TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEHMET ÇELEBİ ÇALAN BAŞVURUSU (4)
(Başvuru Numarası: 2014/8333)
Karar Tarihi: 19/12/2017
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
M. Emin KUZ
Raportör Yrd.
:
Ceren Sedef EREN
Başvurucu
:
Mehmet Çelebi ÇALAN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, cezainfaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucuya gönderilen bir dokümanınceza infaz kurumu idaresince başvurucuya verilmemesi nedeniyle ifadeözgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 22/5/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.
7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
9. Başvurucu başvuru tarihinde, devletin egemenliği altındabulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak suçundanAnkara 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfazKurumu) hükümlü olarak bulunmaktadır.
10. İnfaz Kurumu Eğitim Kurulu (Eğitim Kurulu)4/4/2014 tarihlikararında, başvurucuya gelen "Demokratik Modernite"adlı derginin 9/2014 sayısı 6 ilâ 17. sayfalarının çıkarılarak talebi halindebaşvurucuya verilmesine karar vermiştir. Eğitim Kurulu, adı geçen dokümanın 7ilâ 12. sayfaları arasında, hakkında toplatma ve el koyma kararı bulunan"Demokratik Toplum Manifestosu OrtadoğudaUygarlık Krizi ve Demokratik Uygarlık Çözümü (dördüncü kitap)" isimlikitaptan, 12. ve 13. sayfalarında ise "Kürt Sorunu ve Demokratik UlusÇözümü Kültürel Soykırım Kıskacında Kürtleri Savunmak (beşinci kitap)"isimli kitaptan birebir alıntılara yer verildiğini tespit etmiştir. Kararda,hakkında toplatma ve el koyma kararı bulunan kitaplardan alıntı yapılansayfalar daaçıkça belirtilmiştir.
11. Eğitim Kurulu kararına karşı başvurucunun Sincan İnfazHâkimliğine yaptığı şikâyet, Hâkimliğin 11/4/2014 tarihli kararı ilereddedilmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:
"...Eğitim Kurulu kararına konu yazınında yasaklanmış bir kitaptan alındığı anlaşılmış olup Kanundaki düzenlemegözetildiğinde Eğitim Kurulu'nun kararında hukuka aykırılık söz konusu değildir.Bu nedenle şikayetin reddine karar vermekgerekmiştir."
12. Başvurucu, Hâkimliğin ret kararına karşı itiraz yolunabaşvurmuştur. İtirazı inceleyen Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi, İnfazHâkimliğinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle 5/5/2014tarihinde başvurucunun itirazının reddine karar vermiştir.
13. Başvurucu 22/5/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
14. Diyarbakır 2. Sulh Ceza Hâkimliği 2/9/2014 tarihinde,Anayasa Mahkemesinin 25/6/2014 tarih ve 2013/409 sayılı kararı doğrultusunda,"Kürt Sorunu ve Demokratik Ulus Çözümü Kültürel Soykırım KıskacındaKürtleri Savunmak (beşinci kitap)" isimli kitap hakkında devam edentoplatma ve el koyma kararının kaldırılmasına hükmetmiştir. AnayasaMahkemesinin anılan kararında söz konusu kitabın toplatılmasıyla ifadeözgürlüğüne yapılan müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülüolmadığı değerlendirilmiştir (AbdullahÖcalan [GK], B. No:2013/409, 25/6/2014, § 112).
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
15. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı HakkındaKanun'un “Süreli veya süresiz yayınlardanyararlanma hakkı” başlıklı 62. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
“(1) Hükümlü, mahkemelerce yasaklanmamışolması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanmahakkına sahiptir...
(3) Kurum güvenliğini tehlikeye düşüren ... hiçbir yayın hükümlüyeverilmez.”
16. 12/7/2005 tarihli Adalet Bakanı oluru ile yürürlüğe girenCeza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesi’nin“Kuruma kabul edilmeyecek yayınlar”kenar başlıklı 11. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"a) Mahkemelerceyasaklanmış olan
b) Mahkemelerce yasaklanmamış olsa bile, kurumgüvenliğini tehlikeye düşürdüğü (...) eğitim kurulu kararıyla tespit edilen,
hiçbir yayın kuruma kabul edilmez."
