TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
M. T. K. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/6574)
Karar Tarihi: 25/2/2015
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
Engin YILDIRIM
Raportör
:
Şükrü DURMUŞ
Başvurucu
:
M. T. K.
Vekili
:
Av. Selim KARAKOYUN
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucu, tutukluluğununmakul süreyi aştığını ve tutukluluğun devamına ilişkin kararların ilgili veyeterli olmadığını ileri sürerek Anayasa’nın 19. maddesinde düzenlenen kişihürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmiş ve tazminattalebinde bulunmuştur.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 14/5/2014 tarihindeAnayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğinbulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm BirinciKomisyonunca 27/6/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından12/09/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesininbirlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığınagönderilmesine karar verilmiştir.
5. Başvuru konusu olay veolgular 12/9/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir.
6. Adalet Bakanlığının16/10/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bukapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağıbildirilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
7. Başvuru formu ve ekleri ileUYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetleşöyledir:
8. Başvurucu, Ceyhan CumhuriyetBaşsavcılığınca yürütülen bir soruşturma kapsamında 1/7/2010 tarihindegözaltına alınmış, 4/7/2010 tarihinde "Uyuşturucuveya Uyarıcı Madde İthal Etme" suçundan dolayı Ceyhan 1. SulhCeza Mahkemesince tutuklanmıştır.
9. Adana CumhuriyetBaşsavcılığınca 29/3/2011 tarih ve E.2011/217 sayılı iddianame ile başvurucuhakkında "Uyuşturucu veya Uyarıcı Maddeİthal Etme ve Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma"suçlarından dolayı kamu davası açılmıştır. İddianamede şu değerlendirmeyapılmıştır: “… 28/04/2010 ile 01/07/2010tarihleri arasında yapılan teknik takip, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi,ara yakalamalar, alınan ifadeler ve ele geçirilen suç unsuru maddelerden bahsigeçen örgütün planlı bir şekilde yakalandığı, oluşturulan yapı içerisinde Irakülkesinden getirilen uyuşturucu maddenin ticaretinin yapıldığı, örgüt içerisindebulunan şahısların tamamının birbiri ile bağlantısının bulunduğu vebirbirlerinin faaliyetlerinden haberdar oldukları, organizasyon içerisindehiyerarşik bir yapılanmanın olduğu, uyuşturucu ithali ve ticaretini devamlıolarak yaptıkları ve bunu meslek haline getirdikleri, suç organizasyonuüyelerinin kendi aralarında yaptıkları görüşmelerde eroin maddesi yerine"yük" ve benzeri şifreli kelimeler kullandıklarının tespit edildiği…”.
10. Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi(CMK. 250. maddesi ile görevli) 2/6/2011 tarih ve E.2011/109, K.2011/184 sayılıkararla “Mahkememizce Yargıtay Ceza GenelKurulu’nun 23.2.2010 gün ve 2009/9-11 esas, 2010/38 karar sayılı ilamındaaçıkça belirtildiği üzere, suç örgütü kurmak, üye olmak suçundan beraat kararıverildiğinden, araç suç niteliğinde olan örgütsüz uyuşturucu ticareti (ithal)suçundan dolayı yargılama yapma görevi de mahkememize ait olmadığından 5271sayılı CMK 3-4-5 ve 252/1-g maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilerekdosyanın görevli ve yetkili Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi”ne karar vermiştir.
11. Gaziantep 2. Ağır CezaMahkemesi 6/3/2012 tarih ve E.2011/222, K.2012/94 sayılı karar ile başvurucununuyuşturucu maddeyi ithal etme suçunu işlediği sabit görüldüğünden 17 yıl 6 ayhapis ve 300.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve tutuklulukhalinin devamına karar verilmiştir.
