TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEHMET AYDIN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/9267)
Karar Tarihi: 19/9/2018
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Serruh KALELİ
Hasan Tahsin GÖKCAN
Kadir ÖZKAYA
Raportör
:
Tuğçe TAKCI
Başvurucu
:
Mehmet AYDIN
Vekili
:
Av. Niyazi TOKMAK
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, karar sonucunu etkileyebilecek esaslı iddiaların gerekçedetartışılmaması ve yakın akrabalar arasında yapılan telefon görüşmelerinin delilolarak kullanılması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 28/5/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UlusalYargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göreilgili olaylar özetle şöyledir:
6. Başvurucu ve diğer şüpheliler hakkında yapılan ihbarneticesinde soruşturmalar başlatılmış ve şüpheliler hakkında çıkar amaçlı suçörgütü kurmak, üye olmak ve örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işlemekisnatlarıyla iletişimin tespiti kararları temin edilmek suretiyle iletişimleritakip altına alınmıştır.
7. Soruşturma kapsamında başvurucunun evinde yapılan aramadayirmi yedi adet MKE yapımı 9 mm fişeğin ele geçirilmiştir.
8. Başvurucu ve diğer otuz yedi şüpheli hakkında farklıtarihlerde gerçekleştirdikleri havaya silahla ateş etmek suretiyle genelgüvenliğin kasten tehlikeye sokulması, silahla kasten yaralama, yaralamayateşebbüs, yaralamaya azmettirme, hürriyeti tahdit, geceleyin zorla örgütünkorkutucu gücünden yararlanarak birden fazla kişiye karşı konutdokunulmazlığını ihlal, silahla tehdit, gasp, örgütün korkutucu gücündenyararlanarak yağma, meskun mahalde ateş etme, mala zarar verme, kişiyihürriyetinden yoksun kılma, görevi kötüye kullanma, örgüte yardım etmeksuretiyle uyuşturucu madde nakli yapmak şeklindeki otuzdan fazla eylemdenMalatya Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK mülga 250. maddeyle yetkili)(Başsavcılık) on ayrı iddianamesiyle kamu davaları açılmıştır.
9. Başvurucu ve diğer yirmi üç şüpheli hakkında düzenlenenBaşsavcılığın örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiği iddia edilen on dokuz ayrısuça dair eylemlerin ve iletişimin tespiti kayıtlarının değerlendirildiği9/3/2007 tarihli iddianamesinin başvurucuyla ilgili kısımları şöyledir:
" ...
1- ŞÜPHELİ MEHMET AYDIN’ın [başvurucu] YUKARIDABAHSİ GEÇEN SUÇ ÖRGÜTÜNÜN KURUCUSU, LİDERİOLDUĞU VE ÖRGÜTÜ ABİSİ [C.A.] VE KARDEŞİ [Ş.E.A.] İLE BERABER YÖNETTİĞİ, ÖRGÜT ELEMANLARINA KENDİSİ İÇİN UYUŞTURUCU TEMİNETTİRDİĞİ, ÖRGÜT ELEMANLARININ YAPMIŞ OLDUĞU OLAYLARDA ARABULUCULUK, AVUKATTEMİNİNİ, MÜŞTEKİ VE SANIK İFADELERİNDE YÖNLENDİRME YAPARAK NÜFUZUNU KULLANMAKSURETİ İLE KORUYUCU, KOLLAYICI, YÖNLENDİRİCİ VE AZMETTİRİCİ OLDUĞU BU BAĞLAMDA;
