TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEHMET REŞİT ARSLAN BAŞVURUSU (3)
(Başvuru Numarası: 2013/1770)
Karar Tarihi: 10/3/2016
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Hicabi DURSUN
Erdal TERCAN
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör Yrd.
:
Hikmet Murat AKKAYA
Başvurucu
:
Mehmet Reşit ARSLAN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, gönderilmek istenen mektupların ceza infaz kurumuncaalıkonulmasına karar verilmesi nedeniyle haberleşme ve ifade özgürlüğünün ihlaledildiğine ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 21/2/2013 tarihinde AnayasaMahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış vebaşvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğininbulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 22/6/2015tarihinde, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir.
4. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 22/6/2015tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafındanyapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından 10/7/2015tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikteyapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 3/8/2015tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur.
7. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüşbaşvurucuya 21/8/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucubu görüşe karşı beyanlarını 24/8/2015tarihinde ibraz etmiştir.
8. 2013/1914 ve 2013/5596 numaralı bireysel başvurular ilemevcut başvuru arasında kişi bakımından hukuki irtibat bulunması nedeniyle 4/2/2016 tarihinde alınan ara karar ile birleştirme kararıverilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
10. Hâlihazırda 1/3/1926 tarihli ve 765sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi gereğince Ankara 1 No.lu F Tipi YüksekGüvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun,Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğusırada, aynı zamanda vasisi olan kardeşi Ömer Arslan’a göndermek istediği ikimektup ile avukatına göndermek istediği bir mektup; Ceza İnfaz Kurumu DisiplinKurulu Başkanlığının değişik tarihli kararlarıyla sakıncalı bulunarakgönderilmemiştir.
11. İlgili mektuplardan başvurucunun kardeşine göndermekistenilen ilk mektupşöyledir:
“Sevgili kardeşim Ömer
Selam sevgilerimle merhaba
Geçenlerde sana ve kuzenime aynı zarfla birermektup göndermiştim, almış olmalısın.
Seyithan abi ziyaretime gelecekti gelmeyincekimi konularda sana yazıyorum. Belirteceğim kimi konuları yeğenim Av. Şabanla birlikte değerlendirirsiniz.
Ankara ve Numune Hastanesi ve Kırıkkale TıpFakültesi Hastanesine ait internet sitesinden ihtiyacım olan kimi sağlıkbelgelerini indirip bana göndermen gerekiyor.
Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi sitesinden … bana ait bel (lumbal) ve boyun (servical) MRraporları ile Kırıkkale Tıp Fakültesi Hastanesi sitesinde bana ait dosya no: …’dan Gastrolojinin istediğikan sonuçlarının hepsinin birer örneğini indirip zarf içinde taahhüt olarakbana gönderirsin. Hastanelerinin internet sitelerini Google’dan aratıp bulmanmümkün. Bunları temin etmek zor olmamalı. Gerekiyorsa güvendiğin birindenyardım da alabilirsin. Ancak yukarıda belirtilen numaralar sen de bulunsunkaybetme ileride yine lazım olur.
Aşağıda aktaracağım bölümü Av. Şaban’labirlikte daktilo veya bilgisayarda dilekçe şeklinde yazarak ilgili yerlere aileadına (benim için) başvuru yaparsınız.
1) 21 yıldır siyasi nedenlerle cezaevindetutulan bir hükümlüdür. Halen Kırıkkale F tipi cezaevinde tutulmaktadır. Bel,boyun fıtığı ve kronik hepatit B hastasıdır. Karaciğerinde harabiyetolduğu gerekçesiyle tedavi görüyor. Hastalığı aktif olduğu halde yalnıztutulması gerekirken sağlığını bozan, sigara kullanan kimisi saldırgan –psikopat kimselerle aynı odada tutulabiliyor. Bu da mevcut fizikirahatsızlığını ve psikolojisini olumsuz etkiliyor yanı sıra can güvenliğisorunu beraberinde getiriyor.
2) Kendisi aynı zamanda Gazi ÜniversitesiUEMYO Bilgi Yönetimi (uzaktan eğitim) ve Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümüöğrencisidir. Bu öğrenimleri idarece çeşitli şekillerde engelleniyorkısıtlanıyor. İnfaz Hâkimliği kararıyla mesai gün-saatlerinde (hafta içi hergün 7 saat) kendi bilgisayarı ve internet gibi öğrenimolanaklarından yararlandırılması gerekirken sadece ( o da başka gerekçelerolmadıkça) üç saat yararlandırılıyor. Her fırsatta öğrenimi çeşitli vesilelerleengelleniyor kısıtlanıyor.
3) Birlikte çıkmayacağı bilinen ve tanımadığıistemediği kimselerle yazılmak suretiyle spor- sohbet hakkındanyararlandırılmıyor. Kâğıt üzerinde (dışa karşı) yararlandırılmış gibigösteriliyor.
4) Kantinden temin etmiş olduğu eşyalarınaaramalarda el konuluyor. Herhangi bir tutanak tutulmadığı için bunların birkısmı gasp edilmiş- kaybedilmiş durumdadır.
5) Cezaevinde her işlem aleyhinde birer eziyetve işkence aracı olarak kullanılıyor. Yukarıda belirtilen konular da dahil olmak üzere şikâyet, suç duyurusu içerikli mektup vedilekçelerine el konulup muhataplarına gönderilmiyor. İki yıldır bu şekildehiçbir işlem yapılmadan onlarca mektup ve dilekçesi gaspedilmişdurumdadır. Bu şekilde hakkını araması, hukuk yoluna başvurması engelleniyor.
6)Bütün bunlar özellikle mevcut idaretarafından kardeşimizin etnik ve siyasi kimliği nedeniyle ayrımcılığa tabitutularak görevlerini kötüye kullanarak yapılmaktadır. İl savcılığı-Başsavcılığı ve Adalet Bakanlığı desteği olmadan idarenin salt kendi tasarrufuile yapabileceği şeyler değildir, bunlar.
Her yönüyle kardeşimizi ve aile olarak bizlerimağdur eden bu uygulamalardan dolayı cezaevi idaresi ve Adalet Bakanlığındanşikâyetçiyiz. Kardeşimizin sağlık ve can güvenliğinden ailece endişe duyuyoruz.Daha ayrıntılı bilgi belgelere sahip olan kardeşimizle görüşülerek sorumlularhakkında gerekli adli ve idari soruşturma açılmasını talep ediyoruz./ Daha önceaktardıklarımla birlikte bunları bir başvuru dilekçesi haline getiripbaşvurularınızı yaparsınız. Özlemle öpüyor hepinize en içten selam sevgilerimiiletiyorum. Reşit.”
