TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEHMET ALİ BEDİR VE TEVFİK GÜNAY BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/4073)
Karar Tarihi: 21/1/2016
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör
:
Kamil KAYA
Başvurucular
:
1. Mehmet Ali BEDİR
2. Tevfik GÜNAY
Vekili
:
Av. Süleyman BAŞTERZİ
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, icra emrinin iptali talebiyle yapılan şikâyetbaşvurusunda İcra Hukuk Mahkemesince şikâyet dilekçesi karşı tarafa tebliğedilmeden dosya üzerinden karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkınınihlal edildiği iddiası ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 14/6/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudanyapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesineticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bireksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. 2013/4074 numaralı bireysel başvuru dosyasının konu yönündenhukuki irtibatı nedeniyle 2013/4073 numaralı bireysel başvuru dosyası ilebirleştirilmesine, incelemenin bu dosya üzerinden yürütülmesine kararverilmiştir.
4. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 17/2/2014 tarihinde,başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına kararverilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından 11/7/2014 tarihinde, başvurununkabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına kararverilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 7/8/2014 tarihinde AnayasaMahkemesine sunmuştur.
7. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş,birinci başvurucuya 14/8/2014 tarihinde, ikinci başvurucuya 9/5/2014 tarihindebildirilmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanlarını sırasıyla18/8/2014 ve 21/5/2014 tarihlerinde ibraz etmişlerdir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
7. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyasıiçeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucular tarafından davalı Isparta İl Özel İdaresialeyhine Isparta İş Mahkemesinde açılan fazla çalışma ücreti alacağının tahsiliistemli davada Mahkemece 28/12/2011 tarihli ve E.2010/273, K.2011/518 sayılıkarar ile başvurucu Mehmet Ali Bedir lehine 400 TL vekâlet ücreti ile 49,05 TLyargılama giderine, 28/12/2011 tarihli ve E.2010/248, K.2011/507 sayılı kararile başvurucu Tevfik Günay lehine 400 TL vekâlet ücreti ile 47,05 TL yargılamagiderine hükmedilmiştir.
9. Başvurucular, anılan kararlarda hükmedilen vekâlet alacağıile yargılama giderinin tahsili için Ankara 14. İcra Müdürlüğünün E.2013/2380sayılı ve E.2013/2396 sayılı dosyalarında ilamlı icra takipleribaşlatmışlardır.
10. İcra Müdürlüğü, takip borçlusu Isparta İl Özel İdaresineicra emirleri göndermiş; borçlu idare vekili ise takip dayanağı Isparta İşMahkemesinin E.2010/273 sayılı ve E.2010/248 sayılı dosyalarında, yargılamanınbaşından sonuna kadar davalı vekili olarak yer almasına ve vekille takip edilenişlerde tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olmasına rağmen vekil sıfatıylakendisi yerine doğrudan borçlu idareye icra emri gönderilmesinin kanuna aykırıolduğunu belirterek Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde şikâyetbaşvurularında bulunmuş ve icra emirlerinin iptalini talep etmiştir.
11. Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesi, dosya üzerinden yaptığıinceleme sonucunda 2/5/2013 tarihli ve E.2013/286, K.2013/604 sayılı ve3/5/2013 tarihli ve E.2013/283, K.2013/613 sayılı kararlar ile şikâyetlerinkabulüne ve icra emirlerinin iptaline kesin olarak karar vermiştir. Mahkeme,şikâyet dilekçelerini başvuruculara tebliğ etmemiş ancak gerekçeli kararındabaşvurucuları davalı olarak gösterip bu dosyalar nedeniyle vekâlet ücreti ileyargılama gideri ödemeye mahkûm etmiştir. Kararların gerekçelerinin ilgiliortak kısımları şöyledir:
“İİK.nun 18/3 ve HMK 320/1 maddelerine göre,şikâyet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşmayapılmasına gerek olmadığı takdir edilerek evrak üzerinde inceleme yapılmıştır.
