TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
MURAT KUR VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/7604)
Karar Tarihi: 4/7/2019
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Recep KÖMÜRCÜ
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Raportör
:
Ceren Sedef EREN
Başvurucular
:
1. Murat KUR
:
2. Evrim KONAK
:
3. Hıdır YILDIZ
:
4. Deniz KIRBAĞ
Vekili
:
Av. Uğur YEŞİLTEPE
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, üyesi oldukları dernek kapsamında katıldıklarıeylemlerin terör örgütü üyesi olma suçundan mahkûmiyetlerinde delil olarakkullanılması nedeniyle başvurucuların ifade ve örgütlenme özgürlükleri iletoplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme haklarının ihlal edildiği iddialarınailişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 7/10/2013 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.
7. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı süresi içinde beyandabulunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
9. Başvurucular Murat Kur, Evrim Konak, Hıdır Yıldız ve Deniz Kırbağ sırasıyla 1981, 1977, 1987 ve 1985 doğumlu olupolayların meydana geldiği tarihte Tunceli'de ikamet etmektedir.
10. Başvurucuların tümü olayların meydana geldiği tarihte DersimDemokratik Haklar Derneği üyesidir. Anılan Dernek daha sonra 6/1/2017 tarihli ve29940 sayılı 1. Mükerrer Resmî Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 679 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler AlınmasıHakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasıuyarınca kapatılmıştır. Söz konusu hükümde terör örgütlerine veya MillîGüvenlik Kurulunca devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğunakarar verilen yapı, oluşum veya gruplara aidiyeti, iltisakıveya bunlarla irtibatı olan derneklerin kapatıldığı belirtilmiştir.
11. Başvurucular, terör örgütü üyesi olma ve terör örgütününpropagandasını yapma suçlarını işledikleri şüphesiyle 5/12/2011 tarihindegözaltına alınmış ve 6/12/2011 tarihinde tutuklanmışlardır.
12. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 28/12/2011 tarihliiddianamesi ile başvurucular hakkında Maoist KomünistParti (MKP) silahlı terör örgütüüyesi olma ve örgütün propagandasını yapma suçlarından kamu davası açılmıştır.
13. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 21/3/2012 tarihindetüm başvurucuların hem terör örgütü üyesi olma hem de terör örgütü propagandasıyapma suçlarından cezalandırılmasına hükmetmiştir. Başvurucular Murat Kur veEvrim Konak 9 yıl; başvurucular Hıdır Yıldız ve Deniz Kırbağise geçmişleri, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindekidavranışları lehlerine takdiri indirim nedeni sayılarak 7 yıl 6 ay hapiscezasıyla cezalandırılmışlardır.
14. Mahkeme gerekçeli kararına MKP terör örgütünün kuruluşu,amacı ve tarihsel gelişimini de içeren bir arka plan bilgisi vererekbaşlamıştır. Buna göre MKP terör örgütü, mevcut anayasal düzeni silahlı halkayaklanması yoluyla yıkarak yerine Marksist-Leninist-Maoistilkelere dayalı sosyalist bir düzen kurmak ve nihai olarak komünist düzenegeçiş sağlamak amacıyla 1972 yılında kurulmuş bir terör örgütüdür. Örgütünkurucusu 1973 yılında güvenlik güçlerince gerçekleştirilen operasyonda yaralıolarak ele geçirilen ve tutuklu bulunduğu Diyarbakır Ceza İnfaz Kurumundaintihar eden İbrahim Kaypakkaya'dır.
15. Kararda MKP'nin yasa dışıyapılanmaları Maoist Gençlik Birliği, Maoist Kadınlar Birliği ve Halk Kurtuluş Ordusu (HKO)olarak belirlenmiş; ilk iki yapılanmanın lise, üniversite ve fabrikalardakigençler ile kadınların önce sempatizan düzeyinde kazanılarak daha sonra silahlıfaaliyetlerde bulunmak üzere HKO bünyesine ya da oluşturulacak Kadın Birliklerine katılımı amacıylaoluşturulduğu ifade edilmiştir. Kararda, HKO'nun iseörgütün askerî aparatı olarak tanımlanabileceği belirtilmiş ve faaliyetlerindekırsal alan yapılanmasının esas olduğu, amacının ise gerçekleştirilen silahlıeylemler ile halk üzerinde baskı ve korku oluşturup etkilenmesi ve halkı mevcutanayasal düzene karşı ayaklandırmak amacıyla ajitasyon, propaganda ve şiddeteylemleri gerçekleştirilmesi olduğu ifade edilmiştir. Kararda, MKP tarafındangerçekleştirilen eylemlerin HKO ismiyle üstlenildiği de belirtilmiştir.
16. Kararda MKP'nin 1. Kongresinigerçekleştirerek ismini duyurduğu 2002 yılından itibaren 32 şiddet içerikli ve94 propagandaya yönelik olmak üzere toplam 126 eylem gerçekleştirdiği belirtilmiştir.Buna göre örgüt; güvenlik güçlerine yönelik silahlı ve bombalı saldırı,öldürme, taciz eylemleri, güvenlik binaları ve kamu binalarına yönelik taciz vesaldırı eylemleri, ajan ve iş birlikçi olarak belirledikleri muhtar vevatandaşlara yönelik korkutma, yıldırma, yaralama ve öldürme eylemleri, emekliüst düzey güvenlik görevlilerine yönelik suikast türü eylemler, yol kesme, gaspgibi yöntemler ile örgüte gelir sağlama amaçlı eylemler, kırsal alanda yaşamsalanlamda hayatlarını devam ettirebilmek ve kırsal alanda barınabilmek amaçlızorla malzeme toplama eylemleri ile devlete olan güven duygusunu sarsmak vedevlet yanlısı vatandaşlarımızı kendi saflarına çekmek amacıyla kırsal alandave köylerde vatandaşlarımıza yönelik şiddet içerikli eylemlergerçekleştirmektedir. Kararda HKO'nun hâlen TunceliMerkez, Hozat, Pertek ve Ovacık bölgelerinde muhtemelen 28 ilâ 30 civarındaoldukları değerlendirilen silahlı militanı ile kırsal alan faaliyeti yürüttüğüde belirtilmiştir.
17. Kararda "Örgütün Seksiyonları" başlığı altındaDemokratik Haklar Federasyonu yapılanmasından bahsedilmiştir. Buna göreDemokratik Haklar Federasyonu 4/9/2008 tarihinde Ankara, İzmir, Uşak, Anadoluve Gaziosmanpaşa Demokratik Haklar Derneklerinin bir araya gelmesiyle oluşturulmuştur.Kararda, daha önce Demokratik Haklar Platformu adıyla faaliyet gösterdiğibelirtilen yapının kuruluşundan itibaren basın açıklaması, afiş asma, miting,toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme ve bildiri dağıtma şeklinde eylemlergerçekleştirdiği ifade edilerek 6/10/2009 ve 7/10/2009 tarihlerinde İstanbul'daUluslararası Para Fonu toplantıları esnasında polis helikopterine karşı havaifişek saldırısı gerçekleştiren grubun arasında yüzleri maskeli ve üzerinde"DHF" yazılı bezkıyafet giyen şahısların bulunduğu bilgisine de yer verilmiştir. Öte yandanbaşvurucuların üyesi oldukları derneğin Demokratik Haklar Federasyonu ile birilgisinin olup olmadığı konusunda kararda bir açıklama bulunmamaktadır.
18. Kararda "Son DurumDeğerlendirmesi" başlıklı bölümde 17/6/2005 tarihindeTunceli'nin Ovacık ilçesi Kepir Yaylası ile Meyveli Ova bölgesi kırsalalanında, MKP terör örgütünün 2. Kongre toplantısını yapma çalışmalarıesnasında yapılan operasyon sonucu örgüt mensupları ile güvenlik güçleriarasında çıkan silahlı çatışmada, örgüt sorumluları oldukları değerlendirilenüyelerin de aralarında bulunduğu on yedi örgüt mensubunun ölü olarak elegeçirildiği bilgisi verilmiştir. Ayrıca operasyon sonrasında terör örgütünün 2.Kongresini 2007 yılı Aralık ayı içinde yurt dışında gerçekleştirdiği, sondönemlerde metropollerde faaliyetlerini yeniden yapılandırarak bu amaçlavarlığını ve güçlü olduğunu hissettirmeye yönelik faaliyetler içinde olduğu veönümüzdeki süreçte hedef olarak belirlediği şahıslara yönelik eylemlerine devamedebileceğinin değerlendirildiği de bu bölümde ifade edilmiştir.
