TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
MUSTAFA DEMİRBAŞ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/1877)
Karar Tarihi: 16/9/2015
R.G. Tarih- Sayı: 10/11/2015-29528
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Engin YILDIRIM
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör
:
Selami ER
Başvurucu
:
Mustafa DEMİRBAŞ
Vekili
:
Av. Abdülaziz DİKE
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, askerî okuldanbaşarısızlık nedeniyle ilişiğinin kesilmesi sonucu ödemek zorunda kalınanöğrenim giderlerinden bir kısmının 19/6/2010 tarihlive 6000 sayılı Kanun’a göre geri alınması için açılan davada, Kanun’dagüncelleme yapılmadan önce ödemeye karar verilmesi nedeniyle mülkiyet ve adilyargılanma hakları ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 6/3/2013tarihinde Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe veeklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun, Komisyonasunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm ÜçüncüKomisyonunca, 8/4/2014 tarihinde kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 15/5/2014 tarihinde kabul edilebilirlik ve esasincelemesinin birlikte yapılmasına ve başvurunun bir örneğinin görüş içinAdalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Bakanlığının görüş yazısı, 24/7/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş; başvurucu, Bakanlığıncevabına karşı beyanlarını yasal süresi içinde ibraz etmemiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru dilekçesi veeklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucu 1993-1994 eğitimöğretim yılında devam ettiği Kuleli Askerî Lisesinden 1994 yılında başarısızlıknedeniyle çıkarılmış, bu nedenle kendisinden istenen 50.160.000 TL (TL’den 6sıfır atılmadan önce) öğrenim giderini taksitlendirerek faiziyle birlikteödemiştir.
8. 19/6/2010 tarihinde kabuledilen 6000 sayılı Kanun’la daha önce askerî okullarla ilişiği kesilenöğrenciler için geçmişte tahsil edilen öğrenim giderlerinden amortismanve personel giderlerinin iadesi öngörülmüştür.
9. Başvurucu, 10/8/2010 tarihlidilekçesiyle Kuleli Askerî Lisesi Komutanlığından (İdare) ödemiş olduğu amortisman ve personel giderlerinin iadesini talep etmiş,İdare 14/4/2011 tarihli cevap yazısıyla öğrenim giderlerinin amortisman vepersonel giderlerine ait kısmının 27,26 TL (TL’den 6 sıfır atıldıktan sonra)olduğunu başvurucuya bildirmiştir.
10. Başvurucu, İdarecehesaplanan geri ödeme bedelinin hakkaniyetten uzak olduğu ve 18 yıl öncekirakamlara dayanan hesaplamanın güncellenmesi talebiyle 18/5/2011tarihinde Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinde alacak davası açmıştır.
11. Mahkeme bilirkişi incelemesiyaptırmış, 1993-1994 eğitim öğretim yılında 27,26 TL olan amortismanve personel giderinin, Devlet İstatistik Enstitüsü verileriyle güncellenmişrakamlar esas alınarak hazırlanan 12/12/2011 tarihli bilirkişi raporunda4.998,85 TL olduğu belirlenmiştir.
12. Mahkeme, 15/12/2011tarihli ve E.2011/1040, K.2011/2529 sayılı kararıyla bilirkişi raporunu gözönünde bulundurarak denkleştirici adalet ilkesinegöre davayı kabul etmiş ve iade edilmesi gereken bedelin 4.998,85 TL olduğunakarar vermiştir.
13. Kararın temyizi üzerineYargıtay 18. Hukuk Dairesi, 6000 sayılı Kanun hükümleri gereği başvurucununödemiş olduğu amortisman ve personel giderlerinin iadeedileceği hususunda tereddüt bulunmadığını ancak Kanun’da geri ödenecek bedeleendeks uygulanarak güncelleneceği veya faiz ilave edileceğine dair hükümbulunmadığı gerekçesiyle 29/5/2012 tarihli ve E.2012/3728, K.2012/6470 sayılıkararıyla İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur.
14. Davayı tekrar ele alanMahkeme, bu defa bozma kararına uyarak ve bozma kararına atıf yaparak 16/10/2012 tarihli ve E.2012/926, K.2012/1550 sayılıkararıyla iadesi gereken miktarın 27,26 TL olduğuna hükmederek başvurucuyaödenmesine ve başvurucunun 596,69 TL vekâlet ücretini İdareye ödemesine kararvermiştir.
