TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEHMET YILMAZ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2018/34325)
Karar Tarihi: 27/1/2021
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Kadir ÖZKAYA
Üyeler
:
Engin YILDIRIM
Celal Mümtaz AKINCI
Rıdvan GÜLEÇ
Basri BAĞCI
Raportör
:
Zehra GAYRETLİ
Başvurucu
:
Mehmet YILMAZ
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, delillerin hatalı değerlendirilmesi suretiylemahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 23/11/2018 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca, başvurucunun adli yardım talebininkabulüne karar verilmiştir.
5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.
8. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı süresine beyandabulunmuştur.
III. OLAY VEOLGULAR
A. GenelBilgiler
9. Türkiye'de Fetullah Gülen tarafından kurulan, 1960'lıyıllardan itibaren faaliyette bulunan ve uzun yıllar boyunca dinî bir grupolarak nitelenen bir yapılanma mevcuttur. Bu yapılanma süreç içinde"Cemaat", "Gülen Cemaati", "FetullahGülen Cemaati", "Hizmet Hareketi", "GönüllülerHareketi" ve "Camia" gibi isimlerle anılmıştır (AydınYavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, § 22).
10. Anılan yapılanma süreç içinde özellikle kamu kurum vekuruluşlarında örgütlenmiş; bunun yanı sıra başta eğitim ve din olmak üzerefarklı sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda yasal faaliyetlerde bulunmuş; bufaaliyetler dolayısıyla sahip olduğu dershaneler, okullar, üniversiteler,dernekler, vakıflar, sendikalar, meslek odaları, iktisadi kuruluşlar, finanskuruluşları, gazeteler, dergiler, televizyon ve radyo kanalları, internetsiteleri, hastaneler aracılığıyla sivil alanda önemli bir etkinliğe ulaşmıştır.Bu faaliyetlerin yanında bazen bu yasal kuruluşların içinde gizlenmiş olan,bazen de yasal yapıdan tamamen farklı şekilde konumlanan ve hareket eden,özellikle de kamusal alana yönelik faaliyetlerde bulunan illegal bir yapılanmasöz konusudur (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 26; Mustafa Baldır,B. No: 2016/29354, 4/4/2018, § 75).
11. Buna karşılık hareket tarzı ve icraatları öteden beritoplumda tartışma konusu olan bu yapılanmanın örgütlenmesi ve faaliyetlerineilişkin olarak özellikle 2013 yılı sonrasında pek çok soruşturma ve kovuşturmayürütülmüştür. Bu kapsamda bu yapılanmaya mensup kişilerin -yapılanmanınamaçları doğrultusunda- suç delillerini yok etme, devlet kurumlarının ve üstdüzey devlet görevlilerinin telefonlarını dinleme, devletin istihbarat faaliyetlerinideşifre etme, kamu görevine giriş veya görevde yükselme sınavlarına ilişkinsoruları önceden elde edip mensuplarına verme gibi eylemlerde bulunduklarıbelirlenmiştir. Soruşturma ve kovuşturma belgelerinde, yapılanma "FetullahçıTerör Örgütü" (FETÖ) ve/veya "Paralel Devlet Yapılanması"(PDY) olarak isimlendirilmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 22, 27).
12. Çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklamatedbirlerinin uygulandığı bu soruşturma ve kovuşturmaların genelindeFETÖ/PDY'nin bir terör yapılanması olduğuna değinilmiş ve haklarında davaaçılan kişilerin bir kısmının -diğer suçların yanı sıra- silahlı terör örgütükurma, yönetme veya üyesi olma ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadankaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarındancezalandırılması talep edilmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 28).
B. Başvurucuyaİlişkin Süreç
13. Başvuru formu ve eklerinde, yargılama sürecindekidava dosyalarında ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden eldeedilen bilgi ve belgelerde yer aldığı şekliyle olaylar özetle şöyledir:
14. 1968 doğumlu olan başvurucu, bireysel başvuruya konuolayların geçtiği tarihte Afyonkarahisar'ın Dinar ilçesinde bulunan sanayibölgesinde kaportacılık yapmakta olan bir esnaftır.
15. FETÖ/PDY'nin Dinar'daki esnaf yapılanmasına yönelikolarak Dinar Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamındaaralarında başvurucunun da bulunduğu çok sayıda kişi FETÖ/PDY ile bağlantılarıolduğu şüphesiyle 23/8/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır.
16. Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlarınbeyanlarına ve istihbarata dayalı çalışmalar neticesinde elde edilen bilgileredayalı olarak FETÖ/PDY'nin Dinar ilçesindeki esnaf yapılanmasının mütevelliheyeti içerisinde bulunduğu iddia edilen başvurucu; 24/8/2016 tarihindemüdafiinin de hazır bulunmasıyla kollukta verdiği ifadesinde FETÖ/PDY'nin sohbetisimli bazı toplantılarına katıldığını, genellikle katıldığı toplantıların kandilgünlerinde özel bir yurtta düzenlenen dinî içerikli programlar olduğunu, kendievinde de birkaç kez sohbet toplantısı düzenlendiğini, dinî duygularlaiçerisinde bulunduğu bu yapılanmanın terör örgütü olduğunu bilmediğinibelirterek kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmemiştir.
17. Başvurucu, müdafiinin de hazır bulunduğu 25/8/2016tarihli savcılık ifadesinde de kollukta verdiği beyanı tekrar ederek terörörgütü üyesi olduğuna yönelik suçlamaları reddetmiştir.
18. Soruşturma kapsamında 25/8/2016 tarihinde tutuklananbaşvurucu, Dinar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna konulmuştur.
19. Soruşturma sonucunda Dinar Cumhuriyet Başsavcılığıtarafından hazırlanan soruşturma dosyası, Afyonkarahisar CumhuriyetBaşsavcılığına (Başsavcılık) gönderilmiştir.
20. Başsavcılığın 18/4/2017 tarihli iddianamesi ilebaşvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davasıaçılmıştır.
21. İddianamede FETÖ/PDY'nin Dinar ilçesindeki esnafyapılanması hakkında detaylı açıklamalara yer verildikten sonra başvurucununhukuki durumuna özgü değerlendirme yapılmıştır. Bu kapsamda iddianamede M.D.,A.T., M.Ü., B.U., İ.D., S.A., A.S., Y.K. ve K.Ö. isimli tanıkların beyanlarınave diğer delillere göre başvurucunun FETÖ/PDY'nin Dinar ilçesindeki esnafmütevellisi içerisinde bulunduğu iddia edilmiştir.
22. İddianamede ayrıca, başvurucunun FETÖ/PDY ilebağlantılı olduğu tespit edilen Dinar Köylere Hizmet Götürme Derneği ve DinarSanayici ve İş Adamları Yardımlaşma Derneğinin Yönetim Kurullarında görevaldığı, FETÖ/PDY'nin finansal kuruluşu olan Bank Asyada hesabının bulunduğu,sosyal medya hesabından 4/12/2012 tarihinde "Allah'ın izniyle okuyanfelç olmaz" başlıklı Fetullah Gülen'e ilişkin bir video paylaştığı,aynı sosyal medya hesabından 26/11/2013 tarihinde ise "dershanelerbizim her şeyimiz" şeklinde örgüt lehine paylaşım yaptığı veFETÖ/PDY'nin yayın organlarından olan Sızıntı dergisi ile Zaman gazetesineabone olduğu iddia edilmiştir.
23. Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme)görülen yargılamanın 25/4/2017 tarihli ilk celsesinde başvurucu, müdafiinin dehazır bulunmasıyla savunma yapmıştır. Başvurucu, Mahkeme önündeki savunmasındaözetle atılı suçları kabul etmemiştir.
24. Yargılamanın 4/7/2017 tarihli ikinci celsesindebaşvurucu müdafii dosyada başvurucunun mahkȗmiyetine yeterli delilbulunmadığını belirterek başvurucunun FETÖ/PDY'nin Dinar ilçe yapılanmasınınorganize ettiği sohbetlere katıldığına ilişkin tespite, dernek üyeliklerine vesosyal medya hesabı üzerinden yapmış olduğu paylaşımlara ilişkin karşıargümanlarını Mahkemeye sunmuştur.
