TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEHMET ALİ ENEZE BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2017/35352)
Karar Tarihi: 23/5/2018
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Hicabi DURSUN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Recep KAPLAN
Başvurucu
:
Mehmet Ali ENEZE
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, terör suçlarından hükümlü olarak ceza infazkurumunda bulunan başvurucunun olağanüstü hâlin devamı süresince uzaktan eğitimsınavlarına girişine izin verilmemesinin eğitim hakkını ihlal ettiği iddiasınailişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 23/8/2017 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
6. 1974 doğumlu olan ve anayasal düzeni zorla değiştirmeyekalkışmak suçundan Siverek T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarakbulunan başvurucu, İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi TarihBölümü öğrencisidir (Derece mahkemelerinin kararlarında yer alan bilgilere görebaşvurucu Hizbullah terör örgütü üyesidir. Başvurucu da başvuru formundaHizbullah hükümlüsü olduğunu belirtmektedir).
7. 6/2/2018 tarihli ve 7083 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında BazıTedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine DairKanun'la kabul edilerek yasalaşan, 22/11/2016 tarihli ve 29896 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 677 sayılı Olağanüstü Hal KapsamındaAlınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 4. maddesinde yeralan yasaklayıcı hüküm gereğince başvurucunun okumakta olduğu bölümünsınavlarına katılma talebi kabul edilmemiştir.
8. Talebin kabul edilmemesine dair işleme karşı infazhâkimliğine yapılan başvuru, anılan hüküm gerekçe gösterilerek reddedilmiştir.Başvurucu tarafından bu karara karşı yapılan itiraz da 16/6/2017 tarihindereddedilmiştir. Red kararı başvurucuya 31/7/2017tarihinde tebliğ edilmiştir.
9. Başvurucu 23/8/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
10. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve GüvenlikTedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 67. maddesinin (3) ve (4) numaralıfıkraları şöyledir:
"(3) Kapalı ve açık ceza infaz kurumlarıile çocuk eğitim evlerinde ancak, eğitim ve iyileştirme programlarıçerçevesinde kurum yönetimince belirlenen yerlerde görsel ve işitsel eğitimaraç ve gereçlerinin kullanımına izin verilebilir. Eğitim ve iyileştirmeprogramları gerekli kıldığı takdirde denetim altında internettenyararlanılabilir. Hükümlü, odasında bilgisayar bulunduramaz. Ancak, AdaletBakanlığının uygun görmesi hâlinde eğitim ve kültürel amaçlı olarakbilgisayarın ceza infaz kurumuna alınmasına izin verilebilir.
(4) Bu haklar, tehlikeli hâlde bulunan veyaörgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir."
11. 20/3/2006 tarihli ve 2006/10218 sayılı Ceza ve GüvenlikTedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün (Tüzük) 90.maddesinin (3), (4) ve (5) numaralı fıkraları şöyledir:
"(3) Kapalı ve açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde ancak, eğitim ve iyileştirme programları çerçevesinde kurumyönetimince belirlenen yerlerde görsel ve işitsel eğitim araç ve gereçlerininkullanımına izin verilebilir. Eğitim ve iyileştirme programları gerekli kıldığıtakdirde denetim altında internetten yararlanılabilir. Hükümlü, odasındabilgisayar bulunduramaz. Ancak, Bakanlığın uygun görmesi hâlinde eğitim vekültürel amaçlı olarak bilgisayarın kuruma alınmasına izin verilebilir.
(4) Bu haklar, idare ve gözlem kurulu kararıile tehlikeli hükümlü oldukları saptananlar veya örgüt mensubu hükümlülerbakımından kısıtlanabilir.
(5) İşlediği suçun nitelik ve işleniş biçimigöz önüne alındığında, toplum için ciddi bir tehlike oluşturan, kurumdaki tutumve davranışlarıyla, suç işlemek amacıyla kurulan silâhlıörgütün yöneticiliğini yapmaya devam eden, bu konuda herhangi bir yöntemle,kurum içi veya dışındaki kişilere talimat veya mesaj veren hükümlülerin, idareve gözlem kurulu kararıyla televizyon yayınlarını izlemesine ve bilgisayar ileinternetten yararlanmasına izin verilmez."
