TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEHMET ŞAHİN KUZUCU BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/9157)
Karar Tarihi: 8/2/2018
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Nuri NECİPOĞLU
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör Yrd.
:
Tuğba YILDIZ
Başvurucu
:
Mehmet Şahin KUZUCU
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, düzenli aralıklarla disiplin cezası verilmesi vedisiplin puanının tüketilmesi sonucu askerî okul ile ilişiğinin kesilmesiişlemi nedeniyle maddi ve manevi varlığının korunması hakkının ve ilişik kesmeişlemine karşı açılan davada verilen kararın hukuka aykırı olması nedeniyleadil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 17/6/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
6. Başvurucu, Hava Astsubay Meslek Yüksek Okulunda (Yüksek Okul)öğrenci iken disiplin cezası puanının belli bir oranı geçmesi neticesindeYüksek Okul Yüksek Disiplin Kuruluna çıkarılmış ve sonrasında 25/1/2011 tarihlikurul kararıyla başvurucu hakkında okuldan uzaklaştırma kararı verilmiştir.
7. Hava Kuvvetleri Komutanlığınca anılan kararın 9/2/2011tarihinde onaylanması üzerine başvurucunun okul ile ilişiği kesilmiştir.
8. Başvurucu anılan işlemin iptali istemiyle Askeri Yüksek İdareMahkemesinde (AYİM) dava açmıştır.
9. AYİM İkinci Dairesi 21/11/2011 tarihli kararı ile ilişikkesme işleminin iptaline karar vermiştir. Karar gerekçesinde; başvurucununokuldan çıkarılması sonucuna ulaşan cezalandırılma işlemlerinde ölçülülükilkesinin ihlal edildiği, yapılan işlemle kişi yararı ve kamu yararı arasındadenge gözetilmediği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
10.Başvurucunun okula geri dönmesinden sonra aldığı disiplincezaları neticesinde ceza puanının belli oranı geçtiği gerekçesiyle YüksekDisiplin Kurulunun 14/6/2012 tarihli kararıyla okul ile ilişiğinin kesilmesinekarar verilmiş, Hava Kuvvetleri Komutanlığınca anılan karar onaylanmıştır.
11. Başvurucu ilişik kesme işleminin iptali istemiyle AYİM’de dava açmıştır.
12. AYİM İkinci Dairesi 27/11/2013 tarihli kararıyla davanınreddine karar vermiştir. Karar gerekçesinde; okuldan çıkarılma sebebi olandisiplin cezalarının tümünün yetkili disiplin amirlerince mevzuata uygun olarakverildiği, başvurucuya savunma hakkının tanınıp kendisinin savunmasınınalındığı, disiplin notunun kırılması ve notların toplanmasında maddi hatayapılmadığı belirtilmiştir. Başvurucuya kasti olarak ceza verildiğine ilişkinbaşvurucunun iddialarından başka ceza kararlarını ağır derecede sakatlayacak vehukuken yok hükmünde sayılmalarını gerektirecek somut bilgi ve belgeninbulunmadığı, başvurucunun davranışlarına dikkat etmesi hususunda sıralıamirlerince uyarıldığı, bu konuda ailesine bilgi verildiği vurgulanarakbaşvurucunun okulla ilişiğinin kesilmesi işleminin hukuka aykırı olmadığı ifadeedilmiştir.
13. Karar düzeltme talebi AYİM İkinci Dairesinin 14/5/2014tarihli kararı ile kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülennedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerekreddedilmiştir.
14. Bu karar, başvurucuya 4/6/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.
15. 17/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.
16. Başvurucu, bireysel başvuruda bulunduktan sonra AnayasaMahkemesine verdiği 18/10/2016, 27/2/2017 ve 13/4/2017 tarihli dilekçelerindeFETÖ/PDY mensuplarınca okul ile ilişiğinin kesilmesi için kasıtlı olarak haksızşekilde kendisine disiplin cezası verildiğini ve disiplin cezası verenkomutanlarının çoğu hakkında FETÖ/PDY üyeliği nedeniyle işlem yapıldığınıbelirtmiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
17. 11/4/2002 tarihli ve 4752 sayılı Astsubay Meslek YüksekOkulları Kanunu’nun 31. Maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
‘’Astsubay meslek yüksek okullarına alınan heröğrenciye bir disiplin notu verilir. Disiplin notundan hangi cezalar için nekadar not düşüleceği yürürlüğe konulacak yönetmelikte belirtilir. Astsubaymeslek yüksek okullarında öğrenim gören öğrenciler aşağıdaki hallerde okuldançıkarılırlar:
a) Bu Kanun hükümlerine göre çıkarılacakyönetmelik gereğince verilen disiplin notunu kaybedenler.
b) Yönetmelikte belirtilecek esaslar dahilindeöğrencilik niteliğini kaybettiklerine dair yüksek disiplin kurulunca hakkındakarar verilenler.’’
