TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
MUSTAFA ÖCAL VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/8196)
Karar Tarihi: 2/12/2015
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Nuri NECİPOĞLU
Hicabi DURSUN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Raportör
:
Kamil KAYA
Başvurucular
:
1. Mustafa ÖCAL
2. Feride ÖCAL
3. Aziz ÖCAL
4. Bahittin ÖCAL
5. Tevfik ÖCAL
6. Nurten DİNCER
7. Yusuf ÖCAL
8. Gülsüm ÖCAL
9. Hakkı ÖCAL
10. Haydar ÖCAL
Vekili
:
Av. Yalçın KASAROĞLU
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat KomisyonuBaşkanlığı tarafından verilen tazminatın düşük olması nedeniyle adil yargılanmahakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru, 13/11/2013 tarihinde doğrudan Anayasa Mahkemesineyapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesineticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bireksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 20/5/2015 tarihinde,başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına kararverilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
4. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyasıiçeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:
5. Başvurucuların ortak murisi O.Ö.nün, dört taşınmazını hayatta iken eşine temliketmesi nedeniyle çocukları olan başvurucular Aziz, Mustafa ve Tevfik Öcal ilediğer başvurucuların murisi R.H.Ö. tarafından 15/7/1985 tarihinde Mersin 3.Asliye Hukuk Mahkemesinde tenkis davası açılmıştır. Davacılardan R.H.Ö.nün 26/1/1998 tarihindeölümü ile davayı mirasçıları devam ettirmiştir.
6. Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesince uyuşmazlık hakkında verilen kararın Yargıtay tarafındanbozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda 31/10/2011 tarihli veE.2006/43, K.2011/576 sayılı kararla dava konusu taşınmazlardan biri hakkındakidavanın feragat nedeniyle reddine, diğer taşınmazlar yönünden 607.864,65 TL’nindavalılardan tahsiline karar verilmiş; taraf vekillerinin temyizden feragatetmeleri üzerine anılan hüküm 6/2/2012 tarihinde kesinleşmiştir.
7. Başvurucu Yusuf Öcal dışındaki başvurucular, söz konusu hukukdavasının makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle 8/1/2010 tarihinde Avrupaİnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) tazminat istemiyle başvuruda bulunmuş; başvuru5681/10 numaraya kaydedilmiştir.
8. 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan HaklarıMahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne DairKanun’un yürürlüğe girmesinin ardından başvurucular 15/3/2013 tarihinde AdaletBakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığına (Komisyon) başvuruyaparak AİHM başvuru formuna atıfla aynı taleplerinin 6384 sayılı Kanunhükümlerine göre sonuçlandırılmasını istemişlerdir.
9. Komisyon 27/6/2013 tarihli ve K.2013/222 sayılı karar ileKomisyona başvuru yapmadan önce AİHM’e başvuruyapmadığından başvuruculardan Yusuf ÖCAL’ın talebininreddine, diğer başvurucular yönünden ise iki dereceli bir yargılamada AİHM’e bireysel başvururuhakkının Türkiye tarafından tanınmasından itibaren 25 yıl 7 gün sürenyargılamanın makul olmadığı ve başvurucuların makul sürede yargılanma haklarınınihlal edildiği gerekçesiyle AİHM’in uzun yargılamakonusundaki yerleşik içtihatları da dikkate alınarak başvurucular Aziz, Mustafave Tevfik ÖCAL’ın her birine ayrı ayrı 4.550 TL,diğer başvuruculara ise bir davacının mirasçıları olmaları nedeniyle aynı aileekonomik birliği içinde değerlendirilerek tamamı için 4.550 TL tazminatödenmesine karar vermiştir.
10. Başvurucular anılan karara; manevi tazminat miktarının AİHMiçtihatlarına aykırı biçimde düşük belirlendiği, belirlenen tazminat tutarınınuğranılan zararın karşılığı olmadığı iddiasıyla itiraz etmişlerdir. İtirazbaşvurusu bütün başvurucular adına ortak vekil tarafından yapılmış, Yusuf Öcalhakkında ayrı bir itiraz konusu ileri sürülmemiştir.
11. İtirazı inceleyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. Kurulu,18/9/2013 tarihli ve İ.2013/32, K.2013/54 sayılı kararında “yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmamasınedeniyle hükmedilen tazminatın mahiyeti gereği manevi tazminat niteliğindeolduğu, Komisyon tarafından hükmedilen tazminatın makul sürenin aşımıylaorantılı olarak belirlendiği, hakkaniyete ve AİHM içtihatlarına uygun olduğu”gerekçeleriyle itirazın reddine karar vermiştir. Kararda başvurucu Yusuf Öcalyönünden bir değerlendirme yapılmamıştır.