a) 01.02.2006 TARİHİNDE [T.A.]İSİMLİ ŞAHSIN SİLAH İLE YARALANMASI OLAYINDA, OLAY SONRASI ŞÜPHELİ [A.Ç.] İSİMLİ ŞAHSIN SAKLANMASI VE YAKALANDIKTAN SONRAVERECEĞİ İFADE KONUSUNDA VE OLAY YERİNDEKİ BOŞ KOVANLARIN TOPLANMASI KONUSUNDAYÖNLENDİRİCİ VE TALİMATLANDIRICI OLDUĞU,(EK-2/A-18-19-20-21-22-23-24-25-26-27-28)
b) 06.03.2006 GÜNÜ [S.Ö.]İSİMLİ ŞAHSIN SİLAHLA YARALANMASI OLAYINDA YARALI ŞAHIS VE AKRABALARI İLEGÖRÜŞEREK OLAYIN ŞÜPHELİSİ [U.nun][(U.S.)] ADININ VERİLMEMESİ VE ŞİKÂYETÇİOLMAMALARI İLE İFADELERİN DEĞİŞTİRİLMESİ KONUSUNDA KORUYUCULUK YAPTIĞI,(EK-2/D-4-5-6-7-8-9-10-11-12-13-14-15-16-)
c) 21.03.2006 GÜNÜ [O.E.]NİNSİLAH İLE YARALANMASI OLAYINDA OLAY SONRASI SANIKLAR İLE AVUKAT ARASINDAİRTİBAT SAĞLADIĞI, ŞÜPHELİLERİ TESLİM OLMALARI VE VERECEKLERİ İFADE KONUSUNDAYÖNLENDİRİP KORUDUĞU, (EK-2/E-11-15-19-22-23-24-25-26)
d) 23.04.2006 GÜNÜ KONYA İLİNDE YAKALANAN UYUŞTURUCU ESRAR MADDESİ VEEXTACY HAPLARIN TEMİNİ VE GÖNDERİLMESİNDE ÖRGÜT ELEMANLARINATALİMATVERDİĞİ,(EK-2/H-1-10-11-12-13-14-15-16-17-18-19-20-21-22
-23-24)
e) 24.04.2006 GÜNÜ [İ.A.nın] DARPEDİLMESİ [M.H.A.nın] SİLAH İLE YARALANMASI OLAYINDA ŞAHISLARIN VURULMASIKONUSUNDA TALİMAT VERİP, SİLAHLA YARALAMA OLAYINDAN SONRA TARAFLARIN ADLİSAFHADA
ŞİKÂYETLERİNDEN VAZGEÇMELERİ İÇİN ÇABASARFETTİĞİ, GRUP ÜYELERİNİN DEŞİFRE OLARAK ADLİ SAFHADA ZARAR GÖRMEMELERİAMAÇLI KARŞI ŞAHISLAR İLE GÖRÜŞTÜĞÜ VE KORUYUCULUK, ARABULUCULUK YAPTIĞI,(EK-2/I-21-22-23-24-25-H-21)
f) 29.09.2006 GÜNÜ MÜŞTEKİ [A.Ç.]İSİMLİ ŞAHSIN ATEŞLİ SİLAH İLE YARALANMASI OLAYINDA YARALANAN [A.Ç.ye] KENDİSİNİ YARALAYAN ŞAHSIN [A.A.] OLDUĞU KONUSUNDA İFADE VERMESİ VE [A.A.] HAKKINDA ŞİKÂYETÇİ OLMASI TALİMATINI VERDİĞİ,(EK-2/O-1-3-5-8-9-10-11-12-13-14,R-23-24)
g) 25.10.2006 GÜNÜ [L.]CAFE ([E.R.] CAFE) ADLI İŞYERİNİN BASILMASI SİLAH İLE ATEŞ ETME, IZRAR VE DARP OLAYINDA OLAY YERİNDEOLDUĞU VE MÜŞTEKİLERİN SANIKLAR HAKKINDA ŞİKÂYETÇİ OLMAMALARI AMACI İLEMÜŞTEKİYİ OLAY YERİNDEN ARABASI İLE ALARAK KONUŞTUĞU VE GÖRÜŞTÜĞÜ, KENDİHİMAYESİNDEKİ GURUP ELEMANLARINI KOLLADIĞI VE KORUYUCULUK YAPTIĞI,(EK-2/P-1-2-3-4-5-6-7-8-9-10)
h) PROJELİ ÇALIŞMAYA BAŞLANILMADAN ÖNCE 18.01.2006 GÜNÜ CEZMİ KARTAYCADDESİ [İ.] PAVYONİÇERİSİNDE [Y.S.] İSİMLİ ŞAHSINSİLAH İLE ÖLDÜRÜLMESİ [T.Y.]İSİMLİ ŞAHSIN SİLAH İLE YARALANMASI OLAYINDAN SONRA ŞÜPHELİ [E.K.] VE [M.K.]İSİMLİ ŞAHISLARIN 27.01.2006 GÜNÜ SAVCILIĞA MEVCUTLU OLARAK ÇIKARTILIRKEN [İ.K.,M.Y.] VE 6 ERKEK ŞAHIS İLE BİRLİKTEMAHKEMEYİ TAKİP ETTİĞİ, MAHKEME ÖNÜNE GELEN 38 ... 9 PLAKA SAYILI ARAÇİÇERİSİNDEKİ [G.K.] VE [İ.K.]İLE GÖRÜŞTÜĞÜ, ŞÜPHELİ [E.K.] İLE CEZAEVİNDE BULUNDUĞU SIRADA İLLEGAL OLARAKİRTİBAT KURARAK MAHKEME SAFHASI VE TANIKLARIN İFADE DEĞİŞİKLİĞİ KONUSUNDAYARDIMCI OLDUĞU, TESPİT EDİLMİŞ VE GEREKLİ RAPOR TUTULMUŞTUR.(EK-1/3-EK-2/R-1-2-3-4-5-6-7)
