TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
METHİYE ACAR BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/12038)
Karar Tarihi: 5/10/2017
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Hicabi DURSUN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Volkan ÇAKMAK
Başvurucu
:
Methiye ACAR
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, lojmandan tahliye edilme işlemi tesisinde idareninayrımcı uygulamada bulunması nedeniyle eşitlik ilkesinin; işleme karşı açılandavada hukuka aykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlaledildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 22/7/2014 tarihindeyapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
6. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde özel kalemmüdürü iken Türkiye Büyük Millet Meclisinde geçici olarak görevlendirilenbaşvurucu, anılan Bakanlığa ait lojmandan 4/3/2011tarihli işlemle tahliye edilmiştir. Başvurucu söz konusu işleme karşı 14/3/2011 tarihinde iptal davası açmıştır.
7. Ankara 17. İdare Mahkemesi (Mahkeme) 30/12/2011tarihli kararıyla davanın reddine karar vermiştir. Mahkemenin gerekçesişöyledir:
" ...davacıya Sanayi ve Ticaret Bakanlığında özel kalem müdürüiken 1992 yılında görev tahsisli lojman tahsis edildiği, 1994 yılında bu görevunvanı ile TBMM'ye geçici olarak görevlendirildiği, 2000 yılında davacının şefkadrosunu atandığı, şef kadrosuna atanması nedeniyle görev tahsisli lojmanhakkının sona erdiği, bu durumun davacıya bildirildiği, davacının ikamet etiğilojmanda 5 yıllık sıra tahsisli oturma süresinin sona erdiği,lojmanın tahliye edilmesinin istenildiği aksitakdirde 17.03.2011 tarihinde kolluk marifetiyle boşaltılacağı hususu04.03.2011 gün ve 619 sayılı yazı ile davacıya bildirilmesi üzerine işbudavanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının 2000 tarihinde itibaren unvanı değişmesinedeniyle görev tahsisli lojmanının sıra tahsisli lojmanına dönüştüğü, davacınınsıra tahsisli lojmanda 5 yıldan daha uzun süre ikamet ettiği hususu dikkatealındığında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılıkbulunmamaktadır."
8. Ret kararı Danıştay Beşinci Dairesinin 13/5/2014tarihli ilamıyla onanmıştır.
9. Başvurucu, onama ilamını 23/6/2014tarihinde tebellüğ etmesinin ardından 22/7/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
10. Mahkemenin 5/10/2017 tarihindeyapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Yargılamanın Sonucuİtibarıyla Adil Olmadığına İlişkin İddia
11. Başvurucu; uyuşmazlığa ilişkin mevzuat hükümlerinin açıkçayanlış yorumlandığını, hukuka aykırı ve keyfî karar verildiğini ilerisürmektedir.
12. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanunyolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvurudaincelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde davakonusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi,hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ileuyuşmazlıklailgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvurukonusuolamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkileden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlikiçeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013,§ 42).
13. Somut olayda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı incelenerekilgili kısımları yukarıda belirtilen (bkz. § 7) gerekçe ile 30/12/2011tarihinde hüküm kurulmuştur. Kanun yolu mercii tarafından da deliller takdiredilerek karar verildiği ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmadığıgerekçesiyle karar yerinde görülmüştür.
14. Başvurucu tarafından ileri sürülen iddialar, delillerindeğerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin olup karardabariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturanbir durumun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal iddialarının kanun yoluşikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
15. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir..
B. Eşitlik İlkesininİhlal Edildiğine İlişkin İddia
16. Başvurucu, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde anamuhalefet partisi grubu ile çalışıyor olması nedeniyle aleyhine ayrımcıuygulama yapılarak işlem tesis edildiğini ileri sürmektedir.
17. Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi veAvrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 14. maddesinde düzenlenenayrımcılık yasağının ihlal edildiğine yönelik iddiaların soyut olarakdeğerlendirilmesi mümkün olmayıp mutlaka Anayasa ve Sözleşme kapsamında yeralan diğer temel hak ve özgürlüklerle bağlantılı olarak ele alınması gerekir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 33).
18. Somut olayda eşitlik ilkesinin ihlal edildiği ilerisürülmekte ise de söz konusu ihlal iddiasının hangi temel hak ve özgürlüğeyönelik olarak gerçekleştiği belirtilmemiştir. Başvuru konusu iddialarınAnayasa ve Sözleşme kapsamındaki hak ve hürriyetlerden biri ile bağlantısı dabulunmamaktadır.
19. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına ilişkiniddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 5/10/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.