TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEHMET SEVİK BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2017/24068)
Karar Tarihi: 18/7/2019
R.G. Tarih ve Sayı: 1/8/2019-30849
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Hicabi DURSUN
Kadir ÖZKAYA
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Şermin BİRTANE
Başvurucu
:
Mehmet SEVİK
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, hükümlünün üç kişilik ziyaretçi listesi oluşturmatalebinin reddedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 4/5/2017 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esasincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.
6. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyandabulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
8. Başvurucu Tekirdağ 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli KapalıCeza İnfaz Kurumunda (Kurum) hükümlü olarak bulunmaktadır.
9. Başvurucuya ailesi, yasal temsilcisi ve üçüncü dereceye kadarkan ve kayın hısımlarının yanı sıra bu kişilerin dışında kendisininbelirleyeceği üç kişi tarafından ziyaret edilme hakkı tanınmış; başvurucuKuruma geldiği sırada bir kişiyi ziyaretçi olarak bildirmiştir.
10. Başvurucu 1/2/2017 tarihinde iki arkadaşının ismini vererekbu kişilerin ziyaretçi listesine eklenmesini talep etmiştir. İdare ve GözlemKurulunun 2/2/2017 tarihli kararıyla başvurucunun talebi ilgili mevzuat hükmüneuygun olmadığı belirtilerek reddedilmiştir.
11. Başvurucu 13/2/2017 tarihinde İdare ve Gözlem Kurulununkararına karşı Tekirdağ 2. İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) şikâyetbaşvurusunda bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği 28/2/2017 tarihinde şikâyetbaşvurusunu reddetmiştir. İnfaz Hâkimliği kararının gerekçesinde 17/06/2005tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlananHükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik (ZiyaretYönetmeliği) hükümlerine göre ziyaretçi listesinin ziyaretle ilgili hususlarınhükümlüye tebliğinden itibaren altmış gün içinde Kuruma verilmesi gerektiği,başvurucunun bu süre geçtikten sonra talepte bulunmuş olması nedeniyle talebinreddinin gerekeceği ifade edilmiştir.
12. Başvurucunun bu karara karşı itirazı Tekirdağ 2. Ağır CezaMahkemesinin 20/4/2017 tarihli kararıyla işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğugerekçesiyle reddedilmiştir. Bu karar, başvurucuya 21/4/2017 tarihinde tebliğedilmiştir.
13. Başvurucu 4/5/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
14. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve GüvenlikTedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un "Hükümlüyüziyaret" kenar başlıklı 83. maddesi şöyledir:
"(1) Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluylaeşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımıtarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâllerdışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazlaüç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere çalışmasaatleri içinde ziyaret edilebilir. (Ek cümle: 24/1/2013-6411/9 md.) Çocuk hükümlüler için ziyaret süresi bir saatten az,üç saatten fazla olmamak üzere belirlenir.
(2)Birinci fıkrada belirtilenler dışındaki kimselerin ziyaretine CumhuriyetBaşsavcılığı tarafından yazılı olarak izin verilebilir.
(3)Görüşler, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalıve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılır."
15. Ziyaret Yönetmeliği'nin 9. maddesinin ikinci fıkrasışöyledir:
“Hükümlüve tutuklular, birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan üç ziyaretçisinin adıve soyadı ile bilmesi hâlinde adresini ceza infaz kurumuna kabulünden vekendisine bu hususun tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde bildirir.Bu ziyaretçiler, ölüm, ağır hastalık, doğal afet, hükümlü ve tutuklunun nakliya da ziyaretçinin ziyaret olanağını ortadan kaldıracak yerleşim yerideğişikliği gibi zorunlu hâller dışında değiştirilemez. Ceza infaz kurumuyönetimince, gerekli görülmesi hâlinde bildirilen ziyaretçiler hakkında,ziyarette bulunmalarında sakınca bulunup bulunmadığı konusunda kollukaracılığıyla araştırma yaptırılır. Sakıncalı görülenlere ziyaret izni verilmezve yeni ziyaretçinin bildirilmesi istenir.”
V. İNCELEME VE GEREKÇE
16. Mahkemenin 18/7/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Adli Yardım TalebiYönünden
17. Başvurucu yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksunolduğunu belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur.
18. Anayasa Mahkemesinin MehmetŞerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkelerdikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılamagiderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkçadayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesigerekir.