15. Kararın temyizi üzerineYargıtay 18. Hukuk Dairesi 15/1/2013 tarihli veE.2012/14298, K.2013/309 sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararınıonamıştır. Karar aynı tarihte kesinleşmiştir.
16. Karar, başvurucuya 21/2/2013 tarihinde tebliğ edilmiş; başvurucu 6/3/2013tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
B. İlgiliHukuk
17. 30/05/1949 tarihli ve 5401 sayılıAskeri Öğrencilerden Başarı Gösteremeyenler Hakkında Kanun’un 19/6/2010 tarihlive 6000 sayılı Kanunun 11. maddesiyle değişik 3. maddesi şöyledir:
“Sağlık sebepleridışında okullarla yüksek öğrenim kurumlarından çıkarılan öğrencilere (Ek ibare:19/06/2010-6000 S.K/11.mad.), personel ve amortisman giderleri hariç, Devlet tarafındanyapılan bilumum masraflar faizi ile birlikte mukavelesi gereğince ödettirilir.
Ancak, buöğrencilerden bilahare muvazzaf subay, askeri memur ve astsubay olarak orduya dahil olanlara Devletçe yapılan masraflar ödettirilmez.”
18. 5401 sayılı Kanun’a 6000sayılı Kanun’un 12. maddesiyle eklenen geçici 3. madde şöyledir:
“Bu maddeyi ihdaseden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce askeri öğrenciliktençıkarılanlardan kendilerine tahakkuk ettirilen borçlarını ödemiş yahuttaksitlendirmiş olanlar ile yargılamaları devam edenler veya kesin hükmebağlanmış olanlar, üç ay içerisinde müracaat etmeleri halinde 3 üncü maddehükmünden yararlandırılır.”
19. Askeri Öğrencilerden BaşarıGösteremeyenler Hakkında Kanun, Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli Kanunu, HarpOkulları Kanunu ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunlarında DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun Teklifinin (6000 sayılı Kanun) genel gerekçesi şöyledir:
“5401sayılı Askeri Öğrencilerden Başarı Gösteremeyenler Hakkında Kanunun 3, 4566sayılı Harp Okulları Kanununun 38, 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp AkademisiKanununun 45'inci maddeleri ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri PersonelKanununun 18'inci maddesinin (a) bendi gereğince, sağlık nedenleri dışındakibir nedenle askeri öğrencilikten çıkarılan veya kendiliğinden ayrılanlaradevletçe yapılan masraflar yasal faizi ile birlikte öğrenci ve kefillerineödettirilmektedir.
Ancak, yukarıdabelirtilen bu yasa hükümleri gereğince tahakkuk ettirilen masrafların içine, personelve amortisman giderleri de ilave edilmektedir. İlaveedilen bu iki kalem masraf ise, tahakkuk ettirilen masrafın %50'sindenfazlasını teşkil etmektedir. Halbuki bu iki kalemmasraf Devlet açısından sabit giderler olup, askeri okuldan çıkarılan veyaayrılan öğrencilerin ayrılması veya öğrenime devam etmesi nedeniyle azalan veyaartan masraf kalemleri değildir.
Ayrıca, AskeriOkullara Alınan Öğrenciler ile Silahlı Kuvvetler Hesabına Fakülte ve YüksekOkullarda Okuyan Öğrenciler İçin Yüklenme Senedi Düzenlenmesine ve BuOkullardan Çeşitli Sebeplerle Ayrılacak Öğrencilere veya KefillerineÖdettirilecek Tazminata Dair Yönetmelik çıkarılarak 03.09.1985 gün ve 18857sayılı Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir. BuYönetmeliğin ekinde yer alan Örnek 1. Yüklenme ve Kefalet Senedi Formatında,ödettirilecek masraf kalemleri tek tek sayılmak suretiyle gösterilmiştir. Busayılan masraf kalemleri içinde personel ve amortismangiderleri yoktur.