12. Başvurucunun yine kardeşine göndermek istediği ikinci mektupekleri hariç olmak üzereşöyledir:
“Sevgili kardeşim Ömer
Selam sevgilerimle merhaba
A 4 ve A 5 zarflarla (iki ayrı zarf, Şaban'ınyetki belgesi ile olan fotokopiler ve Bakanlık cevabı ile mektubunu)gönderdiklerini aldım. Teşekkürler
Bu mektupla sana
1) 10 Aralık 2012 tarihli 6 sayfalık dilekçe
2) 2 Ocak 2013 tarihli 2 sayfalık dilekçe
3) 31 Aralık 2012 tarihli 1 sayfalık dilekçe
4) Dilekçeler listesi 1 sayfa
On (10) sayfalık belge gönderiyorum. Bunlarınbirer adet fotokopi örneklerini yanına alıp (sen de kalsın) bu gönderdiklerimiAv. Şaban'a verirsin.
Bu veya sonraki hafta (13 veya 20 Ocak sabahı)seni ararım.
Tekrar senin ve şahsında tüm ailenin sevgiliAv. Şabanların, Orhan, Paşa, dotmam (bayan arkadaşın)yeni yılını kutluyor selam ve sevgilerimi iletiyorum.
8/1/2013
M.Reşit ARSLAN
Bunları aldığında beni faksla haberdaredersin."
13. Söz konusu ikinci mektubun ekinde;
i. Kırıkkale CumhuriyetBaşsavcılığına gönderilmesi için yazılan ve Başsavcılıkça alınan bir ifadeyleilgili olduğu belirtilen 7/12/2012 tarihli altı sayfalık dilekçenin bir örneği,
ii. Kırıkkale İnfaz Hâkimliğinin 19/12/2012tarihli ve E.2012/627, K.2012/548 kararına itiraz için Kırıkkale Ağır CezaMahkemesine gönderilmek üzere Cezaevi Müdürlüğüne hitaben yazılan 31/12/2012tarihli bir sayfalık dilekçenin bir örneği,
iii. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 12/12/2012tarihli 2012/9266 numaralı soruşturma dosyasında verdiği karara itirazmahiyetinde Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına gönderilmek üzereCezaevi Müdürlüğüne hitaben yazılan 2/1/2013 tarihli iki sayfalık dilekçeninbir örneği,
iv. Başvurucunun daha öncedenyazdığı ve Ulusal Yargı Ağı Projesi'nde (UYAP) kaydı bulunan 2011 ila 2012yıllarına ait dilekçelerin listesini gösteren bir sayfalık belgenin örneğibulunmaktadır.
14. Başvurucunun avukat Ş.D.ye göndermek istediği taahhütlü birmektup ise Cezaevi idaresi tarafından mektubun incelemesinin yapılması içinİ20/3/2006 tarihli ve 10218 sayılı kararı ile kabul edilen Ceza ve İnfazKurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ün (İnfaz Tüzüğü) 84/2-c bendinin (2) numaralı altbendi gereğince 4/6/2013 tarihli yazı ile Kırıkkaleİnfaz Hâkimliğine yollanmıştır.
15. i. İnfazKurumu Disiplin Kurulunca başvurucunun kardeşine göndermek istediği ilk mektup 27/11/2012 tarihli ve 2012/427 sayılı kararla 13/12/2004tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un68. maddesinin (3) numaralı fıkrasına gönderme yapılmak suretiyle “ …mektup içeriğinde geçen ifadelerde Ceza İnfazKurumunun işleyişi ile ilgili yalan yanlış iddialarına kaynak olarak Ceza İnfazKurumunu, Savcılığı ve Adalet Bakanlığını gösterdiği, adı geçen kurumlarıakrabası olduğu tahmin edilen kişiden ilgili yerlere şikâyet etmesininistendiği bunu yaparak kurumları hedef gösterdiği ve kişileri paniğeyönlendirdiği anlaşıldığından; ...hükümlü Mehmet Reşit Arslan tarafından ÖmerArslan’a gönderilmek istenen mektubun tamamının sakıncalı bulunarak …”şeklindeki gerekçeyle gönderilmemiştir.
ii. Başvurucu bu karara karşı Kırıkkale İnfaz Hâkimliğinezdinde şikâyet başvurusunda bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği 19/11/2012tarihli ve E.2012/627, K.2012/548 sayılı kararla İnfaz Kurumu Disiplin Kurulukararına atıfta bulunarak başvurucunun şikâyetini reddetmiştir. Şikâyetinreddedilme sebebi şu şekildedir:
“Hükümlü tarafındangönderilmek istenen mektubun yapılan incelemesinde, Cezaevi müdürlüğünceverilen kararda belirtildiği gibi, yalan yanlış yazıların bulunduğu, cezaevindeyapılan uygulamaların tümünün kanunlara aykırı yapıldığı intibanınuyandırılmaya çalışıldığı, mektubun sakıncalı olarak değerlendirilmesigerektiğinden hükümlünün şikâyetinin reddine …”
iii. Başvurucu, İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı itirazyoluna başvurmuştur. İtirazı inceleyen Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi 4/1/2013 tarihli ve 2013/22 Değişik İş sayılı kararla İnfazHâkimliğinin kararındaki gerekçeye atıf yapılarak kararın usul ve yasaya uygunolduğundan bahisle başvurucunun itirazının reddine karar vermiştir.
iv. Anılan karar başvurucuya 25/1/2013tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 21/2/2013 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
16. i. İnfazKurumu Disiplin Kurulunca başvurucunun kardeşine göndermek istediği ikincimektup, 10/1/2013 tarihli ve 2013/30 sayılı kararla5275 sayılı Kanun’un 68. maddesinin (3) numaralı fıkrasına gönderme yapılmaksuretiyle“...hükümlü Mehmet Reşit Arslan'ıngöndermek istediği mektup içeriğinde asılsız ve mesnetsiz iddialar ile kurum vegörevlilerini hedef gösterdiği anlaşıldığından" şeklindekigerekçeyle gönderilmemiştir.
