TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
NAMET SEVİNÇ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/9155)
Karar Tarihi: 10/1/2019
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Serruh KALELİ
Hicabi DURSUN
Kadir ÖZKAYA
Raportör
:
Ali KOZAN
Başvurucu
:
Namet SEVİNÇ
Vekili
:
Av. Mehmet DUMANLI
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, özel hayat kapsamında kalan eylemi gerekçegösterilerek başvurucunun başka bir göreve atanmak üzere görevden alınmasınedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 2/6/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
7. Bingöl Tarım İl müdürü olarak çalışan başvurucu hakkında,Tarım İl Müdürlüğü Misafirhanesinde (Misafirhane) kalan bir kadınla gönülilişkisi olduğu yönündeki iddialar nedeniyle disiplin soruşturmasıbaşlatılmıştır.
8. Tarım ve Köyişleri Bakanlığımüfettişleri iddialar ile ilgili olarak 30/6/2010 tarihli raporuhazırlamışlardır. Raporda özetle; başvurucunun 12/6/2010 tarihinde maçseyredeceğini söyleyerek evden çıktığı, uzun bir aradan sonra eve dönmeyincebaşvurucunun eşinin polis karakoluna müracaat ederek başvurucunun kaybolduğunubelirtmesi üzerine yapılan aramalarda başvurucunun Misafirhanenin bahçesindeoturur vaziyette bulunduğu, oturduğu yerin üstündeki odanın sinekliğininyırtılmış ve duvarda ayak izlerinin olduğunun görüldüğü ve bu odadabaşvurucunun ilişkisi olduğu iddia edilen kadının kaldığının tespit edildiğibelirtilmiştir. Başvurucu ile ilişki yaşadığı iddia edilen kadının poliskarakolunda alınan ifadesinde, başvurucu ile gönül ilişkisi olduğunu vearamalar sırasında odasında olan başvurucunun paniğe kapılarak sinekliği yırtıpbahçeye atladığını kabul ettiği vurgulanmıştır. Raporda ayrıca disiplinsoruşturması sırasında polis karakolundaki ifadesinin baskı altında alındığınıiddia ederek kadının beyanından döndüğü, başvurucuyla gönül ilişkisi olduğunadair kabul içerikli ilk beyanın tanık ifadeleriyle de doğrulandığı vurgulanmıştır.Rapor sonucunda, başvurucu hakkında başarılı sicili gözetilerek uyarma cezasıverilmesi ve başvurucunun il dışında Bakanlıkça uygun görülecek bir göreveatanması kanaatine varıldığı ifade edilmiştir.
9. Anılan rapor doğrultusunda, başvurucu hakkında uyarmadisiplin cezası verilmiş ve 12/8/2010 tarihli Müşterek Kararname ile TarımsalÜretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğüne uzman olarak atanmıştır.
10. Başvurucu, atama işleminin iptali istemli dava açmıştır. Elazığ 2. İdare Mahkemesi 8/2/2012 tarihinde davanın reddinekarar vermiştir. Karar gerekçesinde, müfettiş raporu ve dosya kapsamına göreMisafirhanede kalmakta olan bir kadın ile başvurucunun ilişki yaşadığının sabitolduğu, başvurucunun görevi ve eylemin ağırlığı gözetildiğinde başvurucunungörevinden alınarak uzman olarak atanmasında hukuka aykırılık bulunmadığıbelirtilmiştir.
11. Başvurucunun temyiz istemi, Danıştay İkinci Dairesi 3/4/2014tarihli kararıyla derece mahkemesinin kararının hukuka ve usule uygun olduğunu belirterekreddetmiştir. Başvurucunun karar düzeltme talebi de aynı Dairenin 24/3/2015tarihli kararıyla reddedilmiştir.
12. Nihai karar6/5/2015 tarihinde başvurucu vekiline tebliğedilmiştir.
13. Başvurucu tarafından 2/6/2015 tarihinde bireysel başvuruyapılmıştır.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
14. 25/4/1981 tarihli ve 2451 sayılı Bakanlıklar ve BağlıKuruluşlarda Atama Usulüne İlişkin Kanun'un 2. maddesinin ilgili kısmı şöyledir :
"Bu Kanuna ekli (1) sayılı cetveldegösterilen unvanları taşıyan görevlere Bakanlar"BuKanuna ekli (1) sayılı cetvelde gösterilen unvanları taşıyan görevlere BakanlarKurulu kararı ile, (2) sayılı cetvelde gösterilen unvanları taşıyan görevleremüşterek kararla atama yapılır.