12. Karar 4/11/2013 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir.
13. Başvurucular 13/11/2013 tarihinde bireysel başvurudabulunmuşlardır.
B. İlgili Hukuk
14. 6384 sayılı Kanun’un 1. maddesi şöyledir:
“Bu Kanunun amacı, Avrupa İnsan HaklarıMahkemesine yapılmış bazı başvuruların tazminat ödenmek suretiyle çözümüne dairesas ve usullerin belirlenmesidir.”
15. 6384 sayılı Kanun’un 2. maddesi şöyledir:
“(1) Bu Kanun;
a) Ceza hukuku kapsamındaki soruşturma vekovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makulsürede sonuçlandırılmadığı,
b) Mahkeme kararlarının geç veya eksik icraedildiği ya da hiç icra edilmediği,
iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmışbaşvuruları kapsar.
…”
16. 6384 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (1) ve (2) numaralıfıkraları şöyledir:
“(1) Komisyona müracaat, Avrupa İnsan HaklarıMahkemesine başvuru tarihini ve numarasını gösteren resmi kayıt kabul mektubu,başvuru formu ve diğer ilgili bilgi ve belgelerle birlikte, müracaat edenin kimlikbilgilerini içeren imzalı bir dilekçeyle yapılır.
(2) Başvuran, bu maddenin yürürlüğe girdiğitarihten itibaren altı ay içinde Komisyona müracaat edebilir. Bu süre içindemüracaatta bulunmayanlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin münhasıran iç hukukyollarının tüketilmemiş olması gerekçesine dayanan kabul edilemezlik kararınınkendilerine tebliğinden itibaren bir ay içinde de Komisyona müracaatedebilirler.”
17. 6384 sayılı Kanun’un 6. maddesi şöyledir:
“(1) Komisyon;
a) Müracaat konusu başvurunun, Avrupa İnsanHakları Mahkemesince öngörülen iç hukuk yollarının tüketilmesi koşulu dışındakidiğer kabul edilebilirlik şartlarını taşımadığını,
b) Komisyona süresinde müracaat edilmediğini,
c) Müracaat edenin hukuki menfaati olmadığını,
ç) Müracaatın 2 ncimadde kapsamına girmediğini,
tespit ederse müracaatı reddeder.
…”
18. 6384 sayılı Kanun’un 7. maddesi şöyledir:
“(1) Komisyon, müracaat hakkında dokuz ayiçinde karar vermek zorundadır.
(2) Komisyon, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesininemsal kararlarını da gözetmek suretiyle müracaat konusunda gerekçeli olarakkarar verir.
(3) Komisyon kararlarına karşı tebliğtarihinden itibaren on beş gün içinde Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdareMahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz dilekçesi müracaata ilişkin diğer tümbelgelerle birlikte derhal itiraz merciine gönderilir. Bu itiraz öncelikliişlerden sayılarak üç ay içinde karara bağlanır. Mahkeme tarafından Komisyonkararı yerinde görülmezse işin esası hakkında karar verilir. İtiraz üzerineverilen kararlar kesindir.
(4) Ödenmesine karar verilen tazminat, kararınkesinleşmesinden itibaren üç ay içinde Bakanlık tarafından ödenir. Ödemeyeilişkin düzenlenecek kâğıtlar damga vergisinden, yapılacak işlemler harçlardanmüstesnadır.”
19. 6384 sayılı Kanun’un 9. maddesi şöyledir:
“(1) Bu Kanun, 23/9/2012 tarihi itibarıylaAvrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde kaydedilmiş başvurular hakkındauygulanır.
…”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
20. Mahkemenin 2/12/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvurucuların 13/11/2013 tarihli ve 2013/8196 numaralı bireysel başvurusuincelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucuların İddiaları
21. Başvurucular, tarafı oldukları hukuk davasının makul süredesonuçlandırılmaması nedeniyle uğradıkları zararın tazmini için yaptıklarıbaşvuruya ilişkin olarak Komisyonun, AİHM içtihatlarına aykırı biçimdebelirlediği tazminat miktarının düşük olduğunu ve karar verilen tazminattutarının uğranılan zararın karşılığı olmadığını belirterek Anayasa'nın 36.maddesinde düzenlenen adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşve tazminat talebinde bulunmuşlardır.
B. Değerlendirme
22. Başvuru dilekçesi ve ekleri incelendiğinde başvurucuların,Komisyon tarafından düşük miktarda tazminata hükmedilmesinden şikâyet ettiklerianlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların anılan ihlal iddialarının;delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ile Komisyoncaverilen kararın adil olmadığına ilişkin olduğu anlaşıldığı için başvuru, adilyargılanma hakkı yönünden incelenmiştir.