B. Özel Hayata SaygıHakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
19. Başvurucu; altmış gün kısıtlamasının kanunda mevcut olmayıpyönetmelikle getirildiğini, yönetmeliklerin kanunlara aykırı olamayacağını,düzenlemenin hakkın kullanımını ortadan kaldırdığını ve dış dünya ile iletişimkurmasını engellediğini, itirazlarının gerekçe belirtilmeden reddedildiğinibelirterek adil yargılanma hakkı ile suç ve cezaların kanuniliği ilkesininihlal edildiğini ileri sürmüştür.
20. Bakanlık görüşünde; başvurucunun 19/10/2017 tarihindeKurumdan Burhaniye T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na nakledildiği, Kurumakabulünden sonra üç kişilik ziyaretçi listesini bildirdiği ve hâlihazırdabildirdiği ziyaretçileri ile görüş yaptığı, bu nedenle güncel ve kişisel birhak ihlalinin bulunmadığı belirtilmiştir. Ayrıca başvurucunun ziyaretçilistesine yeni isim ekleme talebinin reddi şeklindeki müdahalenin kanunlarauygun olduğu ve meşru amaç taşıdığı bildirilmiştir.
21. Başvurucu; Bakanlık görüşüne karşı beyanında, Burhaniye TTipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmesinin Kurumda yaşadığı ihlali ortadankaldırmayacağını, 1,5 yıl süreyle ziyaretçileriyle görüşemediğini, bu nedenle mağduriyetininortadan kalkmadığını belirtmiştir. Başvurucu ayrıca altmış günlük süre içindeüç ziyaretçi ismi bildirememesinin kendi iradesi dışında olduğunu, Bakanlığınuygulamaları nedeniyle ziyaretçi isimlerini bildiremediğini zira Ankara Sincan1 No.lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kalmakta iken darbe girişimisonrasında 22/7/2016 tarihinde hiçbir eşyasını alamadan Kuruma nakledildiğini,aylar sonra eşyalarının getirildiğini ve yakınlarıyla iletişim kurabildiğini,bu nedenle altmış günlük süre içinde sadece bir kişinin ismini ve bilgilerinibildirebildiğini ifade etmiştir.
2. Değerlendirme
22. Anayasa'nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacakAnayasa'nın 20. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“Herkes,özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”
23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Anayasa Mahkemesinin benzer kararlarıdikkate alındığında başvurucunun ziyaretçi listesi oluşturma istemininreddedilmesi nedeniyle görüşme hakkının kısıtlandığı ve bu suretle dış dünyaile sağlıklı bir ilişki kurmasının engellendiği yolundaki iddiası Anayasa'nın20. maddesinde düzenlenen özel hayata saygı hakkı kapsamında incelenmiştir (Mehmet Zahit Şahin, B. No: 2013/4708,20/4/2016, § 28; Ethem Zariç, B. No: 2014/4137, 9/11/2017, § 27).
a. Kabul EdilebilirlikYönünden
24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan özelhayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
b. Esas Yönünden
i. Müdahalenin Varlığı
25. Anayasa Mahkemesi daha önce verdiği Mehmet Zahit Şahin kararında, ceza infazkurumlarında ziyaretçi listesinde değişiklik yapılması talebinin reddinedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasını incelemiştir.Anayasa Mahkemesi ziyaretçi listesinde değişiklik yapılması talebininreddedilmesinin özel hayata saygı hakkına müdahale teşkil edeceği sonucunavarmıştır (Mehmet Zahit Şahin, §42).
26. Somut olayda uyuşmazlık, başvurucunun ziyaretçi listesineiki kişinin eklenmesi talebinin reddedilmesinden kaynaklanmaktadır. Başvuruyakonu kararın ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun dış dünyaile iletişim kurması ve sosyal ilişkilerinin sınırlandırılması yönünde etkilerdoğurması nedeniyle özel hayata saygı hakkına müdahale teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.
ii. Müdahalenin İhlalOluşturup Oluşturmadığı
27. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:
“Temelhak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgilimaddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin velâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
28. Anılan müdahale Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilenkoşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 20. maddesini ihlaledecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen vesomut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, meşru amaç taşıma,demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülük ilkesine aykırıolmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
(1) Kanunilik
29. Başvurucunun ziyaretçi listesi oluşturma talebinin reddiişlemine dayanak teşkil eden mevzuat hükümleri dikkate alındığında müdahaleninkanunlar tarafından öngörülme ölçütüne uygun olduğu değerlendirilmiştir (Mehmet Zahit Şahin, §§ 47-56).