Bunların nakilleri ve görevden alınmaları daaynı usule göre olur. "
15. 23/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Memurların kurumlarca görevlerinin veyerlerinin değiştirilmesi" kenar başlıklı 76. maddesi şuşekildedir:
"Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmedenkazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerineeşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynıveya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.
Memurlar istekleri ile, kurumlarındakazanılmış hak derecelerinin en çok üç derece altında aynı veya başkayerlerdeki kadrolara atanabilirler.
Aşağı dereceye atananların 68 inci maddedeyazılı süre kaydı aranmaksızın eski derecelerine tekrar atanmaları mümkündür.
Kazanılmış hak derecelerinden aşağı derecelereatananların aylık derece ve kademeleri genel hükümlere göre tespit edilmekleberaber, atandıkları bu derecelerde geçirdikleri süreler (kesenek ve karşılıkfarklarının kendileri tarafından her ay T. C. Emekli Sandığına gönderilmesinikabul etmeleri şartiyle) emeklilik yönünden eskiderecelerinde değerlendirilir. "
B. Uluslararası Hukuk
16. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Özel ve aile hayatına saygı hakkı"kenar başlıklı 8. maddesi şöyledir:
"(1) Herkes özel ve aile hayatına,konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
(2) Buhakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasaylaöngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkeninekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veyaahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli birtedbir olması durumunda söz konusu olabilir. "
17. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarında özel hayatın eksiksiz bir tanımıbulunmayan geniş bir kavram olduğu belirtilmektedir. Özel hayata saygı hakkıalt kategorisinde geçen özel hayat kavramıAİHM tarafından oldukça geniş yorumlanmakta ve bu kavrama ilişkin tüketici birtanım yapılmaktan özellikle kaçınılmaktadır (Koch/Almanya, B. No: 497/09, 19/7/2012, § 51). Bununla birlikteSözleşme'nin denetim organlarının içtihatlarında bireyin kişiliğini serbestçe geliştirmesi ve gerçekleştirmesive kişisel bağımsızlıkkavramlarının özel hayata saygı hakkının kapsamının belirlenmesinde temelalındığı anlaşılmaktadır (Sidabras ve Džiautas/Litvanya,B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/7/2004, § 43; K.A. ve A. D. /Belçika, B. No: 42758/98, 45558/99, 17/2/2005, § 83; Pretty/Birleşik Krallık, B. No: 2346/02,29/4/2002 § 61; Christine Goodwin/Birleşik Krallık[BD], B. No: 28957/95, 11/7/2002, § 90).
18. Özel hayata saygı hakkına kamu makamlarının keyfî birşekilde müdahale etmelerinin önlenmesi, Sözleşme'nin 8. maddesi ile sağlanangüvenceler kapsamında yer almaktadır. AİHM, özel hayata saygı hakkı kapsamındabulunan bir menfaate devletin müdahale ettiğini tespit ettiğinde Sözleşme'nin8. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen koşulları incelemektedir. Buna görekamu makamlarının müdahalesinin yasal bir dayanağı olup olmadığı, anılanfıkrada yer alan meşru amaçlara dayalı olup olmadığı, demokratik bir toplumdagerekli ve orantılı olup olmadığı araştırılmaktadır (Dudgeon/Birleşik Krallık [GK], B.No: 7525/76, 22/10/1981, § 43; Olsson/İsveç No. 1 [GK], B. No: 10465/83, 24/3/1988, § 59; De Souza Ribeiro/Fransa [BD], B. No: 22689/07,13/12/2012, § 77).
19. AİHM'e göre mesleki hayat özel hayat kavramı dışında tutulamaz. Özelhayat unsurları gerekçe gösterilerek mesleki hayata getirilen sınırlamalar,bireyin sosyal kimliğini etkilediği ölçüde Sözleşme’nin 8. maddesi kapsamınagirebilmektedir. Bu noktada belirtmek gerekir ki insanların büyük çoğunluğu,dış dünya ile olan ilişkilerini geliştirme olanaklarını en çok meslekihayatları çerçevesinde yürüttükleri faaliyet kapsamında elde etmektedir (Özpınar/Türkiye, B. No: 20999/04, 19/10/2010, §45; Niemietz/Almanya, B. No: 13710/88, 16/12/1992, §29).
