TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
MUHABBET UÇAK VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2016/4944)
Karar Tarihi: 9/3/2017
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Hicabi DURSUN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör Yrd.
:
Tuğba YILDIZ
Başvurucu
:
Fatma SAVAŞ
(17/3/2015 tarihinde vefat etmiştir.)
Fatma Savaş'ın
Mirasçıları
:
1. Muhabbet UÇAK
Vekili
:
Av. Ali ARTUK
2. Zarife AKA
3. Nazime UÇAK
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, terör olayları nedeniyle köyü terk etmeye mecburkalınması sonucu 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle MücadeledenDoğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurunun veaçılan davanın reddedilmesi, makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle adilyargılanma ile mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru, 8/10/2013 tarihinde Ağrı 3. Asliye Hukuk Mahkemesivasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bireksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Başvurucu, adli yardım talep etmişse de bireysel başvuruyapıldıktan sonra harcın yatırıldığı görülmüştür.
4. Anayasa Mahkemesi tarafından 9/5/2014 tarihlerde, konuyönünden hukuki irtibat nedeniyle 2013/7707 başvuru numaralı bireysel başvurudosyasının 2013/7257 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası ilebirleştirilmesine; 2013/7707 numaralı bireysel başvuru dosyasınınkapatılmasına, incelemenin 2013/7257 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyasıüzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.
5. Komisyonca 25/7/2014 tarihinde, başvurunun kabuledilebilirlik incelemesinin Bölümler tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından 5/1/2015 tarihinde, başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 2/2/2015 tarihli yazısında AnayasaMahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfenbaşvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.
8. Başvurucu Fatma Savaş'ın bireysel başvuru tarihinden sonra17/3/2015 tarihinde vefat ettiği tespit edilmiştir.
9. Anayasa Mahkemesi tarafından 15/3/2016 tarihlerde, 2013/7257başvuru numaralı bireysel başvuru dosyasında başvurucu Fatma Savaş tarafındanyapılan başvurunun ayrılmasına ve ayrılan dosyanın 2016/4944 başvuru numarasınakaydedilmesine karar verilmiştir.
10. Başvurucunun mirasçılarına 16/3/2016 tarihli müzekkere ilebireysel başvuruya mirasçı sıfatı ile devam edip etmeyecekleri sorulmuş;mirasçılarından Muhabbet Uçak, Zarife Aka ve NazimeUçak devam etmek istediklerini bildirmiş; diğer mirasçılar herhangi birbildirimde bulunmamışlardır.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
11. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
12. Başvurucular murisi Fatma Savaş, Iğdır ili Tuzluca ilçesi Kartutan köyünde ikamet etmekte iken 1994 yılında meydanagelen terör olayları neticesinde köyün boşaltılmasıyla yerleşim yerinden göçetmek zorunda kaldığını iddia etmiştir.
13. Başvurucular murisi 1/1/2005 tarihinde 5233 sayılı Kanunkapsamına giren zararlarının karşılanması talebiyle Iğdır Valiliği Zarar TespitKomisyonuna (Komisyon) başvurmuştur.
14. 8/12/2006 tarihli ve 2006/1-156 sayılı Komisyon kararında,terör olayları sonucu oluşan zararların karşılanması talebiyle yapılanbaşvuruda, dosyada yer alan bilgi ve belgelerden başvurucular murisine 1.000 TLtazminat ödenmesine karar verilmiştir.
15. Başvurucular murisi tarafından sulhnametasarısı imzalanmayarak Komisyon kararında belirtilen miktarın eksikhesaplandığı gerekçesiyle iptal davası açılmıştır.
16. Belirtilen Komisyon kararı aleyhine başvurucular murisitarafından açılan iptal davasında, 2. Erzurum İdare Mahkemesinin 24/11/2008tarihli ve E.2007/1158, K.2008/1159 sayılı kararı ile dava konusu işleminiptaline karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
" ...ara kararı ile davalı idareden,Iğdır İli Tuzlucaİlçesi Kartutan Köyü’nde 1993 yılı ve sonrasındayaşanan terör olayları nedeniyle uğranılan zarar ziyandan dolayı aynıtarihlerde Kartutan Köyü ile ilgili olarak tutulantüm tutanaklar ile olayla ilgili tüm diğer bilgi ve belgeler istenilmiş olup,davalı idare tarafından ara kararına cevaben verilen yazı ile eklerininincelenmesi neticesinde; 15.5.2006 tarihinde yapılan ve Iğdır İli'ndeki birçok köyü kapsayan keşifle ilgili başvurusahibi veya yetkili temsilcisine keşif yeri ile gün ve saatinin yazılı olarakbildirildiğine ilişkin tebliğ ve tebellüğ belgeleri ile hazır bulunmadıklarınıgösteren tutanağa ilişkin herhangi bir belgenin ibraz edilmediği görülmüştür.