ii. Başvurucu bu karara karşı Kırıkkaleİnfaz Hâkimliği nezdinde şikâyet başvurusunda bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği 21/1/2013 tarihli ve E.2013/34, K.2013/24 sayılı kararlabaşvurucunun şikâyetini reddetmiştir. Şikâyetin reddedilme gerekçesi şöyledir:
“Hükümlü Mehmet Reşit Arslan tarafındangönderilmek istenen mektupta kurumu hedef gösterme gayesi söz konusuolduğundan, cezaevi idaresince sakıncalı bulunarak mektubun gönderilmemesikararı Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ve Ceza Güvenlik Tedbirlerinin İnfazıHakkındaki Tüzük'ün 123. maddesine uygun olduğundanhükümlünün şikâyetinin reddine …”
iii. Başvurucu, İnfaz Hâkimliğininkararına karşı itiraz yoluna başvurmuştur. İtirazı inceleyen Kırıkkale AğırCeza Mahkemesi 5/2/2013 tarihli ve 2013/129 Değişik İşsayılı kararla İnfaz Hâkimliğinin kararındaki gerekçeye "...hükümlüye verilen disiplin cezasında kanuna aykırılıkbulunmadığından..." şeklinde atıf yaparak kararın sonuç vegerekçesi itibarıyla yasaya uygun olduğundan bahisle başvurucunun itirazınınreddine karar vermiştir.
iv.Anılan karar başvurucuya 13/2/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 6/3/2013tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
17. i. Kırıkkaleİnfaz Hâkimliği, Avukata gönderilmek istenen üçüncü mektubu ise 10/6/2013 tarihli E.2013/372, K.2013/436 sayılı karar ilegöndermemiştir. Karar gerekçesi şöyledir:
"5275 Sayılı Ceza veGüvenlik Tedbirlerinin infazı hakkında Kanun'un 68.maddesinin 4.fıkrasındabelirtilen 'hükümlü tarafından resmi makamlara veya savunması için avukatınagönderilen mektup,faks vetelgraflar denetime tabi değildir' hükmü gereğince kapalı zarf içindekimektubun denetiminin yapılmadığı,ancak son zamanlardayapılan duyumlarda terör örgütü mensubu olan hükümlülerin örgütsel amaçlıolarak haberleşme içine girdikleri,ve yalan yanlışbilgilerle kamuoyu oluşturmaya çalıştıkları anlaşıldığından,
HÜKÜM:Hükümlü M.Reşit Arslan'ın avukatına göndermekistediği kapalı zarf içindekimektubunu ve ekleriincelendiğinde hükümlünün göndermek istediği belgelerin sadece hükümlüye ait olmadığı,diğer hükümlülere de ait belgeler olduğu,yasal hakkını kullanmak değil de cezaevi idaresinekarşı kamuoyu oluşturmaya yönelik olduğu anlaşıldığından mektup ve eklerininGÖNDERİLMEMESİNE,..."
ii. Başvurucu, İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı itirazyoluna başvurmuştur. İtirazı inceleyen Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi 28/6/2013 tarihli ve 2013/749 Değişik İş sayılı kararla"...gerekçeye göre verilen kararda usulve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığından" bahislebaşvurucunun itirazının reddine karar vermiştir.
iii. Başvurucu bu karardan sonra 16/7/2013tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
iv.Başvurucu, kapalı zarf içerisinde gönderilmek istenen mektupların örnekleriniKırıkkale İnfaz Hâkimliğinden 11/7/2013 tarihinde, Anayasa Mahkemesinegönderilmek için kendisine verilmesini ya da Hâkimlik tarafından AnayasaMahkemesine gönderilmesiniistemiştir.
v.Kırıkkale İnfaz Hâkimliği 11/9/2013 tarihli ve E.2013/444, K.2013/615 sayılıkarar ile hükümlünün bu talebiyle ilgili olarak "hükümlünün talebiyle ilgili Hâkimliğimizin 10/6/2013tarih 2013/372 esas ve 2013/436 karar sayılı dosyasıyla karar verildiğianlaşıldığından..." şeklindeki gerekçeyle yeniden karar verilmesine yer olmadığısonucuna varılmıştır. Başvurucunun bu karara yaptığı itiraz 27/9/2013tarihinde E.2013/1002 sayılı kararla reddedilmiştir.
vi. Anayasa Mahkemesi Bölümler Başraportörlüğü 7/1/2016 tarihindebaşvurucunun göndermek istediği mektupların örneklerini Kırıkkale İnfazHâkimliğinden talep etmiş, aynı gün belgelerin bir örneği yollanmıştır.
vii. Kırıkkale İnfaz Hâkimliğininyolladığı belgelerin incelemesinden başvurucunun göndermek istediği evrakların;Av. Ş.D.ye gönderilmek istenen iki sayfalık yazıdan, Kırıkkale CumhuriyetBaşsavcılığına başvurucu tarafından daha önceki bir tarihte yapılmış bir suçduyurusuna ek olarak Savcılığa verilmesini istediği dilekçeden ve şikâyete konuolan bu suçlamaya ilişkin başvurucunun tanık olarak göstermek istediğikişilerin isimlerinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
viii. Başvurucunun avukatına hitabenyazdığı mektubun içeriği şu şekildedir:
"Sevgili vekilim Av. Şaban
Selam sevgilerimle merhaba
Ömerden bugün faks aldım. Önceki gönderdiklerimin ulaşmış olduğuna sevindim.
Burada idarenin olumsuz tutumu ve savcılığın idareyi suçlarınıgörmezden gelen koruyan tutumu devam ediyor. Ekte gönderdiklerim okunursa dahaiyi anlaşılır. Tekrar olmasın diye burada ayrıca yazmıyorum.
Ekteki dilekçe ve beraberindeki tanıklık beyanının altışar adet (temiz)fotokopisi çekildikten sonra (bu dilekçe ve eki birlikte) Kırıkkale CumhuriyetBaşsavcılığına taahhütlü olarak gönderilsin. Fotokopilerinden üçer adet Ömerde kalsın. Üçer adeti de banaposta ile taahhütlü olarak geri gönderilsin.
Girişimlerime karşılık tavırlarda geçende odam-hücrem değiştirildi. ..'ten ...'a verildim. Böyle olunca telefon görüş, ziyaretsaatleri değişti. Buna göre ziyaret gün saatim ...arasına, telefon görüşüm ..sabah... arasışeklinde değişmiş oldu.
Daha önce tedavi sorununu da gerekçe göstererek Amedve İzmir'e sevk talep etmiştim red gelmişti.
