TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
METİN DURAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2018/33546)
Karar Tarihi: 28/1/2021
R.G. Tarih ve Sayı: 4/3/2021-31413
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Hicabi DURSUN
Muammer TOPAL
Recai AKYEL
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Mehmet AKTEPE
Başvurucu
:
Metin DURAN
Vekili
:
Av. Halis AÇIKGÖZ
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, başvurucuya (sanığa) gerekçeli karar tebliğedilmeden dosyanın kanun yolu denetimi yapan mahkemeye gönderilmesi nedeniylesavunma için gerekli zaman ve kolaylıklardan yararlanma hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 20/11/2018 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlikve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle veUlusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerçerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 13/5/2018 tarihliiddianamesiyle başvurucu hakkında sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırısuçundan kamu davası açılmıştır.
9. Yargılamayı yürüten Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesi26/9/2018 tarihinde başvurucunun sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel saldırısuçunu işlediğinden bahisle mahkûmiyetine hükmetmiş, sonrasında hükmünaçıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı vermiştir. Tefhim edilen karardagerekçeye yer verilmemiştir.
10. Başvurucu müdafii karara itiraz ettiğine ilişkindilekçesini 27/9/2018 tarihinde vermiş ve gerekçeli itiraz dilekçesinigerekçeli kararın tebliğinden sonra vereceğini bildirmiştir.
11. Gerekçeli karar başvurucu veya müdafiine tebliğedilmemiş ve itiraz hususunda karar verilmek üzere dosya 16/10/2018 tarihindeAnkara 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
12. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi 22/10/2018 tarihindeitirazı kesin olarak reddetmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"Mahkemenin takdirine, dayandığıgerekçeye ve dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine karar verilen suçyönünden tazmini gereken somut maddi bir zararın bulunmadığı ve adli sicilkaydı bulunmayan sanığın hakkında verilecek hükmün açıklanmasının geribırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmakla,
5271 sayılı CMK'nun 231/5 ve 6.maddelerinde düzenlenmiş bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarınıngerçekleştiği ve mahkemenin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığıanlaşıldığından, sanık müdafiinin vaki itirazının reddine karar vermekgerekmiştir."
13. Başvurucu, nihai kararın 12/11/2018 tarihinde tebliğedildiğini beyan etmiş ve 20/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİHUKUK
14. İlgili hukuk için bkz. Ayşe Eşlik, B. No:2014/15969, 21/6/2017, §§ 14-18; İbrahim Kaya, B. No: 2017/29474,28/1/2020, §§ 15, 16.
V. İNCELEME VEGEREKÇE
15. Mahkemenin 28/1/2021 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Savunma İçinGerekli Kolaylıklara Sahip Olma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucununİddiaları
16. Başvurucu, gerekçeli kararın kendisine tebliğedilmediğini, ayrıntılı itiraz dilekçesi vermeden HAGB kararına yaptığıitirazın incelenerek reddedildiğini ve adil yargılanma hakkının ihlaledildiğini ileri sürmüş; ihlale neden kararın kaldırılması talebindebulunmuştur.
2. Değerlendirme
17. Anayasa’nın "Hak arama hürriyeti"kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, meşru vasıta ve yollardanfaydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia vesavunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
18. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Başvurucunun iddialarının savunma için gerekli zaman ve kolaylıklarasahip olma hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
a. KabulEdilebilirlik Yönünden
19. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının ihlaledildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. Esas Yönünden
i. Genelİlkeler
20. Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca herkes savunmave adil yargılanma hakkına sahiptir. Savunma hakkının sağladığı güvenceler,esasen adil yargılanma hakkı içinde yer almaktadır. Savunma hakkı, hukukdevleti ilkesinin gereklerinden ve adil yargılanma hakkının önemligüvencelerinden biri olması nedeniyle Anayasa'nın 36. maddesinde ayrıca ifadeedilmiştir (Ufuk Rifat Çobanoğlu, B. No: 2014/6971, 1/2/2017, § 35).
21. Ceza yargılamasında savunma hakkının güvence altınaalınması, demokratik toplumun temel ilkelerindendir (Erol Aydeğer, B.No: 2013/4784, 7/3/2014, § 32).İddiaya karşı savunma imkânı tanınmadığı süreceadil bir yargılama yapılması mümkün değildir.
