TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEHMET KOÇAK BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2020/1376)
Karar Tarihi: 3/11/2020
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Kadir ÖZKAYA
Üyeler
:
Engin YILDIRIM
M. Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Raportör
:
Yusuf Enes KAYA
Başvurucu
:
Mehmet KOÇAK
Vekili
:
Av. Özge KORKMAZ
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, çocuk olan başvurucunun tutuklanmasınınhukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 13/1/2020 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.
6. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyandabulunmamıştır.
III. OLAY VEOLGULAR
7. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyleve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi vebelgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu, olayların gerçekleştiği dönemde 17 yaşındaolup lise eğitimine devam etmektedir. 31/12/2019 tarihinde başvurucu yanınakurusıkı tabancasını alıp arkadaşı S.K.K. ile Gaziantep il merkezinde bulunanbir lisenin önüne gitmiştir. Başvurucu ve arkadaşı burada lise öğrencisiA.C.D.nin okuldan çıkmasını beklemiş ve A.C.D. okuldan çıkar çıkmaz başvurucuve arkadaşı A.C.D.nin koluna girerek onu kendi istedikleri bir yere götürmeyeçalışmıştır. Bu sırada çevredeki öğrencilerin ihbarı üzerine lisede öğretmenolarak görev yapan E.A. ve A.S. olaya müdahale etmeye çalışmıştır. E.A. veA.S.nin çabasıyla A.C.D., başvurucu ve arkadaşı S.K.K.nın elinden alınarakgüvenli bir yere götürülmüştür. Sonrasında başvurucu yanında bulundurduğukurusıkı tabancasını çıkartarak ateş etmeye başlamış ve bunun sonucundaöğretmen E.A. yaralanmıştır. Bunun üzerine çevredekiler hemen başvurucunun ateşetmesini engellemeye çalışmıştır. Olay yerine gelen kolluk güçleri başvurucu vearkadaşı S.K.K.yı olay yerinde yakalamıştır.
9. 1/1/2020 tarihinde başvurucunun savcılıkta ifadesialınmıştır. İfade alma işlemi sırasında başvurucunun müdafii de hazırbulunmuştur. Başvurucu ifadesinde "Ben Gaziantep Sanayi Odası MeslekOkulunda öğrenim görmekteyim. Benim Tepe Başı Anadolu Lisesinde okuyan O.isimli soy ismini bilmediğim arkadaşım vardır. Bundan birkaç gün önce O. bana'abi beni okulda darlayan çocuklar var gelip onlarla konuşur musun' dedi, bende kabul ettim. Ben de olay tarihinde bundan bir buçuk yıl önce tanımadığım birşahıstan aldım. Kurusıkı tabanca ile okula gittim. O.ya kendisini rahatsız edençocukların kim olduğunu sordum. O. da ismini bilmediğim hakkımda şikayetçi olançocuğu gösterdi. Ben de bu çocuğun yanına giderek koluna girdim. Bu sıradayanıma sonradan öğretmen olduğunu öğrendiğim şahıs gelerek bana 'sen kimsin,dağ başımı burası, ne yapacaksın çocuğu' şeklinde sözler söyledi. Ben de buşahsın öğretmen olduğunu anlamayarak sen karışma dedim. Devamında benim kolunagirdiğim öğrenci öğretmeninden cesaret alarak bana bir tekme attı. Bu sıradaüstüme birçok kişi gelince ben de belimdeki silahla havaya iki, üç el ateşettim. Devamında birisi değnek ile sırtıma vurdu." şeklinde beyandabulunmuştur.
10. Savcılık 1/1/2020 tarihinde başvurucuyu cebir, tehditveya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya ve yaralamaya teşebbüssuçlarından tutuklanması istemiyle sulh ceza hâkimliğine sevk etmiştir.