19. Mahkeme gerekçeli kararına başvurucuların görünürde yasalolan ancak temelde MKP terör örgütünün güdümünde hareket eden Dersim DemokratikHaklar Derneği içinde yer alıp örgütün faaliyeti çerçevesinde anma etkinliği,basın açıklaması, protesto gösterileri ve yürüyüşlere katıldıklarını, bukapsamda örgütle özdeşleşmiş sloganlar attıklarını, üzerlerinde veikametlerinde, ayrıca üyesi oldukları Dernekte yapılan aramalarda da örgütseldokümanların ele geçirildiğini belirterek devam etmiştir. Buna göre anılanDernekte yapılan arama sonucu ele geçirilen dokümanlar şunlardır:
" - "Merhaba EvrimYdş"ile başlayan "D. M." ile biten,her iki yüzü de el yazısı ile yazılı, örgüt ile bağlantılı olan D. M.tarafından ceza infaz kurumundan gönderilen mektup
- Örgüt ile bağlantılı olan A. H. Y.tarafından cezaevinden gönderilen ve içeriğinde TKP/ML-TİKKO terör örgütülideri İbrahim Kaypakkaya’yı övücü mahiyetteyazıların bulunduğu el yazısı ile yazılı, not defteri şeklindeki doküman
- Tunceli İli Ovacık İlçesinde, güvenlikgüçleriyle girdikleri çatışmada ölen MKP ve PKK terör örgütü mensuplarınınfotoğraflarının bulunduğu doküman
- PKK terör örgütünün kurucu kadrosuiçerisinde yer alan 'Keko Mazlum Doğan' isimli terörörgütü mensubunun resminin olduğu bilgisayar çıktısı
-PKK terör örgütünün kurucu kadrosu içerisindeyer alan Mazlum Doğan, TKP/ML-TİKKO terör örgütü lideri İbrahim Kaypakkaya, Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan isimli şahıslarınresminin olduğu, "Şehitlerimizi" ile başlayan "Anıyoruz"ile biten ve üzerinde "ESP" ibareli afiş
-Kırmızı zemin üzerine İbrahim Kaypakkaya'nın siyah-beyaz siluetinin bulunduğu afiş
-Üzerinde İbrahim Kaypakkaya'nınresminin bulunduğu ve "Onu Anmak Onurdur" yazılı “Demokratik HaklarFederasyonu” ibareli döviz
- Tunceli İli Ovacık İlçesinde güvenlikgüçleriyle girdikleri çatışmada ölü ele geçirilen MKP terör örgütü mensubuO.D., İ.P. ile A.D.nin fotoğrafının bulunduğu ve üzerilerinde "O.D. Ölümsüzdür", "İ.P.Ölümsüzdür", "A.D. Ölümsüzdür" yazılı 3'er adet döviz
- "12 Eylül Anayasası" ile başlayanve "Boykot Cephesi" ile biten siyah-beyaz zemin üzerine siyah-beyazyazıların bulunduğu 2 adet afiş
- "Emperyalizme Karşı Halk Savaşı"ibaresinin bulunduğu Demokratik Haklar Federasyonu imzalı 2 adet döviz
-"26/05/2010 10.55 Alfa bond1"ibaresi bulunan ve İbrahim Kaypakkaya'nın siluetinin bulunduğu,duvarlara yazılama olarak kullanılan kloşe
- Çatışmada ölü ele geçirilen 3 MKP terörörgütü üyesinin cenazelerinde kullanılan, 1,60-2,50 metre ebatlarında, kırmızızemin üzerine sarı harflerle "Yaşasın Halk Savaşçıları Ölümsüzdür"ibareli pankart
-Tunceli merkez ve ilçelerindegerçekleştirilen basın açıklaması ve etkinliklerde kullanılan, sarı zeminüzerine, 1,50-2,50 metre ebatlarında "Kürt Ulusuna Özgürlük ve Tam HakEşitliği İçin Halkın Haklı Mücadelesini Büyütelim" ve Demokratik Haklar Federasyonuibareli pankart
- Tunceli merkez ve ilçelerindegerçekleştirilen basın açıklaması ve etkinliklerde kullanılan, beyaz zeminüzerine kırmızı yazıyla "Mayıs Şehitleri Ölümsüzdür","Demokratik Haklar Federasyonu" ibareli 1-1,50 metre ebatlarında, üzerindeörgüt mensuplarının fotoğraflarının bulunduğu pankart
- Üzerinde İbrahim Kaypakkaya'nın siluetinin bulunduğu flama
- Beyaz zemin üzerine "Beyazıt HalepçeKatliamını Unutmadık Unutturmayacağız, Tunceli Üniversitesi ÖğrenciDerneği" ibareli 1-2 metre ebatlarında afiş
- Sarı zemin üzerine 1,50-2,50 metreebatlarında "Sömürü ve Zulüm Saltanatına Karşı" ile başlayanDemokratik Haklar Federasyonu ibareli pankart
-Sarı zemin üzerine "Dersim Kültürü YokEdilmek İsteniyor" ile başlayan "Demokratik Haklar Federasyonu"ile biten 1-3 metre ebatlarında afiş
-Kırmızı zemin üzerine "Kaypakkayayı anmak suç değildir" ile başlayan"Unutmayacak…" ile biten İbrahim Kaypakkaya’nınsilüetinin bulunduğu 2-4 metre ebatlarında pankart
- "Halkın Günlüğü" ibareli, Mayısayı sayfasında TKP/ML-TİKKO terör örgütü lideri İbrahim Kaypakkaya’nınfotoğrafının bulunduğu 5 adet takvim
- "Anmak savaşmaktır" ile başlayan"Hesap soracağız İbrahim yoldaş" ile biten, İbrahim Kaypakkaya'nın siluetinin bulunduğu beyaz zemin üzerinemukavva doküman
- İçinde iltisaklı kişi veya kişilerinnumaralarının yazılı bulunduğu, 10 - 24 Aralık tarihinde düzenleyecekleri eylemhakkında görevlendirmelerin yapıldığı, çeşitli toplantılar hakkında notlarınalındığı, örgütün kadınlara yönelik stratejik ve dönemsel olarak yürüttüğüfaaliyetler çerçevesinde sivil toplum kuruluşları ile yapılacak olangörüşmelerin planlandığı, eylemlerde kullanılacak olan bildiri ve pankartlarınhazırlanması ile dağıtılması yönünde planların yapıldığı "SGK" ibarelimavi renkli not defteri
-Yasa dışı yayınların Tunceli merkez veilçelerinde satıldığı ve buna dair hesapların tutulduğu, "Sınıf TeorisiFiyatı 5 TL'dir" ibaresinin bulunduğu ve 2010 yılına ait defter
- 10 Aralık ve 24 Aralık tarihleri arasında yapılacakolan eylemler hakkında mahalle, köy ve üst komisyon şeklinde hiyerarşik yapıiçerisinde çeşitli kişi veya kişilere görev dağılımının yapıldığı, düzenlenecekolan etkinlikte yapılacak afiş çalışmalarının tarihinin belirlendiği, sonsayfasında ise iltisaklı olan kişilerin isim ve telefon numaralarınınyazıldığı, "TMMOB" ibareli koyu lacivert renkli ajanda
- Yasa dışı yayınların Tunceli merkez veilçelerinde kişi veya kişilere satıldığı ve buna dair hesapların tutulduğu,alacak verecek kayıtlarının bulunduğu, yeşil renkli "Yevmiye" baskılıüzerinde "DHD" ibaresi bulunan gelir gider defteri
-PKK terör örgütünün 4. dönem faaliyeti olandemokratik özerklik stratejisinin hayata geçmesi yönünde MKP terör örgütü veDemokratik Haklar Federasyonu tarafından üstlenilen misyon,tutumve hareket tarzlarının yer aldığı 10 sayfalık "Demokratik ÖzerklikTartışmaları ve Tutumumuz Üzerine Demokratik Haklar Federasyonu Merkez YönetimKurulu 9 Kasım 2011" ile başlayan "Yeni Demokratik Toplum 3-9 Ekim2011 sayısı Sosyolojik Bir Yapı Olarak Ekonomi" ile biten bilgisayarçıktısı doküman
-Kırmızı zemin üzerine siyah-beyaz renkliTKP/ML-TİKKO terör örgütü kurucusu İbrahim Kaypakkaya’nınsiluetinin bulunduğu 25-35 cm ebadında cam çerçeveli portre resim
- Harddisk, fotoğrafmakinası ve DVDROM'da İbrahim Kaypakkaya'yaait resimler, basın açıklamaları ve yürüyüşlere ait görüntüler ile MKP terörörgütünün propagandasına yönelik resimler"
20. Kararda ayrıca MKP terör örgütünün kendi güdümünde yayınyapan çeşitli internet sitelerinden örgüt mensuplarına ve müzahir kitleye eylemve etkinlikler için verdiği talimatlardan bazıları şu şekilde belirtilmiştir:
"1- MKP terör Örgütününverdiği 105 nolu talimat, Terör örgütü güdümünde yayınyapan ibrahimkaypakkaya.net isimli internet sitesinde, 19.03.2011 tarihindeyapılan tespitte, MKP MK-SB 105 Nolu Açıklama, Bıjı Newroz! başlığıyla verilen haberde,'Emperyalistler Ve Uşaklarının Sömürü ve Zulüm Politikalarına Karşı Tüm Halklarve Ezilen Ulusların Yaktığı İsyan Ateşini Daha Fazla Körükleyelim! Bu bilinçleKürt ulusu özgülünde tüm halkların ve ezilen ulusların Newrozbayramını kutluyor ve bütün ilerici, demokrat, yurtsever, Devrimci vekomünistleri emperyalistler ve onların stratejik uşaklarına karşı ortak direnişve mücadeleye çağırıyoruz. Halk Savaşını, Türkiye-Kuzey Kürdistan’ın her birparçasında Newroz coşkusu ve ateşiyle yükseltelim vekazanalım' şeklinde olduğu,
...
3- MKP terör Örgütünün verdiği 123 nolu talimat,
Terör Örgütüne müzahir yayın yapanmkp-bim.info isimli internet sitesinde, 16.05.2011 tarihinde yapılan tespitte,123 nolu açıklama başlığıyla verilen talimatta, ' 18Mayıs vesilesiyle Parti ve Devrim Şehitlerimizi anıyoruz! Çeşitli Millet veMilliyetlerden Türkiye-Kuzey Kürdistan proletaryası ve yoksul halklarınabaşlıklı haberin devamında, .…Devrimimiz kanla yoğrulmaktadır; Bu Çelik AldığıSuyu Unutmayacaktır! Onu anmak; derin halk sevgisiyle, Onu anmak; derin halksevgisiyle halkın kurtuluşu uğruna Maoist KomünistPartisi önderliğinde Halk Savaşında ısrar etmek, Gerilla savaşının sıra neferiolarak saflara katılmak demektir. ….Onu anmak; anti- faşist, anti- emperyalist,anti- feodal olmak ve her türden gericiliğe karşı mücadelede yer almakdemektir. Parti ve Devrim Şehitlerimizle şimdi başımız daha dik ve onurlayürüyoruz. KAYPAKKAYA yoldaş şahsında, parti ve Devrim şehitlerini anıyor,kızıl anılarını selamlayarak önlerinde eğiliyoruz' şeklinde olduğu,
4- MKP terör Örgütünün verdiği 127 nolu talimat,
Terör örgütüne müzahir yayın yapanhttp://mkp-bim.info isimli internet sitesinde, 01.07.2011 günü yapılantespitte, Üç Halk Savaşçısını Ölümsüzler Kervanına Uğurladık başlığıyla verilenhaber ve 127 nolu açıklamada, 'Üç Halk SavaşçısınıÖlümsüzler Kervanına Uğurladık! Halklarımız, Yoldaşlar; Halklarımıza karşıişledikleri baskı-sömürü-zulüm suçu ve faşist saldırıları savaş çağrısıdır; budünden kabulümüzdür! Partimiz, karşı-Devrimci sınıfların halklarımıza karşıaçmış olduğu savaşa, Devrimci halklarımızın savaşı olarak Halk SavaşıStratejisiyle cevap vermektedir. ……Uzun mücadele tarihimizin yüzlerce şehidi bukeskin ve ağır bedelin kanıtı ve omuzlayanıdır. Şehitlerimiz, mücadelemizin enanlamlı bedelleri, Devrimimizin çimento harcıdır. Ozan, Abidin, Pirahmet yoldaşlar; büyük Halk Savaşı serüvenimizinunutulmaz parçaları, kahramanlar kervanımızın yeni halkaları ve Devrimcisavaşımızın büyüyen bedelleridir. Yoldaşlarımızın ölümsüz anıları önünde birkez daha saygıyla eğiliyor, mücadelelerini Devrime taşıma kararlılığımızı beyanediyoruz' şeklinde olduğu,
...
