TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEHMET KADİFE BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/4222)
Karar Tarihi: 16/3/2016
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Hicabi DURSUN
Erdal TERCAN
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör Yrd.
:
İsmail Emrah PERDECİOĞLU
Başvurucu
:
Mehmet KADİFE
Vekilleri
:
Av. Senem BAŞBAY
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, 30/7/1998 tarihindeMalatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan alacak davası ile birleşen alacakve tazminat davalarında yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığı, İlk DereceMahkemesi kararlarının birçok kez Yargıtaycabozulduğu ve Yargıtay kararlarının gerekçesiz olduğu ileri sürülerek adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 13/6/2013 tarihindeAnkara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılanön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığıtespit edilmiştir.
3. Birinci Bölüm İkinciKomisyonunca 13/9/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından16/4/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikteyapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru konusu olay veolgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.Adalet Bakanlığı 29/4/2015 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin öncekikararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüşsunulmayacağı bildirilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve eklerindeifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerçerçevesinde olaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucu aleyhine 30/7/1998tarihinde Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan alacak davasında, davacıKooperatif, başvurucu ile 11/2/1994 tarihinde eser sözleşmesi akdettiklerini,başvurucunun sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniylesözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesindeyaptırılan tespit sonucu alınan raporda inşaat seviyesinin %54 olduğunun vebaşvurucuya fazla ödeme yapıldığının ortaya konulduğunu belirterek, fazlaödemenin reeskont faizi ile birlikte başvurucudan tahsiline karar verilmesinitalep etmiş, dava dosyası Mahkemenin E.1998/493 sayılı dosyasınakaydedilmiştir.
8. Başvurucu ise 3/8/1998tarihinde Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı alacak davasında, davalıKooperatif ile 11/2/1994 tarihinde eser sözleşmesi akdettiklerini, sözleşmegereği yükümlüklerini titizlikle gerçekleştirmesine rağmen, davalının haksızolarak sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini belirterek, davalarınbirleştirilmesini ve sözleşmeden doğan alacaklarının faizi ile birliktetahsilini istemiş, dava dosyası Mahkemenin E.1998/506 sayılı dosyasınakaydedilmiştir.
9. Malatya 1. Asliye HukukMahkemesi, davaların, E.1998/493 sayılı dosyada birleştirilmesine karar vermiş,9/3/2000 tarihli ve E.1998/493, K.2000/80 sayılı kararı ile Kooperatiftarafından açılan davanın reddine, başvurucu tarafından açılan davanın isefazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve taleple bağlı kalınarak, talep edilenmiktar doğrultusunda kabulüne hükmetmiştir.
10. Malatya 1. Asliye HukukMahkemesi kararının temyizi sonucu Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 13/11/2000tarihli ve E.2000/2622, K.2000/4973 sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesininkararını, yargılama sırasında bilirkişilerce yapılan tespitlerin taraflaraçısından aşırı çelişkili sonuçlar ortaya koyduğunu, kararda, Kooperatifin birkısım itirazlarına cevap verilmediğini, Yargıtay denetimine uygun veKooperatifin itirazlarını kapsayan yeni bir bilirkişi raporu alınarak kararverilmesi gerektiğini belirterek bozmuş, karar düzeltme istemini de 12/2/2001tarihli ve E.2001/230, K.2001/830 sayılı ilamla reddetmiştir.
11. Başvurucu, Malatya 1. AsliyeHukuk Mahkemesinde yeni bir dava açarak, aynı sözleşmeden doğan, önceki davayakonu edilmeyen bakiye alacaklarının tahsilini talep etmiş ve bu dava daMahkemenin E.2002/471 sayılı dosyasına kaydedilmiştir.
12. Malatya 1. Asliye HukukMahkemesi, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyarak, 19/4/2002tarihli ve E.2001/204, K.2002/130 sayılı kararı ile bozma ilamında belirtilenhususlar doğrultusunda yaptığı ek araştırmalar sonucu Kooperatif tarafındanaçılan davanın reddine, başvurucu tarafından açılan davanın kabulünehükmetmiştir.