Olayın Mahkememizce değerlendirilmesineticesinde; Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların KarşılanmasıHakkında Yönetmeliğin 11. maddesinde belirtilen usule uyulmaksızın keşif yapıldığı,keşif yeri ile gün ve saatinin davacıya veya yetkili temsilcisine yazılı olarakbildirilmediği; başvuru sahibinin kendisi veya yetkili temsilcisi ve varsaşahitlerinin keşif mahallinde hazır bulundurulmadığı hususunun dava dosyasımündericatında yer alan ... keşif tutanağından anlaşıldığından, eksikincelemeye ve usule aykırı biçimde yapılan keşfe dayalı olarak tesis edilendava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır."
17. İdare Mahkemesinin iptal kararı üzerine, Komisyon tarafından27/1/2010 tarihli ve 2010/1-16 sayılı karar ile taleplerin reddine kararverilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir;
"...Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü ile11.11.2009 tarihinde yapılan yazışmaya ilişkin alınan cevabi yazıda14/25.11.1983 yılında Kartutan köyünde meydana gelendoğal afet (sel) nedeniyle köyde bulunan genel hane sayısı 11 olarak tespitedilmiş ve 11 aile hak sahibi kabul edilerek Afet İşleri Genel MüdürlüğünceTuzluca merkez Tuzla civarı mevkide bulunan afet konutlarına yerleştirildiği,ilçe nüfus müdürlüğü ile yapılan yazışma sonucu alınan 16.2.2007 tarih ve 146sayılı cevabı yazıda Kartutan köyünde 1990-2000tarihinde genel nüfus sayımı yapılmış olup köy nüfus sayısının sıfır olarakbelirtildiği,
İl İdare Kurulu Müdürlüğü ile 17.12.2009tarihinde yapılan yazışmaya ilişkin alınan cevapta, ilgili köyü 1992 yılındaekonomik ve sosyal nedenlerden dolayı köyü terk ederek başka yerleşimbirimlerine yerleştikleri, köydeki evlerin harap ve yıkık bir şekilde olduğu veherhangi bir hayat belirtisinin bulunmadığı bu nedenle adı geçen köyün BakanlıkMakamının 19.12.2005 tarih ve 76-1 sayılı onayı ile köy tüzel kişiliğininkaldırıldığı,
Tuzluca ilçe jandarma komutanlığı ileKomisyonumuzca 13.7.2009 tarihli yapılan yazışmaya ilişkin alınan cevabi yazıdaKartutan köyünün bağlı olduğu Gaziler karakol arşivkayıtlarında ilgili köyde herhangi bir terör olayının meydana gelemediği veyine müracaat dosyalarında iddia edilen olaya ilişkin ilçe jandarma Komutanlığıile yapılan ikinci yazışma neticesinde 5.8.2009 tarihli alınan cevabi yazıda,vatandaşlar tarafından iddia edilen olayın köy sınırları içerisinde değilde 4.4.1990 tarihinde Seyitçeşmetepede gerçekleştiği,
İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı ilekomisyonumuzca yapılan yazışmaya ilişkin 8.10.2009 tarihli alınan cevabi yazıdailgili mezrada yaşanan doğal afet sonucu Kartutanmezrası halkının Tuzluca merkezde bulunan afet konutlarına yerleştirildiği vebu nedenle 3.27.1994 yılında yapılan mahalli idareler genel seçimlerinin deburada yapıldığı anlaşılmış olup bu nedenle ... taleplerin reddine...kararverildi."