11. Başvurucu 1/1/2020 tarihinde Gaziantep 1. Sulh CezaHâkimliğindeki sorgusunda "Olay sebebi ile pişmanım. Bir daha böyle birolay gerçekleştirmeyeceğim. Evden çıkarken ben normalda O.yu rahatsız edenşahısla konuşacaktım ancak bir tatsızlık olabileceğini düşünerek kuru sıkısilahı güvenlik amacıyla yanıma almıştım, olay sırasında 70-80 kişi üzerimegelip beni darp etmeye çalışınca ben de mecburen kendimi korumak amacıylayanımdaki silahı çıkartım havaya 2-3 el ateş ettim. Ben kesinlikle hedefgözeterek silah sıkmadım. Belirttiğim şekilde havaya silah sıktım. Tutuksuzyargılanmak isterim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
12. Başvurucu sorgusunun ardından cebir, tehdit veya hilekullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya ve kasten yaralamaya teşebbüssuçlarından tutuklanmıştır. Tutuklama kararının ilgili kısmı şöyledir:
"Soruşturma dosyasıdeğerlendirildiğinde; SSÇ [suçasürüklenen çocuk] hakkında isnat edilen cebir tehdit veya hile kullanarakkişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs, yaralamaya teşebbüs suçu yönündenüzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti kanunda öngörülen müeyyidenin alt ve üstsınırları ile kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerinbulunduğu (SSÇ savunması, mağdur ve tanık beyanları, mağdurda meydana gelenyaralanmaya ilişkin adli hekim raporu, olay tutanakları ve tüm dosya kapsamı)müsnet suçun CMK'nun 100/3 maddesinde yazan suçlardan olması nedeniyletutuklama nedeninin varlığı ile adli kontrol tedbirinin bu aşamada yetersizkalacağı, tutuklamanın ölçülü bir tedbir olacağı kanaatine varılarak GaziantepCumhuriyet Başsavcılığının talebinin kabulü ile CMK'nın 100 ve devamı maddelerigereğince SSÇ'nin tutuklanmasına ... [karar verildi.]"
13. Başvurucu, tutuklama kararına itiraz etmiştir. İtirazdilekçesinde başvurucunun müdafii; başvurucunun çocuk olduğunu, çocuklar içintutuklamanın son çare olduğunu, öncelikle adli kontrol tedbirine başvurulmasıgerektiğini, tutuklamanın çocuklar ile ilgili uluslararası sözleşmelere ve3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 20. maddesine aykırıolduğunu ileri sürmüştür.
14. Gaziantep 2. Sulh Ceza Hâkimliği "kuvvetlisuç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması, atılı suçun vasıfve mahiyeti, mevcut delil durumu, şüphelinin kaçma ve delilleri karartmaşüphesinin bulunması, atılı suç için kanunda öngörülen cezanın miktarı, atılısuçun 5271 sayılı CMK'nun 100/3 maddesi gereğince suçun işlendiği hususundakuvvetli suç sebeplerinin varlığı nedeniyle tutuklama nedeni varsayılansuçlardan olması hususları göz önüne alındığında CMK'nun 109. maddesindebelirtilen adli kontrol tedbirleri ile bir koruma tedbiri olan tutuklama ilehedeflenen amaca ulaşılamayacağı ve adli kontrol tedbirlerinin yetersizkalacağı, mevcut dosya kapsamı dikkate alındığında tutuklamanın haksızlığa yolaçmayacak mahiyette ölçülülük ile orantılılık ilkelerine uygun olmasınedenleriyle tutuklama şartlarının halen devam ettiği anlaşıldığından şüphelinintutuklanmasına ilişkin Gaziantep 1. Sulh Ceza Hakimliğine ait kararın yasaldayanak ve gerektirici sebepler itibariyle yerinde olduğu"gerekçeleriyle itirazın reddine karar vermiştir.
15. Başvurucu 13/1/2020 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
16. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı silahla tehdit,basit yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs, cebir, tehdit veya hile kullanaraksilahla birden fazla kişi ile birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılmasuçlarından cezalandırılması istemiyle 30/1/2020 tarihinde başvurucu hakkındakamu davası açmıştır.
17. İddianamede olay günü okuldan bir arkadaşı ilesıkıntılar yaşayan mağdurun yanına okul çıkışı başvurucunun ve diğer şüpheliningeldiği ve mağduru kolundan tutarak zorla okuldan uzağa götürmeye çalıştıklarısırada öğretmenler (müştekiler) tarafından engellendikleri, öğretmenlerinöğrencilerini nereye götürdüklerini sormaları üzerine başvurucunun üzerindekikurusıkı tabancayı çıkardığı ve "Siz ne karışıyorsunuz"şeklinde tehditvari konuşarak müştekilere ateş ettiği, müşteki E.nin basittıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde başından yaralandığı, başvurucunundiğer müşteki A.ya da ateş ettiği ancak bu kişinin yaralanmadığıbelirtilmiştir.