12. Kararın temyizi üzerineYargıtay 10. Ceza Dairesi 27/6/2013 tarih ve E.2012/23156, K.2013/6574 sayılıilamıyla " ...delillerin değerlendirilmesive sanıkların hukukî durumunun belirlenmesi görevinin özel yetkili Adana 7.Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesigerekirken, yargılama sürdürülerek hüküm kurulması, ..."gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
13. Gaziantep 2. Ağır CezaMahkemesince 31/7/2013 tarih ve E.2013/325, K.2013/336 sayılı karar ileYargıtay bozma ilamı doğrultusunda görevsizlik kararı verilerek dosyanın Adana7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
14. Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi11/3/2014 tarih ve E.2013/155, K.2014/37 sayılı kararla, özel yetkilimahkemelerin kaldırılması nedeniyle dosyanın Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesinegönderilmesine karar vermiştir.
15. Gaziantep 2. Ağır CezaMahkemesi, E.2014/170 sayılı dosya kapsamında 21/3/2014 tarihinde tensipzaptını düzenlemiş, 10/4/2014 tarihinde yaptığı ilk duruşmada sanıksavunmalarını almış, talep üzerine esas hakkındaki savunmalarını hazırlamalarıiçin sanık müdafilerine süre verilmesine ve "...isnatolunan suçun vasıf ve mahiyeti, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalması,dosya içinde bulunan somut deliller, tutuklu kaldığı süre ve suçun CMK.nun 100/3-a-8 maddesinde belirtilen suçlardan oluşu ..."gerekçesiyle başvurucu ve diğer tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinindevamına karar vermiştir.
16. Bu karara itiraz edilmesiüzerine Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi yaptığı değerlendirme sonucunda21/4/2014 tarih ve 2014/462 D. İş No'lu kararında,"Sanıkların müsnet suçu işlediklerihususunda kuvvetli suç şüphesini gösteren iletişim tespit tutanakları, fizikitalep tutanakları, olay tutanağı ve ekspertiz raporu gibi somut delillerinbulunması, suçun vasıf ve mahiyeti CMK 100/3 maddesinde sayılan katalogsuçlardan olması, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalması, mevcut delildurumunun kuvvetli suç şüphesini oluşturduğu gerekçesiyle verilen tutuklamakararı usul ve yasaya uygun olmakla ..." gerekçesine dayanarakitirazın reddine karar vermiştir.
17. Başvurucu 14/5/2014tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.
18. Gaziantep 2. Ağır CezaMahkemesi, 15/5/2014 tarih ve E.2014/170, K.2014/190 sayılı karar ilebaşvurucunun, uyuşturucu maddeyi ithal etme suçundan 17 yıl 6 ay hapis ve300.000, 00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk halinindevamına karar vermiştir.
19. UYAP sisteminden yapılansorgulamada başvuru ile ilgili kararın temyizi üzerine Yargıtay'da derdestolduğu tespit edilmiştir.
B. İlgiliHukuk
20. 4/12/2004 tarih ve 5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 100. maddesi şöyledir:
“(1) Kuvvetli suç şüphesininvarlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde,şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesibeklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklamakararı verilemez.
(2)Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheliveya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somutolgular varsa.
b) Şüpheliveya sanığın davranışları;
1.Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık,mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,
Hususlarındakuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3)Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığıhalinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:
a)26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundayer alan;
…
8. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imalve ticareti (Madde 188), …”
21. Aynı Kanun’un 101.maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“(Değişik fıkra: 02/07/2012-6352 S.K./97.md.) Tutuklamaya,tutuklamanın devamına veya bu husustakibir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda;
a) Kuvvetli suç şüphesini,
b) Tutuklama nedenlerininvarlığını,
c) Tutuklama tedbirininölçülü olduğunu,
gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. ...”
22. 26/9/2004 tarih ve 5237sayılı Türk Ceza Kanun’un 188. maddenin (1) ve (4) numaralı fıkraları şöyledir:
“(1) Uyuşturucuveya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırıolarak imal, ithal veya ihraçeden kişi, yirmi yıldan otuzyıla kadar hapis ve yirmibingüne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Uyuşturucu veyauyarıcı maddenin eroin, kokain, morfin veya bazmorfinolması hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranındaartırılır.”
