TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
MUAZZEZ SALĞİT BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/4596)
Karar Tarihi: 8/2/2018
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Nuri NECİPOĞLU
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör Yrd.
:
Gizem Ceren DEMİR KOŞAR
Başvurucu
:
Muazzez SALĞİT
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, basketbol antremanısırasında rahatsızlanma ve devamında ölme olayının gerçekleşmesinde sorumluluğubulunduğu iddia edilen kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemesinedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 1/4/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca başvurunun kabuledilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
6. Başvurucunun ilköğretim okulu öğrencisi olan oğlu E.S.(20/4/2001)13/5/2013 tarihinde okulun basketbol takımı ile Mardin Atatürk SporSalonu'nda antrenman yaparken yere yığılmıştır. Beden Eğitimi Öğretmeni O.E.E. tarafındançocuğa müdahale edilmeye çalışılmış ve ambulans çağrılmıştır.
7. Bir süre beklendikten sonra ambulansın gecikeceği düşünülerekçocuk özel araçla Mardin Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesine götürülmüştür. Buradayapılan müdahalenin ardından ambulansla Diyarbakır Çocuk Hastanesine sevkedilen E.S. yoğun bakıma alınmış ancak vefat etmiştir.
8. E.S.nin ölüm sebebi, senkop aspirasyon pnömonisi, akut respiratuar distres sendromu olarak tespit edilmiştir.
9. Başvurucu; Mardin Cumhuriyet Başsavcılığına verdiğidilekçeyle antrenman sırasında spor salonunda sağlık görevlisi bulundurmamalarınedeniyle spor salonu yetkilileri, çocuğun spor yapmasına engel sağlık sorunubulunmadığına ilişkin heyet raporu istemeyerek aile hekiminden alınan rapor ileyetinmeleri nedeniyle öğretmenler ve olay yerine geç gelmeleri nedeniyle 112Acil Servis görevlileri hakkında şikâyetçi olmuştur.
10. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ilgili kamugörevlilerinin kimlik tespiti yapılmış, 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılıMemurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamındasoruşturma izni talep edilmiştir.
11. Mardin Valiliği tarafından yaptırılan ön incelemeneticesinde eğitim-öğretim kurumları lisansı hükümleri doğrultusunda çocuğunspor yapması için gerekli veli izin belgesi ile sağlık raporunun alınmışolduğu, olay anında öğretmenler tarafından gerekli müdahalenin yapıldığı, sporsalonlarında antrenmanlar sırasında sağlık görevlisi bulundurma uygulamasınınolmadığı, ambulansın sekiz dakika içinde olay yerine ulaşmış olduğu ancakambulans gelmeden bir süre önce çocuğun özel araçla hastaneye götürülmesinedeniyle müdahale edilemediği hususları tespit edilmiş olup kamu görevlilerihakkında ileri sürülen iddiaların sübuta ermemiş olması nedeniyle soruşturmaizni verilmemesi yönünde görüş bildirilmiştir.
12. Ön inceleme raporunda tespit edilen hususlar doğrultusundaMardin Valiliği tarafından kamu görevlileri hakkında soruşturma izniverilmemesine karar verilmiştir.
13. Başvurucunun anılan karara yaptığı itiraz, Diyarbakır Bölgeİdare Mahkemesinin 14/2/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucu anılankararın 6/3/2014 tarihinde kendisine tebliğ edilmesi üzerine 1/4/2014 tarihindebireysel başvuruda bulunmuştur.
14. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 26/3/2014tarihinde, ilgililer tarafından soruşturma izni verilmemesi nedeniylekovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Anılan karar 15/5/2014 tarihindekesinleşmiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
15. 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Spor Genel MüdürlüğününTeşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Sporculisansı" başlıklı 22. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Sporcuların yarışmalara katılabilmeleri için lisans almalarışarttır. Spor yapmaya ve musabakalara katılmayaelverişliliği sağlık raporu ile tevsik edilmeyenlere lisans verilmez."
16. 26/4/2005 tarihli Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Gençlik veSpor Faaliyetlerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmelik'in ilgili maddelerişöyledir:
"Madde 1 — Bu Yönetmeliğin amacı, Gençlikve Spor Genel Müdürlüğünün Merkez ve taşra teşkilatlarınca düzenlenecek ulusalveya uluslararası gençlik ve spor organizasyonlarının sevk ve idaresinde birlikve beraberliğin sağlanarak uluslararası spor kurallarına uygun olaraksonuçlandırılmasına dair usul ve esasları düzenlemektir.