25. Mahkemenin 4/7/2017 tarihli kararı ile başvurucuhakkında atılı suçtan 8 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmiştir. Kararda, cezatayin edilirken örgütün niteliği ve yaşanan darbe teşebbüsü süreci dikkatealınarak başvurucuya alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiği belirtilmiştir.Gerekçeli kararda ayrıca FETÖ/PDY hakkında genel bilgilere yer verildiktensonra başvurucunun Dinar ilçe yapılanmasının esnaf mütevellisiiçerisinde bulunduğu, örgüte finansal destek sağlanması amacıyla organizeedilen örgütsel toplantılara katıldığı, bu toplantılarda burs ve kurban parasıadı altında para toplanması suretiyle örgüte kaynak sağladığının anlaşıldığıifade edilmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:
"[S]anık Mehmet Yılmaz' ın FETÖ/ PDY silahlı terörörgütünün Dinar ilçe yapılanması içerisinde Esnaf mütevellisi içinde yeraldığı, ünitenin oluşturulmasında etkin bir rol oynadığı, örgüt yöneticilerininkayıtsız şartsız talimatları doğrultusunda hareket ettiği, Devletin Milligüvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplaraaidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı bulunduğu değerlendirilen örgütemüzahir derneklere üyeliğinin bulunduğu, örgütün finans ayağını oluşturan BankAsya' da hesabının bulunduğu ve bu hesabı aktif olarak kullandığı, örgütünmedya ayağını oluşturan Zaman gazetesi ve Sızıntı dergisine aboneliklerininbulunduğu, örgüt ideolojisinin aşılanması, örgüte eleman kazandırılması veörgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılanörgütsel toplantılara katıldığı, bu toplantılarda burs, himmet, kurban parasıadı altında paralar toplandığı, toplanan yardım paralarının elden alındığı,herhangi bir kayıt tutulmadığı, kendisinin de bu kapsamda destek olduğu, buitibarla silahlı terör örgütü olduğu kesinleşmiş yargı kararıyla da tespitedilen Fetullahçı Terör Örgütüne üye olduğu, sanık savunmalarında atılısuçlamaları reddetmiş ise de; alınan savunma ve beyanlar, dinlenen tanıkanlatımları, dosyadaki mevcut delil durumu ve tüm dosya kapsamı bir bütünolarak değerlendirildiğinde sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik busavunmalarına itibar edilemeyeceği (...) dikkate alındığına sanığın silahlıterör örgütüne üye olmak suçunu işlediği değerlendirilmiştir."
26. Başvurucu 27/7/2017 tarihli istinaf dilekçesindesilahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair her türlü şüpheden uzak ve somut delilbulunmadığını, bazı dinî toplantılara katılmış olmasının atılı suçu işlediğinedair delil kabul edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, örgüt üyeliği suçunununsurlarının olayda mevcut olmadığını, ticari faaliyetleri kapsamında üyeolduğu derneklerde aktif bir rol üstlenmemiş olmasına ve bu dernekler kendikararlarına dayalı olarak 2015 yılında kapatılmış olmasına rağmen derneküyeliğinin delil olarak hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, sosyalmedya paylaşımlarının kendisi tarafından yapılmadığını ileri sürerek kararakarşı istinaf talebinde bulunmuştur. Başvurucu, istinaf dilekçesinde ayrıcakolluk ifadesinde kendisi ile birlikte dinî sohbetlere katıldıklarını bildiğibazı kişilerin isimlerini vermiş olmasına rağmen hakkında etkin pişmanlıkhükümlerinin tatbik edilmemesinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu ilerisürmüştür.
27. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi(Daire) istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına karar vermiştir.Buna göre 5/12/2017 tarihinde yapılan duruşmada başvurucu müdafii hazırbulunmuştur.
28. Başvurucunun ceza infaz kurumu aracılığı ilegönderdiği savunma dilekçesi 5/12/2017 tarihli duruşmada okunmuştur. Başvurucu;savunmasında özetle mevcut kanunlarla kurulan derneğe üye olmanın suçolmadığını, dinî hassasiyeti nedeniyle kandil programlarına sevapkazanmak amacıyla birkaç kez katıldığını, katıldığı programlarda Kur'an veHadis okunarak ibadetin öneminin anlatıldığını, suç unsuru olabilecek hiçbirhususun yaşanmadığını ileri sürmüştür.
29. Yargılama sonucunda Daire, Mahkemece alt sınırdanuzaklaşılarak ceza belirlenirken ilgili mevzuatta geçen hükümlerin tekrarıniteliğinde soyut ifadelerin gerekçe olarak belirtildiği ve bu konuda dosyakapsamına uygun gerekçe gösterilmediği; toplantılara katıldığını beyan eden, duruşmatutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranış ve kişilik özelliği bulunmayan [başvurucu]hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerekirken, yeterli gerekçegösterilmeden bu hükümlerin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğugerekçesiyle Mahkemenin 4/7/2017 tarihli kararının kaldırılmasına vebaşvurucunun silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan 6 yıl 3 ay hapiscezasıyla cezalandırılmasına 5/12/2017 tarihinde karar vermiştir.