B. Uluslararası Hukuk
17. Mevcut başvurunun değerlendirilmesi sırasında göz önündebulundurulan uluslararası hukuk kaynakları için bkz. Ahmet Temiz (6), B. No: 2014/10213, 1/2/2017, §§ 17-18.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
18. Mahkemenin 19/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddialarıve Bakanlık Görüşü
19. Başvurucu, başvuruya konu dokümanın kendisine verilmemesininkeyfi olduğunu, söz konusu dergi hakkında mahkemeler tarafından verilmişherhangi bir yasaklama kararı bulunmadığını ileri sürmüştür. Başvurucu,Anayasa'nın 26. maddesininihlal edildiğini belirterekihlalin tespit edilmesi talebinde bulunmuştur.
20. Bakanlık görüşünde başvuruya konu dokümanda yer alanyazıların, hakkında toplatma ve el koyma kararı bulunan bazı kitaplardanbirebir alıntı içermesi nedeniyle başvurucuya verilmediği, bu noktada EğitimKurulunun söz konusu yazıların içeriği konusunda bir takdir yetkisininolamayacağı ileri sürülmüştür. Bakanlık, somut başvuruya ilişkin kısıtlamanındemokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve hedeflenen meşru amaçlarlaorantılı olduğunu ifade etmiştir.
B. Değerlendirme
21.Anayasa’nın 26. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı,resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yaymahakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veyafikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...
Bu hürriyetlerin kullanılması, ... kamudüzeni, kamu güvenliği, ... suçların önlenmesi, ... gereğine uygun olarakyerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir...
Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetininkullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”
1. Adli Yardım TalebiYönünden
22. Anayasa Mahkemesinin MehmetŞerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkelerdikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılamagiderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkçadayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesigerekir.
2. Kabul EdilebilirlikYönünden
23. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılanbaşvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
3. Esas Yönünden
a. Müdahalenin Varlığı
24. İnfaz Kurumunda hükümlü olan başvurucuya gönderilen yazılıbir dokümanın kendisine verilmemesinin, haber veya fikir alma özgürlüğü vedolayısıyla ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale oluşturduğu kabuledilmiştir.
b. Müdahalenin İhlalOluşturup Oluşturmadığı
25. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesindebelirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 26. maddesininihlalini teşkil edecektir.Anayasa’nın13. Maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Temel hak ve hürriyetler,... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarakve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplumdüzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
26. Sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve somutbaşvuruya uygun düşen; kanun tarafından öngörülme, Anayasa’nın 26. maddesininikinci fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanma,demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmamakoşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
.
i. Kanunilik
27. Müdahaleye dayanak olan 5275 sayılı Kanun’un 62. maddesininkanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır.
ii. Meşru Amaç
28. Başvuruya konu doküman, infaz kurumunun düzeninin vegüvenliğinin sağlanması ve suçun önlemesi amacıyla başvurucuya verilmemiştir.Anılan müdahalenin, Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında meşrubir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.
iii. Demokratik ToplumDüzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük
(1) Genel İlkeler
(a) Demokratik Toplum Düzeninin GerekleriKavramı
29. “Demokratik toplum düzeninin gerekleri” kavramı; ifadeözgürlüğü üzerindeki sınırlamaların zorunlu ya da istisnai tedbir niteliğindeolmasını, başvurulabilecek en son çare ya da alınabilecek en son önlem olarakkendisini göstermesini gerektirmektedir. Demokratik toplum düzeniningereklerinden olma, bir sınırlamanın demokratik bir toplumda zorlayıcı birtoplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik olmasını ifade etmektedir.Buna göre sınırlayıcı tedbir, bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa ya dabaşvurulabilecek en son çare niteliğinde değilse demokratik toplum düzeniningereklerine uygun bir tedbir olarak değerlendirilemez (Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151,4/6/2015, § 51; Mehmet Ali Aydın [GK],B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68; TanselÇölaşan, B. No: 2014/6128, 7/7/2015, § 51).
(b)Mahpusların İfadeÖzgürlüğü
30. Mevcut başvurunun özelliklerinden biri başvurucunun yüksekgüvenlikli bir ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunmasıdır. Hükümlü vetutuklular, Anayasa'da korunan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olaraksahiptir (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri,B. No: 2013/583, 10/12/2014, § 65; Hüseyin Sürensoy, B. No: 2013/749, 6/10/2015, § 44; Ahmet Temiz (6), § 33).