Şu an yürürlükte olan (açlık grevi nedeniyle verilen) ceza nedeniyleTemmuz ortasına kadar tekrar sevk talebinde bulunamıyorum (mevcut işleyişböyle) bu ceza süresi bitince tekrar sevk başvurusunda bulunmayı düşünüyorum.(Ömer faksta sorduğu için bu son açıklamayı yazdım.) Ömerinde haberi olsun.
Cumartesi ... arası Ömer'i telefonla arayacağım.Görüşebilirsek iyi olur.Hepinizeen içten selam sevgilerimle. Reşit"
ix. Başvurucunun mektubunun diğerkısımlarında Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığına yazılmış iki sayfalık birdilekçe olduğu, daha önce yapılan bir suç duyurusuna ek olarak bu dilekçeninyazıldığı anlaşılmaktadır. Anılan dilekçede başvurucu; Başsavcılığın, Cezaeviidaresinden bilgi istemesinin eldeki kanıtlara rağmen hukuken yanlış olduğundaneğitim ve öğrenim hakkının hukuka aykırı bir suretle sınırlandığını iddiaederek Cezaevi idaresinin uygulamalarından yakınmaktadır. Ayrıca, başvurucutarafından eğitim ve öğrenim hakkının ihlal edildiğine ilişkin ayrı bir kağıtla beş kişinin isimleri yazılmış olup bu hususa ilişkintanık olarak gösterilen kişiler kağıdın altına imza atarak ifade vermekistediklerini belirtmişlerdir.
B. İlgili Hukuk
18. 5275 sayılı Kanun’un 68. maddesi şöyledir:
“(1)Hükümlü, bu maddedebelirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks vetelgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, göndermehakkına sahiptir.
(2) Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisinegelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bukomisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir.
(3) Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeyedüşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veyadiğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veyakuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakaretiiçeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafındanyazılmış ise gönderilmez.
(4) Hükümlü tarafından resmî makamlara veyasavunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbideğildir.”
19. İnfaz Tüzüğü’nün 122. maddesi şöyledir:
“(1) 91 inci maddeyegöre mektup alma ve gönderme hakkı kapsamında hükümlüler tarafından yazılanmektup, faks ve telgraflar, zarfı kapatılmaksızın bu işle görevlendirilenikinci müdür başkanlığında, idare memuru ve yüksek okulmezunu iki infaz ve koruma memuru tarafından oluşturulan mektup okumakomisyonuna iletilmek üzere güvenlik ve gözetim servisi personeline verilir.Yapılan incelemeden sonra gönderilmesinde sakınca görülmeyen mektuplar üzerine"görüldü" kaşesi vurulur, zarf içerisine konularak kapatılır vepostaneye teslim edilir.
(2) Resmî makamlara veya savunması içinavukatına gönderilenler hakkında 91 inci maddenin dördüncü fıkrası hükmüuygulanır.
(3) Hükümlülere gönderilen ve açılıpincelendikten sonra verilmesinde sakınca olmadığı anlaşılan mektup, faks vetelgraflar zarfları ile birlikte verilir.”
20. İnfaz Tüzüğü'nün 91. maddesinin (3) ve (4) numaralıfıkraları şöyledir:
“(3) Kurumun asayiş vegüvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkaramaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının örgütsel amaçlı olarakhaberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan veyanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflarhükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez.
(4) Hükümlü tarafından resmî makamlara veyasavunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir.Ancak, hükümlününsavunması için avukatına gönderilen mektup, faks veya telgraflar 84 üncümaddenin ikinci fıkrasının (c) bendinin (2) numaralı alt bendinde belirtilenhâllerin gerçekleşmesi hâlinde, bu gönderiler hakkında da 84 üncü maddenin ikincifıkrasının (c) bendinin (2) numaralı alt bendindebelirtilen esas ve usuller uygulanır.”
21. 5275 sayılı Kanun’un 59. maddesinin (4) numaralı fıkrasışöyledir:
“(4) Avukatlarınsavunmaya ilişkin belgeleri, dosyaları ve müvekkilleri ile yaptıklarıkonuşmaların kayıtları incelemeye tâbi tutulamaz. Ancak, 5237sayılı Kanunun 220 nci, İkinci Kitap Dördüncü KısımDördüncü ve Beşinci Bölümlerinde yer alan suçlardan mahkûm olan hükümlülerinavukatları ile ilişkisi; konusu suç teşkil eden fiilleri işlediğine, infazkurumunun güvenliğini tehlikeye düşürdüğüne, terör örgütü veya diğer suçörgütleri mensuplarının örgütsel amaçlı haberleşmelerine aracılık ettiğineilişkin bulgu veya belge elde edilmesi halinde, Cumhuriyet Başsavcılığınınistemi ve infaz hâkiminin kararıyla, bir görevli görüşmede hazırbulundurulabileceği gibi bu kişilerin avukatlarına verdiği veya avukatlarıncabu kişilere verilen belgeler infaz hâkimince incelenebilir. İnfaz hâkimibelgenin kısmen veya tamamen verilmesine veya verilmemesine karar verir. Bukarara karşı ilgililer, 4675 sayılı Kanuna göre itiraz edebilirler.”