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
23. Mahkemenin 25/2/2015tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 14/5/2014 tarih ve 2014/6574numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları
24. Başvurucu, gerekçeleriyetersiz kararlarla uzatılan tutukluluk süresinin makul olmadığını, başvurucuile ağabeyinin kardeş olduklarına dair nüfus kaydının dosyaya ibraz edildiğini,buna rağmen bozma kararından önceki yerel mahkeme kararında ve itirazın reddikararında hiçbir suç unsuru ihtiva etmemekle birlikte hükme esas alındığını,uygulamanın hukuka aykırı olduğunu, Anayasa’nın 38. maddesinin altıncıfıkrasında belirtilen hakların korunmasıyla ilgili kişi hürriyetinin ihlaledildiğini belirterek Anayasa’nın 19. maddesinin yedinci fıkrası ve 38.maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme
25. Anayasa Mahkemesi, olaylarınbaşvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp, olay veolguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Bu nedenle başvurucununşikâyetinin özünün tutukluluk süresinin makul olmadığı ve tutukluluğun devamınailişkin kararların gerekçelerinin yetersiz olduğu iddiasına ilişkin olmasınedeniyle başvuru Anayasa'nın 19. maddesinin yedinci fıkrasının sağladığıhaklar kapsamında değerlendirilmiştir.
1. KabulEdilebilirlik Yönünden
26. Başvurucunun iddialarıdayanaktan yoksun olmadığı, ayrıca başka bir kabul edilemezlik nedeni debulunmadığı için başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esasİnceleme
27. Anayasa’nın 19. maddesininyedinci fıkrası şöyledir şöyledir:
“Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı vesoruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır.Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasınıveya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.”
28. Anayasa’nın 19. maddesininyedinci fıkrasında bir ceza soruşturması kapsamında tutuklanan kişilerin,yargılamanın makul sürede bitirilmesini ve soruşturma veya kovuşturma sırasındaserbest bırakılmayı isteme haklarına sahip olduğu güvence altına alınmıştır.
29. Tutukluluk süresinin makulolup olmadığı konusunun, genel bir ilke çerçevesinde değerlendirilmesi mümkündeğildir. Bir sanığın tutuklu olarak bulundurulduğu sürenin makul olupolmadığı, her davanın kendi özelliklerine göre değerlendirilmelidir.Tutukluluğun devamı ancak masumiyet karinesine rağmen Anayasa’nın 19.maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkından dahaağır basan gerçek bir kamu yararının mevcut olması durumunda haklı bulunabilir(B. No: 2012/239, 2//7/2013, § 61).
30. Bir davada tutukluluğunbelli bir süreyi aşmamasını sağlamak, öncelikle derece mahkemeleriningörevidir. Bu amaçla, yukarıda belirtilen kamu yararı gereğini etkileyen tümolayların derece mahkemeleri tarafından incelenmesi ve serbest bırakılmataleplerine ilişkin kararlarında bu olgu ve olayların ortaya konulması gerekir(B. No: 2012/239, 2//7/2013, § 62).
31. Tutuklama tedbirinekişilerin suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunmasının yanı sıra bukişilerin kaçmalarını, delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemekmaksadıyla başvurulabilir. Başlangıçtaki bu tutuklama nedenleribelli bir süreye kadar tutukluluğun devamı için yeterli görülebilirse debu süre geçtikten sonra, uzatmaya ilişkin kararlardatutuklama nedenlerinin hâlâ devam ettiğinin gerekçeleriyle birliktegösterilmesi gerekir. Bu gerekçeler “ilgili”ve “yeterli” görüldüğü takdirde,yargılama sürecinin özenli yürütülüp yürütülmediği de incelenmelidir. Davanınkarmaşıklığı, organize suçlara dair olup olmadığı veya sanık sayısı gibifaktörler sürecin işleyişinde gösterilen özenin değerlendirilmesinde dikkatealınır. Tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesiyle sürenin makul olup olmadığıkonusunda bir sonuca ulaşılabilir (B. No: 2012/239, 2//7/2013, § 63).
32. Dolayısıyla Anayasa’nın 19.maddesinin yedinci fıkrasının ihlal edilip edilmediğinin değerlendirmesindeesas olarak, serbest bırakılma taleplerine ilişkin kararların gerekçelerinebakılmalı ve tutuklu bulunan kişiler tarafından yapılan tutukluluğa itirazbaşvurularında sunulan belgeler çerçevesinde kararların yeterincegerekçelendirilmiş olup olmadığı göz önüne alınmalıdır (B. No: 2012/239,2//7/2013, § 64).