31. Anayasa'nın 26. maddesinin birinci fıkrasında ifadeözgürlüğüne herkesin sahip olduğu belirtilmiş, bunun sonucu olarak da AnayasaMahkemesi pek çok kararında hükümlü ve tutukluların ifade özgürlüğünün deAnayasa'nın koruması altında olduğunu vurgulamıştır. Mahkeme, hükümlü vetutukluların süreli veya süresiz yayınlara ulaşabilmesinin bilgi ve kanaatlereulaşma özgürlüğünün somut yansıması olarak ifade özgürlüğünün koruması altındabulunduğuna karar vermiştir (Kamuran ReşitBekir [GK], B. No: 2013/3614, 8/4/2015, § 43; Hüseyin Sürensoy,§ 44; İbrahim Bilmez, B. No:2013/434, 26/2/2015, § 74; Ahmet Temiz (6),§ 34).
(c) Terör ve İfade Özgürlüğü
32. Demokratik bir toplumda terörle mücadele politikaları baştaifade özgürlüğü olmak üzere insan haklarının korunması gereğine uyumlu olarak yürütülmelidir.Özellikle terörlebağlantılı hususlarda bilgi ve fikirlerin sağlıklı paylaşımı ancak ifadeözgürlüğünün tam olarak korunması ile mümkün olabilecektir. Bu nedenle AnayasaMahkemesi -Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadına atıfla- pek çokkararında ifade özgürlüğünün sadece devlet organları veya toplumun çoğunluğutarafından memnuniyetle karşılanan veya zararsız, ilgilenmeye değmez ve önemsizgörülen “düşünceler” için değil; çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin doğasındabulunan bir gereklilik olarak devletin veya toplumun bir bölümünün aleyhindeolan, onlara çarpıcı gelen, onları rahatsız eden saldırgan, şok edici,rahatsızlık veren haber ve düşünceler için de uygulanabilir olduğunuvurgulamıştır (Abdullah Öcalan [GK], B. No: 2013/409, 25/6/2014 § 95;Bejdar Ro Amed, B. No: 2013/7363, 16/4/2015, §§ 62, 63; Kamuran Reşit Bekir, § 45, 61).
33.İfade özgürlüğünün korunmasının önemli bireysel ve derintoplumsal sonuçları bulunmaktadır. Bu sebeple kişinin hakkı ile toplumun çıkarıarasında ve dolayısıyla terörle bağlantılı meselelerde kişinin temel ifadeözgürlüğü ile demokratik toplumun terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı kendisinikorumaya ilişkin meşru hakkı arasında bir denge kurulması ihtiyacı ortayaçıkmaktadır. Bununla birlikte her durumda kamu gücünü kullanan organların,bilhassa siyasi fikirlerin değerlendirilmesi gerektiği durumlarda"terör" nitelendirmesinin kötüye kullanımına karşı dikkatli olmalarıözgürlüklerin korunması açısından hayatidir.
34. Mevcut başvuruya benzer olaylarda kamu gücünü kullananorganların ve mahkemelerin görevi, somut olayın koşullarında hükümlü vetutukluların ifade özgürlüğü ile ceza infaz kurumunun güvenliğinin,disiplininin, düzeninin sağlanması ve mahkumun ıslahı ihtiyacı arasında adilbir denge sağlanıp sağlanmadığı değerlendirilmelidir ( Halil Bayık, §§ 32-33).
(d) Ceza İnfaz KurumununGüvenliği
35.Mevcut başvurudaki gibi ifade özgürlüğüne yapılanmüdahalelerde söz konusu olan ceza infaz kurumunun güvenliği, disiplini vedüzeni ise derece mahkemelerinin dava konusu ifadelerin, cezaevinin asayiş vegüvenliğini tehlikeye düşüren, kamu görevlilerini hedef gösteren, terör veçıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının örgütsel amaçlıolarak haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecekyalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakaret oluşturan ifadeleri içeripiçermediğini değerlendirmeleri gerekir (Bejdar Ro Amed,§ 80; idare ve derece mahkemelerince söz konusu değerlendirmelerin yapılmamasınedeniyle ihlal sonucuna ulaşılan bir karar için bkz. Kamuran Reşit Bekir, § 73; derecemahkemelerince söz konusu değerlendirmelerin yapıldığının tespit edildiği birkarar için bkz. Ahmet Temiz (6),§§ 39-44).