20. AİHM mesleki hayatla ilgili başvuru türlerinde özel hayat kavramını iki farklı yaklaşımagöre uygulamaktadır:a) özelhayata ilişkin bir unsurun anlaşmazlık nedeni olup olmadığı (sebebe dayalıyaklaşım) ve b) itiraz edilen tedbirin sonuçları bakımından özel hayata dokunanbir meselenin olup olmadığı (sonuca dayalı yaklaşım). AİHM'egöre özel hayata ilişkin unsurların mesleğin icrası bakımından aranılan nitelikve yeterlilik koşulları bakımından gözetilmiş veya kişinin mesleği ile ilgilitasarruflara esas alınmış olduğu durumlardan kaynaklanan başvurular sebebedayalı yaklaşım çerçevesinde özel hayata saygı hakkı kapsamı içindedeğerlendirilir (Denisov/Ukrayna [BD], B. No: 2011/76639, 25/9/2018, §§ 100-103).
21. AİHM kişinin meslek hayatını etkileyen bir tedbir için önesürülen gerekçelerin kişilerin özel hayatına ilişkin olmadığı ancak söz konusutedbirin kişinin özel hayatına yönelik ciddi olumsuz etkilerinin bulunduğu veyabulunma ihtimalinin olduğu durumların konu edildiği başvuruların sonuca dayalıyaklaşım kapsamında Sözleşme'nin 8. maddesinin kapsamı içine girebileceğiniifade etmiştir. Bu bağlamda söz konusu olumsuz etkilere ilişkin değerlendirmedeAİHM, kişinin yakın çevresi üzerindeki, özellikle de maddi bakımdan ortayaçıkan sonuçları, diğerleri ile ilişki kurma ve geliştirme olanakları ileitibarı üzerindeki olumsuzlukları dikkate almaktadır (Denisov/Ukrayna, § 107).
22. AİHM sebebe dayalı yaklaşımın Sözleşme'nin 8. maddesininuygulanmasını gerekli kılmadığı durumlarda, söz konusu tedbirin sonuçlarınınözel hayatın üzerindeki etkilerine ilişkin bir inceleme yapılması gerektiğinivurgulamıştır. Bununla beraber söz konusu bu ayrımın, ilgili tedbirin altındayatan sebepleri ve tedbirin sonuçlarını incelerken her iki yaklaşımı birlikteuygulamasına engel teşkil etmediğini de belirtmektedir (Denisov/Ukrayna,§109).
23. AİHM sonuca dayalı yaklaşım uyarınca inceleme yapılabilmesiiçin söz konusu meslekle ilgili tasarrufun özel hayat üzerinde doğurduğuetkilerin belirli önem ve ciddiyette olmasını aramakta,asgari ağırlıkseviyesineulaşmış olması gerektiğini vurgulamaktadır. AİHM, sadece bu sonuçların çok ağırolduğu ve kişinin özel hayatını önemli derecede etkilediği durumlardaSözleşme'nin 8. maddesinin uygulanabilir olduğunu kabul etmektedir (Denisov/Ukrayna,§§ 113, 116).
24. AİHM,sonucadayalı yaklaşımı uyguladığı başvurularda iddia edilen ihlallerin ağırlık veciddiyet derecesini değerlendirmeye yönelik kıstaslar oluşturmuştur. Bukapsamda başvurucunun söz konusu tedbir öncesi ve sonrasındaki yaşamıkıyaslanarak maruz kaldığı olumsuz etki değerlendirilmektedir. Ayrıcasonuçların ciddiyetinin belirlenmesinde, başvurucunun iddia ettiği öznelalgıların, somut başvuruda mevcut nesnel koşullarla birlikte değerlendirilmesigerekmektedir. Bunun yanı sıra yapılacak incelemenin, iddia edilen tedbirin hemmaddi hem de manevi etkilerini kapsaması gerekmektedir. AİHM, başvurucularınşikâyet edilen tasarrufun özel hayatları üzerindeki olumsuz sonuçlarını somutverilere dayalı olarak uygun şekilde ispatlamakla yükümlü olduklarını ifadeetmektedir. Ayrıca başvurucular söz konusu şikâyetlerini ulusal merciler önündede uygun şekilde dile getirmiş olmalıdırlar (Denisov/Ukrayna, §§ 113-117).
