TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEHMET SALİH KOCA VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/12447)
Karar Tarihi: 15/12/2016
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Nuri NECİPOĞLU
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör Yrd.
:
Ceren Sedef EREN
Başvurucular
:
1. Mehmet Salih KOCA
2. Hayriye YILDIZ
3. Hayriye DEMİR
4. Zübeyde SAYILIR
Vekili
:
Av. Ali AYDEMİR
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 31/7/2014 tarihindeyapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığınagönderilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucuların murisi aleyhine 17/9/1975 tarihinde açılan vemurislerinin ölümü üzerine başvurucuların mirasçı sıfatıyla dahilolduklarını iddia ettikleri kadastro tespitine itiraz davası, temyiz aşamasındaiki defa kararların bozulması üzerine en son 7/7/2014 tarihinde yerel Mahkemecekarara bağlanmış ve karar bu aşamada kesinleşmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
9. Mahkemenin 15/12/2016 tarihindeyapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
10. Başvurucular, uzun süren yargılama nedeniyle makul süredeyargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
A. Kabul EdilebilirlikYönünden
11. BaşvurucularHayriye Demir, Hayriye Yıldız ve Zübeyde Sayılır'ınşikâyet konusu davaya herhangi bir sıfatla taraf olmadıkları anlaşıldığından,anılan başvurucular yönünden başvurunun kişibakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
12. Başvurucu Mehmet Salih Koca'nın ise şikâyet konusu davayamirasçı sıfatıyla taraf olduğu görüldüğünden anılan başvurucu yönünden, açıkçadayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesinigerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul sürede yargılanmahakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna kararverilmesi gerekir.
B. Esas Yönünden
13. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkinyargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanınikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icraaşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devameden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul süre şikâyetiyle ilgilikararını verdiği tarih esas alınır (GüherErgun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013,§§ 50, 52).
14. Başvuruya konu dava, başvurucunun murisinden intikalle takipetmekte olduğu bir uyuşmazlık olup bu yönüyle makul süre değerlendirmesibakımından dikkate alınacak sürenin başlangıç anı, mirasçının yargılamayakatıldığı an değil somut olayda muris açısından değerlendirmeye esas alınansürenin başlangıç anıdır (Gülseren Gürdal vediğerleri, B. No: 2013/1115, 5/12/2013, §51).
15. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkinyargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanınkarmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılamasürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).
16. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaverdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda yaklaşık 38 yıl 10 ay sürenyargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
17. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvencealtına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
18. Başvurucu, uzun süren yargılama nedeniyle taşınmazınıkullanamadığını ve gelirlerinden yararlanamadığını belirterek mülkiyet hakkınınihlal edildiğini iddia etmişse de başvurucunun makul sürede yargılanma hakkınınihlal edildiği yönünde yukarıda yer verilen tespitler ışığında, mülkiyethakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının ayrıca değerlendirilmesine gerekgörülmemiştir.
C. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
19. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50.maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkınınihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesihâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerehükmedilir…”
20. Başvurucu manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
21. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğisonucuna varılmıştır.
22. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlarıkarşılığında başvurucuya net 3.750 TL manevi tazminat ödenmesine kararverilmesi gerekir.
23. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Başvurucular Hayriye Demir, Hayriye Yıldız ve ZübeydeSayılır yönünden başvurunun kişi bakımındanyetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Başvurucu Mehmet Salih Koca yönünden makul sürede yargılanmahakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucu Mehmet Salih Koca'ya net 3.750 TL manevi tazminatÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCU MEHMET SALİH KOCA'YA ÖDENMESİNE,
E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Derik Kadastro Mahkemesine (E.1996/1,K.2014/30) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 15/12/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.