ı) ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNCE 22.06.2006 TARİHİNDE YAPILAN [P.] KOD ADLI PROJELİ ÇALIŞMA KAPSAMINDA TUTUKLANAN ÖRGÜTÜYELERİ İLE ADLİ YARDIM KONUSUNDA İRTİBATLI OLDUĞU ,(EK-2/S-1-2-3-4-EK-1/3)
j) 05.09.2006 TARİHİNDE [A.A.]İSİMLİ ŞAHSI SİLAH İLE VURMAK AMAÇLI [C.A.nın] ARACILIĞIİLE [K.K.] VE [A.Ç.] İSİMLİ ÖRGÜT ÜYELERİNİ İKAMETİNİN YANINA ÇAĞIRDIĞI,(EK-2/R-23-24)
..."
10. Yargılamalar Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga250. maddeyle görevli) (Mahkeme) 2007/9 esasına kayıtlı dava dosyasındabirleştirilerek görülmüştür.
11. Mahkemenin 16/5/2012 tarihli kararıyla başvurucunun vekardeşleri C.A. ile Ş.E.A.nınörgüt kurma, yönetme suçundan neticeten ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezasıylacezalandırılmalarına karar verilmiştir. Ayrıca başvurucu hakkında; diğersanıklarca işlenen silahla yaralama, genel güvenliğin kasten tehlikeyesokulması, hürriyeti tahdit, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme,birden fazla kişiyle örgütün korkutucu gücünden yararlanarak ve örgüte yararsağlamak amacıyla yağma gibi on yedi ayrı suçtan farklı sürelerde hapiscezalarıyla cezalandırılmasına karar verilmiş; bu cezaların birçoğundabaşvurucu örgüt yöneticisi olması nedeniyle diğer sanıklarca işleneneylemlerden sorumlu tutulmuştur.
12. Başvurucunun çıkar amaçlı suç örgütü kurma ve yönetme suçunailişkin mahkûmiyet kararının gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
" ... haksız çıkar sağlamak ve suçişlemek amacıyla kurulmuş örgüt olduğu, örgütün hiyerarşik yapısı ve örgütüyelerinin konumlarına ilişkin yapılan değerlendirmede:
1- Sanık Mehmet Aydın’ın[başvurucu] bahsi geçen suç örgütünün kurucusu,lideri olduğu ve örgütü abisi [C.A.]ve kardeşi [Ş.E.A.] ile beraberyönettiği, örgüt elemanlarına kendisi için uyuşturucu temin ettirdiği, örgütelemanlarının yapmış olduğu olaylarda arabuluculuk, avukat teminini, müşteki vesanık ifadelerinde yönlendirme yaparak nüfuzunu kullanmak sureti ile koruyucu,kollayıcı, yönlendirici ve azmettirici olduğu bu bağlamda;
a) 1/2/2006 tarihinde [T.A.] isimli şahsın silah ile yaralanması olayında, olaysonrası sanık [A.Ç.] isimlişahsın saklanması ve yakalandıktan sonra vereceği ifade konusunda ve olayyerindeki boş kovanların toplanması konusunda yönlendirici ve talimatlandırıcı olduğu,(Tapeler-2/a-18-19-20-21-22-23-24-25-26-27-28)
b) 6/3/2006 günü [S.Ö.] isimli şahsın silahla yaralanması olayında yaralışahıs ve akrabaları ile görüşerek olayın sanığı [U.S.] nin adının verilmemesi ve şikâyetçi olmamaları ileifadelerin değiştirilmesi konusunda koruyuculuk yaptığı,(Tapeler-2/d-4-5-6-7-8-9-10-11- 12-13-14-15-16)
c) 21/3/2006 günü [O.E.nin] silah ile yaralanması olayında olay sonrası sanıklarile avukat arasında irtibat sağladığı, sanıkları teslim olmaları ve verecekleriifade konusunda yönlendirip koruduğu, (Tapeler-2/e-11-15-19-22-23-24-25-26)
