TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
M.P.B. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/19357)
Karar Tarihi: 11/12/2018
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör
:
Hüseyin KAYA
Başvurucu
:
M.P.B.
Vekili
:
Av. Şerif Özgür URFA
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, kolluk görevlilerince haksız olarak gözaltına alınmave gerekli olmadığı hâlde gözaltında çıplak aramaya tabi tutulma nedenleriylekişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal edildiğiiddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 11/12/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.
7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyandabulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
9. Başvurucu 10/8/1977 doğumlu olup Kadıköy semtinde mukimdir.Başvurucu, 11/9/2013 tarihinde Kadıköy semtinde meydana gelen toplumsal birolaya karıştığı, 6/10/1983 ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri YürüyüşleriKanunu'na muhalefet ettiği gerekçesiyle aynı gün Cumhuriyet savcısının sözlütalimatıyla kolluk kuvveti tarafından gözaltına alınmıştır.
10. Başvurucu, hakkındaki gözaltı kararı kapsamında 11/9/2013tarihinde Kadıköy İskele Polis Merkezine (Polis Merkezi) götürülmüştür. Gözaltıkararı kapsamında bir gün nezarethanede kalan başvurucu 12/9/2013 tarihindeCumhuriyet savcısının sözlü talimatıyla serbest bırakılmıştır.
11. Başvurucu, toplumsal bir olaya karışmadığı hâlde haksızolarak gözaltına alındığı, kolluk görevlilerince orantısız güç kullanımı sonucuayağından yaralandığı ve gerekli olmadığı hâlde Polis Merkezinde çıplak aramayatabi tutulduğu şikâyetiyle ilgili kolluk görevlilerinin tespiti vecezalandırılması için kamu davası açılması talebiyle 12/3/2014 tarihindeİstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına (Cumhuriyet Başsavcılığı) suçduyurusunda bulunmuştur.
12. Cumhuriyet Başsavcılığı başvurucunun yaptığı suçduyurusundan önce açılan ve devam eden bir soruşturmada başvurucunun kollukgörevlileri tarafından kasten yaralanması iddiası ile ilgili olarak yeterlidelil elde edilemediği gerekçesiyle 20/2/2014 tarihinde kovuşturmaya yerolmadığına karar vermiştir. Başvurucunun bu karar ile ilgili olarak herhangibir şikâyeti başvuru formu veya eklerinde bildirilmemiştir.
13. Başvurucunun 12/3/2014 tarihinde yapmış olduğu suçduyurusuna ilişkin olarak ise Cumhuriyet Başsavcılığınca aynı tarihte adlisoruşturma açılmış ve 8/4/2014 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararıverilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...
Müştekinin [Başvurucu] şikayetine konu11.09.2013 tarihli olaylara ilişkinolarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın2013/164620soruşturmadosyasından yapılansoruşturmada: olay günü AltıyolMeydanı'nda yaklaşık 6.000 kişinin katıldığı izinsiz gösteri ve yürüyüşsırasında bir çok işyeri ve Kamu malının tahripedildiği,polise taşlı, molotoflumukavemetgösterildiği, buolaylar sonucu olarak polisin göstericilere müdahale ettiği ve işlendiği iddiaolunan suçlarınkasten veya ihmalenişlendiğine dair dava açmaya yeterli kanıt ve emarebulunmadığından bahislekovuşturmayayer olmadığına dair kararverildiği görülmüş olup;
Müştekinin de bu soruşturmada müştekiolduğu, aynı tarihte cereyan eden olay ile ilgili olarakişlendiği iddia olunan suçlara ilişkin kovuşturmayayer olmadığına dair karar verilmiş olup, bu karara karşıitirazyoluna gidilip gidilmediğinin belli olmadığı, ayrıca aynı konu ile ilgiliolarak aynı müştekiye yönelik işlendiği iddia olunan eylemde kovuşturmaya yerolmadığına dair kararkararınortadan kaldırarak yenibir soruşturma açmayı gerektirir yeni delil ve emarenin bulunmadığıtümsoruşturmaevrakındın anlaşılmakla
..."