22. İnfaz Tüzüğü’nün 84. maddesinin ikinci fıkrasının (c)bendinin (2) numaralı alt bendi şöyledir:
“2.5237 sayılı Kanunun220 nci maddesinde,İkinciKitap Dördüncü Kısım Dördüncü ve Beşinci Bölümlerinde yer alan suçlardan mahkûmolan hükümlülerin avukatları ile ilişkisinde avukatın savunmaya ilişkinolduğunu beyan ettiği belge ve dosyalar fiziki olarak aranabilir. Konusu suç teşkil eden fiilleri işlediğine, infaz kurumunungüvenliğini tehlikeye düşürdüğüne, terör örgütü veya diğer suç örgütlerimensuplarının örgütsel amaçlı haberleşmelerine aracılık ettiğine ilişkin bulguveya belge elde edilmesi halinde, Cumhuriyet başsavcılığının istemi ve infazhâkiminin kararıyla, bir görevli görüşmede hazır bulundurulabileceği gibi bukişilerin avukatlarına verdiği veya avukatlarınca bu kişilere verilen belgelerinfaz hâkimince incelenebilir. İnfaz hâkimi belgenin kısmen veya tamamenverilmesine veya verilmemesine karar verir. Bu karara karşı ilgililer, 4675sayılı Kanuna göre itiraz edebilirler.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
23. Mahkemenin 10/3/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuruincelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
24. Başvurucu; göndermek istediğimektupların Cezaevi idaresince soyut iddialara dayanılarak alıkonulduğunu,yaşadığı sorunları ailesine ve avukatına yazılı olarak iletmek istediğini,idarenin böyle bir yetkisi olmasının başlı başına adil yargılanma hakkı ihlalioluşturduğunu, siyasi ve etnik kimliği nedeniyle ayrımcılığa tabi tutulduğunuve bu nedenle mektubunun gönderilmediğini, idarenin kararına karşı yaptığışikâyet ve itiraz yollarında yargılamanın usule uygun yapılmadığını, daha öncekardeşine yazdığı dilekçelerin işleme konulmadığını, bu yüzden avukatına damektup göndermek istediğini ancak engellendiğini belirterek, hak arama vehaberleşme hürriyetlerinin, ayrımcılık yasağının, işkence ve eziyet yasağınınihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme
25. Başvuru formu ve eklerinin incelenmesi neticesindebaşvurucunun iddialarının özü, göndermek istediği mektubun Cezaevi İdaresi veİnfaz Hâkimliğince sakıncalı görülerek alıkonulması nedeniyle haberleşmehürriyetinin kısıtlanması hakkındadır. Bu sebeple başvurucunun bütün iddiaları haberleşmehürriyeti kapsamında değerlendirilmiştir. Nitekim Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi (AİHM) de haberleşme alanında ifade özgürlüğünün Sözleşme 8. maddesiile güvence altına alındığını hatırlatmaktadır (Silver ve diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 5947/72…, 25/3/1983, § 107;Fazıl Ahmet Tamer/Türkiye, B. No: 6289/02, 5/12/2006, § 33; Ahmet Temiz, § 23).
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun,vasisi olan kardeşine ve avukatına göndermek istediği mektupların sakıncalıolduğuna karar verilmesi nedeniyle anayasal haklarının ihlal edildiğine ilişkinşikâyetleri açıkça dayanaktan yoksun değildir. Ayrıca başka bir kabuledilemezlik nedeni de bulunmadığından başvurunun kabul edilebilir olduğunakarar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
a. Başvurucu veBakanlık Görüşleri
27. Bakanlık görüşünde, AİHM içtihatları hatırlatılarakbaşvurucunun iddialarının bu kararlar doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğibildirilmiştir.
28. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı cevabında başvurudilekçesindeki ifadelerini yinelemiştir.
b. Genel İlkeler
29. Anayasa Mahkemesinin AhmetTemiz (§§ 28-34) kararında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veyakendilerine gönderilen mektuplara cezaevi idareleri tarafından yapılanmüdahalelere ilişkin genel ilkeler belirtilmiştir.
c. İlkelerin Olaya Uygulanması
i. Müdahalenin Varlığı
30. Somut olayda İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu kararıylabaşvurucunun vasisine göndermek istediği mektubun sakıncalı olduğuna, İnfazHâkimliğinin kararıyla avukata gönderilmek istenen mektubun gönderilmemesinekarar verilmiştir. Dolayısıyla anılan işlem ile kamu makamları tarafındanbaşvurucunun haberleşme hürriyetine bir müdahalede bulunulmuştur.
ii. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı
31. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 22. maddesinin ikincifıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanmadığı,Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçeAnayasa’nın 22. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Bu nedenle sınırlamanın;Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen öze dokunmama, Anayasa’nın ilgilimaddesinde belirtilmiş olma, kanunlar tarafından öngörülme,Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratiktoplum düzeninin ve laik Cumhuriyet’in gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırıolmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir (Ahmet Temiz, § 36).
Kanunilik
32. Anayasa MahkemesininAhmet Temiz (§§ 37-46) kararında hükümlü ve tutukluların gönderdiğiveya kendilerine gönderilen mektuplara cezaevi idareleri tarafından yapılanmüdahalelerin "kanunilik"ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır. Başvuruda, bu sonuçtan ayrılmayıgerektiren bir durum bulunmamaktadır.
Meşru Amaç
33. Anayasa Mahkemesinin AhmetTemiz (§§ 47-50) kararında, hükümlü ve tutukluların gönderdiği veyakendilerine gönderilen mektuplara cezaevi idareleri tarafından yapılanmüdahalelerde "meşru amaç"ilkesine ilişkin genel ilkelere yer verilmiştir.
34. 5275 sayılı Kanun’un 68. maddesinin(3) numaralı fıkrasında “Kurumun asayiş vegüvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkaramaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine nedenolan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehditve hakareti içeren mektup, faks ve telgrafların” hükümlüye verilmeyeceği,hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmeyeceği düzenlenmiştir. Burada belirtilen sebeplerin,Anayasa’nın 22. maddesinin ikinci fıkrasında sayılmış olan kamu düzenininkorunması ve suç işlenmesinin önlenmesi genel amacı çerçevesinde cezaevindegüvenliğin ve disiplinin sağlanmasını hedeflediği söylenebilir.
35. Başvurucunun vasisine göndermek istediği mektupların Cezaİnfaz Kurumu Disiplin Kurulu tarafından sakıncalı bulunma sebebi, kurum vegörevlilerin hedef gösterildiği, kişilerin paniğe yönlendirildiği gerekçesinedayandırılmıştır. Bu kapsamda başvurucunun mektubunun, Cezaevi DisiplinKurulunca denetlenmesi suretiyle haberleşme hürriyetine yapılan müdahalenin;kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve cezaevlerinde asayiş vegüvenliğin sağlanması amaçlarını taşıdığı, bunun da Anayasa'nın haberleşmehürriyetine ilişkin 22. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında meşru bir amaçolduğu sonucuna varılmıştır.
36. İnfaz Hâkimliği tarafından avukata gönderilmek istenenmektubun gönderilmeme sebebi ise mektubun, Cezaevi idaresine karşı kamuoyuoluşturmaya yönelik olması gerekçesine dayandırılmıştır. Müdahalenin meşruamaçlara dayandığının ortaya konulabilmesi için başvurucunun mektubununalıkonulmasına gerekçe gösterilen sebebin, 5275 sayılı Kanun'un 68. maddesinin(3) numaralı fıkrasında ve Anayasa'nın 22. maddesinin ikinci fıkrasında sayılansınırlama sebepleriyle örtüşüp örtüşmediği sorusuna cevap verilmelidir. Bununlabirlikte bu sorunun müdahalenin gerekliliği ile doğrudan ilişki içinde olmasıdolayısıyla burada incelenmesine yer olmadığı kanaatine varılmıştır.
