TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEHMET ÇELEBİ ÇALAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/9395)
Karar Tarihi: 4/11/2015
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Nuri NECİPOĞLU
Hasan Tahsin GÖKCAN
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör
:
Murat ŞEN
Başvurucu
:
Mehmet Çelebi ÇALAN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, ceza infaz kurumu tarafından Demokratik Modernitedergisinin (dergi) bazı sayfalarının çıkartılarak hükümlü olan başvurunundergiye erişiminin engellenmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ve anılan işlemekarşı başvurulan kanun yollarında etkin bir savunma imkânı verilmemesinedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru, 3/12/2013 tarihinde Ankara CumhuriyetBaşsavcılığı vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılanön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve başvurununKomisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığıtespit edilmiştir.
3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 28/5/2015 tarihinde,başvurucunun adli yardım talebi kabul edilerek kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 25/5/2015 tarihinde, başvurununbir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine kararverilmiştir.
5. Başvuru konusu olay ve olgular 25/5/2015 tarihindeBakanlığa bildirilmiştir. Bakanlık, tanınan ek süre sonunda 21/7/2015 tarihindegörüş sunulmasına gerek duyulmadığını Anayasa Mahkemesine bildirmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru dilekçesi, ekleri ile başvuruya konu dosyaiçeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucu, başvuru tarihinde Ankara 2 No.lu F Tipi YüksekGüvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmaktadır.
8. Diyarbakır Gümrük Müdürlüğü, yurt dışından gelenkolilerin kontrolü esnasında on yedi yayının yasak olabileceğinideğerlendirerek bunları Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir.
9. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, on yedi kitaptan ondört tanesi hakkında toplatma ve yasaklama kararı bulunduğunu tespit ederekhakkında karar bulunmayan üç kitabın 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı TerörleMücadele Kanunu’nun (TMK) 10. maddesi ile görevli Cumhuriyet Savcılığınagönderilmesine karar vermiştir.
10. Cumhuriyet Savcılığının (TMK 10. madde ile görevli) “Kürt Sorunu ve Demokratik Ulus Çözümü (KültürelSoykırım Kıskacında Kürtleri Savunmak-Beşinci kitap)” (kitap) ve “İlk Konuşmalar (Belgeler zafer kazanan tarzın özdilidir)” isimli PKK terör örgütü lideriAbdullah Öcalan tarafından yazılan iki ayrı kitaba ilişkin yaptığı incelemesonucunda kitaplarda sürekli KCK/PKK terör örgütünün propagandasının yapıldığı,terör örgütünden ve terör örgütü mensuplarının yaptığı eylemlerden övgüylebahsedildiği, KCK/PKK terör örgütünün bundan sonra izleyeceği yolun nasılolması gerektiğinin belirtildiği ve bu bağlamda kitapların 3713 sayılı Kanun’un7. maddesine ve 9/6/2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 25. maddesinemuhalefet ettiği değerlendirilerek her iki kitaba el konulmasına vetoplatılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
11. Diyarbakır 3 No.lu Hâkimliği (TMK 10. madde ile görevli),Cumhuriyet Savcılığının yaptığı değerlendirmeyle aynı yönde gerekçelerle4/10/2012 tarihli ve 2012/102 Değişik İş sayılı kararı ile anılan kitaplara elkonulmasına ve bu kitapların toplatılmasına karar vermiştir.
12. Hâkimliğin anılan kararından sonra evrak CumhuriyetSavcılığına gönderilmiş ve 2012/3121 sayılı soruşturma başlatılmıştır.
13. Cumhuriyet Savcılığı, soruşturma sonucunda 29/11/2012tarihli kararı ile kitapların yurt dışından geldiği ve kitapları basanın tespitedilemediği, kitapların gönderildiği kişinin olaydan haberdar olmadığına dairsavunmasının aksine bir delil bulunmadığı gerekçesiyle olayla ilgili kovuşturmayapılmasına yer olmadığına karar vermiştir. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı,karar ile birlikte Diyarbakır 2 No.lu Hâkimliğinden (TMK 10. madde ile görevli)kitapların müsaderesini talep etmiştir.
14. Hâkimlik, 30/11/2012 tarihli ve 2012/290 Değişik İşsayılı kararı ile kitapların müsaderesine karar vermiştir. Kitaplar 11/3/2014tarihinde yakılarak imha edilmiştir.