13. Temyiz incelemesi sonucukarar, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 18/11/2002 tarihli ve E.2002/3643,K.2002/5301 sayılı ilamı ile önceki bozma ilamına uygun işlem yapılması, ekbilirkişi raporu alınması gerekçesiyle bozulmuştur.
14. Başvurucu ayrıca, 4/8/1998tarihinde Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde, aynı Kooperatif aleyhine açtığıtazminat davasında, Kooperatif ile akdettiği 11/2/1994 tarihli esersözleşmesine istinaden 1998 yılı Mayıs ayına kadar yükümlülüklerini yerinegetirmeye devam ettiğini, bu süreçte ödeme beklemeden masrafları karşılayarakişleri devam ettirdiğini, bu nedenle Kooperatiften büyük miktarda alacağınınbiriktiğini, buna rağmen sözleşmenin Kooperatifçe tek taraflı haksızfeshedildiğini belirterek, oluşan zararlardan dolayı tazminata hükmedilmesinitalep etmiştir.
15. Malatya 2. Asliye HukukMahkemesi, 25/12/2001 tarihli kararı ile başvurucu tarafından açılan davanınkısmen kabulüne hükmederek, başvurucu lehine tazminata hükmetmiştir.
16. Temyiz üzerine Yargıtay 15.Hukuk Dairesi, 15/10/2002 tarihli ilamı ile mevcut dosyanın, Malatya 1. AsliyeHukuk Mahkemesinin, E.2001/204, K.2002/130 sayılı dosyası ile birliktegönderilmesi için geri çevrilmesine karar vermiştir.
17. Eksikliğin giderilmesininardından dosyalar birlikte Yargıtay 15. Hukuk Dairesine gönderilmiş, temyizincelemesi sonucu Daire, 21/1/2003 tarihli ve E.2002/6514, K.2003/300 sayılıilamı ile Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde ve Malatya 2. Asliye HukukMahkemesinde görülmekte olan davaların birleştirilmesine karar verilmesigerekirken, işin esasına girerek inceleme yapılmasını doğru bulmayarak, Malatya2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/12/2001 tarihli kararının bozulmasınahükmetmiştir.
18. Malatya 2. Asliye HukukMahkemesi bozma kararı üzerine 17/7/2003 tarihinde, tazminat davasının Malatya1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen alacak davası ile birleştirilmesinehükmetmiştir.
19. Yargılama birleşen dosyalarüzerinden devam etmiş, Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2/12/2004 tarihli veE.2003/172, K.2004/949 sayılı kararı ile toplanan delillerin, yapılanaraştırmaların değerlendirilmesi neticesinde Kooperatif tarafından açılanalacak davasının reddine, başvurucu tarafından açılan ve birleştirilerekgörülmeye devam edilen E.1998/506 sayılı alacak davasının kabulüne, yinebaşvurucu tarafından açılan ve E.2002/471 sayılı dosyasına kaydedilerekbirleştirilen alacak davası ile Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan vebirleştirilen tazminat davasının kabulüne hükmetmiştir.
20. Temyiz üzerine, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin, 11/7/2005 tarihli ve E.2005/1504, K.2005/4146 sayılı ilamıile kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunmasının mutlak bozmanedeni olduğu, Mahkemece E.1998/506 ve E.2002/471 sayılı davalarda kısa karardahüküm kurulmadığı, Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan vebirleştirilerek görülen davada da kısa kararda faize hükmedilmediği, gerekçelikararda ise tüm davalar hakkında karar verildiği, alınan bilirkişi raporlarındayine Kooperatifin bir takım itirazlarına cevap verilmediği, yeni bir bilirkişiraporu alınması gerektiği, ayrıca cezai şarta ilişkin hesaplamanın da tekraryapılması gerektiği belirtilerek bozulmuş, karar düzeltme istemi de 20/2/2006tarihli ve E.2005/7779, K.2006/875 sayılı ilam ile reddedilmiştir.