...
Madde 4 —
...
Organizasyon: Ulusal ve uluslararasınitelikteki gençlik ve spor faaliyetleri ile gençlik ve spora yönelik her türlütoplantı, kongre ve seminerleri,
ifade eder.
Madde 19 — Sağlık hizmetleri ve doping kontrolhizmetleri komitesinin görevleri aşağıda belirtilmiştir:
a) (Değişik:RG-7/10/2009-27369)Faaliyetin yapılacağı tesiste ve barınma yerlerinde görev yapacak yeterlisayıda doktor, sağlık görevlileri, ilk yardım kursu sertifikalı kişi veambulansın hazır bulundurulmasını sağlamak.
b) İhtiyaç duyulacak tıbbi malzemeler ilesedye ve sağlık çantasını hazır bulundurmak.
c) Sağlık görevlilerinin rahatça görevyapabileceği ortamı sağlamak.
..."
17. 28/1/2010 tarihli Spor Genel Müdürlüğü Sporcu EğitimMerkezleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri şöyledir:
"MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı;spor dallarına göre spora başlama yaşında bulunan çocukların eğitim veöğretimlerini aksatmadan üst düzey sporcu olarak yetiştirilmelerini sağlamakiçin sporcu eğitim merkezleri kurulması ve yönetilmesine ilişkin usul veesasları belirlemektir.
...
MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
...
d) Gündüzlü Eğitim: İaşe ve diğerihtiyaçlarının il müdürlüğü tarafından karşılandığı eğitimi,
...
ı) Merkez: Bir veya birden fazla sporbranşının yatılı ve/veya gündüzlü statüde eğitimin yapıldığı sporcu eğitimmerkezini,
...
m) Yatılı Eğitim: İaşe-ibate ve diğerihtiyaçlarının il müdürlüğü tarafından karşılandığı eğitimi
ifade eder.
MADDE 7 – (1) Sporcu eğitim merkezinde ilgilispor dalında yeterli sayıda antrenör, psikolog, beslenme uzmanı, doktor,fizyoterapist, sağlık memuru, belletmen, spor masörü ve il müdürlüğünce ihtiyaçduyulan diğer elemanlar görevlendirilir.
MADDE 17 – (1) Sporculardan merkeze kayıtsırasında aşağıdaki belgeler istenir;
...
c) Hastanelerden alınacak sağlık kuruluraporu,
..."
18. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama UsulKanunu'nun “İptal ve tam yargı davaları”kenar başlıklı 12. maddesi şöyledir:
"İlgililer haklarını ihlal eden bir idariişlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergimahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargıdavalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanınkarara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarınabaşvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrasısebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içindetam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma haklarısaklıdır."
19. 2577 sayılı Kanun'un “Doğrudandoğruya tam yargı davası açılması” kenar başlıklı 13.maddesinin (1)numaralı fıkrası şöyledir:
"İdari eylemlerden hakları ihlal edilmişolanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veyabaşka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yılve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarakhaklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmenveya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen gündenitibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde busürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir."
20. Danıştay Onuncu Dairesinin 18/2/2011 tarihli ve E.2007/7683,K.2011/630 sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir:
"İdare kural olarak yürüttüğü kamuhizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idarieylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmetkusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdareninyürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veyaişleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilenhizmetkusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesiveya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin hukuki sorumluluğunundoğmasına yol açmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden;...acilen ambulans istenildiği; ancak aradan yaklaşık yarım saat geçmesine rağmenambulansın gelmediği; bu nedenle olay yerinde bulunanlar tarafından [yaralının]özel bir araca bindirilmek suretiyle Kaş Devlet Hastanesine götürüldüğü;hastanede beyin cerrahı ile ortopedi ve travmatoloji uzmanının bulunmaması vehastanın durumunun kötü olması nedeniyle Fethiye Devlet Hastanesine sevkedildiği; anılan hastaneye götürüldüğü sırada yolda öldüğü anlaşılmaktadır.