36. Cezaevi idarelerinin ve derece mahkemelerinin benzerdavalarda terörle mücadele ile ilgili zorlukları ve buna bağlı koşulları gözönüne almaları gerekir. Olağan zamanlardan farklı olaraktansiyonun yükseldiği ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin söz konusu olduğukimi durumlarda, idarece durumun gerektirdiği tedbirlerin alınması normalkarşılanmalıdır. Bu bağlamda ceza infaz kurumunda güvenliği sağlamak amacıylaifade özgürlüğüne yapılan müdahalelerin demokratik toplumda gerekli olduğukabul edilebilir (Ahmet Temiz (6),§ 43).
(e) Mahkumun Islahı
37. Bir hapis cezasının veya özgürlükten yoksun bırakan benzerbir yaptırımın amacı ve meşruiyeti toplumu suça karşı korumaktır. Böyle biramaç özgürlükten yoksun kaldığı dönemin -mümkün olduğu kadar- mahkumun toplum içine geri döndüğü zaman hukuka saygıgösterme ve yaşamını kendi kendine sürdürebilme isteğini ve yeteneğinikazandırmak için kullanılmış olması hâlinde gerçekleşebilir. Dolayısıylacezaevlerindeki kimi zorunlulukların veya kısıtlamaların mahkûmların ıslahı ilede doğrudan bağlantısı olduğu açıktır. Islah ile bağlantılı olarak mahkûmlarınkendilerini geliştirici ve eğitici yeterli sayıda kitap, gazete, dergi veyadiğer yayınları okumaları, radyo dinlemeleri, konferansları veya kurumidaresinin çıkardığı veya denetlediği benzeri araçları izlemeleri sağlanarakdüzenli olarak bilgi ve haberlere erişmeleri sağlanmalıdır.
38. Buradan çıkan sonuca göre cezaevine kapatılmış bir suçlununtoplum içine döndüğü zaman hukuk içinde kalarak olağan toplumsal yaşamın birparçası olmasına mani olacağı, başka bir deyişleıslahını güçleştireceği değerlendirilen bilgi ve haber kaynaklarına erişimikoşullara göre sınırlandırılabilir. Böyle bir değerlendirme için her mahkumun toplumsal geçmişini ve suç sicilini, entelektüelkapasitesini ve kabiliyetini, şahsi tabiatını, hapis cezasının süresini vetahliye edildikten sonrası için beklentileri dikkate alınmalıdır (Halil Bayık, §§ 36-37).
(f) Takdir Payı
39. Terör örgütleriyle veya terör faaliyetleriyle ilişkiliolduğu değerlendirilenyazılı bir metnin, kişilerin veceza infaz kurumunun güvenliğine zarar verme ihtimalinin tespit edilmesinde ilkelden bilgiye sahip ceza infaz kurumu yetkililerinin ve derece mahkemelerinindaha geniş takdir payı bulunduğunda şüphe yoktur (Benzer durumlarda ceza infazkurumu yetkililerinin takdir payına ilişkin değerlendirmeler için bkz. Özkan Kart, B. No: 2013/1821, 5/11/2014, §51; Ahmet Temiz (6), § 41).
40. Anayasa Mahkemesi, bahsi geçen doküman gibi yazılımetinlerin bütünüyle ele alındığında özel bir kişiye, kamu görevlilerine veyahalkın belirli bir kesimine karşı şiddete teşvik edip etmediğinin belirlenmesiiçin metinlerde kullanılan terimlerin ve hangi bağlamda yazıldığının dikkatealınmasının uygun olacağını her zaman vurgulamıştır (Abdullah Öcalan, § 100; Fatih Taş [GK], B. No: 2013/1461,12/11/2014, § 100).
(g) Ölçülülük
41. Temel hak ve özgürlüklere yönelik herhangi bir sınırlamanın-demokratik toplum düzeni için gerekli nitelikte olmakla birlikte- temelhaklara en az müdahaleye olanak veren ölçülü bir sınırlama niteliğinde olupolmadığının da incelenmesi gerekir. Bu sebeple ifade özgürlüğü alanındagetirilen müdahalelerde, hedeflenen amaca ulaşabilmek için seçilen müdahaleninelverişli, gerekli ve orantılı olup olmadığı değerlendirilmelidir (AYM,E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007; KamuranReşit Bekir, § 44-63; BekirCoşkun §§ 53, 54; ölçülülük ilkesine ilişkin açıklamalar için ayrıcabkz. Abdullah Öcalan, §§ 96-98; Sebahat Tuncel, B. No: 2012/1051,20/2/2014, § 84; Tansel Çölaşan,§§ 54, 55;Mehmet Ali Aydın, §§ 70-72).
