TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
MUSTAFA ÖLMEZ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2019/20163)
Karar Tarihi: 14/10/2020
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Burhan ÜSTÜN
Hicabi DURSUN
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Pınar ARMAĞAN YILDIRIM
Başvurucu
:
Mustafa ÖLMEZ
Vekili
:
Av. Cennet Nurdan PARLAK
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, başvurucu doktorun çalıştığı kurum dışındamesleğini icra etmesi nedeni ile tam zamanlı olarak ödenen mesai ücretlerininiadesi talebiyle açılan davada yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 12/6/2019 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlikve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71.maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alanailişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesinekarar verilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu aleyhine 16/7/2001 tarihinde davaaçılmıştır. İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 23/5/2013 tarihindedavanın kısmen kabulüne, tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük kesin süreiçerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere karar vermiştir.
9. Mahkeme, başvurucu vekilinin de bulunduğu duruşmada23/5/2013 tarihinde karar vermiştir. Gerekçeli karar üç hafta içinde yazılmış,mahkeme hâkimi tarafından onaylanmıştır. Mahkeme kararında Yargıtay yolununaçık olduğu belirtilmiştir. Başvurucu vekili gerekçeli kararı öğrenme ve tebellüğetme imkânına sahipken yaklaşık 5 yıl 5 ay bekledikten sonra kararı tebellüğederek 19/12/2018 tarihli dilekçesi ile kararı temyiz etmiştir. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi 17/4/2019 tarihinde temyize konu miktar yönünden kesinnitelikteki karara karşı yapılan temyiz talebini reddetmiştir.
10. Bu olgular ışığında başvurucu tarafından yargılamanınuzamasına sebebiyet verildiğinden, makul sürede yargılama hakkı 2001 ila 2013arası dönem dikkate alınarak incelenmiştir.
11. Başvurucu, açtığı davada yargılamanın uzun sürmesiiddiasıyla 12/6/2019 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
12. Mahkemenin 14/10/2020 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları
13. Başvurucu, uzun süren yargılama nedeniyle makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
1. KabulEdilebilirlik Yönünden
14. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. EsasYönünden
15. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarakdavanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icraaşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılamasıdevam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanmahakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esasalınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50, 52).
16. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanınkarmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılamasürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri,§§ 41-45).
17. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzerbaşvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda başvuru konusudavada 11 yıl 10 ay 7 günlük yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmakgerekir.
18. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesindegüvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine kararverilmesi gerekir.
3. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
19. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlalkararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünsedosya üzerinden karar verir.”
20. Başvurucu ihlalin tespiti ile maddi ve manevitazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
21. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiği sonucuna varılmıştır.
22. Tıp doktoru olan başvurucu aleyhine açılan davanıntutarı 1.037 TL'dir. Başvurucu aleyhe hükmedilen 764 TL'nin hüküm tarihinekadar yasal faiziyle birlikte işleyen toplam tutarın 3.000 TL olduğu tespitedilmiştir. Başvurucu vekilinin karar duruşmasında olduğu hâlde ilk derecemahkemesinin kararını 5 yıl tebellüğ etmediği de dikkate alındığında davanınbaşvurucu açısından pek bir önemi olmadığı değerlendirilerek manevi tazminattalebinin reddine karar verilmesi gerekir.
23. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesiiçin başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlalarasında illiyet bağı bulunmalıdır. Somut olayda tespit edilen ihlal ile ilerisürülen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığından başvurucunun madditazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
24. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 364,60 TL harç ve3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.364,60 TL yargılama giderininbaşvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğineilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makulsürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,
D. 364,60 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşantoplam 3.364,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucununHazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içindeyapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihtenödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin bilgi için İzmir 5. Asliye HukukMahkemesine (E.2001/584) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 14/10/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.