Buna rağmen, 2003 ve2006 (bu yıllar dahil) arasında askeri okullara giren öğrencilerin okulakayıtları sırasında alınan Yüklenme Senetlerine, Yönetmelik Eki Örnek 1.formata aykırı bir şekilde personel ve amortismangiderleri ilave edilmiştir. Askeri Okullara Alınan Öğrenciler ile SilahlıKuvvetler Hesabına Fakülte ve Yüksek Okullarda Okuyan Öğrenciler İçin YüklenmeSenedi Düzenlenmesine ve Bu Okullardan Çeşitli Sebeplerle Ayrılacak Öğrencilereveya Kefillerine Ödettirilecek Tazminata Dair Yönetmelik eki örnek bir formatta14.02.2006 tarihinde değişiklik yapılarak personel ve amortismangiderleri de ilave edilmiş ve bundan sonra askeri okula giren öğrencilerinyüklenme senetlerine de personel ve amortisman giderleri dahil edilmiştir.
Bu durumda olan öğrencilerinaskeri okuldan ayrılması veya çıkarılması halinde de, açılan davalarda personelve amortisman giderlerinin alınmaması talep edilmişise de, Borçlar Kanunundaki Sözleşme Serbestisi hükümleri gereğince, yüklenmesenedinde yazılı olduğu için, personel ve amortisman giderlerinin öğrenci vekefilleri tarafından ödenmesi gerektiğine karar verilmiş ve bu kararlarYargıtay tarafından onanmak suretiyle kesinlik kazanmıştır.
Bu uygulama, 2003yılından önce askeri okullara giren ve daha sonraki yıllarda askeriöğrencilikten ayrılan veya çıkarılanlar ile, 2003 yılıve sonrasındaki yıllarda askeri okullara girip de askeri öğrenciliktençıkarılan veya ayrılan öğrenciler arasında bir eşitsizlik yaratmıştır.
Yine, askeri okula2002 yılında giren ve 1 yıl devre kaybeden bir öğrenci ile 2003 yılında askeriokula giren bir öğrenci askeri lisede 4 yıl okuduktan sonra, Harp Okulunagitmemeleri veya askeri öğrencilikten çıkarılmaları halinde devre kaybedenöğrenci 5 yıl askeri okulda okuduğu ve kendisine daha fazla masraf yapıldığıhalde, 2002 yılında alınan yüklenme senetlerinde personel ve amortismangiderleri yazılı olmadığı için, bu iki kalem masraf alınmadığından, kendisindenbir yıl sonra öğrenime başlayan ve bir önceki emsal gösterilen öğrenci ile 4 yılyapılan masraflar birebir aynı olduğu ve kendisine bir yıl daha az masrafyapıldığı halde, 2002 yılında giren ve kendisinden 1 yıl fazla öğrenim görenbir öğrenciye göre çok daha yüksek masraf ödeme zorunda kalmaktadır.
Örneğin,Kara Askeri Liselerine 2002 yılında giren ve 1 yıl devre kaybederek 5 yılokuyan bir öğrenciden 19.000,00 TL civarında masraf alınırken, 2003 yılındagiren ve 2002 yılında girip de devre kaybeden bir öğrenci ile 4 yıl birlikteokuyan ve yapılan 4 yıllık masraflar birebir aynı olan 2002 girişli bir öğrenci40.000 - 45.000 TL civarında masraf ödemek zorunda kalmaktadır.
Keza, 2003 yılındaKara, Deniz ve Astsubay Meslek Yüksek Okullarına giren tüm öğrencilerden alınanYüklenme Senetleri personel ve amortisman giderleriyazıldığı halde, Deniz Lisesi ve Kara Askeri Liselerine Hava Harp Okulu namınagiren öğrencilerin Yüklenme Senetlerinde personel ve amortisman giderleriyazılı değildir. Bunun bir sonucu da, aynı durumda olan öğrenciler birbirindençok daha farklı tazminat ödemek zorunda kalmaktadırlar.
Bunedenle, 2003 yılında Deniz Harp Okulu namına giren bir öğrencinin yüklenmesenedinde yazılı olması nedeniyle 4 yıl okuduktan sonra askeri öğrenciliktençıkarılması veya ayrılması halinde, 75.000-80.000 TL civarında bir masraftahakkuk ettirilirken, aynı yıllarda Hava Harp Okulu namına okuyan ve askeriöğrencilikten çıkarılan veya ayrılan bir öğrenci için 17.000-18.000 TLcivarında bir masraf tahakkuk ettirilmektedir.
Görüleceği gibi,Deniz Harp Okulu namına okuyan öğrenci ile Hava Harp Okulu namına okuyan biröğrencinin 4 yıllık yapılan masrafların birebir aynı olmasına rağmen, DenizHarp Okulu namına okuyan öğrenciler, Hava Harp Okulu namına okuyan öğrencileregöre 4 misli daha fazla masraf ödemek durumunda kalmaktadır.