18. Belirtilen Komisyon kararı aleyhine başvurucular murisitarafından tekrar açılan iptal davasında, 1. Erzurum İdare Mahkemesinin2/2/2011 tarihli ve E.2010/313, K.2011/152 sayılı kararı ile davanın reddinehükmedilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
"...Uyuşmazlığın çözümü için Mahkememizceyapılan ara kararlara verilen cevapların incelenmesinden; Iğdır ValiliğiBayındırlık ve İskan Müdürlüğü'nün 11.11.2009 gün ve 2345 sayılı yazısında; Kartutan Köyü'nde 14-25.11.1983 tarihinde meydana gelenşiddetli yağmurlar sonucu oluşan afet nedeniyle 11 ailenin hak sahibi kabuledildiği ve bu ailelerin Tuzluca ilçesinde yapılan afet konutlarına 1989yılında yerleştirildikleri, Tuzluca Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğü'nün18.01.2010 gün ve 50 sayılı yazısında; 1993-1999 yılları arasında genel nüfussayımı yapılmadığı, ancak 1997 yılında genel nüfus tespiti yapıldığı ve burada Kartutan Köyü nüfusunun sıfır olarak tespit edildiği,28.07.2009 tarihli Jandarma tutanağında; KartutanKöyü'nde terör olayı meydana gelmediği, başvurucuların iddia ettikleri terörolayının Seyisçeşme Tepe'de meydana geldiği, buranında Kartutan Köyü dışında bulunduğu, Jandarmatarafından tutulan 15.11.2010 tarihli tutanakta; 1993-2000 yılları arasında Kartutan Köyü'nde geçici köy korucusu bulunmadığı vegörevlendirilmediği, İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü'nün19.12.2005 gün ve 76-1 sayılı onayıyla; Kartutan Köyühalkının 1992 yılından itibaren ekonomik ve sosyal nedenlerle köyü terk ederekbaşka yerleşim birimlerine yerleşmeleri ve köyde yerleşik nüfusun bulunmamasınedeniyle tüzel kişiliğinin kaldırılmasına karar verildiği, Tuzluca İlçe SeçimKurulu Başkanlığı'nın 03.11.2010 gün ve 261 sayılı yazısında; 27 Mart 1994tarihinde yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimleri öncesinde Kartutan Köyü halkı topluca Tuzluca İlçe Merkezi Kartutan Afet Konutlarına yerleştirildiğindenYüksekSeçim Kurulu Başkanlığı'nın 25.12.1993 gün ve 30 sayılı yazısı ekinde yer alan165 sayılı kararı gereği Kartutan Köyü'nde sandıkkurulamadığı ve muhtar seçilemediği, 18 Nisan 1999 tarihinde yapılanMilletvekilliği Genel Seçimlerinde Kartutan Köyü'nünsandık bölgesi ilan edilmediği, Tuzluca İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı'nın anılanyazısı eklerinde yer alan belgelerde ise; KartutanKöyü Muhtarı (H.O.)'ın 17.02.1994 tarihlidilekçesinde; köylerinde heyelan olması nedeniyle Tuzluca ilçe merkezindekendilerine konut yapıldığı, söz konusu afet konutlarına kendi köyleri adınasandık kurulması talebinde bulunulduğu, dolayısıyla o tarih itibariyle anılangerekçeyle köyün boşaldığının muhtarca zımnen kabul edildiği, TuzlucaKaymakamlığı Mahalli İdareler Bürosu'nun 03.03.1994 gün ve 310 sayılı yazısındada, Kartutan Köyü'nün tamamen boşaltılarak Tuzlucailçe merkezindeki afet konutlarına yerleştiklerinin belirtildiği görülmüştür.
Bu durumda, yukarıda belirtilen hususlarınbirlikte değerlendirilmesinden, Kartutan Köyü'nünidarece resmi şekilde veyaköy halkıtarafındanterör kaygısıyla fiilenboşaltılmadığı, dolayısıyla... 5233 sayılı Yasadan yararlanma imkanı bulunmadığıanlaşıldığından, ... başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukukaaykırılık görülmemiştir..."
19. Başvurucular murisinin temyizi üzerine Danıştay Onbeşinci Dairesinin 28/11/2012 tarihli ve E.2011/11825,K.2012/12329 sayılı ilamı ile kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçedeileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek niteliktegörülmediği belirtilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.
20. Başvurucular murisi tarafından karar düzeltme talebindebulunulmuş; Danıştay Onbeşinci Dairesinin 12/6/2013tarihli ve E.2013/8616, K.2013/4375 sayılı ilamı ile karar düzeltme talebininreddine karar verilmiştir.