21. Malatya 1. Asliye HukukMahkemesi bozma ilamı üzerine dosyayı tekrar incelemiş, 29/11/2007 tarihli veE.2006/181, K.2007/453 sayılı kararı ile yaptırdığı araştırmalar, alınan yenibilirkişi raporları doğrultusunda, Kooperatif tarafından açılan davanınreddine, başvurucu tarafından açılan davaların kısmen kabulüne hükmetmiştir.
22. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi,15/5/2008 tarihli ve E.2008/133, K.2008/231 sayılı ilamı ile eksik incelemeyapıldığı gerekçesiyle kararın bozulmasına hükmetmiştir.
23. Malatya 1. Asliye HukukMahkemesi bozma ilamı üzerine yaptığı yeniden inceleme sonucu, 26/10/2009tarihli E.2009/117, K.2009/465 sayılı kararı ile kooperatif tarafından açılandavanın reddine, başvurucu tarafından açılan ve birleştirilerek görülenE.1998/506 sayılı alacak davasının kısmen kabulüne, E.2002/471 sayılı alacakdavasının reddine ve yine Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılarakbirleştirilen tazminat davasının kısmen kabulüne hükmetmiştir.
24. Kararın temyiz edilmesi sonucuYargıtay 15. Hukuk Dairesi, 10/6/2010 tarihli ve E.2010/434, K.2010/3343 sayılıilamı ile “… 1- Dosyadaki yazılara vemahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmişolmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanınşümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarınınincelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı-birleşen dosya davacısıyüklenicinin tüm, davacı-birleşen dosya davalısı kooperatifin aşağıdaki bendindışında kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddigerekmiştir….” gerekçesine dayanarak başvurucunun esasa ilişkintemyiz itirazlarını reddetmiştir. Ancak Yargıtay15. Hukuk Dairesi aynı ilamında, yargılama masraflarına ilişkin hatalı hüküm kurulduğunubelirterek, bu yönden bozmaya hükmetmiştir.
25. Daire karar düzeltmeistemini de 17/3/2011 tarihli ve E.2010/5218, K.2011/1631 sayılı ilam ilereddetmiştir.
26. Bozma ilamı sonrası Malatya1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 9/5/2011 tarihli E.2011/314, K.2011/485 sayılıkararı ile “…birleşen Mahkememizin 1998/506E. Sayılı dosyasından dolayı davacı yüklenicinin davalı Kooperatiften 6.638,95TL alacaklı olması nedeniyle bu davasının kısmen kabul kısmen reddine, budavaya ek olarak açılan ve dava dosyası ile birleşen Mahkememizin 2002/471 E.Sayılı dosyasında da davacı yüklenicinin başkaca bir alacağının bulunmadığıanlaşıldığından birleşen bu dosya yönünden de açılan davanın reddine kararverilmiş, verilen bu karar taraflarca temyiz olunmakla Yargıtay 15. HukukDairesinin 10/06/2010 tarih ve 2010/434-3343 E.K. sayılı bozma ilamı ilemahkememiz kararı birleşen 1998/506 E. Sayılı dosyası yönünden vekalet ücretive yargılama giderleri konusunda kabul ve ret oranları ölçüsünde vekalet ücretive yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği nedeniyle bozulmuş, mahkememizceusul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyulmuş, yapılan yargılama, hükmüneuyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı ile mahkememizin 1998/506 E. Sayılıdosyasındaki kabul ve ret oranları da dikkate alınarak bu dosya yönünden deücreti vekalet ve yargılama giderleri konusunda yeniden aşağıdaki gibi hükümkurmak gerekmiştir …” gerekçesiyle yalnızca yargılama masraflarıhususunda yeniden hüküm kurmuştur.
