TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
MURAT KARAYEL BAŞVURUSU (4)
(Başvuru Numarası: 2013/8364)
Karar Tarihi: 24/2/2016
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör Yrd.
:
Gizem Ceren DEMİR KOŞAR
Başvurucu
:
Murat KARAYEL
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru; ceza infaz kurumunda darbedilme,darp olayı hakkındaki şikâyet dilekçesinin işleme konulmaması ve etkilisoruşturma yapılmaması nedenleriyle işkence ve kötü muamele yasağı, etkilibaşvuru hakkı ve adil yargılanma hakkının ihlali iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru, 28/10/2013 tarihinde Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesivasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bireksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 28/2/2014 tarihinde,başvurucunun adli yardım talebinin kabulünekararverilmiştir.
4. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 28/2/2014 tarihinde,başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına kararverilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından 25/5/2015 tarihinde, başvurununkabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına kararverilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 25/6/2015 tarihinde AnayasaMahkemesine sunmuştur.
7. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş7/7/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığıngörüşüne karşı beyanlarını 13/7/2015 tarihinde ibraz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
9. Başvurucu, 22/9/2012 tarihinde nakil yoluyla Kırıkkale F TipiYüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edilmiştir.
10. Başvurucu ve diğer iki hükümlü hakkında 24/9/2012 tarihindearama sırasında slogan attıkları gerekçesiyle Ceza İnfaz Kurumu Disiplin KuruluBaşkanlığı tarafından 5/10/2012 tarihli disiplin işlemi uygulanmıştır.
11. Başvurucu ve diğer hükümlüler, anılan disiplin işleminekarşı Kırıkkale İnfaz Hâkimliğine itirazda bulunmuşlardır.
12. Kırıkkale İnfaz Hâkimliği tarafından 7/1/2013 tarihindealınan sözlü ifadelerinde başvurucu ve diğer iki hükümlü tarafından, disiplinsoruşturmasına konu olan olayda (Ceza İnfaz Kurumundaki arama işlemlerisırasında slogan atılması) infaz koruma memurlarının kendilerine saldırarakkötü muamelede bulundukları ve bu eyleme ilişkin şikâyetleri nedeniyle anılandisiplin soruşturmasının yürütüldüğü beyan edilmiştir.
13. 27/3/2013 tarihli tutanaktan, Kırıkkale İnfaz Hâkimliğitarafından Ceza İnfaz Kurumundan kamera görüntülerinin ve doktor raporlarınınistendiği, elde edilen kamera görüntülerinde kötü muameleye ilişkin birbulgunun tespit edilemediği anlaşılmaktadır. Başvurucu, kötü muamele yapılanyerde kamera olmadığını beyan etmektedir.
14. 27/3/2013 tarihinde alınan sözlü ifadelerinde başvurucu vediğer iki hükümlünün, olay tarihinde saldırıya uğrayarak yaralandıklarını ve bunedenle slogan attıklarını iddia ettikleri anlaşılmaktadır. 24/4/2013 tarihindeise başvurucu dışındaki iki diğer hükümlü, kendilerinin saldırıyauğramadıklarını beyan etmiştir.
15. Kırıkkale İnfaz Hâkimliği, anılan kötü muamele iddialarınailişkin bir soruşturma yürütülüp yürütülmediği konusunda CumhuriyetBaşsavcılığından bilgi istemiş; anılan olaya ilişkin bir soruşturmanın veşikâyetin söz konusu olmadığının bildirilmesi üzerine Kırıkkale İnfaz Hâkimliğitarafından 22/5/2013 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusundabulunulmuştur.
16. Anılan suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma kapsamındaCeza İnfaz Kurumundan, başvurucunun da içinde bulunduğu müştekiler hakkındadüzenlenen sağlık raporları ve kötü muameleye maruz kaldıklarına ilişkinherhangi bir şikâyet dilekçelerinin bulunup bulunmadığı sorulmuş; Kurumtarafından, başvurucu ve diğer iki hükümlüye ait 2/10/2012 tarihli sağlıkraporları gönderilmiş, söz konusu olaya ilişkin herhangi bir şikâyetdilekçesine rastlanmadığı belirtilmiştir.
17. Cezaevine kabul-giriş işlemlerine yönelik olarak 2/10/2012tarihinde, Kurum Tabipliği tarafından düzenlendiği anlaşılan raporlardabaşvurucu dışındaki iki müştekide herhangi bir bulguya rastlanmadığı,başvurucunun sırt bölgesinde 4 cm çizik tespit edildiği belirtilmektedir.