7- MKP terör Örgütünün 07.12.2010 tarihindeyayınladığı talimat,
Terör örgütüne müzahir yayın yapan http://www.halkingunlugu.net isimliinternet sitesinde 07.12.2010 tarihinde yayınlanan talimat ve Maoist Komünist Partisinden açıklama şeklindeki haberde, 'Dersim halkına çağrımız, yanlış yolda yürüyenlere uyarımızdır…...ÖzellikleTürkiye-Kuzey Kürdistan gerçeğinin ürünü olarak kadın bedeni üzerine, burjuvafeodal toplumsal zihniyet günlük yasamda sirayet eden binlerce örnekyaratmaktadır. Kadın bedeninin satılan bir araca dönüştürülmesi insan bedenine,ruhuna ve insanın tarihsel yaratılıcılığına bu kadarkapsamlı yapılan bu saldırı sadece bedenini satan, hangi nedenle olursa olsunonu kendi yaşamını sürdürmenin aracı haline getiren kadına 'kendileri yapıyor'açıklamalar ile açıklanamaz......Dersimde birahanelerde kadın çalıştıran ve bukadınların bedenlerini metalaştırıp ticarileştiren yerler var. Bunu hemenherkes bilmektedir. Lakin buna karşı yeterli toplumsal duyarlılık oluşmamış vebu sorunu aşamayacak düzeydedir UYARIYORUZ... Birahanelerde kadın çalıştırmakinsan onuru açısından suçtur. Derhal buna son verin…UYARIYORUZ…Esrar ekimi vedağıtımı yapan ve yaygınlaştıranlar derhal bu olumsuz onursuz tutumdanvazgeçin…UYARIYORUZ…BU SON uyarıları dikkate almayan herkesten bu halka yönelikyapılan, devlet politikalarının parçası olduklarından, açıktan beyan ediyoruzki “HESAP SORACAĞIZ”...Ya onurlu bir duruş ve yaşam ile bu halkın parçasıolursunuz, ya da her nerede olursa olsun bedeline katlanmak zorunda olacağınızıbilin. Gereğini pratik yönelimimiz belirleyecektir. Bundan sonra o kadardarahat, aymaz ve onursuz olmayın. Çünkü hesabını vermek zorunda kalacağınızdanemin olun.!!! Tüm Dersim halkını da bu alışkanlıklarına devam edecek olanlarlailişkilerini gözden geçirmeye çağırıyoruz' şeklinde olduğu,
8- MKPterör Örgütünün 2. Kongre Kararları (Hapishaneler Sorunu ve Ölüm OrucuDirenişimiz Başlıklı Bölüm)
'II. Kongremiz, partimizin hapishanelereyönelik duyarsız yaklaşımının ölüm oruçları sonrası giderek daha da artarakderinleştiği ve gelinen aşamada neredeyse unutulma aşamasına geldiğigörüşündedir. Bu durum derhal aşılmalıdır. Hapishanelerde yoldaşlarımızı vedevrimci tutsakları düşman karşısında yalnız bırakmak devrimci hareketaçısından sürekli önemli kayıpları beraberinde getirmiştir. Hapishanelerin,koşullarından kaynaklı önemli oranda dışarıdan desteklenmesi gerekmektedir.Geçmişteki biçimiyle destek belli hapishanelerle sınırlı kalmamalı, hangihapishanede olursa olsun tüm yoldaşlarımıza sahip çıkarak sorunlarınıçözmeliyiz' şeklinde olduğu,
9- MKP terör Örgütünün 16.06.2011 tarihindeyayınladığı 126 nolu talimat,
Terör örgütüne müzahir yayın yapanmkp-bim.info isimli internet sitesinde 16.06.2011 tarihinde yayınlanan'Ölümsüzlüklerinin 6. Yılında 17'leri anıyoruz' başlığıyla verilen talimat veaçıklama şeklindeki haberde, '……..17’ler emperyalizm, feodalizm ve kompradorbürokratik kapitalizmin stratejik saldırı ve bilumum tasfiyeci rüzgara karşıHalk Savaşına çağrı ve savaş buyruğudurlar. Övgüler dizmek kadar, yas tutupgözyaşı dökmek de gereksizdir 17’lere. Onlardan öğrenmek ve savaşmaktır aslolan. Bayraklarını elden ele devralmak, Halk Savaşınakatılmaktır Onları anmak. 17’leri anıyor, Kızıl anıları önünde bir kez dahasaygıyla eğiliyor, tüm yoldaşlarını Halk Savaşına çağırıyoruz' şeklinde olduğu,
10- MKP terör Örgütünün 15.04.2011 tarihindeyayınladığı 118 nolu talimat,
Terör örgütüne müzahir yayın yapanmkp-bim.info isimli internet sitesinde Çeşitli Ulus ve milliyetlerden,Türkiye-Kuzey Kürdistan Halklarına başlıklı haber ve açıklamada, ' ………Bunlarınonursuzlukları o kadar derin ki, ajan olduklarını, jiteminkatili olarak halka ve devrimcilere karşı cinayetler ve başka suçlarişlediklerini, birer hain olarak devlete çalıştıklarını, devlet adınacinayetler işlediklerini, yani birer maşa olduklarını vbvs açıkça savunmaktadırlar. A.Ç., U.Ö., R.Ç. vediğerleri birkaç örnektir sadece….' şeklinde olduğu,
..."
21. Mahkeme kararında, MKP'ninTunceli'deki faaliyetlerine söz konusu talimatlar doğrultusunda katıldıklarıbelirtilen başvurucuların her birinin eylemlerine ve örgüt içindeki konumlarınadair ayrı ayrı açıklama yapılmıştır. Karara göre başvurucuların ortakkatıldıkları eylemler şu şekildedir:
- Başvurucular, MKP terör örgütünün 105 ve 117 No.lu talimatlarıuyarınca 21/3/2011 günü Tunceli'de gerçekleştirilen Nevruz kutlamaları veyapılan yürüyüşü organize etmiş ve yönetmişlerdir. Başvurucu Murat Kur bukapsamda 122 kişiye telefonla mesaj atmıştır. Anılan yürüyüşte "Önderimiz İbrahim Kaypakkaya","Nevroz İsyandır, İsyan Dağlarda"ve "Kürt Halkına Özgürlük HalkSavaşıyla Gelecek" şeklinde sloganlar atıldığı fakat yürüyüşünolaysız bir şekilde sona erdiği ifade edilmiştir.
- Başvurucular 18/5/2011 tarihinde, MKP terör örgütünün 123No.lu talimatı uyarınca terör örgütü lideri İbrahim Kaypakkaya'nınölüm yıl dönümü nedeniyle yapılan etkinliği organize etmiş, bu kapsamda biranma töreni düzenlemiş ve İbrahim Kaypakkaya'nınhayatının anlatıldığı bir sinevizyon gösterimiyapmışlardır. Başvurucu Murat Kur bu etkinliğe katılım için 73 kişiye telefonlamesaj atmıştır. Daha sonra tüm başvurucular, başvurucu Murat Kur'un "İbrahim Kaypakkaya'yıSavunmak Onurdur-Demokratik Haklar Federasyonu-Partizan" yazılıbir pankart taşıdığı yürüyüşe katılmışlardır.
- Başvurucular MKP terör örgütünün 127 No.lu talimatı uyarınca,örgüt mensupları ile güvenlik güçleri arasında 27/6/2011 tarihinde Tunceli'ninOvacık ilçesinde çıkan çatışmada ölü ele geçirilen üç örgüt mensubununcenazelerini sahiplenmiş, akrabalık bağları olmamasına rağmen ölüm haberini ailelereileterek cenazelerin Malatya'dan Tunceli'ye nakli ve cemevindetören düzenlenmesiyle ilgilenmişlerdir. Cemevindedüzenlenen törende öldürülen terör örgütü mensuplarının tabutları MKP/HKO terörörgütüne ait kızıl bayrağa sarılmış ve başvurucular törende "Bedel ödedik, bedel ödeteceğiz, şehit namırın (şehitler ölümsüzdür)", "Gerillalar ölmez, yaşasın halk savaşı"şeklinde slogan atmışlardır. Başvurucu Murat Kur törene katılım sağlamak için30 kişiye telefonla mesaj atmıştır. Başvurucu Murat Kur'un konuya ilişkinolarak gerçekleştirdiği iletişim kaydında "Abi biz gerillaların cenazelerini aldık, Mazgirt köprüsünden şehirmerkezine doğru geliyoruz" ifadelerinin bulunduğu tespitedilmiştir.
- Deniz Kırbağ dışındaki başvurucularMKP terör örgütünün 122 No.lu talimatı uyarınca 1/5/2011 tarihindegerçekleştirilen İşçi Bayramı kutlamalarını organize etmiş, Tunceli iligenelinde afişleme faaliyetleri yürütmüş ve yürüyüş düzenlemişlerdir. Yürüyüşügerçekleştiren grup İbrahim Kaypakkaya posterleri taşımışve "Önderimizİbrahim Kaypakkaya"sloganlarıatmıştır. Başvurucu Murat Kur etkinliğe katılım sağlamak için 95 kişiyetelefonla mesaj atmıştır.
-MKP terör örgütünün 124 No.lu talimatında 12/6/2011 tarihindeyapılacak genel seçimlerin boykot edilmesi çağrısı yapılmıştır. Bu kapsamdabaşvurucuların 12/6/2011 tarihli genel seçimler konusunda boykot tavrıtakındıkları ve bununla ilgili afişleme çalışması yaptıkları,gerçekleştirdikleri iletişim kayıtlarından tespit edilmiştir.
-Evrim Konak dışındaki başvurucular, MKP terör örgütünün 7 No.lutalimatı uyarınca cebir, şiddet ve tehdit yoluna başvurarak Tunceli'de faaliyetgösteren birahanelerde çalışan kadın garsonların çalışma hürriyetinikısıtlamış, söz konusu iş yerlerine zarar verilmesini organize etmiş ve işyerisahiplerini tehdit ederek kadın garsonların Tunceli'yi terk etmesinisağlamışlardır. Başvurucu Murat Kur'un bir birahane önünde protesto içintoplanan gruba megafonla "Değerliemekçi Dersim halkı, şu an Bermuda birahanesinin önündeyiz, soruyoruzkendilerine burada binlerce insan var, sizler burada bulunan binlerce insanıngözünün içine baka baka bundan sonra bu yoz kültürü yayabilecek misiniz? Onlareğer bunu tekrardan göze alırlarsa bizler de Dersim halkı olarak burayı onlarınbaşına yıkmaya yemin ediyoruz." şeklinde seslenmesi üzerinegruptan bazı şahıslar işyerine taş ve pet şişe atarak camları kırmışlardır.
-Başvurucu Murat Kur, İbrahim Kaypakaya'yıövdüğü gerekçesiyle mahkûm edilmesi nedeniyle adliye önünde basın açıklamasıdüzenlemiş ve daha sonra gerçekleştirilen yürüyüşü organize ederek yürüyüşteİbrahim Kaypakkaya posteri taşımıştır. BaşvurucuDeniz Kırbağ da söz konusu yürüyüşe katılarak "Önderimiz İbrahim Kaypakkaya"şeklinde slogan atmıştır.
-Hıdır Yıldız dışındaki başvurucuların MKP terör örgütünemüzahir yayın yaptığı belirtilen "HalkınGünlüğü" adlı gazetenin dağıtımını yaparak örgüte maddi gelirsağladıkları ifade edilmiştir.
-Başvurucular Murat Kur ve Evrim Konak'ın MKP terör örgütününceza infaz kurumlarında tutuklu ve hükümlü olarak bulunan örgüt üyelerininziyaretlerine gidilerek ihtiyaçlarının giderilmesi doğrultusundaki 8 No.lutalimatı uyarınca, mahkûm olan terör örgütü üyesi D.M.ninziyaretine gitmek için isimlerini yazdırdıkları iletişim kayıtlarından tespitedilmiştir.
-MKP terör örgütünün üst düzey 17 yöneticisi, 17/6/2005tarihinde Tunceli kırsalında güvenlik güçleri ile girdikleri çatışmada ölüolarak ele geçirilmiş ve Tunceli Atatürk Mahallesinde 17'ler mezarlığı olarak bilinenyere gömülmüşlerdir. Başvurucular, MKP terör örgütünün 17'lerin anılmasıgerektiği yönündeki 126 No.lu talimatı uyarınca 5/6/2011 tarihinde söz konusumezarlığın bakımını ve çevre düzenlemesini yapmış, 17/6/2011 tarihinde ise17'ler için anma etkinliği düzenleyerek mezarlığı ziyaret etmiş ve saygıduruşunda bulunmuşlardır.
-12/7/2001 tarihinde İzmir'in Menemen ilçesinde bazı DemokratikHaklar Federasyonu üyeleri, MKP terör örgütüne müzahir yayın yaptığı belirtilen"Halkın Günlüğü"gazetesinin yasaklanan sayısını satmak ve dağıtmak suçundan tutuklanmışlardır.Başvurucular bu tutuklamaları protesto için Demokratik Haklar Federasyonuöncülüğünde toplanmış ve yürüyüş gerçekleştirmişlerdir. Başvurucu Murat Kur buetkinliğe katılım için 79 kişiye mesaj göndermiştir.
-Başvurucular Murat Kur ve Evrim Konak, Tunceli AtatürkStadyumunda düzenlenen Munzur Doğa Festivali kapsamında MKP terör örgütününetkinliklerinde faaliyet gösterdiği belirtilen Grup Munzur'un konseriniorganize etmiş ve katılımcı sağlamışlardır. Söz konusu konserde İbrahim Kaypakkaya resim ve flamaları taşınarak "Önderimiz İbrahim Kaypakkaya"sloganları atılmıştır.