…
7201Sayılı Tebligat Kanunu'nun 11, Avukatlık Kanunu'nun 41,171 ve HMK.73.maddelerigereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasızorunludur.
Somutolayda; takip dayanağı ilam kapsamında davacı/borçlu idarenin kendisini vekilletemsil ettirdiği belirgindir. Takip dosyasında icra emrinin vekil yerine asiletebliğ olunması anılan yasa hükümlerine aykırı olduğundan şikâyetin kabulüne,borçlu idare adına gönderilen icra emrinin iptaline karar vermek gerekmiş,aşağıdaki hüküm kurulmuştur.”
12. Kesin nitelikli bu kararlar 15/5/2013 tarihindebaşvuruculara tebliğ edilmiş, başvurucular 14/6/2013 tarihinde bireyselbaşvuruda bulunmuşlardır.
B. İlgili Hukuk
13. 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 16.maddesi şöyledir:
“Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmaküzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalifolmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikâyetolunabilir. Şikâyet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içindeyapılır.
Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsizsürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikâyet olunabilir.”
14. 2004 sayılı Kanun’un 17. maddesi şöyledir:
“Şikâyet icra mahkemesince, kabul edilirse şikâyet olunanmuamele ya bozulur, yahut düzeltilir.
Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur.”
15. 2004 sayılı Kanun’un 18. maddesi şöyledir:
“İcra mahkemesine arz edilen hususlar ivedi işlerden sayılırve bu işlerde basit yargılama usulü uygulanır.
Şu kadar ki, talep ve cevaplar dilekçe ile olabileceği gibiicra mahkemesine ifade zaptettirmek suretiyle deolur.
Aksine hüküm bulunmayan hâllerde icra mahkemesi, şikâyetkonusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasınagerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirdeilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararıverir. Duruşma yapılmayan işlerde icra mahkemesi, işin kendisine geldiğitarihten itibaren en geç on gün içinde kararını verir. Duruşmalar, ancakzorunluluk hâlinde ve otuz günü geçmemek üzere ertelenebilir.”
16. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 27. maddesi şöyledir:
“(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğerilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkınasahiptirler.
(2) Bu hak;
a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
b) Açıklama ve ispat hakkını,
c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesinive kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini,
içerir.”
17. 6100 sayılı Kanun’un 317. maddesinin (1) numaralı fıkrasışöyledir:
“Dava açılması vedavaya cevap verilmesi dilekçe ile olur.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
18. Mahkemenin 21/1/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
19. Başvurucular, Isparta İş Mahkemesince lehlerine hükmedilenvekâlet ücreti ile yargılama giderinin tahsili için başlattıkları ilamlı icratakiplerine karşı borçlu tarafından yapılan şikâyet başvuruları üzerine İcraHukuk Mahkemesince şikâyet dilekçeleri kendilerine tebliğ edilmeden ve duruşmaaçılmaksızın dosya üzerinden inceleme yapılarak aleyhlerine karar verildiğini,söz konusu yargılamalardan gerekçeli kararların tebliğiyle birlikte haberdarolduklarından savunma haklarını kullanamadıklarını belirterek adil yargılanmahaklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş; ihlalin tespiti ve tazminat talebindebulunmuşlardır.
B. Değerlendirme
20. Başvuru dilekçesi ve ekleri incelendiğinde başvurucularıntemel iddialarının, tarafı oldukları yargılamada iddia (şikâyet) hakkında bilgisahibi olma ve karşı tez ile delillerini sunma hakkından yoksun bırakılmalarınailişkin olması nedeniyle başvuru; adil yargılanma hakkı kapsamında silahlarıneşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi yönünden incelenmiştir.