Bu durum 2003 yılındaKara Harp Okulu namına askeri okula giren öğrenciler ile Kara Liselerinde HavaHarp Okulu namına okuyan öğrenciler arasında da mevcuttur. Kara Harp Okulunamına okuyan öğrenci, Hava Harp Okulu namına göre okuyan öğrencilere göre ikimislinden fazla masraf ödemekle karşı karşıya kalmıştır.
Yapılan masraflarbirebir aynı olduğu, okula giriş ve askeri öğrencilikten çıkarılma veya ayrılmatarihleri aynı olanlar arasında doğan bu eşitsizliğin giderilmesi ve T.C.Anayasasının 10. maddesinde öngörülen kanun önünde eşitliğin sağlanabilmesiiçin, bu yasal düzenlemenin yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
Yukarıda belirtilenyasa hükümleri gereğince, sağlık nedenleri ile askeri öğrenciliktençıkarılanlardan haklı olarak, Devletçe yapılan masraflar alınmadığından, budurumda olan öğrenciler yönünden bir sorun bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, 2003yılı ve sonraki yıllarda askeri okullara girmiş olup da, sağlık nedenleridışındaki bir nedenle askeri öğrencilikten çıkarılan (akademik başarısızlık vedisiplinsizlik gibi) veya kendiliğinden askeri öğrencilikten ayrılan öğrenci,velisi ve kefillerinin kısmen de olsa, maddi yönden bir rahatlama sağlanmasıiçin bu yasal düzenlemenin yapılması gereği duyulmuştur.”
20. Askeri Öğrencilerden BaşarıGösteremeyenler Hakkında Kanun, Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli Kanunu, HarpOkulları Kanunu ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunlarında DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun Teklifinin (6000 sayılı Kanun) geçici 3. maddesiningerekçesi şöyledir:
“Yapılan yasaldeğişiklikten, 2003 ve daha sonraki yıllarda askeri okullara girmiş olup da,askeri öğrencilikten çıkarılan veya kendi isteği ile ayrılanların da bu kanunhükümlerinden yararlandırılması amaçlanmıştır.”
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
21. Mahkemenin 16/9/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun6/3/2013 tarihli ve 2013/1877 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereğidüşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları
22. Başvurucu, 1994 yılındaaskerî okuldan başarısızlık nedeniyle çıkarıldığında ödemek zorunda kaldığıöğrenim giderlerinden bir kısmının 6000 sayılı Kanun’la geri ödenmesi imkânıtanındığını ancak Yargıtayın bozma kararıylaMahkemenin, 18 yıl önce ödenen bedelin herhangi bir güncelleme yapmadan 27,26TL olarak kendisine ödenmesine karar verdiğini, aynı Mahkemenin Yargıtayın bozma kararıyla önceki kararının tam zıddı birkarar verdiğini, yargılama sonucunda 596,69 TL vekâlet ücreti ödemek zorundakaldığını, kendisine kanunla yeni bir hak tanındığı hâlde mahkeme kararıylacezalandırıldığını, benzer durumda olan kişilerin davalarında güncellemeye izinverildiğini belirterek Anayasa’nın 10., 36. ve 40.maddelerinde tanımlanan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, ihlalin tespitiyleyeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini ve kendisine maddi/manevitazminat ödenmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme
23. Anayasa Mahkemesi,başvurucunun ihlal iddialarına ilişkin nitelendirmesi ile bağlı olmaksızınsomut dava ve buna bağlı olayların özelliklerine göre olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder. Başvurucunun şikâyetlerinin özü, 6000 sayılıKanun’la geri ödenmesi imkânı tanınan öğrenim giderlerinden bir kısmınıngüncellenmemesi nedeniyle mağdur olduğuna ilişkin olup bu şikâyetler mülkiyethakkı kapsamında değerlendirilecektir.
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
24. Başvurucunun mülkiyethakkının ihlal edildiği yönündeki şikâyetleri açıkça dayanaktan yoksun olmadığıgibi bu şikâyetler için diğer kabul edilemezlik nedenlerinden herhangi biri de bulunmamaktadır. Bu nedenlebaşvuruya ilişkin olarak kabul edilebilirlik kararı verilmesi gerekir.