V. İNCELEME VE GEREKÇE
25. Mahkemenin 10/1/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
26. Başvurucu;
i. Başarılı bir şekilde görevini yürüttüğünü, sicilinin çok iyiolduğunu, görevinde başarısız olduğuna dair bilgi ya da belge olmadığınımesleki yetersizliği ortaya konulmadan mahremiyet alanına dâhil yaşantısı ileilgili dedikodudan ibaret iddialar içeren müfettiş raporu yüzünden görevdenalındığını ifade etmiştir. Gönül ilişkisi olduğu söylenen kadının müfettişincelemesi sırasında, polis karakolunda verdiği ifadenin baskı altında alındığıve doğru olmadığı yönündeki beyanı ile lehine olan tanık ifadelerinin Mahkemetarafından gözetilmediğini ve soyut beyanlara dayanan müfettiş raporunun hükmeesas alındığınıvurgulamıştır.
ii. Karara dayanak oluşturan ve polis karakolunda düzenlenentutma ve salıverme tutanaklarındaki imzaların kendisine ait olmadığının da kriminal incelemesiyle sabit olduğunu, bu durumun bileisnat edilen olayın doğru olmadığını kanıtladığını beyan etmiştir. Öte yandanuyarma cezası verilmesine rağmen görevden alınmasının aynı fiil nedeniyle ikikez cezalandırılma olarak kabulü gerektiğini, uzman olarak atama nedeniylemaaşında da düşüş olduğunu belirtmiştir. Bu nedenlerle özel hayata saygı veadil yargılanma haklarınınihlal edildiğini ilerisürerek yeniden yargılama yapılmasına ve manevi tazminata hükmedilmesinitalepetmiştir.
27. Başvurucu ek dilekçelerinde, kendisi ile ilgili çeşitlimedya kuruluşlarının yayın organlarında yayınlanan Fetö'nün Bingöl kumpasları, FETÖ'den sahte imza ilekumpası başlıklı haberleri de sunarak kendisi hakkında verilenkararlarda imzası olan bazı hâkimlerinFetullahçıTerör Örgütü (FETÖ) bağlantıları olduğu gerekçesiyle ihraç edildikleri hususuile polislerin hakkında düzenlediği ve atanmasına sebep olan olayla ilgilitutanaklardaki imzanın da kendisine ait olmadığı hususu gözetildiğinde birkumpasa maruz kaldığının açık olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
28. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun, özel hayatına ilişkin bazıbilgilere dayanılarak hakkındagörevden alma ve uzmanolarak atanma işlemi tesis edildiği yönündeki şikâyetinin Anayasa’nın 20. maddesiile güvence altına alınan özel hayata saygı hakkı kapsamında incelenmesi uygungörülmüştür.
29. İddianın değerlendirilmesine dayanak alınacak Anayasa’nın 20. maddesi şöyledir:
"Herkes,özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özelhayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. "
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
30. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan özelhayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
a. Müdahalenin Varlığı
31. Özel hayat kavramı eksiksiz bir tanımı bulunmayan geniş birkavramdır. Bu kapsamda korunan hukuki değer esasen kişisel bağımsızlıktır. Özelhayata saygı hakkının kapsamının belirlenmesinde bireyin kişiliğini geliştirmesi ve gerçekleştirmesi kavramıtemel alınmaktadır. Anılan hak, herkesin istenmeyen bütün müdahalelerden uzakkendine özel bir ortamda yaşama hakkına sahip olduğuna işaret etmekle birliktekişiliğin serbestçe geliştirilmesiyle uyumlu birçok hukuki menfaati deiçermektedir (Serap Tortuk,B. No: 2013/9660, 21/1/2015, §§ 31-36; BülentPolat, B. No: 2013/7666,10/12/2015, §§ 61-63; Tevfik Türkmen [GK], B. No: 2013/9704,3/3/2016, §§ 50-52; Ata Türkeri,B. No: 2013/6057, 16/12/2015,§§ 30-32).