15. Anılan kitaplardan “KürdistanDevrim Manifestosu, Kürt Sorunu ve Demokratik Ulus Çözümü (Kültürel Soykırım Kıskacında Kürtleri Savunma)” isimli kitabın, İstanbul 2 No.lu Hâkimliğinin21/9/2012 tarihli ve 2012/156 sayılı kararı ile toplatılmasına ve bu kitaplarael konulmasına ilişkin kararına karşı yapılan bireysel başvuru konusundaAnayasa Mahkemesi, Abdullah Öcalan ([GK], B. No: 2013/409, 25/6/2014)kararında Anayasa’nın 26. maddesinde tanımlanan ifade özgürlüğünün ihlaledildiğine karar vermiştir. Bunun üzerine Diyarbakır 2. Sulh Ceza Hâkimliği,2/9/2014 tarihli ve 2014/467 Değişik İş sayılı kararı ile Diyarbakır 3 No.lu Hâkimliğinin4/10/2012 tarihli toplatma ve el koyma kararının kaldırılmasına kararvermiştir.
16. Başvurucuya gelen DemokratikModernite dergisinin 2013 yılı 7.sayısında, Diyarbakır 3 No.lu Hâkimliğinin 4/10/2012 tarihli kararı ile elkonulmasına ve toplatılmasına karar verilen kitabın bazı bölümleriyayımlanmıştır.
17. Ankara 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfazKurumu Eğitim Kurulu (Eğitim Kurulu) 9/10/2013 tarihli ve K.3013/159 sayılıkararında, anılan kitabın bölümlerinin yayımlandığı derginin ilgilisayfalarının başvurucuya verilmesini uygun görmemiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"Kurumumuzda yukarıdaisimleri yazılı hükümlü/tutuklulara gelen "Demokratik Modernite(Demokratik Çözüm ve Özgür Yaşam) dergi Eylül- Ekim- Kasım sayı:7" dergiincelenmek üzere Ceza İnfaz Kurumumuz Eğitim Kuruluna gelmiştir. Dergininincelenmesi neticesinde 6-19 sayfalar arası, Abdullah Öcalan'ın yazdığı,Diyarbakır 3 Nolu Hakimliğinin 4/10/2012 tarih ve2012/102 D.İş sayılı "El Konulması veToplatılmasına" kararı bulunan Kürt Sorunu ve Demokratik Ulus Çözümü(Kültürel Soykırım Kıskacında Kürtleri Savunmak) Beşinci Kitabın 442-465sayfalar arasından birebir alıntılar olduğu tespit edilmiş olup, söz konusudergi sahibi hükümlülerin dilekçesi ile talep etmesi halinde, derginin 6. 7. 8.9. 10. 11. 12. 13. 14. 15. 16. 17. 18. ve 19. sayfalarının çıkarılarakkendisine verilmesine, herhangi bir talebi olmaması halinde derginin kütüphanedeposuna kaldırılmasına, 5275 sayılı Kanun'un 62/3 ile Tüzük'ün87/3 maddeleri gereğince, karara tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisindeSincan İnfaz Hakimliğine itiraz edebileceğinin tebliğine oy birliği ile kararverilmiştir."
18. Başvurucu, anılan karara karşı Sincan İnfaz Hâkimliğineşikâyette bulunmuştur. Şikâyeti inceleyen Hâkimlik 25/10/2013 tarihli veK.2013/5266 sayılı kararı ile başvurucunun şikâyetinin reddine karar vermiştir.
19. Başvurucu, Hâkimliğin ret kararına karşı itiraz yolunabaşvurmuştur. İtirazı inceleyen Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi, İnfaz Hâkimliğikararının "... usul ve yasaya uygunolduğu ..." gerekçesiyle başvurucunun itirazının reddine kararvermiştir. Bu karar başvurucuya 15/11/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.