12. Adalet Bakanlığının Genç ve Yetişkin Hükümlü ve TutuklularınEğitim ve İyileştirilme İşlemleri ve Diğer Hükümlere ilişkin 46/1 SayılıGenelgesi’nde (Genelge) uzaktan eğitime katılacak öğrencilerin, personelnezaretinde internetten yararlandırılabilecekleri belirtilmiştir.
13. 7083 sayılı Kanun'un "Sınavlarailişkin tedbirler" kenar başlıklı 4. maddesi şöyledir:
"(1) Terör örgütü üyeliği veya bu örgütlerin faaliyetiçerçevesinde işlenen suçlar sebebiyle tutuklu veya hükümlü olarak ceza infazkurumunda bulunanlar, olağanüstü halin devamı ve kurumda barındırıldıkları sürezarfında, ülke genelinde uygulanan merkezî sınavlar ile örgün veya yaygın hertürlü eğitim ve öğretim kurumları ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından cezainfaz kurumu içinde veya dışında yapılan ya da yaptırılan sınavlaragiremezler."
B. Uluslararası Hukuk
14. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek 1 No.luProtokol’ün 2. maddesinin (P1-2) birinci cümlesi söyledir:
"Hiç kimse eğitimhakkından yoksun bırakılamaz."
15. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre ceza infazkurumunda bulunan kişiler, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı dışında eğitimhakkı da dâhil olmak üzere temel hak ve hürriyetlerin tamamına sahip olmayadevam ederler (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2) [BD], B. No:74025/01, 6/10/2005, § 69).
16. AİHM P1-2'nin ilk cümlesindeki düzenleme uyarınca tarafdevletlerin belirli bir zamanda var olan eğitim kurumlarına erişim hakkınıgaranti ettiklerini, buna karşılık kendilerini belirli bir tipte veya seviyedeeğitimi kurmak ya da desteklemekle yükümlü kılacak bir hakkı kabuletmediklerini ifade etmektedir (BelçikaEğitim Dili Davası [GK],B. No: 1474/62, 1677/62, 1691/62, 1769/63, 1994/63, 2126/64, 23/7/1968, "1.Protokol'ün 2. maddesi ile Sözleşme'nin 8. ve 14. maddelerinin anlam vekapsamı" başlığı altında, "B. Mahkeme tarafından benimsenenyorum" başlığı, §§ 3, 4). Diğer bir ifadeyle AİHM'egöre, P1-2'nin ilk cümlesindeki düzenleme devletlerin belirli bir tipte veyaseviyede eğitimi kurmak ya da desteklemekle yükümlü oldukları şeklindeyorumlanamaz. Buna karşın devletlerin kurdukları veya destekledikleri eğitimkurumlarına etkili bir biçimde erişimi sağlama yükümlülükleri vardır (Ponomaryovi/Bulgaristan, B. No: 5335/05, 21/6/2011, §49). AİHM, belli bir zamanda var olan eğitim kurumlarına erişimin P1-2'nin ilkcümlesindeki düzenlenen hakkın doğal bir parçası olduğu görüşündedir (Kjeldsen, Busk Madsenve Pedersen/Danimarka, B. No: 5095/71, 5920/72, 5926/72, 7/12/1976,§ 52; Mürsel Eren/Türkiye, B. No:60856/00, 7/2/2006, § 41; İrfan Temel vediğerleri/Türkiye, B. No: 36458/02, 3/3/2009, § 39).