14. Başvurucu, hukuka aykırı olduğunu iddia ettiği çıplak aramaeylemi hakkında karar verilmediği gerekçesiyle anılan kovuşturmaya yer olmadığıkararına itiraz etmiş ve itiraza bakan İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi5/6/2014 tarihli kararı ile itirazı kabul ederek kovuşturmaya yer olmadığınadair kararı kaldırmıştır. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...
İncelenen soruşturma evrakına göre, İstanbulAnadolu Cumhuriyet Başasavcılığı 08/04/2014 tarih,2014/49240 soruşturma, 2014/55987 karar no sayılıkararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara itirazedilmesi üzerine mahkememizce yapılan incelemede İstanbul Anadolu C.Başsavcılığının 2013/164620 nolu soruşturma evrakınınonaylı bir örneğinin soruşturma evrakının içerisine getirtilmediği yine şikayetdilekçesinde Kadıköy İskele Polis Karakolu görevlileri hakkında şikayettebulunulmasına rağmen iddia edilen olay tarihinde anılan karakolda görev yapangörevlilerin tespit edilerek gerekirse yüzleştirme yapılıp sonucuna göre kararverilmesi gerekirken, soruşturmanın eksik yapıldığıvebu eksikliğin sulh ceza hakimi görevlendirilerek giderilebilecek eksikliklerdengörülmediğinden öncelikle belirtilen eksikliklerin ikmali için
..."
15. Anılan karardan sonra soruşturmaya devam eden CumhuriyetBaşsavcılığı 26/6/2014 tarihinde İstanbul Valiliğine yazdığı müzekkereyle şikâyetedilen kolluk görevlileri hakkında adli soruşturma yapılabilmesi maksadıyla2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu GörevlilerininYargılanması Hakkında Kanun uyarınca izin talebinde bulunmuştur.
16. İstanbul Valiliğince 4/8/2014 tarihinde 4483 sayılı Kanunuyarınca ilgililer hakkında adli soruşturma açılmasına izin verilipverilmeyeceğiyle ilgili olarak idari ön inceleme başlatıldığı CumhuriyetBaşsavcılığına bildirilmiştir.
17. Kadıköy Kaymakamlığınca (Kaymakamlık) atanan muhakkiktarafından yapılan ön inceleme sonucunda düzenlenen raporda; başvurucununaranması işlemini gerçekleştiren polis memurunun mevzuata uygun davrandığı, bunedenle hakkında soruşturma izni verilmemesi gerektiği değerlendirmesiyapılmıştır. Kaymakamlık söz konusu ön inceleme raporu doğrultusunda soruşturmaizni verilmemesine 13/10/2014 tarihinde karar vermiştir.
18. Soruşturma izni verilmemesi kararına CumhuriyetBaşsavcılığınca itiraz edilmezken başvurucu tarafından itiraz edilmiştir.
19. Başvurucunun yaptığı itiraz sonrası İstanbul Bölge İdareMahkemesi Birinci Kurulunca (Bölge İdare Mahkemesi) 20/11/2014 tarihindeitirazın reddine karar verilmiştir. Söz konusu karar taraflara tebliğ edilmesiiçin Kaymakamlığa gönderilmiştir. Kararın başvurucuya tebliğ edilmediği,Anayasa Mahkemesince 20/9/2018 tarihinde Kaymakamlığa yazılan müzekkereyeverilen 9/10/2018 tarihli cevap yazısından anlaşılmaktadır. Bölge İdareMahkemesi kararının ilgili kısmı şöyledir:
"...