(2) MeşruAmaç
30. Müdahalenin kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi genelamacı çerçevesinde ceza infaz kurumlarında güvenliğin ve disiplinin sağlanmasışeklinde meşru amaç taşıdığı anlaşılmaktadır (MehmetZahit Şahin, § 57).
(3) DemokratikToplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük
(a) Genelİlkeler
31. Anayasa'nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutuklularınözel ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz kurumundatutulmanın kaçınılmaz ve bir sonucudur. Öte yandan hükümlü ve tutukluların özelve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu idaresinin hükümlüve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecek önlemlerialmasını zorunlu kılmaktadır (Mehmet ZahitŞahin, § 36).
32. Hükümlü ve tutukluların ziyaret hakkı değerlendirilirkenceza infaz kurumunun güvenliğinin ve düzeninin sağlanması ile hükümlü vetutukluların dış dünyayla iletişim kurmaları ve sosyalleşmeleri suretiyleiyileştirilmesi ilkeleri arasında makul bir dengenin kurulması gerekir (Mehmet Zahit Şahin, § 62).
33. Hükümlü ve tutukluların temel haklarına yapılan müdahaleleregerekçe olarak gösterilebilecek makul nedenlerin somut olayın tüm koşullarıçerçevesi dâhilinde, olaya özgü olgu ve bilgilerle gerekçelendirilmesigerekmektedir. Bunun yanı sıra yapılacak değerlendirmede kişinin itham edildiğisuçun ve tutuklama sebeplerinin de dikkate alınması gerekmektedir (Mehmet Zahit Şahin, § 63). Bu bağlamdabaşvuru konusu olay bakımından yapılacak değerlendirmelerin temel ekseni,müdahaleye neden olan idari makamlar ve derece mahkemelerinin kararlarındadayandıkları gerekçelerin özel hayata saygı hakkının kısıtlanması bakımından demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunlukve ölçülülük ilkesine uygunolduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyup koyamadığı olacaktır (Mehmet Zahit Şahin, § 64; Ahmet Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015,§ 68).
34. Demokratik bir toplumda, güvenliğin ve disiplinin sağlanmasıamacıyla ceza infaz kurumlarına gelebilecek ziyaretçi sayısınınsınırlandırılması mümkün olmakla birlikte hükümlü ve tutukluların özneldurumlarının da dikkate alınması ve bu hususta somut olayın koşullarınıngerektirdiği esnekliğin temin edilmesi gerekir. Bu anlamda ceza infazkurumlarında güvenliğin ve disiplinin sağlanmasındaki kamu yararı ile tutukluve hükümlülerin sosyal ilişkiler kurabilmelerindeki bireysel yarar arasındamakul bir denge gözetilmelidir.
(b) İlkelerinOlaya Uygulanması
35. 5275 sayılı Kanun ve Ziyaret Yönetmeliği'nde hükümlü vetutuklulara üç kişilik ziyaretçi isim listesinde zorunlu hâllerde değişiklikyapabilme olanağı verilmiş, zorunlu hâllerin neler olduğu konusu uygulamayabırakılarak bu konuda esneklik sağlanmıştır."Zorunlu hâller" Ziyaret Yönetmeliği'nde "ölüm, ağır hastalık, doğal afet, hükümlü vetutuklunun nakli ya da ziyaretçinin ziyaret olanağını ortadan kaldıracakyerleşim yeri değişikliği gibi" denmek suretiyle sınırlı sayıdadeğil örnekleme yoluyla belirtilmiştir. Dolayısıyla uygulamada, bu belirtilenhâller dışında da zorunlu hâller kapsamında nitelendirilebilecek durumlarlakarşılaşılması mümkün olup bunun takdiri kamu makamlarına bırakılmıştır(Mehmet Zahit Şahin, §§ 53, 66).