23. Başvuru konusu ihlale neden olduğu ileri sürülen Komisyonkararında başvurucu Yusuf Öcal’ın tazminat talebinin reddine, diğerbaşvurucuların tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyleinceleme, başvurucu Yusuf Öcal ile diğer başvurucular yönünden ayrıyapılmıştır.
1. Başvurucu Yusuf Öcal’ın Adil YargılanmaHakkının İhlal Edildiği İddiası Yönünden
24. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Bireysel başvuru usulü” kenar başlıklı 47. maddesinin (3)numaralı fıkrası şöyledir:
“Başvuru dilekçesinde başvurucunun ve varsa temsilcisininkimlik ve adres bilgilerinin, işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle ihlal edildiğiileri sürülen hak ve özgürlüğün ve dayanılan Anayasa hükümlerinin, ihlalgerekçelerinin, başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamaların, başvuruyollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihile varsa uğranılan zararın belirtilmesi gerekir. Başvuru dilekçesine,dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararlarınaslı ya da örneğinin ve harcın ödendiğine dair belgenin eklenmesi şarttır.”
25. 6216 sayılı Kanun’un, “Bireyselbaşvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi” kenarbaşlıklı 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:
“(1) Bireysel başvuru hakkında kabul edilebilirlikkararı verilebilmesi için 45 ila 47 ncimaddelerde öngörülen şartların taşınması gerekir.
(2) Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veyatemel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayanve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktanyoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”
26. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (3)numaralı, 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca AnayasaMahkemesine başvuru konusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylarhakkındaki iddialarını ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlaledildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki iddialarını kanıtlamak başvurucuyadüşer (Veli Özdemir, B.No: 2013/276, 9/1/2014, § 19).
27. Başvurucunun; kamu gücünün işlem,eylem ya da ihmali nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak ve özgürlük iledayanılan Anayasa hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan deliller ileihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veyakararların aslı ya da örneğini başvuru dilekçesine eklemesi şarttır. Başvurudilekçesinde kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia edilen işlem, eylem ya daihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı; bireysel başvurukapsamındaki haklardan hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkingerekçeler ile deliller açıklanmalıdır (VeliÖzdemir, § 20).
28. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurulardabaşvurucuların başvurularını titizlikle hazırlama ve takip etme yükümlülüklerivardır. Bu yükümlülüğün bir gereği olarak başvurucu, ihlal edildiğini iddiaettiği Anayasa hükmünün nasıl ihlal edildiğine ilişkin açıklamalarda bulunmaksuretiyle hukuki iddialarını kanıtlamak zorundadır. Başvurucu tarafından soyutşekilde birtakım Anayasa hükümlerine atıfta bulunulmuş olması iddialarınispatlandığı anlamına gelmez. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu,Anayasa’ya aykırılığın soyut biçimde ileri sürülmesini sağlayan bir yol olarakdüzenlenmemiştir. (Halil İbrahim Aydın vediğerleri, B. No: 2014/483, 19/11/2014, § 29)
29. Somut olayda başvuruculardan Yusuf Öcal’ın Komisyondan önce AİHM’e başvurusu olmadığından bu başvurucunun talebininreddine karar verilmiştir. Tüm başvurucular yönünden ortak hazırlanan başvuruformu ve ekindeki dilekçelerde, Komisyon tarafından düşük miktarda tazminatahükmedilmesinden şikâyet edilmiş ancak başvurucu Yusuf Öcal’ın Komisyonayaptığı başvurunun öncesinde AİHM’e başvurusu bulunupbulunmadığına ve bu başvurucunun talebinin reddine ilişkin Komisyon kararınınbu başvurucunun anayasal haklarını ne şekilde ihlal ettiğine ilişkin AnayasaMahkemesine bir bilgi ve belge ibraz edilmemiştir.
30. 6384 sayılı Kanun’un 1. ve 9. maddeleri gereğince Komisyonuninceleme yetkisi 23/9/2012 tarihi itibarıyla AİHM nezdinde kaydedilmişbaşvurularla sınırlı olduğundan başvurucu Yusuf Öcal hakkındaki Komisyonkararının Anayasa Mahkemesi tarafından bireysel başvuru kapsamındaincelenebilmesi için anılan başvurucunun, Komisyona yaptığı başvurununöncesinde AİHM’e başvurusu bulunduğuna ilişkinbelgeleri bireysel başvuru yaparken Anayasa Mahkemesine ibraz ederek ihlaliddiasını ispatlaması gerekir. Somut başvuruda, başvurucu Yusuf Öcal bukoşulları yerine getirmeyerek iddiasını temellendirmediğinden başvurusununesasının incelenmesi imkânı bulunmamaktadır.