V. İNCELEME VE GEREKÇE
18. Mahkemenin 8/2/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A.Kişinin Maddi ve Manevi Varlığının KorunmasıHakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
19. Başvurucu; haksız olarak kendisine disiplin cezasıverildiğini, AYİM’in ilk kararından sonra okuladöndüğü üçüncü gün düzgün yürümediği, marş söylemediği için üç gün oda hapsicezası aldığını, okuldan mezun olacağı son sene belirli aralıklarla kendisinedisiplin cezası verilerek okul ile ilişiğinin kesilmesine çalışıldığını, budurumu AYİM’in kararına karşıoyyazan üyenin de belirttiğini, okulu bitirmesinin son haftasında okuldançıkarıldığını ve komutanın “Ağzınla kuştutsan okulu bitiremeyeceksin.” Dediğini belirterek Anayasa’nın 17. Maddesindedüzenlenen hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
2. Değerlendirme
20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Somut olayda başvurucunun şikâyetlerininözünün kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına ilişkinolduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarlabaşvurucunun sözkonusu iddialarının Anayasa’nın 17. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi uygungörülmüştür.
21. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği AnayasaMahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarınıntüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetiniöncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarakiletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlarasunması ve bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özenigöstermiş olması gerekir(İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).
22. Bedensel ve ruhsal bütünlüğe yönelik eylem ve davranışlarınsuç teşkil etmesi durumunda cezai bir soruşturmaya tabi tutulmakla birlikte bueylem ve davranışlar, tazminat hukuku kapsamında da dava konusu olabilmektedir.Konuya ilişkin içtihatlar dikkate alındığında mağdurun kamu görevlisi olmasıveya özel hukuk hükümlerine göre çalışmasına bağlı olarak idari yargı veya adliyargıda açacağı dava yoluyla zararını giderme imkânı bulunmaktadır (YHGK,E.2012/9-1925, K.2013/1407, 25/9/2013; Danıştay Sekizinci D., E.2008/10606,K.2012/1736, 16/4/2012). Ceza hukukunda ancak kanunda açıkça belirtileneylemler suç olabilirken tazminat hukukunda haksız fiil için böyle birsınırlama bulunmamaktadır. Ceza hukukunda taksire dayalı sorumluluk istisnainitelik taşımasına rağmen kasten veya taksirle başkalarına verilen zararnedeniyle tazminat sorumluluğu kapsamında giderim imkânının daha yüksek olduğu,ceza yargılamasında objektif sorumluluğa yer verilmezken tazminat davalarındaobjektif sorumluluk ilkesinin etkin şekilde uygulandığı ve aynı maddi vakıalarçerçevesinde daha düşük bir ispat standardı kullanıldığı görülmektedir.Tazminat sorumluluğunda asıl gayenin zarar görenin zararının telafi edilmesiolduğu dikkate alındığında bu yolun daha yüksek başarı şansı sunabilecek etkilibir başvuru yolu olduğu anlaşılmaktadır (IşılYaykır, B. No: 2013/2284, 15/4/2014, §44).
23. Somut olayda başvurucu, maruz kaldığı psikolojik taciz,şiddet ve yıldırma (mobbing) niteliğindekidavranışlardan şikâyet etmekteyse de bu şikâyetlerini öncelikle ve süresindeyetkili yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi gerekmekte olupbaşvurucunun bu yönde herhangi bir başvuru yapmadığı, yalnızca hakkında verilenilişik kesme işleminin iptali yönünde yargı sürecine başvurduğu ve bireyselbaşvuruya bu yargı sürecini konu ettiği görülmektedir. Bu durumda başvurucununyıldırma (mobbing) iddialarını hukuk sistemindemevcut yetkili yargısal yollarda dile getirmeksizin bireysel başvurudabulunduğu anlaşılmaktadır.