2. Esas Yönündenİnceleme
25. Başvurucu, askerî okuldanilişiğinin kesilmesi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı öğrenim giderlerinin birkısmına ilişkin Kanun’la verilen geri ödeme hakkının, ödenecek bedelin herhangibir güncelleme yapılmadan iade edildiğini ve açtığı dava sonucunda vekâletücreti ödemek zorunda kaldığını belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
26. Bakanlık görüş yazısında,öğrenim giderlerinden bir kısmının güncellenerek geri ödenmesine ilişkinbaşvurucunun meşru beklentisinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesigerektiği yönünde beyanda bulunulmuştur.
27. Anayasa'nın "Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı35. maddesi şöyledir:
"Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunlasınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırıolamaz."
28. Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması"kenar başlıklı 13. maddesi şöyledir:
"Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızınyalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak veancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülükilkesine aykırı olamaz."
29. Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi’ne (Sözleşme) Ek (1) No.lu Protokol'ün "Mülkiyetin korunması" kenar başlıklı 1. maddesişöyledir:
"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülkdokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancakkamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukungenel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararınauygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkılarınveya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasalarıuygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez."
30. Anayasa’nın 35. maddesi ve(1) No.lu Protokol’ün 1. maddesi benzer düzenlemelerle mülkiyet hakkına yervermiştir. Her iki düzenleme de üç kural ihtiva etmektedir. Sözleşme’nin ilkcümlesi herkese mülkünden barışçıl yararlanma hakkı verirken Anayasa daha genişmanada mülkiyet hakkı tanımaktadır. Düzenlemelerin ikinci cümleleri isekişilerin hangi koşullarda mülkünden yoksun bırakılabileceğini ya da kişilereait mülkiyetin hangi koşullarla sınırlandırılabileceğini hüküm altınaalmaktadır (Mehmet Akdoğan ve diğerleri,B. No: 2013/817, 19/12/2013, § 29).
31. Anayasa ve Sözleşme’ninortak koruma alanındaki mülkiyet hakkı, özel hukukta veya idari yargıda kabuledilen mülkiyet hakkı kavramlarından farklı bir anlam ve kapsama sahip olup bualanlarda kabul edilen mülkiyet hakkı, yasal düzenlemeler ile yargıiçtihatlarından bağımsız olarak özerk bir yorum ile ele alınmalıdır (Hüseyin Remzi Polge,B. No: 2013/2166, 10/6/2015, § 31).
32. Anayasa ve Sözleşmenin ortakkoruma alanında yer alan mülkiyet hakkı, mevcut mal, mülk ve varlıkları koruyanbir güvencedir. Bir kişinin hâlihazırda sahibi olmadığı bir mülkün, mülkiyetinikazanma hakkı, kişinin bu konudaki menfaati ne kadar güçlü olursa olsun Anayasave Sözleşme'yle korunan mülkiyet kavramı içerisindedeğildir. Bu hususun istisnası olarak belli durumlarda, bir "ekonomik değer" veya icrasımümkün bir "alacağı"elde etmeye yönelik "meşru birbeklenti", Anayasa'nın ve Sözleşme'nin ortak koruma alanındayer alan mülkiyet hakkı güvencesinden yararlanabilir (Kemal Yeler ve Ali Arslan Çelebi, B. No:2012/636, 15/4/2014, §§ 36, 37).
33. Askerî liselerdenbaşarısızlık nedeniyle ayrılan öğrenciler için yapılmış giderlerin iadesikonusunda 6000 sayılı Kanun teklifinde de ifade edildiği gibi 2003 yılına kadarokul başlangıcında öğrenci velilerine imzalatılan yükleme senetlerinde amortisman ve personel giderleri yer almadığındansorumlulardan bu bedeller tahsil edilse dahi mahkemelerce yükleme senetlerindegösterilmeyen bedellerin iadesine karar verilmiştir. Nitekim Yargıtay 18. HukukDairesi 3/12/2009 tarihli ve E.2009/12628,K.2009/11086 sayılı kararında “Davalı asılyükümlü… askeri liseye girerken imzalanan ve…3.Noterliğince 18.09.1999 tarihinde düzenlenen yüklenme senedi içeriğine göre,askeri okuldan çıkarılma halinde sorumlu olacağı masraflar arasında atış,personel ve amortisman giderleri sayılmamıştır. Budurumda; asıl yükümlü… ile askeri lise dönemi kefili’nin… sorumlu olacağı miktar belirlenirken, dosyadabulunan askeri lise dönemi masraflarından atış, personel ve amortismankalemlerine denk gelen miktarlar düşülmeli, …” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur.