31. Açıklanan nedenlerle başvurucu Yusuf Öcal tarafından ilerisürülen ihlal iddialarının başvurucu tarafından kanıtlanmamış olması nedeniylebaşvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönündenincelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksunolması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Diğer Başvurucuların AdilYargılanma Haklarının İhlal Edildiği İddiası Yönünden
32. 6216 sayılı Kanun’un 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasışöyledir:
“Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı ileri sürülenişlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudanetkilenenler tarafından yapılabilir.”
33. 6216 sayılı Kanun’un 46. maddesinde kimlerin bireyselbaşvuru yapabileceği sayılmış olup anılan maddenin (1) numaralı fıkrasına görebir kişinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmesi için üç temelön koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Bu ön koşullar; başvuruya konuedilen ve ihlale yol açtığı ileri sürülen kamu gücü eylem veya işleminden ya daihmalinden dolayı başvurucunun “güncel bir hakkının ihlal edilmesi”, buihlalden dolayı kişinin “kişisel olarak” ve “doğrudan” etkilenmiş olması vebunların sonucunda başvurucunun kendisinin “mağdur” olduğunu da ileri sürmesigerekir (Fetih Ahmet Özer, B. No:2013/6179, 20/3/2014, § 24).
34. Başvuru konusu olayda başvurucular, Komisyonun hükmettiğitazminat miktarının AİHM içtihatlarına aykırı şekilde düşük belirlenmesi nedeniyleadil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
35. Başvurucuların tarafı olduğu hukuk davası sonunda,davacılarca feragat edilen kısım dışında davanın kabulüne karar verilmiş vekarar kesinleşmiştir. Başvurucu Yusuf Öcal dışındaki başvurucular, yargılamanınmakul sürede sonuçlanmadığı iddiasıyla AİHM’ebaşvurmuş, başvuruları incelenme aşamasında iken 6384 sayılı Kanun’un yürürlüğegirmesi üzerine AİHM’e yaptıkları başvuru vetaleplerini 6384 sayılı Kanun uyarınca kurulan Komisyona iletmişlerdir.
36. Komisyon 27/6/2013 tarihli kararı ile başvuruculardan YusufÖcal dışındaki başvurucular yönünden iki dereceli bir yargılamada 25 yıl 7 günsüren yargılamanın makul olmadığı ve başvurucuların makul sürede yargılanmahaklarının ihlal edildiği gerekçesiyle AİHM’in uzunyargılama konusundaki yerleşik içtihatlarını, olayın kendine özgü koşullarını,başvuruculara isnat edilebilecek kusurun bulunmamasını ve davanın başvurucularaçısından taşıdığı önemi de dikkate alarak başvurucular Aziz, Mustafa ve TevfikÖcal’ın her birine ayrı ayrı 4.550 TL; diğer başvuruculara ise bir davacınınmirasçıları olmaları nedeniyle aynı aile ekonomik birliği içindedeğerlendirilerek tamamı için 4.550 TL tazminat ödenmesine karar vermiştir.Başvurucular tarafından karara yapılan itiraz, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3.Kurulu tarafından reddedilmiştir.
37. Anayasa Mahkemesi açısından, idari makamlar ve derecemahkemeleri tarafından başvurucu lehine bir tedbir ya da kararın alınmasısuretiyle ihlalin tespit edilmesi ve verilen karar ile bu ihlalin uygun veyeterli biçimde giderilmesi hâlinde ilgili tarafın artık mağdur olduğu ilerisürülemeyecektir. Bu iki koşul yerine getirildiği takdirde bireysel başvurumekanizmasının ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesinin inceleme yapmasınagerek kalmayacaktır. Bu kapsamda Anayasa’nın 36. maddesine ilişkin şikâyetleraçısından, yargılama sürecinin ve usulünün adilliğine riayet edilerekhakkaniyete uygun ve makul bir gerekçeye dayalı olarak verilen bir karar mağdursıfatını ortadan kaldırabilecektir (SadıkKoçak ve diğerleri, B. No: 2013/841, 23/1/2014, § 83; Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No:2012/752, 17/9/2013, §§ 61, 74).