32. Özel hayata saygı hakkı kapsamında korunan hukuksalçıkarlardan biri de bireyin mahremiyet hakkıdır. Özellikle mahremiyet alanındacereyan eden cinsel içerikli eylem ve davranışların özel hayata saygı hakkınınkapsamında olduğunda kuşku yoktur. Bu yönüyle özel hayat, öncelikle bireylerinkendi bireyselliklerini geliştirebilecekleri ve diğer kişilerle en mahremilişkilere girebilecekleri özel bir alana işaret etmektedir (Serap Tortuk, §§31-36; Bülent Polat, §§ 61-63; Tevfik Türkmen § 51; Ata Türkeri, §§ 31-34).
33. Öte yandan özel hayata saygı hakkı, ilişki kurmak vegeliştirmek üzere çevresinde bulunanlarla temas kurma hakkını da içermektedir. Kişilerinmesleki hayatı özel hayatlarıyla sıkı bir irtibat içindedir. Özel hayata dairhususlar kişinin mesleği ile ilgili tasarruflara esas alınmışsa özel hayatasaygı hakkı gündeme gelecektir (Bülent Polat,§ 62; Ata Türkeri, § 31).
34. Bu kapsamda mesleki hayat çerçevesinde kişilerin özel hayatıhakkında sorgulanması ve bunun doğurduğu idari sonuçlar, buna ek olarakkişilerin davranış ve tutumları gerekçe gösterilerek görevden alınmaları özelhayatın gizliliğine yapılmış bir müdahale oluşturmaktadır (Serap Tortuk, §37; Bülent Polat, § 63; Ata Türkeri, § 33).
35. Somut olayda başvurucunun görev yaptığı İl Müdürlüğüne bağlıMisafirhanede kalanbir kadın ile gönül ilişkisiolduğu yönündeki iddianın başvurucu hakkında tesisedilen idari işlemin sebebi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, tesis edilenidari işleme kişinin özel yaşamına ilişkin eyleminin dayanak alınması suretiyleözel hayata saygı hakkına müdahalede bulunulduğu sonucuna varılmıştır.
b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı
36. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:
“Temelhak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgilimaddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin velâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. ”
37. Bu kapsamda, yukarıda anılan müdahalenin ihlal oluşturupoluşturmadığının, Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygundüşen kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nın ilgili maddesinde belirtilennedenlere dayanma,demokratiktoplum düzeninin gereklerine uygun olmave ölçülülükilkesine aykırı olmama koşulları yönünden incelenmesi gerekir.
i. Kanunilik
38. Hak ve özgürlüklerin kanunla sınırlanması ölçütü anayasayargısında önemli bir yere sahiptir. Hak ya da özgürlüğe bir müdahale sözkonusu olduğunda öncelikle tespiti gereken husus, müdahaleye yetki veren birkanun hükmünün yani müdahalenin hukuki bir temelinin mevcut olup olmadığıdır (Sevim Akat Eşki,§ 36).
39. Başvurucu hakkında tesis edilen idari işleminin 2451 sayılıKanun'un 2. maddesi ve 657 sayılı Kanun'un 76. maddeleri temelinde yürütüldüğüanlaşılmaktadır. Bu kapsamda, somut olayda başvurucunun özel hayata saygıhakkına yapılan müdahalenin kanuni bir dayanağının mevcut olduğuanlaşılmaktadır. Mahkeme kararının söz konusu Kanun hükümlerine dayandığıanlaşıldığından belirtilen yargısal kararların yeterli bir hukuki temele sahipolduğu görülmektedir.
40. Bu kapsamda somut olayda başvurucunun özel hayatına saygıhakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağının mevcut olduğu anlaşılmıştır.
ii. Meşru Amaç
41. Anayasa’nın 20. maddesinde, özel hayata saygı hakkı içinherhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiş olmakla birlikte bunun hiçbirşekilde sınırlandırılması mümkün olmayan mutlak bir hak olduğu söylenemez. AnayasaMahkemesi kararlarında, Anayasa'nın başka maddelerinde yer alan hak veözgürlükler ile devlete yüklenen ödevlerin özel sınırlama sebebi gösterilmemişhak ve özgürlüklere sınır teşkil edebileceği kabul edilmektedir (AYM, E.2010/83, K. 2012/169, 1/11/2012; E. 2012/108, K. 2013/64, 22/5/2013; E.2013/95, K. 2014/176, 13/11/2014; E. 2014/177, K. 2015/49, 14/5/2015; Hüseyin Dayan, B. No: 2013/5033,13/4/2016, § 46).