18. Başvurucunun anılan muayenesini yapan Doktor G.D. soruşturmaaşamasında tanık sıfatıyla dinlenmiş ve beyanında özetle, başvurucunun anılantarihte cezaevine kabul-giriş muayenesi için getirildiğini, sırt bölgesinde 4cm uzunluğunda çizik bulunduğunu, bu bulgunun darp ya da kötü muameleyidüşündürecek bir bulgu olmadığını, günlük hayatta herhangi bir şekildeoluşabilecek şekilde basit bir çizik olduğunu, başvurucuda başka bir bulguyarastlamadığı gibi başvurucunun da darp ya da kötü muamele gördüğüne dairherhangi bir beyanda bulunmadığını belirtmiştir.
19. Başvurucu, soruşturma aşamasında Kırıkkale Adli Tıp ŞubeMüdürlüğüne sevk edilmiş; 19/6/2013 tarihinde yapılan muayenesinde herhangi birbulgu tespit edilmemiştir.
20. Başvurucu, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından19/6/2013 tarihinde müşteki sıfatıyla alınan beyanında özetle Kırıkkale F TipiKapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edilmelerinden iki gün sonra 24/9/2012tarihinde üç kişi kaldıkları odadan infaz koruma memurlarının kendilerini,eşyalarını almaya gideceklerini söyleyerek çıkardıklarını ve kamera kaydıalınmayan acil müdahale odasına götürdüklerini, yürürlerken bir gardiyanınkendisine "Elini cebinden çıkar, düzgünyürü"dediğini,kendisinin de bunun üzerine yürüyüşünde bir tuhaflık olmadığını ve elini cebinekoymasında da bir sakınca görmediğini söylediğini, bunun üzerine kendisini acilmüdahale odasına soktuklarını ve elini cebinden çıkarması konusunda ısrarcıolduklarını, elini cebinden çıkarmayı reddetmesi nedeniyle bir infaz korumamemurunun boğazından, diğerinin ise kolundan tutarak elini arkaya doğrubüktüklerini ve cebinden çıkardıklarını, sağlık muayenesini daha önce talepetmelerine karşın 2/10/2012 tarihinde revire götürülerek muayene edildiğini,Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben şikâyetlerini belirtir dilekçeyazdıklarını, dilekçelerinin işleme konulmadığını ancak söz konusu süreçneticesinde anladıklarını, arbede sırasında kolunda morluklar ve sırtındaçizikler oluştuğunu ifade etmiştir.
21. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kırıkkale FTipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan, acil müdahale odasını gösteren kamerakayıtları bulunup bulunmadığı sorulmuş, varsa kamera kayıtlarının gönderilmesiistenmiş ve başvurucunun anılan iddialarına ilişkin olarak Kurumca bir işlemyürütülüp yürütülmediği sorulmuş; Ceza İnfaz Kurumu tarafından gönderilen cevapyazısında, Adalet Bakanlığı Ceza ve TevkifevleriGenel Müdürlüğünün 18/6/2003 tarihli ve 30014 sayılı yazıları gereğince kamerakayıt sisteminin altı aydan (183 gün) eski olan kayıtları otomatik olaraksildiği ve bu nedenle kayıtlara ulaşmanın mümkün olmadığı, anılan iddiaylailgili olarak Kurum tarafından yürütülen bir işlem olmadığı bildirilmiştir.
22. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca 30/7/2013 tarihli ve S.No: 2013/4516, K.2013/3623 sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir.Karar gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:
"... 02.10.2012 tarihindekurum doktoru tarafından yapılan fiziki muayenelerinde ... Murat Karayel'in ...yalnızca sırt bölgesinde 4 cm uzunluğunda çizik olduğunun belirtildiği,müştekilerin Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun16.06.2013 tarih ve 2013/6977 sayılı yazısında da belirtildiği üzerekendilerinin saldırıya uğradıklarına ilişkin Ceza İnfaz Kurumu aracılığı ileherhangi bir müracaatlarının bulunmadığı, Kırıkkale İnfaz Hakimliği'nde beyandabulundukları görülmekle,
Müştekilerin alınan doktor raporları Kırıkkaleİnfaz Hakimliği'ndeki beyan tarihleri, kurum yazısı ve ekindeki belgeler iledinlenen tanık beyanı birlikte değerlendirildiğinde müştekilerin darpedildiklerine ve dilekçelerinin gönderilmediğine dair soyut iddiadan başkayeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla..."
23. Başvurucunun anılan karara karşı yaptığı itiraz ise Ankara5. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/8/2013 tarihli ve 2013/640 Değişik İş sayılıkararıyla reddedilmiştir.
24. Anılan karar 27/9/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş,başvurucu 28/10/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
B. İlgili Hukuk
25. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza MuhakemeleriKanunu'nun 160. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
"Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka birsuretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamudavasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğiniaraştırmaya başlar."
26. 5271 sayılı Kanun'un 172. maddesinin (1) numaralı fıkrasışöyledir:
"Cumhuriyet savcısı,soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüpheoluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmamasıhâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. .."
