TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEHMET KAZIM SEVİM VE NİHAT NAYIR BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/757)
Karar Tarihi: 18/1/2017
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Nuri NECİPOĞLU
Hasan Tahsin GÖKCAN
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör Yrd.
:
Gökçe GÜLTEKİN
Başvurucu
:
1. Mehmet Kazım SEVİM
2. Nihat NAYIR
Vekili
:
Av. Nermin SELÇUK
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 10/1/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığınagönderilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucular 14/2/2007 tarihinde gözaltına alınmışlardır.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 6/3/2007 tarihli iddianamesiylebaşvurucular hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işledikleriiddiasıyla kamu davası açılmıştır. (Kapatılan) İstanbul 14. Ağır CezaMahkemesinin (CMK mülga 250. madde ile görevli) 1/4/2011 tarihli kararıylabaşvurucuların hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Temyizüzerine hüküm Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 6/5/2013 tarihli kararıylabozulmuştur. Bozmaya uyularak yürütülen yargılamada (kapatılan) İstanbul 14.Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga 250. madde ile görevli) 13/12/2013 tarihlikararıyla başvurucuların beraatine karar verilmiştir.Karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
9. Mahkemenin 18/1/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
10. Başvurucular, makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiğini ileri sürmüştür.
A. Kabul EdilebilirlikYönünden
11. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Esas Yönünden
12. Ceza yargılaması süresinin tespitinde, kişiye suç işlediğiiddiasının yetkili makamlar tarafından bildirildiği veya isnattan ilk olaraketkilendiği arama ve gözaltı gibi tedbirlerin uygulandığı tarih ile suçisnadına ilişkin nihai karar tarihi (bireysel başvuruya konu devam edenyargılamalar yönünden Anayasa Mahkemesinin inceleme tarihi) arasında geçen süreesas alınır (B.E., B. No:2012/625, 9/1/2014, § 34).
13. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığıdeğerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, taraflarınve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanınsüratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkatealınır (B.E., § 29).
14. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaverdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda yaklaşık 6 yıl 10 aylıkyargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
15. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvencealtına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
C. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
16. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralıfıkrası şöyledir:
“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkınınihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesihâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerehükmedilir…”
17. Başvurucular, manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
18. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğisonucuna varılmıştır.
19. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlarıkarşılığında başvuruculara ayrı ayrı net 7.200 TL manevi tazminat ödenmesinekarar verilmesi gerekir.
20. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderininbaşvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvuruculara ayrı ayrı net 7.200 TL manevi tazminatÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE
E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin (kapatılan) İstanbul 14. Ağır CezaMahkemesinin (CMK mülga 250. madde ile görevli) (E.2013/89, K.2013/141)GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE18/1/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.