Demokratik Toplum Düzeninde Gerekli Olma veÖlçülülük
37. Başvurucu; vasisine ve avukatınagöndermek istediği mektupların, içeriğinde kişi veya kuruluşları paniğeyöneltecek yalan ve yanlış bir bilgi bulunmamasına rağmen İnfaz Kurumunca soyutbir şekilde tamamen sakıncalı görüldüğünü, avukatına göndermek istediği metniniçeriğinde ise asılsız bir bilgi bulunmamasına rağmen İnfaz Hâkimliğince soyutşekilde gönderilmemesine karar verildiğini, mektubun içeriğinde başkahükümlülerin mektubu olmayıp şikâyete konu suça ilişkin tanık listesininbulunduğunu, haberleşme hakkının ihlal edildiğini, söz konusu belge ve eklerdaha önce Cezaevi idaresi tarafından alıkonulduğu için sonuç alamadığını,bundan dolayı bir mektupla bunları avukata göndermek istediğini ilerisürmüştür.
38. Bakanlık görüşünde, AİHM kararlarında ceza infazkurumlarında bulunan kişilerin yazışmalarının belirli ölçüde kontrolünün başlıbaşına Sözleşme’nin ihlaline sebebiyet vermeyeceği belirtilmiş;gönderilmemesine karar verilen mektupların amaçlanan hedefler açısındanorantısız olup olmadığı, bu bağlamda demokratik bir toplumda gerekli veölçülülük ilkesine uygun olup olmadığı açısından değerlendirmede bulunulmasınıngerekli olduğu vurgulanmıştır.
39. AİHM içtihatlarında ifade edilen demokratik toplumdazorunluluk kavramı, müdahale teşkil eden eylemin acil bir toplumsal ihtiyaçtankaynaklanması ve takip edilen meşru amaç bakımından orantılı olması unsurlarınıiçermektedir (Silver ve diğerleri/BirleşikKrallık, § 97).
40. AİHM, haberleşme hürriyetine yapılan müdahalelerindemokratik toplumda zorunluluk teşkil etmesine ilişkin kriteri incelediğikararlarda, öncelikle ceza infaz kurumlarında bulunan kimselerin yazışmalarınınbelirli ölçüde kontrolünün başlı başına Sözleşme’nin ihlaline sebebiyetvermeyeceğini, zira ceza infaz kurumunun olağan ve makul gereksinimleri dikkatealınarak bir değerlendirmede bulunmanın gerekli olduğunu belirtmiştir (Mehmet Nuri Özen ve diğerleri/Türkiye, B.No: 15672/08, 11/1/2011, § 51; Silver ve diğerleri/Birleşik Krallık, §98).
41. AİHM, her somut olayda kamu makamlarının bu değerlendirmeyiyaparken mektup gönderme ve almanın ceza infaz kurumlarında bulunanhükümlülerin ve tutukluların dış dünya ile bağlantısında en önemli araçlardanbiri olduğunun gözönünde bulundurması gereğinibelirtmektedir (Campbell/Birleşik Krallık, B. No: 13590/88, 25/3/1992, § 45).
42. Haberleşme özgürlüğü, mutlak nitelikte olmayıp meşrubirtakım sınırlamalara tabidir. Bu özgürlüğe ilişkin olarak Anayasa'nın 22.maddesinin ikinci fıkrasında sayılan sınırlamaların, Anayasa'nın 13. maddesiningüvencesinde olan demokratik toplum düzeninin gerekleri ve ölçülülükilkeleriyle bağdaşıp bağdaşmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmasıgerekmektedir (Yasemin Çongar ve diğerleri,B. No: 2013/7054, 6/1/2015, §§ 57, 58).
43. Anayasa’da belirtilen demokrasi, çağdaş ve özgürlükçü biranlayışla yorumlanmalıdır. "Demokratiktoplum düzeninin gerekleri" ölçütü, Anayasa'nın 13. maddesi ileAİHS'in 8., 9., 10. ve 11.maddelerindeki paralelliği açıkça yansıtmaktadır. Bu nedenle demokratik toplumölçütü, çoğulculuk, hoşgörü ve açık fikirlilik temelinde yorumlanmalıdır (Fatih Taş, B. No: 2013/1461, 12/11/2014, § 92).
44. Nitekim Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları uyarınca"Demokrasiler, temel hak veözgürlüklerin en geniş ölçüde sağlanıp güvence altına alındığı rejimlerdir.Temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunup tümüyle kullanılamaz hale getirensınırlamalar, demokratik toplum düzeni gerekleriyle uyum içinde sayılamaz. Bunedenle, temel hak ve özgürlükler, istisnaî olarak ve ancak özüne dokunmamakkoşuluyla demokratik toplum düzeninin sürekliliği için zorunlu olduğu ölçüde veancak yasayla sınırlandırılabilirler." şeklinde ifade edilebilir(AYM, E.2006/142, K.2008/148, 24/9/2008). Başka birdeyişle yapılan sınırlama, hak ve özgürlüğün özüne dokunarak bunlarınişlevselliğini ortadan kaldırıyorveya aşırı derecedegüçleştiriyorsa, ölçülülük ilkesine aykırı olarak sınırlama aracı ile amacıarasındaki denge bozuluyorsa demokratik toplum düzenine aykırı olacaktır (AYM,E.2009/59, K.2011/69,28/4/2011; AYM, E.2006/142,K.2008/148, 17/4/2008; Fatih Taş,§§ 92, 93).
45. Anayasa Mahkemesinin kararlarına göre ölçülülük, temel hakve özgürlüklerin sınırlanma amaçları ile araç arasındaki ilişkiyi yansıtır.Ölçülülük denetimi, ulaşılmak istenen amaçtan yola çıkılarak bu amaca ulaşılmakiçin seçilen aracın denetlenmesidir. Bu sebeple haberleşme özgürlüğü alanındagetirilen müdahalelerde hedeflenen amaca ulaşabilmek için seçilen müdahaleninelverişli, gerekli ve orantılı olup olmadığı değerlendirilmelidir (Sebahat Tuncel, B. No: 2012/1051, 20/2/2014, § 84; FatihTaş, §§ 92, 93).