21. Karar düzeltme isteminin reddi kararı, başvurucular murisine12/9/2013 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu 8/10/2013 tarihinde bireyselbaşvuruda bulunmuştur.
B. İlgili Hukuk
22. 5233 sayılı Kanun’un 4., 6., 7., 8., geçici 1., geçici 3.,geçici 4. maddeleri, 24/6/2013 tarihli ve 2013/5034 sayılı Bakanlar Kurulukararı eki kararın 1. maddesi, Danıştay Onuncu Dairesinin 20/2/2009 tarihli veE.2008/6679, K. 2009/1227 sayılı kararı (CelalDemir, B. No: 2013/3309, 6/2/2014, §§ 15-28).
23. 5233 sayılı Kanun'un 1. maddesi şöyledir:
"BuKanunun amacı, terör eylemleri veya terörlemücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zararauğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleribelirlemektir."
24. Aynı Kanun'un 2. maddesi şöyledir:
"Aşağıdabelirtilen zararlar bu Kanunun kapsamı dışındadır:
...
d) Terör dışındaki ekonomik ve sosyal sebeplerleuğranılan zararlar ile güvenlik kaygıları dışında kendi istekleriylebulundukları yerleri terk edenlerin bu sebeple uğradıkları zararlar."
25. Danıştay 10. Dairesinin 30/12/2008 tarihli ve E.2008/4141,K.2008/9584 sayılı kararı şöyledir:
"Öte yandan; kişilerin malvarlıklarınaulaşamamaları nedeniyle uğradıkları zararların 5233 sayılı Yasa uyarıncatazmini; köyün, idarece veya köy halkı tarafından tamamen boşaltılması halindemümkün olabileceğinden; Mahkemece bozma kararı üzerine davacının ikamet ettiğiköyün boşaltılıp boşaltılmadığının araştırılmasından sonra bir karar verilmesigerektiği tabiidir.
..."
26. Danıştay 10. Dairesinin 31/12/2008 tarihli ve E.2008/5548,K.2008/9733 sayılı kararı şöyledir:
"5233 sayılı Yasanın yukarıda aktarılanmaddelerinin değerlendirilmesinden; kişilerin malvarlıklarına ulaşamamasınedeniyle uğradıkları zararın 5233 sayılıYasa uyarınca tazmininin, terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetlersonucu meydana gelmesi şartına bağlı bulunduğu; başka bir ifadeyle,köyün, idarece veya köy halkı tarafından tamamen boşaltılması halinde sözkonusu zararların tazmini yoluna gidilebileceği; güvenlik kaygısına dayansa dahi,terör olayları sonucu köyü terk edenlerin malvarlıklarına ulaşamaması nedeniyleuğradıkları zararın, sadece köyün idarece veya köy halkı tarafından tamamenboşaltılması halinde ve köyün boşaltılmasından köye dönüşün başladığı tarihekadar geçen süreçle sınırlı olarak tazmininin mümkün olduğu sonucunaulaşılmaktadır. Zira, boşaltılan bir köye dönüşün başlaması, o köyde güvenlibir şekilde yaşayabilme olanaklarına kavuşulduğu anlamına gelmektedir. Köyedönüş için sağlanması zorunlu olan asgari güvenlik düzeyi ölçütünün iseobjektif olması gerektiği; başka bir anlatımla, köye geri dönen ve dönmeyenkişilere göre değişmemesi gerektiği de tabiidir.
Bu kabule göre, uyuşmazlığa konu olayda,davacının terör olayları sonucu terk ettiği YoncalıbayırKöyü'nde bulunan malvarlığına ulaşamamasından kaynaklanan zararının; sadeceköyün boşaltılmasından, köye dönüşün başladığı tarihe kadar geçen süreçlesınırlı kalmak kaydıyla tazmini olanaklı bulunduğundan, davalı idareceyaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu 1 yıllık süre üzerinden hesaplananmiktarın ödenmesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılıkbulunmamaktadır.