30. Dairenin 5/12/2017 tarihli gerekçeli kararının ilgilikısmı şöyledir:
"[S]anığın özellikle haklarındaFETÖ soruşturması yürütülen örgüt üyeleriyle irtibatının olması, örgütünbağının arttırılması, örgüt ideolojisinin aşılanmasın, örgüte elemankazandırılması, örgüte finansal destek sağlanması amacıyla düzenlenen örgütseltoplantılara 2006 yılından beri sürekli olarak katılması, hatta bu örgütseltoplantıların bir kısmının da evinde yapılmasına olanak sağlaması, terörörgütünün nihai amacının ortaya çıktığı herkes tarafından bilinen 17/25 Aralık2013 tarihinden sonra da yapılan toplantılara katılmaya devam etmesi dikkatealındığında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu kuşkusuzdur."
31. Başvurucu, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğühususları tekrar ederek karara karşı 19/1/2018 tarihli dilekçesi ile temyiztalebinde bulunmuştur.
32. Yargıtay 16. Ceza Dairesince 25/6/2018 tarihindehüküm düzeltilerek onanmıştır.
33. Başvurucu, nihai karardan müddetnamenin tebliğedildiği 25/10/2018 tarihinde haberdar olduğunu beyan ederek 23/11/2018tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
34. Mahkemenin 27/1/2021 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. AdilYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucununİddiaları ve Bakanlık Görüşü
35. Başvurucu, silahlı terör örgütü üyeliği suçunununsurlarının olayda mevcut olmadığını ve atılı suça ilişkin içtihatlar dikkatealınmaksızın mahkȗmiyet kararı verildiğini belirterek eşitlik ilkesinin veadil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
36. Bakanlık görüşünde; adil yargılanma hakkı kapsamındaçeşitli ihlal iddialarında bulunan başvurucunun bu iddialarını yetkili idarimercilere ve derece mahkemelerine usulüne uygun olarak iletmediği, bu konudasahip olduğu bilgi ve kanıtları zamanında bu mercilere sunmadığı belirtilerekolağan denetim mekanizmaları önünde ileri sürülmeyen iddialar bakımındanbaşvurunun kabul edilebilir olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin AnayasaMahkemesinin takdirinde olduğu ifade edilmiştir.
37. Görüş yazısında; başvurucunun şikâyetlerinin esasitibarıyla yargılamanın sonucuna, delillerin değerlendirilmesine, hukukkurallarının yorumuna ve uygulanmasına ilişkin olduğu; bu kapsamda derecemahkemesince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun ve kullanılan takdir yetkisininsebeplerinin makul bir şekilde gerekçelendirildiği, bu gerekçeninoluşturulmasında derece mahkemesinin açıkça keyfî bir şekilde davrandığınaişaret eden bir hususun bulunmadığı belirtilmiştir.
38. Bakanlık görüşünde ayrıca adil yargılanma hakkınınbireylere dava sonucunda verilen kararın değil yargılama sürecinin ve usulününadil olup olmadığını denetletme imkânı verdiği, bu bağlamda somut başvurudaiddianameye konu eylemler ve dosyada bulunan deliller hakkında yeterli bilgiyesahip olan başvurucunun yargılama aşamasının tamamında lehine olan hususlarıileri sürebildiği, aleyhine olan delillere karşı çıkarak yargılamaya konu olayailişkin kendi anlatımını mahkemeye sunabildiği belirtilerek başvurucuya "silahlarıneşitliği" ilkesine uygun olarak kendi delillerini sunma konusundauygun imkânların tanındığı ifade edilmiştir.
39. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı sunduğu beyanındabaşvuru dilekçesinde yer alan iddialarını tekrar etmiştir.
2. Değerlendirme
40. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Başvurucunun iddialarının özü, delillerin değerlendirilmesinde hatayapıldığına ve yargılamanın sonucunun adil olmadığına ilişkindir. Başvurucuadil yargılanma hakkı dışında herhangi bir temel hak ve özgürlüğünün ihlaledildiği şikâyetinde de bulunmamıştır. Bu nedenle başvurucunun iddialarınınadil yargılanma hakkı kapsamında hakkaniyete uygun yargılanma hakkı yönündenincelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
41. Başvuru konusu olayda, FETÖ/PDY'nin Dinar ilçesindekiyapılanması kapsamında esnaf mütevelli heyeti içerisinde bulunduğuanlaşılan başvurucu silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkȗm edilmiştir.
42. Başvurucu hakkında kurulan mahkȗmiyet hükmü-diğer delillerin yanı sıra- başvurucunun FETÖ/PDY tarafından düzenlenen sohbetisimli toplantılara katıldığına ve örgüte müzahir bazı derneklerdeüyeliğinin bulunduğuna ilişkin tespite dayandırılmıştır.