33. Öte yandan hukuka uygunolarak tutuklanan bir kişinin, suç işlediği yönünde kuvvetli belirti vetutuklama nedeninin varlığı devam ettiği sürece ilke olarak belli bir süreyekadar tutukluluk halinin makul kabul edilmesi gerekir (B. No: 2012/239,2//7/2013, § 65).
34. Makul süreninhesaplanmasında sürenin başlangıcı, başvurucunun ilk kez yakalanıp gözaltınaalındığı durumlarda bu tarih, doğrudan tutuklandığı durumlarda ise tutuklamatarihidir. Sürenin sonu ise kural olarak kişinin serbest bırakıldığı tarihtir (B.No: 2012/239, 2//7/2013, § 66).
35. Tutukluluk süresininhesabında ilk derece mahkemesi önünde yargılama aşamasında geçen sürelerindikkate alınması gerekir. Zira kişi yargılanmakta olduğu davada ilk derecemahkemesi kararıyla mahkûm edilmişse, bu kişinin hukuki durumu “bir suç isnadına bağlı olarak tutuklu” olmakapsamından çıkmakta ve tutmanın nedeni ilk derece mahkemesince verilen “hükme bağlı olarak tutma” halinedönüşmektedir. Bu bakımdan temyiz aşamasında geçen süreler tutukluluk süresinindeğerlendirmesinde göz önünde bulundurulamaz (B. No: 2012/338, 2/7/2013, § 41).
36. Somut olayda başvurucu,1/7/2010 tarihinde gözaltına alınmış ve 4/7/2010 tarihinde tutuklanmıştır.Yapılan yargılama sonucu Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi 6/3/2012 tarih veE.2011/222, K.2012/94 sayılı kararla başvurucunun isnat edilen suçtan mahkûmiyetineve tutukluluk halinin devamına karar vermiştir. Anılan kararın Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 27/6/2013 tarihli kararı ile bozulması üzerine yeniden başlayanyargılama sonucu Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi 15/5/2014 tarih veE.2014/170, K.2014/290 sayılı kararla başvurucunun isnat edilen suçtan 17 yıl 6ay hapis ve 300.000,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına vetutukluluk halinin devamına karar vermiştir. Söz konusu karar halen temyizaşamasında derdesttir.
37. Başvurucu, gözaltındakaldığı 1/7/2010-4/7/2010 ve tutuklu kaldığı 4/7/2010 -6/3/2012, 27/6/2013 - 15/5/2014 tarihleri arasında bir “suç isnadına bağlı olarak”, 6/3/2012 –27/6/2013 ve 15/5/2014 tarihi sonrasındaki sürede ise “hükme bağlı olarak tutma” anlamındaözgürlüğünden mahrum bırakılmıştır. Buna göre, başvurucunun başvuru konusuyargılama kapsamında “suç isnadına bağlıolarak” toplam tutulma süresi 2 yıl 6 ay 23 gündür.
38. Dava toplam onsekiz sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ithaletme suçundan görülmüştür. İddianamenin incelenmesinde şüpheliler hakkındasoruşturma aşamasında iletişimin tespiti, teknik ve fiziki takip işlemlerininyapıldığı ve 1/7/2010 tarihinde Gaziantep ilinde 158 kg. eroinmaddesi ele geçirildiği, başvurucu M.T.K.nın Kilisilinde yakalandığı tespit edilmiştir.
39. Başvurucu ile ilgiliyargılamayı yapan Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi E. 2011/71 sayılı dosyada3/5/2011 tarihli kararla “Tutuklu sanıklar …üzerlerine atılı suçun niteliği, sanıklara atılı suçun CMK nun100/3-a maddesi kapsamındaki suç olması, dosya kapsamından kuvvetli suçşüphesini gösteren olgular bulunması ve tutuklu kaldıkları süreler dikkatealınarak haklarındaki tutuklama sebeplerinin devam ettiği sonucuna varılmakla …”gerekçesiyle, 27/5/2011 tarihli kararla ise“Tutuklu sanıklar … üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti mevcut delildurumu, haklarında kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların dosyakapsamında bulunması ve tutuklu kaldıkları süre dikkate alınarak, haklarındakiCMK 100/1 maddesindeki tutuklama sebeplerinin devam ettiği sonucuna varılmakla…” gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına karar vermiştir.
