TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
M.Ö. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2017/34584)
Karar Tarihi: 22/3/2018
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Recep KÖMÜRCÜ
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
Recai AKYEL
Raportör Yrd.
:
Fatih ALKAN
Başvurucu
:
M.Ö.
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, bir kısım mahpusun açık görüş hakkının iki ayda birolacak şekilde sınırlandırılması nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlaledildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 8/9/2017 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü sunmuştur.
6. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyandabulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
8. Türkiye 15 Temmuz 2016 gecesi silahlı bir darbe teşebbüsüylekarşı karşıya kalmış ve Bakanlar Kurulu tarafından ülke genelinde 21/7/2016tarihinden itibaren doksan gün süreyle olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesinekarar verilmiştir. Üç aylık sürelerle uzatılan OHAL süreci devam etmektedir.Darbe teşebbüsüne ilişkin süreç, OHAL ilanı, OHAL döneminin gerektirdiğitedbirlere ilişkin detaylı açıklamalar Anayasa Mahkemesinin Aydın Yavuz ve diğerleri (B. No:2016/22169, 20/06/2017, §§ 12-20, 47-66) kararında yer almaktadır.
9. Eski Yargıtay üyesi olan başvurucu, 15 Temmuz 2016 tarihli darbeteşebbüsü sonrasında terör örgütü (FETÖ/PDY, FetullahçıTerör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması) üyesi olduğu gerekçesiyle Ankara 1.Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/7/2016 tarihli kararıyla tutuklanarak Sincan T TipiKapalı Ceza İnfaz Kurumuna konulmuştur.
10. Başvurucu 8/10/2016 tarihinde Silivri 8 No.lu L Tipi KapalıCeza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) nakledilmiştir.
11. Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunca farklıtarihlerde verilen kararlarda, 17/6/2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların ZiyaretEdilmeleri Hakkında Yönetmelik'in (Ziyaret Yönetmeliği) 5. maddesinin (e) bendigereğince başvurucunun iki ayda bir olacak şekilde açık görüş hakkındanyararlanabileceği belirtilmiştir.
12. Başvurucu "Açık görüş hakkının iki ayda bir yaptırılmaksuretiyle kısıtlanması" konulu şikâyet dilekçesini ilgili İnfazHâkimliğine gönderilmek üzere söz konusu Ceza İnfaz Kurumuna 14/6/2017tarihinde sunmuştur. Dilekçesinde başvurucu, diğer tutukluların ayda bir kez açıkgörüş hakkını kullanabilmelerine rağmen kendisinin iki ayda bir kez açık görüşhakkından yararlandırıldığını iddia etmiştir. Başvurucu, açık görüş hakkınıniki ayda bir kez verilmesi şeklindeki istisnai uygulamanın olağanüstü hâlkoşulları altında getirilmesine ve Ceza İnfaz Kurumu kurallarına uygun şekildedavranmasına rağmen söz konusu uygulamanın kural hâline getirildiğini ilerisürmüştür. Ayrıca başvurucu, farklı ceza infaz kurumlarında kendisiyle aynısuçlamayla tutuklu bulunan kişilere bu hakkın ayda bir kez tanındığınıbelirtmiştir. Başvurucu, iki ayda bir değil ayda bir kez olacak şekilde açıkgörüş hakkından yararlandırılması talebinde bulunmuştur.
13. Silivri 2. İnfaz Hâkimliğinin (İnfaz Hâkimliği) 23/6/2017tarihli kararıyla şikâyetin reddine karar verilmiştir. Kararda, ZiyaretYönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince açık görüşplanlaması yapma yetkisinin idare ve gözlem kurullarında olduğu, ilgili İdareve Gözlem Kurulunun takdir hakkını kullanmasında usul ve yasaya bir uygunsuzluktespit edilemediği belirtilmiştir.
14. Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 27/7/2017 tarihli kararıyla,İnfaz Hâkimliği kararının gerekçesi yerinde görülerek anılan karara yapılanitiraz reddedilmiştir.