27. 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin (1) numaralı fıkrasışöyledir:
"Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yerolmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısınınyargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır cezamahkemesi başkanına itiraz edebilir."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
28. Mahkemenin 24/2/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
29. Başvurucu; Ceza İnfaz Kurumunda görevli memurlar tarafından darbedildiğini, Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben dilekçeverdiğini ve doktor muayenesi talep ettiğini ancak doktor muayenesinin geçyaptırıldığını ve ihbar dilekçesinin de işleme konulmadığını, İnfaz Hâkimliğiönünde sözlü olarak şikâyetini yinelemesi sonucu soruşturma başlatıldığını,ancak eksik araştırma yapılarak kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinibelirterek etkili başvuru hakkı, adil yargılanma hakkı ile işkence ve kötümuamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebindebulunmuştur.
B. Değerlendirme
30. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun etkili başvuru hakkı ile adilyargılanma hakkının ihlali iddialarının da işkence ve kötü muamele yasağıkapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
31. Anayasa'nın 17. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarışöyledir:
"Herkes, yaşama, maddive manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
...
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimseinsan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz."
32. Herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirmehakkı Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınmıştır. Anılan maddenin birincifıkrasında insan onurunun korunması amaçlanmıştır. Üçüncü fıkrasında da kimseye“işkence” ve “eziyet” yapılamayacağı, kimsenin “insan haysiyetiyle bağdaşmayan”ceza veya muameleye tabi tutulamayacağı hüküm altına alınmıştır (Cezmi Demir ve diğerleri, B. No: 2013/293,17/7/2014, § 80).
33. Devletin, bireyin maddi ve manevi varlığını koruma vegeliştirme hakkına saygı gösterme yükümlülüğü, öncelikle kamu otoritelerinin buhakka müdahale etmemelerini, yani anılan maddenin üçüncü fıkrasında belirtilenşekillerde kişilerin fiziksel ve ruhsal zarar görmelerine neden olmamalarınıgerektirir. Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlüğüne saygı göstermeyükümlülüğünden kaynaklanan negatif ödevidir (CezmiDemir ve diğerleri, § 81).
34. Anayasa’nın 17. maddesi, devlete ayrıca kişilerin işkence veeziyete ya da insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir ceza veya muameleye maruzbırakılmalarını engelleyecek tedbirler alma ödevi yüklemektedir. Anılanyükümlülük, devletin kişilerin fiziksel ve ruhsal bütünlüklerini idari ve yasalmevzuat aracılığıyla koruma hususundaki pozitif yükümlülüğünü oluşturmaktadır.
35. Devletin, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkıkapsamında sahip olduğu pozitif yükümlülüğün bir de usul boyutu bulunmaktadır.Bu usul yükümlülüğü çerçevesinde devlet, doğal olmayan her türlü fiziksel veruhsal saldırı olayının sorumlularının belirlenmesini ve gerekiyorsacezalandırılmasını sağlayabilecek etkili resmî bir soruşturma yürütmekdurumundadır. Bu tarz bir soruşturmanın temel amacı, söz konusu saldırılarıönleyen hukukun etkin bir şekilde uygulanmasını güvenceye almak ve kamugörevlilerinin ya da kurumlarının karıştığı olaylarda, bunların sorumluluklarıaltında meydana gelen olaylar için hesap vermelerini sağlamaktır (Cezmi Demir ve diğerleri, § 110).
36. Başvurucu; infaz koruma memurları tarafından darpedildiğini, şikâyet dilekçesinin işleme konulmadığını, sağlık raporunun geçaldırıldığını ve eksik soruşturma yapıldığını ileri sürmektedir.
37. Başvurucunun iddialarına karşı Bakanlık görüşünde AİHMiçtihatlarına yer verilerek kötü muamele iddialarının Kırıkkale İnfaz Hâkimliğiönünde dile getirilmesi neticesinde soruşturma başlatıldığı, doktor raporlarıve kamera kayıtlarının araştırılarak kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğiifade edilmiştir.
38. Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvurucu; şikâyetdilekçesinin işleme konulmayacağı ihtimalini düşünmesi nedeniyle Ceza İnfazKurumunda bulunan diğer bazı hükümlülere uğradığı saldırıya ve şikayetdilekçesine dair bilgiler verdiğini, bu kişilerin tanık olarakdinlenilebileceğini, İnfaz Hâkimliği önünde şikâyetini beyan ettiği tarihtekamera kayıtlarının henüz ulaşılabilir olduğunu, nitekim birtakım görüntülerinİnfaz Hâkimliği dosyasına girdiğinin duruşma tutanaklarından anlaşıldığını,kötü muameleye maruz kaldığı odada kamera bulunmamakla birlikte odaya giriş veçıkışların tespit edilebileceğini, Kuruma kabul işlemleri sırasında aramaişleminden hemen sonra sağlık muayenesi yapılması gerekirken on gün sonramuayene edildiğini beyan etmiştir.