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
21. Başvurucuların, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğiiddiasına dayanan şikâyetleri açıkça dayanaktan yoksun değildir. Ayrıca başkabir kabul edilemezlik nedeni de bulunmadığı için başvurunun kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden İnceleme
22. Başvurucular, Mahkeme tarafından lehlerine hükmedilenvekâlet ücreti ile yargılama giderinin tahsili için başlattıkları ilamlı icratakiplerine karşı borçlu tarafından yapılan şikâyet başvuruları üzerine İcraHukuk Mahkemesince şikâyet dilekçeleri kendilerine tebliğ edilmeden ve dosyaüzerinden yapılan incelemeyle aleyhlerine karar verildiğini belirterek adilyargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
23. Bakanlığın görüş yazısında, adil yargılama hakkı kapsamındayer alan güvencelerden birinin silahların eşitliği ilkesi olduğu, bu ilkegereği davanın taraflarından birinin diğeri karşısında zayıf durumadüşürülmemesi gerektiği, adil yargılanma hakkının bir diğer ögesi olançelişmeli yargılanma hakkı gereğince de davanın taraflarına, ileri sürülendeliller ve sunulan görüşlerle ilgili bilgi sahibi olma ve mahkemenin kararınıetkilemek amacıyla bunlarla ilgili görüş bildirme imkânı verilmesi gerektiğiifade edilerek başvurucuların şikâyetleri incelenirken bu hususların gözönünde bulundurulması gerektiği yönünde beyandabulunulmuştur. Başvurucular, Bakanlık görüşüne katıldıklarını bildirmişlerdir.
24. Anayasa’nın “Hak aramahürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyleyargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adilyargılanma hakkına sahiptir.”
25. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6.maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgiliuyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusundakarar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkemetarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarakgörülmesini isteme hakkına sahiptir.”
26. Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca incelemeyaptığı birçok kararında ilgili hükmü, Sözleşme’nin 6. maddesi ve Avrupa İnsanHakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle Sözleşme’ninlafzi içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkınınkapsamına dâhil edilen silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi gibiilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13,2/7/2013, § 38).
27. “Hakkaniyete uygun yargılanma”nıntemel unsuru, yargılamanın “çelişmeli”olması ve taraflar arasında “silahların eşitliği”ninsağlanmasıdır (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Rowe ve Davis/Birleşik Krallık [BD],B. No: 28901/95, 16/2/2000, § 60). Adil yargılanma hakkının unsurlarından olançelişmeli yargılama ilkesi taraflara dava malzemesi hakkında bilgi sahibi olmave yorum yapma hakkının tanınmasını ve bu nedenle tarafların yargılamanınbütününe aktif olarak katılmasını gerektirmektedir. Bu anlamda mahkemecetarafların dinlenilmemesi, taraflara delillere karşı çıkma imkânı verilmemesi,yargılama faaliyetinin hakkaniyete aykırı hâle gelmesine neden olabilecektir(Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Ruiz-Mateos/İspanya, B. No: 12952/87, 23/06/1993, §63; Feldbrugge/Hollanda, B. No: 8562/79, 29/05/1986, §44).
28. Adil yargılanma hakkının unsurlarından biri de silahlarıneşitliği ilkesidir. Silahların eşitliği ilkesi davanın taraflarının usuleilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinindiğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarınımakul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamınagelmektedir (Yaşasın Aslan, B.No: 2013/1134, 16/5/2013, § 32).
29. Silahların eşitliği ilkesinin tamamlayıcısı olan çelişmeliyargılama ilkesi, kural olarak bir hukuk ya da ceza davasında tüm taraflara,gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olma ve bunlarlailgili görüş bildirebilme imkânı vermektedir (Benzer yöndeki AİHM kararlarıiçin bkz. J.J./Hollanda, B. No:9/1997/793/994, 27/3/1998, § 43; Vermeulen/Belçika,B. No: 19075/91, 20/2/1996, § 33).
30. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanınyürütülebilmesi için silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleriışığında taraflara tanık delili de dâhil olmak üzere delillerini sunma veinceletme noktasında da uygun imkânların tanınması gerekir. Bu anlamdadelillere ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsizlik iddiaları da yargılamanınbütünü ışığında değerlendirilecektir (YükselHançer, B. No: 2013/2116, 23/1/2014, § 19).
31. AİHM, silahların eşitliği ilkesine uyulup uyulmadığınıdenetlerken somut olayda şikâyet konusu eşitsizliğin yargılamayı fiilen vegerçekten adaletsiz kılıp kılmadığına bakmaktadır (Kremzov/Avusturya B. No: 12350/86, 21/9/1993, § 75).
32. Bu bakımdan daha önce ulaşılamayan bilgi ve belgelere üstyargılama aşamasında ulaşılmış ve bunlara karşı iddia ve itirazlar dile getirilmişise silahların eşitliği ilkesi ihlal edilmiş sayılmayabilir. AnayasaMahkemesinin bireysel başvuru kapsamındaki görevi, somut olayın usulkurallarına uygunluğunu denetlemek değil, adil yargılanma hakkı kapsamındakigüvencelerin somut olayda ihlal edilip edilmediğini denetlemektir (Durmaz Oto. Petrol Ürünleri İnş. San. ve Tic. Ltd.Şti. (4), B. No:2013/251, 10/6/2015, § 22).
33. Somut olayda başvurucular tarafından başlatılan ilamlı icratakiplerine karşı takip borçlusunun icra emirlerinin iptali talebiyle yaptığışikâyet başvuruları üzerine Mahkemenin, şikâyet dikçelerinibaşvuruculara tebliğ etmeden dosya üzerinden yaptığı inceleme sonucundaşikâyetleri kabul ederek icra emirlerinin iptaline kesin olarak karar verdiğianlaşılmıştır.
34. Başvurucular, başlattıkları icra takipleri hakkında borçlutarafından İcra Hukuk Mahkemesine yapılan başvurulara ilişkin şikâyetdilekçelerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, bu sebeple tarafı olduklarıyargılamalarda savunma yapma ve delil bildirme imkânından mahrum bırakıldıklarınıbelirterek Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakları ilehukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
35. 6100 sayılı Kanun’un 27. maddesinde düzenlenen hukukidinlenilme hakkı; davalının davadan haberdar edilme, davaya ilişkin açıklamayapma ve delil bildirme hakkını güvence altına almaktadır. Bu hak bir anlamdasilahların eşitliği ve çelişmeli yargılama hakkı ile de ilgilidir. Buna göremahkeme davalıya savunma hakkını kullanma imkânı vermeden davanın esasıylailgili değerlendirme yapamayacaktır. Bu hakkın kullanılabilmesinin usul hukukuaçısından en önemli sonucu; dava veya şikâyet dilekçesinin, içeriğindekiiddialara muhatap olan süjeye yani davalı veya karşı tarafa tebliğinin zorunluolduğu olgusudur.
36. 2004 sayılı Kanun’un 16. Maddesinde icra ve iflâsdairelerinin, kanuna aykırı olan veya hadiseye uygun bulunmayan işlemlerininiptali veya düzeltilmesi için icra mahkemesine şikâyette bulunulabileceği, aynıKanun’un 18. maddesinde ise şikâyet davasında basit yargılama usulününuygulanacağı; talep ve cevapların, dilekçe ile veya mahkemece tutanağabağlanmak suretiyle sözlü olarak bildirilebileceği düzenlenmiştir.
37. Şikâyet müessesesi, icra dairesinin somut işlemine karşı birdenetim işlevi yerine getirir ve şikâyet olunan aslen icra dairesidir. Ancakinceleme sonunda şikâyet konusu işlemin iptali veya düzeltilmesi kararıverilmesi hâlinde bu işlem lehine olan kimsenin hukuksal durumu doğrudanetkileneceğinden bu kişilerin de zorunlu olarak davalı konumda bulunmasıgerekmektedir. Nitekim yerleşik yargısal uygulamalarda olduğu gibi başvurukonusu davalarda da takip alacaklısı sıfatıyla başvurucular, Mahkemekararlarında davalı olarak gösterilmiştir.