d) 23/4/2006 günü Konya ilinde yakalanan uyuşturucuesrar maddesi ve extacy hapların temini vegönderilmesinde örgüt elemanlarına talimat verdiği, (Tapeler-2/h-1-10-11-12-13-14-15-16-17-18-19-20-21-22-23-24)
e) 24/4/2006 günü [İ.A.nın] darp edilmesi [M.H.A.nın] silah ile yaralanması olayında şahısların vurulmasıkonusunda talimat verip, silahla yaralama olayından sonra tarafların adlisafhada şikâyetlerinden vazgeçmeleri için çaba sarfettiği,grup üyelerinin deşifre olarak adli safhada zarar görmemeleri amaçlı karşışahıslar ile görüştüğü ve koruyuculuk, arabuluculuk yaptığı,(Tapeler-2/ı-21-22-23-24-25-h-21)
f) 29/9/2006 günü müşteki [A.Ç.] isimli şahsın ateşli silah ile yaralanması olayındayaralanan [A.Ç.] ye kendisiniyaralayan şahsın [A.A.] olduğukonusunda ifade vermesi ve Ali Aydın hakkında şikâyetçi olması talimatınıverdiği, (Tapeler -2/o-1-3-5-8-9-10-11-12-13-14,r-23-24)... "
13. Bunun yanında Mahkemenin genel olarak çıkar amaçlı suçörgütü açısından yaptığı değerlendirmedeki gerekçenin ilgili kısmı iseşöyledir:
"... Dosyamıza konu örgüt ve eylemlerideğerlendirildiğinde örgüt içinde örgütün en tepesinde planları yapan emirleriveren ve örgütü en üst düzeyde yöneten şahıs veya şahısların olduğu bir kısımeylemleri bizzat diğer üyelerle gerçekleştirdikleri, bir kısmının emrini veripsüreci takip ettikleri , bir kısım eylemde ise olaydan sonra nasıldavranılacağına ilişkin yönlendirmelerde bulundukları, ceza evine giren örgütüyeleri ile ilgilenip yardım ettikleri, defeatlauyuşturucu madde ticareti; adam yaralama, genel güvenliğin kasten tehlikeyesokulması yağma ve 6136 sayılı yasaya muhalefet suçunu işlediklerianlaşılmıştır."
14. Başvurucunun diğer sanıkların eylemlerinden örgüt yöneticisiolmaktan dolayı sorumlu bulunarak cezalandırıldığı bazı suçlara ilişkinMahkemenin kurduğu hükümlerden birkaçı ise şöyledir:
"... 4- 9/3/2007 tarihli ve 2007/31 Esas2007/19 numaralı iddianamede 4. olaydan dolayı;
a- Sanık Mehmet Aydın [başvurucu] (örgüt yöneticileri olması nedeniyle) sanık [O.E.ye]isnat edilen [S.M.Ö.ye] yönelik silahla yaralama suçundan dolayı eylemindendolayı (örgüt yöneticisi sıfatıyla) eylemine uyan TCK 220/5 delaletiyle 5237sayılı TCK.nın 86/2 maddesi gereğince suçun işlenişbiçimi kast yoğunluğu meydana gelen zarar dikkate alınarak takdirenveteşdiden 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
...
5- 9/3/2007 tarih ve 2007/31 Esas2007/19numaralı iddianamede5.olaydan dolayı;
a- Sanık Mehmet Aydın [başvurucu] (örgüt yöneticisi olması nedeniyle belirtilen sanık [K.K.nın] [H.H.K.ya]yönelik) subut bulan eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nın 220/5 maddesi delaletiyle TCK.nın149/1-a-c-f-g-hmaddesi gereğince suçun işleniş biçimi nazara alınarak takdiren ve teşdiden 12 YIL HAPİSCEZASI İLECEZALANDIRILMASINA
..."