..."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
27. Mahkemenin 9/3/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucularınİddiaları
28. Başvurucular murisi Fatma Savaş, ikamet ettiği Iğdır iliTuzluca ilçesi Kartutan köyünde 1993 yılında terörolaylarının yoğunlaşması ve muhtarın öldürülmesi nedenleriyle güvenlikkaygısıyla köyün boşaltıldığını, 5233 sayılı Kanun kapsamında yaptığı talebinve akabinde açtığı davanın reddedildiğini, Komisyonun ilk kararında tazminatahükmetmişken daha sonra verdiği kararla önceki kararından haksız olarakdöndüğünü, köyde sürekli çatışma ortamının var olması karşısında devletin yeterligüvenli ortamı sağlayamadığını, Mahkeme kararının kendi içinde çelişkiliolduğunu, komşu köylerde yaşayanlara terör nedeniyle tazminat verildiğini,köyün yoğun kış şartlarına rağmen yıllardır boşaltılmadığını, terör olayınedeniyle boşaltıldığını, köyün sosyal ve ekonomik nedenlerle boşaltıldığıfikrinin soyut ve afaki olduğunu, mal varlığına ulaşamamaktan dolayı maddizararlarının doğduğunu, yapılan yargılamaların makul süredesonuçlandırılmadığını belirterek Anayasa’nın19., 35., 36. ve 45. maddelerindetanımlanan haklarının ihlal edildiğini iddia etmiş ve maddi tazminat talebindebulunmuştur.
B. Değerlendirme
29. Başvuruformu ve ekleriincelendiğinde başvurucu Fatma Savaş, 5233 sayılı Kanun kapsamındakizararlarının tazmini amacıyla açtığı davanın reddedilmesi nedeniyle Anayasa’nın19., 35., 36. ve 45. maddelerinde tanımlanan haklarının ihlal edildiğini iddiaetmiştir. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukukinitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisitakdir eder (Tahir Canan, B. No:2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu Fatma Savaş'ın ihlal iddiaları aşağıdakibaşlıklar altında incelenmiştir.
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
a. YargılamanınSonucu İtibarıyla Adil Olmadığına İlişkin İddia
30. Başvurucu Fatma Savaş, Komisyonca verilen kararın akabindeaçtığı davadan sonuç alamadığını, göç etmeye mecbur kalması nedeni ilemalvarlığına ulaşamadığını, tarım, hayvancılık ve diğer köy geçimkaynaklarından mahrum kaldığını kira, taşınma gibi zararlarının olduğunu anılanzararlara köy boşaltma eylemleri ile sebebiyet verilmiş olmasına rağmenzararlarının tazmin edilmediğini belirterek mülkiyet haklarının ihlaledildiğinden şikâyetçi olmuş; yargılama sürecinde yapılan incelemeler ve lehineolmayan yargı kararı temeline dayandırıldığı tespit edilen bu iddialarınAnayasa’nın 36. maddesi kapsamında değerlendirilmesi uygun görülmüştür.
31. Başvurucu Fatma Savaş, yargılamanın adil olmadığı iddiasıkapsamında ayrıca Komisyonun ve Mahkemenin kararlarının çelişkili olduğunu,iddialarının esastan incelenmediğini, yeterli araştırmanın yapılmadığını, 1994yılında muhtarın öldürüldüğünü, yaşanan olaylar neticesinde güvenlik nedeniylegöç etmeye mecbur kaldıklarını, oluşan zararları için yeterli bir giderim imkânınınkendilerine sağlanmadığını iddia etmiştir.
32. Anayasa'nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası ile 30/3/211tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun’un 49. maddesinin (6) numaralı fıkrasında, bireysel başvurularailişkin incelemelerde kanun yolunda gözetilmesi gereken hususların incelemeyetabi tutulamayacağı, 6216 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralıfıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabuledilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir (Necati Gündüz ve Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013,§ 24).
33. Anılan kurallar uyarınca ilke olarak derece mahkemeleriönünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerindeğerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derecemahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olupolmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derecemahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzdabariz takdir hatası içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvurukapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede kanun yoluşikâyeti niteliğindeki başvurular, derece mahkemesi kararları bariz takdirhatası veya açık bir keyfîlik içermedikçe AnayasaMahkemesince esas yönünden incelenemez (NecatiGündüz ve Recep Gündüz, § 26).
34. Başvurucu Fatma Savaş, maddi vakıa ve delillerin hatalıtakdiri neticesinde davasının reddedildiğini, bu kapsamda Derece Mahkemesincedelillerin takdirinin hatalı ve hükmün sonuç itibarıyla hukuka aykırı olduğunubelirtmekte olup başvurucunun iddialarının özünün Derece Mahkemesincedelillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasında isabetolmadığına, esas itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğuanlaşılmaktadır.