17. AİHM, eğitimin taşıdığı öneme karşın mutlak bir hak olmadığıgörüşündedir. Eğitimin niteliği gereği devlet tarafından düzenleme yapılmasınıgerektirdiğinden hakkın özüne dokunmayan bazı kısıtlamalara tabi tutulması dadoğaldır (Velyo Velev/Bulgaristan, B. No: 16032/07,27/5/2014, § 32). AİHM, getirilen sınırlamaların "hakkın özüne zararverecek ve etkililiğini azaltacak" genişlikte olmaması gerektiğinibelirtmekte; bunu temin etmek amacıyla da sınırlamaların ilgili kişileraçısından "öngörülebilir" olduğuna ve "meşru bir amaçgüttüğüne" ikna olması gerektiğine işaret etmektedir (Leyla Şahin/Türkiye [BD], B. No: 44774/98,10/11/2005, § 154). Ancak AİHM'e göre devlet,Sözleşme'nin 8. ile 11. maddelerinde olduğunun aksine P1-2 kapsamında bir meşruamaçlar listesi ile bağlı değildir (Catan ve diğerleri/Moldova Cumhuriyeti ve Rusya [BD], B. No:43370/04, 8252/05 ve 18454/06, 19/10/2012, § 140). AİHM, bir sınırlamanın ancakkullanılan araç ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir orantılılıkilişkisi bulunduğu takdirde bu türden bir kısıtlamanın P1-2 ile uyumluolacağını kabul etmektedir (LeylaŞahin/Türkiye, § 154). Devletin bu alandaki takdir aralığı eğitimin-bu eğitimin ilgili kişiler ve daha genel olarak toplum için taşıdığı öneminderecesine ters orantılı olacak şekilde- seviyesine bağlı olarak artar (Ponomaryovi/Bulgaristan, § 56). AİHM; Velyo Velev/Bulgaristan kararında başvurucununceza infaz kurumundaki mevcut bir ceza infaz kurumunun okuluna kayıt talebininherhangi bir hukuki temele dayanmadan ve kaynak yetersizliği gibi bir nedene dedayanmadan reddedilmesinin yeterli ölçüde öngörülebilir olmadığı, meşru biramaç taşımadığı ve orantılı olmadığı sonucuna ulaşmıştır (Velyo Velev/Bulgaristan, § 42).
18. AİHM'e göre eğitim, moderndevletlerdeki en önemli kamu hizmetlerinden biridir. Bununla birlikte eğitimyetkili organların bu hizmete ayırabilecekleri kaynaklar sınırlı olmasınakarşın organizasyonu karmaşık ve sürdürülmesi maliyetli bir faaliyettir. (Ponomaryovi/Bulgaristan, § 55). Devlet, eğitimeerişimi nasıl düzenleyeceğine karar vermek için eğitim ihtiyaçları ile bunlarıkarşılayacak sınırlı imkânlar arasında denge kurmak zorundadır. Ancak diğerkamu hizmetlerinden farklı olarak eğitim, Sözleşme tarafından doğrudan güvencealtına alınmış bir haktır. Ayrıca, eğitim çok özel bir kamu hizmeti olaraksadece doğrudan faydaları olan bir hizmet değil geniş sosyal fonksiyonları daolan bir hizmettir. Demokratik bir toplumda insan haklarının sağlamlaşması vedevamı için eğitim hakkının vazgeçilmez ve temel bir rolü olduğu da aşikârdır (Velyo Velev/Bulgaristan, § 33).
19. Bununla birlikte AİHM, “hükümlüler”inbir mahkeme tarafından verilen mahkûmiyetin infazı için tutuldukları süreyekarşılık gelen süre boyunca (Epistatu/Romanya, B. No: 29343/10, 24/9/2013, § 62); “tutuklular”ın ise devam etmekte olan bir yargılamaesnasındaki yasal tutukluluk süresi zarfında (Boltan/Türkiye [k.k.], B. No: 32777/09,27/3/2012) tam zamanlı eğitime erişimlerinin engellenmesinin P1-2 kapsamındaeğitimden yoksun bırakma olarak değerlendirilemeyeceği görüşündedir. Bukapsamda AİHM, hükümlü veya tutukluların, ceza infaz kurumunda bulunduklarısüre zarfında fiilen eğitimlerine devam edememelerinin eğitim hakkını ihlalettiğine ilişkin başvuruları açıkça dayanaktan yoksun bulmaktadır (Aynı yöndebir başka karar için bkz. Durmaz, Işık,Unutmaz ve Sezal/Türkiye [k.k.], B. No:46506/99, 46569/99 46570/99, 46939/99, 4/9/2001).