27. Anılan karar, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin, 29/2/2012 tarihli ve E.2011/4707, K.2012/1206 sayılı ilamıile "… Dosyadaki yazılara, mahkemeceuyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulüdışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesininartık mümkün bulunmamasına ve özellikle hüküm fıkrasında asıl dava dosyanumarasının 2011/314 Esas yerine, 2003/172 esas yazılmış olmasının maddi hatayadayalı olup mahkemece düzeltilebileceğine göre yerinde bulunmayan temyizitirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA"ifadesiyle onanmıştır.
28. Aynı Daireye yapılan karardüzelme istemi de Kanun'da sayılan karar düzeltme nedenlerinden hiç birine uygun bulunmayarak, 18/3/2013 tarihli veE.2012/4113, K.2013/1799 tarihli ilam ile reddedilmiştir.
29. Karar düzeltme talebininreddine ilişkin ilam başvurucuya 16/5/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.
30. Başvurucu, 13/6/2013tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
B. İlgiliHukuk
31. 12/1/2011tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesi, 22/4/1926 tarihve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 355. ve devamı maddeleri.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
32. Mahkemenin 16/3/2016tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucuların 13/6/2013 tarihli ve2013/4222 numaralı bireysel başvuruları incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları
33. Başvurucu, 30/7/1998tarihinde Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhine açılan alacak davasıile birleştirilen kendisinin açtığı alacak ve tazminat davalarına ilişkinyargılama sürecinin makul sürede sonuçlanmadığını, yargılama boyunca Yargıtayca verilen bozma kararlarından dolayı İlk DereceMahkemesince yapılan tespitlerin hiçe sayıldığını bu nedenle hakkaniyete uygun biryargılamanın yapılamadığını ve yargılamanın esasına ilişkin itirazlarının kabuledilmediği Yargıtay onama ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine ilişkinilamların gerekçesiz olduğunu belirterek, adil yargılanma hakkının ihlaledildiğini ileri sürmüş, yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini uygunbulunmaz ise tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme
34. Başvuru dilekçesi ve ekleriincelendiğinde, başvurucunun, yargılama boyunca Yargıtaycaverilen bozma kararlarından dolayı İlk Derece Mahkemesince yapılan tespitlerinhiçe sayıldığını bu nedenle hakkaniyete uygun bir yargılamanın yapılamadığını,ayrıca yargılamanın esasına ilişkin itirazlarının kabul edilmediği Yargıtayonama ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine ilişkin ilamların gerekçesizolduğunu ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi, başvurucuların ihlaliddialarına ilişkin nitelendirmesi ile bağlı olmayıp hukuki nitelendirmeyibizzat yapar. Anılan ihlal iddiaları yargılama sürecinin ve yargılama sonundaverilen kararın adil olup olmadığına ilişkin olduğundan, yargılamanın sonucuitibarıyla adil olmadığı iddiası başlığı altında değerlendirilmiştir. Bununlabirlikte başvurucunun, yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığı iddiası ayrıcadeğerlendirilmiştir.
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
a. YargılamanınSonucu İtibarıyla Adil Olmadığı İddiası Yönünden
35. Başvurucu, yargılama boyuncaYargıtayca verilen bozma kararlarından dolayı İlkDerece Mahkemesince yapılan tespitlerin hiçe sayıldığını bu nedenle hakkaniyeteuygun bir yargılamanın yapılamadığını ve yargılamanın esasına ilişkinitirazlarının kabul edilmediği Yargıtay onama ilamı ile karar düzeltmeisteminin reddine ilişkin ilamların gerekçesiz olduğunu belirterek, adilyargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
36. 30/3/2011 tarih ve 6216sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'ungeçici 1. maddesinin (8) numaralı fıkrası şöyledir:
"Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem vekararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler."
37. Anılan Kanun hükmü uyarıncaAnayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin başlangıcı 23/9/2012 tarihiolup, Mahkeme, ancak bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlaraleyhine yapılan bireysel başvuruları inceleyebilir. Niteliği itibarıyla kamudüzenine ilişkin olan bu başvuru şartını taşımayan bireysel başvurularınincelenebilmesi mümkün değildir (DoğanYıldırım, B.No:2013/9831, 10/3/2015, § 23).