34. Ancak 2003-2006 yıllarıarasında askerî okullar yükleme senetlerine bu giderleri de dâhil ettiklerindenbu giderlerin iadesi amacıyla açılan davalar reddedilmiştir. Örneğin Yargıtay18. Hukuk Dairesi 16/10/2008 tarihli ve E.2008/7191, K.2008/10541 sayılıkararında, “…düzenlenmiş bulunan yüklenmesenedi hükümleri uyarınca davacılar askeri lise ve harp okulu dönemine aitmaliyet çizelgesinde yer alan atış, personel ve amortismangiderinden de sorumludur. Buna rağmen mahkemece davacıların askeri lise ve harpokulu dönemine ilişkin harcamalar arasında yer alan personel giderinden sorumluolmadığı düşüncesiyle hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınarakdavacıların borçlu olmadığı miktarın tespit edilmesi,” yerindegörülmeyerek ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur. 2006 yılından sonra iseAskeri Okullara Alınan Öğrenciler ile Silahlı Kuvvetler Hesabına Fakülte veYüksek Okullarda Okuyan Öğrenciler İçin Yüklenme Senedi Düzenlenmesine ve BuOkullardan Çeşitli Sebeplerle Ayrılacak Öğrencilere veya Kefillerine ÖdettirilecekTazminata Dair Yönetmelik eki örnek bir formatta 14/2/2006 tarihinde değişiklikyapılarak, giderler arasına personel ve amortismangiderleri de ilave edilmiştir. Bu tarihten sonra askerî okula başlayanöğrencilerin yüklenme senetlerine personel ve amortismangiderleri de dâhil edildiğinden bu giderlerin iadesi mümkün olmamıştır.
35. 6000 sayılı Kanun’un kanunteklifi gerekçesinde askerî okullarla ilişiği kesilenlerden geri alınan öğrenimgiderleri içine, personel ve amortisman giderleri deilave edilmiştir. İlave edilen bu iki masraf kaleminin tahakkuk ettirilenmasrafın yaklaşık yarısını teşkil ettiği ve devlet açısından sabit giderlerolduğundan askerî okuldan çıkarılan veya ayrılan öğrencilerin ayrılması veyaöğrenime devam etmesi nedeniyle azalan veya artan masraf kalemi olmadığıbelirtilmiştir. Ayrıca 2003 yılı öncesinde mahkeme kararıyla iade edilenbedellerin daha sonra iade edilmemesi, askerî okullarla ilişiği kesilenlerdenbu okullara 2003 yılından önce başlayanlar ile sonra başlayanlar arasında sonrabaşlayanlar aleyhine farklılık oluşturmuştur. Kanun koyucu, 6000 sayılı Kanunile devleti için sabit gider olan personel ve amortismangiderlerinin askerî okullarla ilişiği kesilenlerden alınması uygulamasına sonvermiş ve daha önce ilişiği kesilenlerin de bu hükümden yararlanmasına imkântanımıştır.
36. Anayasa'nın ve Sözleşme’ninortak koruma kapsamında yer alan mülkiyet hakkının, askerî okullardanayrılmaları veya çıkarılmaları hâlinde ödenmesi zorunlu olan öğrenimgiderlerinin iadesine ilişkin olarak bireylere bir güvence sağlamadığı açıktır.Bununla birlikte bu yöndeki bir talep, ödenmesi konusunda kanuni düzenlemeyapılması hâlinde mülkiyet hakkı kapsamında kabul edilerek Anayasalgüvencelerden yararlandırılabilir.
37. Somut olayda Yargıtay bozmakararı sonrasında Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 16/10/2012tarihli kararıyla başvurucuya, 1994 yılında ödediği öğrenim giderlerinin birkısmının herhangi bir güncelleme yapılmadan ödenmesine karar verildiğindenbaşvurucunun bu bedeli almaya hak kazanmasında ihtilaf söz konusu değildir.Başvuru konusu olayda uyuşmazlık, 1994 yılında askerî okuldan ilişiği kesilenbaşvurucunun ödediği giderlerden amortisman vepersonel giderinin iadesine imkân tanıyan düzenlemenin, iade bedelinin nominaldeğeriyle mi, reel değeriyle mi geri ödenmesini öngördüğü konusundasomutlaşmaktadır. Başvurucunun açtığı davanın konusu da bahsedilen ödemelerindava tarihinde güncellenerek kendisine geri ödenmesi talebidir. Bu aşamadadeğerlendirilmesi gereken husus, başvurucunun iadesini talep ettiği bedelingüncellenmemesinin başvurucunun mülkiyet hakkını ihlal edip etmediğidir.