20. AİHM; Özel/Türkiye([k.k.], B. No: 4243/09, 22/10/2013) kararında,hükümlü ve uzaktan eğitim kapsamında öğrenci olan başvurucunun İngilizce dersiçalışmaları için ihtiyaç duyduğu taşınabilir medya oynatıcı cihazı edinmetalebinin reddedilmesinin eğitim hakkından yoksun bırakma olarakdeğerlendirilemeyeceği kanaatine varmış ve başvuruyu açıkça dayanaktan yoksunbulmuştur.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
21. Mahkemenin 23/5/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Adli Yardım TalebiYönünden
22. Anayasa Mahkemesinin MehmetŞerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkelerdikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderleriniödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksunolmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
B. Eğitim Hakkının İhlalEdildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
23. Başvurucu 677 sayılı KHK ile getirilen sınava girişyasağının orantısız bir tedbir olduğunu, sınavlara girmesinin kurumun güvenliğitehlikeye düşürmeyeceğini, on yıldan fazla bir süredir ceza infaz kurumundasınavlara girmesine karşın ceza infaz kurumu güvenliğini tehlikeye düşürecektek bir eyleminin olmadığını belirtmiştir. Başvurucu ayrıca, KHK'dakidüzenlemede terör örgütleri arasında ayrım yapılmaması ve düzenlemenin 15Temmuz darbe teşebbüsünden sorumlu "FetullahçıTerör Örgütü" (FETÖ) ve/veya "Paralel Devlet Yapılanması" (PDY)ile sınırlı tutulmamasının aşırı ve orantısız olduğu iddiasındadır. Başvurucu,sınavlara girememesi nedeniyle emeklerinin boşa gittiğini ve okulunun uzadığınıifade etmiştir. Başvurucu tüm bu sebeplerle eğitim hakkının, cezasorumluluğunun şahsiliği ilkesinin ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
2. Değerlendirme
24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetlerinin eğitim hakkınınihlal edildiği iddiası kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
25. Anayasa'nın 42. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Kimse, eğitim ve öğrenim hakkındanyoksun bırakılamaz."
26. Anayasa Mahkemesi önceki kararlarında eğitim hakkının;yükseköğrenim seviyesini de kapsadığına (HikmetBalabanoğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013,§ 28; İhsan Asutay, B. No:2012/606, 20/2/2014, § 36), belli bir zamanda mevcut olan eğitim kurumlarınaetkili bir biçimde erişimin sağlanmasını güvence altına aldığına (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, B. No:2013/583, 10/12/2014, § 68) ve kamu otoritelerine bireyin eğitim ve öğrenimalmasını engellememe şeklinde bir negatif ödev yüklediğine (Adem Öğüt ve diğerleri, B. No: 2014/20527,22/11/2017,§ 44; Yüksel Baran, B.No: 2012/782, 26/6/2014, § 36) karar vermiştir.
27. Eğitim hakkını düzenleyen Anayasa’nın 42. maddesinin cezainfaz kurumlarında tutuklu ve hükümlülere eğitim ve öğrenim faaliyeti imkânlarısağlanması için bir düzenleme yapılmasını güvence altına aldığı söylenemez (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, § 71).Başka bir ifadeyle Anayasa’nın 42. maddesi devlete ceza infaz kurumlarındatutuklu ve hükümlülere eğitim öğrenim imkânı sağlanması yönünde pozitif biryükümlülük yüklememiştir.