Polis Merkezi içerisinde usulsüz aramaya tabitutulduğu, haksız işlere maruz kaldığı iddiaları üzerine yapılan ön incelemesonucunda, hazırlık soruşturması yapılmasına yeterli bilgi ve belgenin dosyamuhteviyatı itibariyle mevcut olmadığı anlaşıldığından itirazın reddine,soruşturma izni verilmemesine iliskin kararınMahkememizce yöntem ve yasaya uygun bulunması nedeniyle onanmasına, dosyanınKadıköy Kaymakamlığı'na gönderilmesine,kararın Kadıköy Kaymakamlığı tarafından ilgililere tebliğine 20/11/2014tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi."
20. Soruşturma izni verilmemesi kararına yapılan itirazınbelirtilen şekilde reddedilmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca 24/12/2014tarihinde tekrar kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir. Kararınbaşvurucuya ne zaman tebliğ edildiğine dair bir bilgi ya da belgeyeulaşılamamıştır. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...
4483 sayılı yasa uyarınca yapılan ön incelemesonucunda; KadıköyKaymakamlığı'nın 13.10.2014tarih ve2014/57sayılı kararı ile şüpheliler hakkında soruşturma izni verilmemesine dairkarar verildiği ve bu kararın da itiraz sonucu İstanbul Bölge İdare MahkemesiBirinci Kurulu'nun20.11.2014 tarih 2014/734 K 2014/686 E sayılı kararı ilekesinleştiği anlaşılmakla
..."
21. Başvurucu anılan kovuşturmaya yer olmadığı kararına21/1/2015 tarihinde itiraz etmiştir. İtiraza bakan İstanbul 5. Sulh CezaHâkimliği, kovuşturmaya yer olmadığı kararının usul ve yasaya uygun olduğugerekçesiyle 25/3/2015 tarihinde itirazı reddetmiştir.
22. Ret kararı başvurucuya 12/11/2015 tarihinde tebliğedilmiştir.
23. Başvurucu 11/12/2015 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
24. 4483 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasının ilgilikısmı şöyledir:
"Soruşturma izniyetkisi;
...
b) İlde ve merkez ilçede görevli memurlar vediğer kamu görevlileri hakkında vali,
....
Yokluklarında ise vekilleri tarafından bizzatkullanılır.
Yetkili mercilerin saptanmasında, memur veyakamu görevlisinin suç tarihindeki görevi esas alınır."
25. 4483 sayılı Kanun'un 4. Maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Cumhuriyetbaşsavcıları, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin bu Kanun kapsamına girensuçlarına ilişkin herhangi bir ihbar veya şikâyet aldıklarında veya böyle birdurumu öğrendiklerinde ivedilikle toplanması gerekli ve kaybolma ihtimalibulunan delilleri tespitten başka hiçbir işlem yapmayarak ve hakkında ihbarveya şikâyette bulunulan memur veya diğer kamu görevlisinin ifadesinebaşvurmaksızın evrakın bir örneğini ilgili makama göndererek soruşturma izniisterler."
26. 4483 sayılı Kanun'un 9. maddesi şöyledir:
"Yetkili merci,soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine ilişkin kararını Cumhuriyetbaşsavcılığına, hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisine vevarsa şikâyetçiye bildirir.
Soruşturma izni verilmesine ilişkin kararakarşı hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisi; soruşturmaizni verilmemesine ilişkin karara karşı ise Cumhuriyet başsavcılığı veyaşikâyetçi itiraz yoluna gidebilir. İtiraz süresi, yetkili merciin kararınıntebliğinden itibaren on gündür.
İtiraza, 3 üncümaddenin (e), (f), (g) (Cumhurbaşkanınca verilen izin hariç) ve (h) bentlerindesayılanlar için Danıştay İkinci Dairesi, diğerleri için yetkili merciin yargıçevresinde bulunduğu bölge idare mahkemesi bakar. İtirazlar, öncelikleincelenir ve en geç üç ay içinde karara bağlanır. Verilen kararlar kesindir."
27. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257.maddesi şöyledir:
"(1) Kanunda ayrıca suçolarak tanımlanan hâller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmeksuretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya dakişilere haksız bir (Değişik ibare: 08/12/2010-6086 S.K./1.mad.) menfaat , sağlayan kamu görevlisi, (Değişik ibare:08/12/2010-6086 S.K./1.mad.) altı aydan iki yıla kadar, hapis cezası ilecezalandırılır.
(2)Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevinin gerekleriniyapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamununzararına neden olan ya da kişilere haksız bir (Değişik ibare: 08/12/2010-6086S.K./1.mad.) menfaat, sağlayan kamu görevlisi, (Değişik ibare: 08/12/2010-6086S.K./1.mad.) üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
28. Mahkemenin 11/12/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddialarıve Bakanlık Görüşü
29. Başvurucu; anılan toplumsal olayla bir ilgisi olmadığı hâldegözaltına alındığını, gözaltında iken bir kadın polis memuru tarafından-gerekmediği hâlde- tamamen çıplak şekilde aramaya tabi tutulduğunu iddiaetmektedir. Başvurucu söz konusu aramanın eziyet boyutuna vardığını, bu nedenleCumhuriyet Başsavcılığına yapmış olduğu suç duyurusu sonrası kovuşturmaya yerolmadığı kararı verilmesinin etkin soruşturma yapma yükümlülüğüne aykırıolduğunu vurgulayarak Anayasanın 13., 17., 19., 20. 36., 40. maddelerindegüvence altına alınan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
30. Bakanlık görüşünde; başvurucunun çıplak aranması nedeniyleAnayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliğihakkının ne şekilde ihlal edildiğinin açıklanmadığını, gözaltı kararının hukukaaykırı olduğu iddiasına ilişkin olarak 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanunu'nun 91. maddesinin (5) numaralı fıkrası ve 141. maddesiuyarınca öngörülen başvuru yolları tüketilmeden bireysel başvuru yapıldığınıbelirtmiştir. Bakanlık, başvurucunun Polis Merkezinde yapılan aramasının ilgiliyönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerçekleştirildiğini vurgulamıştır. Usulyönünden sunulan görüşte ise Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilenkovuşturmaya yer olmadığı kararının idarenin 4483 sayılı Kanun uyarıncasoruşturma izni verilmemesi yönündeki -itiraz üzerine yargı kararı ilekesinleşen- kararına dayandığı hususuna değinilmiştir.
31. Başvurucu; Bakanlık görüşüne karşı beyanında maruz kaldığıçıplak arama eyleminin başlı başına kötü muamele teşkil ettiğini ve Bakanlıkçaemsal karar olarak sunulan Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesiiçtihatlarının somut olayla ilgisinin olmadığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme
32. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun haksız yere gözaltınaalındığına ilişkin iddiası Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınankişi hürriyeti ve güvenliği hakkı çerçevesinde, gözaltında kolluk kuvvetincekeyfi olarak çıplak aramaya tabi tutulduğu yönündeki iddiası ise Anayasa'nın17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağıçerçevesinde incelenmiştir.
1. Kişi Hürriyeti veGüvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
33. Anayasa Mahkemesi, kanunda öngörülen gözaltı süresininaşıldığı veya yakalama ve gözaltına alınmanın hukuka aykırı olduğu iddialarınailişkin olarak bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla asıl davasonuçlanmamış da olsa -ilgili Yargıtay içtihatlarına atıf yaparak- 5271 sayılıKanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma imkânının tüketilmesigereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Hikmet Kopar ve diğerleri [GK], B. No:2014/14061, 8/4/2015, §§ 64-72; HidayetKaraca [GK], B. No: 2015/144, 14/7/2015, §§ 53-64; Günay Dağ ve diğerleri [GK], B. No:2013/1631, 17/12/2015, §§ 141-150; İbrahimSönmez ve Nazmiye Kaya, B. No: 2013/3193, 15/10/2015, §§ 34-47).
