin iptali ve uğradığı parasal kayıpların giderilmesi istemiyle 12/2/2001tarihinde Danıştay Beşinci Dairesinde dava açmıştır.
8. Dairenin, 12/10/2004 tarihve E.2001/680, K.2004/3648 sayılı ilâmıyla; Elmadağ Roket Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de üretimin zamanında yapılmaması nedeniyle 1996yılından 2000 yılına kadar gecikme cezası ödendiği, şirketin bu konuda iki kezuyarıldığı, bu durumun itibar ve güven kaybına yol açtığı, alınan siparişlerüzerine üretim yapıldığından üretimin siparişlere göre hesaplanması gerektiği,üretilen roketlerde önemli yetersizlikler ve hatalar bulunduğu, başvurucununana teşekkül nezdinde yeterli teşebbüste bulunmayarak önemli miktarda gecikmecezası ödenmesine sebep olduğu, stokların artması ve büroda işçiçalıştırılmasına ilişkin Yüksek Denetleme Kurulu raporlarında sürekli eleştirikonusu olduğu halde bu konuda üzerine düşen görevi yapmadığı, MKE KurumununMilli Savunma Bakanlığı ile ilişkilendirilmesinden sonra bağlı ortaklıklarınverimliliklerinin arttırılması amacıyla incelenen raporlar ve işlemler sonucutakdir yetkisine dayanılarak görevden alınması yolunda tesis edilen işlemdekamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanınreddine karar verilmiştir.
9. Temyiz üzerine, Danıştayİdari Dava Daireleri Kurulunun 9/4/2009 tarih ve E.2005/514, K.2009/1066 sayılıilâmıyla hüküm onanmıştır.
10. Karar düzeltme istemi,Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 1/10/2012 tarih ve 2009/2572,K.2012/1321 sayılı ilâmıyla reddedilmiştir.
11. Karar, başvurucuya 10/4/2013tarihinde tebliğ edilmiştir.
12. Başvurucu, 8/5/2013tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
B. İlgiliHukuk
13. 6/1/1982 tarih ve 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 1. maddesinin (2) numaralı fıkrası, 2.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) ve (b) bendi, 14. maddesinin (3) ve (4)numaralı fıkraları, 20. maddesinin (5) numaralı fıkrası, 49. maddesinin (3)numaralı fıkrası ile 60. maddesi.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
14. Mahkemenin 22/6/2015tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 8/5/2013 tarih ve 2013/2940numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları
15. Başvurucu, Elmadağ RoketSanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevindenalınmasına ilişkin müşterek kararname ile MKE Kurumu Müşavirliğine atanmasınailişkin idari işlemin iptali ve uğradığı maddi kayıpların ödenmesi istemiyleDanıştay Beşinci Dairesinde açtığı davada verilen kararın hukuka aykırıolduğunu, yürüttüğü görevlerde daima başarılı ve liyakatli olduğunu, DanıştayBeşinci Dairesince yerindelik denetimi yapıldığını ve yargılamanın makul süredesonuçlanmadığını belirterek, Anayasa'nın 1., 2., 9., 11., 12., 13., 14., 35.,36., 40., 125., 138. ve 141. maddelerinde düzenlenen haklarının ihlaledildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
16. Başvuru dilekçesi ve ekleriincelendiğinde, başvurucunun, 12/2/2001 tarihinde Danıştay Beşinci Dairesindeaçtığı iptal ve tam yargı davasında hukuka aykırı karar verildiğini bu nedenleeşitlik ve hukuk devleti ilkeleri ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiniileri sürdüğü anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun ihlal iddialarınailişkin nitelendirmesi ile bağlı olmayıp hukuki nitelendirmeyi kendisi yapar. Anılan ihlal iddiaları, delillerin değerlendirilmesi, hukukkurallarının yorumlanması ile Mahkemece verilen kararın adil olup olmamasınailişkin olduğundan, bu iddiaların tamamı yargılamanın sonucu itibarıyla adilolmadığı iddiası kapsamında nitelendirilmiştir. Başvurucunun, makul süredeyargılama yapılmadığı yönündeki iddiası ise ayrıca değerlendirilmiştir.
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
a. Yargılamanın Sonucu İtibarıyla Adil Olmadığı İddiası
17. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:
“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlardainceleme yapılamaz.”
18. 30/3/2011 tarih ve 6216sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğinekarar verebilir.”
19. 6216 sayılı Kanun’un 48.maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvurularınMahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın148. maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurularkapsamında değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkinşikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.
20. Anılan kurallar uyarınca,ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay veolguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarınınyorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgilivarılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesinekonu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarınınadaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda açık bir takdir hatası içermesi ve budurumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlaletmiş olmasıdır. Bu çerçevede, kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurularaçıkça keyfilik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesince incelenemez (B. No:2012/1027, 12/2/2013, § 26).