28. Anayasa’nın 42. maddesi; devlete ceza infaz kurumlarındatutuklu ve hükümlülere eğitim öğrenim imkânı sağlanması yönünde pozitif biryükümlülük yüklememiş olmamasına karşın 5275 sayılı Kanun’da, Tüzük'te ve Adalet Bakanlığı Genelgesi'nde yer verilendüzenlemeler çerçevesinde devlet, mahkûmların ceza infaz kurumunun olanaklarıçerçevesinde uzaktan eğitime devam edebilmesine imkân tanınabilmesiniöngörmüştür (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri,§ 72). Bu kapsamda ceza infaz kurumlarında tutuklu ve hükümlülerin uzaktaneğitime erişimlerine yönelik müdahalelerin Anayasa'nın 42. maddesi çerçevesindebelli bir zamanda mevcut olan eğitim kurumlarına erişimin sağlanması ve kamuotoritelerinin bireyin eğitim ve öğrenim almasını engellememe şeklindekinegatif ödevi bakımından Anayasa’nın 13. maddesindeki ölçütlere uygunluğudeğerlendirilmelidir.
a. UygulanabilirlikYönünden
29. Anayasa'nın "Temelhak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması" kenarbaşlıklı 15. maddesi şöyledir:
"Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veyaolağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâledilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerinkullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasadaöngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.
Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da,savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında, kişininyaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din,vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayısuçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez;suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz."
30. Anayasa Mahkemesi, olağanüstü yönetim usullerininuygulandığı dönemlerde alınan tedbirlere ilişkin bireysel başvurularıincelerken Anayasa'nın 15. maddesinde ortaya konulan temel hak ve özgürlüklereilişkin güvence rejimini dikkate alacağını belirtmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No:2016/22169, 20/6/2017, §§ 187-191). Başvuru konusu olaydaki uzaktan eğitimsınavlarına giriş yasağının olağanüstü hâl (OHAL) ilanını gerekli kılanolaylarla ilgili olduğu değerlendirilmiştir.
31. Bu itibarla başvurucu hakkında uygulanan sınava girişyasağının incelenmesi Anayasa'nın 15. maddesi kapsamında yapılacaktır. Buinceleme sırasında öncelikle başvurucuya yönelik uzaktan eğitim sınavlarınagiriş yasağının başta Anayasa'nın 13. ve 42. maddeleri olmak üzere diğermaddelerinde yer alan güvencelere aykırı olup olmadığı tespit edilecek;aykırılık saptanması hâlinde ise Anayasa'nın 15. maddesindeki ölçütlerin buaykırılığı meşru kılıp kılmadığı değerlendirilecektir (Kişi hürriyeti vegüvenliği hakkı bağlamında bkz. Aydın Yavuzve diğerleri, §§ 193-195, 242).
b. Müdahalenin Varlığı
32. Başvurucunun uzaktan eğitim suretiyle okumakta olduğubölümün sınavlarına katılma talebinin reddedilmesi eğitim hakkına yönelik birmüdahaledir.
c. Müdahalenin İhlalOluşturup Oluşturmadığı
33. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:
“Temel hak ve hürriyetler,... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarakve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... ölçülülük ilkesine aykırıolamaz.”
34. Yukarıda anılan müdahale Anayasa’nın 13. maddesindebelirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 42. maddesininihlalini teşkil edecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesindeöngörülen ve somut başvuruya uygun düşen kanun tarafından öngörülme, Anayasa’nın42. maddesinde ya da ilgili diğer maddelerinde belirtilen haklı sebeplerden birveya daha fazlasına dayanma ve demokratik toplum düzeninin gereklerine veölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığınınbelirlenmesi gerekir.
i. Kanunilik
35. Başvurucunun eğitim hakkına yönelik müdahale 7083 sayılıKanun'la kabul edilerek yasalaşan 677 sayılı KHK'nın 4. maddesindekiyasaklayıcı hükme dayanmaktadır. Anayasa Mahkemesi norm denetimi çerçevesindeverdiği kararlarında, Anayasa’nın 121. maddesine dayanılarak OHAL'in geçerli olduğu dönem içerisinde çıkarılmış olanOHAL KHK’larındaki hükümlerin Anayasa’nın 148. maddesinin birinci fıkrasınınüçüncü cümlesinde yer alan “… olağanüstühallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmündekararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla,Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.” şeklindeki hüküm karşısındayargısal denetiminin yapılmasının mümkün olmadığına karar vermiş ve anılanKHK'lara karşı açılan davalardaki iptal taleplerini yetkisizlik nedeniylereddetmiştir (bkz. AYM, E.2016/167, K.2016/160, 12/10/2016, §§ 25, 26; AYM,E.2016/166, K.2016/159, 12/10/2016, §§ 25, 26). İptal davası kapsamındainceleme konusu yapılamayacağı kabul edilen OHAL KHK'larında yer alan hükümleredayanılarak tesis edilen bireysel işlemlerin bireysel başvuru kapsamındainceleme konusu yapılıp yapılamayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekir.Ancak Anayasa Mahkemesi 677 sayılı KHK'nın 7083 sayılı Kanun ile yasalaştığınıgöz önünde bulundurarak bu aşamada bu konuda daha ileri bir inceleme yapmayagerek görmemektedir. Bu kapsamda 7083 sayılı Kanun'un 4. maddesindeki hükmünkanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır.
