TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEHMET HOCAOĞLU BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/3207)
Karar Tarihi: 15/10/2015
R.G. Tarih ve Sayı: 25/12/2015-29573
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
Engin YILDIRIM
Celal Mümtaz AKINCI
Raportör
:
Murat AZAKLI
Başvurucu
:
Mehmet HOCAOĞLU
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1.Başvuru, Mahkeme kararının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafındanuygulanmaması nedeniyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğiiddiaları hakkındadır.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2.Başvuru 8/5/2013 tarihinde Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıylayapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesindebaşvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğininbulunmadığı tespit edilmiştir.
3.İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 20/10/2014 tarihinde, kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
4.Bölüm tarafından 31/10/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esasincelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
5.Adalet Bakanlığına (Bakanlık) başvuru konusu olay ve olgular bildirilmiş,başvuru belgelerinin bir örneği görüş için gönderilmiştir. Bakanlığın25/11/2014 tarihli görüş yazısı başvurucuya tebliğ edilmiş; başvurucu, Bakanlıkgörüşüne karşı beyanlarını sunmamıştır.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6.Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespitedilen ilgili olaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucu, Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutularakTürkiye’ye gelmiş; 5/1/1998 tarihinde sözleşmeli öğretmen olarak, 11/2/1998tarihinde ise kadrolu öğretmen olarak göreve başlamıştır.
8. Başvurucu, Kırklareli ili Babaeski ilçesinde öğretmenolarak görev yapmakta iken Bulgaristan'da öğretmen olarak geçen hizmetsürelerinin kazanılmış hak aylığı intibakının tespitinde değerlendirilmesiamacıyla Kırklareli Valiliği aleyhine Edirne İdare Mahkemesinde dava açmıştır.
9. Mahkeme, 17/9/2003 tarihli ve E.2003/400, K.2003/794sayılı kararı ile başvurucunun Bulgaristan’da öğretmen olarak görev yaptığısürelerin kazanılmış hak aylık derecesinin tespitinde değerlendirilmesine yönelikbaşvurusunun davalı tarafından reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlıkbulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar vermiş ve Mahkemekararının kesinleşmesi üzerine buna ilişkin emekli keseneği ve karşılıkfarkları ilgili kurumdan tahsil edilmiştir.
10. Başvurucu, Bulgaristan'da geçen ve Mahkeme kararıuyarınca kazanılmış hak aylığı intibakında değerlendirilen sürelerin EmekliSandığı hizmetleri ile de birleştirilmesi talebiyle SGK'yamüracaat etmiş ancak bu talebi reddedilmiştir.
11. Başvurucu, redde ilişkin işlemin iptal edilmesi istemiyleSGK aleyhine Edirne İdare Mahkemesinde iptal davası açmıştır.
12. Mahkeme, 25/9/2007 tarihli ve E.2007/187, K.2007/1096sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir.
13. Davalının temyizi üzerine Danıştay OnbirinciDairesi, 16/1/2008 tarihli ve E.2009/2080, K.2011/1416 sayılı ilamı ile "... Uyuşmazlık konusu olayda işlem tesisineyetkili makam Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (devredilen T.C. Emekli SandığıGenel Müdürlüğü) olduğundan, uyuşmazlığın Sosyal Güvenlik Başkanlığınınbulunduğu yer idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesince görülüpçözümlenmesi gerekmekte olup, genel yetki kurallarına aykırı olarak açılandavayı işin esasına girerek çözümleyen Edine İdare Mahkemesi kararında hukukiisabet görülmemiştir..." gerekçesiyle yer yönünden yetkisizliknedeniyle kararı bozmuştur.
14. Yargılamaya devam eden Ankara 4. İdare Mahkemesi,25/6/2008 tarihli ve E.2008/1234, K.2008/1639 sayılı kararında "... 657 sayılı Kanun’a göre yurt dışındaöğretmenlikte geçen hizmetlerin 12 yılı geçmemek üzere 2/3’ünün intibaklarındadeğerlendirileceği, Türk soydaşı olan ve Bulgaristan'da öğretmen olarak görevyapmakta iken zorunlu göç kapsamında Türkiye'ye gelip Türk vatandaşlığına geçenve 657 sayılı Kanun'a tabi öğretmen kadrosunda görev yapan davacının,Bulgaristan'da öğretmen olarak geçen hizmet sürelerinin anılan Kanun hükümlerikarşısında emeklilik intibakında değerlendirilmemesine ilişkin işlemde hukukauyarlık bulunmamaktadır" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaledilmesine karar vermiştir.
15. Davalının temyizi üzerine Danıştay OnbirinciDairesi, 18/5/2010 tarihli ve E.2008/5294, K.2010/4328 sayılı ilamı ile hükmüonamıştır.