39. Somut olayda başvurucunun İnfaz Hâkimliği önündeki 7/1/2013tarihli sözlü beyanı üzerine suç duyurusunda bulunulduğu ve CumhuriyetBaşsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı anlaşılmaktadır. Soruşturmaaşamasında doktor raporları (bkz. §§ 17-19), başvurucunun beyanı (bkz. § 20) vediğer deliller değerlendirilerek başvurucunun darbedildiğineilişkin soyut iddia dışında yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmayayer olmadığı kararı verilmiştir.
40. Başvurucunun, bireysel başvuru dilekçesinde olayın somuttasvirini içeren bir anlatıma yer vermediği anlaşılmakla birlikte soruşturmadosyası kapsamında başvurucunun; infaz koruma memurları tarafından eşyalarınıalmaya gidecekleri söylenerek kaldıkları odadan çıkarıldıklarını, elinicebinden çıkarmasının söylenmesi üzerine infaz koruma memurlarıyla aralarındatartışma yaşandığını ve bir görevlinin kendisini boğazından tuttuğunu diğerininise kolundan tutup elini cebinden çıkardığını, bu eylem nedeniyle kolundamorarmalar ve sırtında çizikler oluştuğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır.
41. 2/10/2012 tarihli sağlık raporunda (§17) başvurucununsırtında 4 cm çizik bulunduğu tespit edilmiş olmakla birlikte, başvurucununboğazdan ve koldan tutma ile sınırlı olay anlatımında anılan çiziklerinoluşması için nedensellik bağı kurulabilecek bir açıklaması (duvara çarpma,düşme gibi) bulunmadığı anlaşılmaktadır.
42. Başvurucunun kolunda morarmalar meydana geldiği iddiasının,kolundan tutularak elinin cebinden çıkarıldığı iddiasıyla uyumlu olduğuanlaşılmakla birlikte, sağlık raporunda anılan morarmaya ilişkin bir tespit yeralmadığı anlaşılmaktadır.
43. Bir kimsenin -özellikle içinde bulunduğu hassas durum dadikkate alındığında- ceza infaz kurumunda şiddete maruz kaldığını kanıtlayacakdoktor raporu elde etmesinin zor olabileceği, başvurucunun da sağlık raporununolay tarihinden sekiz gün sonra alınması nedeniyle ileri sürülen, kolda morarmabulgusunun kaybolmasının mümkün olabileceğinin dikkate alınması gerekmeklebirlikte gerek sağlık raporundan gerek tanık sıfatıyla dinlenilen doktorbeyanından başvurucunun muayene sırasında anılan yaralanmaya ilişkin birbeyanda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Başvurucunun, doktor muayenesi sırasında, darbedildiğine ilişkin beyanda bulunduğu ancak dikkatealınmadığı yönünde bir açıklaması bulunmadığı gibi korktuğu ya da tehditedildiği için anılan beyanda bulunamadığı yönündebiriddiasının da mevcut olmadığı anlaşılmaktadır.
44. Başvurucu ayrıca kötü muamele iddialarına ilişkin olarakCumhuriyet Başsavcılığına hitaben dilekçe verdiğini ancak anılan dilekçeninSavcılığa iletilmediğini ileri sürmektedir. Soruşturma aşamasında yapılanincelemede Ceza İnfaz Kurumu kayıtlarında anılan dilekçeye rastlanmamıştır.Başvurucunun soyut iddia dışında, anılan dilekçeyi ne zaman ve kime teslimettiği, dilekçesinin kayda alınıp alınmadığı gibi bir bilgiyi de AnayasaMahkemesine sunmadığı anlaşılmaktadır. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşısunduğu beyanında, anılan saldırıdan ve verdiği şikayetdilekçesinden Ceza İnfaz Kurumundaki bir kısım hükümlüleri haberdar ettiğini,bu kişilerin tanık olarak dinlenilebileceğini belirtmişse de soruşturmaaşamasında bu yönde bir beyanda bulunmadığı tespit edilmiştir.
45. Bu açıklamalar ışığında gerek bireysel başvuru dosyasındagerek soruşturma dosyasında, başvurucunun kötü muamele iddiasını destekleyeceknitelikte bir bulguya rastlanmadığı, başvurucunun Anayasa'nın 17. maddesininüçüncü fıkrası kapsamındaki iddialarının kanıtlanmamış şikâyetlerden oluştuğuanlaşıldığından, başvurunun açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesimağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemektenTAMAMEN MUAF TUTULMASINA
24/2/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.