181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 3359 sayılı Sağlık HizmetleriTemel Kanunu ile, herkesin hayatının beden ve ruh sağlığı içinde devamınısağlamak, ülkenin sağlık şartlarını düzeltmek, fertlerin ve cemiyetin sağlığınazarar veren amillerle mücadele etmek ve halka sağlık hizmetlerini ulaştırmak,sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermelerini temin etmekgörevleri Sağlık Bakanlığının görevleri arasında sayılmıştır.
Aktarılan Kanunlara dayanılarak çıkarılan veolay tarihinde yürürlükte bulunan Ambulanslar ile Özel Ambulans Servisleri veAmbulans Hizmetleri Yönetmeliğinin 1. maddesinde, bu Yönetmeliğin amacınınambulans hizmetleri ve özel ambulans servislerinin, kuruluş, işleyiş vedenetlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile ambulansların tıbbi ve tekniközelliklerini düzenlemek olduğu, 5. maddesinde; acil yardım ambulanslarının hertürlü acil durumlarda, olay yerinde ve ambulans içerisinde hasta ve yaralılaragereken tüm acil tıbbi müdahaleyi yapabilecek ekibe ve EK-1, 2 ve 4 te yer alanteknik ve tıbbi donanımlara sahip 24 saat hizmet veren kara araçları olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan, 7.12.2006 tarih ve 26369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren ve yukarıda belirtilen Yönetmeliği yürürlükten kaldıranAmbulanslar ve Acil Sağlık Araçları İle Ambulans Hizmetleri Yönetmeliğinin 5.maddesinde; acil yardım ambulansının her türlü acil durumda, olay yerinde veambulans içerisinde hasta ve yaralılara gerekli acil tıbbi müdahaleyiyapabilecek ekibe ve EK-1 ve EK-2' de yer alan teknik ve tıbbi donanıma sahipkara aracı olduğu düzenlenmesine yer verilmiştir.
Olayla ilgili olarak idarece yaptırılaninceleme sonucu düzenlenen inceleme raporunda, kadro sayısının yetersiz olmasınedeniyle Kaş Devlet Hastanesi bünyesinde 112 istasyonu kurulup faal halegetirilmesinin mümkün olmadığı, Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği'nde ifadeedildiği üzere 24 saat hizmet veren 112 acil yardım ambulansında 1 şoför, 1doktor ve 1 yardımcı sağlık personeli bulundurma zorunluluğu olduğu, hastaneolarak bu kadroyu sağlayamadıklarından sadece hastaların sevki açısındanambulansın hasta nakil ambulansı olarak kullanılmakta olduğu ve Yönetmeliğeuygun şekilde 1 şoför ve 1 yardımcı sağlık personelinin icapçı olarakçalıştırıldığı saptanmıştır.
...yukarıda belirtilen mevzuat uyarıncaher türlü acil durumda 24 saat acil yardımambulansı ile yine anılan mevzuatta öngörülen şekilde ve sayıda personelbulundurulmaması, icap usulü ile personel çalıştırılarak ambulans hizmetiningördürülmesi, bu nedenlerle de zamanında ihtiyaca cevap verilmemesi karşısındaolayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
..."
B. Uluslararası Hukuk
21. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "İnsan haklarına saygıyükümlülüğü"kenar başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"Yüksek Sözleşmeci Taraflar kendi yetkialanları içinde bulunan herkesin, bu sözleşme'ninbirinci bölümünde açıklanan hak ve özgürlüklerden yararlanmalarınısağlarlar."
22. Sözleşme'nin "Yaşamhakkı" kenar başlıklı 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasınınilgili bölümü şöyledir:
"Herkesin yaşam hakkı yasaylakorunur..."
23. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'nin 2.maddesinin 1. maddesiyle birlikte yorumlandığında devletin yaşama hakkıkapsamındaki bir olayı pozitif yükümlülük kapsamında etkili soruşturmayükümlülüğünün bulunduğunu kabul etmiştir (McCann ve diğerleri/BirleşikKrallık [BD], B. No: 18984/91,27/9/1995, § 161). Mahkeme, yaşama hakkı kapsamında incelediği McCann ve diğerleri/Birleşik Krallıkbaşvurusunda verdiği kararla devletin etkili soruşturma yükümlülüğü bulunduğunuilk kez belirgin bir şekilde karar altına almış olmaktadır.