34. Somut olayda başvurucunun, hakkında verilen gözaltıkararının hukuka aykırı olduğu iddiası kapsamında belirttiği tazminat yolunutükettiğine dair bir bilgi veya belgeyi sunmadığı görülmektedir. Bu nedenlebaşvurucunun hukuka aykırı olarak gözaltına alındığı iddiası yönünden yukarıdaanılan kararlarda varılan sonuçlardan ayrılmayı gerektiren bir durumbulunmamaktadır.
35. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Kötü Muamele Yasağınınİhlal Edildiğine İlişkin İddia
36. Başvurucu, gözaltında çıplak aramaya tabi tutulmasınedeniyle kötü muameleye maruz kaldığından bahisle Cumhuriyet Başsavcılığınaşikâyette bulunmuş; Cumhuriyet Başsavcılığı da hakkında şikâyette bulunulankişinin polis memuru olması nedeniyle idareden soruşturma izni talebindebulunmuştur. İdarece yapılan ön inceleme sonucunda soruşturma izni verilmemiş,bu karara başvurucunun itiraz etmesi üzerine Bölge İdare Mahkemesince itirazreddedilmiştir (bkz. §§15-19).
37. 4483 sayılı Kanun, kapsamında bulunan görevliler ve suçlarbakımından ceza soruşturması açılabilmesi için izinkoşulunu kabul etmiştir. İzin süreci sonucunda soruşturma iznialınamaması durumunda ceza soruşturması başlamadığı için suç işlendiğineyönelik ihbar ve şikâyetler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı inceleme/işlem yapılmasına yer olmadığıkararı verebilecektir. Ancak Başsavcılığın aldığı bu karar 5271 sayılı Kanun'un172. ve 173. maddeleri kapsamında bir karar olmadığından bu karara yapılanitirazda, itiraz merciinin incelemeye yerolmadığına karar vermesi gerekir (Yargıtay 4. Ceza Dairesinin28/5/2006 tarihli ve E.2006/4098, K.2006/13142 sayılı kararı). Bu kapsamdaidarenin soruşturma izni verilmemesine yönelik kararına yapılan itirazın bölgeidare mahkemesi tarafından reddedilmesi hâlinde Cumhuriyet başsavcılığınınvereceği karar, şikâyet veya ihbar ile başlayan sürecin bitirilmesine yönelikolup bölge idare mahkemesinin kararına aykırılık içeremeyecektir (Günnur Coşkun, B. No: 2012/836, 20/3/2014,§ 23; Ayla Akat Ata [GK], B. No:2014/221, 30/11/2017, § 22).
38. Somut olayda Bölge İdare Mahkemesinin 20/11/2014 tarihlikararı ile başvurucu tarafından şikâyet edilen kolluk görevlisi hakkındasoruşturma izni verilmemesi hususu kesin olarak karara bağlanmıştır. CumhuriyetBaşsavcılığının 24/12/2014 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararının Bölgeİdare Mahkemesinin kararı üzerinde herhangi bir etkisi bulunmamaktadır.Dolayısıyla başvuru yolları 20/11/2014 tarihinde Bölge İdare Mahkemesininkararı ile tüketilmiştir. Başvurucunun anılan nihai karardan en geç CumhuriyetBaşsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapmış olduğu itiraztarihi olan 21/1/2015 tarihinde haberdar olduğunun kabulü gerekmektedir.
39. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralıfıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64.maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bireysel başvurunun başvuru yollarınıntüketildiği, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihtenitibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.
40. Somut olayda,nihaikararın öğrenildiği 21/1/2015 tarihindenitibaren otuz günlük başvuru süresi geçtikten sonra 11/12/2015 tarihindebireysel başvuruda bulunulduğu anlaşılmıştır.
41. Açıklanan gerekçelerle başvuru yollarının tüketildiğitarihten itibaren otuz gün içerisinde yapılmayan bireysel başvurunun bukısmının süre aşımı nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizlitutulması talebinin KABULÜNE,
B. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğineilişkin iddianın başvuru yollarınıntüketilmemiş olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZOLDUĞUNA,
C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA11/12/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.