TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
MUHAMMED ARSLAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2018/27702)
Karar Tarihi: 9/7/2020
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Kadir ÖZKAYA
Üyeler
:
Engin YILDIRIM
Celal Mümtaz AKINCI
Recai AKYEL
Basri BAĞCI
Raportör
:
Volkan ÇAKMAK
Başvurucu
:
Muhammed ARSLAN
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru; işçi alacaklarının konu edildiği davaya dairyargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması, hukuka aykırı karar verilmesi nedenleriyleadil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 31/8/2018 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleolaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu, bir eğitim kurumu bünyesinde işçi olarakçalışmıştır.
9. İşçilik ücretlerinin eksik ödendiği iddiasıyla26/12/2013 tarihinde alacak davası açmıştır.
10. İstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesi 22/3/2018 tarihlikararı ile davayı kısmen kabul etmiştir. Buna göre 17.746,80 TL fark ve ücretalacağının, 2.485,59 TL yeni iş arama izni alacağının, 1.927,57 TL fazla mesaiücreti alacağının başvurucuya faizi ile ödenmesine hükmedilmiştir. Eşitdavranmama alacağının ise başvurucuya ayrımcılık yapıldığı yönünde kanıtsunulmadığı anlaşıldığından reddine karar verilmiştir.
11. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 3/7/2018 tarihli kararı ilehükmü onamıştır. Başvurucu nihai kararı 13/8/2018 tarihinde tebellüğ ettiktensonra 31/8/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
12. Mahkemenin 9/7/2020 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Makul SüredeYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucununİddiaları
13. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebinde bulunmuştur.
2. Değerlendirme
a. KabulEdilebilirlik Yönünden
14. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. EsasYönünden
15. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarakdavanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icraaşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılamasıdevam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanmahakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esasalınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50, 52).
16. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanınkarmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılamasürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri,§§ 41-45).
17. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzerbaşvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında 4,5 yılı aşkın bir süredesonuçlandığı anlaşılan davaya ilişkin yargılama sürecinin makul olmadığısonucuna varmak gerekir.
18. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesindegüvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine kararverilmesi gerekir.
B. Diğer İhlalİddiaları
1. Başvurucunun İddiaları
19. Başvurucu, Mahkemenin hatalı yorumla eşitlik ilkesineve hukuka aykırı karar verdiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlaledildiğini ileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Şikâyetlerin özü Mahkeme tarafından hatalı bir yorumla karar verildiğiiddiasına yönelik olduğundan şikâyetin yargılamanın sonucu itibarıyla adilolmadığı iddiası kapsamında değerlendirilmesi uygun görülmüştür.
21. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında,kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireyselbaşvuruda incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemelerönünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerindeğerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ileuyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusuolamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkileden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bukapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).
22. Somut olayda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tümdosya kapsamı incelenerek ilgili kısımları yukarıda belirtilen (bkz. § 10)gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
23. Mevzuatın, somut olayın ve delillerin yorumlanmasıyukarıda anılan ilkeler uyarınca uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkemenin takdirindeolup bireysel başvuruda değerlendirmeye konu edilemez.Bu hâle göre başvurucutarafından ileri sürülen iddialar, delillerin değerlendirilmesi ve hukukkurallarının yorumlanmasına ilişkin olup kararda bariz takdir hatası veya açıkbir keyfîlik oluşturan bir durumun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlaliddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
24. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğerkabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksunolması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
C. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
25. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlalkararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünsedosya üzerinden karar verir.”
26. Başvurucu, ihlalin tespiti ile maddi ve manevitazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
27. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiği sonucuna varılmıştır.
28. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevizararları karşılığında 10.400 TL manevi tazminatın başvurucuya ödenmesine kararverilmesi gerekir.
29. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesiiçin başvurucuların uğradıklarını iddia ettikleri maddi zarar ile tespit edilenihlal arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Talepte bulunan başvurucunun bukonuda herhangi bir belge sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat talebininreddine karar verilmesi gerekir.
30. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harçbedelinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir..
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğineilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksunolması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makulsürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucuya net 10.400 TL manevi tazminatınÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harçbedelinin başvurucuyaÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucununHazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içindeyapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihtenödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Anadolu 13.İş Mahkemesine (E.2017/515, K.2018/269) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 9/7/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.