24. Ayrıca başvurucu tarafından sunulan ek beyan dilekçelerindekendisine disiplin cezası veren komutanlar hakkında FETÖ/PDY üyeliği nedeniyleişlem yapıldığı belirtilmiş ise de (bkz. § 16) bu hususlara ilişkin somut vehukuken kabul edilebilir herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Konuya ilişkinsadece gazete haberleri ek beyanla sunulmuştur. Bu nedenle tek başına ek beyandilekçelerinde belirtilen hususlara dayanılarak değerlendirme yapılması mümkündeğildir.
25. Açıklanan gerekçelerle somut başvuru açısından daha etkilibir giderim yolu olan hukuk davası açma yolu kullanılmaksızın bireyselbaşvuruda bulunulduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Adil YargılanmaHakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
26. Başvurucu, AYİM’in verdiği kararıninsan haklarına aykırı olduğunu ve yeterli inceleme yapılmayarak kararverildiğini belirtmiştir. Başvurucunun belirtilen iddiaları Anayasanın 36. Maddesikapsamında değerlendirilmiştir.
2. Değerlendirme
27. Başvurucunun belirtilen iddiaları Anayasanın 36. Maddesikapsamında değerlendirilmiştir.
28. Anayasa’nın 148. Maddesinin dördüncü fıkrasında, kanunyolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvurudaincelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde davakonusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerindeğerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ileuyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmamasıbireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvurukapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veyaaçık keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamdadeğildir (Ahmet Sağlam, B. No:2013/3351, 18/9/2013, § 42).
29. Başvurucu tarafından ileri sürülen iddialar, derecemahkemesince delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasınailişkin olup itiraz incelemesinden geçen mahkeme kararında bariz takdir hatasıveya açık bir keyfîlik oluşturan bir durumun da bulunmadığıdikkate alındığında ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğuanlaşılmaktadır.
30. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
Kadir ÖZKAYA ve Rıdvan GÜLEÇ bu görüşe katılmamışlardır.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Kişinin maddi ve manevi varlığının korunması hakkınınihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuruyollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZOLDUĞUNAOYBİRLİĞİYLE,
2. Adil yargılanmahakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA KadirÖZKAYA ve Rıdvan GÜLEÇ’in karşı oyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA8/2/2018 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Hava Astsubay Meslek Yüksek Okulu’nda öğrenim görmekte ikendisiplin suçu işlemek suretiyle disiplin notunun -8 e düşürüldüğünden bahisleokulla ilişiği kesilen, söz konusu işlemin AYİM’ in kararı ile iptal edilmesiüzerine tekrar okuluna dönen başvurucunun, öğrenim yılının sona ermesine yakınbir tarihte, 14.06.2012 tahinde, 21.02.2012 ile 11.06.2016 tarihleri arasındabiri dışında diğerlerinin tamamı üst disiplin amirinin yetkisine girecekağırlıkta olmayan (uygun adımda yürümemek, yatak düzeni bozuk olmak, sağlıkamirliğinde disiplinsizlik etmek, saçı uzun olmak, sigara içilen yer nöbetinitutmamak gibi) bölük komutanı tarafından cezalandırılabilecek, ahlaki vekişisel karakter yönünden zafiyet içermeyen nitelikteki eylemler nedeniylebölük komutanı tarafından 14 kez savunmasının alındığı, savunmaları ne şekildeolursa olsun büyük bir çoğunluğunun cezalandırma ile sonuçlandığı, neticededisiplin puanının -16 ya düştüğünden bahisle 14.06.2012 tarihi itibariylebaşvurucunun okuluyla ilişiğinin tekrar kesildiği; işleminin iptali istemiyleaçılan davanın da AYİM’ ce disiplin cezalarının mevzuata uygun olarak verilipverilmediği ve disiplin notundaki indirimlerin doğru biçimde yapılıpyapılmadığı değerlendirilmek ve sonuçta işlemin tüm unsurlarıyla mevzuata vehukuka uygun olduğu kanaatine varılmak suretiyle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Anayasa’nın 148. Maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun yolundagözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvurudaincelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde davakonusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerindeğerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ileuyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındakihak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya açıkkeyfilik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No:2013/3351, 18/9/2013, § 42).