ii. Meşru Amaç
36. Anayasa’nın 42. maddesinde eğitim hakkınınsınırlandırılmasına ilişkin açık bir düzenleme yapılmamıştır. Bununla birlikteAnayasa’nın 42. maddesinde “Öğrenim hakkınınkapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.” ifadesi ile yasamaorganına bir takdir alanı yaratılmıştır. Bu takdir alanı, eğitim kurumlarınıdüzenleyen kuralların toplumun ihtiyaç ve kaynakları ile eğitimin farklıdüzeylerine özgü nitelikleri açısından zaman ve mekâna göre değişebilmesindenkaynaklanmaktadır (Mehmet Reşit Arslan vediğerleri, § 69). Eğitim hakkının kısıtlanmasında Anayasa'da açıkçabelirtilmiş bir meşru amaçlar listesi bulunmamaktadır. Bu nedenle eğitim hakkıbakımından yapılacak düzenlemelerde Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen genelilkeler çerçevesinde meşru amaçların ne olabileceği hususunda devletin genişbir takdir alanı bulunmaktadır (SelçukTaşdemir [GK], B. No: 2013/7860, 3/3/2016, § 75).
37. Bu kapsamda ceza infaz kurumunda disiplinin ve güvenliğinsağlanması amacıyla terör suçlarından hükümlü bulunan başvurucunun OHALsüresince ve ceza infaz kurumlarında barındırıldığı süre zarfında uzaktaneğitim sınavlarına girişinin engellenmesinin meşru bir amaç taşıdığıanlaşılmaktadır.
iii. Demokratik ToplumDüzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük
(1) Genel İlkeler
(a) Demokratik ToplumDüzeninin Gerekleri Kavramı
38. Anayasa Mahkemesi "demokratik toplum düzeniningerekleri" ifadesinden ne anlaşılması gerektiğini daha önce pek çok kezaçıklamıştır. Buna göre temel hak ve özgürlükleri sınırlayan tedbir, toplumsalbir ihtiyacı karşılamalı ve başvurulabilecek en son çare niteliğinde olmalıdır.Bu koşulları taşımayan bir tedbir, demokratik toplum düzeninin gereklerineuygun bir tedbir olarak değerlendirilemez (SedatOktar, B. No: 2014/20151, 8/2/2018, § 28). Derece mahkemelerininböyle bir ihtiyacın bulunup bulunmadığını değerlendirmede belirli bir takdiryetkisi bulunmaktadır. Ancak bu takdir payı, Anayasa Mahkemesinindenetimindedir.
(b) Ölçülülük
39. Öte yandan temel hak ve özgürlüklere yönelik herhangi birsınırlamanın -demokratik toplum düzeni için gerekli nitelikte olmakla birlikte-temel haklara en az müdahaleye olanak veren ölçülü bir sınırlama niteliğindeolup olmadığının da incelenmesi gerekir(AYM, E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007; Sedat Oktar, 8/2/2018, § 29).
40. Bu sebeple eğitim hakkı alanında getirilen müdahalelerde,hedeflenen amaca ulaşabilmek için seçilen müdahalenin ölçülü olup olmadığıdeğerlendirilmelidir.