21. Başvuru konusu olayda,başvurucu, Elmadağ Roket Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü ve YönetimKurulu Başkanlığı görevinden alınmasına ilişkin müşterek kararname ile MKEKurumu Müşavirliğine atanmasına ilişkin idari işlemin iptali ve uğradığı maddikayıpların ödenmesi istemiyle Danıştay Beşinci Dairesinde açtığı davada verilenkararın hukuka aykırı olduğunu, yürüttüğü görevlerde daima başarılı veliyakatli olduğunu, Danıştay Beşinci Dairesince yerindelik denetimi yapıldığınıbelirterek, eşitlik ve hukuk devleti ilkeleri ile adil yargılanma hakkınınihlal edildiğini ileri sürmüştür.
22. Başvurucu, Elmadağ RoketSanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevindenalınmasına ilişkin12/12/2000 tarihli müşterek kararname ile MKE KurumuMüşavirliğine atanmasına ilişkin 18/12/2000 tarihli idari işlemin iptali veuğradığı maddi kayıpların ödenmesi istemiyle Danıştay Beşinci Dairesinde iptalve tam yargı davası açmış, Dairenin 23/2/2007 tarihli ilâmıyla başvurucunun anateşekkül nezdinde yeterli teşebbüste bulunmayarak önemli miktarda gecikmecezası ödenmesine sebep olduğu, stokların artması ve büroda işçiçalıştırılmasına ilişkin Yüksek Denetleme Kurulu raporlarında sürekli eleştirikonusu olduğu halde bu konuda üzerine düşen görevi yapmadığı, MKE KurumununMilli Savunma Bakanlığı ile ilişkilendirilmesinden sonra bağlı ortaklıklarınverimliliklerinin arttırılması amacıyla incelenen raporlar ve işlemler sonucutakdir yetkisine dayanılarak görevden alınması yolunda tesis edilen işlemdekamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanınreddine karar verilmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 9/4/2009tarihli ilâmıyla karar onanmış, karar düzeltme istemi, İdari Dava DaireleriKurulunun 1/10/2012 tarihli ilâmıyla reddedilmiştir.
23. Mahkemenin gerekçesi vebaşvurucunun iddiaları incelendiğinde, iddiaların özünün Derece Mahkemesitarafından delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarınınyorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla yargılamanın sonucunailişkin olduğu anlaşılmaktadır.
24. Başvurucu, yargılamasürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibiolamadığına, kendi delillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşıtarafça sunulan delillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatıbulamadığına ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarınınDerece Mahkemesi tarafından dinlenmediğine ilişkin bir bilgi ya da kanıtsunmadığı gibi Mahkemenin kararında bariz takdir hatası veya açık keyfilikoluşturan herhangi bir durum da tespit edilememiştir.
25. Açıklanan nedenlerle,başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğindeolduğu, Derece Mahkemesi kararlarının bariz takdir hatası veya açık keyfilik deiçermediği anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlikkoşulları yönünden incelenmeksizin “açıkçadayanaktan yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
b. Yargılama Süresinin Makul Olmadığı İddiası
26. Başvuru formu ile eklerininincelenmesi sonucunda, açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan başvurunun bu kısmının kabul edilebilir olduğuna karar verilmesigerekir.
2. Esas Yönünden
27. Başvurucu, Elmadağ RoketSanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevindenalınmasına ilişkin 12/12/2000 tarihli müşterek kararname ile MKE KurumuMüşavirliğine atanmasına ilişkin 18/12/2000 tarihli MKE Genel Müdürlüğüişleminin iptali ve uğradığı parasal kayıpların giderilmesi istemiyle 12/2/2001tarihinde Danıştay Beşinci Dairesinde açtığı davaya ilişkin yargılamanın makulsürede tamamlanmadığını ve Anayasa’nın 36. maddesinde tanımlanan adilyargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
28. Anayasa ve Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ortak koruma alanı dışında kalan bir hakihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesimümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupaİnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanmahakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesindeyer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi deAnayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgilihükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle,Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanmahakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesikapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul süredeyargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanmahakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olan süratlesonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141.maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanmahakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B.No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38,39).
29. Davanın karmaşıklığı,yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılamasürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususlar, bir davanın süresinin makul olupolmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması gereken kriterlerdir (B. No:2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).