24. Mahkemeye göre kasten gerçekleştirilen ölümlerde etkili bircezai soruşturma yürütme zorunluluğu bulunmakla birlikte ihmal nedeniylemeydana gelen ölüm olaylarına ilişkin davalar açısından farklı bir yaklaşımınbenimsenmesi gerekir. Buna göre yaşama hakkının ihlaline kasten sebebiyetverilmemiş ise “etkili bir yargısal sistem kurma” yönündeki pozitif yükümlülükher olayda mutlaka ceza davası açılmasını gerektirmez. Mağdurlara tek başına yada bir ceza soruşturmasıyla birlikte hukuki, idari ve hatta disiplinle ilgilihukuk yollarının açık olması yeterli olabilir (Vo/Fransa[BD], B. No: 53924/00, 8/7/2004, § 90; Mastromatteo/İtalya [BD], B. No: 37703/97, 24/10/2002, §§ 90, 94, 95; Calvelli ve Ciglio/İtalya, B. No:32967/96, 17/1/2002, § 51; Anna Todorova/Bulgaristan,B. No: 23302/03, 24/5/2011, § 73; ErcanBozkurt/Türkiye, B. No: 20620/10, 23/6/2015, § 59).
25. AİHM, yaşama hakkının ihlaline kasten sebebiyet verilmediğiolaylarda kullanılabilecek birden fazla başvuru yolu bulunup da başvurucularınbu yolların tamamını kullandıkları durumlarda etkili yargısal sistem kurmayükümlülüğünün yerine getirilebilmesi için söz konusu yolların tamamının etkiliyürütülmesi gerekmediğini, bu nedenle incelemenin sadece devletin bu yollardanherhangi biriyle etkili yargısal sistem kurma yükümlülüğünü yerine getiripgetirmediğini denetlemekten ibaret olacağını belirtmiştir (Anna Todorova/Bulgaristan, § 74; Nurettin Demir ve Çiçek Demir/Türkiye, B.No: 34885/06, 13/11/2012, § 71).
V. İNCELEME VE GEREKÇE
26. Mahkemenin 8/2/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Adli Yardım TalebiYönünden
27. Somut olayda başvurucunun 1/4/2014 tarihli bireysel başvuruformunda adli yardım talep ettiği ancak aynı tarihte bireysel başvuru içingerekli harcı da yatırdığı anlaşılmıştır. Bireysel başvuruda harç dışındabaşvurucu tarafından ödenmesi gereken başka bir yargılama gideribulunmamaktadır.
28. Bu itibarla başvuru harcının yatırılmış olması ve adliyardımın daha önce yapılan giderleri kapsamaması nedeniyle başvurucunun adliyardım talebi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır (Fettah Hansu, B. No: 2013/906, 16/4/2013,§ 21).
B. Yaşama Hakkının İhlalEdildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
29. Başvurucu; spor salonunda sağlık görevlisi bulundurulmaması,ambulansın olay yerine geç gelmesi, spor yapılmasında sakınca bulunmadığınailişkin aile hekiminden alınan rapor ile yetinilmesi ve heyet raporuistenmemesi nedenleriyle antrenman sırasında meydana gelen sağlık sorunu sonucuoğlunun vefat ettiğini, bu nedenlerle oğlunun ölümünde ihmal bulunduğunu, kamugörevlileri hakkında soruşturma izni verilmemesi nedeniyle yaşama hakkınınihlal edildiğini ileri sürmektedir.
2. Değerlendirme
30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 46. maddesinin (1) numaralıfıkrasında; ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmalnedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenlerin bireysel başvuruhakkına sahip oldukları kurala bağlanmıştır. Yaşama hakkının doğal niteliğigereği, yaşamını kaybeden kişiler açısından bu hakka yönelik bir başvuru ancakyaşanan ölüm olayı nedeniyle ölen kişilerin mağdur olan yakınları tarafındanyapılabilecektir (Sadık Koçak ve diğerleri,B. No. 2013/841, 23/1/2014, § 65). Başvuru konusu olayda müteveffa,başvurucunun oğludur. Bu nedenle başvuru ehliyeti açısından bir eksiklikbulunmamaktadır.
31. Anayasa'nın 125. maddesinin birinci ve yedinci fıkralarışöyledir:
"İdarenini hertürlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.
...
İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür."
32. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:
"... Başvuruda bulunabilmek için olağankanun yollarının tüketilmiş olması şarttır."
33. 6216 sayılı Kanun'un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrasışöyledir:
"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarınıntamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."