Başvuru konusu olayda olduğu gibi, bir idari işlemin dava konusuedildiği durumlarda da, idari işleme ilişkin maddiolay, olgu ve delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması,uygulanması ve dava konusu işlemin ölçülü olup olmadığının takdiri elbette kiderece mahkemelerine aittir.
Bununla birlikte bireysel başvuru kapsamındaki hak veözgürlüklere müdahale teşkil eden bariz takdir hatası veya açık keyfilik içerendeğerlendirmeler ise bireysel başvuru kapsamında Anayasa Mahkemesinindenetimine tabidir.
Öte yandan, yargılamada ileri sürülen tüm iddiaların ayrıntılışekilde yanıtlanması zorunluluğu bulunmamakla birlikte, anayasanın 36 ve 141. Maddelerigereğince mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gerekir.
Anayasa’nın 141. Maddesinin üçüncü fıkrasında “Bütünmahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” Denilerekmahkemelere kararlarını gerekçeli yazma yükümlülüğü yüklenmiştir (AbdullahTopçu, § 76).
Gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekildeyargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamakta; tarafların muhakemesırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenipincelenmediğini bilmeleri ve ayrıca demokratik bir toplumda, kendi adlarınaverilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için degerekli olmaktadır (Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800,18/6/2014, §§ 31, 34).
Mahkemelerin anılan yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülen hertürlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayrıntılı şekilde yanıt verilmesigerektiği şeklinde anlaşılamaz. Ancak derece mahkemeleri, kendilerine sunulantüm iddialara yanıt vermek zorunda değilse de (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486,4/12/2013, § 56) davanın esas sorunlarının incelenmiş olduğu gerekçeli karardananlaşılmalıdır.
Bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiğidavanın niteliğine ve koşullarına bağlıdır. Muhakeme sırasında açık ve somutbir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması,başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlindedavayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ileyanıt verilmesi gerekir (Sencer Başat ve diğerleri, § 35).
Aksi bir tutumla mahkemenin davanın sonucuna etkili olduğunukabul ettiği bir husus hakkında “ilgili ve yeterli bir yanıt” vermemesi veyayanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair iddiaların cevapsızbırakılmış olması hak ihlaline neden olabilecektir (Sencer Başat ve diğerleri,§ 39).
Bir idari işlemin dava konusu edildiği durumlarda da idariişleme ilişkin maddi olay ve olguların değerlendirilmesi, hukuk kurallarınınyorumlanması, uygulanması ve dava konusu işlemin ölçülü olup olmadığınıntakdiri elbette ki derece mahkemelerine aittir. Ancak bu tür yargılamalardaverilecek kararlarda da ileri sürülen tüm iddiaların ayrıntılı şekildeyanıtlanması zorunluluğu bulunmamakla birlikte, Anayasa’nın 36. Ve 141. Maddelerigereğince yeterince gerekçe bulunması gerekir.
Somut olayda başvurucu tarafından gerçekleştirilen eylemlerin,biri dışında tamamının üst disiplin amirinin yetkisine girecek ağırlıktaolmayan, ahlaki ve kişisel zafiyet içermeyen, basit ihmal ve taksirleişlenebilecek nitelikte eylemler olduğu, bu eylemlerin cezalandırılmasınınbozulan disiplinin tesisine yönelik olduğu izleniminin oluşmadığı, eylemlerle,eylemlere uygulanan yaptırımlar arasında ölçüsüzlük bulunduğu İleri sürülmesinerağmen bu hususların bireysel başvuruya konu edilen kararda (zımnen değinildiğisöylenilebilir ise de) açık bir biçimde karşılanmadığı görülmektedir.
Hal böyle olunca, olaya, belirtilen hususlar çerçevesindebakıldığında bireysel başvuruya konu edilen kararda başvurucunun adil yargılamahakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu nedenle kararın adilyargılama hakkının ihlal edilmediğine ilişkin kısmına katılmıyorum.
Kadir ÖZKAYA
ÜYE
KARŞI OY
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü tarafından Başvurucu MehmetŞahin Kuzucu'nun Hava Astsubay Meslek Yüksek Okulu'ndan disiplin cezalarınınbelli bir puanı geçmesi nedeniyle verilen okuldan çıkarma cezasına ilişkinyargı kararlarında Anayasa tarafından güvence altına alınan haklarının ihlaledilmediğine ilişkin çoğunluk görüşüne aşağıdaki gerekçelerle katılmamaktayım.
