TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
MUZAFFER ÇEVİK BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/16620)
Karar Tarihi: 22/6/2015
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör Yrd.
:
Derya ATAKUL
Başvurucu
:
Muzaffer ÇEVİK
Vekili
:
Av. Kutsal HADİOĞLU
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucu, "hırsızlık,mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal" suçlarınıişlediği iddiasıyla yargılandığı davanın halen devam ettiğini ve makul sürede yargılama yapılmadığınıbelirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve manevitazminat talebinde bulunmuştur.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 21/10/2014 tarihinde İstanbul 23. Asliye HukukMahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemedebaşvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespitedilmiştir.
3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 25/11/2014 tarihinde,başvurunun, makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiası yönünden kabuledilebilir olduğuna ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına,dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 1/12/2014 tarihinde, esasincelemesinin yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği,görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 10/3/2015tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamdasunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle veUYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetleşöyledir:
7. Başvurucu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülensoruşturma kapsamında Bakırköy 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 25/11/2009 tarih ve2009/176 Sorgu sayılı kararı ile tutuklanmıştır.
8. Başvurucu hakkında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının2/12/2009 tarih ve E.2009/54186 sayılı iddianamesi ile "hırsızlık, mala zarar verme, konutdokunulmazlığını ihlal" suçlarını işlediği iddiasıyla kamudavası açılmıştır.
9. Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesi, 28/1/2010 tarih veE.2009/560, K.2010/45 sayılı kararı ile başvurucunun, "hırsızlık" suçundan 7.300,00 TLadli para cezası, "mala zararverme" suçundan 1.200,00 TL adli para cezası, "konut dokunulmazlığını ihlal"suçundan 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve tahliyesinekarar vermiştir.
10. Karar temyiz edilmiş olup, temyiz incelemesi Yargıtayda devam etmektedir.
11. Başvurucu, 21/10/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
B. İlgiliHukuk
12. 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31.maddesinin (2) numaralı fıkrası, 116. maddesinin (1) numaralı fıkrası, 142.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi ile 151. maddesinin (1) numaralıfıkrası.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
13. Mahkemenin 22/6/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,başvurucunun 21/10/2014 tarih ve 2014/16620 numaralı bireysel başvurusuincelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
14. Başvurucu, "hırsızlık,mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal" suçlarından25/11/2009 tarihinde tutuklandığını ve 28/1/2010 tarihinde tahliye edildiğini,ancak hakkında açılan kamu davasının halen devam ettiğini ve makul süredeyargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
1. Esas Yönünden
15. Başvurucu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkındaaçılan kamu davasının halen devam ettiğini ve makul sürede yargılamayapılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
16. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurununkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049,26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olanalt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanmahakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarıncainceleme yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHMiçtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lâfzî içeriğinde yer alanve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke vehaklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunundayanağını oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilenilkeler uyarınca adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıcadavaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargınıngörevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nınbütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma hakkınındeğerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B. No:2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).
17. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunundavanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, birdavanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulmasıgereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).
18. Anayasa’nın 36. ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarıncakişilere, cezai alanda yöneltilen suçlamaların da (suç isnadı) makul süredekarara bağlanmasını isteme hakkı tanınmıştır. İsnat olunan fiil, cezakanunlarında suç olarak nitelendirilmiş ve yargılama aşamasında ceza hukukununkuralları uygulanmış ise ayrıca bir uygulanabilirlik incelemesi yapılmaksızınkendiliğinden adil yargılanma hakkının kapsamına girer (B. No: 2013/625,9/1/2014, § 31). Başvuru konusu olayda, başvurucu hakkında, "hırsızlık, mala zarar verme, konutdokunulmazlığını ihlal" suçlarını işlediği iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır.Başvurucu hakkında isnat olunan suçlar 5237 sayılı Kanun’un 116. maddesinin (1)numaralı fıkrası, 142. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi ile 151.maddesinin (1) numaralı fıkrasında hapis veya adli para cezasını gerektirirşekilde tanımlanmıştır. Bu çerçevede başvurucu hakkındaki suç isnadına dayalıyargılamanın Anayasa’nın 36. maddesinin güvence kapsamına girdiği konusundakuşku bulunmamaktadır (B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 32).