(c) Eğitim Hakkının Önemive Kısıtlanması
41. Eğitim, Anayasa tarafından doğrudan güvence altına alınmışbir haktır. Ayrıca, eğitim çok özel bir kamu hizmeti olarak sadece doğrudanfaydaları olan bir hizmet değil geniş sosyal fonksiyonları da olan birhizmettir. Demokratik bir toplumda insan haklarının sağlamlaşması ve devamıiçin eğitim hakkının vazgeçilmez ve temel bir katkısı olduğu da aşikârdır (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, § 66).Taşıdığı öneme karşın eğitim hakkı niteliği gereği bazı düzenlemelere tabidir.Şüphesiz eğitim kurumlarını düzenleyen kurallar, toplumun ihtiyaç ve kaynaklarıile eğitimin farklı düzeylerine has özelliklere göre değişiklik gösterebilir.Bu nedenle devletin bu konuda yapacağı düzenleme ve uygulamalarda belli birtakdir alanına sahip olduğunun kabulü gerekir (ÜnalYıldırım, B. No: 2013/6776, 5/11/2014, § 42 ; Savaş Yıldırım, B. No: 2013/6258, 10/6/2015,§ 42). Devletin bu takdir alanı, eğitim kurumunun seviyesi yükseldikçe artar,buna karşılık eğitimin birey ve toplum bakımından önemine bağlı olarak azalır (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, § 67).
(d) Tutuklu veHükümlülerin Uzaktan Eğitime Erişimlerinin Kısıtlanması
42. Tutuklu ve hükümlülerin uzaktan eğitime erişimlerininkısıtlanmasına yönelik değerlendirmelerde tutuklu ve hükümlüler açısından cezainfaz kurumunda bulunmanın doğal ve kaçınılmaz sonuçları gözönündetutulmalıdır. Zira tutuklu ve hükümlülerin temel hak ve hürriyetlere genelolarak sahip olmaları, bu hakların tutuklu ve hükümlüler için ceza infaz kurumudışındaki bireyler kadar güvence altına alındığı anlamındadeğerlendirilmemelidir. Ceza infaz kurumlarının işlevi ve amacı kapsamındatutuklu ve hükümlülerin hakları ceza infaz kurumuna girmekle zatensınırlanmıştır. Eğitim hakkı için de aynı değerlendirme mümkündür (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, § 73).
(2) İlkelerin OlayaUygulanması
43. 7083 sayılı Kanun öncesi geçerli olan yasal rejimçerçevesinde; ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin uzaktan eğitimekatılımına yönelik bazı olanaklar sağlanmıştır. Terör suçlarından hükümlü olanbaşvurucu da anılan yasal rejim çerçevesinde İstanbul Üniversitesi Açık veUzaktan Eğitim Fakültesi Tarih Bölümünde eğitime başlamıştır.
44. Daha sonra yürürlüğe giren 7083 sayılı Kanun ile terörörgütü üyeliği veya bu örgütlerin faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarsebebiyle hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunanların OHAL süresince veceza infaz kurumlarında barındırıldıkları süre boyunca, ülke genelindeuygulanan merkezî sınavlar ile örgün veya yaygın her türlü eğitim ve öğretimkurumları ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından ceza infaz kurumu içindeveya dışında yapılan ya da yaptırılan sınavlara girişleri yasaklanmıştır.Başvurucu da bu yasaklayıcı hükme dayalı işlemler nedeniyle uzaktan eğitimsınavlarına katılamamıştır.
45. Bu bağlamda, başvuruya konu sınava giriş yasağınıanlayabilmek bakımından 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen askerî darbeteşebbüsü ve sonrasındaki gelişmeler hakkındaki bazı bilgileri hatırlatmakgerekmektedir.
46. Türkiye'de uzun yıllardır devam eden bir terör sorunubulunmaktadır. Cumhuriyet tarihinin önemli bir bölümü, devletin örgütlü vesilahlı şiddet hareketlerini bastırma çabalarıyla geçmiştir. Son otuz beş yılda ağırlıklı olarak PKK ile mücadele edilmekle birlikte diğer bir kısım terörörgütlerinin (DHKP/C, TKP/ML, El Kaide, DAEŞ, Hizbullah gibi) de saldırılarınamaruz kalınmış ve bu örgütlere yönelik olarak da mücadelede bulunulmuştur. 15Temmuz 2016 tarihinde ise FETÖ/PDY isimli bir yapılanma tarafındangerçekleştirilen (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 12-25) askerî bir darbe teşebbüsü yaşanmıştır.