36. Somut olayda başvurucunun ziyaretçi listesine iki kişinineklenmesi yolundaki talebi İnfaz Hâkimliği tarafından Ziyaret Yönetmeliği'ndebelirtilen altmış günlük süre içinde sunulmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca temel hak ve özgürlükler ancak kanunlasınırlanabilir. 5275 sayılı Kanun'da ziyaretçi isim listesinin bildirilmesiiçin herhangi bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Ziyaret Yönetmeliği'ndeziyaretçi isimlerinin ziyaretle ilgili hususların tebliğ edildiği tarihtenitibaren altmış gün içinde bildirilmesi öngörülmüş ancak bildirim için tanınansürenin niteliği belirtilmemiştir. Ayrıca Ziyaret Yönetmeliği'nde sürenin geçmesindensonra bildirimde bulunulmasına engel oluşturan bir kurala da rastlanmamaktadır.Bu durumda Ziyaret Yönetmeliği'nde belirtilen sürenin hak düşürücü değildüzenleyici süre olarak yorumlanabileceği anlaşılmaktadır. Olayda derecemahkemelerinin Ziyaret Yönetmeliği'ndeki altmış günlük sürenin hak düşürücüolduğu şeklindeki yorumları başvurucunun ceza infaz kurumunda kaldığı süreboyunca ziyaretçi belirleme ve kabul etme hakkından yararlanamaması sonucunudoğurmaktadır. Bu şekilde ziyaret hakkına getirilen kısıtlamanın hükümlü vetutukluların dış dünyayla iletişim kurması ve sosyalleşmesi suretiyleiyileştirilmesi ilkelerine uygun düştüğü söylenemez.
37. Kaldı ki Ziyaret Yönetmeliği'nin 9. maddesinde, ceza infazkurumu yönetimince gerekli görülmesi hâlinde bildirilen ziyaretçiler hakkındaziyarette bulunmalarında sakınca bulunup bulunmadığı hakkında kollukaracılığıyla araştırma yaptırılacağı, sakıncalı görülenlere ziyaret izniverilmeyeceği ve yeni ziyaretçinin bildirilmesi isteneceği düzenlenmiştir. Dolayısıylakamu makamlarının söz konusu yetkisi ışığında başvurucunun ziyaretçi olarakgörüşmek istediği kişiler hakkında kolluk vasıtasıyla araştırma yaptırma veKurumun güvenliği ve disiplini bakımından uygun görülmeyenlere ziyaret iznivermeme yetkisi bulunmaktadır. Bu nedenle kamu makamlarının bu şekildeki geniştakdir yetkisi gözetildiğinde başvurucunun talebinin salt altmış günlük süreningeçtiğinden bahisle reddedilmesinin özel hayata saygı hakkı ile kamu güvenliğiamacı arasında adil denge sağlamaktan uzak olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenlebaşvurucunun ziyaretçi listesine iki kişinin eklenmesi talebinin reddedilmesisuretiyle özel hayata saygı hakkına yapılan müdahalenin ilgili ve yeterligerekçelere dayandırılmadığı, müdahalenin demokratik toplum düzeninde gereklibir müdahale olmadığı sonucuna varılmıştır.
38. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 20.maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğinekarar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
39. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilir…
(2)Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali vesonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgilimahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayanhâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde davaaçılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
40. Başvurucu ihlalin tespit edilerek yeniden yargılamayapılmasına ve uygun miktarda manevi tazminat ödenmesine karar verilmesinitalep etmiştir.
41. Anayasa Mahkemesinin MehmetDoğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal sonucunavarıldığında ihlalin ortadan nasıl kaldırılacağı hususunda genel ilkelerbelirlenmiştir.
42. Mehmet Doğankararında özetle uygun giderim yolunun belirlenebilmesi açısından öncelikleihlalin kaynağının belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre ihlalinmahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin(2) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kural olarak ihlalive sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere kararınbir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir (Mehmet Doğan, §§ 57-58).
43. Anayasa Mahkemesi, derece mahkemesinin hak düşürücünitelikte olmayan bir süre düzenlemesine dair katı yorumunun başvurucununziyaret hakkına kısıtlama getirilmesine yol açması nedeniyle ihlal sonucunaulaşmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin mahkeme kararlarındankaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte başvurucunun 19/10/2017tarihinde Burhaniye T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği, ihlalinbaşvurucunun Kurumda kaldığı süre için geçerli olduğu, bu nedenle ihlalinsonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukukiyarar bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak eskihâle getirme ilkesi çerçevesinde özel hayata saygı hakkının ihlalinedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlarıkarşılığında başvurucuya net 2.000 TL manevi tazminat ödenmesine kararverilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınKABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatasaygı hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
D. Başvurucuya net 2.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin bilgi için Tekirdağ 2. İnfazHakimliğine (28/2/2017 tarihli ve E.2017/105, K.2017/381sayılı kararlailgilidir) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE18/7/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.