34. Anılan Anayasa ve Kanun maddelerinde yer verilen kanunyollarının tüketilmesi koşulu, bireysel başvurunun temel hak ihlalleriniönlemek için son ve olağanüstü bir çare olmasının doğal sonucudur. Diğer birifadeyle temel hak ihlallerini öncelikle idari makamların ve derecemahkemelerinin gidermekle yükümlü olması, kanun yollarının tüketilmesi koşulunuzorunlu kılmaktadır (Necati Gündüz ve RecepGündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 20).
35. Diğer taraftan etkili bir başvurudan söz edebilmek içinbaşvuru yolunun sadece hukuken mevcut bulunması yeterli olmayıp bu yolunuygulamada fiilen de etkili olması ve başvurulan makamın ihlal iddiasının özünüele alma yetkisine sahip bulunması gerekir. Başvuru yolunun ancak bir hakihlali iddiasını önleyebilme, devam etmekteyse sonlandırabilme veya sona ermişbir hak ihlalini karara bağlayabilme ve bunun için uygun bir giderimsunabilmesi hâlinde etkililiğinden söz etmek mümkün olabilir. Yine vuku bulmuşbir hak ihlali iddiası söz konusu olduğunda tazminat ödenmesinin yanı sırasorumluların ortaya çıkarılması bakımından da yeterli usule ilişkingüvencelerin sağlanması gerekir (S.S.A.,B. No: 2013/2355, 7/11/2013, § 28).
36. Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkınasahiptir.”
37. Anayasa'nın 5. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
“Devletin temel amaç ve görevleri, … Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak,kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hakve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacaksurette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanınmaddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamayaçalışmaktır.”
38. Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşamahakkı, Anayasa'nın 5. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde devlete pozitifve negatif ödevler yükler (Serpil Kerimoğluve diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013,§50).
39. Devletin negatif bir yükümlülük olarak yetki alanındabulunan hiçbir bireyin yaşamına kasıtlı ve hukuka aykırı olarak son vermemeyükümlülüğünün yanı sıra pozitif bir yükümlülük olarak yine yetki alanındabulunan tüm bireylerin yaşama hakkını gerek kamusal makamların gerek diğerbireylerin gerekse kişinin kendisinin eylemlerinden kaynaklanabilecek risklerekarşı koruma yükümlülüğü bulunmaktadır (SerpilKerimoğlu ve diğerleri, §§ 50, 51).
40. Devletin yaşama hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüklerininayrıca usule ilişkin yönü bulunmaktadır (SerpilKerimoğlu ve diğerleri, § 54). Yaşama hakkı kapsamındaki usuleilişkin yükümlülük olayın niteliğine bağlı olarak cezai, hukuki ve idarinitelikte soruşturmalarla yerine getirilebilir. Kasten meydana gelen ölümolaylarında Anayasa'nın 17. maddesi gereğince devletin sorumluların tespitinive cezalandırılmalarını sağlayabilecek nitelikte bir cezai soruşturma yürütmeyükümlülüğü bulunmaktadır. Bu tür olaylarda idari soruşturmalar ve tazminatdavaları sonucunda idari bir yaptırım veya tazminata hükmedilmesi, ihlaligidermek ve dolayısıyla mağdur sıfatını ortadan kaldırmak için yeterli değildir(Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, §55).
41. Bununla birlikte kasıtlı olmayan eylemler nedeniyle meydanagelen ölüm olaylarına ilişkin soruşturma yükümlülüğü açısından farklı biryaklaşım benimsenebilir. Bu kapsamda yaşama hakkının ihlaline kasten sebebiyetverilmediği durumlarda "etkili bir yargısal sistem kurma" yönündekipozitif yükümlülük, mağdurlara hukuki, idari ve hatta disiplinle ilgili hukukyollarının açık olması ile yerine getirilmiş sayılabilir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 59).
42. Ancak bu tür eylemler nedeniyle meydana gelen ölümolaylarında kamu makamlarının muhakeme hatası veya dikkatsizliği aşan birkusuru olduğu veya olası sonuçların farkında olmalarına rağmen söz konusumakamların kendilerine verilen yetkiler kapsamında tehlikeli bir faaliyetnedeniyle oluşan riskleri bertaraf etmek için gerekli ve yeterli önlemlerialmadığı durumlarda ilgililer diğer hukuk yollarına başvurmuş olsalar dahibireylerin hayatının tehlikeye girmesine neden olan kişiler aleyhine hiçbirsuçlamada bulunulmaması ya da bu kişilerin yargılanmaması yaşama hakkınınihlaline neden olabilir (Serpil Kerimoğlu vediğerleri, § 60).