38. Başvuru konusu davalara ilişkin olarak icra emirlerininiptali istemiyle Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesine yapılan şikâyetbaşvurularında Mahkeme, şikâyet dilekçelerini takip alacaklıları olanbaşvuruculara tebliğ etmeden dosya üzerinden değerlendirme yapmak suretiyleicra emirlerinin iptaline kesin olarak karar vermiştir. Başvurucular ancakgerekçeli kararların tebliği ile birlikte şikâyet başvurularından haberdarolduklarından, şikâyetler hakkında bilgi sahibi olamamış ve buna karşı savunmave delillerini Mahkeme önünde dile getirme hakkından mahrum kalmışlardır. Öteyandan başvuru konusu kararlar miktar itibarıyla kesin nitelikte olduğundanbaşvurucular, savunma ve delillerini bir üst mahkemede ileri sürme imkânı dabulamamışlardır.
39. Mahkeme, icra dosyalarını inceleyerek şikâyet başvurularındabulunan tarafın talebi doğrultusunda kararvermiş; başvurucuların, dilekçeiçerikleri ve toplanan deliller hakkında bilgi edinmelerine, bunlara karşıçıkmalarına ve delil sunmalarına imkân tanımayarak diğer tarafı yargılamalardaüstün bir konuma getirmiştir. Bu açıdan söz konusu eşitsizliğin yargılamalarıadil olmaktan yoksun kıldığı ve başvurucular açısından silahların eşitliği veçelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.
40. Başvuru dilekçelerinde, başvuru konusu yargılamalarda dosyaüzerinden karar verilerek duruşmalı yargılanma hakkının da ihlal edildiği ilerisürülmüş ise de yargılama sırasında “silahlarıneşitliği ve çelişmeli yargılama” ilkesinin ihlal edildiği sonucunaulaşıldığından adil yargılanma hakkı kapsamındaki anılan şikâyet yönündenayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
41. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların Anayasa’nın 36.maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma haklarının ihlal edildiğinekarar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
42. Başvurucular, anayasal haklarının ihlal edildiğinin tespiti ve yeniden icra takibiyapmalarından kaynaklanan masraf olan 540,88’er TL’yi tazminat olarak talepetmişlerdir.
43.30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun’un “Kararlar”kenar başlıklı 50. maddesi şöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem veişlem niteliğinde karar verilemez.
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.
…”
44.Başvuru konusu olaylarda, ihlale neden olan kararlar sonrasında başvurucularyeni icra takipleri başlatmışlardır. Bu sebeple yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmadığından bilgi edinilmesi için kararın ilgili Mahkemeyegönderilmesine karar verilmesi gerekir.
45.Tespit edilen ihlal; yargılama sonucunda verilen kararların değil, yargılama süreçlerininadil olmadığına yöneliktir. Başvurucuların tazminat talepleri ise Mahkemekararı nedeniyle başlattıkları yeni icra takipleri için yaptıkları masraflarailişkin olduğundan ileri sürülen zarar ile tespit edilen ihlal arasında illiyetbağı bulunmaması nedeniyle başvurucuların tazminat taleplerinin reddine kararverilmesi gerekir.
46.Dosyadaki belgelerden tespit edilen 396,70 TL harç ve 1.800 TL vekâletücretinden oluşan toplam 2.196,70 TL yargılama giderinin başvuruculara müşterekolarak ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adilyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucuların tazminat taleplerinin REDDİNE,
D. 396,70 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşantoplam 2.196,70 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucularınMaliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihinekadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Ankara 5. İcra Hukuk MahkemesineGÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
21/1/2016tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.