TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
MUSTAFA ESKİCİ VE SULTAN ESKİCİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/9907)
Karar Tarihi: 15/12/2016
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Nuri NECİPOĞLU
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör
:
Gökçe GÜLTEKİN
Başvurucular
:
1. Mustafa ESKİCİ
2. Sultan ESKİCİ
Vekili
:
Av. İsmail DOĞAN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 23/6/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına vebu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucular hakkında Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının21/10/2009 tarihli iddianamesi ile elektrik enerjisi hakkında hırsızlıksuçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Kızıltepe1.Asliye Ceza Mahkemesince 1/4/2010 tarihinde karar verilmiş, YargıtayCumhuriyet Başsavcılığının 27/07/2012 tarihli yazısı ile lehe-aleyhe kanunkarşılaştırması yapılması amacıyla dava dosyası iade edilmiş, Kızıltepe1.Asliye Ceza Mahkemesinin 27/2/2014 tarihli kararı ile karşılıksız yararlanmasuçundan başvurucu Mustafa Eskici hakkında ceza verilmesine yer olmadığına,başvurucu Sultan Eskici hakkında davanın reddine karar verilmiştir. Temyizüzerine karar, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 9/7/2015 tarihli ilamıylaonanmıştır.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
9. Mahkemenin 15/12/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
10. Başvurucular, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüşlerdir.
A. Kabul EdilebilirlikYönünden
11. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Esas Yönünden
12. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken süreninbaşlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlartarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltıgibi birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olaraksuç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam eden davalaryönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul süre şikâyetiyle ilgili kararınıverdiği tarih esas alınır (B.E.,B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34)
13. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığıdeğerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, taraflarınve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanınsüratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkatealınır (B.E., § 29).
14. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaverdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda yaklaşık 5 yıl 9 aylıkyargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
15. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvencealtına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
C. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
16. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralıfıkrası şöyledir:
“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkınınihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesihâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerehükmedilir…”
17. Başvurucular, manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
18. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğisonucuna varılmıştır.
19. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlarıkarşılığında başvuruculara ayrı ayrı net 5.000 TL manevi tazminat ödenmesinekarar verilmesi gerekir.
20. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harcınbaşvuruculara ayrı ayrı ödenmesine ve 1.800 TL vekâlet ücretinin başvurucularamüştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvuruculara ayrı ayrı net 5.000 TL manevi tazminatÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 206,10 TL harcın BAŞVURUCULARA AYRI AYRI ÖDENMESİNE ve 1.800TL vekâlet ücretinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesine(E.2012/1012, K.2014/146) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE15/12/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.