TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
MESUT GEREZ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/3998)
Karar Tarihi: 21/6/2017
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
Recai AKYEL
Raportör
:
Volkan ÇAKMAK
Başvurucu
:
Mesut GEREZ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, mülakat sınavında başarısız sayılma işlemi nedeniyleeşitlik ilkesinin; işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi ve yargılamanınuzun sürmesi nedenleriyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 21/3/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından görüş sunulmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
8. Başvurucu 18/7/2007 tarihinde gerçekleştirilen Adli YargıHâkim ve Savcı Adaylığı Sınavı'nın mülakat aşamasında başarısız olmuştur.Başvurucu, söz konusu başarısız sayılma işleminin iptali istemiyle davaaçmıştır.
9.Ankara 5. İdare Mahkemesi (Mahkeme) 22/10/2008 tarihli kararıyla,12/6/2007 tarihli ve 26550 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren Adli ve İdari Yargıda Hâkim ve Savcı AdaylığıYazılı Sınav Mülakat ve Atama Yönetmeliği (Yönetmelik) uyarınca öngörülen sınavkomisyonu tarafından yine Yönetmelik'le belirlenen konulara ilişkin sorulansorular karşılığında verilmiş cevapların ayrı ayrı değerlendirilmesi suretiylesonuca varıldığı ve bu hâliyle işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığıgerekçesine yer vermek suretiyle davayı reddetmiştir.
10. Söz konusu karar, Danıştay OnikinciDairesinin 14/10/2011 tarihli kararıyla onanmış ve karar düzeltme istemi aynıDairenin 23/12/2013 tarihli kararıyla reddedilmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
11. Mahkemenin 21/6/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Eşitlik İlkesinin İhlal Edildiğine İlişkinİddia
12. Başvurucu, mülakat sınavının değerlendirilmesinde doğduğuyer itibarıyla aleyhine ayrımcılık yapıldığını ileri sürmektedir.
13. Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi veAvrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 14. maddesinde düzenlenenayrımcılık yasağının ihlal edildiğine yönelik iddiaların soyut olarakdeğerlendirilmesi mümkün olmayıp mutlaka Anayasa ve Sözleşme kapsamında yeralan diğer temel hak ve özgürlüklerle bağlantılı olarak ele alınması gerekir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §33).
14. Ayrımcılık iddiasının incelenebilmesi için başvurucunun,kendisiyle benzer durumdaki kişilere yönelik farklı uygulamaların meşru birtemeli olmaksızın ırk, renk, cinsiyet, din, dil vb. ayrımcı bir nedenedayandığını makul delillerle ortaya koyması gerekir (Adnan Oktar (3), B. No: 2013/1123, 2/10/2013, § 50).
15. Somut olayda başvurucunun "ırk, renk, cinsiyet, din,dil vb." sebeplerle uğradığını iddia ettiği ayrımcılığa ilişkin delilleriortaya koyamadığı anlaşılmıştır. Dolayısıylabaşvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanıtlanamadığı sonucunaulaşılmıştır.
16. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Yargılamanın Sonucuİtibarıyla Adil Olmadığına İlişkin İddia
17. Başvurucu, haksız bir biçimde kamu hizmetine girme hakkınınengellendiğini ve hukuka aykırı karar verildiğini ileri sürmektedir.
18. Başvurucu her ne kadar kamu hizmetine girme hakkınınengellendiğini ileri sürmüş ise de Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihadı (Serkan Acar, B. No: 2013/1613, 2/10/2013)uyarınca kamu hizmetine girme hakkı Anayasa ve Sözleşme ile Türkiye’nin tarafolduğu ek protokollerin ortak koruma alanına girmediğinden bu iddia yönündenayrıca değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.
19. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanunyolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvurudaincelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde davakonusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerindeğerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ileuyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmamasıbireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvurukapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veyaaçık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamdadeğildir (Ahmet Sağlam, B. No:2013/3351, 18/9/2013, § 42).
20. Somut olayda Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamıincelenerek ilgili kısımları yukarıda belirtilen (§ 9) gerekçe ile 22/10/2008tarihinde hüküm kurulmuştur. Danıştay Onikinci Dairesitarafından da delillerin Mahkemece takdir edilerek karar verildiği ve takdirdede bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle karar onanmıştır.
21. Başvurucu tarafından ileri sürülen iddialar, DereceMahkemesince delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasınailişkin olup Mahkeme kararında bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan bir durumun da bulunmadığı dikkatealındığında ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğuanlaşılmaktadır.
22. Açıklanan gerekçelerle, başvurunun bu kısmının, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir..
C. Makul SüredeYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
23. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
25. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkinidari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarakdavanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icraaşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devameden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkınınihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198,7/11/2013, §§ 45, 47).
26. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkinidari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanınkarmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılamasürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin Akyıl, § 41).
27. Anılan ilkeler, Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaverdiği kararlar ve somut başvuruya konu yargılama sürecinin niteliği dikkatealındığında yaklaşık 5 yıl 8 aylık yargılama süresinin makul olmadığısonucuna varmak gerekir.
28. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvencealtına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
D. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
29. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralıfıkrası şöyledir:
“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkınınihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesihâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerehükmedilir…”
30. Başvurucu, 200.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminattalebinde bulunmuştur.
31. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğisonucuna varılmıştır.
32. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığındabaşvurucuya net 6.000 TL manevi tazminatödenmesine karar verilmesi gerekir.
33. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi içinbaşvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlalarasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucu,makulsürede yargılanma hakkının ihlali ile maddi zarar arasında illiyet bağı kuracakherhangi bir belge sunmamış olduğundan maddi tazminat talebinin reddine kararverilmesi gerekir.
34. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harçtan oluşanyargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Eşitlik ilkesininihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Yargılamanın sonucuitibarıyla adil olmadığına ilişkin iddianınaçıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
3.Makul sürede yargılanmahakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucuya net 6.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYAÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Ankara 5. İdare Mahkemesine(E.2008/827, K.2008/2017) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE21/6/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.