35. Başvuru konusu İdare Mahkemesi kararında, başvurucu ve idaretarafından sunulan bilgi ve belgelerden söz konusu olaylarla ilgili olarakIğdır Valiliği Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünün yazısında, Kartutanköyünde 14/11/1983-25/11/1983 tarihlerinde meydana gelen şiddetli yağmurlarsonucu oluşan afet nedeniyle on bir ailenin hak sahibi kabul edildiği ve buailelerin Tuzluca ilçesinde yapılan afet konutlarına 1989 yılındayerleştirildiği; Tuzluca Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğünün yazısında, 1993ile 1999 yılları arasında genel nüfus sayımı yapılmadığı ancak 1997 yılındagenel nüfus tespiti yapıldığı ve burada Kartutan köyünüfusunun sıfır olarak tespit edildiği; 28/7/2009 tarihli Jandarma tutanağında,Kartutan köyünde terör olayı meydana gelmediği,başvurucuların iddia ettikleri terör olayının SeyisçeşmeTepesi'nde meydana geldiği, buranın da Kartutan köyüdışında bulunduğu; Jandarma tarafından tutulan 15/11/2010 tarihli tutanakta,1993 ile 2000 yılları arasında Kartutan köyündegeçici köy korucusu bulunmadığı ve görevlendirilmediği, İçişleri Bakanlığıİller İdaresi Genel Müdürlüğünün 19/12/2005 tarihli onayıyla Kartutan köyü halkının 1992 yılından itibaren ekonomik vesosyal nedenlerle köyü terk ederek başka yerleşim birimlerine yerleşmeleri veköyde yerleşik nüfusun bulunmaması nedeniyle tüzel kişiliğinin kaldırılmasınakarar verildiği; Tuzluca İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının yazısında, 27/3/1994tarihinde yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimleri öncesinde Kartutan köyü halkı topluca Tuzluca İlçe Merkezi Kartutan afet konutlarına yerleştirildiğindenYüksekSeçim Kurulu Başkanlığının yazısının ekinde yer alan karar gereği Kartutan köyünde sandık kurulamadığı ve muhtarseçilemediği, 18/4/1999 tarihinde yapılan Milletvekilliği Genel Seçimlerinde Kartutan köyünün sandık bölgesi ilan edilmediği, Tuzlucaİlçe Seçim Kurulu Başkanlığının anılan yazısının eklerinde yer alan belgelerdeise Kartutan köyü muhtarı H.O.nun17/2/1994 tarihli dilekçesinde, köylerinde heyelan olması nedeniyle Tuzlucailçe merkezinde kendilerine konut yapıldığı, söz konusu afet konutlarına kendiköyleri adına sandık kurulması talebinde bulunulduğu, dolayısıyla o tarihitibarıyla anılan gerekçeyle köyün boşaldığının muhtarca zımnen kabul edildiği,Tuzluca Kaymakamlığı Mahalli İdareler Bürosunun yazısında da Kartutan köyünün tamamen boşaltılarak Tuzluca ilçemerkezindeki afet konutlarına yerleştirildiği, belirtilen hususların birliktedeğerlendirilmesinden Kartutan köyünün idarece resmîşekilde veya köy halkı tarafından terör kaygısıyla fiilenboşaltılmadığıbelirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Başvurucunun iddiaları, temyizmerciince de incelenip reddedilmek suretiyle yerel Mahkeme kararı onanmış,karar düzeltme talebi ise reddedilmiştir.
36. Başvurucunun iddialarına yönelik olarak muhtarın terörnedeniyle öldüğü, köyün boşaltılmış olduğuna dayanak olarak gösterilmişse deanılan Mahkeme kararı gereğince belirtilen olayın köy dışında gerçekleştiği,köyün terör nedeniyle boşaltılmış olduğuna ilişkin bilgi ve belge sunulmadığıda dikkate alındığında Derece Mahkemesinin kararında bariz takdir hatası veaçık bir keyfîlik bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
37. Açıklanan nedenlerle başvurucu Fatma Savaş tarafından ilerisürülen iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşıldığındanbaşvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönündenincelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksunolması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
38. Başvurucu, ayrıca idarenin can ve mal güvenliğini sağlamayükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle mülkiyet haklarının ihlal edildiğiniiddia etmektedir.