43. Başvurucu, somut olayda ihmali olduğunu ileri sürdüğügörevliler hakkında suç duyurusunda bulunarak ceza soruşturması açılmasıtalebinde bulunmuş olmakla birlikte idarenin sorumluluğuna ilişkin idari yargıyoluna başvurduğuna ilişkin bir bilgi ve belgeye rastlanmamıştır. Başvurucu,söz konusu yolun etkililiği hakkında herhangi bir açıklamada da bulunmamıştır.
44. Bu durumda üzerinde durulması gereken husus -somut olayınkoşulları çerçevesinde- yaşama hakkı kapsamında devletin sahip olduğu"etkili bir yargısal sistem kurma" yönündeki pozitif yükümlülüğünanılan hukuki çarelerden herhangi biri ile yerine getirilip getirilmediğidir.
45. Başvurucu, yaşama hakkının kasten ihlal edildiğini ilerisürmemiş olup somut olayda başvurucunun ölümüne kasten sebebiyet verildiğiizlenimi edinilmesini gerektirecek bir unsur da saptanmamıştır. Başvurucu, sporfaaliyetleri ve acil sağlık hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin ihmallernedeniyle ölüm olayının meydana geldiğini iddia etmektedir.
46. Somut olayda, ulusal ve uluslararası nitelikteki gençlik vespor faaliyetlerinin yapılacağı tesislerde ve barınma yerleri ile sporcu eğitimmerkezlerinde sağlık personeli bulundurma zorunluluğu bulunmakla birlikte sporil müdürlükleri bünyesinde hizmet veren tüm spor salonlarında antrenmanlarsırasında sağlık personeli bulundurulmasına ilişkin bir zorunluluk bulunmadığıanlaşılmaktadır. Ayrıca sporcu lisansı alınmasında sağlık raporu alınmasızorunluluğu bulunmakla birlikte sağlık kurulu raporu alınmasının eğitimmerkezlerine öğrenci kabul edilmesinde bir koşul olarak arandığı, sporculisansı verilmesinde sağlık kurulu raporu şartı aranmadığı anlaşılmaktadır.
47. Olayın meydana geliş şekli incelendiğinde spor yapmasınaengel sağlık sorunu bulunmadığına ilişkin aile hekiminden alınmış sağlık raporuile spor yapmasına ilişkin veli izin belgesi bulunan çocuğun spor yapmasınaengel bir sağlık durumunun olduğu ancak aile hekimi tarafından tespitedilemediği yönünde bir iddia da bulunmamaktadır.
48. Okul basketbol takımının antrenmanı sırasında solunumdurmasına bağlı olarak E.S.nin bilincini kaybetmesiüzerine olay yerine sekiz dakikada ulaştığı soruşturma aşamasında tespitedilmiş olan ambulansın beklenmeyerek hastanın özel araçla hastaneyegötürülmesi ve yapılan müdahaleye karşın kurtarılamaması olayında kamugörevlilerinin muhakeme hatası veya dikkatsizliği aşan ağır ve kişisel kusurubulunduğu sonucuna ulaşılamamaktadır. İddialar, spor faaliyetleri ile sağlıkhizmetlerine ilişkin kamu hizmetinin iyi işlememesi çerçevesinde kalmaktadır.
49. Dolayısıyla başvurucu tarafından da iddiaları bakımındanerişilebilir ve etkili olmadığı ileri sürülmeyen kamu idaresi aleyhine tamyargı davası açma yolunun, somut olayda varsa kamu hizmetinin işlemesindekiaksaklıkları, sorumluluğu tespit ve tazmin etme kapasitesini haiz olduğusonucuna varılmıştır.
50. Bu itibarla başvuru konusu olayda yaşamı korumayükümlülüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkin kanunda öngörülen ve fiilen de etkiliolmadığını gösteren bir veri bulunmayan idari yargı yoluna başvurulmadığındanbaşvuru yollarının usulünce tüketildiği söylenemez.
51. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlikşartları yönünden incelenmeksizin başvuruyollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğunakarar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebi hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
B. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşamıkoruma yükümlülüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. Yargılama giderinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 8/2/2018tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.