42. Aynı şekilde orada bulunmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçunönlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi cezaevinde güvenliğin ve düzeninkorunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumundamahkûmların sahip olduğu haklara sınırlama getirilmesi mümkün ise de böyle birdurumda dahi hükümlü ve tutukluların haklarına yönelik yapılacak herhangi birsınırlandırmanın ölçülü olması gerekir (KamuranReşit Bekir, § 44; Hüseyin Sürensoy, § 45). Bu bağlamda cezaevlerindekidisiplin ve düzenin sebatla sürdürülmesi gerekmekle birlikte hapishanegüvenliğinin ve topluluk yaşamının huzuru ile mahkumunıslahı için gerekli olandan daha fazla kısıtlama yapılamaz (Halil Bayık, §41).
43. Bu bağlamda yayının tümüne mi yoksa bir kısmına mı müdahaleedildiği ve eğer yayın süreli ise başvurucunun yayının sonraki sayılarınaerişimine herhangi bir müdahalede bulunulup bulunulmadığı değerlendirilmelidir.Başka bir deyişle sınırlamanın, güdülen kamu yararı amacını gerçekleştirmekiçin ifade özgürlüğüne en az müdahale eden ölçülü bir sınırlama niteliğindeolup olmadığı değerlendirilmelidir (AhmetTemiz (6), § 44).
(h)İfade ÖzgürlüğüneYapılan Müdahalenin Gerekçesi
44. Başvuru konusu olay bakımından yapılacak değerlendirmelerintemel ekseni, müdahaleye neden olan idarenin ve derece mahkemelerininkararlarında dayandıkları gerekçelerin ifade özgürlüğünü kısıtlama bakımından“demokratik toplum düzeninin gereklerine” ve “ölçülülük” ilkelerine uygunolduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyup koyamadığı olacaktır (Bekir Coşkun, § 56; Abdullah Öcalan,§ 98; Tansel Çölaşan § 56; Ahmet Temiz (6), § 36). İfade özgürlüğünegerekçesiz olarak veya Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterlerikarşılamayan bir gerekçe ile yapılan müdahaleler Anayasa'nın 26. maddesiniihlal edecektir.
(2) Derece Mahkemelerininve Kamu Gücününü Kullanan Diğer Organların Süreliveya Süresiz Bir Yayının Mahpusa Verilmemesi Biçimindeki MüdahalelerindeGözetmeleri Gereken Hususlar
45. Anayasa Mahkemesinin rolü başvuruya konu müdahalenin,olguların kabul edilebilir bir değerlendirmesine dayanılarak yapıldığının vekeyfî olmadığının denetlenmesini kapsar. Dolayısıyla böyle bir denetim, derecemahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer organların müdahalenin demokratikbir toplumda gerekli ve ölçülü olup olmadığını ilgili ve yeterli bir gerekçeile ortaya koyması ile bağlantılıdır (bkz. § 44).
46. Mevcut başvuruya benzer şikâyetlerde derece mahkemelerininve kamu gücünü kullanan diğer organların gerekçelerinin ilgili ve yeterlisayılabilmesi için kararlarda bulunması gereken ve benzer başvurularınkoşullarına göre değişebilecek-bir kısmı yukarıda da sayılan (bkz. §§ 29-44)-unsurlar şu şekilde sıralanabilir:
i. Başvurucunun hangi suçtan dolayı hangi tür cezaevindebulunduğu ve başvurucunun bulunduğu cezaevinin ve işlediği suçun söz konusutedbirin alınmasında bir etkisinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir(bkz. § 35).
ii. Bir yayının tümünün veya bir kısmının mahkumaverilmemesi şeklindeki kısıtlamanın mahkumun ıslahı ile bağlantısı var iseyayının içeriği ile mahkumun ıslahı arasındaki ilişkinin tam olarakgösterilmesi gerekir (bkz. §§ 37-38).
iii. Her mahpusun toplumsal geçmişi ve suç sicili, entelektüelkapasitesi ve kabiliyeti, şahsi tabiatı, hapis cezasının süresi ve tahliyeedildikten sonrası için beklentileri dikkate alınmalıdır (bkz. § 38).