20. Başvurucu 3/12/2013 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
B. İlgili Hukuk
21. Anayasa Mahkemesinin 8/4/2015 tarihli ve B. No: 2013/3614sayılı kararında belirtilmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
22. Mahkemenin 4/11/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,başvurucunun 3/12/2013 tarihli ve 2013/9395 numaralı bireysel başvurusuincelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
23. Başvurucu, dergide mahkemece yasaklanmış bir kitaptanalıntılar olmasına rağmen dergi hakkında herhangi bir yasaklama kararıolmadığını belirterek Eğitim Kurulunun dergiye ilişkin kararı nedeniyleiletişim araçlarına ulaşma hakkının engellenmesini Anayasa’nın 26. maddesindedüzenlenen ifade özgürlüğünü, ayrıca anılan işleme karşı başvurduğu kanunyollarında etkin bir savunma yapma imkânı verilmemesinin ve başvurularınındosya üzerinden sonuçlandırılmasının Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adilyargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
24. Anayasa’nın 26. maddesinde düşünceyi açıklama ve yaymaözgürlüğünün kullanımında başvurulabilecek araçlar “söz, yazı, resim veya başka yollar” olarak ifade edilmiş ve“başka yollar” ifadesiyle hertürlü ifade aracının anayasal koruma altında olduğu gösterilmiştir (Emin Aydın, B. No: 2013/2602, 23/1/2014, §43).
25. İfade özgürlüğü, insanın haber, bilgi ve başkalarınınfikirlerine serbestçe ulaşabilmesi, edindiği düşünce ve kanaatlerden dolayıkınanmaması ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarlaifade edebilmesi, anlatabilmesi, savunabilmesi, başkalarına aktarabilmesi veyayabilmesi anlamına gelir (Emin Aydın,§ 40).
26. Haber ve fikirlere ulaşma özgürlüğünün, ifadeözgürlüğünün norm alanı içinde olduğu konusunda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır.Bu bağlamda Anayasa’da ifade özgürlüğüne ilişkin olarak daha ayrıntılıdüzenlemeler de yer almakla birlikte mevcut koşullar altında başvurunun,iletişim araçlarına ulaşım hakkının engellenmesi nedeniyle ifade özgürlüğününihlal edildiği iddiası yönünden ifade özgürlüğüne ilişkin temel düzenleme olanve madde metninde düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünün haber veya fikiralmak özgürlüğünü de kapsadığının açıkça düzenlendiği Anayasa’nın 26. maddesikapsamında incelenmesinin gerektiği değerlendirilmiştir.
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
a. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiği İddiası Yönünden
27. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralıfıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğinekarar verilebileceği belirtilmiştir. Başvurucunun ihlal iddialarınıkanıtlayamadığı, iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarailişkin olduğu, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya müdahaleninmeşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama şikâyetlerdenibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir.
28. Başvurucu her ne kadar başvurduğu kanun yollarında etkinbir savunma yapma imkânı verilmemesi ve başvurularının dosya üzerindensonuçlandırılması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüşse de iddialarının soyut nitelikte kaldığı ve ihlalin ne şekildegerçekleştiğinin somut olarak ortaya konamadığı, dolayısıyla ihlal iddiasınıkanıtlamaktan uzak olduğu anlaşıldığından adil yargılanma hakkının ihlaledildiği iddiasının kanıtlanmamış şikâyet kapsamında kaldığının kabulü gerekir.
29. Açıklanan nedenlerle başvurucunun, adil yargılanmahakkının ihlal edildiği iddiasının kanıtlanmamış şikâyet niteliğinde olduğugörüldüğünden başvurunun bu kısmının açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
b. İfade Özgürlüğünün İhlal Edildiği İddiası Yönünden
30. Başvurunun incelenmesi neticesinde ifade özgürlüğüneilişkin iddiaların, açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşıldığındanbaşvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
31. Anayasa’nın “Düşünceyiaçıklama ve yayma hürriyeti” kenar başlıklı 26. maddesi şöyledir:
“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başkayollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyetresmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermekserbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeriyollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.
Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni,kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milletiile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçlularıncezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması,başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanununöngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygunolarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.
Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasınailişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla,düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.
Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasındauygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”
32. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 10.maddesi şöyledir:
“1. Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamumakamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaatözgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar. Bu madde,Devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine tabitutmalarına engel değildir.
2. Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerinkullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin,toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanmasıve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret vehaklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargıerkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması için gerekli olan bazıformaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.”
33. Başvuru konusu olayda dergide yayımlanan bazı yazıların,Diyarbakır 3 No.lu Hâkimliğinin 4/10/2012 tarihli ve 2012/102 Değişik İş sayılıkararı ile el konulması ve toplatılmasına karar verilen Abdullah Öcalan’ınkitabından alıntılar olması nedeniyle Eğitim Kurulu tarafından derginin anılanbu kısmının ayrılarak başvurucuya verilmemesi söz konusudur.