16. Davalının karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 27/6/2012tarihli ve E.2010/8757, K.2012/4592 sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
17. Diğer taraftan başvurucunun 9 aylık 4/1-a (SSK)kapsamındaki sigortalı hizmeti ile 15 yıl 1 aylık 4/1-c kapsamındaki hizmetiolmak üzere toplam 15 yıl 10 aylık hizmet süresi üzerinden 15/3/2013 tarihindenitibaren 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli SandığıKanunu hükümlerine göre emekli aylığı SGK tarafından bağlanmıştır.
18. Başvurucunun aylık bağlamaya esas alınan hizmet süresine-Ankara 4. İdare Mahkemesinin 25/6/2008 tarihli kararına rağmen- Bulgaristan'dageçen öğretmenlik hizmetlerinin ilave edilmemesi üzerine başvurucu, 10/4/2013tarihli dilekçesi ile SGK'ya müracaat ederek Mahkemekararının uygulanmasını ve Bulgaristan'da geçen hizmetlerinin emekliliğine esashizmet süresinin tespitinde dikkate alınmasını talep etmiştir.
19. Başvurucunun talebi SGK'nın17/5/2013 tarihli işlemi ile reddedilmiştir.
20. Başvurucu 8/5/2013 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
B. İlgiliHukuk
21. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu’nun 36. maddesi şöyledir:
“…
C) 1 - Teknik hizmetler sınıfına girenlerdenmemurluğa girmeden önce yurt içinde veya yurt dışında mesleklerini serbestolarak veya resmi veya özel müesseselerde ifa edenlerle memuriyettenayrıldıktan sonra bu işlerde çalışarak yeniden memuriyete girmek isteyenlerinteknik hizmetlerde geçen süresinden bu kanun ve bu kanunun 87 nci maddesinde sözü edilen kurumlarda geçen sürenin tamamı vegeri kalan sürenin 3/4 ü toplamı memuriyette geçmiş sayılarak bu süreler heryılı bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmeksuretiyle değerlendirilir.
2 - Sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlıkhizmetleri sınıfına girenlerden memurluğa girmeden önce yurt içinde veya yurtdışında mesleklerini serbest olarak veya resmi veya özel kurumlarda yapanlarla,memurluktan ayrıldıktan sonra bu işlerde çalışarak yeniden memurluğa girmekisteyenlerin sağlık hizmetlerinde geçen süresinden, bu kanun ve bu kanunun 87 nci maddesinde sözü edilen kurumlarda geçen süreleri ile196 ncı maddede belirtilen şekilde tespit edilecekmahrumiyet bölgelerinde en az 3 yıl çalışanların veya çalışacak olanlarınsürelerinin tamamı ve geri kalan sürelerinin 3/4 ü toplamı memurlukta geçmişsayılarak bu sürelerin her yılı için bir kademe ilerlemesi ve her üç yılı içinbir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir.
…”
22. 657 sayılı Kanun’un ek geçici 2. maddesi şöyledir:
“1/3/1970 tarihi ile 30/11/1970 tarihiarasında görevde bulunmaları nedeniyle intibakı yapılmış olanlar ile30/11/1970'den 1/3/1975 tarihine kadar olan sürede göreve alınanlardan bu maddegereğince değerlendirmeye esas alınan, hizmetlerde öğrenim durumları değişmemişolanların derece ve kademelere intibakı aşağıdaki esaslara göre yapılır.
…
C) Aşağıda gösterilen görevlerde başarılıolarak geçen süreler (B) fıkrasındaki sürelere eklenir.
…
k) Yabancı memleketlerde öğretmen olarak Türk kültürünehizmet edenlerden Türk vatandaşlığına geçmiş ve Devlet memuru olmuş olanların,yurt dışında öğretmenlikte geçen hizmetlerinin, (12 yılı geçmemek üzere 2/3'ü)”
23. 657 sayılı Kanun’un ek geçici 59. maddesi şöyledir:
“Bu kanuna tabi kurumlarda halen sürekli işçi statüsü veya sözleşmelistatüde çalışmakta olan Ahıska Türkleri ve Bulgaristan'dan zorunlu göçe tabitutulan soydaşlardan Türk vatandaşlığına geçmiş olup bu Kanunun yayımıtarihinden itibaren 1995 yılı sonuna kadar memurluğa geçmek için yazılı olarakbaşvuranlar, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri tavanı aşmamak kaydıile bu Kanunun Ek Geçici 1, 2 ve 3 üncü maddeleri hükümlerine göre; 458 sayılıKanun Hükmünde Kararname hükümleri de dikkate alınarak derece ve kademeleri tespitedilmek suretiyle sınav şartı aranmaksızın boş memur kadrolarına intibakettirilebilirler.