-Başvurucular hakkında MKP terör örgütü kurucusu İbrahim Kaypakkaya'yı övdükleri gerekçesiyle soruşturma başlatılmıştır.29/11/2011 tarihinde mahkemece başvurucuların ifadelerinin alınmasından sonraadliye önünde, başvurucular hakkında başlatılan soruşturmanın protesto edildiğibir basın açıklaması düzenlenmiştir. Başvurucu Murat Kur basın açıklamasındaİbrahim Kaypakkaya'nın suçlu olmadığını vekendilerinin de onun fikirlerini daha geniş kitlelere yaymak için mücadeleyürüteceklerini ifade etmiştir.
-DHKP/C terör örgütü üyesi olarak Tunceli Çemişgezek kırsalındafaaliyet yürüten A.Y.nin 13-14 Nisan 1997tarihlerinde gerçekleştirilen operasyonda öldürülerek 19 kişilik teröristmezarına gömüldüğü iddiası üzerine protesto amacıyla toplanan bir grup basınaçıklaması yapmıştır. Başvurucular bu toplantıya katılmış ve "A.Y. Ölümsüzdür", "Bedel Ödedik Bedel Ödeteceğiz","Cenazelerimizi İstiyoruz"şeklinde sloganlar atmışlardır.
-Başvurucular Evrim Konak ve Hıdır Yıldız MKP terör örgütünün118 No.lu talimatı uyarınca Tunceli'nin Ovacık ilçesinde ikamet eden R.Ç.isimli şahsın Türkiye Cumhuriyeti yanlısı, iş birlikçi ve ajan olaraktanımlanması, ayrıca yargılandığı davada mahkemece serbest bırakılmasınedenleriyle söz konusu şahsın protesto edildiği ve hedef gösterildiği 5/5/2011tarihli basın açıklaması ve gösteriye katılmışlardır.
22. Mahkeme kararına göre başvurucu Evrim Konak'ınmahkûmiyetinde değerlendirmeye alınan diğer eylemleri şu şekildedir:
-MKP'nin 2. Kongresi sonucu aldığıkarar doğrultusunda örgüte müzahir kitle içinde faaliyet gösteren kişilerineylem ve faaliyetlerinden dolayı ifade ve özeleştirilerini aldığıbelirtilmiştir. Bu kapsamda Evrim Konak'ın bilinmeyen bir şahısla yaptığıtelefon konuşmasında, örgütle ilgili bir şahsın kuruma özeleştiri verdiğiniifade ettiği tespitine yer verilmiştir.
- Maoist Kadın Birliğinin yasalgörünümlü uzantısı olduğu belirtilen Demokratik Kadın Hareketi oluşumukapsamında evlerde kadınlara yönelik toplantılar organize ettiği ifadeedilmiştir. Bu kapsamda başvurucunun Tunceli'de yaşanan kadın cinayetleriyleilgili konuşmalarının bulunduğu iletişim tespit kayıtlarına da yer verilmiştir.
-TKP/ML terör örgütü üyesi beş kadın teröristin Tunceli Ovacıkkırsalında barınmakta oldukları sığınağın göçük altında kalmasıyla ölmeleriolayı hakkında Evrim Konak'tan bilgi alındığı tespit edilmiştir. İletişimkaydında kimliği bilinmeyen şahsın Evrim Konak'a "Yoldaş MKP gerillalarında kayıp mı var haberiniz varmı?" şeklinde soru yönelttiği anlaşılmıştır.
- 29/7/2011 ve 30/7/2011 tarihlerinde Tunceli'nin Çemişgezekilçesinde güvenlik güçleri ile girdikleri çatışmada öldürülen bir TKP/ML terörörgütü ve bir PKK terör örgütü üyesinin cenaze törenine katılımı koordineettiği belirlenmiştir. Bu kapsamda söz konusu organizasyondan bahsedilentelefon konuşmalarına yer verilmiştir.
-MKP terör örgütünün 11 No.lu talimatı uyarınca Kuzey Irak'takiPKK kamplarına yapılan operasyonları protesto etmek ve durdurmak amacıylaoluşturulan Barış Annelerigrubuna Devrimci Birliktelik adınakatıldığı ve Tunceli'den Barış ve Demokrasi Partili (BDP) üyeler ile birlikteKuzey Irak sınırına gittiği belirtilmiştir. Daha sonra internet ortamında"Aslında Kürt Ulusal Hareketinin enönemli kazanımının dağlardan yükselen sesle birlikte güç kazandığınıgörüyoruz... Kürt ulusal hareketi ve özgürlük mücadelesi direniş mevzileriniterk etmediği sürece bizler onlarla mücadelemizi yükselteceğiz."şeklinde beyanda bulunduğu ifade edilmiştir.
- MKP terör örgütünün yurt dışı büro üyesi olan vefaaliyetlerini Almanya'nın Stuttgart şehrinde sürdürüen"Cafer" kod adlı örgütüyesinin öldürülmesi ve cenazesiyle ilgili bilgi aldığı ve verdiği telefonkonuşmalarına yer verilmiştir.
- MKP terör örgütüne müzahir şahısları KCK terör örgütü üyelerineyönelik operasyonları protesto etmek amacıyla Tunceli'de 26/9/2011 tarihindeyapılacak basın açıklamasına yönlendirdiğine dair bir telefon konuşmasına yerverilmiştir.
- MKP terör örgütünün 114 No.lu talimatı uyarınca 12/9/2010tarihinde yapılacak halkoylamasını protesto amacıyla faaliyette bulunduğutespit edilmiştir.
23. Mahkeme kararına göre başvurucu Hıdır Yıldız'ınmahkûmiyetinde değerlendirmeye alınan diğer eylemleri şu şekildedir:
- MKP terör örgütünün yasal görünümlü gençlik yapılanması olanDGH içinde aktif olarak faaliyet gösterdiği, bu kapsamda TunceliÜniversitesinde stant, pano ve örgüt lideri İbrahim Kaypakkaya'nınresminin bulunduğu slayt içerikli forumlar düzenlediği belirtilmiştir.
- MKP terör örgütünün yasal görünümlü gençlik yapılanması olanDGH ile birlikte 31/10/2011 tarihinde parasız ve sınavsız üniversite ile anadilde eğitim talepli protesto gösterisine katıldığı ve bu kapsamda gösteriyekatılmaları için liseli öğrencilere okula gitmemeleri ve gösteriye katılmaçağrısında bulunduğu belirtilmiş ve bu kapsamda iletişim kayıtlarına yerverilmiştir.
- MKP terör örgütünün yasal görünümlü gençlik yapılanması olanDGH kapsamında stant açarak Tunceli Üniversitesi kayıt döneminde öğrencilereyardım etme bahanesiyle örgütsel faaliyette bulunduğu ve örgüte adamkazandırmaya çalıştığı ifade edilmiştir. Buna kanıt olarak DGH'nininternet sitesinde söz konusu faaliyetin haberinin verilmesi gösterilmiştir.
- Kuzey Irak'taki PKK kamplarına yapılan askeri operasyonlarıprotesto etmek amacıyla yapılacak basın açıklamasına katılım sağlamak içinmesaj attığı tespit edilmiştir.
24. Mahkeme kararına göre başvurucu Deniz Kırbağ'ınmahkûmiyetinde değerlendirmeye alınan diğer eylemleri şu şekildedir:
-1996 yılında ceza infaz kurumlarında tutulan ölüm oruçlarındahayatlarını kaybeden MKP terör örgütü mensuplarının anılması amacıyladüzenlenen yürüyüş ve basın açıklamasına katılarak "Devrim Şehitleri Ölümsüzdür" şeklindeslogan attığı ve ölen örgüt mensupları için saygı duruşunda bulunduğu, ayrıcaölen örgüt mensuplarının adı söylendiğinde "Yaşıyor" şeklinde cevap verdiği belirtilmiştir.
-MKP terör örgütüne karşı altı ilde eş zamanlı yapılanoperasyonlar sonucu örgüt üyelerinin tutuklanmasını protesto amacıyla yapılanbasın açıklamasına katılarak "YaşasınDemokratik Haklar Mücadelemiz, Direne Direne Kazanacağız, GözaltılarTutuklamalar Baskılar Bizi Yıldıramaz, Örgütlü Bir Halkı Hiçbir Kuvvet Yenemez"şeklinde sloganlar attığı tespit edilmiştir.
25. Mahkeme kararına göre başvurucu Murat Kur'un ikametinde veüzerinde yapılan aramada ele geçirilen, mahkûmiyet hükmünde değerlendirmeyealınan unsurlar şu şekildedir:
" 1’den 8’e kadarnumaralandırılmış 'taslak' ibaresiyle başlayan 'başarılar diliyoruz' ile biten,Demokratik Haklar Federasyonu örgütlenme Komisyonu ve Demokratik HaklarFederasyonu Kadın Komisyonu başlıklı yazı,
1’den 5’e kadar numaralandırılmış doküman,(Demokratik Haklar Federasyonu–Kitle Örgütleri Komisyonunun, sınıf mücadelesiyani ezilen ve ezen sınıflar arasında süregelen savaşlar gibi açılımlarekseninde değerlendirilen faaliyetlerini ve bu örgütlerin önümüzdeki dönemtakip edeceği işleyiş tarzlarını konu alan bir yazı olduğu, yazıda DemokratikKitle Örgütlerinde var olan çalışmaların bundan böyle Demokratik HaklarFederasyonu’na bağlı birer komisyon çalışması olarak ele alınacağı, bireylerüzerinden değil kolektif bir çalışma ruhuyla komisyonlar üzerinden hareketetmenin esas olacağı,Komisyonların Yerel faaliyetintemel belirleyeni olacağı, komisyonların kendi alanlarında kalıcılaşmalı veyetişkinleşmelidir şeklinde işleyiş esasları ekseninde örgütleneceğini içeriryazı olduğu)
'DKH' ibareli “Demokratik Kadın Hareketi DeklarasyonuDemokratik Kadın Hareketi Bülteni Özel Sayı 3” başlıklı Kardelen Yayıncılıktarafından yayımlanmış 16 sayfa broşür (Kurultayla Örgüte Örgütle Özgürlüğebaşlıklı yazıyla başlayan kitapçıkta DKH’nın Tanımıve Amaçları, DKH’nin Talepleri, DKH’ninÇalışma Tarzı ve DKH’nin Eylem Birlikteliği veBirlikte Çalışma Anlayışı maddeler halinde anlatılmıştır.)
'DGH' ibareli 57 sayfa broşür (DemokratikGençlik Hareketi Programı isimli Kardelen yayınları tarafından basılmışkitapçık)
1’den 11’e kadar numaralandırılmış 'gerekmerkez' ile başlayan “çalışmalarımız oldu” ile biten doküman (Demokratik HaklarFederasyonu tarafından düzenlenen festival çerçevesinde il merkezi ve ilçelerdeyapılan faaliyetlerin değerlendirildiği yazı.)