30. Anayasa’nın 36. maddesi veSözleşme’nin 6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkinuyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması gerekir. Hukuk sisteminde yeralan mevzuat hükümleri gereğince “kamuhukuku” alanına dâhil olan, ancak sonucu itibarıyla özel niteliktekihaklar ve yükümlülükler üzerinde belirleyici olan uyuşmazlıkları konu alandavalar da Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesinin korumasıkapsamına girmektedir. Bu anlamda, belirtilen düzenlemelerde yer verilengüvenceler, başvurucunun haklarına zarar verdiği iddia edilen idari bir kararıniptali talebiyle açılan davalara da uygulanacaktır. Başvuruya konu davanın,12/12/2000 tarihli müşterek kararnamenin iptali ile MKE Kurumu Müşavirliğineatamaya ilişkin 18/12/2000 tarihli MKE Genel Müdürlüğü işleminin iptali veuğranılan parasal kayıpların tazmini istemini konu alan bir uyuşmazlık olduğugörülmekte olup, somut yargılama faaliyetinin, medeni hak ve yükümlülüklerikonu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/1198, 7/11/2013, §44).
31. Medeni hak veyükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin makul süre değerlendirmesinde,sürenin başlangıcı kural olarak, uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılamasürecinin işletilmeye başlandığı, başka bir deyişle davanın ikame edildiğitarih olup, somut başvuru açısından bu tarih, 12/2/2001 tarihidir.
32. Sürenin bitiş tarihi ise,çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde yargılamanın sona ermetarihidir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52). Somut başvuru açısından bu tarih,Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından karar düzeltme istemininreddedildiği, 1/10/2012 tarihidir.
33. Başvuruya konu yargılamasürecinin incelenmesinde, 12/2/2001 Danıştay Beşinci Dairesinde açılan iptal vetam yargı davasında, tarafların dilekçelerinin incelendiği ve delillerinintoplandığı, Danıştay savcısının düşüncesinin alındığı ve Dairenin 12/10/2004tarihli kararıyla davanın reddine karar verildiği, temyiz üzerine Danıştayİdari Dava Daireleri Kurulunun 9/4/2009 tarihli ilâmıyla hükmün onandığı, karardüzeltme isteminin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 1/10/2012 tarihliilâmıyla reddedildiği ve bu tarihte kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
34. İlgili yargılama evrakınınincelenmesinden, başvuruya konu yargılama sürecinin idari yargı makamlarınezdinde sürdüğü görülmekle, 2577 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerinetabi bir yargılama faaliyetinin söz konusu olduğu ve idari yargı alanına dâhiluyuşmazlıkları konu alan yargılama faaliyetleri için geçerli genel usuli hükümler içeren 2577 sayılı Kanun’un muhtelifmaddelerinin, uyuşmazlıkların makul sürede çözümlenmesi gerekliliğini ortayakoyduğu anlaşılmaktadır (bkz. § 13).
35. Hukuk sistemimizde idariyargı alanında yer alan uyuşmazlıklara ilişkin dava sürelerinin makul yargılamasüresini aştığı yönündeki tespitlere, AİHM kararlarında yer verilmiş olup,özellikle idari yargı alanındaki yapısal sorunlar ve Danıştay nezdinde temyizve karar düzeltme incelemelerinde geçirilen uzun yargılama sürelerinin ihlalkararlarına temel oluşturduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda idari yargımakamları nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündekiiddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesitarafından, özellikle 2577 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümleri de gözönünde bulundurularak makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündekarar verilmiştir (B. No: 2012/1198, 7/11/2013, §§ 54-60).
36. Başvuruya konu davaya birbütün olarak bakıldığında, 2577 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine tabibir yargılama sürecine ilişkin somut başvuru açısından farklı bir kararverilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı, yargılamanın yaklaşık altı yıllıkkısmının temyiz ve karar düzeltme incelemelerinde geçtiği, söz konusu on biryıl yedi ay on dokuz günlük yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmeninolduğu sonucuna varılmıştır.
37. Açıklanan nedenlerle, başvurucununAnayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanmahakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
38. Başvurucu, 12/2/2001tarihinde açtığı davanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle 144.000,00TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
39. 6216 sayılı Kanun’un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin(2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Tespit edilen ihlalbir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmakiçin yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yenidenyargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehinetazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolugösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, AnayasaMahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
40. Başvurucunun tarafı olduğu uyuşmazlığailişkin on bir yıl yedi ay on dokuz günlük yargılama süresi nazara alındığında,yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiylegiderilemeyecek olan manevi zararı karşılığında başvurucuya takdirennet 11.650,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
41. Başvurucu tarafından madditazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile iddiaedilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,başvurucunun maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.
42. Başvurucu tarafından yapılanve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 198,35 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan 1.698,35 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Başvurucunun,
1.Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığı yönündeki iddiasının “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının KABUL EDİLEBİLİROLDUĞUNA,
3.Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanmahakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
B. Başvurucuya net 11.650,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE,başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,
C. Başvurucu tarafından yapılan 198,35 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan 1.698,35 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYAÖDENMESİNE,
D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemedegecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal faiz uygulanmasına,
22/6/2015tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.