TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
MURAT KORKMAZ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/15851)
Karar Tarihi: 22/12/2016
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Nuri NECİPOĞLU
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör Yrd.
:
Derya ATAKUL
Başvurucular
:
1. Murat KORKMAZ
2. Memet Nuri KORKMAZ
3. Ahmet KORKMAZ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 10/10/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucuların murisi, 1993 yılında tapu iptali ve tescildavası açmıştır. Doğubayazıt Asliye Hukuk Mahkemesinin E.1993/101 sayılıdosyasına kaydedilen davada yargılama devam etmektedir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
9. Mahkemenin 22/12/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
10. Başvurucular, makul sürede yargılanma haklarının ihlaledildiğini ileri sürmüşlerdir.
A. Kabul EdilebilirlikYönünden
11. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Esas Yönünden
12. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkinyargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanınikame edildiği tarih esas alınır (GüherErgun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 50).
13. Başvuruya konu dava, başvurucuların miras bırakanlarındanintikalle takip etmekte oldukları bir uyuşmazlık olup bu yönüyle makul süredeğerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin başlangıç anı, mirasçılarınyargılamaya katıldıkları an değil somut olayda muris açısından değerlendirmeyeesas alınan sürenin başlangıç anıdır (GülserenGürdal ve diğerleri, B. No: 2013/1115, 5/12/2013, § 51).
14. Sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra aşamasınıda kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam eden davalaryönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Güher Ergun ve diğerleri, § 52).
15. Anılan ilkeler doğrultusunda Anayasa Mahkemesinin benzerbaşvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda yirmi üç yıldırdevam eden yargılamanın süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
16. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvencealtına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
17. Başvurucular uzun süren yargılama nedeniyle taşınmazlarınıkullanamadıklarını belirterek Anayasa’nın 35. maddesinde tanımlanan mülkiyethaklarının da ihlal edildiğini iddia etmişlerdir. Başvurucuların makul süredeyargılanma haklarının ihlal edildiği yönünde yukarıda yer verilen tespitlerışığında mülkiyet haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının ayrıcadeğerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
C. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
18. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrasışöyledir:
“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkınınihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesihâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerehükmedilir…”
19. Başvurucular, manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
20. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğisonucuna varılmıştır.
21. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlarıkarşılığında başvuruculara ayrı ayrı net 30.000 TL manevi tazminat ödenmesinekarar verilmesi gerekir.
22. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harçtan oluşanyargılama giderinin başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesigerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvuruculara AYRI AYRI net 30.000 TL manevi tazminatÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCULARAMÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Doğubayazıt Asliye Hukuk Mahkemesine(E.1993/101) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE22/12/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.