15. Nihai karar 21/8/2017 tarihinde başvurucuya tebliğedilmiştir.
16. Başvurucu 8/9/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
17. Anayasa Mahkemesinin 20/2/2018 tarihli müzekkeresiyle,başvurucunun tutuklu kaldığı süre boyunca aile fertleriyle yaptığı tümgörüşlerin sıklığına, usulüne ve süresine ilişkin bilgi ve belgeler ilgili Cezaİnfaz Kurumundan talep edilmiştir. 22/2/2018 tarihli cevap yazısında, normalkapasitesi 1.746 kişi olan Ceza İnfaz Kurumunda bulunan tutuklu ve hükümlüsayısının 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsünden sonra kapasitenin üzerineçıktığı, sayının 2.189 kişiye kadar ulaştığı belirtilmiştir. Cevapta, infazkoruma personelinin sayısının azaldığı ifade edilmiştir. Cevap yazısında, Cezaİnfaz Kurumuna 8/10/2016 tarihinde nakledilen başvurucunun söz konusu tarihten itibarenaile fertleriyle (eşi, iki çocuğu, annesi, kardeşleri ve kayınbabası) on üç kezaçık ve kırk iki kez kapalı görüş yaptığı ifade edilmiştir. Buna göre başvurucu28/10/2016, 30/12/2016, 24/2/2017, 28/4/2017, 19/5/2017, 30/6/2017, 28/8/2017,3/9/2017, 29/9/2017, 27/10/2017, 1/12/2017, 29/12/2017 ve 26/1/2018tarihlerinde açık; 14/10/2016, 21/10/2016, 4/11/2016, 11/11/2016, 18/11/2016,25/11/2016, 2/12/2016, 9/12/2016, 16/12/2016, 6/1/2017, 13/1/2017, 20/1/2017,27/1/2017, 3/2/2017, 10/2/2017, 3/3/2017, 17/3/2017, 24/3/2017, 7/4/2017,14/4/2017, 5/5/2017, 2/6/2017, 9/6/2017, 16/6/2017, 23/6/2017, 7/7/2017,14/7/2017, 11/8/2017, 18/8/2017, 1/9/2017, 15/2017, 6/10/2017, 13/10/2017,10/11/2017, 17/11/2017, 24/11/2017, 15/12/2017, 22/12/2017, 5/1/2018, 19/1/2018,2/2/2018 ve 16/2/2018 tarihlerinde kapalı görüş hakkından yararlandırılmıştır.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
18. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve GüvenlikTedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Hükümlüyüziyaret" kenar başlıklı 83. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
"(1) Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluylaeşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımıtarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâllerdışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazlaüç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere çalışmasaatleri içinde ziyaret edilebilir. ...
.."(1) Hükümlü, belgelendirilmesikoşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veyakayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunluhâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği enfazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere çalışmasaatleri içinde ziyaret edilebilir...
..
(3) Görüşler, koşul ve süreleri AdaletBakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimdeyaptırılır."
19. 5275 sayılı Kanun'un "Tutukluların hakları" kenarbaşlıklı 114. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
"(2) Soruşturma ve kovuşturma evrelerindetutuklular, kurumun bu husustaki genel düzenine uymak suretiyle ziyaretçi kabuledebilirler. Ancak soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturmaevresinde hâkim veya mahkeme, soruşturmanın veya davanın selameti bakımındantutuklunun ziyaretçi kabulünü yasaklayabilir veya bu hususta kısıtlamalarkoyabilir."
20. 5275 sayılı Kanun’un "Tutuklularınyükümlülükleri" kenar başlıklı 116. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
(1) Bu Kanunun; yüksek güvenlikli kapalı cezainfaz kurumları,...ziyaret, yabancı hükümlüleri ziyaret, ziyaret ve görüşlerdeuygulanacak esaslar, beden eğitimi, kütüphane ve kurslardan yararlanmakonularında 9, 16, 21, 22, 26 ilâ 28, 34 ilâ 53, 55 ilâ 62, 66 ilâ 76 ve 78 ila88 inci maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşırnitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir."