iv. Bu bağlamda söz konusu yayınların, terör suçlarından mahpusolan kişilerin iddia edilen mağduriyetlerin sorumlusu olarak gördüklerikişilere veya devlete karşı daha fazla şiddete yönelmelerine sebebiyet veripvermediği değerlendirilmelidir (bkz. § 38).
v. Mahpusa verilmeyen süreli veya süresiz yayının cinsi,içeriği, yayımlayanı ve sorunlu görülen kısımların hangileri olduğubelirtilmeli ve mahpusa verilmesi sakıncalı bulunan kısımların detaylı analiziyapılmalıdır.
vi. Böyle bir analizin yapılabilmesi için eğer söz konusuyayının terör örgütleriyle veya terör faaliyetlerinin meşru gösterilmesiyle birilişkisi varsa mahpusun ifade özgürlüğü ile demokratik toplumun terörörgütlerinin faaliyetlerine karşı kendini korumaya ilişkin meşru hakkı arasındadenge kurulmalıdır (bkz. § 33).
vii. Zikredilen dengelemenin yapılabilmesi için;
- Bütünüyle ele alındığında müdahaleye konu yayının özel birkişiyi, kamu görevlilerini, halkın belirli bir kesimini veya devleti hedefgösterip göstermediğinin, onlara karşı şiddete teşvik edip etmediğinin (bkz. §35),
- Bireylerin fiziksel şiddet tehlikesine maruz bırakılıpbırakılmadığının, bireylere karşı nefreti alevlendirip alevlendirmediğinin(bkz. § 35),
- Yayında iletilen mesajda şiddete başvurmanın gerekli ve haklıbir önlem olduğunun ileri sürülüp sürülmediğinin,
- Şiddetin yüceltilip yüceltilmediğinin; kişileri nefrete,intikam almaya, silahlı direnişe tahrik edip etmediğinin,
- Suçlamalara yer vererek veya nefret uyandırarak ülkenin birkısmında veya tamamında daha fazla şiddete sebebiyet verip vermeyeceğinin,
- Söz konusu yayında yer alan ifadelerin ceza infazkurumunun güvenliğini, disiplinini ve düzenini tehlikeye düşürüpdüşürmediğinin,
- Terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütlerimensuplarının örgütsel amaçlı olarak haberleşmelerine neden olup olmadığının(bkz. § 35),
-Kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlışbilgileri, tehdit ve hakaret oluşturan ifadeleri içerip içermediğinin (bkz. §35),
- Yayın tarihinde veya mahpusa verilmesinin istendiği sıradaülkenin bir kısmında veya tamamında çatışmaların yoğunluk derecesi ile cezaevive ülkedeki tansiyonun yükseklik derecesinin yayının mahpusa verilmesine etkiedip etmediğinin (bkz. § 38),
- Karara konu sınırlayıcı tedbirin, demokratik bir toplumdazorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik olup olmadığınınve tedbirin başvurulabilecek en son çare niteliğinde bulunup bulunmadığının(bkz. § 29),
- Son olarak sınırlamanın, güdülen kamu yararı amacınıgerçekleştirmek için ifade özgürlüğüne en az müdahale eden ölçülü bir sınırlamaniteliğinde olup olmadığının (bkz. §§ 41-43) yayının içeriğiyle birliktedeğerlendirilmesi gerekir.
viii. Derecemahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer organların söz konusudeğerlendirmeleri yaparlarken olayın koşullarına göre uzman kişileringörüşlerinden faydalanmaları, gerekirse konusunda uzman sosyal bilimciler,araştırmacılar ve akademisyenlerden rapor ve görüş almaları her zamanmümkündür. Böylece süreli veya süresiz bir yayının bir mahpusa verilmemesişeklindeki müdahalenin kanunlar ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarında ortayakonan kriterlere uygunluğunun denetimi daha etkili yapılabilecektir.