40. Gaziantep 2. Ağır CezaMahkemesi ise E. 2011/222 sayılı dosyada 19/8/2011, 16/9/2011, 30/9/2011,27/10/2011, 22/11/2011, 20/12/2011, 19/1/2012 tarihli kararlarında “isnat olunan suçun vasıf ve mahiyetine, mevcut delildurumu, tutuklu kaldığı süre ve suçun CMK’nun100/3-a-8 maddesinde belirtilen suçlardan oluşu, …” gerekçesiyle, E.2014/170sayılı dosyada ise 10/4/2014 ve 8/5/2014 tarihli kararlarla “…isnat olunan suçun vasıf ve mahiyeti, adli kontroltedbirlerinin yetersiz kalması, dosya içinde bulunan somut deliller, tutuklukaldığı süre ve suçun CMK.nun 100/3-a-8 maddesindebelirtilen suçlardan oluşu” gerekçesiyle tutukluluk halinin devamınakarar vermiştir.
41. Başvurucu, 10/4/2014 tarihlitutukluluk halinin devamına ilişkin yapmış olduğu itiraz talebinde delilkarartma şüphesinin kalmadığını, sabit ikametgah ve iş sahibi olması nedeniylebihakkın veya adli kontrol uygulanarak tahliyesine karar verilmesini talepetmiş, itiraz talebini inceleyen Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi 21/4/2014tarihli kararla “Sanıkların müsnet suçu işledikleri hususunda kuvvetli suç şüphesinigösteren iletişim tespit tutanakları, fiziki talep tutanakları, olay tutanağıve ekspertiz raporu gibi somut delillerin bulunması, suçun vasıf ve mahiyetiCMK 100/3 maddesinde sayılan katalog suçlardan olması, adli kontroltedbirlerinin yetersiz kalması, mevcut delil durumunun kuvvetli suç şüphesinioluşturduğu gerekçesiyle verilen tutuklama kararı usul ve yasaya uygunolmakla,” gerekçesiyle itirazın reddine karar vermiştir.
42. Başvurucu hakkında isnatolunan suçun ağırlığı, dosya kapsamında yargılanan on sekiz sanık olması, isnatolunan suç için Kanun’da belirlenen ceza miktarının fazla oluşu, derecemahkemesince 17 yıl 6 ay hapis ve 300.000,00 TL. adli para cezasınahükmolunması, davanın nispeten karmaşık nitelikte olması hususları birliktedeğerlendirildiğinde, başvurucunun 2 yıl 6 ay 23 günlük tutukluluk süresiAnayasa’nın 19. maddesinin yedinci fıkrası yönünden makuldür. Derece mahkemelerince verilen tutukluluğun devamı veitirazın reddine dair kararların gerekçeleri, 2 yıl 6 ay 23 günlüktoplam tutukluluk süresi de göz önünde bulundurulduğunda, tutukluluğundevamının hukuka uygunluğunu ve tutulmanın meşruluğunu haklı gösterecek özen veiçeriktedir. Somut olaydaki tutukluluk halinindevamına ilişkin bu gerekçeler ilgili ve yeterlidir.
43. Açıklanannedenlerle, Anayasa’nın 19. maddesinin yedinci fıkrasının ihlal edilmediğine karar verilmesigerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Başvurunun KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. “Tutukluluğunmakul süreyi aşmış olması ve tutukluluğun devamına ilişkin kararlarıngerekçelerinin yetersiz olduğu” iddiası ile ilgili olarakAnayasa'nın 19. maddesinin yedinci fıkrasının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
C. Yargılama giderinin başvurucuüzerinde bırakılmasına,
25/2/2015tarihinde OY BİRLİĞİYLE kararverildi.