BuKanunun yayımı tarihinden sonra hizmete alınan Ahıska Türkleri veBulgaristan'dan zorunlu göçe tabi tutulan soydaşlardan Türk vatandaşlığınageçmiş olanlardan göreve başladıkları tarihten itibaren 6 ay içinde memurluğageçmek için yazılı olarak başvuranlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükmüuygulanır.”
24. 24/5/1983 tarihli ve 2829 sayılı Sosyal GüvenlikKurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 4.maddesi şöyledir:
“Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmışolanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göreaylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.
Ancak, hizmet süreleri toplamının aylıkbağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz.”
25. 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan TürkVatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri BakımındanDeğerlendirilmesi Hakkında Kanun’un 1. maddesi şöyledir:
“Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşıolup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekizyaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen vebelgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda herbirinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarakgeçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına primödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyalgüvenlikleri bakımından değerlendirilir.”
26. 3201 sayılı Kanun’un geçici 6. maddesi şöyledir:
“Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerden 1/1/1989tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar zorunlu göçe tabitutulan, Türk vatandaşı olup Türkiye’de ikamet eden ve 1/7/1976 tarihli ve 2022sayılı Kanun dahil olmak üzere sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylıkalmamak koşulu ile yurt dışında geçen ve belgelendirilen çalışma süreleri buKanuna göre borçlandırılmak suretiyle yaşlılık aylığı bağlanmasında sosyalgüvenlikleri bakımından değerlendirilir.”
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
27. Mahkemenin 15/10/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,başvurucunun 8/5/2013 tarihli ve 2013/3207 numaralı bireysel başvurusuincelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
28. Başvurucu, Mahkeme kararına rağmen Bulgaristan'daöğretmen olarak geçen hizmet sürelerinin Türkiye'de çalıştığı hizmet süresineeklenmeden emekli aylığının bağlandığını, Bulgaristan'da geçen hizmetlerininemekliliğine esas hizmet süresinin tespitinde dikkate alınmadığını, konu ileilgili olarak SGK'ya yaptığı müracaatlarınreddedildiğini, emekli maaşı ve emekli ikramiyesinin ödenmesinde Mahkemekararına rağmen eksik ödeme yapıldığını, emeklilik hizmet süresine dâhiledilmeyen 12 yıl için ödeme yapılması gerektiğini belirterek sosyal güvenlikhakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş; Bulgaristan’daki hizmetinin karşılığıolan emekli ikramiyesi ve emekli maaşına yansıyacak tutarın faiziyle birlikteödenmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme
29. Başvuru dilekçesi ve ekleri incelendiğinde başvurucunun,Ankara 4. İdare Mahkemesinin kararına rağmen Bulgaristan'da geçen hizmetlerininemekliliğine esas hizmet süresinin tespitinde SGK tarafından dikkatealınmadığını, emekli maaşı ve emekli ikramiyesinin eksik ödendiğini belirtereksosyal güvenlik hakkının ihlal edildiğini ileri sürdüğü görülmüştür. AnayasaMahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ilebağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §16). Bu kapsamda, başvurucunun iddialarının Mahkeme kararının yerinegetirilmemesine yönelik olduğu anlaşılmış olup ihlal iddiaları, adil yargılanmave mülkiyet haklarının ihlali iddiası kapsamında değerlendirilmiştir.
1. KabulEdilebilirlik Yönünden
30. Başvurucunun, Bulgaristan’da geçen hizmet sürelerininMahkeme kararına rağmen emekliliğe esas hizmet süresine eklenmemesiyle ilgilişikâyetleri açıkça dayanaktan yoksun olmadığı gibi bu şikâyet için diğer kabuledilemezlik nedenlerinden herhangi biri de bulunmamaktadır. Bu nedenlebaşvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
31. Başvurucu, Bulgaristan’da geçen hizmet sürelerininMahkeme kararına rağmen emekliliğe esas hizmet süresine eklenmediğini, buşekilde emekli maaşı ve emekli ikramiyesinin eksik ödendiğini belirterekmülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
32. Bakanlık görüş yazısında, başvurucunun kesinleşmiş veinfaz edilebilir mahkeme kararının infazının sağlanmadığına dair ihlaliddialarının, adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlali iddialarıkapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
33. Bakanlığın görüşüne karşı başvurucu beyandabulunmamıştır.
34. Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrası şöyledir:
"Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkemekararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbirsuretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."
35. Başvurucunun ihlal iddiaları iki ayrı başlık altındadeğerlendirilmiştir.
a. Adil YargılanmaHakkının İhlali İddiası
36. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmaksuretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ileadil yargılanma hakkına sahiptir."
37. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6.maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgiliuyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusundakarar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkemetarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarakgörülmesini isteme hakkına sahiptir."
38. Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olanalt ilke ve haklar, Anayasa'nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanmahakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa'nın 36. maddesi uyarıncainceleme yaptığı bir çok kararında ilgili hükmü,Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle kapsamınadâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında yervermektedir (Güher Ergun ve diğerleri,B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 38).
39. Anayasa'nın 36. maddesinde ifade edilen hak aramaözgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasınıve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikteaynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren; bireyin adaleti bulma, hakkı olanıelde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adilyargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddiave savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyide kapsayan bir haktır (AYM, E.2009/27, K.2010/9, 14/1/2010).
40. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesinyargı organlarına davacı ve davalı olarak başvurabilme hakkı ve bunun doğalsonucu olarak da iddia, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altınaalınmıştır. Anılan maddeyle güvence altına alınan adil yargılanma hakkı,kendisi bir temel hak niteliği taşımasının ötesinde, diğer temel hak veözgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasınısağlayan en etkili güvencelerden biridir. Bu bağlamda Anayasa'nın, yasama veyürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uyma zorunluluğunu vemahkeme kararlarının değiştirilemeyeceği ile uygulanmasınıngeciktirilemeyeceğini ifade eden 138. maddesinin de adil yargılanma hakkınınkapsamının belirlenmesinde gözetilmesi gerektiği açıktır (Arman Mazman, B.No: 2013/1752, 26/6/2014, § 57).
41. Sözleşme'nin adil yargılanma hakkını düzenleyen 6.maddesinde açıkça kararların icrasından bahsedilmediği için AİHM, mahkemeyeerişim hakkından yola çıkarak kararların icrası hakkını adil yargılanmahakkının unsurlarından biri olarak kabul etmektedir. Mahkemeye erişim hakkı,bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme ve aynı zamanda mahkemece verilen kararınuygulanmasını isteme haklarını da kapsar. Mahkeme kararlarının uygulanması,yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın sonuç vermesini sağlayan birunsurdur. Karar uygulanmazsa yargılamanın da bir anlamı olmayacaktır (Hornsby/Yunanistan, B. No: 18357/91, 19/3/1997, §40).
42. Yargılama sonucunda mahkemenin bir karar vermiş olmasıyeterli değildir, ayrıca bu kararın etkili bir şekilde uygulanması da gerekir.Hukuk sisteminde, nihai mahkeme kararlarını, taraflardan birinin aleyhine sonuçdoğuracak şekilde uygulanamaz hâle getiren düzenlemeler bulunması veya mahkemekararlarının icrasının herhangi bir şekilde engellenmesi hâllerinde"mahkemeye erişim hakkı" da anlamını yitirir (Ahmet Yıldırım, B. No: 2012/144,2/10/2013, § 28).
43. AİHM, kesinleşmiş ve bağlayıcı bir yargı kararının,lehine karar verilen tarafın zarar görmesine rağmen infaz edilmemesi durumunda,Sözleşme'nin 6. maddesinin teminat altına aldığı mahkemeye erişim hakkının biranlam ifade etmeyeceğini vurgulamaktadır. Hangi yargı makamı verirse versin biryargı kararının veya hükmünün infaz edilmesi, 6. madde anlamında "dava"nın tamamlayıcı unsuru olarak değerlendirilmelidir(Burdov/Rusya, B. No: 59498/00, 7/5/2002, § 34).
44. Davaya taraf olan kişinin etkin korunması ve hukukauygunluğun sağlanması, idarenin kendisi hakkında verilebilecek nihai yargıkararlarına uymasını gerektirmektedir. Şayet idare, yargı kararını uygulamayıreddediyor veya ihmal ediyor ya da onu uygulamayı geciktiriyorsa bu durumdadavada taraf olan kişinin davanın safahatı süresince yararlandığı Sözleşme'nin6. maddesinde öngörülen teminatlar, her türlü varlık nedenini kaybetmektedir (Süzer ve Eksen Holding A.Ş. /Türkiye, B.No: 6334/05, 23/10/2012, § 115).
45. AİHM, Sözleşme'nin 6. maddesi kapsamında bir yargı yerineulaşma hakkının, sadece teorik olarak bu hakkın tanınmasını değil, aynı zamandao yargı yerinden alınan nihai kararın icrasına yönelik meşru bir beklentiyi dekoruduğunu kabul etmiştir (Apostol/Gürcistan, B. No: 40765/02, 28/2/2007, §54).