Başvurucu, Hava Astsubay Meslek Yüksek Okulunda (Yüksek Okul)öğrenci iken disiplin cezası puanının belli bir oranı geçmesi neticesindeYüksek Okul Yüksek Disiplin Kuruluna çıkarılmış ve sonrasında 25/1/2011 tarihlikurul kararıyla başvurucu hakkında okuldan uzaklaştırma kararı verilmiştir.
Hava Kuvvetleri Komutanlığınca anılan kararın 9/2/2011 tarihindeonaylanması üzerine başvurucunun okul ile ilişiği kesilmiştir.
Başvurucu anılan işlemin iptal istemiyle Askeri Yüksek İdareMahkemesinde (AYİM) dava açmıştır.
AYİM İkinci Dairesi 21/11/2011 tarihli kararı ile ilişik kesmeişleminin iptalinekarar vermiştir. Karargerekçesinde; başvurucunun okuldan çıkarılması sonucuna ulaşan cezalandırmaişlemlerinde ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği, yapılan işlemle kişi yararı vekamu yararı arasında denge gözetilmediği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Başvurucunun okula geri dönmesinden sonra aldığı disiplincezaları neticesinde ceza puanının belli oranı geçtiği gerekçesiyle YüksekDisiplin Kurulunun 14/6/2012 tarihli kararıyla okul ile ilişiğinin kesilmesinekarar verilmiş, Hava Kuvvetleri Komutanlığınca anılan karar onaylanmıştır.
Bunun üzerine başvurucu ilişik kesme işleminin iptali istemiyle AYİM'de dava açmıştır.
AYİM İkinci Dairesi 27/11/2013 tarihli kararıyla davanın reddinekarar vermiştir. Karar gerekçesinde; okuldan çıkarılma sebebi olan disiplincezalarının tümünün yetkili disiplin amirlerince mevzuata uygun olarakverildiği, başvurucuya savunma hakkının tanınıp kendisinin savunmasınınalındığı, disiplin notunun kırılması ve notların toplanmasında maddi hatayapılmadığı belirtilmiştir. Başvurucuya kasti olarak ceza verildiğine ilişkinbaşvurucunun iddialarından başka ceza kararlarını ağır derecede sakatlayacak vehukuken yok hükmünde sayılmalarını gerektirecek somut bilgi ve belgeninbulunmadığı, başvurucunun davranışlarına dikkat etmesi hususunda sıralıamirlerince uyarıldığı, bu konuda ailesine bilgi verildiği vurgulanarakbaşvurucunun okulla ilişiğinin kesilmesi işleminin hukuka aykırı olmadığı ifadeedilmiştir.
AYİM İkinci Dairesinin 21/11/2011 tarihli ilişik kesme kararınıniptaline ilişkin gerekçeli kararında;
Bu açıklamalar ışığında, davacının durumuincelendiğinde; davacının Eylül 2008 ayında Hv. Astsubay Meslek Yüksek Okuluna(HAMYO) girdiği, birinci sınıfta başarısızlık nedeniyle sınıfta kalmasınedeniyle sınıf tekrarı yaptığı, ikinci sınıfa devam ettiği sırada disiplinnotunun -8'e düşmesi nedeniyle Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla okuldançıkarılmasına karar verildiği görülmüş ise de; davacının en son almış olduğucezaya kadar üç yılda işlemiş olduğu toplan 19 (ondokuz)adet çeşitli disiplin suçlarından dolayı disiplin amirlerince cezalandırılaraktoplam 68 puanını kaybetmiş olduğu, (17.10.2010 – 01.01.2011) tarihleriarasındaki 2,5 aylık bir süreçte toplam 73 disiplin puanının kırıldığı,"davacının en son 01.01.2011 tarihinde nöbetçi subayına saygısızlık yapmakve hakaret etmek" suçundan dolayı Öğrenci Alay Komutanı tarafından 10 (on)gün oda hapis cezası ile cezalandırıldığı ve öğrenciliğinbaşlangıcındatüm öğrencilere verilen 100 (yüz) disiplin puanının % 40 'ına(kırk)disiplin notu kırılarak disiplin notunun -8'e düştüğü ceza verme yetkisibakımından tüm cezaların yetki dahilinde verildiği, en son eylemine kadar suçteşkil eden tüm eylemleriyle ilgili olarak sadece bölük komutanı seviyesindecezalandırılmış olduğu, üst disiplin amirinin yetkisine girecek ağırlıkta birsuçunun bulunmadığı, içerik