TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEHMET GÜRSOY BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/1108)
Karar Tarihi: 7/6/2017
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Nuri NECİPOĞLU
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Ayhan KILIÇ
Başvurucu
:
Mehmet GÜRSOY
Vekili
:
Av. Gökçe GARİPCAN OCAK
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, okul kantini işletilmesi karşılığında okul ailebirliğine ödenen kira bedellerinin katma değer vergisine tabi tutulması ve busebeple vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 20/1/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu olan yargılamadosyası içeriğinden tespit edilen olaylar özetle şöyledir:
6. Başvurucu Balıkesir ili Edremitilçesinde okul aile birliğinden kiraladığı bir okul kantinini işletmektedir.
A. Tarhiyat İşlemine Karşı Açılan Davalar
7. 2005 ve 2006 yılları vergilendirme dönemlerine ilişkin kiraödemesinden katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapıpsorumlu sıfatıyla beyanname vermediği gerekçesiyle başvurucu adına vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarh edilmiştir.
8. Başvurucu tarafından söz konusu vergi ve cezalara karşıBalıkesir Vergi Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davaları açılmıştır. Başvurucudava dilekçelerinde, 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer VergisiKanunu'nun 17. maddesinin dördüncü (4) numaralı fıkrasının (d) bendindeiktisadi işletmelere dâhil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemininKDV'den istisna edildiğini savunmuştur.
9. Mahkemenin 11/5/2011 tarihli kararlarıyla davalarreddedilmiştir. Mahkeme, okul aile birliğinin iktisadi işletme niteliğibulunmasa dahi işletme hakkının kiralanması faaliyetinin KDV'den istisnaedildiğine ilişkin kanunda bir hüküm yer almadığından başvurucunun KDV tevkifatı yapma yükümlülüğünün bulunduğunu belirtmiştir.
10. Anılan kararlara karşı yapılan itiraz, Bursa Bölge İdareMahkemesinin (Bölge İdare Mahkemesi) 27/9/2011 tarihli kararlarıylareddedilerek kararlar onanmıştır. Karar düzeltme istemleri de Bölge İdareMahkemesinin 18/1/2012 ve 6/2/2012 tarihlerinde verdiği kararlarlareddedilmiştir.
B. Ödeme Emrine KarşıAçılan Dava
11. Tarhiyata karşı açılan davaların İlk Derece Mahkemesitarafından reddi üzerine vergi idaresince 8/6/2011 tarihli (2) numaralıihbarnameler düzenlenmiş, ardından da 8/8/2012 tarihinde kesinleşen vergi vecezaların gecikme faizi ve yargı harcıyla birlikte tahsili amacıyla ödeme emridüzenlenmiştir.
12. Başvurucu, ödeme emirlerine karşı 17/8/2012 tarihindeMahkemede iptal davası açmıştır. Dava dilekçesinde, okul kantinlerinin işletilmesininKDV'den müstesna olduğu ileri sürülmüştür.
13. Mahkemenin 31/1/2013 tarihli kararıyla dava reddedilmiştir.Mahkeme, okul kantini işletilmesinin KDV'ye tabi olup olmadığı yolunda birtartışmaya girmemiş, ödeme emirlerinin düzenlenmesi koşullarının oluşupoluşmadığıyla sınırlı bir inceleme yapmıştır. Kararın gerekçesinde, 2/7/1953tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58.maddesi uyarınca ödeme emirlerine karşı açılan davalarda borcun olmadığı,kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddialarının öne sürülebileceğihatırlatılmıştır. Kararda, ödeme emri içeriğindeki vergi ve cezalar nedeniyleidarece (2) numaralı ihbarnamelerin düzenlenerek başvurucuya tebliğ edilmesinerağmen süresinde ödeme yapılmadığı vurgulanarak muaccel hâle gelen vergialacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılıkbulunmadığı belirtilmiştir.
14. Mahkeme kararı, Bölge İdare Mahkemesinin 12/7/2013 tarihlikararıyla onanmış; karar düzeltme istemi de Bölge İdare Mahkemesinin 5/11/2013tarihli kararıyla reddedilmiştir.
15. Nihai karar 23/12/2013 tarihinde başvurucuya tebliğedilmiştir.
16. Başvurucu 20/1/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
17. 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 377.maddesinin birinci fıkrasışöyledir:
“Mükellefler ve kendilerine vergi cezasıkesilenler, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesindedava açabilirler.”
18. 213 sayılı Kanun’un 112. maddesinin (3) numaralı fıkrasınınbirinci cümlesi şöyledir:
“3. Vergi mahkemesinde dava açma dolayısıyla2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinin 3 numaralı fıkrası gereğince tahsilidurdurulan vergilerden taksit süreleri geçmiş olanlar, vergi mahkemesi kararınagöre hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ayiçinde ödenir.”
19. 6183 sayılı Kanun’un “Ödemeemri” kenar başlıklı 55. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere,7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir"ödeme emri" ile tebliğ olunur.”