46. Anayasa’nın 138. maddesinde mahkeme kararlarına uyma, bukararları değiştirmeksizin yerine getirme hususunda yasama ve yürütme organlarıile idare makamları lehine herhangi bir istisna kurala yer verilmemiştir. Yargıkararlarının ilgili kamu otoritelerince zamanında yerine getirilmediği birdevlette, bireylerin yargı kararıyla kendilerine sağlanan hak ve özgürlükleritam anlamıyla kullanabilmeleri mümkün olmaz (ArmanMazman, § 61).
47. Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrasında düzenlenenyargı kararlarının geciktirilmeksizin uygulanması yükümlülüğü, hukukun genelilkelerinden biri olarak da kabul edilen kesin hükme saygı ilkesinin de birgereğidir. Çünkü bir hukuk sisteminde yargının verdiği ve bağlayıcı olan kesinhüküm, zarar gören taraflardan biri açısından işlevsiz duruma getirilmişse adilyargılanma hakkının sağladığı güvencelerin bir anlamı kalmayacaktır (Arman Mazman, §65).
48. Yargı kararlarının icrasındaki gecikmenin başvurucununadil yargılanma hakkına bir müdahale olduğu kabul edilmekle beraber kararlarınicrasında yaşanan gecikmenin hangi sürelere ulaştığında hak ihlalisayılacağının somut davanın koşullarına göre incelenmesi gerekir (Arman Mazman, §66). Bu koşulları; davanın konusu, dava konusu bir alacağın veya tazminatınödenmesiyse alacak veya tazminatın mahiyeti, başvurucunun kararın icrasındakimenfaati, yargı kararının icrasının başvurucu için önemi, ödeme ile sorumluidarenin bütçe imkânları ve ödeme konusundaki tutumu, alacak veya tazminatınödemenin gecikmesi nedeniyle değer kaybedip kaybetmediği, davanın kararın icrasafhasıyla beraber toplam süresi ile kararın icrasında geçen süre gibi unsurlarbelirleyebilir.
49. Nitekim AİHM, mahkeme tarafından verilen hükmün yerinegetirilmesini, Sözleşme’nin 6. maddesi bakımından yargılamanın bütünleyici birparçası olarak görmekte ve yargılamanın uzunluğuyla ilgili davalarda daincelemektedir (Di Pede/İtalya, B.No: 15797/89, 26/9/1996, §§ 20-24).
50. Başvuru konusu olayda başvurucunun Bulgaristan’danzorunlu göçe tabi tutularak Türkiye’ye geldiği, 5/1/1998 tarihinde sözleşmeliöğretmen olarak göreve başladığı, 11/2/1998 tarihinde ise kadrolu öğretmenolarak atandığı, Türkiye’deki 15 yıl 10 aylık hizmet süresi sonunda 15/3/2013tarihinde yaş haddi nedeniyle emekliye ayrıldığı ve başvurucuya 15 yıl 10 aylıkhizmet süresi üzerinden emekli aylığı bağlandığı anlaşılmıştır.
51. Başvurucu, kazanılmış hak aylık derecesinin tespitindedeğerlendirilen Bulgaristan’da geçen öğretmenlik süresinin, emekliliğe esashizmet süresinin tespitinde de değerlendirilmesi talebiyle SGK’yabaşvuruda bulunmuş; SGK tarafından bu talep reddedilmiştir.
52. Başvurucu, anılan işlemin iptali amacıyla SGK aleyhineİdare Mahkemesinde dava açmıştır. Davalı SGK savunmasında, Bulgaristan ileTürkiye Cumhuriyeti arasında sosyal güvenlik anlaşması imzalanmadığını, TürkiyeCumhuriyeti vatandaşı gibi işlem görerek devlet memurluğuna atanan kişilerinBulgaristan vatandaşı olarak Bulgaristan’da görev yapmak suretiyle geçenhizmetlerinin gerek kazanılmış hak aylıklarının gerekse emekli keseneğine esasaylıklarının tespitinde değerlendirme olanağının bulunmadığını belirterekdavanın reddini talep etmiştir.
53. Ankara 4. İdare Mahkemesi, iddia ve savunma ile tümdelilleri inceleyerek 25/6/2008 tarihinde, yurt dışında öğretmenlikte geçenhizmetlerin 12 yılı geçmemek üzere 2/3’ünün intibak işlemlerindedeğerlendirilebileceği ve başvurucunun Bulgaristan’da öğretmenlik yaptığıhizmet sürelerinin emeklilik intibakında değerlendirilmemesine ilişkin işlemdehukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle SGK’nınişleminin iptaline karar vermiştir. Davalı SGK’nıntemyiz ve karar düzeltme talepleri Danıştay OnbirinciDairesince reddedilerek 27/6/2012 tarihinde karar kesinleşmiştir.