1’den 4’e kadar numaralandırılmış doküman (Kim tarafından gönderildiği belli olmayan 'Sevgili Murat 18 mayıs coşkusuylasıcacık kucaklıyorum.' İbaresi ile başlayan, 3. Sayfada 'şimdi haberlerde “Erzincan’da patlayan bombayı ve ölen çocukları vsverdi. Eymiş efendim MKP çocuk sinirleniyorum…' devameden mektup)
1’den 4’e kadar numaralandırılmış 'DevrimcininAnahtar Kitabı' başlıklı doküman (Genel örgüt kuralları adı altında örgütünyapısından, işleyişinden, finansal sorunların çözülmesinden ve devrimciyekılavuz etmesi gereken ilkeler olduğu)
1’den 32’ye kadar numaralandırılmış 'partizan'başlıklı doküman ve 1 adet “İbrahim Kaypakkaya”resmi. (Dökümanın diyalektik, materyalizm ve çelişkihakkında Lenin, Marks ve Mao’nun düşüncelerini içerdiği)
Bordo renkli üzerinde Cemil Özgür ibaresibulunan ajanda. (Örgütün ideolojik felsefesinin anlatıldığı el yazısı notlarınolduğu ve örgüt yapılanmasındaki şahısların ismi ile örgütün yaptıkları veyapacakları eylemlerin hazırlıklarının yazılı olduğu ajanda olduğu)
'Hıdır Cangöz' tarafından gönderilen 'Verbatim' ibareli DVD'de, TKP/ML-TİKKO Terör Örgütükurucusu İbrahim Kaypakkaya, Mahir ÇAYAN ve DenizGezmiş’in resimlerinin bulunduğu, görüntünün devamında ise Tuncelidemuhtelif zamanda yapılan yürüyüş görüntülerinin olduğu,
Samsung marka cep telefonuna takılı hafıza kartında, Demokratik HaklarFederasyonu yazılı pankartın asılı olduğu kitap satışının yapıldığı stantresimlerinin bulunduğu anlaşılmıştır. "
26. Mahkeme kararına göre başvurucu Evrim Konak'ın ikametinde veüzerinde yapılan aramada ele geçirilen, mahkûmiyet hükmünde değerlendirmeyealınan unsurlar şu şekildedir:
" 1980 Darbesi sonrasıülkemizde ve cezaevlerinde yaşananları, devleti, askeri ve polisi işkenceci vezülüm yapan kişiler olarak göstererek, Tunceli ilinde PKK ve TKP/ML terörörgütlerinin durumlarını, şehirde ve köylerdeki insanların yaşam şekillerini vegençlerin hayat hikayelerini roman şeklinde anlatan, 89 sayfa '1980’ninTunceli’si' ile başlayan 'İnciğada Öldürüldü' ilebiten bilgisayar çıktısı, bu çıktının el yazısı ile yazılmış nüshası olan 124sayfa '1980’nin Tunceli’si' ile başlayan 'Yazık Değil mi' ile biten doküman,
Demokratik Haklar Federasyonu’nun TunceliMerkez ve köylerinde çeşitli tarihlerde yapılacak olan faaliyet çizelgelerininbulunduğu, yapılacak olan halk toplantıları, çeşitli miting ve basınaçıklamaları, kültürel etkinlikler, film izleme, eğitim çalışmaları, tiyatrogibi etkinliklerin bulunduğu, yeşil renkli üzerinde Çankaya Belediyesi ibaresibulunan not defteri,
Kırmızı zemin üzerine TKP/ML TİKKO TerörÖrgütü Kurucusu İbrahim Kaypakkaya’nın silüetinin bulunduğu fotoğraf,
Hafıza kartı üzerinde, MKP terör örgütünün 2.Kongre sonrası almış olduğu kararlar, terör örgütünün amacı ideolojisi vekomitelerle faaliyet planlamalarının yer aldığı örgütsel bilgiler,
DVD-R, fotoğraf makinası, harddisk,hafıza kartı ve bilgisayarında, terör örgütüne ait görüntüler, İbrahim Kaypakkaya'ya ait resimler ile basın açıklamalarının vekonuşmaların yer aldığı görüntüler olduğu anlaşılmıştır."
27. Mahkeme kararına göre başvurucu Hıdır Yıldız'ın ikametindeve üzerinde yapılan aramada ele geçirilen, mahkûmiyet hükmünde değerlendirmeyealınan unsurlar şu şekildedir:
" 1 adet 'Katledilişinin37. yılında ile' başlayıp 'Demokratik Haklar Federasyonu' ile biten kırmızırenk üzerinde İbrahim Kaypakkaya’nın resmininbulunduğu 22 Mayıs 2010 tarihinde yapılmış olan Sinevizyongösterimine ve Panel’e ait 1 sayfadan ibaretdavetiye,
Dizüstü bilgisayarında TKP/ML terör örgütününkurucusu İbrahim Kaypakkaya'nın resminin bulunduğugörülmüştür. "
28. Mahkeme kararına göre başvurucu Deniz Kırbağ'ınikametinde ve üzerinde yapılan aramada ele geçirilen, mahkûmiyet hükmündedeğerlendirmeye alınan unsurlar şu şekildedir:
" 1 adet 'DemokratikHaklar Federasyonu' ibareli kırmızı zemin üzerinde TKP/ML terör örgütü kurucusuİbrahim Kaypakkaya’nın resmi bulunan ve üç yapraktanoluşan duvar takviminin ele geçirildiği görülmüştür."
29. Mahkemenin başvurucuların MKP terör örgütü üyesi olduklarınadair değerlendirmeleri sırasıyla şu şekildedir:
"... Bu nedenle desanık Murat Kur'un iletişim tespit tutanakları, teknik takip tutanakları,Internet Tespit Tutanakları, internette yayınlanan haberlere ait tutanaklar,beyanı, diğer sanıkların beyanları, Bilirkişi Mehmet Sevgi’nin 19.12.2011tarihli raporu, CD Çözüm Tutanakları, fotoğraflar, Tunceli Demokratik HaklarDerneğinde ve üzerinde ele geçen örgütsel dökümanlar,tüm dosya kapsamı nazara alındığında, terör örgütünün talimatlarıdoğrultusunda, MKP Silahlı Terör Örgütü adına düzenlenen etkinliklerekatılması, katılımı organize etmesi, terör örgütü adına slogan atması,cezaevindeki terör örgütü mensupları ile yakından ilgilenmesi, gazete satımınakatılması, çatışmada ölü ele geçen örgüt mensuplarının cenazelerinindefnedilmesinin organizesini yapması, örgüt mensuplarının mezarlıklarınınbakımını yapması, ölüm yıldönümlerinde ziyaret etmesi, terör örgütüne yapılanoperasyonlar sonucu gözaltına alınan ve tutuklanan şahısların durumlarınıprotesto etmesi, terör örgütünün kurucusu olan İbrahim Kaypakkaya'nınölüm yıldönümü etkinliklerini organize etmesi ve katılması, İbrahim Kaypakkaya ile ilgili etkinliklere katılan gruplara vebasına övücü açıklama yapması, sanığın eylemlerinin çeşitliliği, sürekliliği,niteliği nazara alındığında örgütle organik bağının bulunması, tüm eylemlerininsempatizanlık düzeyini aşıp, örgüt üyeliği boyutuna ulaşması nazara alındığındaMKP Silahlı Terör Örgütü Üyesi olma suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.
...
Bu nedenle de sanık Evrim Konak'ın iletişimtespit tutanakları, teknik takip tutanakları, Internet Tespit Tutanakları,internette yayınlanan haberlere ait tutanaklar, beyanı, diğer sanıklarınbeyanları, Bilirkişi Mehmet Sevgi’nin 19.12.2011 tarihli raporu, CD ÇözümTutanakları, fotoğraflar, Tunceli Demokratik Haklar Derneğinde ve üzerinde elegeçen örgütsel dökümanlar, tüm dosya kapsamı nazaraalındığında, terör örgütünün talimatları doğrultusunda, MKP Silahlı TerörÖrgütü adına düzenlenen etkinliklere katılması, katılımı organize etmesi, terörörgütü adına slogan atması, cezaevindeki terör örgütü mensupları ile yakındanilgilenmesi, gazete satımına katılması, çatışmada ölü ele geçen örgütmensuplarının cenazelerinin defnedilmesinin organizesini yapması, örgütmensuplarının mezarlıklarının bakımını yapması, ölüm yıldönümlerinde ziyaretetmesi, terör örgütüne yapılan operasyonlar sonucu gözaltına alınan vetutuklanan şahısların durumlarını protesto etmesi, terör örgütünün kurucusuolan İbrahim Kaypakkaya'nın ölüm yıldönümüetkinliklerini organize etmesi ve katılması, sanığın eylemlerinin çeşitliliği,sürekliliği, niteliği nazara alındığında örgütle organik bağının bulunması, tümeylemlerinin sempatizanlık düzeyini aşıp, örgüt üyeliği boyutuna ulaşmasınazara alındığında MKP Silahlı Terör Örgütü Üyesi olma suçunu işlediğikanaatine varılmıştır.
...
Bu nedenle de sanık Hıdır Yıldız'ın iletişimtespit tutanakları, teknik takip tutanakları, Internet Tespit Tutanakları,internette yayınlanan haberlere ait tutanaklar, beyanı, diğer sanıklarınbeyanları, Bilirkişi Mehmet Sevgi’nin 19.12.2011 tarihli raporu, CD ÇözümTutanakları, fotoğraflar, Tunceli Demokratik Haklar Derneğinde ve üzerinde elegeçen örgütsel dökümanlar, tüm dosya kapsamı nazaraalındığında, terör örgütünün talimatları doğrultusunda, MKP Silahlı TerörÖrgütü adına düzenlenen etkinliklere katılması, katılımı organize etmesi, terörörgütü adına slogan atması, Tunceli ilinde mahalle ve köy çalışmaları adıaltında, ilçeler ve köylerde örgütsel bildiri ve afiş dağıtımı yapması,toplantılar düzenleyerek örgütsel faaliyetlerde bulunması, gazete ve dergisatımına ve dağıtımına katılması, çatışmada ölü ele geçen örgüt mensuplarınıncenazelerinin defnedilmesinin organizesini yapması ve katılması, terör örgütüneyapılan operasyonlar sonucu gözaltına alınan ve tutuklanan şahıslarındurumlarını protesto etmesi, terör örgütünün kurucusu olan İbrahim Kaypakkaya'nın ölüm yıldönümü etkinliklerini organizeetmesi ve katılması, etkinliklerde kullanılacak flama, döviz ve örgütseliçerikli afiş, bildiri, pankart hazırlatması, örgütün gençlik yapılanması olanDGH (Demokratik Gençlik Hareketi) içerisinde aktif olarak faaliyet göstermesi, Tunceliüniversitesinde stant, pano ve İbrahim Kaypakkaya'nında resminin olduğu örgütsel içerikli slayt içerikli forum düzenlemek suretiyle,örgüte eleman temin etmeye çalışması, etkinliklerde ve basın açıklamalarındaörgütle özdeşleşmiş sloganları atması, etkinliklere katılımın fazla olması içinçaba sarfederek çok sayıda kişiye mesaj çekmesi,Genel seçimlerin boykot edilmesi yönünde çalışma yapması, eylemlerininçeşitliliği, sürekliliği, niteliği nazara alındığında örgütle organik bağınınbulunması, tüm eylemlerinin sempatizanlık düzeyini aşıp, örgüt üyeliği boyutunaulaşması nazara alındığında MKP Silahlı Terör Örgütü Üyesi olma suçunu işlediğikanaatine varılmıştır.
...
