TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEHMET ÇELİKALP BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/15307 )
Karar Tarihi: 14/12/2016
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
Celal Mümtaz AKINCI
Recai AKYEL
Raportör Yrd.
:
Ceren Sedef EREN
Başvurucu
:
Mehmet ÇELİKALP
Vekili
:
Av. Aydın TORAMAN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 15/9/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığınagönderilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu aleyhine 24/5/1995 tarihinde açılan tapu iptali vetescili davası çeşitli aşamalardan geçtikten sonra hâlen yerel Mahkemeaşamasında derdest durumdadır.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
9. Mahkemenin 14/12/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Makul SüredeYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
10. Başvurucu makul sürede yargılanma ve mülkiyet hakları ileyerleşme ve seyahat özgürlüğünden hak arama hürriyetine kadar birçok hakkınınihlal edildiğini ileri sürmüştür.
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
11. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
12. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkinyargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanınikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icraaşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devameden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul süre şikâyetiyle ilgilikararını verdiği tarih esas alınır (GüherErgun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50-52).
13. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkinyargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanınkarmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılamasürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).
14. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaverdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda yaklaşık 22 yıl sürenyargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
15. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvencealtına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
16. Başvurucu uzun süren yargılama nedeniyle taşınmazınıkullanamadığını belirterek Anayasa’nın 35. maddesinde tanımlanan mülkiyet hakkıile yerleşme ve seyahat özgürlüğünden hak arama hürriyetine kadar birçok hakkınında ihlal edildiğini iddia etmişse de başvurucununmakul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde yukarıda yer verilentespitler ışığında anılan diğer haklarının ihlal edildiği yönündeki iddiasınınayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
B. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
17. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralıfıkrası şöyledir:
“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkınınihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesihâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerehükmedilir…”
18. Başvurucu manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
19. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğisonucuna varılmıştır.
20. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlarıkarşılığında başvurucuya net 26.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine kararverilmesi gerekir.
21. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç bedelininbaşvurucuya ödenmesine, başvurucunun vekili Av. Aydın Toraman'ın ise ölmüşolduğu anlaşıldığından başvurucu lehine yargılama gideri olarak vekâletücretine hükmedilmemesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucuya net 26.000,00 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 206,10 TL harç bedelinden oluşan yargılama giderininBAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Marmaris Kadastro Mahkemesine(E.2014/37) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE14/12/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.