38. 6000 sayılı Kanun 11.maddesi askerî okullardan ilişiği kesilenlerden alınacak öğrenim giderlerinipersonel ve amortisman giderleri hariç olmak üzeresaymış ve iadenin kanuni faizle yapılacağını açıkça düzenlemiştir. Bununlabirlikte aynı Kanun’un 12. maddesiyle daha önce ilişiği kesilenlere yapılacakgeri ödeme için güncelleme veya kanuni faizden bahsetmemiştir. Yargıtay 18.Hukuk Dairesi, 6000 sayılı Kanun’un lafzında güncelleme veya faize ilişkin birhüküm bulunmaması nedeniyle, daha önce bu okullara devam edip ilişiğikesilenlerin iade miktarlarına güncelleme yapılması taleplerini kabul edenmahkeme kararlarını bozmuştur. Benzer durumda olan başvurucunun talebi de Yargıtayın bozma kararı sonrasında Ankara 9. Sulh HukukMahkemesinin 16/10/2012 tarihli kararıylareddedilmiştir.
39. Kanunları yorumlamak ilgilikonuda uzman mahkemelerin ve yüksek yargının bu konudaki uzman daire vekurullarının yetki ve görevindedir. Anayasa Mahkemesi, kanunları yorumlamaklagörevli bir mahkeme olmayıp bu konuda yetkili mahkemelerin kanun maddelerineilişkin yorumları, Anayasa ve Anayasanın tanıdığı hak ve özgürlüklerleçelişmediği sürece bu yorumlara müdahalesi söz konusu değildir. Bununlabirlikte bireysel başvuru imkânı tanınan hak ve özgürlüklerin, derecemahkemelerinin kanun maddelerini yorumu nedeniyle ihlal edilmesi hâlindeAnayasa Mahkemesinin, bu konuda yapılan başvurular hakkında ihlal kararıvererek ihlalin sonuçlarının giderilmesi için yapılacaklara hükmedeceğiaçıktır.
40. Bunun yanında Avrupa İnsanHakları Mahkemesi (AİHM), yukarıdaki kararlardan daha öteye giderek ulusalmakamların iç hukuku ve olayları yorumunun açık biçimde Sözleşme değerleriyleuyumsuz ve keyfî olmaması gerektiğini, ulusal mahkemelerin de iç hukukuyorumlarken AİHM’in yorumladığı şekliyle Sözleşme’ye en uygun yorumu tercih etmeleri gerektiğinivurgulamaktadır (Pla ve Puncernau/Andora,B. No: 69498/01, 13/7/2004, §§ 46, 59, 62).
41. Anayasa’nın 35. maddesinegöre kişilerin mülkiyet hakları ancak kanunla öngörülmüş usullerle ve kamuyararı gereği sınırlanabilir. Anayasa’nın 13. maddesinde yer alan ölçülülükilkesi gereği, kişilerin mülkiyet haklarına getirilen sınırlamanın hakkın özünedokunmaması ve ulaşılmak istenen kamu yararı ile bireyin sınırlandırılan hakkıarasında adil bir dengenin kurulması gerekir.
42. Ölçülülük ilkesi;"elverişlilik", "gereklilik" ve "orantılılık"olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. "Elverişlilik",öngörülen müdahalenin, ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişliolmasını; "gereklilik", ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahaleninzorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasınınmümkün olmamasını, "orantılılık" ise bireyin hakkına yapılan müdahaleile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesigerekliliğini ifade etmektedir (MehmetAkdoğan ve diğerleri, § 38).
43. Bir eşyanın devirtarihindeki bedelinin daha sonra ödenmesi durumunda arada geçen süredeenflasyon nedeni ile paranın değerinde oluşan hissedilir aşınma ile mülkiyetingerçek değeri azaldığı gibi bu bedelin tasarruf veya yatırım aracı olarakgetirisinden yararlanmak imkânı da bulunmamaktadır. Bu şekilde, kişilermülkiyet haklarından mahrum edilerek haksızlığa uğratılmaktadır (AYM,E.2008/58, K.2011/37, 10/2/2011).