Bu nedenle de sanık Deniz Kırbağ'ıniletişim tespit tutanakları, teknik takip tutanakları, Internet TespitTutanakları, internette yayınlanan haberlere ait tutanaklar, beyanı, diğersanıkların beyanları, Bilirkişi Mehmet Sevgi’nin 19.12.2011 tarihli raporu, CDÇözüm Tutanakları, fotoğraflar, Tunceli Demokratik Haklar Derneğinde veüzerinde ele geçen örgütsel dökümanlar, tüm dosyakapsamı nazara alındığında, terör örgütünün talimatları doğrultusunda, MKPSilahlı Terör Örgütü adına düzenlenen etkinliklere katılması, katılımı organizeetmesi, terör örgütü adına slogan atması, ölü ele geçirilen örgüt mensuplarınınöldürülmesini protesto etmek amacıyla düzenlenen basın açıklamasına katılması,cenazelerini sahiplenmesi, örgüt tarafından verilen talimat üzerine katıldığıetkinlik ve diğer etkinlikler ile basın açıklamalarında örgütle özdeşleşmişsloganları atması, genel seçimlerin boykot edilmesi yönünde çalışma yapması,terör örgütünün kurucusu İbrahim Kaypakkaya'yı övdüğügerekçesi hakkında soruşturma yapılan şahıslara destek vermek amaçlı düzenlenenbasın açıklamalarına katılması, terör örgütünün faaliyetlerini, eylem vetalimatlarını yayınlayan 'Halkın Günlüğü' adlı gazetenin dağıtımını yapması,çeşitli basın açıklamalarına katılması, sloganlar atması, çatışmalarda ölü ele geçenterör örgütü mensuplarının mezar bakımlarını yapması, anma gününde mezarziyaretinde bulunması, terör örgütü mensuplarının gözaltına alınmalarınıprotesto etmesi, eylemlerinin çeşitliliği, sürekliliği, niteliği nazaraalındığında örgütle organik bağının bulunması, tüm eylemlerinin sempatizanlıkdüzeyini aşıp, örgüt üyeliği boyutuna ulaşması nazara alındığında MKP SilahlıTerör Örgütü Üyesi olma suçunu işlediği kanaatine varılmıştır. "
30. Başvurucuların temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesi başvurucularınterör örgütü üyesi olma suçundan mahkûmiyetlerini onamış, terör örgütününpropagandasını yapma suçundan mahkûmiyetlerini ise bozmuştur. Yargıtay kararı16/9/2013 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir.
31. Başvurucular 7/10/2013 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
32. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. Metin Birdal [GK], B. No: 2014/15440, 22/5/2019, §§ 28-39.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
33. Mahkemenin 4/7/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucularınİddiaları ve Bakanlık Görüşü
34. Başvurucular; üye oldukları Dersim Demokratik Haklar Derneğifaaliyetleri kapsamındaki suç içermeyen eylemlerinin terör örgütü üyeliğisuçundan mahkûmiyet kararında delil olarak değerlendirmeye alındığını, fakatkendilerinin kamu düzenini tehlikeye atacak bir faaliyet ya da söylem içindebulunmadıklarını, ayrıca mahkûm edildikleri suça ilişkin bir eylemlerinin deolmadığını belirtmişlerdir. Dolayısıyla ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteriyürüyüşü hakkı ile örgütlenme özgürlüğü kapsamındaki eylemlerinin terör örgütüüyeliği suçundan mahkûmiyetlerinde delil olarak kullanılmasının Anayasa'nın26., 33. ve 34. maddelerdeki haklarını ihlal ettiğini belirten başvurucularihlalin tespiti ile yeniden yargılanma ve tazminat talebinde bulunmuşlardır.
35. Bakanlık görüşünde başvurucuların terör örgütü üyeliğisuçlarından mahkûmiyetinde yalnızca ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteriyürüyüşü hakkı ile örgütlenme özgürlüğü kapsamındaki eylemlerinin dikkatealınmadığını, bunların yanında Demokratik Haklar Derneğinde yapılan aramalardaele geçirilen dokümanlar, arama, yakalama ve el koyma tutanakları, iletişimtespit tutanakları, internet tespit tutanakları ve bazı süreli yayınlarailişkin toplatma ve yasaklama kararlarının da değerlendirmeye alındığı ifadeedilmiştir.
B. Değerlendirme
36. Somut olayda başvurucuların şikâyeti ifade özgürlüğü,toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile örgütlenme özgürlüğü kapsamındakieylemlerinin bir bütün hâlinde terör örgütüne üye olma suçundanmahkûmiyetlerinde delil olarak değerlendirmeye alınmış olmasıdır. Dolayısıylamevcut başvurunun çözümlenmesinde söz konusu hakların kullanımından ibaret olaneylemlerin bir bütün hâlinde başvurucuların terör örgütü üyesi olma suçundanmahkûmiyetinde delil olarak kullanılmasının ilgili ve yeterli bir gerekçeyleortaya konulup konulamadığı değerlendirilecektir. Bu nedenle ifade özgürlüğü,toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile örgütlenme özgürlüğüne ilişkin tek birbaşlık altında değerlendirme yapılması uygun görülmüştür.
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
37. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılanbaşvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
a. Müdahalenin Varlığı
38. Bireysel başvuru yolunda Anayasa Mahkemesinin görevi biryargılamanın sonucu itibarıyla adil olup olmadığını değerlendirmek değildir. Budoğrultuda bir ceza yargılamasında isnat edilen suçun sübuta erip ermediği veyatoplanan delillerin suçun sübutu için yeterli olup olmadığı meselesi, ilkeselolarak Anayasa Mahkemesinin ilgi alanı dışındadır (Yılmaz Çelik [GK], B. No: 2014/13117, 19/7/2018, § 45).
39. Bununla birlikte AnayasaMahkemesi, Metin Birdal (aynıkararda bkz. § 48) kararında kişilerinanayasal hak ve özgürlükler kapsamında kalan faaliyetlerinin mahkûmiyetkararlarında delil olarak kullanılmasının bireysel başvuru kapsamındaki hak veözgürlükler üzerinde caydırıcı etki yaratabileceğini, dolayısıyla bu konununAnayasa Mahkemesinin ilgi alanında kaldığını ifade etmiştir.
40. Bu nedenle somut olayda başvurucuların ifade özgürlüğü,toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile örgütlenme özgürlüğü kapsamındakieylemlerinin terör örgütü üyeliğinin delili olarak kabul edilmesi ilebaşvurucuların söz konusu haklarına bir müdahalede bulunulduğu kabuledilmiştir.
b. Müdahalenin İhlalOluşturup Oluşturmadığı
41. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesindebelirtilen koşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 26., 33. ve 34.maddelerinin ihlalini teşkil edecektir.Anayasa’nın13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Temel hak ve hürriyetler, ... yalnızca Anayasanınilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunlasınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum düzeninin ...gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
42. Sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve somutbaşvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, Anayasa’nın 26. ve34.maddelerinin ikinci fıkrası, 33. maddesinin ise üçüncü fıkrasında belirtilenhaklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanma ve demokratik toplumdüzeninin gereklerine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığınınbelirlenmesi gerekir.
i. Kanunilik
43. Müdahaleye dayanak olan 2/4/1991 tarihli ve 3713 sayılıTerörle Mücadele Kanunu'nun 7. maddesi ile 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılıTürk Ceza Kanunu'nun 220. ve 314. maddelerinin kanunla sınırlama ölçütünükarşıladığı sonucuna varılmıştır.
ii. Meşru Amaç
44. Başvuruya konu müdahalenin Anayasa’nın 26. ve34.maddelerinin ikinci fıkrası, 33. maddesinin ise üçüncü fıkrasında yer alanmillî güvenlik ve kamu düzeninin korunması meşru amaçları kapsamında kaldığıanlaşılmıştır.
iii. Demokratik ToplumDüzeninin Gereklerine Uygunluk
(1) DemokratikToplumda İfade Özgürlüğünün Önemi
45. İfade özgürlüğü; kişinin haber ve bilgilere, başkalarınınfikirlerine serbestçe ulaşabilmesi, düşünce ve kanaatlerinden dolayıkınanamaması ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarlaserbestçe ifade edebilmesi, anlatabilmesi, savunabilmesi, başkalarınaaktarabilmesi ve yayabilmesi anlamına gelir. Çoğunluğa muhalif olanlar da dâhilolmak üzere düşüncelerin her türlü araçla açıklanması, açıklanan düşünceyepaydaş sağlanması, düşünceyi gerçekleştirme ve gerçekleştirme konusundabaşkalarını ikna etme çabaları ve bu çabaların hoşgörüyle karşılanması çoğulcudemokratik düzenin gereklerindendir. Dolayısıyla toplumsal ve siyasalçoğulculuğu sağlamak, her türlü düşüncenin barışçıl bir şekilde ve serbestçeifadesine bağlıdır. Bu itibarla düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğüdemokrasinin işleyişi için yaşamsal önemdedir (BekirCoşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, §§ 33-35; Mehmet Ali Aydın [GK], B. No: 2013/9343,4/6/2015, §§ 42-43; Tansel Çölaşan,B. No: 2014/6128, 7/7/2015, §§ 35-38).
(2) DemokratikToplumda Örgütlenme Özgürlüğünün Önemi
46. Örgütlenme özgürlüğü, bireylerin kendi menfaatlerini korumakiçin kendilerini temsil eden kolektif bir oluşum meydana getirerek bir arayagelme özgürlüğünü ifade etmektedir. Örgütlenmekavramının Anayasa çerçevesinde özerk bir anlamı vardır ve bireylerin devamlıolarak ve eşgüdüm içinde yürüttükleri faaliyetlerin hukukumuzda örgütlenmeolarak tanınmaması Anayasa hükümleri kapsamında örgütlenme özgürlüğünün zorunluolarak gündeme gelmeyeceği anlamına gelmez. Demokrasilerde vatandaşların biraraya gelerek ortak amaçları izleyebileceği örgütlerin varlığı sağlıklı birtoplumun önemli bir bileşenidir. Bu bağlamda demokrasilerde böyle bir örgüt, devlet tarafından saygıgösterilmesi ve korunması gereken temel haklara sahiptir (Tayfun Cengiz, B. No: 2013/8463,18/9/2014, §§ 30-31; Ahmet Parmaksız [GK],B. No: 2017/29263, 22/5/2019, §§ 70, 72 ).
(3) DemokratikToplumda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkının Önemi
47. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, demokratiktoplumun en temel değerleri arasında yer almakta olup bireylerin ortakfikirlerini birlikte savunmak ve başkalarına duyurmak için bir araya gelebilmeimkânını korumayı amaçlamaktadır. Kolektif bir şekilde kullanılan vedüşüncelerini ifade etmek isteyen kişilere şiddeti dışlayan yöntemlerledüşüncelerini açıklama imkânı veren bu hak, çoğulcu demokrasilerin gelişmesindezorunlu olan farklı düşüncelerin ortaya çıkması, korunması ve yayılmasınıgüvence altına almaktadır (Ferhat Üstündağ,§ 40, Dilan ÖgüzCanan [GK], B. No: 2014/20411, 30/11/2017, § 36; Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No:2013/3924, 6/1/2015, § 115; Eğitim ve BilimEmekçileri Sendikası ve diğerleri, [GK], B. No: 2014/920, 25/5/2017, § 79; OsmanErbil, B. No: 2013/2394, 25/3/2015, § 45).
(4) MüdahaleninDemokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olması
48. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenin demokratiktoplum düzeninin gereklerine uygunkabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılıbir müdahale olması gerekir (Bekir Coşkun,§§ 53-55; Mehmet Ali Aydın, §§ 70-72; AYM, E.2007/4, K.2007/81,18/10/2007; Ferhat Üstündağ, §45). Müdahaleyi oluşturan tedbirin zorunlu bir toplumsal ihtiyacıkarşıladığının kabul edilebilmesi için amaca ulaşmaya elverişli olması,başvurulabilecek en son çare ve alınabilecek en hafif önlem olarak kendisinigöstermesi gerekmektedir (Ferhat Üstündağ,§ 46; bazı farklılıklarla birlikte ayrıca bkz. BekirCoşkun, § 51; Mehmet Ali Aydın,§ 68; Tansel Çölaşan, § 51).Orantılılık ise bireyin hakkı ile kamunun menfaatleri veya müdahalenin amacıbaşkalarının haklarını korumak ise diğer bireylerin hak ve menfaatleri arasındaadil bir dengenin kurulmasına işaret etmektedir (Ferhat Üstündağ, § 48; bazı farklılıklarla birlikte ayrıcabkz. Bekir Coşkun, § 57; Tansel Çölaşan, §§ 46, 49, 50; Hakan Yiğit, B. No: 2015/3378, 5/7/2017, §§ 59, 68).