47. 15 Temmuz darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülkegenelinde Cumhuriyet Başsavcılıklarının talimatı ile darbe girişimiylebağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY ilebağlantılı olduğu değerlendirilen çok sayıda kişi hakkında soruşturmabaşlatılmıştır. Bu soruşturmalar kapsamında başta Türk Silahlı Kuvvetleri,emniyet ve yargı mensupları olmak üzere çok sayıda kamu görevlisi ve ayrıcasivil kişi hakkında yakalama ve gözaltına alma tedbirleri uygulanmış; bukişilerin önemli bir bölümü mahkeme kararıyla tutuklanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 51). Öteyandan, tutukluların ve hükümlülerin güvenliğini ve muhafazasını sağlamaklagörevli ceza infaz koruma memurlarının ve jandarma personelinin bir kısmı,ayrıca gerektiğinde tutukluların güvenliğinin sağlanmasındagörevlendirilebilecek olan emniyet görevlilerinin önemli bir bölümü terörörgütleri ile olan ilgileri nedeniyle kamu görevinden çıkarılmış veyauzaklaştırılmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri,§ 357).
48. Başvuru konusu olayda, sınavlara girme bakımındanbaşvurucuya suç temelinde bir kısıtlama yapılmıştır. Bu kısıtlamada esas alınanhususun cezaevi disiplini ve güvenliği için terör suçlularının bir arayagetirilmemesi olduğu anlaşılmaktadır. Cezaevlerinde güvenliğin ve disiplininsağlanması sadece idare için değil mahkûmların güvenliği için de önemlidir. Bunedenle belirli suçlardan tutuklu veya hükümlü olanların veya disiplinaçısından tehlikeli durumu olan tutuklu veya mahkûmların bir arada bazıfaaliyetlere katılmasının engellenmesi kabul edilebilir bir durumdur (aynıyönde değerlendirmeler için bkz. MehmetReşit Arslan ve diğerleri, § 80). Eğitimin, organizasyonu karmaşıkve sürdürülmesi maliyetli bir faaliyet olduğu, darbe teşebbüsü sonrasında terörsuçları kapsamında çok sayıda kişinin tutuklandığı ve mahkum olduğu vetutukluların ve hükümlülerin güvenliğini ve muhafazasını sağlamakla görevlikamu görevlilerinin sayısının da önemli ölçüde azalmış olduğu hususları dikkatealındığında başvuruya konu müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olmadığısöylenemez.
49. Başvurucuya yönelik uzaktan eğitim imkanının kısıtlanmasındayapılacak ölçülülük değerlendirmesinde, anılan kısıtlamanın sadeceOHAL'indevamı ve başvurucunun cezaevinde barındırıldığı süre ile sınırlı olduğudikkate alınmalıdır. Ayrıca başvurucu, uzaktan eğitim ile katıldığı programdanmezun olması için belirli bir süre sınırlaması olduğuna dair bir iddia da ilerisürmemiştir. Dolayısıyla, cezaevinde güvenlik ve disiplinin sağlanması amacıylayapıldığı anlaşılan uzaktan eğitim imkanına yönelik kısıtlamanın ölçülü olduğudeğerlendirilmektedir.
50. Açıklanan nedenlerle başvurucunun eğitim hakkının ihlaliiddialarına ilişkin olarak bir ihlalin olmadığı açık olduğundan başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
51. Buna göre başvurucunun eğitim hakkına sınava giriş yasağıyoluyla yapılan müdahalenin, bu hakka dair Anayasa'da (13. ve 42. maddelerde)yer alan güvencelere aykırılık oluşturmadığı görüldüğünden Anayasa'nın 15. maddesindeyer alan ölçütler yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerekbulunmamaktadır.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Başvurunun açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesimağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemektenTAMAMEN MUAF TUTULMASINA, 23/5/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.