21. 22/7/2016 tarihli ve 23/7/2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılıOlağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun HükmündeKararname'nin (OHAL KHK'sı) "Soruşturmave kovuşturma işlemleri" kenar başlıklı 6. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (e) bendi şöyledir:
"e) Tutuklu olanlar, belgelendirilmesi koşuluyla sadece eşi,ikinci dereceye kadar kan ve birinci derece kayın hısımları ile vasisi veyakayyımı tarafından ziyaret edilebilir. Adalet Bakanlığı ile Cumhuriyetbaşsavcılığının yetkileri saklıdır. Tutuklular telefonla haberleşme hakkındanancak onbeş günde bir ve bu bentte sayılan kişilerlesınırlı olarak on dakikayı geçmemek üzere faydalanabilirler."
22. 17/6/2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret EdilmeleriHakkında Yönetmelik'in (Ziyaret Yönetmeliği) "Temelilkeler" kenar başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının olaytarihinde yürürlükte olan (d) bendi şöyledir:
"(d) Hükümlü ve tutuklular, buYönetmelikte belirtilen yakınları ile haftada bir kez olacak şekilde, üçükapalı biri açık görüş olmak üzere ayda dört kez görüşme yapabilir."
23. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Temelilkeler" kenar başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının13/9/2017 tarihli ve 30179 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren (d) bendi şöyledir:
"(d) Kurum idaresinin uygun göreceği birhafta açık görüş, ayın diğer haftaları kapalı görüş olmak üzere, hükümlü vetutuklular bu Yönetmelikte belirtilen yakınları ile haftada bir kez olacakşekilde görüşme yapabilir."
24. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Temelİlkeler" kenar başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasına eklenenve 18/8/2016 tarihli ve 29805 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren (e) bendi şöyledir:
"(e) Kurum mevcudu, güvenliği ve düzenidikkate alınmak suretiyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunununİkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümündetanımlanan suçlar, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunukapsamına giren suçlardan, hükümlü ve tutuklular için ceza infaz kurumlarındakiaçık görüşler idare ve gözlem kurulu kararıyla iki ayda biryaptırılabilir."
25. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Ziyaretgün ve saatleri" kenar başlıklı 10. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
"Ziyaret günleri ve saatleri ile birhükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısı, kurumun fiziki yapısı vekapasitesi dikkate alınarak, kurumca belirlenir. ..."
26. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Açıkgörüş" kenar başlıklı 13. maddesi şöyledir:
"Açık görüş, hükümlü ve tutuklular ileziyaretçilerinin maddi temasına imkan verecek şekilde, konuşulanların hazırbulunan görevli tarafından işitilebildiği ve izlenebildiği, ceza infazkurumunun bu iş için tahsis edilmiş özel bölümünde yapılan ziyaret vegörüşmelerdir."
27. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Bayramlardave özel günlerde açık görüş" kenar başlıklı 15. maddesininilgili kısımları şöyledir:
"Hükümlü ve tutuklular, Bakanlıkça uygungörülen, dinî ve milli bayramlar ile özel günlere mahsus olmak üzere,belirlenen tarihlerde, anne, baba, eş, çocuk, torun, büyükanne, büyükbaba vekardeşleriyle açık görüş yapabilir.
Bakanlıkça belirlenen yakınları olmayanhükümlü ve tutuklular, üçüncü dereceye kadar olan akrabalarından en çok üçkişiyle görüşebilirler. ..
Bu ziyaretin, aynı haftada yapılacak kapalıgörüş ile çakışması halinde açık görüş yaptırılır..."
28. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Açıkgörüş yapılacak yer" kenar başlıklı 16. maddesi şöyledir:
"Açık görüşler, ceza infaz kurumunun oda ve eklentileri dışında,bu iş için ayrılmış özel bölümünde, bulunmadığı takdirde, ceza infaz kurumumüdürünün uygun göreceği yerde yaptırılır."
29. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Görüşsüresi ve saatleri" kenar başlıklı 17. maddesi şöyledir:
"Açık ziyaretler, bir saatten fazla olmamak kaydıyla 09.00 - 17.00saatleri arasında yaptırılır. Ziyaret süresi, görüşmenin fiilen başladığı andanitibaren işler."
30. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Açıkgörüşe ilişkin diğer konular" kenar başlıklı 18. maddesininilgili kısımları şöyledir:
"Hükümlü ve tutuklu sayısının, verilenaçık görüş günü sayısına bölünmesi suretiyle, görüş gününe kadar gruplaroluşturulur, her grubun görüş günü ve saatleri, ailelerine bildirilmek üzere,hükümlü ve tutuklulara tebliğ edilir ve hazırlanan program ayrıca koğuşlara veziyaretçilerin görebileceği uygun yerlere asılır.
Belirtilen gün ve saatler dışında görüş yaptırılmaz,...
Her grubun açık görüşü bittikten sonra, görüşyerinde bulunan hükümlü ve tutuklular, görevliler nezaretinde dikkatli birşekilde arandıktan sonra koğuş veya odalarına götürülerek burada sayılır.Kimlikleri, fotoğraflı belgelerle kontrol edilir, grup mevcudunun tam olduğununanlaşılması üzerine, ziyaretçilerin kurum dışına çıkmasına izin verilir.
Açık görüşlerde, görüş mahallinde yeteri kadardış güvenlik görevlisi gözlemci olarak bulundurulur.
..."
B. Uluslararası Hukuk
31. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Özel ve aile hayatına saygı hakkıÖzelve aile hayatına saygı hakkı" kenar başlıklı 8. maddesişöyledir:
"(1) Herkes özel ve aile hayatına,konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
(2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamumakamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik birtoplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzeninkorunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarınınhak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda sözkonusu olabilir."
32. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre özel hayat,özel bir sosyal hayat sürdürmeyi yani kişinin sosyal kimliğini geliştirme hakkıanlamında bir “özel hayatı” güvence altına almaktadır. Bu yönü ile birliktedeğerlendirildiğinde bahsi geçen hak, ilişki kurmak ve geliştirmek üzereçevresinde bulunanlarla temas kurma hakkını da içermektedir (Özpınar/Türkiye, B. No: 20999/04, 19/10/2010, §45; Oleksandr Volkov/Ukrayna,B. No: 21722/11, 9/1/2013, §§ 165-167; Niemietz/Almanya, B. No: 13710/88, 16/12/1992, § 29).
33. AİHM'e göre hükümlü ve tutuklularSözleşme kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olaraksahiptirler (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2), B. No:74025/01, 6/10/2005, § 69).
34. AİHM'e göre, suçun mahiyeti haklıgösteriyorsa bir tutuklunun özel bir hapishane rejimine veya sınırlayıcıziyaret düzenlemelerine tabi tutulması onun Sözleşme'nin 8. maddesikapsamındaki hakkına müdahale teşkil eder ancak kendiliğinden bu hakkın ihlalianlamına gelmez. (Vlasov/Rusya, B. No: 78146/01, 12/6/2008, §123).
35. AİHM, ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucuolarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi güvenliğin ve düzeninkorunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumundamahkûmların sahip olduğu haklara sınırlama getirilebileceğini kabul etmiştir.Ancak bu durumda dahi hükümlü ve tutukluların haklarına yönelik herhangi birsınırlama makul ve ölçülü olmalıdır (Silverve diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 5947/72 ..., 25/3/1983, §§99-105).
36. AİHM'e göre hükümlü vetutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumuidaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devamettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır (Messina/İtalya (No. 2),B. No: 25498/94, 28/9/2000, § 61; Ouinas/Fransa (k.k.), B. No: 13756/88, 12/3/1990; Kučera/Slovakya, B. No: 48666/99, 17/7/2007, §127). Bu hakka getirilen sınırlamalar, suç ve düzensizliğin önlenmesi içingüvenlik nedeniyle uygulamaya konulmuş olsa da haklı bir gerekçeye dayanmalıdır(Gülmez/Türkiye, 16330/02,20/5/2008, § 46).
37. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere AvrupaCezaevleri Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı tavsiye kararlarının hükümlüve tutukluların dış dünya ile ilişkilerine dair kısmı şöyledir:
"Dış Dünya ile İlişki
24.1. Mahpusların mümkün olabilen sıklıktamektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerleve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerinmahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.
24. 2 Devam etmekte olan bir cezasoruşturması, emniyet, güvenlik ve düzeninin muhafaza edilmesi, suçişlenmesinin önlenmesi ve suç mağdurunun korunması için gerekli görülmesihalinde, haberleşme ve ziyaretlere kısıtlamalar konabilir ve izlenebilir. Ancakadli bir merci tarafından konulan özel kısıtlamalar da dahil olmak üzere, butür kısıtlamalar yine de kabul edilebilir asgari bir iletişime izin vermelidir.
24.3. Ulusal hukuk, mahpuslarla iletişimkurması kısıtlanamayacak olan ulusal ve uluslararası kuruluşlarıbelirlemelidir,
24.4. Ziyaretler için yapılan düzenlemeler,mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerineve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.
24.5. Cezaevi yetkilileri, dış dünyaylayeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bununiçin onlara uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar. ..."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
38. Mahkemenin 22/3/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü
39. Başvurucu, terör örgütü üyesi olduğu gerekçesiyletutuklandığı 20/7/2016 tarihinden bireysel başvuruda bulunduğu 8/9/2017tarihine kadar geçen sürede iki ayda bir olacak şekilde açık görüş hakkındanyararlandırıldığını, bu kapsamda 16/9/2016, 28/10/2016, 30/12/2016, 24/2/2017,28/4/2017 ve 19/5/2017 tarihlerinde olmak üzere altı kez yakınlarıyla açıkgörüş yapabildiğini belirtmiştir. Başvurucu, bu görüşlerden dördünün dinî vemillî bayramlarda yapacağı açık görüşlerle hukuka aykırı şekildebirleştirildiğini, yalnızca iki açık görüşünü periyodik olarak yapabildiğini,oysa aynı dönemde uyuşturucu ticareti yapma suçlamasıyla tutuklu olan birininözel günler dışında periyodik olarak on kez açık görüş hakkındanyararlandırıldığını ileri sürmüştür. Başvurucu, OHAL koşulları altında ZiyaretYönetmeliği'nin 5. maddesinde yapılan değişiklikle açık görüş hakkının sınırlandırılmasınınkanunilik koşulunu taşımadığını, meşru amacının bulunmadığını ve demokratiktoplumda gerekli olmadığını belirterek aile hayatına saygı hakkının ihlaledildiğini iddia etmiştir. Başvurucu, tutuklu olması nedeniyle başvuru harç vegiderlerini ödeyecek gelirinin bulunmadığını belirterek adli yardımdanfaydalandırılma talebinde bulunmuştur. Başvurucu ayrıca, kimliğinin kamuya açıkbelgelerde gizli tutulmasını talep etmiştir.
40. Bakanlık görüşünde, OHAL ilanı ve bu kapsamda alınantedbirlere ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Görüşte, Sözleşme'nin 15.maddesine istinaden hazırlanan derogasyonun 21/7/2016tarihinde Avrupa Konseyi Genel Sekreterliğine bildirildiği belirtilmiştir.Görüş yazısında, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsü sonrasında ceza infazkurumlarında tutuklu ve hükümlü sayısının arttığı, ceza infaz memuru sayısınınise azaldığı ifade edilmiştir. Görüşte, ilgili Yönetmelikte yapılandeğişiklikle bazı suçlar yönünden açık görüşün iki ayda bir olacak şekildeyaptırılabilmesine ilişkin olarak ceza infaz kurumlarına takdir hakkı tanındığıancak bu düzenlemenin emredici nitelikte olmadığı belirtilmiştir. Görüşyazısında, başvurucunun tutuklu bulunduğu süre boyunca sekizi periyodik, beşiözel günlerde verilen izinle olmak üzere on üç kez yakınlarıyla açık şekildegörüştürüldüğü vurgulanmıştır. Görüş yazısında; ceza infaz kurumlarınıngüvenliği, düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi ile aile hayatına saygıgösterilmesi hakkı arasında adil bir dengenin sağlandığı şeklindedeğerlendirmelere yer verilmiştir.
41. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında OHAL koşullarıve 21/7/2016 tarihli derogasyon gerekçe gösterilerek Sözleşme'den kaynaklanan yükümlülüklerin gözardı edilemeyeceğini belirtmiştir. Başvurucu, açık görüşhakkının kısıtlanması şeklindeki müdahalenin kamu düzeni ve güvenliğinsağlanması ile suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla bir ilgisinin bulunmadığınıifade etmiştir. Başvurucu, uygulamanın keyfî ve hukuka aykırı olduğunuvurgulayarak başvuru dilekçesindeki beyanlarını tekrar etmiştir.
B. Değerlendirme
1. Adli Yardım TalebiYönünden
42. Anayasa Mahkemesinin MehmetŞerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013, §§ 22-27) kararındabelirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizinyargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucununaçıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesigerekir.
2. Kabul EdilebilirlikYönünden
43. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa'nın20. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Herkes ... aile hayatına saygıgösterilmesini isteme hakkına sahiptir. ... aile hayatının gizliliğinedokunulamaz."
44. Anayasa’nın 41. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
“Aile, Türk toplumunun temelidir ...
Devlet, ailenin huzur ve refahı ... içingerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.
Her çocuk, ... yüksek yararına açıkça aykırıolmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürmehakkına sahiptir...”
45. Aile hayatına saygı hakkı, Anayasa’nın 20. maddesininbirinci fıkrasında güvence altına alınmıştır. Madde gerekçesi de dikkatealındığında resmî makamların özel hayata ve aile hayatına müdahale edememesi ilekişinin ferdî ve aile hayatını kendi anladığı gibi düzenleyip yaşayabilmesigereğine işaret edildiği görülmekte olup söz konusu düzenleme, Sözleşme’nin 8.maddesi çerçevesinde korunan aile hayatına saygı hakkının Anayasa’dakikarşılığını oluşturmaktadır. Ayrıca Anayasa’nın 41. maddesinin -Anayasa’nınbütünselliği ilkesi gereği- özellikle aile hayatına saygı hakkına ilişkinpozitif yükümlülüklerin değerlendirilmesi bağlamında dikkate alınması gerektiğiaçıktır (Murat Atılgan, B. No:2013/9047, 7/5/2015, § 22; Marcus Frank Cerny[GK], B. No: 2013/5126, 2/7/2015, § 36).
46. Anayasa'nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutuklularınözel ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz kurumundatutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Öte yandan hükümlü vetutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumuidaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devamettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır. Nitekim Avrupa KonseyiBakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevleri Kuralları Hakkında REC(2006) 2 sayılı tavsiye kararlarında da hükümlü ve tutukluların aileleri, başkakişiler ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileri tarafından ziyaret edilmelerineizin verilmesi gerektiği belirtilmiştir (MehmetZahit Şahin, B. No: 2013/4708, 20/4/2016, § 36). Söz konusu tavsiyekararında, koşulların oluşması ve gerekli görülmesi hâlinde ziyaretlerekısıtlamalar konulabileceği ancak bu tür kısıtlamaların kabul edilebilir asgaribir iletişime imkân tanıyacak nitelikte olması gerektiği ifade edilmiştir.