19. Ceza muhakemesinde yargılama süresinin makul olupolmadığı değerlendirilirken sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediğiiddiasının yetkili makamlar tarafından bildirilmesi veya isnattan ilk olaraketkilendiği arama ve gözaltı gibi bir takım tedbirlerin uygulanması anı ya dakamu davasının açıldığı tarihtir. Somut başvuru açısından bu tarih, BakırköyCumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Bakırköy 6. SulhCeza Mahkemesi tarafından başvurucunun tutuklanmasına karar verildiği25/11/2009 tarihidir. Ceza yargılamasında sürenin sona erdiği tarih, suçisnadının nihai olarak karara bağlandığı, yargılaması devam eden davalaryönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul süre şikâyetiyle ilgili kararınıverdiği tarihtir (B. No: 2013/695, 9/1/2014, § 35).
20. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde,Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Bakırköy 6.Sulh Ceza Mahkemesinin 25/11/2009 tarihli kararı ile tutuklanan başvurucuhakkında, Başsavcılığın 2/12/2009 tarihli iddianamesi ile "hırsızlık, mala zarar verme, konutdokunulmazlığını ihlal" suçlarını işlediği iddiasıyla kamudavası açıldığı tespit edilmiştir. Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesince yapılanyargılamada başvurucunun savunması ile müştekinin beyanı alınarak, 28/1/2010tarihli karar ile başvurucunun, "hırsızlık"suçundan 7.300,00 TL adli para cezası, "malazarar verme" suçundan 1.200,00 TL adli para cezası, "konut dokunulmazlığını ihlal"suçundan 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve tahliyesinekarar verildiği, temyiz edilen hükmün, temyiz incelemesinin halen devam ettiğianlaşılmıştır.
21. 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nunöngördüğü yargılama usullerine tabi mahkemeler nezdindeki yargılamaların makulsürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusuyapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiği yönünde kararlar verilmiştir (B. No: 2012/625, 9/1/2014, §§ 23-41; B.No: 2013/695, 9/1/2014, §§ 24-40).
22. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konuceza davası; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşıklığı,delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterlerdikkate alındığında karmaşık olmaktan uzaktır. Başvurucunun tutum vedavranışlarıyla ve usuli haklarını kullanırkenözensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep olduğu dasöylenemez. Anılan davaya bütün olarak bakıldığında, somut başvuru açısındanfarklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve söz konusu beşyılı aşkın süredir devam eden yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmeninolduğu sonucuna varılmıştır.
23. Açıklanan nedenlerle,başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
2. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
24. Başvurucu, makul süredeyargılama yapılmadığı için 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talepetmiştir.
25. 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin(2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Tespit edilen ihlalbir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmakiçin yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yenidenyargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehinetazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolugösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, AnayasaMahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
26. Başvurucunun tarafı olduğuuyuşmazlığa ilişkin beş yılı aşkın süredir devam eden yargılama süresi nazaraalındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlaltespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net3.350,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
27. Başvurucu tarafından yapılanve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
28. Başvuruya konu yargılamanınbeş yılı aşkın süredir devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanmahakkını ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olanbir yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğüzararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısasürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın birörneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Başvurucunun;
1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiği yönündeki iddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Anayasa’nın36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLALEDİLDİĞİNE,
B. Başvurucuya net 3.350,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğertaleplerinin REDDİNE,
C. Başvurucu tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYAÖDENMESİNE,
D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemedegecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal faiz uygulanmasına,
E. Kararın bir örneğinin Yargıtayagönderilmesine,
22/6/2015tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.