TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEHMET FATİH ORTAÇ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/10750)
Karar Tarihi: 16/11/2016
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
Recai AKYEL
Raportör
:
Akif YILDIRIM
Başvurucu
:
Mehmet Fatih ORTAÇ
Vekili
:
Av. Mehmet GÜN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, kasten yaralama suçunun mağdurunun katılan sıfatıylayer aldığı ceza yargılamasında adil yargılanma hakkı kapsamında güvence altınaalınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 30/6/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudanyapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesineticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bireksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 27/1/2016 tarihinde,başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına kararverilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
5. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 21/9/2006 tarihli veE.2006/20323 sayılı iddianamesiyle sanığın başvurucuyu yaraladığı iddiasıylakamu davası açılmıştır.
6. İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/1/2011 tarihli kararıylasanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü, Yargıtay 3.Ceza Dairesinin 18/2/20014 tarihli kararıyla bozulmuştur.
7. Bozma sonrasında yapılan yargılama sonunda sanığınbaşvurucuya (katılana) yönelik kasten yaralama suçunu işlediği kanaatinevarılarak mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararverilmiştir.
8. Anılan karar, itiraz edilmeden 11/6/2014 tarihindekesinleşmiştir.
9. Başvurucu 30/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
10. Mahkemenin 16/11/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
11. Başvurucu, katılan sıfatıyla yer aldığı davada yargılamanınuzun sürdüğünü, basit bir davanın bu kadar uzun sürmesinde kamu gücünün bukonuda kusurlu olduğunu, bu sebeple Anayasa'nın 36. maddesinde güvece altınaalınan makul sürede yargılanma ihlal edildiğini ileri sürmüş; tazminattalebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme
12. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralıfıkrasına göre bireysel başvurunun incelenebilmesi için kamu gücü tarafındanihlal edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına alınmış olmasınınyanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve Türkiye’nin tarafolduğu Sözleşme'ye ek protokoller kapsamına dagirmesi gerekir. Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalanhak ihlali iddiasını içeren başvurular bireyselbaşvurunun kapsamında değildir (Onurhan Solmaz,B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).
13. Sözleşme’nin 6. maddesinde adil yargılanmaya ilişkingüvencelerin medeni hak ve yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıkların ve bir suçisnadının esasının karara bağlanması esnasında geçerli olduğu belirtilerekhakkın kapsamı bu konularla sınırlandırılmıştır. Dolayısıyla bahsedilen hâllerdışında kalan adil yargılanma hakkının ihlali iddiasına dayanan başvurular,Anayasa ve Sözleşme kapsamı dışında kalacağından bireysel başvuruya konuolamaz. Bir ceza davasında üçüncü kişilerin cezalandırılmasını talep edenmağdur, suçtan zarar gören, şikâyetçi veya katılan sıfatını haiz kişilerSözleşme’nin 6. maddesinin koruma alanı dışında kalmaktadır (Onurhan Solmaz, §§ 23, 24).
14. Bu kuralın istisnaları, ceza davasında medeni hak talebineimkân veren bir sistemin benimsenmiş olması veya ceza davası sonucunda verilenkararın hukuk davası açısından etkili ya da bağlayıcı olması hâlleridir (Perez/Fransa, B. No: 47287/99,12/2/2004, § 70).4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun yürürlüğe girmesiile ceza muhakemesinde şahsi hak iddiasında bulunma imkânı ortadan kalkmıştır.Bu nedenle bir ceza davasında mağdur, suçtan zarar gören, şikâyetçi veyakatılan sıfatını haiz kişilerin yargılamanın uzun sürmesine ilişkin ihlaliddialarının adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmesi mümkündeğildir.
15. Somut olayda başvurunun adil yargılanma hakkı kapsamınagirmediği anlaşılmaktadır.
16. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlikkoşulları yönünden incelenmeksizin konubakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun konu bakımındanyetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA16/11/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.