39. Başvuru dilekçesi incelendiğinde başvurucunun Anayasa’nın35. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürdüğü bölümde, 5233 sayılı Kanunkapsamında tanzim edilen belgelerde maddi zararlarının mevcut olduğu iddiaedilmiş fakat idari yargı makamlarının tazminat başvurularına ilişkin sözkonusu düzenlemeleri dar ve aleyhe yorumlayarak Anayasa’nın 35. maddesinin ihlaledildiği ileri sürülmüştür.
40. Başvurucu tarafından mülkiyet hakkının ihlal edildiğihususundaki iddiaların yargılamanın sonucuna dayandırıldığı ve yargılamasürecine ilişkin olarak yukarıda yapılan değerlendirme neticesinde başvurucunundelillerini ve iddialarını sunma fırsatı bulamadığına ve yargılamaya etkinolarak katılma imkânlarının ellerinden alındığına dair bir bulgu dasaptanmadığı anlaşılan somut yargılama faaliyetlerinin Derece Mahkemelerinceadil yargılanma hakkının gereklerine uygun şekilde yerine getirildiği tespitedildiğinden mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiaların ayrıcadeğerlendirilmesine gerek görülmemiştir (ÜlküÖzgür, B. No: 2013/2263, 26/6/2014, § 43).
b. Makul SüredeYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
41. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda açıkçadayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesinigerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun bu kısmınınkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
42. Başvurucu 5233 sayılı Kanun kapsamında ileri sürülen giderimtalebinin değerlendirilmesi hususundaki idari süreç ve yargılama prosedürününmakul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle Anayasa’nın 36. maddesindetanımlanan makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
43. 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan müracaatlarda idariyargı makamları nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündekiiddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesinin bukonuda verdiği kararlarında, komisyon ve yargılama aşamalarında geçen sürelerile davanın tüm koşulları, karara bağlanan başvuru sayısı ve yargılamasürecinde komisyon ve yargılama makamlarınca yapılan işlemler dikkate alınarakuyuşmazlığın karara bağlanması konusunda kamu otoritelerine ve özellikleyargılama organlarına atfedilebilecek bir gecikmenin olmadığı ve toplamda sekizyılın altında gerçekleşen başvuruların karara bağlanma süresinin makul süredeyargılanma hakkının ihlaline yol açmadığı sonucuna ulaşılmıştır (Sabri Çetin, §§ 61-69; Mahmut Can Arslan, B. No: 2013/3008,6/2/2014, §§ 60-68; Mehmet Gürgen,B. No: 2013/3202, 6/2/2014, §§ 58-66; CelalDemir, §§ 58-66). Başvurunun kesin olarak karara bağlanmasının dahauzun bir sürede gerçekleştiği ve bu durumun başvuruculara atfedilebilecek birkusurdan kaynaklanmadığı durumlarda ise makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiği sonucuna varılmıştır (İsmet Kaya,B. No: 2013/2294, 8/5/2014, §§ 46-70).
44. Somut davaya bir bütün olarak bakıldığında Komisyona başvurutarihi olan 1/1/2005ile nihai karar tarihi olan 12/6/2013 arasında geçen vetoplamda 8 yıl 5 aylık yargılama süresinde başvurucu açısından farklı kararverilmesini gerektiren bir yön bulunmadığı ve söz konusu sürede makul olmayanbir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.
45. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesindegüvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine kararverilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun’un50. Maddesi Yönünden
46. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralıfıkraları şöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.”
47. Başvurucu, başvuru formunda belirttiği maddi tazminatmiktarının taraflarına ödenmesi talebinde bulunmuştur.
48. Mevcut başvuruda Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altınaalınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği tespit edilmiş olmaklabirlikte başvurucu tarafından manevi tazminat talebinde bulunulmadığı, tespitedilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar arasında illiyet bağı da olmadığıanlaşıldığından başvurucunun maddi tazminat taleplerinin reddine kararverilmesi gerekir.
49. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuFatma Savaş mirasçılarından Muhabbet Uçak, Zarife Aka ve NazimeUçak'a müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına ilişkiniddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Tazminata ilişkin taleplerin REDDİNE,
D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucu mirasçılarından Muhabbet Uçak, ZarifeAka ve Nazime Uçak'a MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemelerdegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE9/3/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.