42. Kamu görevlilerinin atanma ve nakillerine ilişkin esaslarınbelirlenmesi hususunda kanun koyucunun takdir yetkisi bulunmaktadır. Kanunkoyucuya tanınan takdir yetkisinin amacı kamu hizmetlerinin kesintisiz birşekilde yürütülmesini temin etmektedir. Öte yandan Anayasa'nın 129. maddesinin birincifıkrasında "Memurlar ve diğer kamugörevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmaklayükümlüdürler" denilmiştir. Kamu görevlilerinin Anayasa'ya vekanunlara sadakat yükümlülüğünün kamu hizmetlerinin devamlılığının ve belli birdisiplin içinde yürütülmesinin sağlanmasıyla yakından ilişkili olduğu açıktır. DolayısıylaAnayasa'nın 129. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen sadakat yükümlülüğükapsamında, kamu hizmetinin etkin bir şekilde yürütülmesi ve mesleki disiplininsağlanması amacıyla idarenin takdir yetkisini kullanarak işlem tesis etmesininmümkün olduğu anlaşılmaktadır.
43. Somut olayda başvurucunun görev yaptığı Müdürlüğe bağlımisafirhanede kalanbir kadın ile gönül ilişkisiolduğu yönündeki iddialar üzerine başvurucu, Müdürlük görevinden alınmıştır. BaşvurucununMüdürlük görevinden alınması suretiyle özel hayata saygı hakkına yapılanmüdahalenin, Anayasa'nın 129. maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan kamugörevlisinin Anayasa ve kanunlara sadakat yükümlülüğü çerçevesinde, kamuhizmetinin etkin bir şekilde yürütülmesi ve mesleki disiplinin sağlanması meşruamacına dayandığı anlaşılmaktadır.
iii. Demokratik Toplum Düzeninin GereklerineUygunluk ve Ölçülülük
(1) Genelİlkeler
44. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenin demokratiktoplum düzeninin gereklerine uygunkabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılıolması gerekir. Açıktır ki bu başlık altındaki değerlendirme, sınırlamanın amacıile bu amacı gerçekleştirmek üzere başvurulan araç arasındaki ilişki üzerindetemellenen ölçülülük ilkesinden bağımsız yapılamaz. Çünkü Anayasa’nın 13. maddesindedemokratik toplum düzeninin gereklerineaykırı olmama ve ölçülülükilkesine aykırı olmama biçiminde iki ayrı kritere yer verilmişolmakla birlikte bu iki kriter bir bütünün parçaları olup aralarında sıkı birilişki vardır (Ferhat Üstündağ,B. No: 2014/15428, 17/7/2018, § 45).
45. Müdahaleyi oluşturan tedbirin zorunlu bir toplumsal ihtiyacıkarşıladığının kabul edilebilmesi için amaca ulaşmaya elverişli olması,başvurulabilecek en son çare ve alınabilecek en hafif önlem olarak kendisinigöstermesi gerekmektedir. Amaca ulaşmaya yardımcı olmayan veya ulaşılmakistenen amaca nazaran bariz bir biçimde ağır olan bir müdahalenin zorunlu birtoplumsal ihtiyacı karşıladığı söylenemeyecektir (Ferhat Üstündağ, § 46).
46. Orantılılık ise sınırlamayla ulaşılmak istenen amaç ilebaşvurulan sınırlama tedbiri arasında dengesizlik bulunmamasına işaretetmektedir. Diğer bir ifadeyle orantılılık, bireyin hakkı ile kamununmenfaatleri veya müdahalenin amacı başkalarının haklarını korumak ise diğerbireylerin hak ve menfaatleri arasında adil bir dengenin kurulmasına işaretetmektedir. Dengeleme sonucu müdahalede bulunulan hakkın sahibine terazinindiğer kefesinde bulunan kamu menfaati veya diğer bireylerin menfaatine nazaranaçıkça orantısız bir külfet yüklendiğinin tespiti hâlinde orantılılık ilkesiyönünden bir sorunun varlığından söz edilebilir (Ferhat Üstündağ, § 46).