20. 6183 sayılı Kanun’un “Ödemeemrine itiraz” kenar başlıklı 58. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:
“Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs,böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığıhakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine aititiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir.İtirazın şekli, incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında VergiUsul Kanunu hükümleri tatbik olunur.”
V. İNCELEME VE GEREKÇE
21. Mahkemenin 7/6/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Mülkiyet Hakkınınİhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
22. Başvurucu, okul kantini işletilmesinin 3065 sayılı Kanun'un17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (d) bendi uyarınca KDV'den müstesnaolduğunu belirtmiştir. Başvurucu, Danıştayın yerleşikiçtihadı ile Millî Emlak Genel Müdürlüğünün 8/10/2008 tarihli yazısı da buyönde olduğu hâlde işlettiği okul kantinine ilişkin 2005 ve 2006 yıllarıvergilendirme döneminde kira ödemesinden KDV tevkifatıyapmadığı gerekçesiyle hakkında resen tarh edilen KDV’ye ve kesilen vergi ziyaı cezasına karşı açtığı davanın reddedildiğindenyakınmış ve bu nedenle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini öne sürmüştür.Başvurucu, ödeme emrine konu olan borç nedeniyle ticari araçlarınınhaczedildiğini belirterek ihlallerin tespit edilmesi hakkında bir tedbireivedilikle karar verilmesini talep etmiştir.
2. Değerlendirme
23. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesinin (8)numaralı fıkrası şöyledir:
"Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonrakesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvurularıinceler."
24. Anılan hüküm gereğince Anayasa Mahkemesi 23/9/2012tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireyselbaşvuruları inceler. Dolayısıyla Mahkemenin zaman bakımından yetkisi ancak butarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılan bireyselbaşvurularla sınırlıdır. Kamu düzenine ilişkin bu düzenleme karşısında anılantarihten önce kesinleşmiş nihai işlem ve kararları da içerecek şekilde yetkikapsamının genişletilmesi mümkün değildir (G.S.,B. No: 2012/832, 12/2/2013, § 14).
25. Nihai işlem veya kararların anılan tarihten öncekesinleştiklerinin tespiti hâlinde ilgili şikâyetler bakımından başvurununkabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. Mahkemenin yargı yetkisineilişkin bu tespitin bireysel başvuru incelemesinin her aşamasında yapılabilmesimümkündür (Korcan Pulatsü, B. No:2012/726, 2/7/2013, § 32).
26. 213 sayılı Kanun'un 377. maddesinin birinci fıkrasına göremükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler, tarh edilen vergilere vekesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilirler. Adına tarhiyatyapılan mükellefin verginin esasına yönelik her türlü iddiayı tarh işleminekarşı açtığı davada öne sürmesi mümkündür. Bu bağlamda bir iktisadi faaliyetinvergiye tabi olup olmadığı yolundaki bir iddia borcun esasına ilişkin olupancak tarhiyata karşı açılacak bir davada inceleme konusu yapılabilir.
27. Kamu alacağı esasının dava konusu edilmemesi veya davakonusu edilmesine rağmen alacakta hukuki sakatlık bulunmadığına karar verilmesidurumunda alacak kesinleşmiş olacak ve tahsili için 6183 sayılı Kanun'un 55.maddesi uyarınca ödeme emri düzenlenecektir. 6183 sayılı Kanun'un 58.maddesinin birinci fıkrasına göre bu aşamada ödeme emrine itiraz hâlindeMahkeme, davayı tahsile ilişkin olarak böyle bir borcun olmadığı, borcun kısmenödendiği ve borcun zamanaşımına uğradığı nedenleriyle sınırlı olarakinceleyebilecek; borcun esasına ilişkin bir denetim yapamayacaktır (AYM,E.2009/83, K.2011/29, 3/2/2011).
28. Olayda 2005 ve 2006 yılları vergilendirme dönemlerineilişkin kira ödemesinden KDV tevkifatı yapıp sorumlusıfatıyla beyanname vermediği gerekçesiyle başvurucu adına tarh edilen vergi ziyaı cezalı KDV'ye karşı açılan davalar Mahkemenin11/5/2011 tarihli kararlarıyla reddedilmiştir. Anılan davalarda başvurucu, 3065sayılı Kanun'un 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (d) bendinde iktisadiişletmelere dâhil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işleminin KDV'denistisna edildiğini savunmuştur. Mahkeme bu iddiayı incelenmiş ancak yerindegörmeyerek başvurucunun KDV tevkifatı yapmayükümlülüğünün bulunduğu sonucuna ulaşmıştır. Değinilen kararlara karşı yapılanitirazlar, Bölge İdare Mahkemesinin 27/9/2011 tarihli kararlarıyla reddedilerekkararlar onanmıştır. Karar düzeltme istemleri de aynı Bölge İdare Mahkemesinin18/1/2012 ve 6/2/2012 tarihli kararlarıyla reddedilmiştir.