15. Karar, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 29/4/2015 tarihlikararıyla başvurucu yönünden çıkar amaçlı suç örgütü kurma ve yönetme suçuaçısından ilk derece mahkemesi kararındaki gerekçeye atıfla onanmıştır.
16. Başvurucu, onama kararını 29/4/2015 tarihinde tefhimetmiştir.
17. Başvurucu 28/5/2015 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
18. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220.maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:
"(1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemekamacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üyesayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olmasıhalinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak,örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.
(2) Suçişlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, bir yıldan üç yıla kadarhapis cezası ile cezalandırılır."
19. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tanıklıktan çekinme" kenarbaşlıklı 45. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısımları şöyledir:
"(1) Aşağıdaki kimseler tanıklıktançekinebilir:
…
d) Şüpheli veya sanığın üçüncü derece dahilkan veya ikinci derece dahil kayın hısımları.
…"
20. 5271 sayılı Kanun’un 135. maddesinin 25/5/2005 tarihli ve5353 sayılı Kanun’un 17. maddesi ile değiştirilmeden önceki (1) ve (6) numaralıfıkralarının ilgili kısımları şöyledir:
"(1) Bir suç dolayısıyla yapılansoruşturmalarda, suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı vebaşka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veyagecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheliveya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilirve kayda alınabilir...
(6) Bumadde hükümleri ancak aşağıda sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir:
a) Türk Ceza Kanunundayer alan;
…
8. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedive sekizinci fıkralar hariç, Madde 220),
…"
21. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/2/2013 tarihli veE.2011/5.MD-137, K.2013/58 sayılı kararı şöyledir:
"... Şüpheli ya da sanıkların, birliktesuç işleme şüphesi bulunmayan tanıklıktan çekinebilecek kişilerle yaptıklarıgörüşmelerin kanuni delil olmadığı konusunda herhangi bir tereddütbulunmamaktadır. Bu konuda sorun, akrabalık ilişkilerinin sağladığıkolaylıklardan yararlanarak şüpheli ya da sanıkların birlikte suç işlemekuşkusu altında bulunan kişilerle yaptıkları iletişimin dinlenmesi ve kaydaalınmasında doğmaktadır.
... CMK'nun 135/2.maddesi hükmünün birlikte suç işleme şüphesi altında bulunan kişilerikapsamayacağı, tanıklıktan çekinme hakkına sahip kişinin suça katıldığı dahaönceden başka delillerle belirlenmiş ise artık bu noktada CMK'nun135/2. maddesi kapsamına giren bir dinleme ve kayıt yasağından sözedilemeyeceği, çünkü konuşması kayıt altına alınan kişinin, tanıklıktan çekinmehakkına sahip kişi sıfatını o kayıttan önce kaybettiği kabul edilmektedir…
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu elealındığında;
Sanık A.K. ile yeğeni olan sanık M.K. vekardeşi olan sanık H.K. arasında yapılan ve mahkeme kararıyla dinlenilmesi vekayda alınmasına karar verilen telefon konuşmaları, bu kişilerin suçakatıldıklarının daha önceden başka delillerle belirlenmesi ve bunlar hakkındada mahkeme kararıyla iletişimin tespiti ve kayda alınmasına karar verilmişolması nedeniyle kanuni delil olarak kullanılabileceğinin kabulü gerekmektedir.Aksi halde; tanıklıktan çekinme hakkına sahip kişilerin, aynı suçu birlikteişlemelerinin kanun koyucu tarafından himaye edildiği sonucuna ulaşılır kibunun kabulü de mümkün değildir…"
V. İNCELEME VE GEREKÇE
22. Mahkemenin 19/9/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Gerekçeli Karar Hakkının İhlal Edildiğineİlişkin İddia
23. Başvurucu; mahkûmiyetine dayanak yapılan birden çok örgütünve bu örgütler arasındaki ilişkinin varlığına ilişkin somut olguların karardabelirtilmediğini, dolayısıyla hakkındaki çıkar amaçlı suç örgütü kurma veyönetme suçundan verilen mahkûmiyetin yeterli gerekçesinin bulunmadığınıbelirterek gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
24. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin adilyargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak gerekçeli karar hakkındanaçıkça söz edilmemiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanma ibaresinin eklenmesineilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce degüvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metnine dâhil edildiğivurgulanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6.maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkınınkapsamına gerekçeli karar hakkının da dâhil olduğu Avrupa İnsan HaklarıMahkemesinin birçok kararında vurgulanmıştır. Dolayısıyla Anayasa’nın 36.maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının gerekçeli karar hakkıgüvencesini de kapsadığının kabul edilmesi gerekir (Abdullah Topçu, B. No: 2014/8868, 19/4/2017, § 75).
25. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında da "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarakyazılır." denilerek mahkemelere kararlarını gerekçeli yazmayükümlülüğü yüklenmiştir. Anayasa’nın bütünlüğü ilkesi gereği anılan Anayasakuralı da gerekçeli karar hakkının değerlendirilmesinde gözönündebulundurulmalıdır (Abdullah Topçu,§ 76).
26. Gerekçeli karar hakkı, yargılamada ileri sürülen tümiddialara ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Bunedenle gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı, kararın niteliğine göredeğişebilir (Mehmet Yavuz, B. No:2013/2995, 20/2/2014, § 51). Ancak ileri sürülen iddialardan biri kabuledildiğinde davanın sonucuna etkili olması hâlinde mahkeme bu hususa belirli veaçık bir yanıt vermek zorunda olabilir (YaseminEkşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013, § 56).
27. Somut olayda yapılan yargılama sonunda tarafların davanınsonucuna etkili olabilecek tüm iddia ve savunmaları ile dosya kapsamı dikkatealınarak verilen kararda hükme ulaşılması için yeterli gerekçe bulunduğu (bkz.§§ 12, 13) görüldüğünden gerekçeli karar hakkına yönelik bir ihlal olmadığınınaçık olduğu anlaşılmaktadır.
28. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Hakkaniyete Uygun Yargılanma Hakkının İhlalEdildiğine İlişkin İddia
29. Başvurucu, tanıklıktan çekinme hakkı olan kardeşleri ileyaptığı telefon görüşmesinin kayda alınarak hukuka aykırı delile dayalı vehaksız olarak mahkûm edildiğini ileri sürmüştür.
30. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanunyolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvurudaincelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde davakonusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerindeğerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile uyuşmazlıklailgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu olamaz. Ancakbireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariztakdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren yorum,uygulama ve sonuçlar Anayasa Mahkemesinin denetim yetkisi kapsamındadır (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013,§ 42).
31. Belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme vegösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisiesasen derece mahkemelerine aittir. Mevcut yargılamada sunulan delilin geçerliolup olmadığını ve delil sunma ve inceleme yöntemlerinin yasaya uygun olupolmadığını denetlemek Anayasa Mahkemesinin görevi kapsamında olmayıp AnayasaMahkemesinin görevi başvuru konusu yargılamanın bütünlüğü içinde adil olupolmadığının değerlendirilmesidir (MuhittinKaya ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi veTicaret Ltd. Şti., B. No: 2013/1213, 4/12/2013, § 27).
32. Mahkeme; suç örgütünün varlığı hususunda telefongörüşmelerine, fiziki takip raporlarına, bir kısım tanıkların beyanlarına,birçok olay tutanaklarına ve tüm dosya kapsamına dayanarak söz konusu kararıvermiştir. Anılan kararda tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sunduklarıdeliller değerlendirilerek ilgili hukuk kuralları da yorumlanmak suretiyle birsonuca ulaşılmıştır.
33. Başvurucunun hukuka aykırı delil olduğunu iddia ettiğitelefon konuşmalarının dosyada sanık konumunda bulunan yakın akrabalar(başvurucu ve kardeşileri) arasında gerçekleşmesi veMahkeme kararıyla kayda alınması; dinlenilmesine karar verilen başvurucununkardeşlerinin de dinleme yapılan suçtan mahkûm olması (bkz. § 11) karşısındabaşvurucunun bu iddiasının Yargıtay içtihadında da vurgulandığı üzeredayanaksız olduğu görülmektedir (Benzer yönde karar için bkz. Sedat Şahin, B. No: 2014/18044,12/6/2018).
34. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınaçıkça dayanaktan yoksun olmasınedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğineilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksunolması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA19/9/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.