47. Bununla beraber bu yükümlülük yerine getirilirken ceza infazkurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal sonuçlarının gözetilmesigerekmektedir. Bu bağlamda kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi ile özelhayata ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı arasında adil bir dengekurulmalıdır. Ancak ceza infaz kurumunda bulunmanın doğal sonucu olarakidarenin tutuklu ve hükümlülerin özel ve aile hayatına müdahale konusundatakdir yetkisinin daha geniş olduğu gözetilmelidir (Mehmet Koray Eryaşa, B. No:2013/6693, 16/4/2015, § 89; Mehmet ZahitŞahin, § 37).
48. Öncelikle belirtilmelidir ki somut olayda başvurucu, ailefertleriyle görüştürülmesinin engellendiğine ilişkin herhangi bir iddiadabulunmamaktadır. Başvurucunun şikâyeti, açık görüş hakkının iki ayda bir olacakşekilde belirlenmesi nedeniyle ailesini daha sık göremediği iddiasınadayanmaktadır.
49. Belirli suçlardan hükümlü ve tutuklular için açık görüşhakkının İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla sınırlandırılması aile hayatınasaygı hakkına müdahale oluşturmaktadır.
50. Anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilenkoşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 20. maddesini ihlaledecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen vesomut başvuruya uygun düşen kanun tarafından öngörülme, meşru amaç taşıma,demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülük ilkesine aykırıolmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
51. 5275 sayılı Kanun'un 83. maddesinde, görüşlere ilişkin koşulve sürelerin Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere ikibiçimde yaptırılacağı; 114. maddesinde de soruşturma ve kovuşturma evrelerindetutukluların kurumun bu husustaki genel düzenine uymak suretiyle ziyaretçikabul edebilecekleri düzenlenmiştir. 5275 sayılı Kanun'un 83. maddesinedayanılarak çıkarılan Ziyaret Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının(e) bendinde,5237 sayılı Kanun'da tanımlanan bir kısım suç ile 12/4/1991 tarihlive 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun kapsamına giren suçlardan hükümlü vetutuklular için ceza infaz kurumlarındaki açık görüşlerin idare ve gözlemkurulu kararıyla iki ayda bir yaptırılabileceği hüküm altına alınmıştır. Bunagöre 3713 sayılı Kanun kapsamındaki suçlardan tutuklu olan başvurucuya anılanyasal düzenlemelerin uygulandığı ve bu düzenlemelerin “kanunla sınırlama”koşulunu karşıladığı sonucuna varılmıştır.
52. İsnat edilen suçların ağırlığına göre tutuklu ve hükümlüleretanınan birtakım hak ve imkanların farklılaşması doğaldır. 3713 sayılı Kanunkapsamına giren suçların ağırlığı, devam eden OHAL koşulları, Ceza İnfazKurumunun mevcudu ile personel sayısı dikkate alındığında kamu düzenini veKurum güvenliğini sağlama amacıyla bir kısım suçtan tutuklu ve hükümlü olanlariçin açık görüş hakkının sınırlandırılmasının meşru amaç taşıma koşulunukarşıladığı değerlendirilmiştir.
53. Hükümlü ve tutukluların temel haklarına yapılan müdahaleleregerekçe olarak gösterilebilecek makul nedenlerin somut olayın tüm koşullarıçerçevesi dâhilinde olaya özgü olgu ve bilgilerle gerekçelendirilmesigerekmektedir. Bunun yanı sıra yapılacak değerlendirmede kişinin itham edildiğisuçun ve tutuklama sebeplerinin de dikkate alınması gerekmektedir (Mehmet Zahit Şahin, § 63). Bu bağlamdabaşvuru konusu olay bakımından yapılacak değerlendirmelerin temel ekseni,müdahaleye neden olan idari makamlar ve derece mahkemelerinin, kararlarındadayandıkları gerekçelerin aile hayatına saygı hakkının kısıtlaması bakımından“demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk” ve “ölçülülük" ilkesineuygun olduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyup koyamadığı olacaktır (Mehmet Zahit Şahin, § 64; Ahmet Temiz, B.No:2013/1822, 20/5/2015, §68).