18. Eylemlerin hukuki nitelemesiyle ilgili olarak iseiddianamede; başvurucunun üzerindeki tabanca ile mağduru kurtarmaya çalışanmüştekilere karşı onları korkutarak ve bertaraf etmeye çalışarak vuku bulaneyleminin silahla tehdit; müşteki E.yi yaralama eyleminin basit kastenyaralama; müşteki A.ya karşı vuku bulan ancak ateş edilmesine rağmen yaralanmaolayı gerçekleşmeyen eyleminin kasten yaralamaya teşebbüs; her iki suçasürüklenen çocuğun mağduru zorla okuldan götürmeye çalıştıkları eylemlerinincebir, tehdit veya hile kullanarak silahla birden fazla kişi ile birliktekişiyi hürriyetinden yoksun kılma (müştekiler tarafından engellenmelerisebebiyle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı) suçlarını oluşturduğu ilerisürülmüştür. İddianamede ayrıca mağdurun yasal temsilcisi olan müştekininşikâyetçi olduğu, ancak öğretmen olan müştekilerin alınan ek beyanları ileşikâyetlerinden vazgeçtikleri belirtilmiştir.
19. Gaziantep 2. Çocuk Mahkemesi 31/1/2020 tarihindeiddianamenin kabulüne karar vermiş ve E.2020/115 sayılı dosya üzerindenkovuşturma aşaması başlamıştır.
20. Mahkeme 18/2/2020 tarihinde isnat olunan suçun vasıfve mahiyeti, mevcut delil durumu, suça sürüklenen çocuğun yaşı, tutuklu kaldığısüre, delillerin büyük ölçüde toplanmış olması, tutukluluktan beklenen gayeningerçekleşmiş olması hususlarını gözönünde bulundurarak başvurucunun tahliyesinekarar vermiştir.
21. Dava bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıylailk derece mahkemesinde derdesttir.
IV. İLGİLİHUKUK
22. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. FurkanOmurtag, B. No: 2014/18179, 25/10/2017, §§ 22-40.
V. İNCELEME VEGEREKÇE
23. Mahkemenin 3/11/2020 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü
24. Başvurucu; çocuk olmasının dikkate alınmadığını,çocuklar için tutuklamanın son çare olarak öngörüldüğünü, öncelikle adlikontrol tedbirine başvurulması gerektiğini, tutuklamanın çocuklar ile ilgiliuluslararası sözleşmelere ve 5395 sayılı Kanun'un 20. maddesine aykırı olduğunubelirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
25. Bakanlık görüşünde; tutuklamaya konu suçlarbakımından suçların niteliği ve başvurucunun yaşı itibarıyla herhangi birtutuklama yasağının söz konusu olmadığı, tutuklama kararında adli kontroluygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukuki ve fiilî nedenlere yerverildiği, bu bağlamda tutuklama kararında başvurucuya yüklenen suçlar içinkanunda öngörülen ceza miktarı, söz konusu suçların niteliği ve silahlayaralama suçunun kanunda tutuklama nedeni varsayılan suçlardan olmasınıntutuklama nedeni olarak belirtildiği, yine başvurucu hakkında adli kontrolhükümlerinin uygulanıp uygulanmamasına ilişkin bir değerlendirme yapılarakdosya içeriği itibarıyla adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağının vetutuklama tedbirinin ölçülü bir tedbir olacağının vurgulandığı ifadeedilmiştir.
B. Değerlendirme
26. Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerinsınırlanması" kenar başlıklı 13. maddesi şöyledir:
"Temel hak ve hürriyetler, özlerinedokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplerebağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanınsözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerineve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."
27. Anayasa'nın "Kişi hürriyeti vegüvenliği" kenar başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrası ile üçüncüfıkrasının birinci cümlesi şöyledir:
"Herkes, kişi hürriyeti vegüvenliğine sahiptir.
...
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirtibulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veyadeğiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılanve kanunda gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir."
28. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Başvurucunun şikâyetlerinin özü, tutukluluğun hukuki olmadığınailişkindir. Dolayısıyla başvurucunun bu bölümdeki iddialarının Anayasa'nın 19.maddesinin üçüncü fıkrası bağlamında, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkıkapsamında incelenmesi gerekir.
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
29. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. EsasYönünden
a. Genelİlkeler
30. Çocuklar hakkındaki tutuklamanın hukukiliğininincelenmesinde dikkate alınacak genel ilkeler için bkz. Furkan Omurtag, §§70-82.
b. İlkelerinOlaya Uygulanması
31. Başvurucu cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyihürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından 5271 sayılı Kanun'un100. maddesi uyarınca tutuklanmıştır. Öte yandan olayda kanundan kaynaklananbir tutuklama engelinin bulunduğu tespit edilmemiştir. Bu itibarla kişihürriyeti ve güvenliği hakkına tutuklama suretiyle yapılan müdahalenin kanunibir temeli bulunmaktadır.