46. Müdahalenin orantılı olduğundan söz edebilmek için temelhakka daha az zarar verebilecek ancak aynı zamanda güdülen amacı yerinegetirebilecek nitelikte olan yöntemin tercih edilmiş olması gerekmektedir (Nada/İsviçre, B. No: 10593/08, 12/9/2012, § 183).
47. Hükümlü veya tutuklular, Anayasa'nın 19. maddesi kapsamında "bir mahkûmiyet kararına bağlı olaraktutma" şeklinde değerlendirilebilecek kişi özgürlüğü vegüvenliği hakkı dışında (İbrahim Uysal,B. No: 2014/1711, 23/7/2014, §§ 29-33) Anayasa'nın veSözleşme'nin ortak alanı kapsamında yer alan temel hak ve hürriyetlerintamamına genel olarak sahiptirler (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2), B. No: 74025/01, 6/10/2005, §69). Bununla birlikte cezaevinde tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçunönlenmesi ve disiplinin temini gibi cezaevinde güvenliğin sağlanmasına yönelikkabul edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda sahip oldukları haklarsınırlanabilir (Turan Günana,B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 35).
48. Ceza infaz kurumlarına gelen veya bu kurumlardan gönderilenyazışmalara yapılan müdahalelere gerekçe olarak gösterilebilecek yukarıdabelirtilen makul nedenlerin, somut olayın tüm koşulları çerçevesinde objektifbir gözlemciyi, haberleşme hakkının kötüye kullanıldığına ikna edebileceknitelikte olaya özgü olgu ve bilgilerle gerekçelendirilmesi gerekmektedir (Campbell/Birleşik Krallık, § 48). Bunun yanı sırayapılacak değerlendirmede hükümlüler hakkında uygulanan infaz rejiminin vemahkûmiyet sebeplerinin de dikkate alınması gerekmektedir (Silver ve diğerleri/Birleşik Krallık, §§98-102; Atilla ve diğerleri/Türkiye (k.k.),B. No: 18139/07, 11/5/2010).
49. Bu bağlamda, başvuru konusu olay bakımından yapılacakdeğerlendirmelerin temel ekseni, müdahaleye neden olan Derece Mahkemelerininkararlarında dayandıkları gerekçelerin haberleşme özgürlüğünü kısıtlamabakımından demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülülük ilkesine uygunolduğunu, inandırıcı bir şekilde ortaya koyup koyamadığı olacaktır(Sebahat Tuncel, § 87).
50. Somut olayda hükümlü olan başvurucunun, vasisine veavukatına yazdığı mektuplar tamamen sakıncalı görülmüş; yukarıda yer verilenmektuplarda (bkz.§§ 11-13, 17) temel olarak kurumların hedef gösterilmesi vekişilerin paniğe yönlendirilmesi, ayrıca yalan yanlış yazıların bulunduğukanaatine varılması sebepleriyle mektupların alıcılarına gönderilmemesine kararverilmiştir.
51. i.Başvurucunun vasisine gönderdiği birinci mektubun içeriğinden; başvurucununöncelikle vasisinden, dosya ve T.C. kimlik numaralarını vererek ilgilihastanelerden sonuçlarının alınmasını daha sonra da ismini belirttiği avukatlaile görüşülmesini istediği anlaşılmaktadır. Ayrıca altı madde hâlinde ilgilimercilere sorunlarının iletilmesini istemektedir. Yazının son kısmında ise “Her yönüyle kardeşimizi ve aile olarak bizleri mağdureden bu uygulamalardan dolayı cezaevi idaresi ve Adalet Bakanlığındanşikâyetçiyiz. Kardeşimizin sağlık ve can güvenliğinden ailece endişe duyuyoruz.Daha ayrıntılı bilgi belgelere sahip olan kardeşimizle görüşülerek sorumlularhakkında gerekli adli ve idari soruşturma açılmasını talep ediyoruz.”ifadeleri yer almakta ve bu şekilde ilgili kurum ve kuruluşlara düşüncelerinin aktarılmasınıarzu etmektedir.
ii. Başvurucu, aynı kişiye yollamakistediği ikinci mektupta, yazdığı dilekçelerin ilgili kurumlara ulaşmadığınıdüşündüğünü belirtmekte yine ismi belirtilen avukatla görüşülmesiniistemektedir. Ayrıca yukarıdaki paragrafta (bkz. § 13) anılan ve resmîkurumlara yazılan dilekçelerin bir örneğinin avukata verilmesini bu mektuparacılığıyla istemektedir.
iii. Hükümlü olan başvurucunun yazdığıüçüncü mektup ise iki parçadan oluşmakta ve bunların bir avukata iletilmekistendiği anlaşılmaktadır. Söz konusu mektubun ilk parçasındayukarıdaki paragrafta belirtilen (bkz. § 17) Av. Ş.D.ye gönderilmek istenen ikisayfalık yazının olduğu, ikinci parçasında Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınadaha önce yapılmış suç duyurusuna ek bir şikâyet dilekçesinden bahsedildiği veşikâyete konu olan bu suçlamalara ilişkin başvurucunun tanık olarak göstermek istediğikişilerin isimlerinin yer aldığı görülmektedir.
52. Gönderilmek istenen ilk iki mektubun muhatabınınbaşvurucunun vasisi olduğu hatırda tutulmalıdır. Cezaevi yetkilileri, mektupgönderme ve almanın ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin ve tutuklularındış dünya ile en önemli bağlantısı olduğu gerçeğini gözönündebulundurarak mahpusların dış dünyayla yeterli iletişimi sürdürmelerinde uygundestek ve yardımı sağlamalıdırlar.
53. Bunun yanında gönderilmek istenen üçüncü mektubun muhatabıbaşvurucunun avukatı olduğu için üçüncü mektupta tespit edilmesi gereken ilkhusus, avukata gönderilmek istenen belgelerin savunmaya ilişkin olupolmadığıdır. Nitekim savunmaya ilişkin olduğu anlaşılan mektuplar denetime tabideğildir.
54.Bununla birlikte 5237 sayılı Kanun'un 220. maddesi ve İkinciKitap Dördüncü Kısım Dördüncü ve Beşinci Bölümlerinde yer alan suçlardan mahkûmolan hükümlülerin avukatları ile ilişkileri konusunda gerek 5275 sayılıKanun'da gerekse İnfaz Tüzüğü'nde özel hükümler bulunmaktadır (bkz. §§ 20-22).Kanun'da belirtilen bu suçlardan mahkum olanlarıngöndermek istediği mektupların savunmaya ilişkin olmadığı ve Kanun'a mugayirbir durumu içerdiği tespit edilirse infaz hâkimlikleri bu hususu tatmin edicişekilde -tıpkı cezaevi disiplin kurulları gibi- gerekçelendirilmek zorundadır.