47. Personel rejimi gibi sıkı kural ve şartlara tabi bir alanda,kamu görevini yürütmekle görevli kişilerin hak ve özgürlüklerine herhangi birvatandaşa uygulanamayacak sınırlamalar getirilmesi demokratik bir toplumdagerekli olabilir. Bu kapsamda kamu makamlarının, faaliyetin niteliği vesınırlamanın amacına göre değişen geniş bir takdir yetkisinin bulunmasıdoğaldır. Ancak özel hayatın gizliliği hakkının mahremiyet hakkı gibi en gizliyönleri söz konusu olduğunda kamu makamlarının takdir yetkisi daha dardır ve bualanlara yönelik müdahalelerin haklı olduğunun kabul edilebilmesi için kamumakamlarınca özellikle ciddi gerekçelerin gösterilmesi gerekir (Ata Türkeri,§ 47).
48. Buna göre özel hayata saygı hakkına yapılan bir müdahale,zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa ya da zorunlu bir toplumsalihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı değilse demokratik toplum düzeniningereklerine uygun bir müdahale olarak değerlendirilemez.
(2) İlkelerinOlaya Uygulanması
49. Somut olayda Mahkeme kararında ve dayanağı olan disiplinsoruşturma raporunda, Bingöl Tarım İl müdürü olan başvurucunun İl Müdürlüğüneait Misafirhanede kalan bir bayan ile gönül ilişkisi olduğu tespitiyapılmıştır. Anılan müfettiş raporundave Mahkeme kararındabaşvurucunun eşinin polis karakoluna müracaatı sonrası gelişen olaylarınvurgulandığı, olayın tarafı olan bayanın gönül ilişkisini doğrulayan poliskarakolundaki ifadesinin tanık ifadeleriyle de desteklendiği belirtilerek ilkbeyana itibar edildiğinin yeterli gerekçe ile açıklandığı görülmüştür.
50. Öte yandan Başvurucunun küçük bir ilde Tarım İl müdürüsıfatıyla görev yaptığı, ilişki yaşadığı iddia edilen kişinin kuruma bağlıMisafirhanede kaldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, başvurucununeylemlerinin özel hayat sınırlarını aşarak göreve yansımalarının olduğugörülmektedir. Ayrıca İdarenin başvurucuya isnat edilen eylemi değerlendirirkenbaşvurucunun ifa ettiği görevi ve kamu hizmetinin devamlılığını sağlamadahiyerarşi ile disiplin kurallarının önemini gözettiği anlaşılmaktadır. Budurumda, başvurucunun özel hayatına ilişkin eyleminin kurum disiplinini veitibarını olumsuz yönde etkileyen bir unsur olarak değerlendirilmesi ve kamuhizmetinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla alınması zorunlu birtedbir olarak başvurucunun görev yerinin değiştirilmesinin demokratik birtoplumda gereklerine uygun olmadığını söylemek güçtür.
51. Ayrıca disiplin soruşturması ve Mahkeme sürecindebaşvurucunun katılımı ve savunması ile delillerini sunması sağlanmak suretiyleözel hayata saygı hakkının gerektirdiği usule ilişkin güvencelerdenyararlandırılmış olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan başvurucuya isnat edileneylemin görev yaptığı kuruma yansımalarının olduğunun tespit edilmesi karşısındabaşvurucu hakkında uygulanan yaptırımın, kamu hizmetinin etkin bir şekildeyürütülmesi ile mesleki disiplinin sağlanması amaçlarına uygun olduğu vebaşvurucunun katlanamayacağı ağır sonuçlarının olmadığı anlaşılmaktadır. Bubağlamda, görev yaptığı kamu kurumuna da yansıyan genel ahlak yapısına aykırıfiili dolayısıyla başvurucu hakkında idari yaptırım uygulanmasının demokratiktoplumun gereklerine uygun olmadığı ve ölçülü olmadığı söylenemez.
52. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun iddialarının bir ihlaliçermediği anlaşıldığından Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınanözel hayata saygı hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.
53. Öte yandan başvurucu ek dilekçelerinde başvuruya konuolayların FETÖ terör örgütünün kumpası olduğu yönündeki iddiaları ile ilgiliMahkeme kararı ve rapor kapsamı gözetildiğinde iddiaların somut verileredayanmadığı, ilgili yargılamanın nasıl ve neden etkilendiğinin yeterli birşekilde açıklanmadığı görülerek ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınKABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatasaygı hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,
D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE10/1/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.