54. Başvurucu, Ankara 4. İdare Mahkemesinin 25/6/2008 tarihlikararının kesinleşmesinden sonra 15/3/2013 tarihinde emekli olmuş ve SGK’ya başvurarak Mahkeme kararının uygulanmasını,Bulgaristan’da geçen öğretmenlik süresinin emekliliğe esas hizmet süresinintespitinde dikkate alınmasını ve bu doğrultuda emekli ikramiyesi ve emeklimaaşı ödenmesini talep etmiştir.
55. SGK, 17/5/2013 tarihli yazısıyla Bulgaristan ile TürkiyeCumhuriyeti arasında Sosyal Güvenlik anlaşması imzalanmadığı, bu nedenleTürkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi işlem görerek devlet memurluğuna atanankişilerin Bulgaristan’da görev yapmak suretiyle geçen hizmet sürelerinin,gerek kazanılmış hak aylıklarının gerekse emekli keseneğine esas aylıklarınıntespitinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını belirtmiştir. Bu nedenlebaşvurucunun Bulgaristan’da geçen hizmetlerinin intibakta ve hizmet kapsamındadeğerlendirilmesinin mümkün olmadığını belirterek talebi reddetmiştir.
56. Başvuru dosyasının incelenmesinden SGK tarafından, Ankara4. İdare Mahkemesinin kesinleşen kararının hâlen uygulanmadığı, başvurucununanılan kararın uygulanması talebinin reddedilmesine ilişkin yazıda belirtilenhususların Derece Mahkemelerinde de ileri sürüldüğü ve bu savunmalar yerindegörülmeyerek işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Bu şekildebaşvurucunun lehine olan ve 27/6/2012 tarihinde kesinleşen Mahkeme kararının,başvurucunun emekli olduğu 15/3/2013 tarihinden Anayasa Mahkemesince kararınverildiği 15/10/2015 tarihine kadar iki yıl yedi aydır uygulanmadığı, anılankararın niteliği dikkate alındığında bu sürenin makul olmadığı açıktır.
57. Öte yandan SGK tarafından gönderilen 27/8/2015 tarihliyazıda, anılan Mahkeme kararı uyarınca yapılacak borçlanma işlemi sonrasındaBulgaristan’da geçen hizmet süresinin emekliliğe esas hizmet süresinde dikkatealınması gerektiği belirtilmiştir. Ancak bu iddianın, başvurucunun ilk talebiüzerine SGK tarafından verilen cevapta yargılama sırasında savunma, temyiz vekarar düzeltme dilekçelerinde, Mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra kararınuygulanmasına yönelik başvurucunun talebinin reddine dair yazıda ilerisürülmediği, Mahkeme kararının uygulanıp uygulanmadığını belirlemek amacıylaAnayasa Mahkemesince yazılan yazı üzerine bildirildiği anlaşılmıştır.Dolayısıyla sonradan ileri sürülen bu iddianın somut başvuru açısından kararınuygulanmasına engel teşkil etmeyeceği kabul edilmiştir.
58. Açıklanan nedenlerle SGK’nın,aleyhine verilen ve infaz edilebilir yargı kararını uygulamamasınınbaşvurucunun mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği dolayısıyla Anayasa'nın 36.maddesini etkili sonuçları bakımından konusuz bıraktığı anlaşılmış olupbaşvurucunun adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
b. Mülkiyet Hakkınınİhlali İddiası
59. Anayasa'nın 35. maddesi şöyledir:
"Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunlasınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırıolamaz."
60. Sözleşme'ye Ek 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesişöyledir:
"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülkdokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancakkamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukungenel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararınauygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkılarınveya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasalarıuygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez"
61. Anayasa'nın 35. maddesi ve Ek 1 No.lu Protokol'ün 1.maddesi paralel düzenlemelerle mülkiyet hakkına yer vermiştir.
62. Sözleşme'ye Ek 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesiüç temel kuraldan oluşmaktadır. Birinci kural genel olarak mülkiyetten barışçılyararlanma veya mülkiyete saygı ilkesidir. Bu husus, birinci fıkranın ilkcümlesinde düzenlenmiştir. İkinci kural mülkiyetten yoksun bırakmayı düzenlerve bunu belirli koşullara bağlı kılar. Bu da aynı fıkranın ikinci cümlesindedüzenlenmiştir. Üçüncü kural ise devletlerin kamu yararına uygun olarak ve buamacın gerektirdiği ölçüde yasaların uygulanması yoluyla mülkiyetin kullanımınıkontrol etme yetkisini tanır, bu ise ikinci fıkrada yer almaktadır (Sporrong ve Lönnroth/İsveç, B.No: 7151/75, 7152/75, 23/9/1982, § 61).