29. Tarhiyata karşı açılan davaların İlk Derece Mahkemesitarafından reddi üzerine vergi idaresince 8/6/2011 tarihli (2) numaralıihbarnameler düzenlenmiş, ardından da 8/8/2012 tarihinde kesinleşen vergi vecezaların gecikme faizi ve yargı harcıyla birlikte tahsili amacıyla ödeme emridüzenlenmiştir. Başvurucu, ödeme emrine karşı 17/8/2012 tarihinde Mahkemedeiptal davası açmıştır. Mahkemenin 31/1/2013 tarihli kararıyla davareddedilmiştir. Mahkeme kararı, Bölge İdare Mahkemesinin 12/7/2013 tarihlikararıyla onanmış; karar düzeltme istemi de Bölge İdare Mahkemesinin 5/11/2013tarihli kararıyla reddedilmiştir.
30. Başvurucunun 20/1/2014 tarihinde kayda giren bireyselbaşvuru dilekçesinde, okul kantinlerinin işletilmesinin 3065 sayılı Kanun'un17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (d) bendi uyarınca KDV'den müstesnaolduğunu öne sürülmektedir. Okul kantininin kiralanması karşılığında ödenenkira bedelinin KDV'ye tabi olup olmadığı hususu, borcun esasına ilişkin biriddia olup başvurucu tarafından tarh işlemine karşı açılan davalarda Mahkemeceincelenmiş ve yerinde görülmeyerek davalar reddedilmiştir. Söz konu kararlaritiraz ve karar düzeltme aşamalarından da geçerek Anayasa Mahkemesinin zamanbakımından yetkisi dışında kalan 18/1/2012 ve 6/2/2012 tarihlerindekesinleşmiştir.
31. Anılan kamu alacağının tahsili amacıyla sonrada düzenlenenödeme emirlerine karşı dava açılmış ise de ödeme emirlerine karşı açılan davadaokul kantininin kiralanması karşılığında ödenen kira bedelinin KDV'ye tabi olupolmadığına yönelik bir inceleme yapılması mümkün değildir. Bu nedenle ödemeemrine karşı açılan davanın başvurucunun, borcun esasına yönelik iddiasıyönünden etkili bir yol olmadığı anlaşılmaktadır. Kesinleşen idari veyayargısal işlem ya da kararlara karşı etkisiz birtakım idari veya yargısalyollara başvurulması, kesinleşmiş olan süreci tekrardan canlandırmaz (İzotek Yapı Elemanları Pazarlama İnşaat Sanayi ve TicaretLimited Şirketi, B. No: 2014/7914, 11/5/2017, § 54). Dolayısıyla başvurucu tarafından ileri sürülen iddia bakımındanetkisiz olduğu tespit edilen ödeme emrine karşı dava açılması, vergi aslınailişkin olarak kesinleşen yargısal süreci yeniden canlı hâle getirmez.
32. Öte yandan başvurucu tarafından bireysel başvuruda ilerisürülen tüm iddialar, verginin aslına yönelik olup ödeme emrine karşı açılandava sürecine ilişkin herhangi şikâyet dile getirilmemiştir.
33. Açıklanan nedenlerle başvurucu adına tarh edilen vergininasılına dair yargısal sürecin 23/9/2012 tarihinden önce kesinleşmiş olmasısebebiyle vergi aslına yönelik şikâyetlerden ibaret olan başvurunun diğer kabuledilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Başvurucunun Diğerİddiaları
34. Başvurucu, Ankara ve İstanbul illerinde faaliyet gösterenkantin işletmecilerince açılan davalar sonucunda kantin işletmelerinin KDV tevkifatı yapma yükümlülüğünün bulunmadığı yolunda kararlarverilmesine rağmen kendi davasının reddedilmiş olmasının eşitlik ilkesini ihlalettiği görüşünü ifade etmiştir. Ayrımcılık iddiasının ciddiye alınabilmesi içinbaşvurucunun kendisi ile benzer durumdaki başka kişilere yapılan muamele ilekendisine yapılan muamele arasında bir farklılığın bulunduğunu ve bufarklılığın meşru bir temeli olmaksızın sırf ırk, renk, cinsiyet, din, dil,cinsel yönelim ve benzeri ayırımcı bir nedene dayandığını makul delillerleortaya koyması gerekmekte olup somut olayda ise başvurucunun bu yöndekiiddialarını temellendirecek somut bulgu ve kanıtlar ortaya koyamadığıanlaşılmaktadır. Bu nedenle eşitlik ilkesi yönünden herhangi bir incelemeyapılmasına gerek görülmemiştir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Mülkiyethakkının ihlal edildiği iddiasının zamanbakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Başvurucuların diğer iddialarının İNCELENMESİNE YEROLMADIĞINA,
C. Yargılamagiderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA 7/6/2017 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.