55. Dolayısıyla Cezaevi Disiplin Kurulu Başkanlığı ile İnfazHâkimliğinin, başvurucunun vasisine ve avukatına göndermek istediği mektuplarıngönderilmemesine ilişkin kararlarının Anayasa'da teminat altına alınan haberleşmehürriyeti kapsamında ilgili ve yeterli bir gerekçe içerip içermediğinideğerlendirmek gerekmektedir.
56.i. Birinci mektup yönünden; başvuruya konu mektubun esas olarak ikiana bölümden oluştuğu, ilk bölümde başvurucunun kendisine ait bir kısım tıbbievraka ilişkin açıklama yaparak bunların temini ile kendisine iletilmesiniistediği, ikinci bölümde ise başvurucunun cezaevinde kendisine tatbikedildiğini iddia ettiği bir kısım kötü muamele ve uygulamalardan söz ederek buhususların ilgili mercilere şikâyet yolu ile iletilmesini talep ettiğigörülmektedir. Söz konusu mektubun alıkonulmasına ilişkin idari veyargısal kararların belirtilen bu ikinci bölümdeki ifadelere dayandırıldığıanlaşılmaktadır. Ancak mektubun, ikinci bölümde yer alan ifadelerin kişi vekuruluşları paniğe yöneltecek nitelikte yalan yanlış bilgiler içerdiğininkabulü hâlinde dahi bu kısmın metinden çıkarılmak suretiyle alıcısınagönderilmesine İnfaz Tüzüğü'nün 123. maddesi olanak vermektedir.
ii. İkinci mektup yönünden; başvurucununhukuken kendisini temsil etmeye yetkili olan kişiye göndermek istediğimektuptaki ifadelerin ne suretle Kurum ve görevlilerini hedef gösterdiğiDisiplin Kurulu kararından veya Mahkeme kararlarından anlaşılamamaktadır.Cezaevi idaresi ve Derece Mahkemelerinin; somut olayda, hükümlü tarafındangönderilmek istenen mektubun ve eklerinin içeriğinde yer alan ifadelerin, Kurumgörevlilerini hedef gösterdiğini düşünüyorlarsa bu dilekçelerin aynı zamandaresmî kurumlara daha önce iletilmiş olduğunu gözönündebulundurarak bir değerlendirme yapmaları gerekmektedir.
57. i.İnfaz Hâkimliğinin avukata gönderilmek istenen mektubun gönderilmemesineilişkin kararı ise son zamanlarda terör örgütü mensubu olan hükümlülerinörgütsel amaçlı olarak haberleşme içine girdikleri ve yalan yanlış bilgilerlekamuoyu oluşturmaya çalıştıkları temeline dayanılmış ve gönderilmek istenenbelgelerin sadece başvurucuya ait olmadığı, diğer hükümlülere de ait belgelerolduğu, başvurucunun yasal hakkını kullanmak değil de Cezaevi idaresine karşıkamuoyu oluşturmaya yönelik olduğu gerekçesiyle mektubun gönderilmemesine kararverilmiştir (bkz. § 17).
ii.Başvuruyakonu mektubun ve eklerinin içeriğinden, başvurucunun avukatla yazı yolu ileiletişim kurmak istediği ve başvurucunun mektupta geçen "Ömer" isimlişahısla yakın bir ilişkisinin olduğu, ayrıca avukata yazılan mektubuniçeriğinden dilekçelerin ilgili yerlere gerçekten ulaşıp ulaşmadığı konusundabaşvurucunun tereddütlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Mektupta ismi geçenkişinin, başvurucunun vasisi ve kardeşi olduğu gerek mevcut başvurudan gereksebaşvurucunun detaylı aile kaydındananlaşılabilir.
iii. Bu kapsamda başvurucunun mektubundakiifadelerin ve Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek için hukukenkendisini temsil etmeye yetkili olan kişiye gönderilmek istenen metnin, nesuretle Cezaevi idaresine karşı kamuoyu oluşturmaya yönelik olduğu İnfazHâkimliği ve Mahkeme kararlarından anlaşılamamaktadır. Ayrıca İnfaz Hâkimliğininkararında, gönderilmek istenen mektubun sadecebaşvurucuya ait olmadığı, diğer hükümlülere ait belgeler olduğu belirtilse desöz konusu belgenin suçlamalara ilişkin bir tanık listesi olması nedeniyletamamen ilgisiz bir belge olduğu söylenemeyecektir. Hatta savunmaya ilişkin birbelge olduğu dahi değerlendirilebilir.
58. Buna göre olayda Anayasa'nın 22. maddesinin ikincifıkrasında belirtilen ulusal güvenliğinin, kamu güvenliğinin, ülkenin ekonomikrefahının korunması, suçun veya düzensizliğin önlenmesi, genel sağlık ve genelahlakın korunması, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarınayönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin somut bilgilere dayalı olarakortaya konulmadığı sonucuna varılmıştır.
59. Bu kapsamda, başvurucunun vasisine ve avukatına göndermekistediği mektupların tamamen sakıncalı görülmesinin amaçlanan hedefleraçısından aşırı, dolayısıyla orantısız olduğu ve bu bağlamda demokratik birtoplumda gerekli ve ölçülülük ilkesine uygun olmadığı kanaatine varılmıştır. Busebeplerle başvurucunun Anayasa'nın 22. maddesinde güvence altına alınanhaberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
60. Başvurucu anayasal hakları ihlal edildiği için her başvurudadeğişik miktarlarda manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
61. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50.maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.”
62. Başvurucunun Anayasa'nın 22. maddesinde güvence altınaalınan haberleşme özgürlüğünün ihlal edildiğinin tespit edilmesi üzerineyalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığındabaşvurucuya net 1.500 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
63. Başvuru kapsamında haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğigözetilerek kararın bir örneğinin bilgi edinilmesi için Adalet Bakanlığa veKırıkkale İnfaz Hâkimliğine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianınKABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. Anayasa’nın 22. maddesinde güvence altına alınan haberleşmehürriyetinin İHLAL EDİLDİĞİNE,
D. Başvurucuya net 1.500 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE,tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin bilgi için Kırıkkale İnfaz HâkimliğineGÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
10/3/2016tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.