34. Diyarbakır 3 No.lu Hâkimliğinin anılan toplatma kararınakonu olan kitap; İstanbul 2 No.lu Hâkimliğinin kararı ile farklı bir toplatmave el koyma kararına, bu bağlamda Anayasa Mahkemesi nezdinde başka bir bireyselbaşvuruya konu olmuştur. Anayasa Mahkemesi bukararında kitaba ilişkin değerlendirme yapmış ve İstanbul 2 No.luHâkimliğinin toplatma kararının Anayasa'nın 26. maddesinde düzenlenen ifadeözgürlüğünü ihlal ettiğine karar vermiştir (AbdullahÖcalan).
35. Anılan karar gözetilerek Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu,Diyarbakır 3 No.lu Hâkimliğinin anılan toplatma kararına konu kitabın bazıbölümlerinin yayımlandığı Azadiya Welatgazetesinin ilgili sayfalarının hükümlüye verilmemesini Kamuran Reşit Bekir (B. No: 2013/3614,8/4/2015) kararında ayrıca değerlendirmiştir. Başvuru konusu olayda EğitimKurulu, Sincan İnfaz Hâkimliği ve Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ortayakoyduğu gerekçeler gözetildiğinde anılan kararda ortaya konulan ilkelerden veyapılan değerlendirmelerden somut olay açısından ayrılmayı gerektirecek bir yönbulunmamaktadır.
36. Mahkemenin anılan kararlarda ortaya koyduğu ilkelertemelinde Ankara 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz EğitimKurulu ve Sincan İnfaz HâkimliğininDemokratik Modernite dergisinin, bazısayfalarının yasaklanmış bir kitaba ait olması gerekçesiyle başvurucuyaverilmesinin engellenmesi kararı ile ifade özgürlüğüne yapılan müdahaleninDiyarbakır 3 No.lu Hâkimliğinin toplatma kararı ile bir bütün olarakdeğerlendirilmesi neticesinde başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılanmüdahalenin demokratik toplumda gerekli ve ölçülü olmadığı sonucunaulaşılmıştır.
37. Açıklanan gerekçelerle Sincan İnfaz Hâkimliğinin retkararlarına konu derginin bazı sayfalarının çıkartılarak verilmemesi nedeniylebaşvurucunun Anayasa’nın 26. maddesinde düzenlenen ifade özgürlüğü çerçevesindehaber ve fikirlere ulaşma özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna ulaşılmasıgerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
38. Başvurucu ihlal nedeniyle maddi ve manevi tazminattalebinde bulunmuştur. Bununla birlikte tazminat taleplerine ilişkin olarakherhangi bir meblağ belirtmemiştir.
39. 6216 sayılı Kanun'un “Kararlar”kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa,ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzeredosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yararbulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genelmahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmaklayükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali vesonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
40. Başvurucu, uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile ilgiliolarak Anayasa Mahkemesine herhangi bir belge sunmamıştır. Anayasa Mahkemesininmaddi tazminata hükmedebilmesi için başvurucuların, uğradıklarını iddiaettikleri maddi zarar ile tazminat talepleri arasında illiyet bağıbulunmalıdır. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesine herhangi bir belge sunmayanbaşvurucunun maddi tazminat talebi reddedilmelidir.
41. Başvurucunun haber ve fikirlere ulaşma özgürlüğününkısıtlanması nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevizararları karşılığında başvurucuya 1.300 TL manevi tazminat ödenmesine kararverilmesi gerekir.
42. Adli yardım talebinin kabul edilmesiyle başvurucunun muaftutulduğu yargılama giderlerinin tahsilinin başvurucunun mağduriyetine neden olacağından12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesiuyarınca başvurucunun yargılama giderlerini ödemeden tamamen muaf tutulmasıgerekir.
43. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (3) numaralı fıkrasıuyarınca kararın bir örneğinin bilgi için Bakanlığa gönderilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurucunun,
1. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının açıkçadayanaktan yoksunluk nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan haber vefikirlere ulaşma özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasının KABUL EDİLEBİLİROLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan haber vefikirlere ulaşma özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucuya net 1.300 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE,başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,
D. Başvurucunun yargılama giderlerinden tamamen MUAFTUTULMASINA,
E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal faiz uygulanmasına,
F. Kararın bir örneğinin 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin(3) numaralı fıkrası uyarınca Bakanlığa gönderilmesine,
4/11/2015tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.