22. Suç isnadı altındaki kişiye savunma hakkının şeklendeğil gerçek anlamda sağlanması gerekir. Bunun için suç isnadı altındaki kişi,savunma için yeterli imkâna yani gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olmalıdır.Bu itibarla anılan güvence adil yargılanma hakkının kapsam ve içeriğine dâhilve bu hakkın doğal sonucudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine"adil yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede,Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınanadil yargılama hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. NitekimAvrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6. maddesinin (3) numaralıfıkrasının (b) bendinde, bir suç ile itham edilen herkesin savunmasınıhazırlamak için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkı düzenlenmiştir (UfukRifat Çobanoğlu, § 37).
23. Anayasa Mahkemesi de savunma için gerekli zaman vekolaylıklara sahip olma hakkının Anayasa’nın 36. maddesinde belirtilen adilyargılanma kavramı yanında meşru vasıta ve yollardan yararlanma kavramının dakapsamında olduğunu belirtmiştir (AYM, E.1992/8, K.1992/39, 16/6/1992).
24. Savunma için gerekli kolaylık kavramışüpheliye/sanığa savunma için yardımcı olacak veya olabilecek zorunlu olanimkânları ifade etmekte ve silahların eşitliğini sağlamayı amaçlamaktadır. Suçisnadı altındaki kişiye sağlanması zorunlu kolaylıklar, savunma için gerekliolanlardır. Kişinin beraat etmesini veya cezasının azaltılmasını sağlayabilecekdelil niteliğindeki belgelere erişimine ve müdafiiyle görüşmesine izin verilmesi,gerekçeli kararın tebliğ edilmesi ve yargılama esnasında esaslıdeğişikliklerden haberdar edilmesi sağlanacak kolaylıklardır (Ufuk RifatÇobanoğlu, § 45).
25. Kanun yoluna başvuru süresi tefhimle başlayan kişiningerekçeli karar kendisine tebliğ edilmeden kanun yoluna başvurmak zorundakalması durumunda gerekçesini bilmediği karar veya hükme karşı kanun yolunabaşvuru hakkını gereği gibi kullandığı söylenemeyeceği gibi kanun yoluna başvurmanedenlerini bilmeyen kanun yolu merciinin de kanun yolu incelemesini sağlıklıbir şekilde yapması da mümkün değildir (temyiz kanun yolu bakımından benzerdeğerlendirmeler için bkz. Vesim Parlak, B. No: 2012/1034, 20/3/2014).
ii. İlkelerinOlaya Uygulanması
26. Somut olayda Mahkemece 26/9/2018 tarihli celsedesarkıntılık düzeyinde kalan cinsel saldırı suçundan başvurucunun mahkûmiyetinekarar verilerek hüküm, başvurucuya ve başvurucu müdafiine tefhim edilmiştir.Mahkeme tefhim ettiği kısa kararda, mahkûmiyet kararının ve HAGB kararıverilmesinin gerekçesine dair bir açıklamada bulunmamıştır.
27. Başvurucu müdafii, tefhimle başlayan yedi günlükitiraz süresi içinde verdiği 27/9/2018 tarihli dilekçe ile karara itiraz etmişve gerekçeli kararın kendisine tebliği ile birlikte mahkeme kararına ilişkingerekçeli itiraz nedenlerini bildireceğini belirtmiştir. Buna karşın gerekçelikarar başvurucuya tebliğ edilmeden dosya 16/10/2018 tarihinde Ankara 7. AğırCeza Mahkemesine gönderilmiş ve başvurucuya gerekçeye itiraz etme fırsatıtanınmadan itiraz, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesince incelenerek reddedilmiştir.
28. Yukarıda açıklanan tespitler ışığında başvuruya konudavada, başvurucunun Mahkeme tarafından 26/9/2018 tarihli celsede gerekçesiaçıklanmadan tefhim edilen kısa karar üzerine yedi günlük itiraz süresi içindeverdiği dilekçeyle yaptığı itiraz başvurusunda gerekçeli karar tebliğ edilmedendosyanın Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği ve başvurucununMahkemenin gerekçesini bilmediği için itiraz nedenlerini sunamadığıanlaşılmıştır.