54. Terör örgütü üyeliği suçlamasıyla tutuklu olan başvurucu, 667sayılı OHAL KHK'sının 6. maddesinde tahdidi olarak sayılan aile fertleri (eşi,ikinci dereceye kadar kan ve birinci derece kayın hısımları) ile mevzuattaaçıkça öngörülen koşullarda görüşebilmektedir. Başvuruda bunun aksine herhangibir iddia ve tespit bulunmamaktadır. Başvurucu bu görüşmelerini -sıklığıönceden belirlenen aralıklarda- kapalı ya da açık şekilde yapabilmektedir.
55. Ziyaret Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (e)bendinde 18/8/2016 tarihinde yapılan değişik gereğince devletin güvenliğinekarşı, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı, millî savunmaya karşı,devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk ile 3713 sayılı Kanun kapsamında olansuçlardan tutuklu olanlar için ceza infaz kurumlarındaki açık görüşlerin idareve gözlem kurulu kararıyla iki ayda bir yaptırılabilmektedir. Söz konususınırlama yalnızca açık görüş hakkına yöneliktir. Kapalı şekilde ailefertleriyle yapılacak görüşmelere yönelik bir sınırlama söz konusu değildir.Kapalı görüş hakkının sınırlandırıldığına ilişkin bir iddiası bulunmayanbaşvurucunun tutuklu olduğu süre boyunca kırk iki kez kapalı ve on üç kez açıkgörüş yaptığı görülmektedir (bkz. § 17). Başvurucunun bu görüşlerde eşi, ikiçocuğu, annesi, kardeşleri ve kayınbabası ile görüşebildiği, dolayısıyla ailefertleriyle doğrudan temasını sürdürme imkânından yararlandığı anlaşılmaktadır.
56. Ziyaret Yönetmeliği'nin 10. maddesinde de ziyaret günleri vesaatleri ile hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısının -kurumunfiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak- ilgili Ceza İnfaz Kurumuncabelirleneceği düzenlenmektedir. 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsündensonra ortaya çıkan OHAL koşulları ile tutuklu sayısı hızla artış göstermesinerağmen personel sayısının azalması nedeniyle ceza infaz kurumlarında güvenlikönlemlerinin artırılması hususunda oluşan acil ihtiyaç dikkate alındığındaisnat edilen suçların ağırlığı gözönüne alınaraktutuklular hakkında getirilen birtakım sınırlamalar demokratik toplum düzeniningereklerine uygunluk koşuluna aykırılık oluşturmamaktadır. Ayrıca 3713 sayılıKanun kapsamında tutuklanan başvurucunun görüşme hakkını ortadan kaldırmayacakve yakınlarıyla temasını sürdürecek şekilde bu tür bir sınırlamaya muhatapkılınmasının makul olduğu değerlendirilmektedir.
57. Tüm bu hususlar gözönünealındığında OHAL koşullarının gerektirdiği kamu düzeninin korunması ihtiyacı veKurum güvenliğini sağlama amacı doğrultusunda -isnat edilen suçun ağırlığı dadikkate alınarak- başvurucunun aile fertleriyle olan ilişkisinin sürdürülmesiniengellemeyen açık görüş hakkının sınırlandırılması şeklindeki söz konusumüdahalede kamu makamları tarafından güdülen meşru amaç ile başvurucununbireysel yararı arasında adil bir dengenin kurulduğu, demokratik toplumdagerekli olan müdahalenin ulaşılmak istenen amaçla ölçülü olduğu sonucunavarılmıştır.
58. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralıfıkrasına göre Anayasa Mahkemesince açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabuledilemez olduğuna karar verilebilir. Başvurucunun ihlal iddialarınıtemellendiremediği, iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi gerekenhususlara ilişkin olduğu, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veyamüdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlamaşikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).
59. Açıklanan gerekçelerle bir ihlalin bulunmadığı açık olanbaşvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizlitutulması talebinin KABULÜNE,
C. Başvurunun açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
D. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesimağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemektenTAMAMEN MUAF TUTULMASINA 22/3/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.