(5) TerörÖrgütü Üyeliği Suçu
49. 5237 sayılı Kanun'un 220. maddesinde, suç işlemek amacıylaörgüt kurma suçu, 314. maddesinde ise devletin birliği ve ülke bütünlüğünübozmak ve Anayasa'yı ihlal suçlarını işlemek amacıyla silahlı örgüt kurma veböyle bir örgüte üye olma suçu düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemelere veuygulamaya göre bir suç örgütüne katılma saikiylehareket eden ve örgütün amaçlarını benimseyerek örgütün hiyerarşik yapısıiçinde verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olan bir kişi örgüt üyesiolarak kabul edilir. Bu itibarla örgüt üyesi, suç organizasyonu içinde bulunanve örgütün üstün iradesine tabi olarak kendi iradesini örgüt iradesine terkeden kişidir (Metin Birdal, § 60).
50. Bir kişinin yasa dışı örgüt üyeliği suçundancezalandırılabilmesi için henüz bir suç işlemiş olması gerekmez. Örgüt üyeliğibaşlı başına cezalandırılan bir suçtur. Bu itibarla örgüt üyesinin faaliyetininmutlaka örgüt tarafından gerçekleştirilen suçlara katılma şeklinde olması dagerekmez. Örgüte üye olma suçu, üye ve hatta örgüt henüz bir suç işlememiş olsadahi örgütün toplum için yarattığı tehlikeyi cezalandıran ve bu yönüyle biryandan da örgüt faaliyetleri kapsamında suç işlenmesini engelleme amacı taşıyanbir suç türüdür. Çünkü birden fazla kişinin suç işlemek için organize olmasıtoplum için daha açık ve yakın bir tehdit oluşturur. Özellikle günümüzdeterörizmin gerek ulusal gerek uluslararası alanda ulaştığı düzey gözönüne alındığında bu tehdit oldukça somut hâlegelmektedir (Metin Birdal, § 61).
51. Terör örgütü üyeliği suçu uluslararası hukuk literatüründe statü suçu olarak nitelendirilmektedir. Bubağlamda kişinin başka bir suç işlemesi gerekmeksizin yalnızca örgüte üyeolmasının cezalandırılması kişisel cezai sorumluluktan ziyade kolektif cezaisorumluluğa yol açma potansiyeline sahiptir. Fakat bu suçtan mahkûm edilebilmekiçin kişi, örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmeli, örgütün bir parçası olmayıistemeli ve örgütün hayatta kalmasına, amaçlarının gerçekleştirilmesine devamlıbir irade ile katkı sağlamalıdır. Örgüte üye olmak, fiilî bir katılmadır.Dolayısıyla üyeliğin suç olarak kabul edilmesinin ve cezalandırılmasınınaltında yatan sebep, terör örgütü üyesi olan kişinin aslında bu şekilde terörörgütünün toplum için arz ettiği tehlikeye bilerek ve isteyerek katkısağlamasıdır ( Metin Birdal, § 60).Bu husus Anayasa Mahkemesi tarafından terör örgütü mensuplarının başkalarınıneylemi nedeniyle değil kendi istekleriyle böyle bir örgüte girmeleri nedeniylecezalandırıldığı ve bu durumda ceza sorumluluğunun kişisel olduğu ilkesininçiğnenmediği belirtilerek ifade edilmiştir (AYM, E.1991/18, K.1992/20,31/3/1992).
52. Terör örgütü üyeliği suçu, diğer tipik suçlara nazaran erkenbir aşamada cezai sorumluluk öngörmektedir. Bu nedenle bir kişinin henüz başkabir suç işlemeden yalnızca terör örgütüne üye olması nedeniylecezalandırılabilmesi için yargılama makamlarının o kişinin terör örgütüyle olanbağlarını ortaya koyması gerekir. Böyle bir bağın varlığının araştırılmasıbireylerin sahip olduğu fikirlerin, bağlı oldukları toplumsal grupların ve ideolojilerinin,davranışlarının anlamlarının ve bunların altında yatan saiklerindeğerlendirilmesine yol açar (Metin Birdal,§ 63).
53. Anayasa Mahkemesinin kanaatine göre henüz ceza kanunlarındatanımlanan bir suçu dahi işlememiş kişilerin bir terör örgütü ile örgüt üyeliği olarak kabul edilecekkuvvette bir bağının olup olmadığının bu şekilde değerlendirilmesi ifade,örgütlenme, din ve vicdan özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemehakkı gibi temel haklar üzerinde ciddi bir baskı oluşturabilecek potansiyelesahiptir (Metin Birdal, § 64).
54. Öte yandan modern demokrasilerde devletlerin kendisorumluluk alanındaki bireyleri terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı korumakşeklinde bir pozitif yükümlülüğü bulunmaktadır. Söz konusu yükümlülüğün sonucuolarak insanların terörsüz bir ortamda yaşama hakkı ile bu süreçte bireylerinpotansiyel olarak etkilenebilecek temel hakları arasında adil bir dengelemeyapılması ihtiyacı doğmaktadır. Bu sebeple ülkemizde olduğu gibi gelişmişdemokrasilerin birçoğunda da terör örgütüne üye olmanın suç olarak düzenlenmesiterörle etkili mücadele politikalarının bir parçası hâline gelmiştir. Budoğrultuda terör örgütü üyeliği suçundan yapılan yargılamalarda yarışandeğerler arasında adil bir denge kurulabilmesi için birtakım ilkelerbelirlenmelidir (Metin Birdal, § 65).
(6)Terör Örgütü Üyeliği Suçu Bağlamında Yarışan Değerler Arasında Denge Kurulması
55. İlk olarak çağımızda terör eylemlerinin toplumları tehditeden en önemli tehlikelerden biri olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Terör, birazınlığın iradesini şiddet yolu ile halkın iradesine kabul ettirmek içinbaşvurduğu bir yöntemdir. Elbette kurulu düzeni değiştirmek için terör denenher türden zor ve şiddet eylemlerinin, silahlı ayaklanma ve hükûmet darbesi gibigirişimlerin olağan ve meşru kabul edilmesi asla düşünülemez. Her konununtartışılabildiği ve iktidarın meşru yollarla değiştirilebildiği bir demokratikdüzende zora ve şiddete başvurmak gayrimeşrudur (Metin Birdal, § 66). Ancak terör suçlarına bağlanan ağırhukuksal yaptırımlar gözetildiğinde kamu makamlarının bu konudakideğerlendirmelerinde son derece özenli olmaları beklenir (Yılmaz Çelik, § 57) .
56. Kişinin, terör örgütüne üye olma suçundan her türlü şüphedenuzak bir şekilde mahkûm edilebilmesi için -eylemlerinin sürekliliği, çeşitliliği ve yoğunluğudikkate alındığında- örgütün hiyerarşik yapısına bilerek ve isteyerek dâhilolduğunun yeterli bir gerekçe ile ispat edilmesi şarttır. Klasik ceza hukukundaispat, geçmişte meydana gelmiş bir olayın gerçek yönünü ortaya koyma vekişilerde bu konuda bir kanaat oluşturma faaliyeti olarak kabul edilmiştir.Mesele örgüt üyeliği olunca ispat, iddia makamınca ortaya konulan maddiolayların gerçekleşip gerçekleşmediğinin yanı sıra söz konusu suçun unsurlarının,nedensellik bağının, failin kusur yeteneğinin ve kastının onun örgüt üyesiolduğunu gösterip göstermediği olacaktır (MetinBirdal, § 67).
57. "Delilsiz mahkumiyetolmaz" ilkesi dolayısıyla ceza muhakemesi sonucunda verilecekhükmün mutlaka delillere dayandırılması gerekir. 5271 sayılı Kanun’un 217.maddesinde "Yüklenen suç, hukuka uygunbir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir"denilerek delil serbestliği ilkesi kabul edilmiştir. Bu ilkenin bir sonucuolarak somut, gerçekçi, olayla bağlantılı ve olayı temsil eden her şey hukukauygun yöntemlerle elde edilmiş olması şartıyla delil olabilir (Metin Birdal, § 68).
58. Bundan başka ceza muhakemesinin amacı gerçeğin ortayaçıkarılması olduğu için ispat değeri açısından deliller arasında bir hiyerarşigetirilemez, hâkimin hükmünü dayandıracağı ve olayı temsil eden delillerinnelerden ibaret olduğu önceden sayılarak sınırlanamaz ya da bir cezadavasındaki uyuşmazlığın en az kaç delille ispatlanabileceği düzenlenemez (Metin Birdal, § 69).
59. Dolayısıyla terör örgütlerinin yapılarının vefaaliyetlerinin çeşitliliği söz konusu olunca bir kişinin terör örgütünün üyesiolduğunun ortaya konulması için değerlendirmeye alınabilecek deliller konusundaortak ve sınırlı bir öngörüde bulunulması mümkün değildir. Delillerin işleviyargılama makamlarının bir kanaate ulaşarak hüküm vermesini sağlamaktır (Metin Birdal, § 70). Yargıtaybir kararında bu konuya şu şekilde açıklık getirmiştir:
"Ceza yargılamasınınamacı hiç bir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkartılmasıdır.Gerçek, akla uygun ve realist, olayın bütünü veya parçasını temsil edenkanıtlardan veya kanıtların bir bütün olarak değerlendirilmesinden ortayaçıkartılmalıdır, yoksa bir takım varsayımlara dayanılarak sonuca ulaşılmasıceza yargılamasının amacına kesinlikle aykırıdır"(YCGK,19/4/1993, E.6-79, K.108).
60. Delil serbestliği nedeniyle mahkemenin dikkate alabileceğideliller konusunda bir sınırlandırma öngörülmesi mümkün değildir. 5271 sayılıKanun’un 217. maddesinde açıkça ifade edildiği gibi hâkim delillerin değerini"Vicdani kanaatiyle serbestçe takdireder", ancak keyfî davranamaz. Ceza hâkimi delilleri bir bütünolarak değerlendirerek delillerin olayı ortaya koyup koymadığını inceler. Sözkonusu terör örgütü üyeliği suçu olunca ise delil değerlendirmesi gelenekselsuçlara ilişkin delillerin değerlendirmesine göre bir ölçüde farklılaşmaktadır.Zira bir kişinin terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm edilebilmesi içinhenüz başka bir suç işlemesi gerekmediğinden maddi olayların tek tek elealındığında kendi başına birer suç teşkil etmesi veya bir suça vücut vermesigerekmemektedir (Metin Birdal, § 71).
61. Hiç kuşkusuz başvurucuya atfedilen söz ve eylemlerin hukuksistemimizde bir suça tekabül edip etmediğinin takdir yetkisi derecemahkemelerine aittir. Ancak derece mahkemeleri bu konuda gerekçelerini ilgilive yeterli şekilde ortaya koymalıdır (YılmazÇelik, § 58). Bu bağlamda bir kişinin terör örgütü üyeliği suçundancezalandırılması için örgüt faaliyeti çerçevesindeki eylemleri süreklilik, çeşitlilik ve yoğunlukgöstermelidir. O hâlde her biri örgüt üyeliğine ilişkin bir parçayı açıklayanve delil olarak kabul edilen faaliyetlerin birleştirilerek olayın bütünününanlaşılması sağlanmalıdır. Kişilerin terör örgütünün hiyerarşik yapısına dâhilolduğunu gösteren delillerin birlikte incelenmesi sonucunda delillerinsağlamlığı sınanmalı; her biri her terör örgütünün amacı, niteliği,bilinirliği, kullandığı şiddetin türü ve yoğunluğu ile somut olayın ilgilidiğer koşullarıdikkate alınarak değerlendirilmelidir.Kişilerin delil olarak kabul edilen faaliyetleri birbiriyle sınanmalı vesağlamaları yapılarak birbirlerini tamamlayıp tamamlamadığı ve tutarsızlıkiçerip içermediği tespit edilmelidir (MetinBirdal, § 72).