32. Kanuni dayanağı bulunduğu anlaşılan tutuklamatedbirinin meşru bir amacının olup olmadığı ve ölçülülüğü incelenmeden öncetutuklamanın ön koşulu olan suçun işlendiğine dair kuvvetli belirti bulunupbulunmadığının değerlendirilmesi gerekir.
33. Başvurucunun tutuklanmasına konu olayda soruşturmamercilerinin tespitine göre, başvurucu ve diğer şüpheli bir arkadaşı ilesıkıntılar yaşayan mağdurun yanına gelmiş, kolundan tutarak zorla okuldan uzağagötürmeye çalıştıkları sırada mağdurun öğretmenleri (müştekiler) tarafındanengellenmiş, öğretmenlerin öğrencilerini nereye götürdüklerini sormalarıüzerine başvurucu üzerindeki kurusıkı tabancayı çıkarmış ve müştekilere''Siz ne karışıyorsunuz'' şeklinde tehditvari konuşarak ateş etmiş, müştekiE. basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde başından yaralanmış vebaşvurucu diğer müşteki A.ya da ateş ettiği hâlde bu kişi yaralanmamıştır.Tutuklama kararında da kuvvetli şüpheye ilişkin olarak olaya ilişkinbaşvurucunun savunmasına, mağdur ve tanık beyanlarına, mağdurda meydana gelenyaralanmaya ilişkin adli hekim raporuna, olay tutanakları ve tüm dosyakapsamına dayanılmıştır. Tutuklama konu olayın meydana geliş şekline dairsoruşturma mercilerince yapılan tespitler ve bunlara ilişkin dayanılandelillerin içeriği dikkate alındığında başvurucu yönünden kuvvetli suçşüphesinin mevcut olduğu açıktır.
34. Diğer taraftan başvurucu hakkında uygulanan vekuvvetli suç şüphesinin bulunması şeklindeki ön şartı yerine gelmiş olan tutuklamatedbirinin meşru bir amacının olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.
35. Somut olayda, tutuklama kararını veren Sulh CezaHâkimliği suçun 5271 sayılı 100. maddesinin (3) numaralı fıkrasındakimaddesindeki katalog suçlardan olmasına atıf yapmıştır. Tutuklama kararınayapılan itirazın reddi kararında ise bunun yanında başvurucunun kaçma vedelilleri karartma şüphesinin bulunmasına dayanılmıştır. Başvurucununtutuklandığı cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksunkılma suçu -özellikle nitelikli hâlleri söz konusu olduğunda- Türk hukuksistemi içinde ağır cezai yaptırımlar öngörülen suç tipleri arasında olup isnatedilen suça ilişkin olarak kanunda öngörülen cezanın ağırlığı kaçma şüphesineişaret eden durumlardan biridir (aynı yöndeki değerlendirmeler için bkz. HüseyinBurçak, B. No: 2014/474, 3/2/2016, § 61; Devran Duran [GK], B. No:2014/10405, 25/5/2017, § 66). Ayrıca silahla işlenmiş kasten yaralama suçu 5271sayılı Kanun'un 100. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan ve kanungereği tutuklama nedeni varsayılabilen suçlar arasındadır. Dolayısıylabaşvurucu yönünden dayanılan tutuklama nedenlerinin olgusal temellerinin olduğusöylenebilir.
36. Öte yandan başvurucuya isnat edilen kişiyihürriyetinden yoksun kılma suçunun mağdurunun lisede öğrenim gören bir çocukolduğu, yine soruşturmaya -ve dolayısıyla tutuklamaya- konu olayların mağdurçocuğun öğrenim gördüğü okulda meydana geldiği, bu nedenle olaya tanık olankişilerin de bu okulda öğrenim gören öğrenciler ve görev yapan öğretmenlerolduğu gözardı edilmemelidir. Başvurucunun soruşturma konusu eylemlerindekurusıkı da olsa bir silah kullandığının ve somut olayın koşullarındabaşvurucunun serbest bırakılması durumunda delillere etki edebilme, özelliklede çocuk olan tanıklar üzerinde baskı kurma ihtimalinin söz konusu olabileceğihatırda tutulmalıdır. Buna göre tutuklamaya ilişkin karar veren yargıorganlarınca özellikle kaçma şüphesine ve delilleri (tanıkları) etkilemeriskine yönelen tutuklama nedenlerinin olgusal temellerinin bulunduğudeğerlendirilmiştir.