47. Bir terörörgütünün şiddet eylemlerini öven, destekleyen ve haklılaştıranaçıklamaların silahlı direnişe tahrik, şiddeti yüceltme veya kin ve düşmanlığınkışkırtılması olarak kabul edilmesi mümkündür. Bununla birlikte yalnızca birterör örgütünün fikirlerini ve hedeflerini içerdiği, resmî politikaları ağırbir şekilde eleştirdiği veya terör örgütünün resmî politikalarla olanihtilaflarını değerlendirdiği gerekçesiyle mahkûmlara verilmemesi -yukarıda birkısmı gösterilen sebeplerden (bkz. §§ 29-46) bir veya daha fazlası dabulunmadığı taktirde- müdahaleyi haklı göstermez.
48. Mahpuslaraverilmesi engellenen yayınlarda yer alan bilgi ve görüşlerin sadece kırıcı,şaşırtıcı veya rahatsız edici olmasının müdahalenin haklı gösterilmesi içinyeterli olmayacağı yinelenmelidir (bkz. § 32).
(3) İlkelerin OlayaUygulanması
49. Somut olayda Eğitim Kurulu, hakkında toplatma ve el koymakararı bulunan kitaplardan birebir alıntılar bulunduğu gerekçesiyle başvurucuyagelen derginin ilgili sayfalarının çıkarılarak geri kalan kısmının talebihalinde başvurucuya teslim edilmesine karar vermiştir. Kararda derginin çıkarılansayfaları, hakkında toplatma ve el koyma kararı bulunan kitaplardan alıntıyapılan sayfalar da belirtilerek açıkça gösterilmiştir.
50. Başvurucunun şikâyeti, söz konusu derginin çıkartılansayfalarının kendisine verilmemesine yöneliktir. Başvurucu, sayfalarınkendisine verilmemesine gerekçe olarak gösterilen toplatma kararına karşıherhangi bir hukuk yoluna başvurmamıştır. Bu doğrultuda Anayasa Mahkemesininönündeki mesele, ilgili sayfaların verilmemesine gerekçe olarak gösterilentoplatma ve el koyma kararının Anayasa'ya uygun olup olmadığı değil, hakkındatoplatma ve el koyma kararı bulunan kitaplardan birebir alıntılar içerensayfaların başvurucuya verilmemesine ilişkindir ( bkz.Sinan İyit [GK],B. No: 2013/1495, 30/11/2017, § 50).
51. Eğitim Kurulu kararında, yalnızca hakkında toplatma ve elkoyma kararı bulunan kitaplardan birebir alıntılar bulunduğu gerekçesine yerverildiği, yapılması gereken dengelemeye ilişkin Anayasa Mahkemesi tarafındanyukarıda ortaya konulan ilkelerin gözetildiğine dair başka bir değerlendirmedebulunulmadığı görülmektedir. Bununla birlikte bireylerin ifade özgürlüğünetoplatma ve el koyma kararlarıyla müdahalede bulunulduğu hallerde mevcut olanzorunlu toplumsal ihtiyacın, özellikle terörle mücadelenin söz konusu olduğu durumlardahükümlü ve tutuklular yönünden de mevcut olacağı açıktır. Bu doğrultuda başvurukonusu derginin, hakkında toplatma kararı bulunan yayınlardan alıntılariçerdiği gerekçesiyle başvurucuya verilmemesi şeklindeki müdahalenin ceza infazkurumunun güvenliği, düzeni, disiplininin sağlanması ve mahkûmun ıslahıamaçlarının gerçekleştirilmesi için gerekli olmadığı söylenemez ( bkz. Sinan İyit, §§ 51-52).
52. Öte yandan Eğitim Kurulu kararında başvurucuya verilmemesinehükmedilen sayfaların bir kısmında, daha sonra Anayasa Mahkemesinin kararıdoğrultusunda (§ 14) hakkındaki toplatma ve el koyma kararı kaldırılan"Kürt Sorunu ve Demokratik Ulus Çözümü Kültürel Soykırım KıskacındaKürtleri Savunmak (beşinci kitap)" isimli kitaptan alıntı bulunduğu gerekçesineyer verildiği görülmektedir.
53. Anayasa Mahkemesinin Anayasa'ya aykırı bulmasıyla anılankitap hakkındaki toplatma ve el koyma kararının kaldırıldığı ve artık"yasaklanmış" bir kitaptan bahsedilemeyeceği gözetildiğinde EğitimKurulu ve derece mahkemelerinin kararlarının gerekçesinin, söz konusu kitaptanalıntı bulunması nedeniyle başvurucuya verilmeyen sayfalar yönünden ilgili veyeterli olduğundan bahsedilemez. Ayrıca Eğitim Kurulu tarafından 6 ilâ 17.sayfaların başvurucuya verilmemesine karar verildiği, hakkında toplatma ve elkoyma kararı bulunan kitaplardan birebir alıntılar bulunduğu belirtilen 7 ilâ12. sayfalar dışında çıkartılan diğer sayfalar yönünden ise kararda herhangibir gerekçeye yer verilmediği görülmektedir.
54. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvencealtına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
55. Bu ihlal kararı başvuruya konu yayının ya da ilgilisayfalarının başvurucuya verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. İlgiliderece mahkemeleri, Anayasa Mahkemesi kararında ortaya konulan kriterler vegösterilen yöntemle yeniden yargılama yaparak yargılamanın sonucuna göre bahsekonu yayının ya da ilgili sayfalarının başvurucuya verilmesine veyaverilmemesine karar vermelidirler.
Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu görüşekatılmamıştır.
C. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
56. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir: “
(1) Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilir. …
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.”
57. Başvurucu ihlalin tespiti ile maddi ve manevi tazminattaleplerinde bulunmuştur.
58. Başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucunavarılmıştır. Bu ihlal kararı başvuruya konu yayının başvurucuya verilmesigerektiği şeklinde yorumlanamaz.
59. İfade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundankararın bir örneğinin -Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterler vegösterilen yöntemle- yeniden yargılama yapmak ve yargılamanın sonucuna görebaşvurucunun itirazı hakkında yeni bir karar vermek üzere Ankara Batı İnfazHâkimliğine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
60. İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucuya birdokümanın verilmemesi şeklindeki müdahale yönünden, ifade özgürlüğünün ihlaledildiğinin tespiti ile kararın, yeniden yargılama yapmak üzere ilgili yargı mercine gönderilmesine hükmedilmesinin yeterli olacağıdeğerlendirildiğinden başvurucunun maddi ve manevi tazminat talebinin reddinekarar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABULEDİLEBİLİR OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE,
C. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifadeözgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyu veOYÇOKLUĞUYLA,
D. Kararın bir örneğinin ifade özgürlüğü ihlalinin sonuçlarınınortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara Batı İnfazHâkimliğine (E.2014/2061 ve K.2014/2048) GÖNDERİLMESİNE,
E. Başvurucunun maddi ve manevi tazminat talebinin REDDİNE,
F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE19/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Başvurucunun şikayeti, kendisinegelen “Demokratik Modernite” adlı derginin 6 ila 17.sayfaları arasında, Abdullah Öcalan tarafından yazılan iki kitaptan alıntılarbulunduğu gerekçesiyle bu sayfalar çıkartılarak kendisine verilmesine ilişkincezaevi Eğitim Kurulu kararının temel haklarını ihlal ettiği yolundadır.
2. Dergiden çıkartılmasına karar verilen sayfalar arasındaki12-13 sayfaların, Anayasa Mahkemesinin 2013/409 sayılı bireysel başvuruyailişkin ihlal kararı gereğince toplatma ve elkoymakararı kaldırılan “Kürt Sorunu ve Demokratik Ulus Çözümü – Kültürel SoykırımKıskacında Kürtleri Savunmak” adlı beşinci kitaptan alıntı olduğu, diğersayfaların ise hakkında yasaklama kararı devam eden diğer bir kitaptan alıntıolduğu anlaşılmaktadır.
3. Buna göre, dergiden çıkartılan sayfaların bir kısmı“mahkemelerce yasaklanmış olan”, bir kısmı ise mahkemelerce yasak kararıkaldırılmış olmakla birlikte “kurum güvenliğini tehlikeye düşürdüğü eğitimkurulu kararıyla tespit edilen” yayın kapsamına girmesi nedeniyle başvurucuyaverilmemiştir.
4. Bahse konu kitaplardan yapılan alıntılar bir bütün halindedeğerlendirildiğinde her sayfa, bölüm ve kitap hakkında ayrıntılı gerekçelerbelirtilmese de başvurucunun, cezaevi şartlarında dışarıya göre daha kısıtlıuygulanabilecek olan ifade özgürlüğüne yapılmış müdahalenin ölçüsüz olmadığı veinfaz hakimliği ile itiraz mercii ağır ceza mahkemesi kararlarında açık birkeyfilik bulunmadığı görülmektedir.
Bu nedenle çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT