TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEMET LETİF ŞENER VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/16071)
Karar Tarihi: 23/2/2017
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Recai AKYEL
Raportör Yrd.
:
Ceren Sedef EREN
Başvurucular
:
1. Antika UÇAR
2. Ayşe GÜRBÜZ
3. Fatma ŞENER
4. Gülhan ACAR
5. Mutalip ŞENER
6. Müslüm ŞENER
7. Zeliha ŞENER
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 30/9/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca adli yardım talebi kabul edilerek başvurunun kabuledilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvurucu Memet LetifŞener'in 17/10/2014 tarihinde vefat ettiği tespit edilmiştir. 22/11/2016tarihli yazı ile mirasçılarına, başvurucu tarafından yapılan bireysel başvuruyamirasçı sıfatı ile devam edip etmeyecekleri sorulmuş; devam edecek olmaları halinde buna ilişkin belgelerinAnayasa Mahkemesi Bölümler Başraportörlüğünegönderilmesi gerektiği bildirilmiştir. Başvurucunun bir kısım mirasçıları5/12/2016 tarihli dilekçe ile bireysel başvuruya mirasçı sıfatı ile devamedeceklerini belirterek mirasçılık belgelerinin onaylı suretinigöndermişlerdir.
7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığınagönderilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
9. Başvurucular murisi Memet Letif Şener aleyhine 1/6/2007 tarihinde Başkale KadastroMahkemesinde (Mahkeme) açılan ve aynı Mahkemenin başka esaslı bir dosyasıylakonu yönünden hukuki irtibat nedeniyle birleştirilmişken daha sonra anılanşahıs yönünden tekrar tefrik edilerek yeni bir esasa kaydedilen kadastrotespitine itiraz davası, yerel Mahkemenin 26/5/2015 tarihinde verdiği kararlasona ermiş ve karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
10. Mahkemenin 23/2/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
11. Başvurucular murisi, makul sürede yargılanma ve mülkiyethaklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi ve manevi tazminat talebindebulunmuştur.
A. Kabul EdilebilirlikYönünden
12. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Esas Yönünden
13. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkinyargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanınikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icraaşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devameden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkınınihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13,2/7/2013, §§ 50, 52).
14. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkinyargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanınkarmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılamasürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).
15. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaverdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda yaklaşık 8 yıllık yargılamasüresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
16. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvencealtına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
17. Başvurucular murisi, uzun süren yargılama nedeniyletaşınmazını kullanamadığını belirterek Anayasa’nın 35. maddesinde tanımlananmülkiyet hakkının da ihlal edildiğini iddia etmişse de başvurucunun makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde yukarıda yer verilentespitler ışığında, mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasınınayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
C. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
18. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrasışöyledir:
“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkınınihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesihâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerehükmedilir…”
19. Başvurucular murisi manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
20. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğisonucuna varılmıştır.
21. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlarıkarşılığında başvurucular Antika Uçar, Ayşe Gürbüz, Fatma Şener, Gülhan Acar, Mutalip Şener, Müslüm Şener ve Zeliha Şener'e ayrı ayrı net1.500 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucular Antika Uçar, Ayşe Gürbüz, Fatma Şener, GülhanAcar, Mutalip Şener, Müslüm Şener ve Zeliha Şener'eayrı ayrı net 1.500 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğertaleplerin REDDİNE,
D. Ödemenin, kararın tebliğini takiben Maliye Bakanlığınabaşvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olmasıhâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre içinyasal FAİZ UYGULANMASINA,
E. Kararın bir örneğinin Başkale Kadastro Mahkemesine(E.2014/99, K.2015/175) GÖNDERİLMESİNE,
F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE23/2/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.