29. Somut olayda başvurucuya gerekçeli karar tebliğedilip başvurucunun ayrıntılı itiraz sebeplerini ileri sürmesi beklenmedendosyanın itirazı inceleyecek ağır ceza mahkemesine gönderildiği ve bu sebeplebaşvurucunun kanun yoluna başvurma nedenlerini sunamadığı anlaşılmaktadır.Kanun yoluna başvuru süresi tefhimle başlayan başvurucunun gerekçesinibilmediği bir hükme karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkını gereği gibikullandığı söylenemez. Başvurucunun beraat etmesini veya cezasınınazaltılmasını sağlayabilecek argümanları ileri sürebilmesi için hangi gerekçeile cezalandırıldığını bilmesi gerekir. Dolayısıyla yargılamanın esaslıbelgelerinden olan ve cezalandırmanın olgusal ve hukuksal temelini oluşturangerekçeli kararın başvurucuya tebliğ edilmemesi, başvurucunun savunma içingerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının ihlal edilmesi sonucunudoğurmuştur (benzer yönde bkz. İbrahim Kaya, § 33).
30. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36.maddesinde güvence altına alınan savunma için gerekli zaman ve kolaylıklarasahip olma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
B. Diğer İhlalİddiaları
31. Başvurucunun savunma için gerekli zaman vekolaylıklara sahip olma hakkının ihlal edildiğine karar verildiğinden adilyargılanma hakkı kapsamındaki müştekinin çelişen beyanlarına itibar edilereksomut delil olmaksızın hakkaniyete aykırı mahkûmiyet kararı verildiğişeklindeki diğer şikâyetleri hakkında kabul edilebilirlik ve esas yönündenayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
C. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
32. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“(1)Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlalkararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünsedosya üzerinden karar verir.”
33. Başvurucu, ihlale neden olan kararların kaldırılmasıtalebinde bulunmuştur.
34. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan ([GK], B.No: 2014/8875, 7/6/2018, ) kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasılortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesidiğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerinegetirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamınageleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına işaretetmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).
35. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlaledildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâlegetirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun içinise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadankaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararlarıngiderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınmasıgerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).
36. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veyamahkemenin ihlali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun’un50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 79.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca ihlalin ve sonuçlarınınortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın birörneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme,usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak ihlali ortadankaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruyaözgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesitarafından ihlal kararına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde,usul hukukundaki yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgilimahkemenin yeniden yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi birtakdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir kararın kendisineulaştığı mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin AnayasaMahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam edenihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (MehmetDoğan, §§ 58, 59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59, 66, 67).
37. İncelenen başvuruda, gerekçeli karar tebliğ edilmedengönderilen dosyada başvurucu aleyhine Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kararverilmesi nedeniyle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan savunmaiçin gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının ihlal edildiği sonucunavarılmıştır. Dolayısıyla ihlalin ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararınınsanığa tebliği sağlanmadan itiraz talebini değerlendiren Ağır Ceza Mahkemesikararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
38. Bu durumda savunma için gerekli zaman ve kolaylıklarasahip olma hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yenidenyargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılamaise bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50.maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş yeniden yargılamakararı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenlerigideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesindenibarettir. Bu sebeple başvurucuya gerekçeli kararı tebliğ edip gerekçeli itirazdilekçesi hazırlaması için belli bir süre tanınması ve sonrasında dosyayıyeniden itiraz incelemesi yapılması amacıyla Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinegönderilmek üzere Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesine (E.2018/485, K.2018/620)gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
39. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.894,70 TL yargılama giderininbaşvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olmahakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adilyargılanma hakkı kapsamındaki savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahipolma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkıkapsamındaki savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkınınihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden itiraz incelemesininyapılması amacıyla Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Ankara 5.Asliye Ceza Mahkemesine (E.2018/485, K.2018/620) GÖNDERİLMESİNE,
D. 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden oluşantoplam 3.894,70 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucununHazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içindeyapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihtenödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 28/1/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.