açısından incelendiğinde suçların ihmal ve taksirleişlenebilecek nitelikte suçlar olduğu, olumsuz kişiliği, bu meyanda ahlaki vekişisel karakter yönünden zaafiyeti belirleyici birsuçunun mevcut olmadığı, disiplin cezasının verilmesinin amacı bozulandisiplininin tesisi ise de, en son eylemine kadar 68 puanı kırılmış bulunandavacının 40 disiplin puanının kırılmasına sebep eylemine ilişkin tutanakincelendiğinde, Alay Komutanı tarafından cezalandırılmasını gerektirecekderecede kime, ne şekilde ve ne surette saygısızlık veya üste hakaretoluşturacak söz veya fiilinin bulunduğunun tam olarak anlaşılamadığı, tutanakincelendiğinde olayda disiplini zaafiyete uğratacakbir kısım eylemleri bulunsa da Alay Komutanı tarafından ve 10 gün oda hapsi ilecezalandırılmasını gerektirecek derecede eylemler olmadığı, kalan puanlarınınAlay Komutanına tanınan yetkiye binaen kırılmış olmasının esas amacının,disiplin tesisinden ziyade okuldan çıkarma amacına yönelik bir yöntemsaptırması gibi algılandığı, (17.10.2010 – 01.01.2011 tarihleri arasındaki 2,5aylık bir süreçte toplam 73 disiplin puanının kırıldığı da göz önüne alınarak)öğrencinin ahlaki ve kişisel zaafiyetini ortayakoymayacak nitelikteki eylemlerine karşılık Alay Komutanınca üst seviyedenöğrenci aleyhine 40 puan kırılarak öğrencinin okuldan çıkarılması sonucunaulaşan cezalandırma işleminde ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği, yapılanişlemle kişi yararı ile kamu yararı arasında denge gözetilmediği kanaatinevarıldığından, davacının (disiplin yoluyla okuldan çıkarılması işleminin)sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu sonuç vekanaatine ulaşılmıştır.
demek suretiyle ölçülükilkesine dayanılarak ilişik kesme işlemi iptal edilmiştir.
Ölçülük ilkesi hukuk devleti olmanın entemel ilkelerinden biri olmakla birlikte "elverişlilik""gereklilik" ve "orantılılık" ilkeleriyle bütün olarak biranlam ifade eder.
Ceza hukuku alanında özellikle disiplin cezalarında ölçülülükilkesiyle korunmak istenen hukuksal değer, cezalandırma yetkisinin sınırsız, hiç bir ölçüye sığmayan ve keyfi bir şekilde kullanılmasıylakorunamaz.
Başvuruya konu somut olayda, idare disiplin cezalarını hayatınolağan akışına uygun olmayan belli tarih aralıkları ile yargı kararlarında dagörüleceği üzere belli konulara mühnasır vermiştir.
AYİM'in ilişik kesme işleminin iptalineyönelik ilk kararının ardından okula dönen başvurucuya aynı gerekçe vedavranışlardan dolayı tesis edilen disiplin işlemi ölçülülük ilkesi gözardı edilerek yani, verilen ceza ile korunmak istenenhukuksal değer arasında hiç bir orantı gözetilmeyerekadeta başvurucunun okuldan atılmasına yönelik yıldırma metodu uygulanmaksuretiyle işlem yapılmıştır.
Başvurucunun AYİM kararı üzerine okula dönmesini müteakipgelişen olaylar neticesinde; disiplin puanının okuldan atılmasını gerektirecekdüzeye gelmesinin ardından yaşanan hukuksal süreçte davalı idare ile başvurucuarasında adil yargılamayı etkileyecek iddiaların gerçekliliği AYİM tarafındandikkate alınmamıştır. 4 Eylül 2012 tarihinde AYİM Başkanlığına gönderilensavunma ekinde bulunması gereken "işleme mesnet bilgi ve belgeler"in başvurucu vekili tarafından incelenemediğiiddiasına yönelik AYİM'in okuldan ayırma işlemineilişkin mahkeme kararının temyiz aşamasında değerlendirilmediği gerekçelikararından anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda sayın çoğunluğunverdiği ihlal yok kararına; adil yargılanma hakkının ihlal edildiğigerekçesiyle katılmamaktayım.
Üye
Rıdvan GÜLEÇ