63. Anayasa'nın 35. maddesi de Sözleşme'yeEk 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesindeki düzenlemeye paralel şekilde, birincifıkrasında mülkiyet hakkını tanımış, ikinci ve üçüncü fıkralarında ise mülkiyethakkının sınırlandırılması ve bu sınırlandırmanın ölçütü belirtilmiştir (Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No:2013/711, 3/4/2014, § 59).
64. AİHM, yargı kararlarının icrasının gecikmesini,"mülkten barışçıl yararlanma" hakkınamüdahale olarak kabul etmektedir (Burdov /Rusya, §40).
65. Bu kapsamda öncelikle mülkiyet hakkının kapsamına dâhilolabilecek mal varlığı değerlerinin belirlenmesi gerekir. Anayasa'nın 35.maddesi ile 1 No.lu Ek Protokol'ün 1. maddesinin koruma alanı içinde yer alanmenfaatlerin kapsamına, mevcut bir mülk girebileceği gibi kesin bir şekildetanımlanmış alacak hakları da girebilir (AYM, E.2000/42, K.2001/361,10/12/2001; AYM, E.2006/142, K.2008/148, 24/9/2008).
66. Bir mahkeme hükmünden doğan alacak, icra edilebilirolduğunun kanıtlanması durumunda mal ve mülk olarak kabul edilebilir (Burdov/Rusya, § 40).
67. Ancak somut olayda olduğu gibi Bulgaristan’da öğretmenlikyapan başvurucunun, orada geçen hizmet sürelerinin Türkiye’deki emeklilikintibakında değerlendirilmemesine ilişkin işlem nedeniyle mülkiyet hakkınamüdahale olup olmadığının belirlenmesi için bu durumun mülkiyet hakkıkapsamında bir hak teşkil edip etmediğinin belirlenmesi gerekir.
68. AİHM’in, Sözleşme'yeEk 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesi kapsamında genel olarak uyguladığı tümilkeler, sosyal haklar için de geçerlidir. Dolayısıyla Sözleşme'yeEk 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesi gelecekte bir mülkü edinme hakkını garantialtına almadığı gibi belli miktarda emekli aylığı alma hakkını da garantialtına almamaktadır. Benzer şekilde, Sözleşme'ye Ek 1No.lu Protokol'ün 1. maddesi, Sözleşme’ye taraf olmayanbir devletteki çalışma karşılığı hak edilen emekli aylığı alma hakkını dagaranti altına almaz. Ayrıca Sözleşme'ye Ek 1 No.luProtokol'ün 1. maddesi, Sözleşme’ye taraf olandevletlere, herhangi bir sosyal güvenlik programına sahip olup olmama veya böylebir program kapsamında sağlanacak hakların türünü veya miktarını belirlemekonusundaki karar verme özgürlüğüne de sınır koymamıştır. Ancak Sözleşme’ye taraf olan devlet, bir sosyal hak olarak emekliaylığı ödemesini yasal bir hak olarak kabul etmişse (bu hakka sahip olmak, dahaönce ödenen katkı paylarına bağlı olsun ya da olmasın) bu yasal hakkın,şartları sağlayan kişiler için Sözleşme'ye Ek 1 No.luProtokol'ün 1. maddesi kapsamında maddi bir menfaat oluşturduğu kabuledilmelidir (Andrejeva/Letonya, B. No: 55707/00, 18/2/2009, §77).
69. AİHM demokratik bir toplumda hukukun üstünlüğü ilkesineatıfla, alacak hakkı bulunduğunu gösteren yargı kararlarının uygulanmamasınedeniyle mülkiyet hakkının da ihlal edildiğini kabul etmektedir (Süzer ve Eksen Holding A.Ş./Türkiye, §155).
70. Başvuru konusu olayda Ankara 4. İdare Mahkemesincebaşvurucunun yurt dışında öğretmenlikte geçen hizmetlerinin 12 yılı geçmemeküzere 2/3’ünün intibaklarında değerlendirilebileceği ve başvurucununBulgaristan’da öğretmenlik yaptığı hizmet sürelerinin emeklilik intibakındadeğerlendirilmemesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyleişleminin iptaline karar verilmiştir. Başvurucuya SGK tarafından Türkiye’dekigörev süresi olan 15 yıl 10 aylık hizmet süresi üzerinden emekli maaşıbağlanmış, Bulgaristan’da geçen görev süreleri emeklilik ikramiyesi ve maaşınınhesaplanmasında dikkate alınmamıştır. Ankara 4. İdare Mahkemesi kararındabelirtildiği şekilde Bulgaristan’daki hizmet sürelerinin dikkate alınmamasının,başvurucunun daha fazla emekli ikramiyesi ve maaşı almasına engel olabileceği,kararın uygulanmamasının başvurucunun maddi menfaatini etkilediği, Mahkemekararı ile belirlendiği üzere başvurucunun mülkiyet hakkı kapsamındaki birmenfaatinin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
71. Bir mahkeme kararını uygulamakla görevli kamu makamları,bu kararın uygulanmasını engellemekte ya da kararın uygulanması için gerekliözeni göstermemekteyse bu durum Anayasa'nın 35. ve 36. maddelerinin ihlalianlamına gelir (Kenan Yıldırım ve TuranYıldırım, § 66).
72. Başvuru konusu olayda başvurucunun, Bulgaristan’daöğretmen olarak geçen sürelerin emekliliğe esas hizmet süresindedeğerlendirilmesi talebiyle SGK’ya yaptığı başvurununreddedilmesi üzerine SGK aleyhine açtığı davada Ankara 4. İdare Mahkemesi,başvurucunun yurt dışında öğretmenlikte geçen hizmetlerinin 12 yılı geçmemeküzere 2/3’ünün intibaklarında değerlendirilebileceği, Bulgaristan’daöğretmenlik yapan başvurucunun orada geçen hizmet sürelerinin emeklilik intibakındadeğerlendirilmemesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle SGK’nın işleminin iptaline karar vermiş, SGK’nın temyiz ve karar düzeltme talebinin Danıştay Onbirinci Dairesince reddedilmesi üzerine 27/6/2012tarihinde karar kesinleşmiş ve başvurucu da 15/3/2013 tarihinde emekliolmuştur.
73. Başvurucu, anılan kararın kesinleştiğini belirterek karardoğrultusunda işlem yapılmasını ve Bulgaristan’da geçen görev sürelerininemekliliğe esas fiilî hizmet süresinin tespitinde değerlendirilmesini talepetmiş; SGK tarafından bu talep 17/5/2013 tarihinde reddedilmiştir. Bu şekildebaşvurucunun lehine olan kesinleşmiş Mahkeme kararının, başvurucunun emekliolduğu 15/3/2013 tarihinden itibaren uygulanmaması, kararı etkili sonuçlarıbakımından konusuz bırakmıştır.
74. Açıklanan gerekçelerle Mahkemece verilen ve kesinleşenkarar doğrultusunda işlem yapılmaması nedeniyle başvurucunun, Anayasa'nın 35.maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine kararverilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
75. Başvurucu Bulgaristan’daki hizmetinin karşılığı olarakemekli ikramiyesi ve emekli maaşına yansıyacak tutar olan 21.600 TL’ninfaiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir.
76. Bakanlık görüşünde, başvurucunun tazminat talebikonusunda değerlendirme yapılmamıştır.
77. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesi şöyledir:
“Esas incelemesonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine kararverilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimiyapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez.
Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir."
78. Başvurucunun maruz kaldığı zarar, Derece Mahkemesininkararı doğrultusunda işlem yapılmaması ile ilişkilidir. Başvurucunun emekliolduğu 15/3/2013 tarihinden Anayasa Mahkemesince karar verilen 15/10/2015tarihine kadar geçen iki yıl yedi aylık sürenin makul olmadığı ve başvurucununmülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği belirlenmişse debaşvurucunun, yalnızca emekli ikramiyesi ve emekli maaşının faiziyle ödenmesineyönelik maddi tazminat talebinde bulunduğu, manevi tazminat talebinin olmadığıanlaşılmıştır.
79. Başvurucunun talep ettiği maddi tazminatın, Ankara 4.İdare Mahkemesince verilen karar doğrultusunda yapılacak işleme ilişkin olduğudolayısıyla aynı konuda yeniden maddi tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığıdikkate alınarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
80. Başvurucu tarafından yapılan ve dosyadaki belgeleruyarınca tespit edilen 198,35 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
81. Başvuruya konu yargılama sonunda verilen kararın icraedilmediği ve bu hususun başvurucunun mülkiyet ve adil yargılanma haklarınıihlal ettiği gözetilerek hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğüzararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla Mahkeme kararlarının mümkün olan enkısa sürede yerine getirilmesini teminen, kararın birörneğinin SGK’ya gönderilmesine karar verilmesigerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Başvurucunun, Mahkeme kararının yerine getirilmemesi nedeniyle mülkiyet ve adilyargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Başvurucunun,
1. Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyethakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
2. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adilyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C.Başvurucunun tazminata ilişkin taleplerinin REDDİNE,
D.198,35 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
E.Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye Bakanlığına başvurutarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede gecikme olması hâlindebu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal faizuygulanmasına,
F.Kararın bir örneğinin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına gönderilmesine
15/10/2015tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.