62. Mevcut başvuruda toplantı özgürlüğüne yapılan müdahaleningerçekten toplumsal bir ihtiyacacevap verip vermediği ve kısıtlamanın ulaşılmak istenen amaçla orantılı olup olmadığı sorusuna cevapbulunacaktır.
(7) İlkelerinOlaya Uygulanması
63. Başvurucuların üyesi oldukları gerekçesiylecezalandırıldıkları MKP terör örgütü 1972 yılında kurulmuş, özellikle isminiduyurduğu 2002 yılından itibaren birçok şiddet eylemi gerçekleştirmiş,olayların meydana geldiği tarihte ve hâlen Tunceli kırsalında silahlımilitanları ile faaliyet göstermekte olan bir terör örgütüdür (bkz. § 16).Başvurucuların da MKP'nin bir terör örgütü olduğukabulüne bir itirazları olmadığı görülmektedir. Bunun yanında MKP'nin yaklaşık kırk yıldır yurdun Doğu ve GüneydoğuBölgelerinde yoğun olmak üzere ülkenin tümünde pek çok sivil vatandaş ilegüvenlik gücünün ölümüne sebep olmuş şiddet eylemlerinin faili bir terör örgütüolan PKK ile de irtibatlı bulunduğu anlaşılmaktadır. Nitekim başvurucularınüyesi oldukları DDHD'de yapılan aramada, PKK terörörgütünün 4. dönem faaliyeti olan demokratik özerklik stratejisinin hayatageçmesi yönünde MKP terör örgütü ve Demokratik Haklar Federasyonu tarafındanüstlenilen misyon,tutum ve hareket tarzlarının yeraldığı on sayfalık bir doküman ele geçirildiği gibi (bkz. § 19) başvurucularınPKK kamplarına yapılan operasyonları protesto ettikleri ve öldürülen PKKmilitanlarının cenazeleri ile ilgilendikleri de görülmektedir (bkz. §§ 22, 23).
64. Olayların yaşandığı tarihte başvurucuların üyesi olduklarıDersim Demokratik Haklar Derneği, yasal olarak kurulmuş ve faaliyet gösterenbir dernek statüsündedir. İlk derece mahkemesi kararında MKP terör örgütününseksiyonu şeklinde belirtilmek suretiyle örgütle irtibatlı olduğudeğerlendirilen Demokratik Haklar Federasyonunun ise Dersim Demokratik HaklarDerneğiyle bağı konusunda açık bir bilgiye yer verilmemiştir. Bununla birliktekararın genelinden ilk derece mahkemesince başvurucuların üyesi oldukları DersimDemokratik Haklar Derneğinin de Demokratik Haklar Federasyonu ve MKP terörörgütü ile irtibatlı olduğunun değerlendirildiği anlaşılmaktadır.
65. Başvurucular o tarihte yasal olarak faaliyet gösteren birderneğe üyelikleri kapsamında gerçekleştirdikleri faaliyetlerinin terör örgütüüyeliği suçundan mahkûmiyetlerinde delil olarak kullanılması nedeniyleörgütlenme özgürlüklerinin ihlal edildiğinden şikâyet etmektedir. Başvurucularsöz konusu Derneğin faaliyetleri kapsamında gerçekleştirdikleri ve barışçıl niteliğinikaybetmemiş toplantı ve gösteri yürüyüşleri ile basın açıklamalarınınmahkûmiyet kararında delil olarak kullanılması nedeniyle toplantı ve gösteriyürüyüşü hakları ile ifade özgürlüklerinin de ihlal edildiğini iddiaetmektedir.
66. Bununla birlikte ilk derece mahkemesinin gerekçesinebakıldığında mahkûmiyet kararının temelinin başvurucuların yasal olarakkurulmuş ve terör örgütüyle bağı konusunda yeterli bir açıklamaya yerverilmediği anlaşılan bir derneğe üyeliklerinin olmadığı anlaşılmaktadır. İlkderece mahkemesi mahkûmiyet gerekçesinin temelini, tüm başvurucularınistikrarlı bir biçimde MKP terör örgütü tarafından verilen talimatları yerinegetirmelerine dayandırmıştır. Nitekim başvurucular, MKP terör örgütününinternet sitelerinden verdiği talimatlara uygun olarak Nevruz kutlamalarını,terör örgütü lideri İbrahim Kaypakkaya'nın ölüm yıldönümü nedeniyle anma töreni ve sinevizyongösterimini, 2011'de Ovacık ilçesinde güvenlik güçleriyle girdikleri çatışmadaöldürülen örgüt üyelerinin cenaze törenlerini, İşçi Bayramı kutlamalarını,kadın garson çalıştırılan birahanelerle ilgili barışçıl niteliğini kaybedenprotesto gösterilerini, 2005 yılında güvenlik güçleriyle girdikleri çatışmadaöldürülen on yedi örgüt üyesinin anma törenlerini organize etmiş ve katılmış,söz konusu mezarların bakımını yapmış, ayrıca örgütçe protesto edilmesitalimatı verilen seçim ve referandumu protesto için gösteri düzenlemiş vekatılmışlardır (bkz. § 21).
67. Bunlar dışında başvuruculardan biri ya da birkaçının, yineMKP terör örgütünün talimatı uyarınca ceza infaz kurumlarında bulunan örgütüyelerini ziyaret ettikleri, örgüte müzahir yayın yapan gazetenin dağıtımınıyaparak örgüte gelir sağladıkları, örgüt talimatı uyarınca devlet yanlısıolarak görülen bir şahsın mahkemece serbest bırakılmasını ve İzmir'de örgütemüzahir gazetenin basımını yapan şahısların tutuklanmasını protesto ettiklerianlaşılmaktadır. Başvuruculardan Murat Kur'un bahsedilen organizasyonlarakatılım sağlamak için birçok kişiye telefon mesajı attığı, başvuruculardanEvrim Konak'ın ise kaydedilen iletişim kayıtlarında örgüt talimatı uyarıncaüyelerin ifadelerini ve özeleştirilerini aldığı, ayrıca "gerillalar" ifadesi kullanılarakkendisinden örgütün silahlı militanları hakkında bilgi sorulduğu görülmektedir.Yine başvurucuların tamamının 2011 yılında öldürülen MKP terör örgütüüyelerinin cenazesinde "Gerillalarölmez" şeklinde slogan attıkları belirtilmiştir (bkz. §§21-24).
68. Dolayısıyla somut olayda başvurucuların terör örgütü üyeliğisuçundan mahkûmiyetlerinde delil olarak kullanılan söz konusu faaliyetlerininkendi başlarına birer suç oluşturup oluşturmadığının bir öneminin olmadığıanlaşılmaktadır. Zira terör örgütü üyeliğinden mahkûmiyet için kişinin henüzörgüt faaliyeti kapsamında bir suç işlemiş olması gerekmemektedir.
69. Terör örgütü üyeliği suçundan mahkûmiyet için kişinineylemlerinin sürekliliği, çeşitliliği veyoğunluğu dikkate alındığında örgütün hiyerarşik yapısına bilerek veisteyerek dâhil olduğunun gösterilmesi gerekir. Günümüzde özellikle terörörgütleri yönünden eskisi kadar sıkı bir hiyerarşik yapılanmaya gerekduyulmaması, terör örgütü üyeliği suçundan mahkûmiyette hiyerarşik yapılanmayadâhil olunduğunun gösterilebilmesini oldukça zorlaştırmaktadır. Bununla birliktesomut olayda ilk derece mahkemesi, başvurucuların istikrarlı biçimde MKP terörörgütünün talimatları doğrultusunda faaliyet göstermelerinin örgütün hiyerarşikyapısına bilerek ve isteyerek dâhil olduklarını ortaya koyduğunudeğerlendirmiştir.
70. Anayasa Mahkemesi, başvurucuların yerine getirdiğitalimatların örgütün internet sitelerinden numaralı biçimde yayımlanmışolduğunu gözönüne almaktadır. Bu bağlamdabaşvurucular hakkında mahkûmiyet kararı verilmesine dayanak olarak alınaneylemlerin MKP terör örgütünün talimatları uyarınca gerçekleştirildiğiyönündeki ilk derece mahkemesi değerlendirmelerinin makul olduğu sonucunaulaşılmıştır. Nitekim ilk derece mahkemesi; başvurucuların katıldıklarıtoplantı ve gösterilerde MKP terör örgütü lideri İbrahim Kaypakkaya'nınposterlerini taşımalarını, örgüt ve örgüt kurucu lideri lehine sloganlaratmalarını, cenazelerini organize ettikleri MKP terör örgütü üyeleri için"gerilla" ifadesinikullanmalarını, mezarlarının bakımını yapmalarını, ikametlerinde yapılan aramalardaele geçirilen dokümanları ve diğer deliller ile tam listesi olaylar kısmındayer alan çok sayıda eylemi de kendi başlarına birer suç teşkil edipetmemelerinden bağımsız olarak terör örgütü üyesi olma suçunun oluştuğunailişkin kabulü destekleyen ve tamamlayan deliller olarak kullanmıştır.
71. Anayasa Mahkemesi daha önce ceza muhakemesi hukukunda yeralan delil serbestliği ilkesi de gözönündebulundurulduğunda kişilerin terör örgütünün çağrısı üzerine yapılan ve terörörgütünün propagandasına dönüştürülen toplantı ve gösterilere katılmışolmalarının örgüt üyeliği suçundan mahkûmiyetlerde delil olarak kabuledilmesinin mümkün olduğunu belirtmiştir (MetinBirdal, § 78).
72. Anayasa Mahkemesi terör örgütü üyeliği suçunun cezahukukunun gelenekselleşmiş suç teorisinden farklılaşan kendine has yapısını vesöz konusu suç ile terör örgütlerinin toplum için arz ettiği tehlikeye bilerekve isteyerek katkı sağlanmasının cezalandırıldığını gözönündebulundurmaktadır. Buna göre MKP terör örgütü özellikle olayların geçtiğiTunceli'de ve ülkenin geri kalan pek çok yerinde toplum ve devlet hayatı içinyoğun bir tehlike arz etmektedir. Bir bütün olarak değerlendirildiklerinde ilkderece mahkemesince dikkate alınan delillerin birbiriyle çelişmedikleri; aksinebirbirlerini tamamladıkları ve destekledikleri değerlendirilmiştir. Sonuçolarak somut olayda, başvurucuların anayasal haklarını kullanmaktan ibaretolduğunu ileri sürdükleri eylemlerinin terör örgütü üyeliği suçundanmahkûmiyetlerinde delil olarak kullanılmasının toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleme hakkı ile ifade ve örgütlenme özgürlükleri üzerinde haksız bircaydırıcı etki yaratacak nitelikte bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
73. Dolayısıyla ilk derece mahkemesinin toplumun terörsüz birortamda yaşama hakkı ile başvurucunun anılan hakları arasında adil bir dengekurduğu ve başvuru konusu müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerineaykırı bir müdahale olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
74. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların ifade ve örgütlenmeözgürlükleri ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme haklarının ihlaledilmediğine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. İfade ve örgütlenme özgürlüğü ile toplantı ve gösteriyürüyüşü hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların KABUL EDİLEBİLİROLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 26., 33. ve 34. maddelerinde öngörülen ifade veörgütlenme özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının İHLALEDİLMEDİĞİNE,
C. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA,
D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE4/7/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.