37. Son olarak tutuklama tedbirinin ölçülü olupolmadığının belirlenmesi gerekir. Bir tutuklama tedbirinin Anayasa'nın 13. ve19. maddeleri kapsamında ölçülü olup olmadığının belirlenmesinde somut olayıntüm özellikleri dikkate alınmalıdır. Bu bağlamda başvurucunun çocuk olduğununayrıca gözönünde bulundurulması gerekir.
38. Çocuklar hakkında tutuklama tedbirinin uygulandığıdurumlarda tutuklamanın çocuklar bakımından başvurulacak en son yol olduğu,eğer tutukluluk bir zorunluluksa bunun mümkün olan en kısa süredesonlandırılması gerektiği dikkate alınmalıdır. Ancak bu durum, çocuklarhakkında hiçbir şekilde tutuklama tedbirinin uygulanamayacağı şeklindeanlaşılmamalıdır. Anayasa Mahkemesinin de belirttiği gibi çocuklar tarafındanişlenmiş olan çok ciddi suçlara ilişkin istisnai olaylarda tutuklama tedbirininuygulanması mümkündür (Furkan Omurtag, § 82).
39. Anayasa Mahkemesinin Furkan Omurtag kararınakonu olayda başvurucunun hırsızlığa teşebbüs suçundan tutuklanmasına kararverilmiştir. Anayasa Mahkemesi tutuklamaya konu hırsızlığa teşebbüs suçununsomut olayın koşullarında ne denli ciddi bir suç olduğunun ortayakonulamadığını, ayrıca başvurucuya isnat edilen suçun cezası itibarıyla da ağırbir suç olduğunun söylenmeyeceğini belirterek tutuklamanın ölçülü olmadığısonucuna varmıştır (Furkan Omurtag, § 88).
40. Anayasa Mahkemesi Enver Oktay Babatürk (B. No:2016/15355, 9/10/2019, 15 Temmuz darbe teşebbüsünün yaşandığı sırada camidensala okuyan din görevlisine yönelik tehdit ve hakarette bulunma suçlaması) ve MehmetEren Ovayolu (B. No: 2017/36232, 10/12/2019, bir terör saldırısı sonrasıterör propagandası yapıldığı suçlaması) kararlarında ise başvurucunun yaşını,tutuklamaya konu suçun niteliğini ve somut olayın gerçekleştiği koşullarıdikkate alarak yaptığı değerlendirmede çocuk olan başvurucular hakkındauygulanan tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu sonucuna varmıştır (Enver OktayBabatürk § 62; Mehmet Eren Ovayolu, § 48).
41. Somut olayda tutuklamaya konu şiddet olayı biröğrenim kurumunda (lisede) yaşanmıştır. Bu okulda genel olarak 15-18 yaşgrubunda bulunan çocukların öğrenim gördüğü hatırda tutulmalıdır. Ayrıcabaşvurucu tutuklandıktan kısa bir süre (yaklaşık elli gün) sonra serbestbırakılmıştır. Başvurucu, kendisiyle ilgili olmayan bir konuda (bir arkadaşınınyaşadığını iddia ettiği bir sorun nedeniyle) kurusıkı silahla okula gelmiş vesöz konusu olay gerçekleşmiştir. Başvurucunun okulda öğrenim gören bir çocuğualıkoyma girişiminde bulunması, bunu engellemeye çalışan öğretmenleri tehditetmesi ve onlara kurusıkı tabancayla ateş ederek yaralaması söz konusudur. Birokulda yaşanan anılan eylemlerin niteliği ve tutuklamaya konu suçların konusunuoluşturan eylemlerin ağırlığı dikkate alındığında hâkimliğin başvurucu hakkındauyguladığı tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu ve adli kontrol uygulamasınınyetersiz kalacağı sonucuna varmasının keyfî ve temelsiz olduğu söylenemez.
42. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun tutuklamanınhukuki olmadığı iddiasına ilişkin olarak Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncüfıkrası ile güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlaledilmediğine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Tutuklamanın hukuki olmadığına ilişkin iddianın KABULEDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasında güvencealtına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerindeBIRAKILMASINA,
D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE3/11/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.