38. Anayasa Mahkemesinin zamanbakımından yetkisi için kesin bir tarihin belirlenmesi ve Mahkemenin yetkisiningeriye yürür şekilde uygulanmaması hukuk güvenliği ilkesinin gereğidir (Zafer Öztürk, B. No. 2012/51, 25/12/2012,§ 18).
39. Somut olaya konu yargılamasürecinin incelenmesi neticesinde, başvurucunun, Malatya 1. Asliye HukukMahkemesi’nin 26/10/2009 tarihli kararı üzerine temyiz talebinde bulunduğu,temyiz incelemesi sonucu Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin, 10/6/2010 tarihli ilamıile “…1- Dosyadaki yazılara ve mahkemeceuyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına,delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışındakalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artıkmümkün olmamasına göre davalı-birleşen dosya davacısı yüklenicinin tüm,davacı-birleşen dosya davalısı kooperatifin aşağıdaki bendin dışında kapsamıdışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir….”ifadesiyle yargılama sürecinin esasına ilişkin temyiz itirazlarını reddettiği,aynı konuda yapılan karar düzeltme talebini ise 17/3/2011 tarihli ilam ilereddettiği (bkz. § 24-25); zira anılan bozma ilamı sonrası İlk DereceMahkemesinin yalnızca yargılama giderleri hususunda yeniden hüküm kurduğubelirlenmiştir (bkz. §26). Bu doğrultuda başvurucunun bireysel başvuruya konuettiği söz konusu şikayetleri yönünden yargılamanın kesinleştiği tarihin,Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi dışında kalan, yargılamanın esasınailişkin itirazlarına dair karar düzeltme isteminin Yargıtay 15. HukukDairesince reddedildiği 17/3/2011 tarihi olduğu anlaşılmaktadır.
40. Açıklanan nedenle, bireyselbaşvuruya konu edilen şikayetlere ilişkin yargılama sürecinin, 23/9/2012 tarihindenönce kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının, diğer kabuledilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin “zaman bakımından yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
b. Yargılamanın Makul Sürede Sonuçlanmadığıİddiası Yönünden
41. Başvurucunun yargılamanın uzunluğuyla ilgili şikâyetiaçıkça dayanaktan yoksun olmadığı gibi bu şikâyet için diğer kabul edilemezliknedenlerinden herhangi biri de bulunmamaktadır. Bu nedenle, başvurunun bubölümüne ilişkin olarak kabul edilebilirlik kararı verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
42. Başvurucu, 30/7/1998 tarihinde Malatya 1. Asliye HukukMahkemesinde aleyhine açılan alacak davası ile birleştirilen kendisinin açtığıalacak ve tazminat davalarına ilişkin yargılama sürecinin makul süredesonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddiaetmiştir.
43. Medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin yargılamaların makulsürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusuyapılmış ve Anayasa Mahkemesince makul sürede yargılanma hakkının adilyargılanma hakkının kapsamına dâhil olduğu kabul edilerek, bir davadakiyargılama süresinin makul olup olmadığının tespitinde davanın karmaşıklığı,yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılamasürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususların dikkate alınacağı belirtilmiş (Güher Ergun ve diğerleri, B.No:2012/13,27/2013, §§ 34–59) ve bu kapsamda yapılan incelemeler sonucu makul süredeyargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik kararlar verilmiştir (bkz. Gülseren Gürdal ve diğerleri,B.No:2013/1115, 5/12/2013; Semira Babayiğit ve diğerleri, B.No:2013/3283,19/12/2013; Haydar İzgi, B.No:2012/673,19/12/2013).
44. Başvuru konusu olayda, Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeaçılan ve birleştirilerek görülen alacak davalarının söz konusu olduğugörülmekle, 1086 sayılı mülga Kanun ile 6100 sayılı Kanun’da yer alan usulhükümlerine göre yürütülen ve medeni hak ve yükümlülükleri konu alan somutyargılama faaliyetinin makul süre değerlendirmesi için başlangıcı, uyuşmazlığıkarara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı tarih olup (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 50-51) butarih somut başvuru açısından, 30/7/1998’dir.
45. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını dakapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihi olup (Güher Ergun ve diğerleri, § 52), somutbaşvuru açısından söz konusu tarih ise karar düzeltme talebinin Yargıtay 15.Hukuk Dairesince reddedildiği 18/3/2013’tür.
46. Başvuruya konu yargılamasürecinin incelenmesinde, birleşen davalarla yargılamanın konusunun esersözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat davaları olduğu, İlk DereceMahkemesinin, esasa ilişkin ilk kararını 9/3/2000 tarihinde verdiği, bu kararınYargıtay 15. Hukuk Dairesinin 13/11/2000 tarihli ilamı ile bilirkişilerceyapılan tespitlerdeki çelişkiler ve eksik inceleme gerekçesine dayanarakbozulduğu, karar düzeltme isteminin de 12/2/2001 tarihli ilamla reddedildiği;ardından yargılama boyunca İlk Derece Mahkemesince verilen 19/4/2002,2/12/2004, 29/11/2007 tarihli kararların da Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin18/11/2002, 11/7/2005 ve 15/5/2008 tarihli ilamları ile esasa ilişkinsebeplerden dolayı bozulduğu; son bozma ilamı üzerine verilen 26/10/2009tarihli İlk Derece Mahkemesi kararının da yargılama giderleri yönünden16/6/2010 tarihli ilam ile bozulduğu; bu kez bozma üzerine verilen 9/5/2011tarihli kararın onama ve karar düzeltme aşamalarından geçerek 18/3/2013tarihinde kesinleştiği ve yargılamanın sonlandığı anlaşılmıştır.
47. Başvuruya konu birleştirilenalacak ve tazminat davalarının incelenmesinde; hukuki meselenin çözümündeki güçlük,yargılamanın niteliği, maddi olayların karmaşıklığı, delillerin toplanmasındakarşılaşılan engeller gibi kriterler dikkate alındığında başvuruya konuyargılamanın karmaşık nitelikte olduğu anlaşılmışsa da somut başvuru açısından,daha önce verilen kararlar dışında farklı karar verilmesini gerektirecek biryön bulunmadığı, söz konusu yaklaşık on beş yıllık yargılama sürecinde, makulolmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.
48. Açıklanan nedenlerle,başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanunun 50. MaddesiYönünden
49. Başvurucu, adil yargılanmahakkının ihlal edildiğinin tespit edilmesi ile ihlalin giderilmesi için yenidenyargılama yapılmasına karar verilmesini, yeniden yargılama yapılmasında hukukiyarar görülmez ise 50.000,00 TL tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
50. 6216 sayılı Kanun'un 50.maddesinin (2) numaralı fıkrasında, Anayasa Mahkemesince bir ihlalin tespitedilmesi halinde yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayanhallerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebileceği belirtilmiştir.
51. Bu doğrultuda başvurucununtarafı olduğu uyuşmazlığa ilişkin yaklaşık on beş yıllık yargılama sürecinazara alındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlaltespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net21.800,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
52. Başvurucu tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler uyarıncatespit edilen 198,35 TL harç ve 1.800,00 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam1.998,35 TLyargılama giderinin başvurucu ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Başvurucunun,
1.Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığı iddiasının “zaman bakımından yetkisizlik”
nedeniyle KABULEDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2.Makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
3. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
B. Başvurucuya net 21.800,00 TLmanevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE,
C. Başvurucu tarafından yapılan198,35 TL harç ve 1.800,00 TL vekâlet ücretinden oluşan 1.998,35 TL yargılamagiderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
D. Ödemelerin, kararıntebliğini takiben başvurucunun Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibarendört ay içinde yapılmasına; ödemede gecikme olması halinde, bu sürenin sonaerdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,
16/3/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.