43. Terör örgütüne üye olma suçu, üye ve hatta örgüthenüz bir suç işlememiş olsa dahi örgütün toplum için yarattığı tehlikeyicezalandıran ve bu yönüyle bir yandan da örgüt faaliyetleri kapsamında suçişlenmesini engelleme amacı taşıyan bir suç türüdür (Metin Birdal [GK],B. No: 2014/15440,22/5/2019, §§ 60, 61).
44. Öte yandan, bireysel başvuru yolunda AnayasaMahkemesinin görevi bir yargılamanın sonucu itibarıyla adil olup olmadığınıdeğerlendirmek değildir. Dolayısıyla başvurucular hakkında isnat edilen terörörgütü üyesi olma suçunun sübuta erip ermediği veya toplanan delillerin suçunsübutu için yeterli olup olmadığı meselesi, ilkesel olarak Anayasa Mahkemesininilgi alanı dışındadır (Metin Birdal, § 47; Yılmaz Çelik [GK],B. No: 2014/13117, 19/7/2018, § 45). Bundan başka bir ceza yargılamasında hangidelillerin hükme esas alınabileceği meselesi de esas itibarıyla AnayasaMahkemesinin görev alanının dışındadır (Türk ceza muhakemesi hukukuuygulamasına ilişkin bazı değerlendirmeler için bkz. Metin Birdal, §§ 67-71).
45. Somut olayda derece mahkemelerince yapılanyargılamada başvurucunun FETÖ/PDY'nin esnaf mütevellisi isimlioluşumunun içinde bulunduğuna ve örgütün ideolojisinin aşılanması, örgüteeleman kazandırılması ve örgüte finansal destek sağlanması amacıyla düzenlenenörgütsel toplantılara 2006 yılından beri sürekli olarak katıldığına dair tanıkbeyanları, özellikle haklarında FETÖ/PDY soruşturması yürütülen örgütüyeleriyle irtibatının bulunduğuna ilişkin tespit ile dosya kapsamındaki diğerdelillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle karar verilmiştir (bkz. §§ 25,28). Ayrıca başvurucunun anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan bazıeylemlerinin terör örgütü üyeliği suçundan mahkûmiyet hükmünde delil olarakkullanıldığı yönünde de bir iddiası bulunmamaktadır.
46. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında,kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireyselbaşvuruda incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemelerönünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerindeğerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ileuyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusuolamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkileden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren yorum, uygulama vesonuçlar Anayasa Mahkemesinin denetim yetkisi kapsamındadır (Ahmet Sağlam,B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).
47. Başvurucu tarafından ileri sürülen iddialar, derecemahkemesince delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasınailişkin olup derece mahkemesi kararlarında bariz takdir hatası veya açıkkeyfîlik oluşturan bir durumun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlaliddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
48. Başvurucu tarafından ileri sürülen ihlal iddialarınınyukarıda belirtilen içtihat kapsamında kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğusonucuna varıldığından başvurunun bu kısmının, açıkça dayanaktan yoksunolması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Diğer İhlalİddiaları
49. Başvurucu, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından15/7/2016 tarihinden sonra özel olarak yetkilendirilen mahkemeceyargılanmasının doğal hâkim ilkesini ihlal ettiğini; tutuklu olarak bulunduğuceza infaz kurumunda avukatı ile yaptığı görüşmelerin kayıt altına alınması vesavunma için gerekli zamanın tanınmaması nedenleriyle savunma hakkınınkısıtlandığını; tahkikatın genişletilmesi ve tanık dinlenmesi taleplerininkarşılanmadığını, hükme esas alınan delillerin tamamının 17/12/2013 ve25/12/2013 tarihli olaylardan öncesine dayanması nedeniyle bu delillerin suçakonu edilmemesi gerektiği hâlde aksi yönde değerlendirme yapılmasının suçta vecezada kanunilik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
50. Bireysel başvurunun ikincil niteliğinin bir sonucuolarak olağan kanun yollarında ve mahkemeler önünde ileri sürülmeyen iddialarile bu mahkemelere sunulmayan bilgi ve belgeler bireysel başvuru konusuedilemez (Bayram Gök, B. No: 2012/946, 26/3/2013, § 20).
51. Somut olayda başvurucunun; ihlale neden olduğunuileri sürdüğü iddiaları yargılama sürecinde dile getirmediği, bu iddialarınailişkin bilgi veya belge sunmadığı ve böylece başvuru yollarını usulüne uyguntüketmediği anlaşılmaktadır.
52. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğerkabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarınıntüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1.Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığınailişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABULEDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Diğer ihlal iddialarının başvuru yollarınıntüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca adli yardım talebikabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAFTUTULMASINA 27/1/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.