38. Aynı şekilde AİHM de ulusal yetkililerce ihlalin açıkça veyaözü itibarıyla tespit edilmesi ve verilen karar ile bu ihlalin uygun ve yeterlibiçimde giderilmesi hâlinde ilgili tarafın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin(Sözleşme) 34. maddesi anlamında bundan böyle mağdur olduğunu ilerisüremeyeceğini belirtmektedir (FatmaYüksel/Türkiye, B. No: 51902/08, 9/4/2013, § 44). Bu iki koşulyerine getirildiği takdirde Sözleşme ile düzenlenen koruma mekanizmasınınikincil niteliği nedeniyle AİHM’in inceleme yapmasımümkün değildir (Eckle/Almanya, B. No: 8130/78, 15/7/1982, §§64-70; Jensen/Danimarka, B. No: 48470/99; Cataldo/İtalya, B. No: 45656/99; Göktepe/Türkiye, B. No: 64731/01,26/4/2005).
39. Mağdur sıfatının ortadan kalkması, özellikle ihlal edildiğiileri sürülen hakkın niteliği ve ihlali tespit eden kararın gerekçesi ile bukararın ardından ilgili açısından uğradığı zararların varlığını devam ettiripettirmediğine bağlı bulunmaktadır (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Freimanis ve Lidums /Letonya,B. No: 73443/01, 74860/01, 9/2/2006, § 68). Başvurucuya sunulan telafiimkânının uygun ve yeterli olup olmadığı kararı, söz konusu Anayasal temel hakve özgürlüğün ihlalinin niteliği gözönündebulundurularak dava koşullarının tamamının değerlendirilmesi sonucundaverilebilecektir. Bu çerçevede bir başvurucunun mağdur sıfatı, AnayasaMahkemesi önünde şikâyet ettiği durum için idari veya yargısal bir kararlakendisine ödenmesine karar verilen tazminata da bağlı olabilecektir (Benzeryöndeki AİHM kararları için bkz. Gafgen/Almanya[BD], B. No: 22978/05, § 116, Fatma Yüksel/Türkiye, §§48, 49).
40. Sözleşme’nin 46. maddesi bağlamında AİHM, Ümmühan Kaplan/Türkiye (, B. No: 24240/07,20/3/2012, §§ 75-77) kararında Türkiye'nin, en geç kararın kesinleşmesini takipeden bir yıl içinde Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrası ve 13.maddesi bağlamındaki makul süre aşımı şikâyetleri hakkında yeterli ve uyguntatmin sağlayabilecek bir iç hukuk yolu oluşturması gerektiğine kararvermiştir. AİHM bu iç hukuk yolunun, kendisine sunulacak olan benzerbaşvuruların yığılmasını engellemek amacıyla Anayasa Mahkemesine bireyselbaşvuru yolunun açılması tarihine kadar yapılacak olan ve kendi önünde hâlenderdest olan başvurularla ilgili olduğunu da vurgulamıştır.
41. Başvuru konusu olayda Yusuf Öcal dışındaki başvurucularınmakul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar verilmiş ve tazminatahükmedilmiştir. Başvurucuların, 6384 sayılı Kanun ile oluşturulan iç hukukyolunun AİHM’inÜmmühan Kaplan/Türkiye kararında belirttiği ilkeleri taşımadığıyahut Komisyon tarafından ödenmesine karar verilen tazminat tutarının kendilerineödenmediği yönünde bir iddiada da bulunmadıkları anlaşılmıştır.
42. Bu durumda 6384 sayılı Kanun ile kurulan Komisyon tarafındangerçekleştirilen yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle Yusuf Öcal dışındakibaşvurucuların makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğinin tespitedildiği ve bu ihlal sebebiyle başvuruculara tazminat ödenmesine kararverildiği görüldüğünden yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması nedeniyleortaya çıkan ihlalin, Komisyonun tespitine esas olan olayla ilgilibaşvurucuların mağduriyetinin Anayasa Mahkemesinin benimsediği ölçülerçerçevesinde açıkça ve orantısız olmayacak şekilde giderildiği, bundan dolayıihlalin güncelliğini yitirmesi nedeniyle bireysel başvuru tarihi itibarıylabaşvurucuların mağdur statüsünün bulunmadığı sonucuna varmak gerekir.
43. Açıklanan nedenlerle Yusuf Öcal dışındaki başvurucuların,bireysel başvuru tarihi itibarıyla mağdur statüsü bulunmadığından başvurunun bukısmının da diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Başvurucu Yusuf Öcal’ın adil yargılanma hakkının ihlaledildiğine ilişkin iddianın açıkçadayanaktan yoksun olması,
2. Diğer başvurucuların adil yargılanma haklarının ihlaledildiğine ilişkin iddianın kişi bakımındanyetkisizlik nedenleriyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde bırakılmasına
2/12/2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.