44. Anayasa Mahkemesi, kanunkoyucunun bir hak olarak öngördüğü veya kamu borcu hâline gelmiş ödemelerin geçyapılması nedeniyle mağdur olunduğu iddiasıyla yapılan başvurularda, kamukurumlarının fazla tahsil ettikleri tarih ile ödeme tarihi arasında geçensürede alacakta veya hakka konu bedelde meydana gelen değer aşınmalarınınbaşvurucular üzerinde orantısız bir yük oluşturması hâlinde ihlal kararlarıvermiştir (MehmetAkdoğan ve diğerleri; Akel GıdaSan. ve Tic. A.Ş.,B. No: 2013/28, 25/2/2015)
45. Somut başvuruya konu davadada Mahkeme, yaptırdığı bilirkişi incelemesi sonucunda 1994 yılında askerîokuldan ilişiği kesilen başvurucunun yaptığı ödemenin, dava tarihindeki güncelbedelinin 4.998,85 TL olduğunu tespit ederek 15/15/2011tarihli kararıyla belirlenen bedelin başvurucuya ödenmesine karar vermiş ancak Yargıtayın bozma kararı sonrasında Mahkeme, dava konusuiade bedelinin güncellenmeksizin 27,26 TL olarak başvurucuya ödenmesine vebaşvurucunun 596,69 TL vekâlet ücretini davalı idareye ödemesine kararvermiştir.
46. Kanun koyucunun, alınmamasıgerekirken alındığı anlaşılan personel ve amortismangiderlerini daha önce askerî okullardan ilişiği kesilenlere iade etmek üzereyaptığı düzenleme, Mahkeme kararı ile tamamen anlamsız hâle gelmiş, başvurucuaçtığı dava nedeniyle vekâlet ücreti ödemek zorunda kalmış ve Kanun’laöngörülmüş bir geri ödemeden yararlanmak isteyen başvurucunun açtığı dava,kendisinin aleyhine bir durumun oluşmasına sebep olmuştur.
47. Sonuç olarak mülkiyet hakkıkapsamında Kanun’la öngörülmüş bir geri ödeme hakkının güncellemeye yönelikaçık hüküm bulunmadığı gerekçesiyle güncellenmemesi sonucunda başvurucuüzerinde aşırı ve orantısız bir yüke sebep olunmuş ve hakkın özüne dokunurşekilde ölçülülük ilkesi ihlal edilmiştir.
48. Açıklanan nedenlerlebaşvurucunun Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkınınihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanunun 50. Maddesi Yönünden
49. Başvurucu, Kanunla öngörülengeri ödemenin güncelleme yapılmadan ödenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlaledildiğini ileri sürerek yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini veyakendisi lehine uygun bir tazminata hükmedilmesini talep etmektedir.
50. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Kararlar" kenar başlıklı 50.maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
"Tespit edilenihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadankaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeyegönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvuruculehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolugösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, AnayasaMahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."
51. Başvuru konusu olayda tespitedilen ihlal, başvurucuya geri ödenmesi öngörülen amortismanve personel giderlerinin güncellenmeden ödenmesinden kaynaklanmaktadır.Başvurucunun meydana gelen mağduriyetini tespit ederek telafi edecek şekildeyeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan 6216 sayılı Kanun'un50. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları gereğince ihlalin ve sonuçlarınınortadan kaldırılması için başvurucuya yeniden yargılama başvurusu yapma imkânıverilmesi amacıyla dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesigerekir.
52. Başvurucu tarafından yapılanve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 198,35 TL harçtan ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 1.698,35 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanannedenlerle;
A. BaşvurununKABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. BaşvurucununAnayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLALEDİLDİĞİNE,
C. İhlalinve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzerekararın ilgili mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucununtazminata ilişkin taleplerinin REDDİNE,
E. Başvurucutarafından yapılan 198,35 TL harç ve 1.500,00 TL vekâlet ücretinden oluşan1.698,35 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
F. Ödemenin,kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye Bakanlığına başvuru tarihindenitibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede gecikme olması hâlinde bu süreninsona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal faizuygulanmasına
16/9/2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLEkarar verildi.